A1

Fransızcada Özne Zamirleri

Pronoms Sujets

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Fransızcada özne zamirleri je, tu, il, elle, on, nous, vous, ils, elles biçimleridir; cümlede eylemi yapanı veya kimden söz edildiğini gösterir. Türkçeden farklı olarak, normal bir cümlede özne zamirini genellikle söylemek gerekir: Je parle = “Konuşuyorum.” Vous hem çoğul “siz” hem de kibar hitapta tekil “siz” anlamına gelir; on ise çoğu günlük konuşmada “biz” demektir, ancak fiili her zaman il/elle ile aynı tekil biçimde kullanılır.

Genel bakış

Özne, cümlede “Kim?” veya “Ne?” sorusunun karşılığı olan öğedir. “Ayşe geliyor” cümlesinde özne Ayşe’dir. Zamir, bir adı tekrar etmek yerine kullanılan sözcüktür: “Ayşe geliyor. O birazdan burada olur.” Fransızcada bu görevdeki sözcüklere pronoms sujets, yani özne zamirleri denir. A1 düzeyinde öğrenilen bu sistem, fiil çekiminin, yani fiilin kişiye ve zamana göre aldığı biçimlerin temelidir.

Türkçede “Geliyorum” dediğimizde sondaki ek, konuşanın “ben” olduğunu gösterir. Bu yüzden “ben” sözcüğünü söylemek zorunda değiliz. Fransızcada ise özellikle konuşurken bazı fiil biçimleri aynı duyulur. Je parle, tu parles ve ils parlent ifadelerindeki fiil biçimlerinin söylenişi aynıdır. Kimin konuştuğunu çoğu zaman fiilin önündeki zamirden anlarız.

İkinci önemli fark, Türkçedeki tek “o” sözcüğüne karşılık Fransızcada il ve elle bulunmasıdır. Bu ayrım yalnızca insanlar için geçerli değildir: Bir nesneden söz ederken de o nesnenin adının dil bilgisel cinsiyetini bilmek gerekir. Başlangıçta üç alışkanlığa odaklanmak yeterlidir: özneyi atlamamak, tu/vous seçimini duruma göre yapmak ve zamirle fiili birlikte öğrenmek.

Sistem nasıl işler?

Temel zamir tablosu

Aşağıdaki tabloda tekil bir kişiyi veya şeyi, çoğul ise birden fazlasını anlatır. On, anlamı çoğul olabilse de fiil çekimi bakımından tekildir.

Fransızca Türkçe karşılığı Temel kullanım
je / j’ ben Konuşan kişi
tu sen Yakın veya samimi olunan bir kişi
il o Erkek kişi veya eril bir adın karşılığı
elle o Kadın kişi veya dişil bir adın karşılığı
on biz; insan, insanlar, biri Günlük dilde biz veya kimliği belirtilmeyen insanlar
nous biz Konuşanı içeren grup
vous siz Birden çok kişi veya kibar hitapla tek kişi
ils onlar Erkeklerden oluşan ya da kadın ve erkeklerin bulunduğu grup; eril çoğul adlar
elles onlar Yalnız kadınlardan oluşan grup; dişil çoğul adlar

Fransızcada je, Türkçedeki “ben” gibi, cümle başında olmadığı sürece küçük harfle yazılır. Kibar hitapta kullanılan vous için de normal yazım küçük harftir.

Zamiri fiille birlikte öğrenin

Fiil, bir işi, oluşu veya durumu anlatan sözcüktür. Zamiri seçtikten sonra ona uygun fiil biçimini kullanırsınız. Aşağıda parler “konuşmak” ve être “olmak” fiillerinin şimdiki/geniş zaman biçimleri yer alıyor. Bu zamanın Türkçe karşılığı bağlama göre “konuşuyorum” veya “konuşurum” olabilir.

Kişi Konuşmak Olmak
Ben je parle je suis
Sen tu parles tu es
O / belirsiz kişi / günlük dilde biz il / elle / on parle il / elle / on est
Biz nous parlons nous sommes
Siz vous parlez vous êtes
Onlar ils / elles parlent ils / elles sont

Buradaki temel kural şudur: Zamirin anlamı değil, dil bilgisel biçimi fiil çekimini belirler. Bu yüzden “Biz konuşuyoruz” için hem Nous parlons hem On parle kullanılabilir; ancak on parlons denmez.

Türkçedeki gibi özneyi atlamayın

Normal bir bildirme cümlesinde, yani bilgi veren sıradan bir cümlede, fiilin öznesi bulunur:

  • Je travaille à Ankara. — Ankara’da çalışıyorum.
  • Nous habitons ici. — Burada oturuyoruz.

Bu örneklerde je ve nous yalnızca vurgu için eklenmiş değildir; cümlenin olağan parçalarıdır. Buna karşılık özne zaten bir adla belirtilmişse ayrıca zamir gerekmez:

  • Ayşe travaille à Ankara. — Ayşe Ankara’da çalışıyor.
  • Les enfants arrivent. — Çocuklar geliyor.

Dolayısıyla kural “Her fiilin önüne mutlaka zamir koy” değil, “Normal cümlede özneyi belirt” olmalıdır. Aynı öznenin iki eylemi bağladığı Je lis et j’écris (“Okuyorum ve yazıyorum”) ve Je lis et écris (“Okuyor ve yazıyorum”) gibi yapılarda tekrar konusu değişebilir. Başlangıçta zamiri tekrarlamak güvenli ve açıktır.

Je ne zaman j’ olur?

Je, sesli harfle başlayan bir sözcükten önce j’ biçimine dönüşür. Buna ünlü düşmesi, yani iki ünlünün yan yana gelmesini önlemek için son ünlünün atılması denir:

  • J’aime le café. — Kahveyi severim.
  • J’arrive demain. — Yarın geliyorum.
  • J’habite à Izmir. — İzmir’de oturuyorum.

Habiter fiilindeki gibi, Fransızcada sessiz h denen başlangıçlarda da bu kısalma olur. Buna karşılık aspire h diye adlandırılan başka bir h türü, kendisi genellikle duyulmasa da kısalmayı engeller. Yeni bir h ile başlayan sözcükte sözlük bilgisine bakmak gerekir; yalnızca harfe bakarak karar verilmez.

Standart yazıda tu, sesli harften önce kısalmaz: Tu aimes le café = “Kahveyi seviyorsun.” Günlük konuşmadaki kısalmalar ayrı bir kullanım katmanıdır.

Il, elle, ils ve elles nasıl seçilir?

İnsanlardan söz ederken temel ayrım şöyledir: erkek için il, kadın için elle. Çoğulda yalnız kadınlardan oluşan bir grup için elles, erkeklerden oluşan veya kadın ve erkeklerin birlikte bulunduğu grup için geleneksel standart kullanımda ils seçilir.

Nesnelerde ise dil bilgisel cinsiyet, yani adların eril veya dişil sınıfa ayrılması belirleyicidir. Bu, nesnenin gerçek dünyada kadın veya erkek olması demek değildir:

  • Le livre est ici. Il est neuf. — Kitap burada. Yeni.
  • La clé est ici. Elle est petite. — Anahtar burada. Küçük.
  • Les clés sont ici. Elles sont petites. — Anahtarlar burada. Küçükler.

Livre eril olduğu için il, clé dişil olduğu için elle kullanılır. Türkçeye çevirirken her seferinde “o” demek gerekmez; Fransızca cümledeki zamir gerekliliği Türkçeye aynen aktarılmaz.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde zamiri seçtiren duruma dikkat edin. Türkçe karşılıklarda, doğal Türkçe gerektirdiğinde özne söylenmemiştir.

Fransızca Türkçe Açıklama
Je suis français. Fransızım. Konuşan erkek; kadın konuşan française der.
Tu parles anglais ? İngilizce konuşuyor musun? Bir kişiye samimi hitap.
On va au cinéma. Sinemaya gidiyoruz. Günlük dilde on, biz anlamında.
Vous êtes américain ? Amerikalı mısınız? Bir erkeğe kibar hitap; kadın için américaine.
J’habite près de la gare. Garın yakınında oturuyorum. Sessiz h önünde j’.
Elle travaille aujourd’hui. Bugün çalışıyor. Bir kadından söz ediliyor.
Il arrive à huit heures. Saat sekizde geliyor. Bir erkekten söz ediliyor.
Nous avons deux billets. İki biletimiz var. Konuşanı içeren grup.
Vous venez avec les enfants ? Çocuklarla birlikte mi geliyorsunuz? Bağlama göre bir kişiye kibar hitap veya birden çok kişiye hitap.
Elles prennent le train ensemble. Trene birlikte biniyorlar. Yalnız kadınlardan oluşan grup.
Paul et Léa sont là. Ils attendent. Paul ile Léa orada. Bekliyorlar. Kadın ve erkekten oluşan grup için ils.
On sonne à la porte. Biri kapının zilini çalıyor. Kimliği belirtilmeyen kişi; “biz” anlamı yok.
En France, on mange souvent du pain. Fransa’da insanlar sık sık ekmek yer. Genel bir alışkanlık anlatılıyor.
Il pleut ce matin. Bu sabah yağmur yağıyor. Il, belirli bir kişiye veya nesneye gönderme yapmıyor.

Sık yapılan hatalar

1. Türkçedeki gibi özneyi söylememek

  • Yanlış: Suis fatigué.
  • Doğru: Je suis fatigué. — Yorgunum. Erkek konuşan için.
  • Neden? Normal bir cümlede suis biçimi tek başına yeterli değildir. Konuşan kadınsa Je suis fatiguée denir; zamir değişmez.

Kısa mesajlarda veya notlarda eksiltili biçimler görülebilir, ancak bunlar temel cümle kurma modeli değildir.

2. On ile nous çekimini karıştırmak

  • Yanlış: On sommes à la maison.
  • Doğru: On est à la maison. — Evdeyiz.
  • Alternatif: Nous sommes à la maison. — Evdeyiz.
  • Neden? On, “biz” anlamında bile il/elle ile aynı fiil biçimini alır.

3. Kibar hitabı tekil fiille kullanmak

  • Yanlış: Vous es prêt ?
  • Doğru: Vous êtes prêt ? — Hazır mısınız? Bir erkeğe kibar hitap.
  • Neden? Karşınızda tek kişi olsa bile vous kendi fiil çekimini gerektirir. Bir kadına Vous êtes prête ? denir; değişen sözcük fiil değil, “hazır” anlamındaki sıfattır.

4. Türkçedeki “o”yu her zaman il yapmak

  • Yanlış: La voiture ? Il est rouge.
  • Doğru: La voiture ? Elle est rouge. — Araba mı? Kırmızı.
  • Neden? Voiture dişil bir addır. İnsan olmayan varlıklarda da zamir, gönderme yaptığı adla uyumlu olur.

5. Je biçimini her yerde aynı bırakmak

  • Yanlış: Je aime cette ville.
  • Doğru: J’aime cette ville. — Bu şehri seviyorum.
  • Neden? Aime sesli harfle başladığı için je, j’ olur. Kesme işaretinden sonra boşluk bırakılmaz.

6. Tek başına cevap verirken je kullanmak

  • Yanlış: Qui vient ? — Je.
  • Doğru: Qui vient ? — Moi. — Kim geliyor? — Ben.
  • Neden? Je, fiille birlikte kullanılan özne zamiridir. Tek başına cevap için vurgulu zamir, yani bağımsız kullanılabilen zamir biçimi gerekir: burada moi. Tam cümle kurarsanız Je viens (“Ben geliyorum”) diyebilirsiniz.

Kullanım notları

Tu mu, vous mu?

Türkçedeki sen-siz ayrımı iyi bir başlangıç noktasıdır. Tu genellikle aile içinde, arkadaşlar arasında ve karşılıklı samimiyet kurulduğunda kullanılır. Vous ise tanımadığınız bir yetişkinle, müşteriyle veya resmî bir ortamda konuşurken güvenli bir seçimdir. Birden fazla kişiye hitap ederken yakınlığınız ne olursa olsun standart zamir vous olur.

Yine de Fransızca kullanım, Türkçedeki her durumla bire bir örtüşmez. İş yerinin kültürü, yaş, bölge ve kişisel tercih önemlidir. Bazı ekipler ilk günden tu kullanır; bazı ilişkilerde vous uzun süre korunur. Emin değilseniz vous ile başlayıp karşı tarafın tercihine uyabilirsiniz.

On peut se tutoyer ? — “Birbirimize sen diye hitap edebilir miyiz?” sorusu, samimi hitaba geçişi açıkça konuşmanın doğal bir yoludur. Bu teklif kabul edilirse fiil çekimini de değiştirmeniz gerekir: Vous venez ? (“Geliyor musunuz?”) yerine Tu viens ? (“Geliyor musun?”).

Günlük konuşmada on, yazıda nous

On, “biz” anlamıyla günlük Fransızcada çok yaygındır; bu kullanım yanlış değildir. Nous da doğrudur ve özellikle resmî metinlerde, konuşmalarda veya daha özenli bir anlatımda tercih edilebilir:

  • On prépare le dîner. — Akşam yemeğini hazırlıyoruz.
  • Nous préparons le dîner. — Akşam yemeğini hazırlıyoruz.

Buna karşılık on her zaman “biz” değildir. Ici, on parle français (“Burada Fransızca konuşulur”) cümlesi, o yerdeki genel uygulamayı anlatabilir. Çevirirken önce bağlama bakın: Konuşan kendi grubunu mu anlatıyor, belirsiz bir kişiden mi söz ediyor, yoksa genel bir durum mu bildiriyor?

Duyduğunuz biçim, yazılan biçimden kısa olabilir

Hızlı konuşmada tu es yerine t’es (“sen ...sin”), tu as yerine t’as (“senin ... var”) duyabilirsiniz. Bunlar samimi konuşma biçimleridir; başlangıçta standart yazımı ve tam biçimleri öğrenmek daha yararlıdır.

Ayrıca ulama, yani bazı sözcüklerin sonundaki normalde duyulmayan ünsüzün sonraki ünlüyle birlikte söylenmesi, zamirleri duymayı etkiler. Vous avez (“sizin ... var”) ve ils arrivent (“onlar geliyor”) ifadelerinde arada bir z sesi duyulur; on arrive (“geliyoruz”) ifadesinde n sesi sonraki sözcüğe bağlanır. Zamir-fiil çiftlerini ses kaydıyla birlikte çalışmak, yalnız yazılı tablo ezberlemekten daha etkilidir.

Temelin ötesinde

Bu bölümdeki ayrıntıları A1 düzeyinde hemen kullanmak zorunda değilsiniz. Ancak ileride karşılaşacağınız cümleleri anlamak için temel kuralın sınırlarını bilmek yararlıdır.

On ile fiil tekil, bazı başka sözcükler çoğul olabilir

Sıfat, bir kişinin veya şeyin özelliğini anlatan sözcüktür: “hazır”, “yorgun” gibi. On, belirli bir “biz” grubunu gösteriyorsa, fiil tekil kalırken sıfat grubun gerçek sayısına ve cinsiyetine göre yazılabilir:

  • On est prêts. — Hazırız. Erkeklerden oluşan veya karma grup.
  • On est prêtes. — Hazırız. Yalnız kadınlardan oluşan grup.

Bileşik zaman, bir yardımcı fiille başka bir fiil biçiminin birlikte kullanıldığı zamandır. Böyle yapılarda da benzer bir ayrıntı görülebilir: On est arrivées (“Geldik”) diyenler kadınlardan oluşan bir grup olabilir. Buradaki arrivées, geçmiş zaman ortacı, yani bileşik zamanda kullanılan ve burada tamamlanmış gelişi bildiren fiil biçimidir.

Buna karşılık on belirsiz, genel bir kişiyi anlatıyorsa geleneksel uyum eril tekildir: Quand on est fatigué, on se repose — “İnsan yorgun olduğunda dinlenir.” Başlangıç için değişmeyen nokta şudur: Her iki durumda da fiil est olur; sommes olmaz.

Kibar vous ile anlam bakımından tekillik korunur

Bir kişiye vous derken fiil çoğul çekimde kalır; fakat sıfat o kişiye göre tekil olur:

  • Madame, vous êtes prête ? — Hanımefendi, hazır mısınız?
  • Monsieur, vous êtes prêt ? — Beyefendi, hazır mısınız?
  • Mesdames, vous êtes prêtes ? — Hanımlar, hazır mısınız?

Yani kibar hitap, tek kişiyi gerçek anlamda çoğul yapmaz. Türkçedeki “Siz yorgunsunuz” karşılığı yardımcı olabilir; ancak Fransızcada sıfatın yazılışında kişi ve grup bilgisi ayrıca görülebilir.

Kişi göstermeyen il ile belirsiz on aynı değildir

Il pleut (“Yağmur yağıyor”), Il est tard (“Geç oldu”) ve Il faut partir (“Gitmek gerekiyor”) ifadelerindeki il, daha önce anılmış bir erkeğin veya nesnenin yerine geçmez. Bu tür kullanıma kişisiz yapı, yani belirli bir kişiye dayanmayan anlatım denir. Fransızca yine de bir özne yeri doldurur; Türkçe çeviride “o” bulunmaz.

On ise çoğunlukla insanlara ilişkin bir belirsizlik veya genelleme taşır. On frappe à la porte (“Biri kapıyı çalıyor”) cümlesinde kapıyı çalan bir insan vardır, yalnız kimliği söylenmemiştir. Bu iki zamir birbirinin yerine rastgele kullanılamaz.

Vurgu için zamir iki kez görünebilir

Moi, je préfère le thé — “Ben ise çayı tercih ederim” cümlesinde moi konuşanı öne çıkarır, je ise fiilin öznesidir. Benzer biçimde Lui, il reste ici — “O ise burada kalıyor” denebilir.

Konuşma dilinde bir adın ardından zamirle devam edilmesi de doğaldır: Marie, elle arrive demain — “Marie yarın geliyor.” Burada Marie konu olarak öne çıkarılmıştır. Daha tarafsız bir yazılı cümle Marie arrive demain olur. Bu nedenle adla zamirin yan yana bulunmasını her zaman hata saymayın; fakat başlangıçta gereksiz tekrar yapmadan yalın yapıyı kullanın.

Sorularda zamirin yeri değişebilir

En kolay soru kalıplarında özne fiilin önündedir:

  • Tu viens ? — Geliyor musun?
  • Est-ce que tu viens ? — Geliyor musun?

Daha resmî veya özenli sorularda devrik soru, yani özne zamirinin fiilden sonra geldiği yapı kullanılabilir: Viens-tu ? — “Geliyor musun?” Yazıda araya kısa çizgi konur. Parle-t-elle français ? — “Fransızca konuşuyor mu?” örneğinde ise söyleyişi kolaylaştıran bir t eklenir; bu harf yeni bir zamir değildir.

Buna karşılık emir kipinde, yani rica, talimat veya doğrudan yönlendirme bildiren yapıda, özne zamiri normalde söylenmez: Écoute ! — “Dinle!”; Écoutez ! — “Dinleyin!” Bu, “özneyi atlamayın” başlangıç kuralının önemli bir sınırıdır.

Çalışma önerileri

  1. Türkçeden kurarken eksik özneyi yakalayın. “Evdeyim”, “Yarın geliyoruz”, “Hazır mısınız?” gibi beş kısa cümle seçin. Fransızcasını kurmadan önce özneyi belirleyin: je, nous/on, vous. Sonra zamirle fiili tek bir birim gibi söyleyin.
  2. Aynı durumu farklı muhataplara anlatın. Bir arkadaşınıza Tu viens demain ? (“Yarın geliyor musun?”), tanımadığınız bir kişiye Vous venez demain ? (“Yarın geliyor musunuz?”) deyin. Ardından kendi grubunuz için On vient demain ve Nous venons demain (“Yarın geliyoruz”) biçimlerini karşılaştırın. Böylece nezaket ile kişi sayısını birbirinden ayırırsınız.
  3. Kısa dinleme parçalarında zamirleri izleyin. Bir dakikalık doğal konuşmayı tekrar dinleyin; duyduğunuz on, nous ve vous biçimlerini not edin. Her on için “biz mi, biri mi, genel olarak insanlar mı?” diye sorun. Nesnelerden söz edildiğinde il/elle seçiminin hangi ada dayandığını da kontrol edin.

İlgili konular

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır