A1

Fransızcada doğrudan nesne zamirleri

Pronoms COD

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Fransızcada me, te, le, la, nous, vous, les, fiilin doğrudan etkilediği kişi veya şeyin adını tekrar etmemeyi sağlar: Je connais Marie → Je la connais — “Marie’yi tanıyorum → Onu tanıyorum.” Bu zamirler normalde çekimli fiilden önce gelir; me, te, le, la, ünlüyle veya okunmayan h ile başlayan bir biçimin önünde m’, t’, l’, l’ olur. Başlangıç için temel kalıp şudur: özne + nesne zamiri + fiil; olumlu emir cümlelerinin farklı düzeni ileride açıklanıyor.

Genel bakış

Bir sohbet sırasında aynı kişinin, kitabın veya adresin adını her cümlede yeniden söylemeyiz. “Adresi biliyor musun?” sorusuna “Evet, adresi biliyorum” yerine “Evet, onu biliyorum” diyebiliriz. Fransızcada da zamirler, yani bir adın veya ad grubunun yerini tutan sözcükler, bu tekrarı önler. Burada öğreneceğiniz grup Fransızcada pronoms COD diye adlandırılır. COD, complément d’objet direct teriminin kısaltmasıdır: fiile bir edat aracılığı olmadan bağlanan nesne.

A1 düzeyinde bu konunun özü, doğru zamiri seçip fiilin önüne yerleştirmektir. Özne işi yapan veya cümlede hakkında bilgi verilen kişidir; nesne ise eylemin yöneldiği kişi veya şeydir. Tu me regardes — “Sen bana bakıyorsun” cümlesinde tu öznedir, me doğrudan nesnedir. Türkçe çeviride “bana” denmesi sizi şaşırtmasın: bir nesnenin doğrudan olup olmadığını Türkçe karşılığı değil, Fransızca fiilin kuruluşu belirler.

Türkçe bilenler için iki nokta özellikle önemlidir. Türkçedeki “onu” Fransızcada tek bir sözcükle karşılanmaz: yerine geçtiği ada göre le veya la seçilir. Ayrıca Türkçede “Biliyorum” diyerek nesneyi söylemeden bırakmak çok doğal olabilir; Fransızcada ise belirli bir şeyi kastederken Je le sais — “Bunu biliyorum” gibi zamirli bir cevap sık kullanılır.

Nasıl kullanılır?

1. Önce nesneyi bulun

Doğrudan nesne, Fransızcada fiile à veya de gibi bir edatla (sözcükler arasında ilişki kuran bir unsurla) bağlanmayan nesnedir. Fiille birlikte “kimi?” veya “neyi?” diye düşünmek yardımcı olur; ancak bu soruyu Fransızca kuruluş üzerinden sormalısınız.

  • Je regarde le film. — “Filmi izliyorum.” İzlenen şey le film; doğrudan nesnedir.
  • Elle appelle son frère. — “Erkek kardeşini arıyor.” Aranan kişi son frère; doğrudan nesnedir.
  • Je parle à mon frère. — “Erkek kardeşimle konuşuyorum.” Burada à mon frère, fiile à ile bağlanır; aynı zamir grubuyla değiştirilmez.

İlk iki cümle Je le regarde — “Onu izliyorum” ve Elle l’appelle — “Onu arıyor” olur. Üçüncüsü ise Je lui parle — “Onunla konuşuyorum” olur. Dolaylı nesne, burada olduğu gibi fiile bir edat aracılığıyla bağlanan tamamlayıcıdır. Lui bu yazının ana konusu olan doğrudan nesne zamirlerinden değildir.

Fransızca fiilleri tek başına değil, kuruluşlarıyla öğrenin: regarder quelqu’un — “birine bakmak”; écouter quelqu’un — “birini dinlemek”; téléphoner à quelqu’un — “birine telefon etmek”. Türkçede “bakmak” ve “telefon etmek” benzer ekler alsa da Fransızcadaki zamirleri aynı değildir.

2. Doğru zamiri seçin

Fransızca zamir Türkçe temel karşılığı Seçim ölçütü
me / m’ beni Konuşan tek kişi
te / t’ seni Samimi hitap edilen tek kişi
le / l’ onu Eril, tekil kişi veya şey
la / l’ onu Dişil, tekil kişi veya şey
nous bizi Konuşanın içinde bulunduğu grup
vous sizi Birden fazla kişi veya kibar hitap edilen tek kişi
les onları Eril ya da dişil, çoğul kişi veya şeyler

Eril ve dişil, Fransızca adların dilbilgisel cinsiyetidir; bir eşyanın gerçek bir cinsiyeti olduğu anlamına gelmez. Le livre — “kitap” eril olduğu için le; la clé — “anahtar” dişil olduğu için la kullanılır. Çoğulda bu ayrım ortadan kalkar: ikisi için de les gelir.

  • Tu prends le livre ? — Oui, je le prends. — “Kitabı alıyor musun? — Evet, onu alıyorum.”
  • Tu prends la clé ? — Oui, je la prends. — “Anahtarı alıyor musun? — Evet, onu alıyorum.”
  • Tu prends les clés ? — Oui, je les prends. — “Anahtarları alıyor musun? — Evet, onları alıyorum.”

Le yalnızca erkekler, la yalnızca kadınlar için kullanılmaz. İnsanlar, hayvanlar ve eşyalar aynı sistem içinde yer alır. Vous ise Türkçedeki “siz” gibi hem çoğul hem kibar tekil olabilir: Je vous attends — “Sizi bekliyorum.” Kibar hitapta da zamir vous olarak kalır.

3. Zamiri fiilin önüne koyun

Çekimli fiil, kişi ve zamana göre biçim almış fiildir. Tek çekimli fiil içeren sıradan bir cümlede nesne zamiri onun hemen önünde yer alır:

Özne + nesne zamiri + çekimli fiil

  • Je te connais. — “Seni tanıyorum.”
  • Elle nous aide. — “Bize yardım ediyor.”
  • Nous les attendons. — “Onları bekliyoruz.”

Nesne zamiri fiilin hangi kişiye göre çekileceğini belirlemez. Çekimi özne belirler: Il nous invite — “O bizi davet ediyor.” Burada nous bulunduğu için fiil çoğul yapılmaz; işi yapan il olduğu için fiil invite biçimindedir.

Özne zamiri ile nesne zamirini de karıştırmayın: Nous vous invitons — “Biz sizi davet ediyoruz” cümlesinde nous özne, vous nesnedir; Vous nous invitez — “Siz bizi davet ediyorsunuz” cümlesinde görevleri değişir.

4. Ünlü önünde kısaltın

Me, te, le, la, ünlüyle veya okunmayan h ile başlayan bir sözcüğün hemen önünde son ünlülerini kaybeder. Bu düşme yazıda kesme işaretiyle gösterilir:

Fransızca Türkçe Açıklama
Il m’écoute. Beni dinliyor. me, ünlü önünde m’ olur.
Je t’appelle demain. Seni yarın arayacağım. te, ünlü önünde t’ olur.
Je l’aime. Onu seviyorum. le de la da burada l’ olur.
Elle l’héberge. Onu evinde ağırlıyor. Fiilin başındaki h okunmaz.
Il nous écoute. Bizi dinliyor. nous kısalmaz.

Vous ve les de bu tür bir kısalmaya uğramaz. Je les aime — “Onları seviyorum” yazılır; les içindeki son ses, ardından gelen ünlüye bağlanarak duyulur.

Her h aynı davranmaz. Bazı sözcüklerdeki, Fransızcada h aspiré denen h, kendisi okunmasa da kısaltmayı engeller. Örneğin Je la hais — “Ondan nefret ediyorum” cümlesinde la korunur. Bu, başlangıçta bütün sözcükler için ezberlenmesi gereken bir liste değildir; yeni bir h’li sözcüğü öğrenirken sözlükteki kullanımına bakmak yeterlidir.

5. Olumsuzlukta ve sorularda yerini koruyun

Yazı dilindeki temel olumsuzluk ne … pas ile kurulur. Nesne zamiri fiilin önünde kalır; ne ise onun önüne gelir:

Özne + ne + nesne zamiri + fiil + pas

  • Je ne le connais pas. — “Onu tanımıyorum.”
  • Elle ne nous invite pas. — “Bizi davet etmiyor.”
  • Tu ne m’écoutes pas. — “Beni dinlemiyorsun.”

Soru sormak da zamiri fiilin arkasına taşımaz. Tu le vois ? ve Est-ce que tu le vois ? aynı soruyu sorar: “Onu görüyor musun?” Daha resmî Le vois-tu ? biçiminde de le fiilden öncedir; yer değiştiren unsur öznedir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde kişi, eşya, sayı ve hitap biçimi değişiyor. Zamirin neyin yerini tuttuğunu düşünerek okuyun.

Fransızca Türkçe Dikkat edilecek nokta
Je t’appelle demain. Seni yarın arayacağım. Şimdiki zaman biçimi, demain ile gelecek bir planı anlatıyor.
Tu le vois ? Onu görüyor musun? Bağlama göre bir erkekten veya eril bir şeyden söz edilebilir.
Je la connais bien. Onu iyi tanıyorum. Burada söz edilen kişi bir kadın.
Il nous invite. Bizi davet ediyor. Fiil il öznesine göre çekilmiş.
Vous m’entendez ? Beni duyuyor musunuz? Telefon görüşmesinde kullanılabilir.
Madame, je vous accompagne. Hanımefendi, size eşlik ediyorum. Kibar tekil hitap.
Les enfants ? Je les attends devant l’école. Çocuklar mı? Onları okulun önünde bekliyorum. les, çoğul kişilerin yerini tutuyor.
Cette veste est jolie. Je la prends. Bu ceket güzel. Onu alıyorum. Dişil tekil veste için la.
Où est mon billet ? Je ne le trouve pas. Biletim nerede? Onu bulamıyorum. Olumsuzluk zamiri ve fiili çevreliyor.
Est-ce que tu nous reconnais ? Bizi tanıdın mı? Soru kalıbı zamirin yerini değiştirmiyor.
Je vais les chercher à la gare. Onları istasyondan almaya gideceğim. Zamir, bağlı olduğu mastarın önünde.
Je l’ai acheté hier. Onu dün satın aldım. Eril tekil bir şey için; zamir yardımcı fiilden önce.
Regarde-la ! Ona bak! Olumlu emirde zamir fiilden sonra.
Ne les oublie pas ! Onları unutma! Olumsuz emirde zamir fiilden önce.

Sık yapılan hatalar

1. Türkçedeki “onu” için hep aynı zamiri kullanmak

  • Yanlış: La clé ? Je le cherche.
  • Doğru: La clé ? Je la cherche. — “Anahtar mı? Onu arıyorum.”
  • Neden? Türkçede adların dilbilgisel cinsiyeti yoktur; Fransızcada clé dişildir. Bir adı öğrenirken başındaki le veya la gibi tanımlığı da öğrenmek zamir seçimini kolaylaştırır. Tanımlık, adın önünde kullanılan ve burada cinsiyetini de gösteren sözcüktür.

2. Normal cümlede zamiri fiilin arkasına koymak

  • Yanlış: Je vois le.
  • Doğru: Je le vois. — “Onu görüyorum.”
  • Neden? Bu kısa nesne zamirleri bağımsız bir ad gibi fiilin arkasında durmaz. Olumlu emir ayrı bir durumdur; normal bildirme cümlesinin düzenini onunla karıştırmayın.

3. Özne biçimini nesne yerine kullanmak

  • Yanlış: Elle regarde je.
  • Doğru: Elle me regarde. — “Bana bakıyor.”
  • Neden? “Ben” ile “beni” Türkçede nasıl aynı görevde değilse, Fransızcada da je ile me aynı görevde değildir. Je özne, me nesne biçimidir.

4. Türkçe fiilin aldığı eke göre karar vermek

  • Yanlış: Je lui écoute.
  • Doğru: Je l’écoute. — “Onu dinliyorum.”
  • Neden? Fransızcada écouter doğrudan nesne alır. Buna karşılık Je lui téléphone — “Ona telefon ediyorum” cümlesinde téléphoner à kuruluşu nedeniyle dolaylı nesne zamiri gerekir. Özellikle aider quelqu’un — “birine yardım etmek” gibi Türkçeden farklı görünen kuruluşları ayrıca çalışın.

5. Kısaltmayı unutmak veya yanlış yere uygulamak

  • Yanlış: Je le aime.
  • Doğru: Je l’aime. — “Onu seviyorum.”
  • Neden? Le ve la, aime önünde l’ olur. Ancak Je les aime — “Onları seviyorum” cümlesinde les kısalmaz. Kural bütün zamirlere uygulanmaz.

6. Her nesneyi otomatik olarak le, la, les ile değiştirmek

  • Yanlış: Tu veux du café ? — Oui, je le veux. ifadesini “Biraz kahve ister misin? — Evet, isterim” anlamında kullanmak.
  • Doğru: Tu veux du café ? — Oui, j’en veux. — “Biraz kahve ister misin? — Evet, isterim.”
  • Neden? Belirli bir nesne ile belirsiz miktar aynı değildir. Le, la, les çoğunlukla hangi kişi veya şeyden söz edildiği belli olduğunda kullanılır. “Biraz kahve” gibi miktar bildiren yapılarda en gerekir. Je le veux başka bir bağlamda “Onu istiyorum” anlamıyla doğru olabilir; sorun cümlenin biçimi değil, burada kastedilen miktarı karşılamamasıdır.

Kullanım notları

Zamirin neyi gösterdiği bağlamdan anlaşılır

Je la connais — “Onu tanıyorum” tek başına söylendiğinde dinleyenin kimin kastedildiğini bilmesi gerekir. İlk kez söz edilen birini tanıtırken önce adını veya açıklamasını kullanın. Zamir, konuşmanın ortak bilgisini sürdürür; o bilgiyi her zaman kendi başına oluşturmaz.

Ayrıca le, la, les hem adların önünde tanımlık hem fiillerin önünde zamir olabilir. Je lis le journal — “Gazeteyi okuyorum” cümlesinde le, journal adının tanımlığıdır. Je le lis — “Onu okuyorum” cümlesinde ise adın yerine geçmiştir.

Konuşma dili ile yazı dili

Gündelik konuşmada olumsuzluğun ne parçası sıkça söylenmez: Je le connais pas — “Onu tanımıyorum.” Nesne zamiri ise yerinde kalır. Başlangıçta ve özenli yazıda Je ne le connais pas biçimini kullanmak daha güvenlidir.

Vurgu yapmak için adı yeniden söylemek de doğaldır: Ce film, je le connais — “Bu filmi biliyorum.” Burada ce film konuşmanın konusu olarak başa alınmış, cümle içinde le ile yeniden karşılanmıştır. Bu, her normal cümlede adı ve zamiri birlikte kullanmanız gerektiği anlamına gelmez.

Temelin ötesi: ileride karşılaşacağınız yapılar

Bu bölümü ilk çalışmada bütünüyle öğrenmeniz gerekmiyor. Temel zamirleri ve basit cümledeki yerlerini öğrendikten sonra, aşağıdaki yapılar daha uzun cümleleri anlamanıza yardım eder.

Mastarlı yapılarda zamirin yeri

Mastar, fiilin kişi ve zamana göre çekilmemiş sözlük biçimidir; Türkçedeki “görmek, almak” gibi. Fransızcada voir “görmek”, acheter “satın almak” demektir. Bir çekimli fiilin ardından mastar geliyorsa nesne zamiri çoğunlukla anlamca bağlı olduğu mastarın hemen önüne yerleşir:

  • Je veux le voir. — “Onu görmek istiyorum.”
  • Nous allons les acheter. — “Onları satın alacağız.”
  • Tu peux m’aider ? — “Bana yardım edebilir misin?”

Olumsuzluk çekimli fiili çevrelerken zamir mastarın yanında kalır: Je ne veux pas le voir — “Onu görmek istemiyorum.” Dolayısıyla başlangıçtaki “zamir çekimli fiilden önce gelir” kuralını, tek fiilli basit cümleler için düşünmek gerekir.

Bazı yapılar farklıdır. Je le fais réparer — “Onu tamir ettiriyorum” cümlesindeki faire + mastar, bir işi başkasına yaptırmayı anlatır ve zamir faire fiilinin önüne gelir. Je les vois arriver — “Onların geldiğini görüyorum” gibi algılama yapılarında da farklı bir düzenle karşılaşırsınız. Bunları sıradan “istemek + yapmak” kalıbıyla bir tutmayın.

Bileşik geçmiş zamanda yer ve uyum

Bileşik zaman, iki fiil biçimiyle kurulan zamandır. Örneğin passé composé, avoir gibi bir yardımcı fiil ile acheté gibi bir geçmiş zaman ortacını birleştirir. Ortaç, burada eylemin tamamlandığını anlatan fiil biçimidir; acheté, “satın almak” fiilinin bu biçimidir.

Nesne zamiri yardımcı fiilden önce gelir: Je l’ai acheté — “Onu satın aldım.” Olumsuz biçimi Je ne l’ai pas acheté — “Onu satın almadım” olur.

Avoir ile kurulan bu yapılarda doğrudan nesne fiilden önceyse geçmiş zaman ortacı o nesnenin cinsiyetine ve sayısına uyar, yani gerektiğinde sonuna ek alır:

Fransızca Türkçe Uyum
Le billet ? Je l’ai acheté. Bilet mi? Onu satın aldım. Eril tekil: ek yok.
La veste ? Je l’ai achetée. Ceket mi? Onu satın aldım. Dişil tekil: -e.
Les billets ? Je les ai achetés. Biletler mi? Onları satın aldım. Eril çoğul: -s.
Les vestes ? Je les ai achetées. Ceketler mi? Onları satın aldım. Dişil çoğul: -es.

Bu ekler birçok fiilde duyulmaz ama yazıda önemlidir. Me, te, nous, vous da doğrudan nesne olduklarında aynı ilkeye girer: Il nous a invitées — “Bizi davet etti” cümlesi yalnızca kadınlardan oluşan bir gruba gönderme yapabilir. Karma veya yalnızca erkeklerden oluşan grupta invités yazılır.

Bu temel uyum kuralını her karmaşık yapıya aynen taşımayın. Örneğin bir önceki bölümdeki faire + mastar yapısında fait değişmez: Ces chaises, je les ai fait réparer — “Bu sandalyeleri tamir ettirdim.”

Olumlu ve olumsuz emir

Emir, birinden bir şey yapmasını istemek için kullanılan fiil biçimidir. Olumlu emirde nesne zamiri fiilden sonra gelir ve araya kısa çizgi konur. Me ve te bu konumda normalde moi ve toi olur:

  • Regarde-le ! — “Ona bak!”
  • Écoutez-moi ! — “Beni dinleyin!”
  • Appelle-nous demain ! — “Bizi yarın ara!”

Olumsuz emirde normal fiil önü düzenine dönülür:

  • Ne le regarde pas ! — “Ona bakma!”
  • Ne m’oubliez pas ! — “Beni unutmayın!”

Özellikle Écoute-moi — “Beni dinle” ile Ne m’écoute pas — “Beni dinleme” karşıtlığını bir bütün olarak çalışmak, yalnızca soyut yer kuralını ezberlemekten daha yararlıdır.

En ile fark ve değişmeyen le

Belirli bir nesneyi bütün olarak anmak ile belirsiz bir miktardan söz etmek farklıdır:

  • Tu as les documents ? — Oui, je les ai. — “Belgeler sende mi? — Evet, bende.”
  • Tu as des documents ? — Oui, j’en ai. — “Elinde belge var mı? — Evet, var.”
  • Tu as trois billets ? — Oui, j’en ai trois. — “Üç biletin var mı? — Evet, üç tane var.”

Sayı korunur; belirsiz miktarı temsil eden en kullanılır. Başlangıçta “çoğul gördüm, öyleyse les” diye düşünmeyin.

Le bazen tek bir eril adın değil, bütün bir düşüncenin veya daha önce söylenen bir durumun yerini tutar. Buna yansız kullanım, yani eril-dişil ayrımı taşımayan kullanım denir:

  • Le magasin est fermé. Je le sais. — “Mağaza kapalı. Bunu biliyorum.”
  • Elle est prête, et je le suis aussi. — “O hazır, ben de hazırım.”

İkinci örnekte le, “hazır olma” bilgisini karşılar; konuşan kişinin cinsiyetine göre la olmaz. Bu, kişi veya eşya adını karşılayan temel le/la ayrımından farklı bir kullanımdır.

İki nesne zamiri bir arada

Je te le donne — “Onu sana veriyorum” cümlesinde iki zamir vardır: te burada alıcıyı, le verilen şeyi gösterir. Demek ki me, te, nous, vous biçimlerini görmek, tek başına onların mutlaka doğrudan nesne olduğu anlamına gelmez; görevlerini fiilin kuruluşu belirler.

İki zamirin sıralaması ve olumlu emirdeki değişiklikler ayrı bir sistem oluşturur. Önce tek zamiri doğru seçmeye odaklanın; sonra aşağıdaki ilgili konu üzerinden ikili zamir yapılarına geçin.

Çalışma önerileri

  1. Adı değiştirerek kısa cevaplar verin. Beş gündelik eşya seçin; adlarını tanımlıklarıyla yazın. Tu cherches la clé ? — Oui, je la cherche — “Anahtarı mı arıyorsun? — Evet, onu arıyorum” gibi soru-cevaplar kurun. Eril, dişil ve çoğul örnekleri karıştırın; yalnızca insanlardan söz etmeyin.
  2. Aynı cümleyi üç biçimde söyleyin. Je le regarde — “Onu izliyorum”; Je ne le regarde pas — “Onu izlemiyorum”; Tu le regardes ? — “Onu izliyor musun?” Ardından mastarlı bir biçim ekleyin: Je veux le regarder — “Onu izlemek istiyorum.” Böylece zamirin yerini farklı cümlelerde duyarsınız.
  3. Türkçeye bakarak karar vermek yerine fiil defteri tutun. Aider quelqu’un — “birine yardım etmek” ile téléphoner à quelqu’un — “birine telefon etmek” gibi karşıt çiftler kaydedin. Her çiftin yanına zamirli bir cümle yazın. Dinlerken de kısa m’, t’, l’ biçimlerini yakalamaya çalışın; yazıda küçük görünseler de cümlenin anlamını taşırlar.

İlgili konular

  • Önce: Özne zamirleri — işi yapan özne ile eylemin yöneldiği nesneyi ayırt etmeyi sağlar.
  • Sonraki adım: İkili nesne zamirleri — “Onu sana veriyorum” gibi cümlelerde iki zamirin sıralamasını ele alır.

Ön koşul

Fransızcada Özne ZamirleriA1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır