Fransızcada dolaylı anlatım
Discours Indirect
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Fransızcada birinin sözünü aktarırken düz cümleler genellikle que, evet-hayır soruları si, emir ve istekler ise de + mastar ile bağlanır; mastar, fiilin sözlükteki çekimsiz biçimidir. Örneğin Il dit qu'il vient “Geleceğini söylüyor” demektir. Aktarma fiili geçmiş zamandaysa, aktarılan sözün zamanı da çoğu kez değişir: Elle a dit qu'elle était fatiguée — “Yorgun olduğunu söyledi.” Kişi, yer ve zaman ifadelerini ise ezbere değil, yeni konuşma durumuna göre düzenlemek gerekir.
Genel bakış
Bir arkadaşınızın ne söylediğini, doktorun ne sorduğunu veya yöneticinizin sizden ne istediğini anlatırken dolaylı anlatım kullanırsınız. Doğrudan anlatım, sözü olduğu gibi alıntılamaktır: Léa dit : « Je suis fatiguée. » — “Léa, ‘Yorgunum’ diyor.” Dolaylı anlatım ise aynı bilgiyi kendi cümlenize yerleştirmektir: Léa dit qu'elle est fatiguée. — “Léa yorgun olduğunu söylüyor.” Tırnak işaretleri kalkar; sözü söyleyen kişiye göre cümlenin biçimi değişir.
Türkçede “Geliyorum” sözünü “Geldiğini söylüyor” diye aktarabiliriz. Fransızca aynı işi Türkçedeki “-diğini” gibi eklerle değil, çoğunlukla que gibi bağlayıcı sözcüklerle yapar. Ayrıca Türkçedeki “gelip gelmediğini sordu” yapısının Fransızca karşılığında si kullanılır. Dolayısıyla Türkçe cümleyi sözcük sözcük çevirmek yerine önce aktarılan sözün bildirim mi, soru mu, talimat mı olduğunu belirlemek daha güvenlidir.
B1 düzeyinde temel hedef, bu üç yapıyı kurmak ve geçmişte söylenen sözlerdeki zaman ilişkisini anlayabilmektir. Özellikle imparfait, geçmişteki bir durumu veya sürmekte olan işi anlatan zaman, burada sık karşınıza çıkar. Daha ileri ayrıntılara geçmeden önce her örnekte şu üç soruyu sorun: Kim konuştu, ne tür bir söz söyledi, ben bunu ne zaman aktarıyorum?
Yapı nasıl kurulur?
1. Bildirimleri que ile bağlayın
Aktarma fiili, sözü kimin söylediğini gösteren dire “söylemek”, répondre “yanıtlamak” gibi fiildir. Ardından gelen yan cümle, yani tek başına değil ana cümlenin içinde bilgi veren bölüm, que ile başlar. Sesli harfle başlayan sözcüklerden önce que, qu' olur.
| Fransızca yapı | Türkçesi | Kullanım |
|---|---|---|
| Il dit qu'il vient. | Geleceğini söylüyor. | Söylenen bilgiyi aktarır. |
| Elle répond qu'elle est disponible. | Müsait olduğunu söylüyor. | Verilen yanıtı aktarır. |
| Il explique que le train est en retard. | Trenin geciktiğini açıklıyor. | Bir açıklamayı aktarır. |
| Elle ajoute qu'elle a réservé une table. | Bir masa ayırttığını da ekliyor. | Önceki bilgiye ek yapar. |
Türkçede “Diyor ki...” yapısı da vardır; ancak her que sözcüğünü “ki” diye çevirmek doğal olmaz. Il dit qu'il vient için “Geleceğini söylüyor” çoğu bağlamda daha akıcıdır. Fransızcada ise bu örnekte que atılamaz.
Dire à quelqu'un “birine söylemek” demektir: Il dit à Nora qu'il arrive. — “Nora'ya gelmek üzere olduğunu söylüyor.” Kişi adı yerine kısa bir zamir, yani bir kişinin veya şeyin adının yerine geçen sözcük, kullanılabilir: Il lui dit qu'il arrive. — “Ona gelmek üzere olduğunu söylüyor.”
2. Evet-hayır sorularında si kullanın
Yanıtı “evet” ya da “hayır” olabilen sorular, dolaylı anlatımda si ile başlar. Buradaki si, koşul bildiren “eğer” değil, “olup olmadığını” anlamındadır.
- Doğrudan: Elle me demande : « Tu es libre ? » — “Bana ‘Müsait misin?’ diye soruyor.”
- Dolaylı: Elle me demande si je suis libre. — “Bana müsait olup olmadığımı soruyor.”
Sorunun başındaki est-ce que korunmaz. Ayrıca doğrudan sorulardaki devrik sıra, yani fiilin kişiyi gösteren sözcükten önce gelmesi, burada kullanılmaz:
- « Viens-tu ? » → Il demande si je viens. — “‘Geliyor musun?’ → Gelip gelmediğimi soruyor.”
- « Est-ce que vous avez réservé ? » → Elle demande si nous avons réservé. — “‘Rezervasyon yaptınız mı?’ → Rezervasyon yapıp yapmadığımızı soruyor.”
Si, il ve ils önünde s' olur: Je demande s'il vient. — “Gelip gelmediğini soruyorum.” Buna karşılık si elle ayrı yazılır.
3. Soru sözcüklerini koruyun, soru düzenini kaldırın
Nerede, ne zaman, neden, nasıl gibi bilgi isteyen sorularda où, quand, pourquoi, comment korunur. Ardından çoğunlukla normal cümle sırası gelir: önce özne, yani işi yapan veya hakkında konuşulan kişi/şey, sonra fiil.
| Doğrudan soru | Dolaylı soru | Dolaylı sorunun Türkçesi |
|---|---|---|
| Où habites-tu ? | Il demande où j'habite. | Nerede oturduğumu soruyor. |
| Quand partez-vous ? | Elle demande quand nous partons. | Ne zaman yola çıktığımızı soruyor. |
| Pourquoi est-ce qu'il refuse ? | Je demande pourquoi il refuse. | Neden reddettiğini soruyorum. |
| Comment viens-tu ? | Elle demande comment je viens. | Nasıl geldiğimi soruyor. |
| Qu'est-ce que tu prépares ? | Il demande ce que je prépare. | Ne hazırladığımı soruyor. |
| Qu'est-ce qui fait ce bruit ? | Elle demande ce qui fait ce bruit. | Bu sesi neyin çıkardığını soruyor. |
Son iki satır önemlidir. “Ne?” sorusu, bir işten etkilenen şeyi soruyorsa ce que kullanılır: “Ne hazırlıyorsun?” Hazırlayan kişi bellidir, hazırlanan şey sorulur. İşi yapan veya olaya neden olan şey soruluyorsa ce qui kullanılır: “Bu sesi ne çıkarıyor?” Bu kez sesi çıkaran şey bilinmez.
Kişiler için qui korunur: Elle demande qui vient. — “Kimin geldiğini soruyor.” Bir işten önce kullanılan à, avec, de gibi sözcükler de korunur: Il demande avec qui je travaille. — “Kiminle çalıştığımı soruyor.”
4. Emir ve talimatlarda de + mastar kullanın
Birinin ne yapması gerektiğini söyleyen emir biçimini, yani “gel, bekle, çık” türü fiilleri aktarırken sık kullanılan yapı dire/demander à quelqu'un de + mastar olur.
- « Attends ici. » → Elle me dit d'attendre ici. — “‘Burada bekle.’ → Bana burada beklememi söylüyor.”
- « Partez. » → Il m'a dit de partir. — “‘Gidin.’ → Bana gitmemi söyledi.”
- « Ne touchez pas à ce bouton. » → Il nous demande de ne pas toucher à ce bouton. — “‘Bu düğmeye dokunmayın.’ → Bizden bu düğmeye dokunmamamızı istiyor.”
Olumsuz talimatta ne pas, mastarın önünde birlikte yer alır: de ne pas partir — “gitmemek / gitmemesini”. Sesli harf önünde de, d' olur: d'attendre — “beklemek / beklemesini”.
Türkçedeki “sormak” ve “istemek” ayrımına dikkat edin: demander si… bir soru aktarır; demander de… bir isteği aktarır. Elle me demande de rappeler “Benden tekrar aramamı istiyor” demektir, “Tekrar arayıp aramadığımı soruyor” değil.
5. Kişileri ve iyelik ifadelerini yeniden belirleyin
İyelik, bir şeyin kime ait olduğunu gösterir: “benim kitabım, onun arabası” gibi. Hem kişi zamirleri hem de sahiplik bildiren sözcükler yeni anlatıcıya göre düzenlenir.
Paul me dit : « Je prendrai ton vélo. » — “Paul bana ‘Senin bisikletini alacağım’ diyor.”
Ben bu sözü başka birine şöyle aktarırım:
Paul me dit qu'il prendra mon vélo. — “Paul bana bisikletimi alacağını söylüyor.”
Burada je → il ve ton → mon olur. Fakat bu değişimler sabit bir eşleştirme değildir. Paul kendi sözünü aktarsa Je dis que je prendrai ton vélo — “Bisikletini alacağımı söylüyorum” diyebilir. Önce gerçek kişileri belirleyin, sonra uygun sözcüğü seçin.
6. Geçmişten aktarırken zaman ilişkisini koruyun
Aktarma fiili şimdiki zamandaysa genellikle yalnızca cümle yapısı ve kişiler değişir: Elle dit : « Je suis prête. » → Elle dit qu'elle est prête. — “‘Hazırım’ diyor. → Hazır olduğunu söylüyor.”
Aktarma fiili geçmişteyse, zaman uyumu devreye girer: Aktarılan olayın o eski konuşmayla aynı anda mı, ondan önce mi, sonra mı gerçekleştiğini fiil biçimiyle gösteririz. Aşağıdaki tablo, geçmişteki bir konuşmayı sonradan aktarmada kullanılan temel dönüşümleri verir.
| Zaman ilişkisi ve dönüşüm | Doğrudan söz | Geçmişten aktarım | Aktarımın Türkçesi |
|---|---|---|---|
| Aynı anda: présent → imparfait | Je suis malade. | Elle a dit qu'elle était malade. | Hasta olduğunu söyledi. |
| Daha önce: passé composé → plus-que-parfait | J'ai terminé. | Elle a dit qu'elle avait terminé. | Bitirdiğini söyledi. |
| Daha sonra: futur simple → conditionnel présent | Je viendrai. | Elle a dit qu'elle viendrait. | Geleceğini söyledi. |
| Geçmişte sürme: imparfait korunur | Je travaillais. | Elle a dit qu'elle travaillait. | Çalıştığını söyledi. |
| Daha önceki geçmiş: plus-que-parfait korunur | J'avais oublié. | Elle a dit qu'elle avait oublié. | Unuttuğunu söyledi. |
| Koşullu biçim korunur: conditionnel présent | Je voudrais partir. | Elle a dit qu'elle voudrait partir. | Gitmek istediğini söyledi. |
Passé composé, geçmişte gerçekleşen olayları anlatan j'ai terminé gibi birleşik zamandır. Plus-que-parfait, geçmişteki başka bir andan önce tamamlanan olayı gösterir: j'avais terminé, “bitirmiştim”. Futur simple, je viendrai “geleceğim” gibi gelecek zaman biçimidir. Conditionnel présent, je viendrais gibi normalde koşul veya nezaket anlatabilen biçimdir; burada ise geçmişten bakıldığında gelecek anlamını taşır.
Bu yüzden Elle a dit qu'elle viendrait cümlesindeki viendrait tek başına “gelirdi” diye çevrilmemelidir. Söylendiği anda gelme işi henüz gelecektedir; Türkçede doğal karşılık “Geleceğini söyledi” olur. Benzer şekilde était biçimini her zaman “idi” ile çevirmek gerekmez: Elle a demandé si j'étais libre — “Müsait olup olmadığımı sordu.”
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde gündelik haberler, sorular ve talimatlar bir aradadır. Önce aktarma fiilini, ardından bağlayıcı sözcüğü bulun.
| Fransızca | Türkçe | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Il dit qu'il vient. | Geleceğini söylüyor. | Şimdiki zamandan aktarım. |
| Léa explique qu'elle travaille à la maison. | Léa evden çalıştığını açıklıyor. | Bilgi, que ile bağlanır. |
| Le médecin a dit que je devais me reposer. | Doktor dinlenmem gerektiğini söyledi. | Geçmişteki gereklilik aktarılır. |
| Elle a demandé si j'étais libre. | Müsait olup olmadığımı sordu. | Evet-hayır sorusunda si. |
| Je me demande s'il a reçu mon message. | Mesajımı alıp almadığını merak ediyorum. | Kendi kendine yöneltilen soru. |
| Il voulait savoir où nous habitions. | Nerede oturduğumuzu öğrenmek istiyordu. | Yer sorusu, düz cümle sırası. |
| Elle a demandé ce que je faisais. | Ne yaptığımı sordu. | Eylemin ne olduğu sorulur. |
| Il demande ce qui se passe. | Ne olduğunu soruyor. | Olayın kendisi sorulur. |
| Nora a répondu qu'elle avait déjà payé. | Nora zaten ödeme yaptığını söyledi. | Ödeme, yanıttan önce gerçekleşmiştir. |
| Ils ont annoncé qu'ils ouvriraient en juin. | Haziranda açılacaklarını duyurdular. | Geçmişe göre gelecek. |
| Il m'a dit de partir. | Bana gitmemi söyledi. | Talimat, de + mastar ile aktarılır. |
| La réceptionniste nous a demandé de ne pas faire de bruit. | Resepsiyon görevlisi bizden gürültü yapmamamızı istedi. | Olumsuz istekte ne pas mastardan önce gelir. |
Sık yapılan hatalar
1. Bildirimde que sözcüğünü atlamak
- Yanlış: Elle dit elle est prête.
- Doğru: Elle dit qu'elle est prête. — “Hazır olduğunu söylüyor.”
- Neden? Bu yapıda aktarılan bildirim, ana cümleye que ile bağlanır. Türkçede bu ilişkiyi eklerle kurabiliyoruz; Fransızcada bağlayıcıyı ayrıca yazmak gerekir.
2. Dolaylı soruda doğrudan soru düzenini korumak
- Yanlış: Il demande où est-ce que j'habite.
- Doğru: Il demande où j'habite. — “Nerede oturduğumu soruyor.”
- Neden? Est-ce que doğrudan soruyu kurmaya yarar. Dolaylı soruda soru sözcüğü kalır, ardından normal cümle sırası gelir. Aynı şekilde Il demande où habites-tu da standart dolaylı soru değildir.
3. Soru ile talimatı karıştırmak
- Yanlış: Elle me demande que je suis libre.
- Doğru: Elle me demande si je suis libre. — “Bana müsait olup olmadığımı soruyor.”
- Neden? Burada bir evet-hayır sorusu aktarılır. Elle me demande de venir ise “Benden gelmemi istiyor” demektir; başka bir iletişim amacını anlatır.
4. Ce que ile ce qui arasında rastgele seçim yapmak
- Yanlış: Elle demande ce qui je prépare.
- Doğru: Elle demande ce que je prépare. — “Ne hazırladığımı soruyor.”
- Neden? Hazırlayan kişi je, yani “ben”dir; sorulan şey hazırlanan şeydir. Ce qui ancak sorulan şey işi yapan konumundaysa kullanılır: Elle demande ce qui brûle. — “Neyin yandığını soruyor.”
5. Geçmişten geleceği aktarırken zamanı değiştirmemek
- Yanlış: Lundi, il a dit qu'il viendra mardi, salı da geçmişte kalmışken.
- Doğru: Lundi, il a dit qu'il viendrait mardi. — “Pazartesi günü, salı geleceğini söyledi.”
- Neden? Gelme işi pazartesiden bakıldığında gelecektedir. Şimdiki anlatma anından da gelecekte olup olmaması ayrı bir konudur. Geçmişten yapılan düzenli aktarımda viendrait bu ilişkiyi açıkça gösterir.
6. Olumsuz talimatta sözcük sırasını bozmak
- Yanlış: Il m'a dit de ne partir pas.
- Doğru: Il m'a dit de ne pas partir. — “Bana gitmememi söyledi.”
- Neden? Çekimsiz fiille kurulan bu olumsuzlukta ne pas birlikte mastarın önüne gelir.
Kullanım notları
Yer ve zaman ifadeleri bağlama göre değişir
“Yarın”ın hangi gün olduğu konuşma anına bağlıdır. Pazartesi söylenen sözü cuma günü aktarırken demain “yarın” demek farklı bir günü gösterir. Böyle durumlarda aşağıdaki karşılıklar kullanılır. Ancak aynı gün, aynı yerde aktarım yapıyorsanız değişiklik gerekmeyebilir.
| İlk sözdeki ifade | Sonradan aktarımda olası karşılık | Türkçe açıklama |
|---|---|---|
| aujourd'hui | ce jour-là | bugün → o gün |
| hier | la veille | dün → bir önceki gün |
| demain | le lendemain | yarın → ertesi gün |
| ce soir | ce soir-là | bu akşam → o akşam |
| la semaine prochaine | la semaine suivante | gelecek hafta → sonraki hafta |
| il y a deux jours | deux jours plus tôt | iki gün önce → o andan iki gün önce |
| dans deux jours | deux jours plus tard | iki gün sonra → o andan iki gün sonra |
| ici | là / là-bas | burada → orada |
Örneğin pazartesi « Je reviendrai demain. » — “Yarın döneceğim” diyen biri için cuma günü Il a dit qu'il reviendrait le lendemain — “Ertesi gün döneceğini söyledi” dersiniz. Daha açık olmak istiyorsanız doğrudan gün adını kullanın: Il a dit qu'il reviendrait mardi. — “Salı döneceğini söyledi.”
Aktarma fiili anlamı ve tonu etkiler
Dire tarafsızdır; répondre bir yanıta, expliquer açıklamaya, promettre söze veya vaade işaret eder. Il a promis qu'il viendrait — “Geleceğine söz verdi” cümlesi, yalnızca söylediğini değil, taahhütte bulunduğunu da anlatır. Fiili, konuşanın gerçekten yaptığı işe göre seçin.
Gündelik konuşmada doğrudan alıntı ile dolaylı anlatım iç içe geçebilir. Fakat ölçülü bir yazıda cümlenin yapısını tutarlı sürdürmek en güvenlisidir. Dolaylı soru tek başına soru işareti gerektirmez: Je ne sais pas où il habite. — “Nerede oturduğunu bilmiyorum.” Ana cümlenin kendisi soruysa soru işareti gelir: Sais-tu où il habite ? — “Nerede oturduğunu biliyor musun?”
Temelin ötesinde
Zaman kayması her durumda zorunlu değildir
Geçmişte söylenmiş bir bilginin hâlâ geçerli olduğu vurgulanıyorsa şimdiki zaman korunabilir:
- Le professeur a expliqué que la Terre tourne autour du Soleil. — “Öğretmen, Dünya'nın Güneş'in çevresinde döndüğünü açıkladı.”
- Elle m'a dit qu'elle habite à Lyon. — “Bana Lyon'da oturduğunu söyledi.” Burada hâlâ Lyon'da oturduğu bilgisi güncel kabul edilir.
Elle m'a dit qu'elle habitait à Lyon da doğrudur; bu biçim, durumu eski konuşma anına yerleştirir. Tek başına habitait, artık orada oturmadığını kanıtlamaz. Başlangıçta düzenli zaman uyumunu kullanmak iyi bir yöntemdir; sonra anlatıcının güncel geçerliliği nasıl vurguladığına dikkat edebilirsiniz.
Yakın gelecek ve yeni bitmiş olaylar da kayabilir
Aller + mastar, yakın geleceği veya bir niyeti anlatabilir. Geçmişten aktarılırken aller çoğunlukla imparfait biçimine geçer:
« Je vais partir. » → Elle a dit qu'elle allait partir. — “‘Birazdan gideceğim.’ → Gitmek üzere olduğunu söyledi.”
Venir de + mastar, bir işin az önce yapıldığını belirtir:
« Je viens de rentrer. » → Il a dit qu'il venait de rentrer. — “‘Az önce eve geldim.’ → Eve yeni geldiğini söyledi.”
Benzer şekilde futur antérieur, gelecekteki bir andan önce bitmiş olacak işi anlatan zaman, geçmişten aktarımda conditionnel passé biçimine geçebilir:
« J'aurai fini avant midi. » → Elle a dit qu'elle aurait fini avant midi. — “‘Öğleden önce bitirmiş olacağım.’ → Öğleden önce bitirmiş olacağını söyledi.”
Que her zaman aynı fiil biçimini getirmez
Buradaki temel bildirim örnekleri indicatif, yani olayları bilgi olarak sunan bildirme biçimleriyle kurulmuştur. Ancak istek, duygu veya gereklilik bildiren bazı fiiller subjonctif ister; bu, Fransızcada belirli tutum ve yan cümlelerde kullanılan ayrı bir fiil biçimleri dizisidir.
- Il dit qu'elle vient. — “Onun geldiğini söylüyor.” Bir bilgi aktarır.
- Il exige qu'elle vienne. — “Onun gelmesini talep ediyor.” Bir talep bildirir.
Bu nedenle gördüğünüz her que sonrasında aynı zaman dönüşümü tablosunu uygulamayın. Il demande que tu viennes — “Gelmeni istiyor” da mümkündür; burada viennes subjonctif biçimidir. Buna karşılık temel ve çok kullanışlı talimat yapısı Il te demande de venir — “Senden gelmeni istiyor” biçimindedir.
Dolaylı anlatım ile duyum aynı şey değildir
Türkçedeki “Gelmiş” sözü, başkasından öğrenilen veya sonradan fark edilen bilgiyi gösterebilir. Fransızcada başkasının sözünü aktardığımız için otomatik olarak buna denk düşen tek bir ek ya da zaman seçmeyiz. Elle a dit qu'il était arrivé — “Onun geldiğini söyledi” cümlesindeki était arrivé, gelişin söyleme anından önce olduğunu gösterir. Bilginin kime dayandığını ise elle a dit bölümü belirtir.
Daha ileri okumalarda, özellikle haberlerde, doğrulanmamış bilgi için kullanılan conditionnel biçimleriyle de karşılaşabilirsiniz. Bunları geçmişten bakılan gelecek ile karıştırmayın: Il a dit qu'il viendrait cümlesindeki biçim, kendi başına haberin şüpheli olduğu anlamına gelmez.
Çalışma önerileri
- Aynı sözü iki farklı zamanda aktarın. Önce Elle dit…, sonra Elle a dit… ile başlayın. Örneğin Je suis prête sözünden “Hazır olduğunu söylüyor” ve “Hazır olduğunu söyledi” cümlelerini kurun. Kişi değişimi ile zaman değişimini ayrı ayrı kontrol edin.
- Soruları ve istekleri üç gruba ayırın. Bir kâğıda bildirim, evet-hayır sorusu ve talimat için üç sütun açın. Günlük hayattan altı kısa söz yazıp uygun gruba yerleştirin; sonra que, si veya de + mastar ile aktarın. Bilgi sorularına ayrıca où, quand, ce que, ce qui ekleyin.
- Küçük bir zaman çizgisi çizin. “Söz ne zaman söylendi, olay ne zaman oldu, ben ne zaman anlatıyorum?” sorularını işaretleyin. Özellikle demain → le lendemain ve viendra → viendrait değişimlerini bu çizgide açıklayabiliyorsanız kuralı yalnızca ezberlemiyor, kullanıyorsunuz demektir.
İlgili konular
- Ön bilgi: Geçmişte durum ve süreklilik: imparfait — Geçmişte aktarılan sözlerde était, faisait, voulait gibi biçimleri anlamanın temelidir.