B1

Fransızcada plus-que-parfait: Geçmişten önceki geçmiş

Plus-que-parfait

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Plus-que-parfait, geçmişteki bir noktadan daha önce gerçekleşmiş bir işi veya oluşmuş bir durumu anlatır: Quand je suis arrivé, elle était déjà partie. — “Ben vardığımda o çoktan gitmişti.” Yapısı, avoir veya être fiilinin imparfait çekimi + participe passé biçimindedir; participe passé, mangé veya parti gibi birleşik zamanlarda kullanılan fiil biçimidir. Türkçedeki “yemiştim, gitmişti, bitirmiştik” yapıları çoğu zaman iyi bir karşılık verir.

Genel bakış

Bir anınızı anlatırken olaylar her zaman oluş sırasına göre akmaz. “Eve geldim. Anahtarımı işte unutmuştum.” dediğinizde önce eve gelişinizi, ardından ondan önceki unutma olayını aktarırsınız. Fransızcada bu geriye dönüşü plus-que-parfait ile belirginleştirirsiniz. B1 düzeyinde öğrenilen temel fikir, “geçmişte oldu” demek değil, “geçmişteki o noktadan da önce olmuştu” demektir.

Bu zamanı anlamak için passé composé adı verilen birleşik geçmiş zamanı bilmek büyük kolaylık sağlar. J’ai mangé “Yemek yedim” iken j’avais mangé bağlama göre “Yemek yemiştim” olur. Ana fiilin biçimi değişmez; zaman ilişkisini kurmak için yardımcı fiili değiştirirsiniz. Yardımcı fiil, burada asıl anlamı taşımaktan çok zaman yapısını oluşturan avoir veya être fiilidir.

Türkçe konuşanlar için “-mişti” bağlantısı yararlıdır; ancak Fransızcadaki yapıyı duyuma dayalı bilgiyle karıştırmamak gerekir. J’avais fermé la porte — “Kapıyı kapatmıştım” diyen kişi bunu bizzat hatırlıyor olabilir. Plus-que-parfait, olayın başkasından duyulduğunu değil, başka bir geçmiş noktadan önce olduğunu gösterir.

Nasıl kurulur ve nasıl işler?

1. İki geçmiş noktayı belirleyin

Önce anlatının dayandığı geçmiş noktayı bulun. Sonra ondan önce gerçekleşen işi belirleyin:

  • Daha önce: J’avais préparé le dîner. — “Akşam yemeğini hazırlamıştım.”
  • Daha sonra: Mes amis sont arrivés. — “Arkadaşlarım geldi.”
  • Birlikte: Quand mes amis sont arrivés, j’avais déjà préparé le dîner. — “Arkadaşlarım geldiğinde akşam yemeğini çoktan hazırlamıştım.”

Cümledeki sıra, olayların sırası olmak zorunda değildir. J’avais déjà préparé le dîner quand mes amis sont arrivés cümlesi de aynı ilişkiyi anlatır: “Arkadaşlarım geldiğinde akşam yemeğini çoktan hazırlamıştım.” Plus-que-parfait ile anlatılan hazırlık, her iki cümlede de daha öncedir.

Geçmişteki dayanak noktası mutlaka aynı cümlede bulunmaz. Birisi “Dün neden gelmedin?” diye sorduğunda J’avais oublié notre rendez-vous — “Buluşmamızı unutmuştum” cevabı yeterlidir. Hangi geçmiş ana göre konuşulduğu sorudan anlaşılır.

2. Yardımcı fiili imparfait biçimine getirin

Imparfait, geçmişteki durumları, sürmekte olan işleri veya alışkanlıkları anlatmakta kullanılan zamandır. Burada avoir ve être fiillerinin bu zamandaki biçimleri, plus-que-parfait yapısının ilk parçasını oluşturur.

Aşağıdaki tabloda manger “yemek yemek”, partir ise “ayrılmak, gitmek” anlamındadır. Özne, işi yapanı veya durumu yaşayanı gösteren sözcüktür; tabloda je, tu, il gibi kişi sözcükleri özne görevindedir.

Kişi Avoir ile Être ile Türkçe karşılık
Ben j’avais mangé j’étais parti / partie Yemek yemiştim / gitmiştim.
Sen tu avais mangé tu étais parti / partie Yemek yemiştin / gitmiştin.
O il avait mangé / elle avait mangé il était parti / elle était partie Yemek yemişti / gitmişti.
Biz nous avions mangé nous étions partis / parties Yemek yemiştik / gitmiştik.
Siz vous aviez mangé vous étiez parti / partie / partis / parties Yemek yemiştiniz / gitmiştiniz.
Onlar ils avaient mangé / elles avaient mangé ils étaient partis / elles étaient parties Yemek yemişlerdi / gitmişlerdi.

Vous, hem bir kişiye saygılı hitapta hem de birden fazla kişiye seslenirken kullanılır. Bu yüzden parti biçiminin sonu, hitap edilen kişi veya kişilere göre değişebilir. Nous için de yalnız kadınlardan oluşan grupta parties, erkeklerden oluşan veya karma grupta partis yazılır.

Çekimi ezberlerken iki diziyi ayrı çalışmak işe yarar: avais, avais, avait, avions, aviez, avaient ve étais, étais, était, étions, étiez, étaient. Özellikle nous avions ile vous aviez biçimlerini karıştırmamaya dikkat edin.

3. Avoir mı, être mi?

Passé composé için hangi yardımcı fiili seçiyorsanız plus-que-parfait için de onu seçersiniz. Fiillerin çoğu avoir alır:

  • Elle avait travaillé toute la journée. — “Bütün gün çalışmıştı.”
  • Nous avions compris la question. — “Soruyu anlamıştık.”

Partir “ayrılmak”, arriver “varmak”, venir “gelmek” gibi bazı fiiller être ile kurulur:

  • Il était arrivé avant nous. — “Bizden önce varmıştı.”
  • Elles étaient venues ensemble. — “Birlikte gelmişlerdi.”

“Hareket bildiren her fiil être alır” diye düşünmeyin. Örneğin courir “koşmak” fiiliyle Il avait couru — “Koşmuştu” denir. Yardımcı fiil seçimini, fiilin passé composé biçimiyle birlikte öğrenmek daha güvenlidir.

Se lever “kalkmak” gibi, kişinin kendisiyle ilişkili bir işi anlatan zamirli fiiller de être alır. Bu fiillerde me, te, se, nous, vous, se sözcükleri fiille birlikte kullanılır:

  • Je m’étais levé tôt. — “Erken kalkmıştım.” Erkek bir konuşmacı için.
  • Elle s’était couchée avant minuit. — “Gece yarısından önce yatmıştı.”

4. Participe passé biçimini seçin

Bu biçim, fiilin mastarından farklıdır. Mastar, sözlükte gördüğünüz, kişiye göre çekilmemiş fiil biçimidir; Türkçedeki “gitmek” gibi. Düzenli -er fiillerinde son kısım -é olur; fakat bütün fiiller aynı kalıbı izlemez.

Mastar Participe passé Anlamı
manger mangé Yemek yemek
finir fini Bitirmek
attendre attendu Beklemek
faire fait Yapmak
prendre pris Almak
voir vu Görmek
dire dit Söylemek
avoir eu Sahip olmak
être été Olmak
venir venu Gelmek

Être fiilinin kendisi, bu birleşik zamanda avoir ile kullanılır: Elle avait été malade — “Hasta olmuştu.” Buradaki été biçimine, özne kadın olduğu için ayrıca -e eklenmez.

5. Yazıda uyuma dikkat edin

Uyum, bir sözcüğün biçiminin bağlantılı olduğu kişi veya şeye göre değişmesidir. Être ile kullanılan zamirsiz fiillerde participe passé, öznenin dilbilgisel cinsiyetine ve tekil ya da çoğul oluşuna uyar. Fransızcada dilbilgisel cinsiyet, sözcüklerin eril veya dişil sınıfta olmasıdır; insanlar söz konusu olduğunda bu ayrım çoğu kez kişinin cinsiyetiyle örtüşür.

  • Paul était parti. — “Paul gitmişti.”
  • Léa était partie. — “Léa gitmişti.”
  • Paul et Marc étaient partis. — “Paul ve Marc gitmişlerdi.”
  • Léa et Inès étaient parties. — “Léa ve Inès gitmişlerdi.”

Avoir ile ise özneye bakarak ek getirilmez: Léa avait mangé — “Léa yemek yemişti.” Bunun önemli bir istisnası, doğrudan nesnenin fiilden önce gelmesidir. Doğrudan nesne, yapılan işin doğrudan etkilediği kişi veya şeydir; çoğu zaman “kimi, neyi?” sorusuyla bulunur:

  • J’avais acheté les fleurs. — “Çiçekleri satın almıştım.” Nesne fiilden sonra: acheté.
  • Les fleurs que j’avais achetées étaient magnifiques. — “Satın aldığım çiçekler harikaydı.” Çiçekler önce anıldığı için: achetées.

Zamirli fiillerde uyum her zaman yalnız özneye bakılarak yapılmaz. Bu ayrıntı aşağıdaki ileri kullanım bölümünde açıklanıyor.

6. Olumsuzluk, soru ve kısa sözcüklerin yeri

Olumsuzlukta ne … pas yardımcı fiili çevreler; participe passé dışarıda kalır:

  • Je n’avais pas compris. — “Anlamamıştım.”
  • Elle n’était pas venue. — “Gelmemişti.”
  • Nous n’avions jamais visité Lyon. — “Lyon’u hiç ziyaret etmemiştik.”

Déjà “zaten, çoktan” ve bien “iyi” gibi kısa sözcükler çoğunlukla yardımcı fiil ile participe passé arasına girer: J’avais déjà mangé — “Çoktan yemek yemiştim”; Tu avais bien compris — “İyi anlamıştın.”

Soru kurarken bütün zamanı yeniden oluşturmazsınız; mevcut yapıyı soru kalıbına yerleştirirsiniz:

  • Tu avais réservé ? — “Rezervasyon yapmış mıydın?” Günlük konuşmada ses tonuyla soru.
  • Est-ce que tu avais réservé ? — “Rezervasyon yapmış mıydın?” Yaygın ve açık soru yapısı.
  • Aviez-vous réservé ? — “Rezervasyon yapmış mıydınız?” Daha resmî soru biçimi.

Nesnenin yerini tutan le, la, les gibi zamirler yardımcı fiilden önce gelir: Je l’avais oublié — “Onu unutmuştum.” Burada unutulan şeyin ne olduğu önceki konuşmadan anlaşılır.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde plus-que-parfait bazen önceki bir işi, bazen geçmişteki bir durumun nedenini anlatır. Her cümlede “Hangi geçmiş noktadan önce?” sorusunu sorun.

Fransızca Türkçe Açıklama
J’avais déjà mangé. Çoktan yemek yemiştim. Dayanak noktası konuşmanın önceki kısmından anlaşılır.
Elle était partie quand j’ai appelé. Ben aradığımda o gitmişti. Gitmesi, aramamdan önce.
Nous avions fini avant lui. Biz ondan önce bitirmiştik. Bitirme sırasını belirtir.
Il avait dit qu’il viendrait. Geleceğini söylemişti. Söyleme geçmişte; gelme ise o söyleme anına göre gelecekte.
Quand nous sommes arrivés au cinéma, le film avait commencé. Sinemaya vardığımızda film başlamıştı. Film, varışımızdan önce başlamış.
Je ne trouvais plus mon passeport : je l’avais laissé au bureau. Pasaportumu bulamıyordum; onu ofiste bırakmıştım. Önceki olay, sonraki durumu açıklar.
Tu avais bien fermé la fenêtre avant de sortir ? Çıkmadan önce pencereyi iyice kapatmış mıydın? Geçmişteki bir hazırlık kontrol edilir.
Ils n’avaient jamais pris l’avion avant ce voyage. Bu yolculuktan önce hiç uçağa binmemişlerdi. Geçmişteki bir tarihe kadar olan deneyim.
Nous étions déjà sortis quand le livreur a sonné. Kurye zili çaldığında biz çoktan dışarı çıkmıştık. Zil çaldığında evde değildik.
Elle avait travaillé ici pendant cinq ans avant de déménager. Taşınmadan önce burada beş yıl çalışmıştı. Önceki işin uzun sürmüş olması bu zamanı engellemez.
Vous vous étiez rencontrés où avant cette soirée ? Bu geceden önce nerede tanışmıştınız? Önceden gerçekleşmiş bir karşılaşma sorulur.
À cette époque, j’avais déjà lu ce roman deux fois. O dönemde bu romanı zaten iki kez okumuştum. Daha önce tekrarlanmış işler de anlatılabilir.

Sık yapılan hatalar

1. Daha önceki olayı yanlış zamanla anlatmak

  • Amaçlanan anlam: “Geldiğimde o çoktan gitmişti.”
  • Bu anlam için yanlış: Quand je suis arrivé, elle partait.
  • Doğru: Quand je suis arrivé, elle était déjà partie.

Elle partait kendi başına yanlış değildir; “Ben geldiğimde ayrılıyordu” demektir. Ayrılma o anda sürmektedir. “Ben gelmeden önce gitmişti” demek için plus-que-parfait gerekir. Sorun yalnız çekim değil, olayların ilişkisidir.

2. Yardımcı fiili şimdiki zamanda bırakmak

  • Amaçlanan anlam: “Yemek yemiştim.”
  • Bu anlam için yanlış: J’ai mangé.
  • Doğru: J’avais mangé.

J’ai mangé, passé composé biçimidir ve çoğunlukla “Yemek yedim” anlamına gelir. Plus-que-parfait için avoir fiilini avais biçimine getirmek gerekir. J’avais manger de yanlıştır: ikinci parça mastar değil, mangé olmalıdır.

3. Yardımcı fiili veya uyumu karıştırmak

  • Yanlış: Elle avait partie. / Elle était parti.
  • Doğru: Elle était partie. — “O gitmişti.”

Partir, burada être ile kullanılır ve elle için partie yazılır. Buna karşılık Elle avait mangée yanlıştır; olağan cümle Elle avait mangé — “O yemek yemişti” biçimindedir. Avoir ile öznenin kadın olması tek başına uyum nedeni değildir.

4. Olumsuzluğu yanlış yere koymak

  • Yanlış: Je n’avais compris pas.
  • Doğru: Je n’avais pas compris. — “Anlamamıştım.”

Ne ve pas, yardımcı fiili iki taraftan çevreler. Bütün fiil grubunu çevrelemez. Günlük konuşmada ne düşse bile pas yine yardımcı fiilden sonra gelir.

5. Geçmiş koşulunda yanlış biçimi kullanmak

  • Yanlış: Si j’aurais su, je serais venu.
  • Doğru: Si j’avais su, je serais venu. — “Bilseydim gelirdim.”

Gerçekleşmemiş geçmiş koşulunda si bölümünde plus-que-parfait kullanılır. Sonuç bölümünün farklı bir yapısı vardır. Bu kullanımın ayrıntıları aşağıdadır; temel zaman ilişkisini oturttuktan sonra çalışabilirsiniz.

Kullanım notları

Passé composé ve imparfait ile farkı

Bu üç yapı çoğu anlatıda birlikte bulunur. Passé composé, anlatıyı ilerleten tamamlanmış olayı; imparfait, o andaki arka planı; plus-que-parfait ise o noktadan önce olanı gösterebilir:

  • Je suis rentré à vingt heures. — “Saat sekizde eve döndüm.” Anlatıdaki olay.
  • Il pleuvait. — “Yağmur yağıyordu.” O andaki arka plan.
  • J’avais oublié mon parapluie. — “Şemsiyemi unutmuştum.” Daha önceki olay.

Bu bir mekanik dağıtım kuralı değildir; konuşmacının neyi nasıl sunduğu önemlidir. Ancak ilk seçim için şu soru çok işe yarar: “O anda ne oluyordu, sonra ne oldu, daha önce ne olmuştu?”

Uzak geçmiş demek değildir

Plus-que-parfait mutlaka çok eski olayları anlatmaz. İki olay arasında birkaç dakika da olabilir: À midi, j’avais déjà envoyé le message — “Öğlen olduğunda mesajı çoktan göndermiştim.” Zamanı belirleyen, bugüne uzaklık değil, geçmişteki dayanak noktasına göre önceliktir.

Ayrıca “tamamlanmış iş” ifadesini gereğinden dar anlamayın. Bu zaman, önceki deneyimleri ve geçmiş durumları da anlatır: Nous avions toujours vécu ici avant notre départ — “Ayrılmadan önce hep burada yaşamıştık.”

Zaman sözcükleri tek başına karar verdirmez

Déjà “çoktan”, avant “önce” ve jamais “hiç” sık görülür; fakat bunlar plus-que-parfait zorunluluğu getirmez. J’ai déjà mangé — “Zaten yemek yedim” şimdiki durumla ilişkili olabilir. J’avais déjà mangé — “Zaten yemek yemiştim” ise geçmişteki bir noktaya bakar.

Hem konuşmada hem yazıda kullanılır

Plus-que-parfait yalnız edebî bir zaman değildir. Günlük konuşmalarda açıklama yaparken, mazeret bildirirken veya hatıra anlatırken çok doğaldır. Konuşmada J’avais pas compris — “Anlamamıştım” gibi ne düşmüş biçimler duyulabilir. Özenli yazıda Je n’avais pas compris kullanın. Yazıda görülen parti/partie gibi bazı uyum farkları konuşmada duyulmadığından, dinleyerek öğrenmenin yanında kısa yazma çalışmaları da gerekir.

Temelin ötesinde: İleri kullanımlar

Gerçekleşmemiş geçmiş koşulu ve pişmanlık

Si “eğer” ile başlayan bölümde plus-que-parfait, geçmişte gerçekleşmemiş bir koşul kurabilir. Sonuç bölümünde conditionnel passé kullanılır; bu, gerçekleşmemiş geçmiş sonucu anlatan yapıdır:

Si j’avais su, je serais venu. — “Bilseydim gelirdim.”

Burada j’avais su normal bir geçmiş olay iddiası değildir: kişi aslında bilmiyordu. Je serais venu ise gelmenin gerçekleşmediğini bu koşulla ilişkilendirir. Sonuç yapısı, avoir/être fiilinin aurais/serais gibi koşul biçimleriyle participe passé birleşiminden oluşur.

Si seulement j’avais vérifié l’adresse ! — “Keşke adresi kontrol etseydim!” cümlesinde sonuç açıkça söylenmez. Si seulement ile plus-que-parfait, geçmişe yönelik pişmanlığı tek başına dile getirir. Türkçedeki “keşke” burada “-mişti” çevirisinden daha doğal bir karşılıktır.

Başkasının sözünü geçmişten aktarmak

Dolaylı anlatım, birinin sözünü tırnak içinde aynen vermek yerine kendi cümlenize katmaktır. Aktarma fiili geçmişteyse, daha önceki bir olay çoğu zaman plus-que-parfait ile aktarılır:

  • Doğrudan söz: Elle a dit : « J’ai perdu mes clés. » — “Anahtarlarımı kaybettim, dedi.”
  • Dolaylı anlatım: Elle a dit qu’elle avait perdu ses clés. — “Anahtarlarını kaybettiğini söyledi.”

Kaybetme, söylemeden öncedir. Türkçede “kaybettiğini” dememiz, Fransızcada mutlaka passé composé kullanılacağı anlamına gelmez. Ayrıca kişi ve sahiplik sözcükleri de değişir: mes clés “anahtarlarım”, aktarımda ses clés “anahtarları” olur.

Konu örneklerinden Il avait dit qu’il viendrait — “Geleceğini söylemişti” cümlesinde ise iki ayrı ilişki vardır: söyleme anlatının geçmiş noktasından öncedir; gelme, o söyleme anına göre gelecektedir. Bu nedenle her fiili tek bir “geçmiş” kalıbına sokmamak gerekir.

Zamirli fiillerde ayrıntılı uyum

Zamirli fiiller être ile kurulur, fakat participe passé her zaman özneyle uyumlanmaz. Fiilden önceki zamirin neyi temsil ettiğine bakılır:

  • Elles s’étaient lavées. — “Yıkanmışlardı.” Yıkanan kişiler kendileri olduğu için lavées.
  • Elles s’étaient lavé les mains. — “Ellerini yıkamışlardı.” Yıkanan şey les mains, yani ellerdir; nesne sonra geldiği için lavé.
  • Ils s’étaient parlé. — “Birbirleriyle konuşmuşlardı.” Parler à quelqu’un, “biriyle konuşmak” yapısında se, dolaylı nesnedir; burada parlé değişmez.

Dolaylı nesne, fiile çoğunlukla à gibi bir bağlantıyla bağlanan kişi veya şeydir. Türkçedeki sorular her zaman Fransızcayla bire bir örtüşmediğinden, örneğin parler à quelqu’un yapısını bütün olarak öğrenmek gerekir. Bu uyum kuralları plus-que-parfait’e özgü değildir; passé composé ile aynı mantığı izler.

Nazik bir isteğe giriş yapmak

J’étais venu vous demander un conseil — “Size bir konuda danışmak için gelmiştim” gibi bir cümle, görüşmenin başında söylenebilir. Kişi gerçekten daha önce gelmiştir, ama bu zamanı seçmek isteği daha dolaylı ve yumuşak sunar. Türkçedeki “Bir şey soracaktım” kullanımını hatırlatır; yine de iki dilin biçimleri aynı değildir. Her nazik isteği otomatik olarak plus-que-parfait ile kurmayın; önce bu tür yerleşik bağlamları tanıyın.

Edebî metinlerde karşılaşılabilecek yakın yapı

Romanlarda Quand il eut terminé, il sortit — “Bitirince dışarı çıktı” gibi bir cümle görebilirsiniz. Buradaki eut terminé, passé antérieur adı verilen, daha çok edebî anlatıda kullanılan ayrı bir zamandır; plus-que-parfait değildir. Günlük anlatıda Quand il est sorti, il avait terminé son travail — “Dışarı çıktığında işini bitirmişti” gibi bir cümleyle önce-sonra ilişkisi kurulabilir. Bu örnekler aynı sahneyi farklı biçimde düzenler; edebî zamanı gördüğünüz her yerde plus-que-parfait ile mekanik olarak değiştirmek doğru olmaz.

Çalışma önerileri

  1. İki olaylı kısa anılar yazın. “Otobüse bindim; kartımı evde unutmuştum” gibi üç günlük durum seçin. Önce olayları oluş sırasına koyun, sonra Fransızcada sonraki olaydan başlayın. Örnek: Quand je suis monté dans le bus, j’ai compris que j’avais oublié ma carte. — “Otobüse bindiğimde kartımı unuttuğumu fark ettim.” Yazdıktan sonra daha önceki fiilin altını çizin.
  2. Aynı fiili iki zamanda karşılaştırın. J’ai fini “Bitirdim” ile j’avais fini “Bitirmiştim”; elle est partie “Gitti” ile elle était partie “Gitmişti” çiftlerini çalışın. Yalnız çekimi söylemeyin: her birine uygun kısa bir bağlam ekleyin. Böylece biçim ile anlamı birlikte öğrenirsiniz.
  3. Küçük bir kontrol listesi kullanın. Her cümlede yardımcı fiil doğru mu, imparfait biçiminde mi, participe passé doğru mu, yazıda uyum gerekiyor mu diye bakın. İlk aşamada manger, finir, partir, venir gibi az sayıda fiille güven kazanın; sonra zamirli fiillere ve gerçekleşmemiş koşullara geçin.

İlgili konular

Ön koşul

Fransızcada Passé Composé: Geçmiş ZamanA2

Diğer B1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır