B1

Fransızcada subjonctif présent

Subjonctif Présent

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Subjonctif présent, bir eylemi doğrudan haber vermek yerine istek, gereklilik, duygu veya kuşku çerçevesinde sunan fiil biçimidir: Il faut que tu viennes. — “Gelmen gerekiyor.” Düzenli çekimde şimdiki zamanın ils/elles biçiminden -ent çıkarılır; -e, -es, -e, -ions, -iez, -ent eklenir, ancak bazı fiillerde nous/vous için ayrı bir gövde kullanılır. Her que sözcüğü bu çekimi gerektirmez; seçimi çoğunlukla önündeki ifade belirler.

Genel bakış

Fransızcada kip, konuşanın bir eylemi nasıl sunduğunu gösteren dilbilgisel seçimdir. Indicatif, yani bildirme kipi, bir durumu haber verirken kullanılan olağan çekim grubudur. Subjonctif ise Türkçede tek bir ekle karşılanmaz. Bağlama göre “gelmen”, “gelsin”, “gelse de”, “gelmeden önce” gibi farklı yapılarla anlatılır. Bu nedenle subjonctif için yalnızca “dilek kipi” demek, kullanım alanını olduğundan dar gösterir.

B1 düzeyinde bu konuyu öğrenirken iki işi birlikte yapmak gerekir: doğru fiil biçimini kurmak ve hangi ifadelerin bu biçimi istediğini tanımak. Tu viens. — “Geliyorsun.” ile Je veux que tu viennes. — “Gelmeni istiyorum.” arasındaki fark yalnızca bir çekim farkı değildir. İkinci cümlede geliş olayı, başka birinin isteğine bağlı olarak sunulmuştur.

Türkçede “Gelmeni istiyorum” derken ayrı bir “sen” sözcüğü kullanmadan kişiyi eklerle belirtiriz. Fransızcada ise özne (eylemi yapan ya da durumu yaşayan kişi veya şey) genellikle açıkça yer alır: je ve tu. Ayrıca yan cümle (ana düşünceye bağlanan küçük cümle) çoğu zaman que ile başlar. Öğrenirken Türkçe sözcük sırasını kopyalamak yerine, bütün yapıyı birlikte düşünmek daha yararlıdır.

Nasıl kurulur ve nasıl seçilir?

1. Önce cümledeki ilişkiyi belirleyin

En sık karşılaşılan yapı şudur:

İstek, duygu, kuşku veya gereklilik bildiren ana cümle + que + özne + subjonctif

Je souhaite que vous restiez. — “Kalmanızı diliyorum.” Burada je souhaite isteği bildirir; vous restiez ise istenen durumu anlatır. Que sözcüğünü her zaman Türkçeye “ki” diye çevirmeye çalışmayın: “Kalmanızı diliyorum” doğal karşılıktır.

Que, ünlüyle veya okunmayan h ile başlayan bir sözcükten önce qu’ olur: Je veux qu’elle reste. — “Onun kalmasını istiyorum.” Bu kısalma kip seçimini değiştirmez.

Aşağıdaki ifadeler güvenilir başlangıç noktalarıdır:

Fransızca yapı Türkçe anlamı Kullanım nedeni
vouloir que birinin bir şey yapmasını istemek İstek
souhaiter que bir şeyin olmasını dilemek Dilek
il faut que bir şeyin yapılması gerekmek Gereklilik
il est important que bir şeyin olması önemli olmak Değerlendirme
être content que bir durumdan memnun olmak Duygu
avoir peur que bir şeyin olmasından korkmak Kaygı
douter que bir şeyden kuşku duymak Kuşku
il est possible que bir şeyin olması mümkün olmak Olasılık
pour que bir şey olsun diye Amaç
bien que bir durum söz konusu olsa da Karşıtlığa rağmen gerçekleşme

Bu ifadelerden sonra gelen yan cümlede subjonctif kullanılır. Fakat yalnızca “olasılıkla ilgili bir anlam var” diye karar vermeyin: Il est probable qu’il viendra. — “Muhtemelen gelecek.” cümlesinde olağan seçim indicatif içindeki gelecek zamandır. İfadenin kendisini öğrenmek, tek bir Türkçe anlam etiketine güvenmekten daha sağlamdır.

2. Düzenli gövdeyi bulun

Gövde, fiilin kişi eklerinden önce kalan bölümüdür. Önce indicatif şimdiki zamanda ils/elles biçimini bulun, sonra -ent sonunu çıkarın:

  • parler (konuşmak): ils parlent → parl-
  • finir (bitirmek): ils finissent → finiss-
  • attendre (beklemek): ils attendent → attend-

Ardından aşağıdaki kişi eklerini ekleyin. Tablodaki je, tu, il/elle/on, nous, vous, ils/elles sırasıyla “ben, sen, o/biri/biz, biz, siz, onlar” karşılıklarıdır. On günlük konuşmada çoğu zaman “biz” anlamına gelir, fakat fiili tekil çekilir. Vous hem çoğul “siz” hem de tek kişiye saygılı hitap için kullanılır.

Kişi Ek parler finir attendre
Ben -e que je parle que je finisse que j’attende
Sen -es que tu parles que tu finisses que tu attendes
O / belirsiz kişi -e qu’il parle qu’il finisse qu’il attende
Biz -ions que nous parlions que nous finissions que nous attendions
Siz -iez que vous parliez que vous finissiez que vous attendiez
Onlar -ent qu’ils parlent qu’ils finissent qu’ils attendent

Il faut que nous finissions aujourd’hui. — “Bugün bitirmemiz gerekiyor.” Burada finir fiilinin gövdesi finiss- olduğu için finions değil, finissions kullanılır.

3. İki gövdeli fiillere dikkat edin

Bazı fiillerde je, tu, il/elle/on, ils/elles için ils gövdesi; nous ve vous içinse indicatif şimdiki zamanın nous biçiminden -ons çıkarılarak bulunan gövde kullanılır.

Örneğin venir (gelmek): ils viennent → vienn-, fakat nous venons → ven-. Benzer biçimde prendre (almak): ils prennent → prenn-, nous prenons → pren-.

Kişi venir prendre boire
Ben que je vienne que je prenne que je boive
Sen que tu viennes que tu prennes que tu boives
O qu’il vienne qu’il prenne qu’il boive
Biz que nous venions que nous prenions que nous buvions
Siz que vous veniez que vous preniez que vous buviez
Onlar qu’ils viennent qu’ils prennent qu’ils boivent

Boire “içmek” demektir. Je préfère que nous buvions de l’eau. — “Su içmemizi tercih ederim.” örneğinde buv- gövdesini görürsünüz. Bu ayrım, bütün kişileri ils biçiminden türetme alışkanlığını önler.

4. Sık kullanılan düzensiz fiilleri ayrı öğrenin

Düzensiz fiil, genel çekim kuralına bütünüyle uymayan fiildir. Özellikle être (olmak), avoir (sahip olmak), aller (gitmek), faire (yapmak), pouvoir (yapabilmek) ve savoir (bilmek) günlük dilde çok sık geçer.

Kişi être avoir aller faire pouvoir savoir
Ben que je sois que j’aie que j’aille que je fasse que je puisse que je sache
Sen que tu sois que tu aies que tu ailles que tu fasses que tu puisses que tu saches
O qu’il soit qu’il ait qu’il aille qu’il fasse qu’il puisse qu’il sache
Biz que nous soyons que nous ayons que nous allions que nous fassions que nous puissions que nous sachions
Siz que vous soyez que vous ayez que vous alliez que vous fassiez que vous puissiez que vous sachiez
Onlar qu’ils soient qu’ils aient qu’ils aillent qu’ils fassent qu’ils puissent qu’ils sachent

Vouloir (istemek) de ayrıca öğrenilmelidir: que je veuille, que tu veuilles, qu’il veuille, que nous voulions, que vous vouliez, qu’ils veuillent. Valoir (değmek) fiilinde vaille ve valions/valiez gövdeleri görülür. Tek kişili kullanımlarda falloir için qu’il faille, pleuvoir (yağmur yağmak) için qu’il pleuve biçimlerini tanımak yeterlidir.

Il faut que tu sois prêt. — “Hazır olman gerekiyor.” ve Je voudrais qu’elle puisse venir. — “Onun gelebilmesini isterdim.” gibi kısa cümleler, düzensiz biçimleri tek başına ezberlemekten daha kalıcıdır.

5. Aynı özne varsa çoğu zaman mastar kullanın

Mastar, fiilin kişiye göre çekilmemiş sözlük biçimidir: venir, partir, travailler. İsteyen kişiyle işi yapacak kişi aynıysa, vouloir ve souhaiter gibi fiillerden sonra genellikle mastar gelir:

  • Je veux partir. — “Gitmek istiyorum.”
  • Je veux que tu partes. — “Senin gitmeni istiyorum.”
  • Je suis contente de partir. — “Gittiğim için memnunum.”
  • Je suis contente que tu partes avec nous. — “Bizimle gelmene memnunum.”

Bu karşılaştırma kullanışlıdır, ama “subjonctif için mutlaka iki farklı kişi gerekir” diye mutlak bir kurala dönüştürülmemelidir. Il faut que je parte. — “Gitmem gerekiyor.” cümlesindeki il, belirli bir kişiyi göstermez; gereklilik bildiren kalıbın parçasıdır.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde yalnızca çekime değil, onu gerektiren ifadeye de bakın. Son sütun, seçimin nedenini hatırlatır.

Fransızca Türkçe Açıklama
Il faut que tu viennes. Gelmen gerekiyor. Gereklilik; düzensiz gövde
Je veux que tu sois heureux. Mutlu olmanı istiyorum. İstek; olmak fiili
Je suis content qu’il aille mieux. Daha iyi olmasına sevindim. Gerçek bir duruma yönelik duygu
Bien qu’il fasse froid, nous sortons. Hava soğuk olsa da dışarı çıkıyoruz. Soğuğa rağmen yapılan eylem
Il est important que vous ayez votre passeport. Pasaportunuzun yanınızda olması önemli. Değerlendirme; sahip olmak fiili
Je doute qu’elle sache où nous habitons. Nerede oturduğumuzu bildiğinden kuşkuluyum. Kuşku
Il est possible que le train soit en retard. Tren gecikmiş olabilir. Olasılık
Nous attendons ici pour que tu puisses nous trouver. Bizi bulabilmen için burada bekliyoruz. Amaç
Appelle-moi avant que tu partes. Gitmeden önce beni ara. Zaman bildiren bağlayıcı ifade
Je préfère que nous prenions le métro. Metroya binmemizi tercih ederim. Tercih; biz kişisindeki gövde
Je ne pense pas qu’il vienne ce soir. Bu akşam geleceğini sanmıyorum. Olumsuz düşünce; beklenen subjonctif kullanımı
Nous resterons ici jusqu’à ce que la pluie s’arrête. Yağmur dinene kadar burada kalacağız. Beklenen bitiş noktası

Üçüncü ve dördüncü örneklerde durumların gerçek olması mümkündür; hatta konuşan bunları gerçek kabul eder. Demek ki subjonctif yalnızca “gerçek olmayan olaylar” için kullanılmaz. Memnuniyet bildiren ifade veya belirli bir bağlayıcı yapı da seçimi belirleyebilir.

Sık yapılan hatalar

1. Gereklilikten sonra olağan şimdiki zamanı bırakmak

  • Yanlış: Il faut que tu viens.
  • Doğru: Il faut que tu viennes. — “Gelmen gerekiyor.”
  • Neden? Il faut que subjonctif ister. Viens, indicatif şimdiki zaman biçimidir; burada viennes gerekir.

2. Her que sözcüğünden sonra subjonctif kullanmak

  • Yanlış: Je sais qu’il soit à la maison.
  • Doğru: Je sais qu’il est à la maison. — “Evde olduğunu biliyorum.”
  • Neden? Olumlu savoir que bir bilgiyi bildirir ve indicatif alır. Que tek başına subjonctif işareti değildir.

3. Nous ve vous için yanlış gövde seçmek

  • Yanlış: Il faut que nous viennions demain.
  • Doğru: Il faut que nous venions demain. — “Yarın gelmemiz gerekiyor.”
  • Neden? Venir iki gövdelidir: tekil kişilerde ve üçüncü çoğulda vienn-, nous/vous için ven- kullanılır.

4. Türkçedeki kişi eklerine güvenip özneyi atlamak

  • Yanlış: Je veux que viennes avec moi.
  • Doğru: Je veux que tu viennes avec moi. — “Benimle gelmeni istiyorum.”
  • Neden? Fransızcada bu yan cümlenin öznesi açıkça belirtilir. Türkçedeki “gelmeni” biçiminin taşıdığı kişi bilgisi Fransızcada aynı şekilde tek sözcüğe sığmaz.

5. Gelecek anlamı için subjonctif yerine gelecek zaman koymak

  • Yanlış: Je souhaite que tu réussiras demain.
  • Doğru: Je souhaite que tu réussisses demain. — “Yarın başarılı olmanı diliyorum.”
  • Neden? Souhaiter que subjonctif gerektirir. Olayın yarın gerçekleşecek olması bunu değiştirmez; demain zaman bilgisini verir.

6. Espérer fiilini vouloir ile aynı sanmak

  • Yanlış: J’espère qu’il soit là demain.
  • Doğru: J’espère qu’il sera là demain. — “Umarım yarın orada olur.”
  • Neden? Olumlu, olağan kullanımda espérer que indicatif alır. Türkçede “ummak” ile “dilemek” yakın görünse de Fransızcadaki kip seçimleri aynı değildir.

Kullanım notları

Günlük dilin olağan bir parçasıdır

Subjonctif présent yalnızca resmî yazılarda kullanılan bir biçim değildir. Il faut que j’y aille. — “Gitmem gerek.” veya Je suis contente que tu sois là. — “Burada olmana sevindim.” gibi ifadeler konuşmada çok doğaldır. Çekimden kaçınmak için her cümleyi yeniden kurmaya çalışmak yerine sık kullanılan birkaç kalıbı akıcı söylemeyi hedefleyin.

Konuşma dilinde olumsuzluğun ne parçası sıkça düşebilir: Je pense pas qu’il vienne. — “Geleceğini sanmıyorum.” Anlam ve subjonctif seçimi korunur. Özenli yazıda Je ne pense pas qu’il vienne biçimini kullanın.

Bazı biçimler aynı duyulur, hatta aynı yazılır

Je parle hem indicatif şimdiki zaman hem de subjonctif présent biçimi olabilir. Je parle français. — “Fransızca konuşuyorum.” ile Il faut que je parle français. — “Fransızca konuşmam gerekiyor.” cümlelerinde biçim aynıdır, işlev farklıdır. Buna karşılık nous parlons / que nous parlions ayrımı görünür ve duyulur.

-e, -es, -ent sonları çoğu fiilde ayrı ayrı duyulmaz. Yalnızca son eki dinleyerek kipi anlamaya çalışmayın; önündeki ifadeyi de yakalayın. Yazıda ise sessiz kalan ekler yine doğru yazılmalıdır.

Présent her zaman “şu anda” demek değildir

Je veux qu’il vienne demain. — “Yarın gelmesini istiyorum.” cümlesinde subjonctif présent geleceğe yönelir. Bu kipte günlük kullanım için ayrı bir gelecek zaman çekimi yoktur. Eylemin zamanı çoğu kez ana cümleden, bağlamdan ve demain gibi zaman sözlerinden anlaşılır.

Temelin ötesi: anlam ve zaman ayrıntıları

Bu bölümdeki ayrımlar, temel çekim tablosunu öğrendikten sonra yararlıdır. Önce her örnekte konuşanın olayı nasıl sunduğuna bakın; ardından fiil biçimini inceleyin.

Aynı fiil, farklı bakış açısı

Olumlu penser que ve croire que çoğu zaman indicatif alır. Olumsuz veya soru biçimlerinde ise subjonctif yaygındır, fakat seçim konuşanın tutumuna göre değişebilir.

Fransızca Türkçe Anlam farkı
Je pense qu’il vient. Geldiğini düşünüyorum. Konuşan düşüncesini olumlu bir bilgi olarak sunuyor.
Je ne pense pas qu’il vienne. Geleceğini sanmıyorum. İnanç zayıflıyor; subjonctif olağan seçim.
Penses-tu qu’il puisse nous aider ? Sence bize yardım edebilir mi? Olanak gerçekten sorgulanıyor.
Tu penses qu’il peut nous aider ? Bize yardım edebileceğini mi düşünüyorsun? Konuşmada karşıdakinin düşüncesini sorma biçimi.

Bu nedenle “soru varsa subjonctif gelir” kuralı da doğru değildir. Olumsuzluk ve soru, otomatik düğmeler değil, konuşanın yaklaşımını değiştirebilen yapılardır.

Bağlayıcı ifadeleri birbirinden ayırın

Bağlaç, cümleleri veya cümle parçalarını birbirine bağlayan sözcük ya da sözcük grubudur. Pour que (olsun diye), avant que (olmadan önce), bien que (olsa da), sans que (olmadan), à condition que (şartıyla) ve jusqu’à ce que (olana kadar) subjonctif ile kullanılır.

Önemli karşıtlık avant que / après que ayrımıdır:

  • Rentre avant qu’il fasse nuit. — “Hava kararmadan dön.”
  • Nous partirons après qu’il aura terminé. — “O bitirdikten sonra gideceğiz.”

Özenli standart dilde après que indicatif alır. Günlük dilde ardından subjonctif de duyulabilir, ancak bunu bütün zaman bağlaçlarına uygulanacak bir kural gibi öğrenmeyin. Avant que ise eylemi henüz gerçekleşmemiş bir sınır olarak sunar ve subjonctif ister.

Gerçek olduğu bilinen olay da subjonctif alabilir

Je regrette qu’elle soit absente. — “Onun burada olmamasına üzülüyorum.” cümlesinde kişinin yokluğu bilinen bir gerçek olabilir. Subjonctif, yokluğu inkâr etmez; cümle onu bir üzüntünün konusu olarak sunar. Türkçede “olmasına sevindim” ile “olduğunu biliyorum” arasındaki yapı farkını düşünmek bu ayrımı anlamayı kolaylaştırır.

Bununla bağlantılı olarak bien que bir durumu kabul edip ona rağmen başka bir şey söyler: Bien qu’il soit fatigué, il continue. — “Yorgun olmasına rağmen devam ediyor.” Buradaki yorgunluk hayalî olmak zorunda değildir.

Aranan kişi belirli mi, yalnızca bir beklenti mi?

Subjonctif, bir kişiyi veya şeyi açıklayan yan cümlede de görülebilir. Bu, temel istek kalıplarından sonraki önemli bir adımdır:

  • Je cherche un collègue qui parle turc. — “Türkçe konuşan bir iş arkadaşımı arıyorum.” Bağlamda böyle bir kişinin var olduğu kabul ediliyor.
  • Je cherche quelqu’un qui puisse traduire ce document. — “Bu belgeyi çevirebilecek birini arıyorum.” İstenen nitelik belirtiliyor; uygun kişinin bulunacağı kesin değil.

Seçimi yalnızca belirsiz bir sözcüğün varlığı belirlemez. Konuşanın gerçek bir kişiden mi yoksa aradığı özellikten mi söz ettiği önemlidir.

Geçmişteki ana cümleden sonra kullanım

Günümüz Fransızcasında ana cümle geçmiş zamanda olsa da subjonctif présent kullanılabilir: Je voulais que tu viennes. — “Gelmeni istiyordum.” Buradaki viennes geçmişe göre beklenen gelişi anlatır. Türkçeye mutlaka şimdiki zamanla çevrilmez.

Tamamlanmış, daha önce gerçekleşmiş bir eylem için ise subjonctif passé gerekir: Je suis content que tu aies réussi. — “Başarmış olmana sevindim.” Bu birleşik biçim, avoir veya être fiilinin subjonctif çekimiyle ve fiilin geçmiş zaman ortaç biçimiyle kurulur. Ortaç, fiilden türeyen ve burada tamamlanmış eylemi kurmaya yarayan biçimdir; örnekte bu biçim réussi sözcüğüdür.

Edebî metinlerde Je voulais qu’il vînt. — “Gelmesini istiyordum.” gibi subjonctif imparfait biçimleriyle karşılaşabilirsiniz. Günlük dilde bunun yerine Je voulais qu’il vienne kullanılır. Présent çekimini öğrenirken edebî biçimleri üretmeniz gerekmez; varlıklarını tanımanız yeterlidir.

Olumsuzluk bildirmeyen ne

Özenli yazıda avant que veya korku bildiren bazı ifadelerden sonra tek başına ne görülebilir: J’ai peur qu’il ne soit trop tard. — “Çok geç olmasından korkuyorum.” Buradaki ne, cümleyi olumsuz yapmaz; Türkçede ayrıca çevrilmez. Bu kullanıma ne explétif denir.

Bunu ne… pas olumsuzluğuyla karıştırmayın: J’ai peur qu’il ne vienne pas. — “Gelmemesinden korkuyorum.” İkinci örnekte pas bulunduğu için yan cümle gerçekten olumsuzdur.

Çalışma önerileri

  1. İfade ile çekimi birlikte çalışın. Beş başlangıç seçin: il faut que, je veux que, je suis content que, je doute que, pour que. Her biriyle günlük hayatınıza uygun bir cümle yazın. Örneğin Il faut que je fasse les courses. — “Alışveriş yapmam gerekiyor.” Ardından aynı cümlede kişiyi nous yaparak gövdenin değişip değişmediğini kontrol edin.
  2. Üçlü karşılaştırmalar kurun. Je pars. — “Gidiyorum.”, Je veux partir. — “Gitmek istiyorum.”, Je veux que tu partes. — “Senin gitmeni istiyorum.” gibi gruplar hazırlayın. Her grupta özneyi, kip seçimini gerektiren ifadeyi ve çekimli fiili işaretleyin. Böylece yalnızca ek değil, cümle kurma alışkanlığı da gelişir.
  3. Benzer görünen seçimleri gerekçelendirin. Je sais que…, Je souhaite que…, J’espère que… başlangıçlarını karıştırarak kısa bir alıştırma hazırlayın. Boşluğu doldurmadan önce “bilgi mi, dilek mi, öğrenilmiş özel bir kalıp mı?” diye sorun. Son olarak cevabı sesli okuyun; özellikle sois, aie, aille, fasse, puisse, sache biçimlerini kısa cümleler içinde tekrar edin.

İlgili konular

Ön koşul

Fransızcada Düzenli -ER FiilleriA1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer B1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır