A2

Fransızcada Passé Composé: Geçmiş Zaman

Passé Composé

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Passé composé, geçmişte gerçekleşmiş olayları anlatmak için kullanılan temel zamanlardan biridir: J’ai mangé — “Yedim.” Avoir veya être fiilinin şimdiki zaman çekimiyle, asıl fiilin participe passé denen geçmiş zaman biçimi birleştirilir. Çoğu fiil avoir alır; aller gibi belirli fiiller ve se lever gibi dönüşlü yapılar être alır. Başlangıç için j’ai travaillé — “çalıştım” ve je suis arrivé / arrivée — “geldim” kalıplarını birlikte öğrenmek yeterlidir.

Genel bakış

Dün ne yaptınız? Treni kaçırdınız mı? Bir arkadaşınızla görüştünüz mü? Fransızcada bu tür sorulara cevap verirken çoğunlukla passé composé kullanılır. A2 düzeyinde öğrenilen bu yapı, yalnızca yakın geçmişi değil, yıllar önce gerçekleşmiş olayları da anlatır. Önemli olan olayın ne kadar eski olduğu değil, anlatımda bir bütün olarak sunulmasıdır.

Türkçede “geldim”, “yedim”, “bitirdik” derken geçmiş zaman bilgisini genellikle fiile ekleriz. Fransızcada ise bu görev iki parçaya bölünür: Nous avons fini — “Bitirdik.” Buradaki avons, kişi ve zaman bilgisini taşıyan yardımcı fiildir; fini ise yapılan işi belirtir. Avoir tek başına “sahip olmak”, être ise “olmak” anlamına gelebilir; ancak burada bu anlamları ayrı ayrı çevirmeyiz.

Passé composé ile Türkçedeki “-di” arasında yararlı bir başlangıç benzerliği vardır, fakat tam bir eşleşme yoktur. Fransızcada geçmişteki alışkanlıkları ve arka plandaki durumları anlatan imparfait adlı başka bir zaman da bulunur. Bu nedenle her Türkçe geçmiş zaman cümlesini otomatik olarak passé composé ile kurmak doğru olmaz. Önce yapıyı öğrenip ardından iki zamanın farkına bakmak daha kolaydır.

Nasıl kurulur?

1. İki parçayı bir araya getirin

Temel sıra şöyledir:

Özne + avoir veya être çekimi + participe passé

Özne, cümlede kimden ya da neden söz edildiğini gösterir: “ben”, “siz”, “Ayşe” gibi. Fiil, yapılan işi veya bir durumu anlatan sözcüktür. Participe passé, burada geçmiş zaman yapısının ikinci parçası olarak kullanılan fiil biçimidir; örneğin manger — “yemek” için mangé. Bu biçim Türkçedeki “yemiş” sözcüğüne bazı yönlerden benzese de tek başına aynı görevi üstlenmez.

  • J’ai mangé la pizza. — Pizzayı yedim.
  • Je suis allé à Paris. — Paris’e gittim. Erkek bir konuşmacı söyler.
  • Je suis allée à Paris. — Paris’e gittim. Kadın bir konuşmacı söyler.

Türkçede “gittim” derken “ben” sözcüğünü kullanmayabiliriz. Fransızcada ise normal bir bildirme cümlesinde özne genellikle açıkça bulunur. Ayrıca Türkçede cümle sonunda gelen fiilin aksine, Fransızcada çekimli yardımcı fiil çoğunlukla öznenin hemen ardından gelir.

2. Yardımcı fiilin kişiye göre çekimini seçin

Aşağıdaki tabloda manger — “yemek” ve aller — “gitmek” fiillerinin bütün kişi çekimleri bulunuyor. Parantez içindeki harfler, öznenin dilbilgisel cinsiyetine ve sayısına göre eklenir. Dilbilgisel cinsiyet, Fransızcanın sözcükleri eril ve dişil sınıflara ayırmasıdır; kişiler için kullanılan bu örneklerde erkek ve kadın ayrımına karşılık gelir.

Kişi Avoir ile Être ile Türkçesi
Ben j’ai mangé je suis allé(e) yedim / gittim
Sen tu as mangé tu es allé(e) yedin / gittin
O il a mangé / elle a mangé il est allé / elle est allée yedi / gitti
Biz nous avons mangé nous sommes allé(e)s yedik / gittik
Siz vous avez mangé vous êtes allé(e)(s) yediniz / gittiniz
Onlar ils ont mangé / elles ont mangé ils sont allés / elles sont allées yediler / gittiler

Je, ünlüyle başlayan ai önünde j’ olur. Vous, hem birden fazla kişiye hem de tek kişiye kibarca seslenirken kullanılır. Dolayısıyla tek bir kadına “Gittiniz” derken Vous êtes allée, birden fazla kadına söylerken Vous êtes allées yazılır.

3. Participe passé biçimini oluşturun

Mastar, fiilin sözlükteki biçimidir: Türkçedeki “konuşmak”, “bitirmek” gibi. Fransızcada düzenli fiillerin geçmiş zaman biçimleri için şu örüntüler yararlıdır:

Düzenli örüntü Mastar Participe passé Türkçe anlamı
-er → -é parler parlé konuşmak
-ir → -i; finir türü fiiller finir fini bitirmek
-re → -u; vendre türü fiiller vendre vendu satmak

Özellikle -é üzerindeki işareti atlamayın: parler — “konuşmak”, parlé ise geçmiş zaman yapısında kullanılan biçimdir. Her -ir fiili finir, her -re fiili de vendre gibi davranmaz. Sık kullanılan düzensiz biçimleri ayrıca öğrenmek gerekir.

Mastar Participe passé Türkçe anlamı
avoir eu sahip olmak
être été olmak
faire fait yapmak
prendre pris almak
mettre mis koymak
voir vu görmek
lire lu okumak
écrire écrit yazmak
dire dit söylemek
boire bu içmek
pouvoir pu yapabilmek
vouloir voulu istemek
devoir dû zorunda olmak
venir venu gelmek
naître né doğmak
mourir mort ölmek

Fiili yalnızca tek sözcük olarak değil, küçük bir kalıpla öğrenin: j’ai pris — “aldım”, j’ai vu — “gördüm”, je suis venu / venue — “geldim”. Böylece yardımcı fiil seçimi de bellekte kalır.

4. Avoir mı, être mi?

Başlangıç kuralı: Çoğu fiil avoir ile kullanılır. Yemek, çalışmak, okumak, beklemek ve konuşmak gibi pek çok işi bu grupta düşünün. “Hareket bildiriyorsa être kullanılır” kuralı yanlıştır: J’ai marché — “Yürüdüm” ve J’ai couru — “Koştum” cümlelerinde avoir vardır.

Être ile kullanılan başlıca fiiller, bir yere gitme veya gelme, giriş veya çıkış ve bazı durum değişiklikleriyle ilgilidir:

Fiil Örnek Türkçesi
aller elle est allée o gitti
venir / revenir elle est venue / revenue o geldi / geri geldi
arriver / partir elle est arrivée / partie o vardı / ayrıldı
entrer / rentrer elle est entrée / rentrée o girdi / eve döndü
sortir elle est sortie o dışarı çıktı
monter / descendre elle est montée / descendue o yukarı çıktı / aşağı indi
tomber / rester elle est tombée / restée o düştü / kaldı
retourner elle est retournée o geri döndü
naître / mourir elle est née / morte o doğdu / öldü
devenir elle est devenue médecin o doktor oldu

Bu listedeki bazı fiiller, cümlede başka bir şey üzerinde yapılan işi anlattığında avoir alabilir. Örneğin “dışarı çıktım” ile “çöpü dışarı çıkardım” aynı yapı değildir. Bu ayrımın örnekleri ileri bölümde yer alıyor.

5. Être ile temel uyum

Uyum, bir sözcüğün cümledeki başka bir sözcüğe göre biçim değiştirmesidir. Yukarıdaki être fiillerinde participe passé özneye uyar:

Özne Örnek Türkçesi
Tek erkek Paul est arrivé. Paul geldi.
Tek kadın Léa est arrivée. Léa geldi.
Birden fazla erkek veya karma grup Paul et Léa sont arrivés. Paul ve Léa geldi.
Yalnızca kadınlardan oluşan grup Léa et Inès sont arrivées. Léa ve Inès geldi.

Dişil için genellikle -e, çoğul için -s, dişil çoğul için -es eklenir. Bu ekler birçok fiilde duyulmaz, fakat yazıda gereklidir. Türkçede böyle bir cinsiyet uyumu olmadığı için özellikle yazarken ayrıca kontrol etmek yararlıdır.

Avoir ile başlangıçta özneye göre ek getirmeyin: Elle a mangé — “O yedi”, Elles ont mangé — “Onlar yedi.” Her iki cümlede de mangé değişmez. Avoir ile başka bir uyum kuralı vardır; onu ileri bölümde göreceksiniz.

6. Dönüşlü yapılar

Dönüşlü yapı, fiille birlikte kişiye bağlı me, te, se, nous, vous, se sözcüklerinden birinin kullanıldığı yapıdır. Bazıları kişinin kendi üzerinde yaptığı işi anlatır: se laver — “yıkanmak”. Bazılarıysa bu biçimde öğrenilir: se souvenir — “hatırlamak”. Bu yapıların passé composé çekimi être ile yapılır.

Fransızca Türkçe
je me suis levé(e) kalktım
tu t’es levé(e) kalktın
il s’est levé / elle s’est levée o kalktı
nous nous sommes levé(e)s kalktık
vous vous êtes levé(e)(s) kalktınız
ils se sont levés / elles se sont levées onlar kalktı

Se lever gibi örneklerde özneye uyum vardır. Ancak dönüşlü yapıların hepsinde otomatik özne uyumu olmaz: Elle s’est lavé les mains — “Ellerini yıkadı.” Ayrıntısını sonraya bırakabilirsiniz; şimdilik bu cümleyi doğru kalıbıyla öğrenin.

7. Olumsuz cümle ve soru

Olumsuzlukta ne … pas, çekimli yardımcı fiilin çevresine yerleşir. Ünlü önünde ne, n’ olur. Dönüşlü sözcük ise yardımcı fiilden önce kalır:

  • Je n’ai pas compris. — Anlamadım.
  • Elle n’est pas venue. — O gelmedi.
  • Je ne me suis pas levé tôt. — Erken kalkmadım. Erkek konuşmacı.

Soru kurmanın kolay yolu est-ce que kullanmaktır:

  • Est-ce que tu as réservé une table ? — Masa ayırttın mı?
  • Tu as réservé une table ? — Masa ayırttın mı? Konuşmada soru tonuyla.
  • Avez-vous réservé une table ? — Masa ayırttınız mı? Daha resmî bir seçenek.

Son örnekte yalnızca yardımcı fiil ile öznenin yeri değişir; réservé yerinde kalır. Türkçedeki “mi” soru ekini karşılayacak tek bir Fransızca sözcük aramayın.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde önce olayı, sonra kullanılan yardımcı fiili ve varsa uyum ekini belirlemeye çalışın.

Fransızca Türkçe Açıklama
J’ai mangé la pizza. Pizzayı yedim. Avoir ile temel yapı.
Je suis allé(e) à Paris. Paris’e gittim. Konuşmacı kadınsa allée yazılır.
Elle est arrivée en retard. O geç geldi. Dişil tekil uyumu.
Nous avons fini le travail. İşi bitirdik. Fini özneye göre değişmez.
Hier, j’ai oublié mes clés au bureau. Dün anahtarlarımı iş yerinde unuttum. Tamamlanmış olay.
Tu as déjà vu ce film ? Bu filmi daha önce gördün mü? Daha önce yaşanan deneyim.
Il n’a pas encore répondu à mon message. Mesajıma henüz cevap vermedi. Pas encore, “henüz … değil” anlamı verir.
Nous sommes restés chez nous dimanche. Pazar günü evde kaldık. Erkek veya karma grup için restés.
Les filles se sont réveillées à sept heures. Kızlar saat yedide uyandı. Dönüşlü yapıda dişil çoğul uyumu.
Vous avez pris le dernier métro ? Son metroya mı bindiniz? Prendre fiilinin biçimi pris.
Elle a été malade pendant trois jours. Üç gün boyunca hastaydı. Être fiilinin kendisi avoir alır.
J’ai travaillé dans cette librairie pendant deux ans. Bu kitapçıda iki yıl çalıştım. Uzun bir dönem de bütün olarak anlatılabilir.
Il est entré, il a posé son sac et il a souri. İçeri girdi, çantasını bıraktı ve gülümsedi. Art arda gerçekleşen olaylar.
Elles sont nées à Lyon. Onlar Lyon’da doğdu. Dişil çoğul uyumu.

Sık yapılan hatalar

1. Yardımcı fiili atlamak

  • Yanlış: Hier, je mangé au restaurant.
  • Doğru: Hier, j’ai mangé au restaurant. — Dün restoranda yemek yedim.
  • Neden? Mangé tek başına kişi ve zaman bilgisini taşımaz. Türkçedeki tek sözcüklü “yedim” yapısını Fransızcaya doğrudan aktarmayın.

2. Çekim yerine mastar kullanmak

  • Yanlış: Nous avons finir le travail.
  • Doğru: Nous avons fini le travail. — İşi bitirdik.
  • Neden? Yardımcı fiilden sonra sözlük biçimi finir değil, participe passé biçimi fini gelir.

3. Her hareket fiiline être getirmek

  • Yanlış: J’ai allé à la gare. Je suis marché.
  • Doğru: Je suis allé à la gare. J’ai marché. — Gara gittim. Yürüdüm. Erkek konuşmacı.
  • Neden? Aller être, marcher avoir alır. Yardımcı fiil seçimini yalnızca sözcüğün anlamından çıkaramazsınız.

4. Uyumu yanlış yere uygulamak

  • Yanlış: Elle est arrivé. Elle a mangée.
  • Doğru: Elle est arrivée. Elle a mangé. — O geldi. O yemek yedi.
  • Neden? İlk cümlede être ile özne uyumu gerekir. İkinci cümlede sırf özne kadın diye mangé biçimine -e eklenmez.

5. Olumsuzluk parçalarını sona koymak

  • Yanlış: Je ai compris pas.
  • Doğru: Je n’ai pas compris. — Anlamadım.
  • Neden? Standart yazı dilinde ne … pas, yardımcı fiili çevreler. Ayrıca je ai yerine j’ai kullanılır.

6. Dönüşlü sözcüğü unutmak

  • Yanlış: Elle a levé à six heures.
  • Doğru: Elle s’est levée à six heures. — O saat altıda kalktı.
  • Neden? “Yataktan kalkmak” anlamında fiil se lever biçimindedir. Hem se sözcüğünün çekimli biçimi hem de être gerekir. Lever tek başına başka bir şeyi kaldırmayı anlatabilir.

Kullanım notları

Konuşmada ve yazıda

Passé composé günlük konuşmada, mesajlarda, haberlerde ve pek çok yazılı anlatıda kullanılır. Edebî metinlerde olay dizisini anlatmak için passé simple adlı başka bir geçmiş zamanla da karşılaşırsınız. Günlük bir sohbeti daha düzgün yapmak amacıyla passé simple kullanmanız gerekmez.

Konuşmada ne sıkça düşer: J’ai pas compris — “Anlamadım.” Bunu dinlerken tanımak yararlıdır; ancak standart yazıda ve dil sınavlarında Je n’ai pas compris biçimini tercih edin. Pas sözcüğünü düşürmek aynı şey değildir.

Zaman ifadeleri tek başına karar vermez

Hier — “dün”, la semaine dernière — “geçen hafta”, déjà — “daha önce/çoktan” gibi ifadeler passé composé ile sık kullanılır. Yine de belirli bir zaman sözcüğü gördüğünüz için otomatik çekim yapmayın. Hier, il pleuvait — “Dün yağmur yağıyordu” cümlesinde arka plan anlatıldığı için imparfait kullanılır.

Benzer biçimde “uzun sürdüyse imparfait gerekir” düşüncesi de yanıltıcıdır. J’ai habité à Ankara pendant dix ans — “Ankara’da on yıl yaşadım” cümlesinde on yıllık dönem tamamlanmış bir bütün olarak ele alınır.

Söyleyişte yardımcı fiili duyabilmek

J’ai parlé — “Konuştum” ile je parlais — “Konuşuyordum” kulağa başlangıçta benzer gelebilir. Yalnızca son heceye değil, yardımcı fiilin varlığına da dikkat edin. Uyum ekleri de her zaman duyulmaz: arrivé ve arrivée çoğunlukla aynı söylenir. Dinleme ile yazma çalışmasının farklı ayrıntılara odaklanması bu yüzden yararlıdır.

Temelin ötesi: İleride karşılaşacağınız ayrıntılar

Bu bölümü ilk çalışmada ezberlemeniz gerekmez. Temel kalıplar yerleştikten sonra özellikle yazılı doğruluk ve geçmiş zamanları ayırt etmek için geri dönebilirsiniz.

Passé composé ile imparfait arasındaki bakış farkı

Passé composé olayın sınırlarını veya anlatıyı ilerleten gelişmeyi öne çıkarır. Imparfait ise o sırada sürmekte olan durumu, alışkanlığı veya arka planı verir:

  • Quand j’étais étudiant, je travaillais le samedi. — Öğrenciyken cumartesileri çalışırdım.
  • Samedi dernier, j’ai travaillé jusqu’à midi. — Geçen cumartesi öğlene kadar çalıştım.
  • Je préparais le dîner quand tu as appelé. — Sen aradığında akşam yemeğini hazırlıyordum.

Son örnekte hazırlık sürmekte olan arka plandır; telefon etme bu akışta gerçekleşen olaydır. Türkçedeki “-yordu” ve “-di” farkı burada yardımcı olur. Ama bu benzerliği her cümle için değişmez bir çeviri kuralına dönüştürmeyin.

Passé composé ayrıca şu anla ilgili bir sonuç bildirebilir: J’ai perdu mes clés — “Anahtarlarımı kaybettim.” Bağlama göre anahtarlar hâlâ bulunamamış olabilir. Bununla birlikte şimdiki sonuç, bu zamanın bütün kullanımlarında zorunlu değildir.

Aynı fiilde yardımcı fiilin değişmesi

Doğrudan nesne, fiilin etkilediği şeyi veya kişiyi gösteren cümle öğesidir; Türkçede “neyi?” veya “kimi?” sorularını düşünmek başlangıçta yardımcı olur. Ancak iki dilin fiilleri her zaman aynı yapıyı istemez. Bazı être fiilleri, doğrudan nesne aldığında avoir ile kullanılır:

Fransızca Türkçe Ayrım
Elle est sortie. O dışarı çıktı. Kendi hareketi anlatılıyor.
Elle a sorti les poubelles. Çöpleri dışarı çıkardı. Çıkarılan şey çöpler.
Nous sommes montés au troisième étage. Üçüncü kata çıktık. Erkek veya karma grubun hareketi.
Nous avons monté les valises. Bavulları yukarı taşıdık. Taşınan şey bavullar.
Il est passé devant la banque. Bankanın önünden geçti. Bir yerden geçme.
Il a passé une semaine à Nice. Nice’te bir hafta geçirdi. Zaman geçirme anlamı.

Bu, bütün être fiillerine uygulanabilen serbest bir dönüşüm değildir. Fiili, anlamını ve cümle kalıbını birlikte öğrenmek gerekir.

Avoir ile önden gelen nesneye uyum

Avoir ile participe passé normalde özneye uymaz. Fakat doğrudan nesne fiilden önce geliyorsa, yazıda o nesneye uyum gerekir:

  • J’ai écrit les lettres. — Mektupları yazdım.
  • Les lettres que j’ai écrites sont sur la table. — Yazdığım mektuplar masanın üzerinde.
  • Je les ai écrites hier. — Onları dün yazdım. Burada “onlar” mektuplardır.

İlk cümlede les lettres fiilden sonra geldiği için écrit değişmez. Diğerlerinde dişil çoğul olan mektuplar, fiilden önceki que veya les ile temsil edildiğinden écrites yazılır. Bu ekler konuşmada her zaman duyulmasa da yazılı Fransızcada önemlidir.

Her önden gelen sözcük doğrudan nesne değildir: Je leur ai parlé — “Onlarla konuştum” cümlesindeki leur, dolaylı nesnedir; yani fiile burada à üzerinden bağlanan kişileri temsil eder. Bu yüzden parlé değişmez. Türkçe çeviriden çok Fransızca fiilin yapısını izlemek gerekir: parler à quelqu’un — “biriyle konuşmak”.

Dönüşlü yapılarda uyum neden her zaman olmaz?

Dönüşlü fiiller être alır, fakat uyum için se sözcüğünün görevine de bakılır:

  • Elle s’est lavée. — O yıkandı.
  • Elle s’est lavé les mains. — Ellerini yıkadı.
  • Ils se sont parlé. — Birbirleriyle konuştular.

İlk cümlede yıkanan kişi öznenin kendisidir; uyum vardır. İkinci cümlede doğrudan nesne les mains — “eller”dir ve fiilden sonra gelir; lavé değişmez. Üçüncü cümlede parler à quelqu’un yapısı nedeniyle se dolaylı nesne görevindedir; parlés yazılmaz.

Fiille kalıplaşmış yapılarda ise özne uyumu görülebilir: Elles se sont souvenues de cette adresse — “O adresi hatırladılar.” Başlangıçta en sık kullanılan dönüşlü fiilleri örnekleriyle öğrenmek, bütün alt kuralları bir anda ezberlemeye çalışmaktan daha verimlidir.

On, önceki geçmiş ve edilgen yapı

Konuşmada on, “biz” anlamında sık kullanılır. Yardımcı fiil tekil kalır, fakat uyum gerçek grubu yansıtabilir: On est arrivées — “Geldik”, yalnızca kadınlardan oluşan bir grup için. Belirsiz “insanlar/biri” anlamında ise genel tekil biçim kullanılır. Bu nedenle on ile gördüğünüz her uyum ekini aynı şekilde yorumlamayın.

Geçmişteki bir olaydan daha önce olanı belirtmek gerektiğinde plus-que-parfait kullanılır: Quand je suis arrivé, elle était déjà partie — “Ben geldiğimde o çoktan gitmişti.” Était partie önceki olayı, suis arrivé sonraki olayı anlatır; örnekte konuşmacı erkektir.

Son olarak her être + participe passé dizisi, burada öğrendiğiniz être’lü geçmiş zaman değildir. Edilgen yapı, işi yapandan çok işten etkileneni öne çıkarır. La porte a été fermée à vingt heures — “Kapı saat yirmide kapatıldı” cümlesi passé composé zamanında edilgendir: a été, être fiilinin passé composé çekimidir; fermée kapıyla uyumludur. Bu yapı, Elle est arrivée — “O geldi” cümlesinden farklıdır.

Çalışma önerileri

  1. Dünün kısa kaydını tutun. Beş cümle yazın: üçü avoir ile, biri aller veya arriver ile, biri dönüşlü bir fiille olsun. Her cümlede yardımcı fiilin altını çizin; sonra kişi çekimini ve uyum eklerini ayrı ayrı kontrol edin. Örneğin “Kahvaltı yaptım, işe gittim, erken yattım” gibi gerçekten yaptığınız işleri seçin.
  2. Fiilleri ikili kalıplarla çalışın. Bir karta prendre — j’ai pris, diğerine venir — je suis venu(e) yazın. Sonra “ben” yerine “biz” ve “onlar” kullanarak söyleyin. Böylece düzensiz biçim, yardımcı fiil ve uyum aynı çalışmada pekişir.
  3. Bir olayı üç biçimde anlatın. Tu as réservé une table — “Masa ayırttın” cümlesini önce olumsuz, sonra soru yapın: Tu n’as pas réservé de table — “Masa ayırtmadın”; Est-ce que tu as réservé une table ? — “Masa ayırttın mı?” İleri aşamada aynı küçük öyküye imparfait ile bir arka plan cümlesi ekleyin.

İlgili konular

Ön koşul

Fransızcada avoir fiili: çekimi ve kullanımıA1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır