A1

Fransızcada être fiili: çekimi ve kullanımı

Le Verbe Être

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Être, temel anlamıyla “olmak” fiilidir; Türkçede “öğretmenim”, “yorgunsun”, “evde” gibi sözlerdeki eklerin veya söylenmeyen “-dır”ın işini de görür. Şimdiki zaman çekimi je suis, tu es, il/elle/on est, nous sommes, vous êtes, ils/elles sont biçimindedir. Fransızcada “Ben yorgunum” derken hem kişiyi gösteren sözcük hem de çekimli fiil gerekir: Je suis fatigué veya kadın konuşmacı için Je suis fatiguée.

Genel bakış

Bir kafede kendinizi tanıtırken, nereli olduğunuzu söylerken veya arkadaşınızın nerede olduğunu anlatırken aynı fiile dönersiniz: être. Bu yüzden A1 düzeyinin en temel konularından biridir. Buradaki ilk hedefiniz bütün zamanları öğrenmek değil, günlük cümlelerde doğru kişiyle doğru biçimi eşleştirmektir.

Türkçede “Öğrenciyim” tek sözcükle tamamlanır. “O evde” cümlesinde ayrıca bir fiil söylememize bile gerek kalmaz. Fransızcada ise bu anlamlar ayrı bir fiille kurulur: Je suis étudiant — “Öğrenciyim”; Il est à la maison — “O evde.” Dolayısıyla Türkçeden sözcük sözcük giderken en kolay unutulan parça, tam da cümlenin temelindeki être olur.

Bir başka fark, Türkçedeki “o”nun Fransızcada çoğunlukla il veya elle ile karşılanmasıdır. Bu seçim ve kişiyi anlatan sözcüklerin biçimi önemlidir. Önce temel çekimi ve cümle yapısını ele alacağız; geçmiş zaman, yardımcı fiil ve daha ileri kullanımlar ise ayrı bölümde yer alacak.

Nasıl kullanılır?

Şimdiki zaman çekimi

Fiil, bir işi, oluşu veya durumu anlatan sözcüktür. Mastar, fiilin sözlükteki çekimsiz biçimidir; Türkçedeki “olmak” gibi, Fransızcada burada être kullanılır. Çekim ise fiilin kişiye ve zamana göre biçim değiştirmesidir. Être düzensizdir: biçimlerini tek bir köke ek getirerek çıkaramazsınız, birlikte öğrenmeniz gerekir.

Aşağıdaki biçimler Fransızcada présent denen zamanın çekimidir. Kullanıma göre Türkçede “-im”, “-sin”, “-dır” gibi eklerle veya geniş zaman anlamıyla karşılanabilir.

Fransızca Türkçe karşılığı
je suis ben …-im
tu es sen …-sin
il est o …; erkek kişi veya dilbilgisel olarak eril ad için
elle est o …; kadın kişi veya dilbilgisel olarak dişil ad için
on est bağlama göre biz …-iz / insan …
nous sommes biz …-iz
vous êtes siz …-siniz
ils sont onlar …; erkeklerden veya karma bir gruptan söz ederken
elles sont onlar …; yalnızca kadınlardan veya dişil adlardan söz ederken

Özne, cümlenin kim veya ne hakkında olduğunu gösteren bölümüdür. Zamir, bir adın yerine kullanılan sözcüktür; je, tu, elle bunun örnekleridir. Fransızcada çekimli bir bildirme cümlesinde özneyi genellikle söylemek gerekir. “İyiyim” için yalnızca Suis bien demeyin; “Formumdayım / kendimi iyi hissediyorum” anlamında Je suis en forme diyebilirsiniz. “Nasılsın?” sorusuna günlük kısa cevap olarak Ça va bien — “İyiyim” çok yaygındır.

Özne her zaman zamir olmak zorunda değildir: Ayşe est médecin — “Ayşe doktor”; Mes amis sont ici — “Arkadaşlarım burada.” Bir kişi veya nesne için est, birden fazla kişi veya nesne için sont kullanılır.

Türkçedeki ek yerine ayrı fiil

Temel sıra şöyledir: özne + çekimli être + verilen bilgi. Bu bilgi kimlik, meslek, özellik veya yer olabilir.

Fransızca Türkçe Yapı
Je suis professeur. Öğretmenim. Meslek
Tu es calme. Sakinsin. Özellik
Elle est à Ankara. O Ankara'da. Bulunulan yer
Nous sommes de Paris. Parisliyiz. Köken

Türkçede “Ben öğretmenim” yerine yalnızca “Öğretmenim” diyebiliriz. Fransızcada jeyi böyle düşürmeyiz. Buna karşılık Türkçedeki kişi eki için ayrıca başka bir sözcük aramaya da gerek yoktur: suis, özneye bağlanan fiil biçimidir.

Kimlik, meslek ve köken

Mesleğinizi yalın biçimde söylerken meslek adından önce genellikle un/une gelmez. Bunlar bağlama göre Türkçedeki “bir”e yaklaşan, bir adın önünde kullanılan tanımlıklardır:

  • Je suis médecin. — Doktorum.
  • Elle est ingénieure. — O mühendis.

Ancak bir kişiyi “iyi bir doktor” diye nitelendirirken yapı değişir: C'est une bonne médecin — “O iyi bir doktor.” Dolayısıyla kural “Meslek adından önce hiçbir zaman tanımlık gelmez” değildir; başlangıçta yalın meslek bildiren Je suis médecin kalıbını öğrenmek yeterlidir.

Köken için de kullanılır: Je suis de Paris — “Parisliyim / Paris'tenim.” Şehirde bulunmak ise à ile anlatılır: Je suis à Paris — “Paris'teyim.” Bu iki cümle birbirinin yerine geçmez; Parisli biri o sırada Ankara'da olabilir.

Milliyet bildiren bir sözcük de kullanılabilir: Je suis turc — erkek konuşmacı için “Türküm”; Je suis turque — kadın konuşmacı için “Türküm.” Milliyet bildiren sıfatlar Fransızcada küçük harfle yazılır.

Özellikler ve sıfat uyumu

Sıfat, bir kişinin veya nesnenin nasıl olduğunu anlatan sözcüktür; “yorgun”, “hazır”, “sakin” gibi. Fransızcada sıfatın biçimi, anlattığı kişinin veya adın cinsiyetine ve tekil ya da çoğul oluşuna göre değişebilir. Buna uyum denir. Buradaki cinsiyet, adların dilbilgisel olarak eril veya dişil sınıfa ayrılmasıdır; her zaman biyolojik cinsiyeti anlatmaz.

Fransızca Türkçe Uyum
Paul est fatigué. Paul yorgun. Eril tekil
Léa est fatiguée. Léa yorgun. Dişil tekil
Paul et Marc sont fatigués. Paul ile Marc yorgun. Eril çoğul
Léa et Julie sont fatiguées. Léa ile Julie yorgun. Dişil çoğul

Bu örnekte dişil biçime -e, çoğula -s eklenmiştir. Ancak bütün sıfatlar bu kadar düzenli değildir. Örneğin heureux / heureuse “mutlu” anlamındadır; calme ise eril ve dişil tekilde aynı kalır. Önce sık kullandığınız sıfatları kendi biçimleriyle öğrenin.

Önemli ayrım şudur: fiil kişi ve sayıya, sıfat ise anlattığı kişinin veya adın cinsiyet ve sayısına göre değişir. Bir kadına Vous êtes prête — “Hazırsınız”; birkaç kadına Vous êtes prêtes — “Hazırsınız” denir. Fiil aynı kalır, sıfat değişir.

Olumsuz cümle ve soru

Standart yazı dilinde olumsuzluk için çekimli fiilin iki yanına ne … pas getirilir. Fiil ünlüyle başlıyorsa ne, n' olur:

  • Je ne suis pas disponible. — Müsait değilim.
  • Elle n'est pas ici. — O burada değil.
  • Vous n'êtes pas en retard. — Geç kalmadınız / geç kalmış değilsiniz.

Türkçedeki “değil” karşılığını yalnızca pas olarak sona eklemek yerine, başlangıçta bütün kalıbı birlikte öğrenin.

Soru sormanın birkaç yolu vardır. Konuşmada ses tonuyla Tu es prêt ? — “Hazır mısın?” denebilir. Est-ce que tu es prêt ? aynı sorunun çok yaygın başka bir biçimidir. Daha özenli veya resmî anlatımda Es-tu prêt ? kullanılır; burada fiil ile zamir yer değiştirir ve araya kısa çizgi gelir. Kadına soruluyorsa sıfat prête olur.

C'est ile il/elle est arasındaki temel fark

C'est, çoğunlukla bir kişiyi veya şeyi tanıtır, kim olduğunu söyler ya da bir durumu değerlendirir. Il est / elle est ise daha önce belli olan kişi veya nesneye özellik yükler.

  • C'est ma voisine. Elle est très gentille. — Bu benim komşum. Çok naziktir.
  • C'est un médecin. Il est médecin à Lyon. — O bir doktor. Lyon'da doktorluk yapıyor.
  • C'est beau ici. — Burası güzel.

C'est beau ici cümlesi belirli bir dişil ada değil, genel olarak ortama ilişkin bir değerlendirmedir; bu yüzden beau kullanılır. Belirli bir evi anlatırken Cette maison est belle — “Bu ev güzel” denir.

Başlangıç için yararlı ayrım: birini tanıtırken C'est + ad grubu, kişinin mesleğini veya özelliğini söylerken Il/Elle est + meslek/sıfat. Bu, her bağlamı çözen mutlak bir kural değil, güvenilir bir ilk adımdır.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümleler tanışma, günlük konuşma ve yer bildirme gibi farklı durumları bir araya getirir. Türkçe karşılıklarda, Fransızcadaki her parçayı ayrı bir sözcükle yansıtmak yerine doğal anlatım kullanılmıştır.

Fransızca Türkçe Açıklama
Je suis de Paris. Parisliyim. Köken bildirir.
Je suis à Paris pour le travail. İş için Paris'teyim. Şu anda bulunulan yeri anlatır.
Tu es libre ce soir ? Bu akşam boş musun? Ses tonuyla kurulan günlük soru.
Elle est médecin dans un hôpital. O bir hastanede doktor. Yalın meslek adından önce tanımlık yoktur.
Nous sommes fatigués. Yorgunuz. Erkeklerden veya karma gruptan söz edilir.
Vous êtes prête, Madame ? Hazır mısınız, hanımefendi? Tek kadına kibar hitap.
Ils sont à la gare. Onlar tren garındalar. Yer bildirir.
Elles sont contentes du résultat. Sonuçtan memnunlar. Kadınlardan söz edilir; sıfat çoğuldur.
On est en retard. Geç kaldık. Konuşma dilinde “biz” anlamında on.
Ce n'est pas mon sac. Bu benim çantam değil. C'est yapısının olumsuzu.
Est-ce que vous êtes français ? Fransız mısınız? Bir erkeğe kibarca sorulabilir.
Quelle heure est-il ? Saat kaç? Saat sormak için kalıp.
Il est huit heures. Saat sekiz. Saat bildirirken il est kullanılır.
C'est beau ici. Burası güzel. Ortam hakkında genel değerlendirme.

Quelle heure est-il ? sorusundaki il, bir erkeği göstermez. Fransızcada saat gibi bazı ifadeler, gerçek bir kişiye karşılık gelmeyen il ile kurulur. “Saat bir” ise tekil olarak Il est une heure biçimindedir.

Sık yapılan hatalar

1. Türkçedeki gibi fiili veya özneyi söylememek

  • Yanlış: Je étudiant.
  • Doğru: Je suis étudiant. — Öğrenciyim.
  • Neden: Türkçedeki “-yim” işini Fransızcada çekimli être üstlenir. Aynı şekilde standart bir bildirme cümlesinde yalnızca Suis étudiant diyerek je düşürülmez. Kadın konuşmacı için étudiante kullanılır.

2. Kişiyle fiili eşleştirememek

  • Yanlış: Vous sont ici.
  • Doğru: Vous êtes ici. — Buradasınız.
  • Neden: Vous her zaman êtes ile çekilir; tek kişiye saygılı hitap etmek bu çekimi değiştirmez. Sont, ils/elles veya çoğul bir adla kullanılır.

3. Kadın veya çoğul özneyle sıfatı değiştirmemek

  • Yanlış: Julie est fatigué.
  • Doğru: Julie est fatiguée. — Julie yorgun.
  • Neden: Être sonrasındaki sıfat, anlattığı kişiyle uyum gösterir. Türkçede “yorgun” değişmediği için bu ayrıntı kolayca gözden kaçar. Julie ile Léa birlikte yorgunsa Julie et Léa sont fatiguées denir.

4. Yaş ve bazı bedensel durumlar için être kullanmak

  • Yanlış: Je suis vingt ans.
  • Doğru: J'ai vingt ans. — Yirmi yaşındayım.
  • Neden: Fransızcada yaş, avoir yani temel anlamıyla “sahip olmak” fiiliyle anlatılır. Benzer biçimde J'ai faim — “Açım”, J'ai soif — “Susadım” ve J'ai froid — “Üşüyorum” denir. Türkçede hepsi benzer eklerle kurulduğu için Fransızcada da aynı fiilin kullanılacağını varsaymayın.

5. Köken ile bulunulan yeri karıştırmak

  • Yanlış: Je suis de Paris. — “Şu anda Paris'teyim” demek isterken.
  • Doğru: Je suis à Paris. — Paris'teyim.
  • Neden: İlk cümle kendi başına doğrudur, fakat “Parisliyim” anlamını verir. Yer bildiren küçük sözcük değiştiğinde cümlenin anlamı da değişir.

6. Birini tanıtırken il est yapısını doğrudan aktarmak

  • Yanlış: Il est mon frère. — Birini ilk kez gösterip tanıtırken.
  • Doğru: C'est mon frère. — Bu benim erkek kardeşim.
  • Neden: Bu sıradan tanıtma bağlamında c'est kullanılır. Sonrasında Il est étudiant — “O öğrenci” diyerek aynı kişi hakkında bilgi verebilirsiniz.

Kullanıma ilişkin notlar

Sen, siz ve günlük dilde biz

Tu, yakınlık kurulan tek kişiye; vous, birden fazla kişiye veya tek kişiye kibarca hitap ederken kullanılır. Türkçedeki sen/siz ayrımı burada iyi bir başlangıçtır, fakat kimlerle tu kullanıldığı sosyal çevreye göre değişebilir.

Günlük Fransızcada nous sommes yerine sık sık on est duyarsınız. On, anlamca “biz” olsa da fiil est biçiminde kalır: On est à la maison — “Evdeyiz.” Genel bir insan grubunu da anlatabilir; On est souvent impatient quand on attend — “İnsan beklerken çoğu zaman sabırsız olur.”

Yazıda görülen, konuşmada duyulmayan ayrımlar

Tu es ve il est içindeki es/est çoğu kullanımda aynı duyulur. Fatigué, fatiguée, fatigués, fatiguées biçimleri de normalde aynı okunur; yazıdaki uyum her zaman seste belli olmaz. Bu nedenle yalnızca kulağa güvenmek yerine yazarken özneyi kontrol etmek gerekir.

Vous êtes söylenirken vous sonundaki yazılı s, sonraki ünlüye bağlanıp bir “z” sesi olarak duyulur. Bu ses bağlanmasına Fransızcada liaison denir. Sözcükleri sürekli tek tek okumak yerine vous êtes bütününü ses kaydından dinleyerek çalışmak daha yararlıdır.

Gündelik konuşmada ne sık sık düşer: Je suis pas prêt — “Hazır değilim.” Bunu duyduğunuzda tanıyın; ancak başlangıçta yazıda Je ne suis pas prêt biçimini kullanın. Hızlı konuşmadaki kısalmaları hemen taklit etmek zorunda değilsiniz.

Temelin ötesi: daha ileri kullanımlar

Bu bölümü ilk çalışmada ezberlemek gerekmez. Buradaki amaç, başka metinlerde karşılaşacağınız biçimleri tanımak ve être fiilinin yalnızca şimdiki zamanla sınırlı olmadığını görmektir.

Diğer zaman ve kiplerde başlıca biçimler

Kip, konuşanın bir durumu gerçek, istek, olasılık veya koşul olarak sunma biçimidir. Aşağıdaki tablo, temel çekimin ileride hangi biçimlere dönüştüğünü gösterir; yalnızca je biçimleri verilmiştir, tam çekim tablosu değildir.

Kullanım Fransızca örnek Türkçe
Geçmişte durum veya alışkanlık J'étais souvent fatigué. Sık sık yorgun olurdum.
Sınırları belli geçmiş dönem J'ai été malade pendant trois jours. Üç gün hastaydım.
Gelecek zaman Je serai là demain. Yarın orada olacağım.
Koşula bağlı durum Je serais heureux de vous aider. Size yardımcı olmaktan memnun olurum.
İstek veya gereklilikle kullanılan biçim Il faut que je sois prêt. Hazır olmam gerekiyor.

J'étais, geçmişteki bir durumun arka planını veya sürekliliğini anlatabilir; j'ai été, o durumu bir bütün olarak sunabilir. Ancak bunları yalnızca “uzun sürdü / kısa sürdü” diye ayırmak yanıltıcıdır. Konuşanın olaya bakışı ve bağlam da belirleyicidir.

Être fiilinin kendi birleşik geçmişi avoir ile kurulur: j'ai été, je suis été değil. Été, fiilin geçmiş zaman yapılarında kullanılan özel biçimidir; buna geçmiş zaman ortacı denir. Bu biçim kendi başına kişiye göre çekilmez. Örneğin kadın konuşmacı da J'ai été malade — “Hastaydım” der.

Emir ve öğütte ise sois, soyons, soyez biçimleri görülür: Sois prudent ! — “Dikkatli ol!”; Soyez patients ! — “Sabırlı olun!” Bunlar şimdiki zaman tablosundaki biçimlerden doğrudan çıkarılamaz.

Yardımcı fiil olarak être

Yardımcı fiil, başka bir fiille birleşerek zaman veya çatı kuran fiildir. Bazı fiillerin birleşik geçmişinde être kullanılır:

  • Elle est arrivée hier. — O dün geldi.
  • Ils sont partis tôt. — Onlar erken ayrıldı.

Burada est/sont, “olmak” diye ayrı çevrilmez; arriver “varmak” ve partir “ayrılmak” fiillerinin geçmiş zamanını kurar. Bu tür yapılarda geçmiş zaman ortacı özneyle uyum gösterir: arrivé / arrivée, parti / partis gibi.

“Bütün hareket fiilleri être alır” kuralı doğru değildir. Örneğin J'ai marché — “Yürüdüm” cümlesinde avoir vardır. Hangi fiilin hangi yardımcıyla kullanıldığını ilgili geçmiş zaman konusuyla birlikte öğrenmek gerekir. Elle s'est levée — “O kalktı” gibi se ile sözlükte verilen fiiller de birleşik geçmişte être kullanır; bunların uyum kuralları ayrıca incelenmelidir.

Edilgen anlatım ve sonuç durumu

Edilgen anlatım, eylemi yapan yerine eylemden etkilenen şeyi öne çıkarır. Être + geçmiş zaman ortacı bu yapıyı kurabilir:

  • Le document est signé par la directrice. — Belge müdür tarafından imzalanıyor.
  • La porte est fermée. — Kapı kapalı.

İlk örnekte bir eylem anlatılır. İkinci örnek çoğunlukla kapının durumunu belirtir. Yani her être + ortaç dizisini otomatik olarak “yapılıyor” diye çevirmeyin; bağlama göre sonuç veya mevcut durum anlatılıyor olabilir.

Süren eylem, vurgu ve daha ince ayrımlar

Être en train de + mastar, bir işin o sırada sürmekte olduğunu özellikle belirtir: Je suis en train de préparer le dîner — “Şu anda akşam yemeğini hazırlıyorum.” Fransızca şimdiki zaman, tek başına da sürmekte olan eylemi anlatabildiği için her Türkçe “-yor” karşılığında bu yapıyı kullanmak gerekmez.

On belirli bir “biz” grubunu gösterdiğinde, sıfat anlamdaki kişilerle uyum gösterebilir: iki kadın On est contentes — “Memnunuz” diyebilir. Fiil yine est olarak kalır. Genel anlamdaki on ise çoğunlukla eril tekil sıfatla kullanılır.

C'est / il est ayrımının da ileri kullanımları vardır. Bir işi genel olarak değerlendirmek için C'est difficile — “Bu zor” denebilir. Ardından yapılacak iş açıkça veriliyorsa Il est difficile de choisir — “Seçmek zor” yapısı yaygındır. Buradaki il de gerçek bir kişiyi göstermez.

Çoğul tanıtmada standart yazı dili Ce sont mes amis — “Bunlar arkadaşlarım” biçimini tercih eder. Konuşmada C'est mes amis duyulabilir; başlangıçta çoğul için ce sont kullanmak güvenlidir.

Çalışma önerileri

  1. Kendinizi üç farklı bilgiyle tanıtın. Meslek, köken ve bulunduğunuz yeri ayrı ayrı yazın: Je suis étudiant — “Öğrenciyim”; Je suis de Bursa — “Bursalıyım”; Je suis à Ankara — “Ankara'dayım.” Ardından özneyi nous yapıp fiilin sommes olduğunu kontrol edin. Sıfat veya kişi adı varsa gereken uyumu da düşünün.
  2. Tek bir bilgiden üç cümle üretin. Vous êtes prêt — “Hazırsınız” cümlesini önce Vous n'êtes pas prêt — “Hazır değilsiniz”, sonra Est-ce que vous êtes prêt ? — “Hazır mısınız?” biçimine dönüştürün. Daha sonra tek kadına ve birkaç kadına hitap ettiğinizi varsayarak prête / prêtes değişimini yazın.
  3. Türkçe ekleri değil, Fransızca kalıpları hatırlayın. “Yorgunum”, “açım”, “yirmi yaşındayım” ifadeleri Türkçede benzer görünür; Fransızcada Je suis fatigué, J'ai faim, J'ai vingt ans olur. Bu karşıtlıkları küçük bir listeye alın. Dinlerken özellikle je suis, on est ve vous êtes bütünlerini ayırt etmeye çalışın.

İlgili konular

  • Ön bilgi: Özne zamirleri — je, tu, il, elle, on, nous, vous, ils, elles biçimlerini ve hangi kişiler için kullanıldıklarını öğrenmek, être çekimini doğru seçmenizi sağlar.

Ön koşul

Fransızcada Özne ZamirleriA1

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır