A2

Fransızcada imparfait: çekim ve kullanım

L'Imparfait

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Imparfait, geçmişteki alışkanlıkları, durumları ve o sırada sürmekte olan olayları anlatır: Je travaillais bağlama göre “Çalışıyordum” veya “Çalışırdım” demektir. Çekim için fiilin şimdiki zamandaki nous biçiminden -ons çıkarılır; yerine -ais, -ais, -ait, -ions, -iez, -aient ekleri gelir. Temel istisna être fiilidir: j'étais “ben … idim”. Bir olayı başlangıcı ve sonuyla tamamlanmış bir bütün olarak anlatmak içinse çoğunlukla passé composé kullanılır.

Genel bakış

Bir çocukluk anısını düşünün: “Küçükken Lyon'da oturuyorduk. Evimiz istasyona yakındı. Her sabah okula yürürdüm.” Burada peş peşe gerçekleşmiş olayları sıralamıyoruz; hayatın o dönemde nasıl olduğunu anlatıyoruz. Fransızcada bu tür anlatımın temel zamanı imparfait'dir. A2 düzeyinde öğrenilen bu yapı, geçmişi yalnızca “ne oldu?” sorusuyla değil, “nasıldı, ne yapıyorduk, genellikle ne olurdu?” sorularıyla da anlatmayı sağlar.

Türkçede imparfait'nin tek bir karşılığı yoktur. “Gidiyordum”, “giderdim”, “biliyordum”, “çocuktum” ve “hava güzeldi” gibi farklı biçimler Fransızcada aynı zamanla karşılanabilir. Bu nedenle imparfait'yi yalnızca “-yordu zamanı” diye ezberlemek yetersiz kalır. Özellikle alışkanlık ve durum bildiren cümleleri de bu başlık altında düşünmek gerekir.

Imparfait, olayın mutlaka yarım kaldığını veya bugün hâlâ sürdüğünü söylemez. Anlatıcının olayı geçmişteki bir noktadan, içinden bakarak göstermesini sağlar. Nous habitions à Lyon “Lyon'da yaşıyorduk” demektir; bugün nerede yaşadığımızı tek başına açıklamaz.

Nasıl kurulur ve ne anlatır?

1. Çekimin üç adımı

Fiil, yapılan işi ya da bulunulan durumu bildiren sözcüktür. Fiili farklı kişilere ve zamanlara göre değiştirmeye çekim denir. Imparfait çekiminde sözlükteki biçimden doğrudan ek çıkarmak yerine, fiilin şimdiki zaman çekimindeki nous biçiminden yararlanılır:

  1. Fiili şimdiki zamanda nous ile çekin: nous parlons — “konuşuyoruz”.
  2. Sondaki -ons bölümünü çıkarın: parl-. Eklerin bağlandığı bu bölüme gövde denir.
  3. Kişiye uygun imparfait ekini getirin: je parlais — “konuşuyordum / konuşurdum”.

Aşağıdaki kişi sözcükleri özne zamiridir; yani işi kimin yaptığını ya da durumun kime ait olduğunu belirtir. Il ve elle “o”, ils ve elles “onlar” anlamındadır; elle/elles dişil kişiler veya adlar için kullanılır. On, günlük dilde sıkça “biz”, başka bağlamlarda belirsiz bir kişi veya kişiler anlamına gelir. Vous hem çoğul “siz” hem de tek kişiye kibar hitap olabilir.

Kişi Ek Parler çekimi Türkçesi
Ben -ais je parlais konuşuyordum / konuşurdum
Sen -ais tu parlais konuşuyordun / konuşurdun
O -ait il / elle / on parlait konuşuyordu / konuşurdu
Biz -ions nous parlions konuşuyorduk / konuşurduk
Siz -iez vous parliez konuşuyordunuz / konuşurdunuz
Onlar -aient ils / elles parlaient konuşuyorlardı / konuşurlardı

Fransızcada özne zamirini Türkçedeki gibi serbestçe düşürmeyin. “Konuşuyordum” Türkçede tek sözcükle yeterliyken Fransızcada normal bir cümlede je parlais gerekir.

2. Farklı fiillerde aynı yöntem

Şimdiki zamanda düzensiz olan birçok fiil, imparfait'de bu düzenli yöntemi izler. Bu yüzden şimdiki zamanın nous biçimini öğrenmek, yeni bir fiilin imparfait çekimini de büyük ölçüde öğrenmek demektir.

Sözlük biçimi Anlamı Şimdiki zaman Imparfait gövdesi Ben biçimi
finir bitirmek nous finissons finiss- je finissais
prendre almak nous prenons pren- je prenais
faire yapmak nous faisons fais- je faisais
avoir sahip olmak nous avons av- j'avais
aller gitmek nous allons all- j'allais
pouvoir yapabilmek nous pouvons pouv- je pouvais
venir gelmek nous venons ven- je venais
voir görmek nous voyons voy- je voyais

Je, ünlüyle başlayan biçimlerden önce j' olur: j'avais “vardı / sahiptim”, j'allais “gidiyordum”. Bu, imparfait'ye özgü yeni bir kural değil, bildiğiniz sesli harf düşmesinin devamıdır.

3. Tek düzensiz gövde: être

Être, “olmak” fiilidir. Şimdiki zamandaki nous sommes biçimine yukarıdaki işlemi uygulamayın. Imparfait gövdesi ét- olur; kişi ekleri yine aynıdır.

Être çekimi Türkçesi
j'étais ben … idim
tu étais sen … idin
il / elle / on était o … idi
nous étions biz … idik
vous étiez siz … idiniz
ils / elles étaient onlar … idi

Türkçedeki anlam cümle tamamlanınca belirginleşir: J'étais fatigué “Yorgundum”, Nous étions à la maison “Evdeydik” demektir. Quand j'étais petit… ise erkek bir anlatıcı için “Küçükken…” anlamındadır. Kadın bir anlatıcı petite der; étais değişmez.

4. Ses değerini koruyan yazım değişiklikleri

-ger ve -cer ile biten bazı fiillerde yazım ayrıntılarına dikkat edin. Bunlar yeni kişi ekleri veya başka düzensiz gövdeler değildir; amaç ilgili ünsüzün sesini korumaktır.

Fiil Anlamı Ben biçimi Biz ve siz biçimleri
manger yemek yemek je mangeais nous mangions, vous mangiez
commencer başlamak je commençais nous commencions, vous commenciez
étudier ders çalışmak j'étudiais nous étudiions, vous étudiiez
payer ödemek je payais nous payions, vous payiez

Manger fiilinde a önünde e korunur: tu mangeais, il mangeait, ils mangeaient. i önünde ayrıca e gerekmez: nous mangions. Commencer fiilinde de a önünde ç, i önünde c yazılır.

Étudier fiilinde gövde étudi- olduğu için -ions ve -iez ekleriyle yan yana iki i oluşur. Nous étudiions “Ders çalışıyorduk” doğrudur; nous étudions ise şimdiki zamandır: “Ders çalışıyoruz.” Payer gibi fiillerde de y kaybolmaz: nous payions “ödüyorduk”.

5. Telaffuzda neye dikkat edilmeli?

-ais, -ait, -aient ekleri aynı sesle, /ɛ/ ile biter. Dolayısıyla parlais, parlait, parlaient fiil biçimleri tek başlarına aynı duyulur. Kişiyi anlamak için özneyi dinleyin; yazarken duyduğunuza bakarak eki seçmeyin. Özellikle -aient sonunu ayrı ayrı heceler gibi okumayın.

-ions ve -iez ise farklıdır. Nous parlions ile vous parliez biçimlerini sesli olarak ayrı ayrı çalışmak, hem kişileri hem zamanları ayırt etmeyi kolaylaştırır.

6. Temel kullanım alanları

Geçmiş alışkanlıkları: Düzenli yapılan, o dönemin rutini olan eylemler imparfait ile anlatılır. Le dimanche, nous déjeunions chez ma grand-mère — “Pazar günleri büyükannemde öğle yemeği yerdik.” Burada belirli bir pazar gününün tamamlanmış yemeği değil, bir alışkanlık söz konusudur.

Durumlar ve betimleme: Bir yerin, kişinin, havanın veya duygunun nasıl olduğunu anlatır. Il faisait beau — “Hava güzeldi.” J'avais dix ans — “On yaşındaydım.” Fransızcada yaş için avoir kullanıldığına dikkat edin; Türkçedeki “yaşındaydım” biçimine bakıp être seçmeyin.

Geçmişte o sırada süren eylem: Başka bir olay olduğunda ne yapmakta olduğumuzu gösterir. Je mangeais quand tu as appelé — “Sen aradığında yemek yiyordum.” Yemek yeme, o anın devam eden arka planıdır; arama ise bu arka planda gerçekleşen olaydır.

Aynı anda süren eylemler: Pendant que je cuisinais, mon frère mettait la table — “Ben yemek yaparken kardeşim sofrayı kuruyordu.” İki eylem de sürmekte olan işler olarak sunulduğu için ikisi de imparfait olabilir. Her cümlede mutlaka başka bir geçmiş zaman bulunması gerekmez.

7. Olumsuz cümle ve soru

Olumsuzluk için çekimli fiilin çevresine ne … pas yerleştirilir: Je ne travaillais pas le samedi — “Cumartesileri çalışmazdım.” Ünlüden önce ne, n' olur: Je n'étais pas prêt — “Hazır değildim” diyen erkek bir konuşmacı için.

Soru kurarken imparfait çekimi değişmez: Est-ce que vous habitiez ici ? — “Burada mı yaşıyordunuz?” Günlük konuşmada Tu travaillais hier soir ? — “Dün akşam çalışıyor muydun?” biçimi de kullanılır. Türkçedeki ayrı “mı” soru ekini Fransızca fiilin içine yerleştirmeye çalışmayın; Fransızcanın bildiğiniz soru yapılarını kullanın.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde Türkçe çeviriler tek bir eke bağlı kalmaz. Önce cümlenin bir alışkanlık mı, durum mu, yoksa o sırada süren bir iş mi anlattığına bakın.

Fransızca Türkçe Açıklama
Quand j'étais petit, je passais les vacances chez mes grands-parents. Küçükken tatilleri büyükannemle büyükbabamın yanında geçirirdim. Erkek anlatıcı; çocukluk alışkanlığı.
Il faisait beau, mais il y avait du vent. Hava güzeldi ama rüzgâr vardı. Hava ve ortam betimlemesi.
Nous habitions à Lyon, près de la gare. Lyon'da, istasyonun yakınında oturuyorduk. Geçmişteki yaşam durumu.
Je mangeais quand tu as appelé. Sen aradığında yemek yiyordum. Süren işin sırasında gerçekleşen olay.
Tous les matins, elle prenait le bus de sept heures. Her sabah saat yedi otobüsüne binerdi. Düzenli geçmiş alışkanlığı.
À cette époque, j'avais peu de temps libre. O dönemde pek boş vaktim yoktu. Geçmişte geçerli olan durum.
Tu étais déjà au courant ? Senin zaten haberin var mıydı? Önceden bilinen bir durumu sorma.
Pendant que vous dormiez, nous préparions le petit-déjeuner. Siz uyurken biz kahvaltıyı hazırlıyorduk. Aynı anda süren iki eylem.
Mes parents ne sortaient pas souvent le soir. Annemle babam akşamları pek dışarı çıkmazdı. Olumsuz alışkanlık.
À huit heures, les enfants jouaient encore dehors. Saat sekizde çocuklar hâlâ dışarıda oynuyordu. Belirli bir anda sürmekte olan eylem.
Chaque été, nous allions à la mer. Her yaz denize giderdik. Tekrarlanan tatil alışkanlığı.
Le café était fermé, alors nous sommes rentrés. Kafe kapalıydı, bu yüzden eve döndük. Önce durum, ardından gerçekleşen olay.

Sık yapılan hatalar

1. Gövdeyi yanlış biçimden çıkarmak

  • Yanlış: Je prendais le train tous les jours.
  • Doğru: Je prenais le train tous les jours. — “Her gün trene binerdim.”
  • Neden? Prendre fiilinin sözlük biçimini değil, nous prenons biçimini kullanın. -ons çıkarıldığında pren- kalır. Aynı nedenle finir için fin- değil finiss- gerekir.

2. Être için genel kuralı zorlamak

  • Yanlış: Nous sommions fatigués.
  • Doğru: Nous étions fatigués. — “Yorgunduk.”
  • Neden? Être fiilinin imparfait gövdesi ét- olarak öğrenilir. Şimdiki zamandaki sommes bu çekime temel oluşturmaz.

3. Nous biçiminde gerekli harfi düşürmek

  • Yanlış: Quand nous étions enfants, nous étudions ensemble.
  • Doğru: Quand nous étions enfants, nous étudiions ensemble. — “Çocukken birlikte ders çalışırdık.”
  • Neden? İlk cümlede étudions şimdiki zamandır; burada amaçlanan geçmiş alışkanlığını vermez. Étudi- + -ions birleşince iki i yazılır.

4. Ses aynı diye kişi eklerini karıştırmak

  • Yanlış: Ils parlait très vite.
  • Doğru: Ils parlaient très vite. — “Çok hızlı konuşuyorlardı.”
  • Neden? Bu ekler aynı duyulsa da ils için -aient gerekir. Türkçede çoğul özneyle bazen tekil yüklem kullanılması, Fransızcada kişi uyumunu atlama gerekçesi değildir.

5. Geçmişteki her olaya imparfait getirmek

  • Amaçlanan anlam için yanlış: Hier, à neuf heures, le téléphone sonnait soudain.
  • Doğru: Hier, à neuf heures, le téléphone a soudain sonné. — “Dün saat dokuzda telefon birden çaldı.”
  • Neden? Tek bir ani olayı anlatıyorsanız başlangıç düzeyindeki doğal tercih passé composé'dir. Le téléphone sonnait ise “Telefon çalıyordu” demektir; sesi sürmekte olan bir durum olarak gösterir. Sorun “dün” sözcüğü değil, anlatılmak istenen bakış açısıdır.

6. Her “-yordu” ifadesini aynı yapıyla karşılamak

  • Amaçlanan anlam için yanlış: J'habitais à Lyon depuis trois ans. — Hâlâ Lyon'da yaşarken “Üç yıldır Lyon'da yaşıyorum” demek için.
  • Doğru: J'habite à Lyon depuis trois ans. — “Üç yıldır Lyon'da yaşıyorum.”
  • Neden? Depuis, “-den beri / -dır” anlamı verir. Durum şimdi de sürüyorsa şimdiki zaman kullanılır. J'habitais à Lyon depuis trois ans quand je l'ai rencontré ise “Onunla tanıştığımda üç yıldır Lyon'da yaşıyordum” demektir; süre geçmişteki bir noktaya göre ölçülür.

Kullanım notları

Imparfait ile passé composé arasında nasıl seçim yapılır?

Passé composé, bir olayı tamamlanmış bir bütün olarak sunar; imparfait ise geçmişteki ortamı, alışkanlığı veya olayın sürmekte olan hâlini gösterir. “Uzun eylem imparfait, kısa eylem passé composé” kestirmesi güvenilir değildir. Yıllar süren bir dönem de tamamlanmış bir bütün olarak anlatılabilir.

Fransızca Türkçe Bakış açısı
Je lisais quand elle est arrivée. O geldiğinde kitap okuyordum. Okuma sürüyordu; geliş gerçekleşti.
J'ai lu ce roman en deux jours. Bu romanı iki günde okudum. Okuma tamamlanmış bir bütün.
Nous habitions à Lyon à cette époque. O dönemde Lyon'da yaşıyorduk. Dönemin yaşam koşulu.
Nous avons habité à Lyon pendant dix ans. Lyon'da on yıl yaşadık. Uzun olsa da sınırları belirli dönem.

Toujours “her zaman”, souvent “sık sık”, tous les jours “her gün” gibi ifadeler alışkanlık yorumunu destekler; yine de zamanı otomatik olarak belirlemez. Cette semaine, j'ai pris le bus tous les jours — “Bu hafta her gün otobüse bindim” cümlesinde bir haftadaki gerçekleşmiş binişlerin bütünü anlatılır.

Benzer şekilde quand “-dığında” sözcüğünden sonra mutlaka passé composé gelmez. Quand j'étais enfant, je dessinais beaucoup — “Çocukken çok resim çizerdim” cümlesindeki iki fiil de imparfait'dir.

Günlük konuşma ve yazı dili

Imparfait hem günlük konuşmada hem yazıda olağandır; yalnızca edebiyata özgü değildir. Konuşurken “biz” anlamında on sık kullanılır: On habitait au troisième étage — “Üçüncü katta oturuyorduk.” On, anlamca “biz” olsa da fiil -ait alır; nous gibi -ions almaz.

Günlük konuşmada olumsuzluğun ne bölümü sık düşer: J'avais pas le temps — “Vaktim yoktu.” Bunu duyduğunuzda tanıyın; özenli yazıda ve başlangıç alıştırmalarında Je n'avais pas le temps biçimini kullanın.

Temelin ötesinde: ileride karşılaşacağınız kullanımlar

Aşağıdaki kullanımları A2 aşamasında hemen üretmek zorunda değilsiniz. Önce alışkanlık, durum ve sürmekte olan eylem ayrımını yerleştirin. Bununla birlikte imparfait gördüğünüz her cümleyi geçmiş zaman diye çevirmemek için bu genişlemeleri tanımak yararlıdır.

Koşul ve öneri bildiren si

Koşul, bir şeyin hangi durumda gerçekleşeceğini anlatır. Şimdiki veya gelecekteki varsayımsal durumlarda si + imparfait kullanılır; ana cümlede ise çoğunlukla conditionnel présent, yani “yapardım / olurdu” anlamı veren koşullu çekim bulunur:

Si j'avais plus de temps, je voyagerais davantage. — “Daha çok vaktim olsaydı daha fazla seyahat ederdim.”

Buradaki avais, biçim olarak imparfait olsa da geçmişteki bir sahipliği bildirmek zorunda değildir. Varsayılan durum şimdiki hayatla ilgili olabilir. Bu temel varsayım kalıbında si bölümüne j'aurais getirilmez.

Si + imparfait tek başına bir öneri de sunabilir: Et si on prenait un café ? — “Bir kahve içsek mi?” Bu cümle geçmişte kahve içme alışkanlığını değil, şimdi yapılan bir öneriyi anlatır.

Daha yumuşak bir istek

Je voulais vous poser une question. — “Size bir soru sormak istiyordum.”

Burada konuşmacının isteği hâlâ geçerli olabilir. Voulais, isteği doğrudan dayatmadan, daha yumuşak biçimde sunmaya yarar. Türkçede de bir yere yeni girdiğimizde “Bir şey soracaktım” diyerek benzer bir yumuşatma yaparız. Her imparfait cümlesinin bu etkiyi yaratmadığını unutmayın; kullanım özellikle vouloir gibi istek bildiren fiillerde yaygındır.

Başkasının sözünü geçmişte aktarma

Dolaylı anlatım, birinin sözlerini tırnak içinde aynen vermek yerine kendi cümlemizle aktarmaktır:

  • Elle a dit : « Je suis fatiguée. » — “Yorgunum” dedi.
  • Elle a dit qu'elle était fatiguée. — Yorgun olduğunu söyledi.

Aktarma fiili geçmişte olduğunda, söylenen andaki şimdiki zaman çoğu kez imparfait ile verilir. Buradaki était, onun söyleme anında yorgun olduğunu gösterir; daha önce yorgun olup olmadığını anlatmaz. Hâlâ geçerli bir bilgi vurgulanırken şimdiki zamanın korunabildiği bağlamlar da vardır; bütün aktarma cümlelerini düşünmeden imparfait'ye çevirmeyin.

Bazı fiillerde bakış açısıyla değişen anlam

Je savais la réponse — “Cevabı biliyordum” bir bilgi durumudur. J'ai su la réponse le lendemain — “Cevabı ertesi gün öğrendim” ise bilginin edinildiği olayı öne çıkarır. Benzer biçimde je pouvais çoğunlukla geçmişteki imkânı veya yeterliliği, j'ai pu ise bağlama göre belirli bir durumda yapabilmiş olmayı anlatabilir. Zaman seçimi yalnızca takvimi değil, fiile nasıl baktığımızı da değiştirir.

Hikâye anlatımında özel etkiler

Masallardaki Il était une fois… — “Bir varmış, bir yokmuş…” kalıbı, imparfait'nin ortam kurma işlevine iyi bir örnektir. Daha ileri düzey metinlerde tamamlanmış tek bir olayın da imparfait ile anlatıldığını görebilirsiniz. Anlatı imparfait'si denen bu kullanım, olayı sahne gibi gösterir veya dramatik bir etki yaratır; temel geçmiş zaman kuralının yanlış olduğunu göstermez.

Örneğin Le lendemain, il quittait la ville pour toujours — “Ertesi gün şehri bir daha dönmemek üzere terk ediyordu” ifadesi, yazılı bir anlatıda tamamlanmış ayrılışı sahneleştirebilir. Günlük bir olay özeti yazarken önce il a quitté “terk etti” biçimini tercih etmek daha güvenlidir.

Çalışma önerileri

  1. Gövde ve eki ayrı çalışın. Beş fiil seçin; önce şimdiki zamanın nous biçimini, sonra imparfait'nin altı kişi çekimini yazın. Listeye prendre, finir, manger, étudier, être ekleyin. Böylece düzenli yöntem, yazım ayrıntısı ve istisnayı birlikte görürsünüz. Ardından Türkçe karşılıklarını bir durum ya da alışkanlık cümlesi içinde söyleyin.
  2. Aynı anıyı iki katmanda anlatın. Önce çocukluğunuzdan üç arka plan cümlesi yazın: nerede yaşıyordunuz, ortam nasıldı, genellikle ne yapardınız? Sonra bir gün gerçekleşen iki olayı passé composé ile ekleyin. Her fiilin yanına Türkçe olarak “durum”, “alışkanlık” veya “gerçekleşen olay” notu düşün. Seçimi yalnızca “uzun/kısa” ayrımına dayandırmayın.
  3. Bakış açısını değiştirerek çevirin. “Kitap okuyordum” ve “Kitabı okudum”, “Orada yaşıyorduk” ve “Orada üç yıl yaşadık” çiftlerini Fransızcaya aktarın. Je lisais / j'ai lu ve nous habitions / nous avons habité karşıtlıklarını kontrol edin. Sonra bir Fransızca ses kaydında imparfait örnekleri bulun; özne ile fiili birlikte dinleyip duyduğunuz biçimin yazımını doğrulayın.

İlgili konular

Ön koşul

Fransızcada Passé Composé: Geçmiş ZamanA2

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır