C1

Almancada Tamlayıcı Alan Fiil İsimleri

Verbalsubstantive mit Ergänzungen

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Almancada bir fiilin mastarı (kişiye ve zamana göre çekimlenmemiş biçimi) isim olarak kullanılabilir: lesen → das Lesen, yani “okumak” → “okuma”. Fiilin yanında bulunan bilgiler kaybolmaz, ancak biçimleri değişebilir: das Buch lesen “kitabı okumak” → das Lesen des Buches “kitabın okunması”. Buna karşılık, fiilin istediği edat (sözcükler arasında ilişki kuran auf, mit gibi sözcük) çoğunlukla korunur: auf den Bus warten → das Warten auf den Bus. İsimleşen fiil büyük harfle yazılır ve dilbilgisel cinsiyeti nötr olduğu için artikeli das olur.

Genel Bakış

Türkçede “kitabı okumak”, “kitabı okuma” ve “kitabın okunması” ifadelerini kolayca kurarız. Almancada da bir eylemi, yani yapılan işi, cümlenin konusu hâline getirmek mümkündür. Ich lese das Buch “Kitabı okuyorum” bir işi anlatırken, Das Lesen des Buches dauert lange “Kitabı okumak uzun sürüyor” o işi bir bütün olarak ele alır. Burada Lesen, artık isimdir (bir varlığı, durumu veya işi adlandıran sözcüktür).

Bu konu C1 düzeyinde özellikle önem kazanır. B2 düzeyindeki isimleştirme bilgisinin üzerine, fiilin tamlayıcılarının (işin neyle, kiminle veya neye yönelik olduğunu tamamlayan öğelerin) yeni yapıda nasıl yer aldığını ekler. Bir metinde yalnızca das Lesen değil, das sorgfältige Lesen des Vertrags vor der Unterschrift gibi “imzadan önce sözleşmenin dikkatle okunması” anlamındaki uzun gruplarla karşılaşabilirsiniz.

Bu yapılar resmî yazılarda, akademik metinlerde ve iş hayatında yaygındır; fakat yalnızca ağır bir yazı diline ait değildir. Beim Warten auf den Bus habe ich eine Nachricht geschrieben “Otobüsü beklerken bir mesaj yazdım” günlük konuşmada da doğaldır. Amaç her cümleyi isimleştirmek değil, bu grupları doğru anlamak ve gerektiğinde açık biçimde kullanmaktır.

Yapı Nasıl Kurulur?

1. Mastar isim görevine geçer

Almancada birçok mastar, biçimi değişmeden isimleşir. Değişikliği büyük harf ve çoğu zaman artikel (ismin önünde bulunan, cinsiyetini ve hâlini gösteren sözcük) belirtir:

Fiil İsimleşmiş biçim Türkçe anlamı
lesen das Lesen okuma, okumak
schreiben das Schreiben yazma, yazmak
warten das Warten bekleme, beklemek
nachdenken das Nachdenken düşünme, düşünüp değerlendirme
zusammenarbeiten das Zusammenarbeiten birlikte çalışma

Nachdenken ve Zusammenarbeiten örneklerinde fiilin parçaları bir arada kalır. Wir denken darüber nach “Bunu düşünüyoruz” cümlesinde ayrılan parça, isimleşmiş mastarda yeniden birleşir.

İsimleşmiş mastarlar genellikle bir süreci veya etkinliği anlatır ve bu anlamda çoğul kullanılmaz. Das Schreiben “yazma işi” olabilir; fakat ein Schreiben “bir yazı, resmî mektup” anlamını da taşır. Die Schreiben denildiğinde artık yazma etkinliğinden değil, birden fazla yazılı belgeden söz edilir. Aynı biçimin sözlükte ayrı bir anlam kazanması, süreç anlamındaki kuralı değiştirmez.

2. İsmin kendi hâli ile tamlayıcının hâlini ayırın

Hâl, bir ismin cümledeki görevini gösteren biçimdir. Almancada Nominativ yalın hâli, Akkusativ çoğunlukla doğrudan nesne hâlini, Dativ yönelme gibi ilişkilerde kullanılan hâli, Genitiv ise çoğunlukla “kimin, neyin?” ilişkisini gösterir. Bunlar Türkçe hâl ekleriyle bire bir örtüşmez; Türkçe adlar yalnızca anlamayı kolaylaştırır.

İsimleşmiş fiilin önündeki artikel, bütün grubun cümledeki görevine göre değişir. Lesen sözcüğünün sonu ise yalnızca tamlayan hâlinde ek alır:

Grubun görevi Almanca Türkçe
Yalın hâl Das Lesen des Buches dauert lange. Kitabı okumak uzun sürüyor.
Belirtme hâli Ich unterbreche das Lesen des Buches. Kitabı okumaya ara veriyorum.
Yönelme hâli Beim Lesen des Buches mache ich Notizen. Kitabı okurken not alıyorum.
Tamlayan hâli Während des Lesens des Buches mache ich Notizen. Kitabı okuduğum sırada not alıyorum.

Son örnekte während, isimleşmiş fiili Genitiv yapar: des Lesens. Yanındaki des Buches ise okunan şeyi belirtir. İki ayrı hâl ilişkisi aynı grupta bulunur. Bu cümle doğrudur ama arka arkaya gelen tamlayanlar yüzünden üçüncü örneğe göre daha ağırdır.

Bu ayrım özellikle beim Warten auf den Bus yapısında önemlidir. Beim, bei dem birleşimidir ve Warten için Dativ gerektirir. Ancak içerideki auf den Bus, beklemek fiilinin istediği auf + Akkusativ ilişkisini sürdürür. Baştaki bei, gruptaki bütün isimleri yönelme hâline çevirmez.

3. Doğrudan nesne çoğunlukla tamlayana dönüşür

Doğrudan nesne, fiilin etkilediği veya yöneldiği şeyi belirten öğedir: “Neyi okuyor?” sorusunun cevabı “kitabı”dır. Fiilli yapıda das Buch nesne olarak Akkusativ alır. İsimleşmiş yapıda aynı bilgi çoğunlukla Genitiv ile verilir:

Fiilli yapı İsimleşmiş yapı İsimleşmiş yapının anlamı
das Buch lesen das Lesen des Buches kitabın okunması
den Brief schreiben das Schreiben des Briefs mektubun yazılması
die Unterlagen prüfen das Prüfen der Unterlagen belgelerin incelenmesi
die Regeln einhalten das Einhalten der Regeln kurallara uyulması

Des Buches ve des Briefs biçimlerinde artikelin yanında isim de tamlayan eki alır. Dişil isimde ve çoğulda ise artikel der olur: der Rechnung “faturanın”, der Unterlagen “belgelerin”. Buradaki temel işlem, eski nesneyi değiştirmeden mastarın yanına taşımak değil, onu yeni isim grubuna uygun hâle getirmektir.

Türkçe karşılıkta “kitabın okunması” dememiz, Almanca yapının mutlaka edilgen (işi yapanı geri plana atan) olduğu anlamına gelmez. Das Lesen des Buches kendi başına kimin okuduğunu söylemez. Bağlama göre “kitabı okumak”, “kitabı okuma” veya “kitabın okunması” diye çevrilebilir.

Belirsiz bir çoğul nesneyle von da kullanılır: das Lesen von Büchern “kitap okuma”. Von edatı Dativ ister. Das Lesen von Büchern erweitert den Wortschatz “Kitap okumak sözcük dağarcığını genişletir” cümlesinde genel bir etkinlik anlatılır; belirli kitaplardan söz edilmesi gerekmez.

4. Edatlı tamlayıcı genellikle yerinde kalır

Bazı fiiller bir bilgiye belirli bir edatla bağlanır. Örneğin warten auf “beklemek”, teilnehmen an “katılmak” ve sprechen mit “biriyle konuşmak” kalıplarında edat, fiille birlikte öğrenilmelidir. İsimleştirmede çoğunlukla hem edat hem de istediği hâl korunur:

Fiilli yapı İsimleşmiş yapı Türkçe anlamı
auf den Bus warten das Warten auf den Bus otobüsü bekleme
an dem Kurs teilnehmen das Teilnehmen an dem Kurs kursa katılma
mit der Nachbarin sprechen das Sprechen mit der Nachbarin komşuyla konuşma
über das Problem nachdenken das Nachdenken über das Problem sorun üzerinde düşünme
auf eine Antwort hoffen das Hoffen auf eine Antwort bir yanıt gelmesini umut etme

An dem Kurs günlük kullanımda am Kurs diye birleşebilir. Ayrıca bu örnekte die Teilnahme am Kurs “kursa katılım” çoğu bağlamda das Teilnehmen am Kurs biçiminden daha alışılmıştır. İsimleşmiş mastarın kurulabilmesi, her durumda en doğal ifade olduğu anlamına gelmez.

Türkçenin etkisiyle “otobüsü beklemek” ifadesindeki nesneyi doğrudan Almancaya taşımayın. Almanca kalıp auf den Bus warten olduğu için isimleşmiş biçim de das Warten auf den Bus olur. Edatı atıp das Warten des Busses demek, “otobüsü bekleme” anlamını vermez.

5. Sıfatlar isimle birlikte çekimlenir

Fiili niteleyen sözcük isimleşmiş yapıda sıfat olabilir. Sıfat, bir ismin nasıl olduğunu anlatır; Almancada ismin önündeyken artikel ve hâle göre ek alır:

  • Sie liest den Vertrag sorgfältig. — “Sözleşmeyi dikkatle okuyor.”
  • Das sorgfältige Lesen des Vertrags ist wichtig. — “Sözleşmenin dikkatle okunması önemlidir.”
  • Beim sorgfältigen Lesen des Vertrags fallen Fehler auf. — “Sözleşme dikkatle okunurken hatalar fark edilir.”

İlk cümlede sorgfältig fiilin nasıl yapıldığını anlatır ve ek almaz. İkinci cümlede das sorgfältige Lesen, üçüncüde beim sorgfältigen Lesen vardır. İsimleşme yalnızca harfi büyütmez; sözcüklerin dilbilgisel görevini de değiştirir.

Bağlam İçinde Örnekler

Aşağıdaki cümlelerde hem okunan veya yazılan şey hem de edatla gelen bilgiler görünür. Türkçe karşılıklar, yapıyı kelimesi kelimesine taklit etmek yerine cümlenin doğal anlamını verir.

Almanca Türkçe Açıklama
Das Lesen des Buches dauerte lange. Kitabı okumak uzun sürdü. Okunan şey tamlayan hâlindedir.
Das Schreiben des Briefs fiel mir schwer. Mektubu yazmak bana zor geldi. Yazma işi cümlenin konusudur.
Beim Warten auf den Bus habe ich meine Schwester angerufen. Otobüsü beklerken kız kardeşimi aradım. Beklenen şey edatla belirtilir.
Das ständige Warten auf eine Antwort macht mich nervös. Sürekli bir yanıt beklemek beni geriyor. Sıfat, bekleme sürecini niteler.
Beim Lesen der Anleitung ist mir ein Fehler aufgefallen. Talimatları okurken bir hata fark ettim. İsimleşmiş grup zaman bağlamı kurar.
Das Prüfen der Unterlagen dauert etwa eine Stunde. Belgeleri incelemek yaklaşık bir saat sürüyor. Çoğul nesne tamlayana dönüşür.
Zum Öffnen der Datei brauchst du ein Passwort. Dosyayı açmak için bir parola gerekiyor. Amaç, birleşmiş edat ve artikel ile verilir.
Durch das Vergleichen der Angebote sparen wir Geld. Teklifleri karşılaştırarak tasarruf ediyoruz. İşin hangi yolla yapıldığı anlatılır.
Das Nachdenken über die Entscheidung hat mir geholfen. Karar üzerinde düşünmek bana yardımcı oldu. Fiile bağlı edat korunur.
Beim Sprechen mit der Ärztin habe ich viel erfahren. Doktorla konuşurken pek çok şey öğrendim. Konuşulan kişi yönelme hâlindedir.
Das Lesen von Fachartikeln gehört zu meinem Beruf. Uzmanlık alanımla ilgili makaleler okumak işimin bir parçası. Belirsiz çoğul için edatlı yapı kullanılır.
Das rechtzeitige Bezahlen der Rechnung verhindert zusätzliche Kosten. Faturayı zamanında ödemek ek masrafları önler. Ödemenin niteliği ve nesnesi birlikte belirtilir.

Sık Yapılan Hatalar

1. Fiilin eski nesnesini olduğu gibi bırakmak

  • Yanlış: Das Lesen das Buch dauert lange.
  • Doğru: Das Lesen des Buches dauert lange.
  • Anlamı: “Kitabı okumak uzun sürüyor.”

İsimleşmiş yapıda das Buch eski nesne biçimiyle devam etmez. Burada isim grubunun tamlayıcısı olur ve des Buches biçimini alır. Buna karşılık Das Buch zu lesen dauert lange cümlesi de doğrudur: Bu kez isimleşmiş bir mastar değil, zu ile kurulan fiilli bir mastar grubu vardır.

2. İsimleşen mastarı küçük harfle yazmak

  • Yanlış: Beim warten auf den Bus höre ich Musik.
  • Doğru: Beim Warten auf den Bus höre ich Musik.
  • Anlamı: “Otobüsü beklerken müzik dinliyorum.”

Beim içinde dem artikeli bulunduğu için Warten isim olarak kullanılır. Wir warten auf den Bus “Otobüsü bekliyoruz” cümlesinde ise fiil küçük harfle yazılır. Yazım kararını sözcüğün anlamından değil, cümledeki görevinden verin.

3. Baştaki edatın hâlini içerideki tamlayıcıya uygulamak

  • Yanlış: Beim Warten auf dem Bus wurde mir kalt.
  • Doğru: Beim Warten auf den Bus wurde mir kalt.
  • Anlamı: “Otobüsü beklerken üşüdüm.”

Bei edatı Warten grubunu yönelme hâline getirir; auf den Bus ise kendi ilişkisini korur. “Otobüsü beklemek” anlamında warten auf daima Akkusativ ister. Auf dem Bus farklı bir bağlamda “otobüsün üzerinde” anlamı verebilir; beklenen şeyi göstermez.

4. Fiili niteleyen sözcüğü eksiz bırakmak

  • Yanlış: Das sorgfältig Lesen des Vertrags ist wichtig.
  • Doğru: Das sorgfältige Lesen des Vertrags ist wichtig.
  • Anlamı: “Sözleşmenin dikkatle okunması önemlidir.”

Burada sorgfältig, isim olan Lesen sözcüğünü niteler ve sıfat eki alır. Fiilli alternatifte ise ek gerekmez: Es ist wichtig, den Vertrag sorgfältig zu lesen “Sözleşmeyi dikkatle okumak önemlidir.”

5. Her tamlayıcıyı tamlayan hâline çevirmek

  • Yanlış: Das Warten des Busses dauert lange. — “Otobüsü beklemek uzun sürüyor” denmek isteniyorsa.
  • Doğru: Das Warten auf den Bus dauert lange.
  • Anlamı: “Otobüsü beklemek uzun sürüyor.”

Nesnenin tamlayana dönüşmesi ile edatlı tamlayıcının korunması iki ayrı işlemdir. Das Warten des Busses ifadesi uygun bir bağlamda otobüsün beklemesini anlatabilir, ama otobüsü bekleyen yolcunun eylemini anlatmaz.

Kullanım Notları

Günlük kullanım ile resmî anlatım

Beim Essen “yemek yerken”, beim Lesen “okurken” ve zum Mitnehmen “paket olarak götürmek için” gibi kısa yapılar günlük hayatta çok yaygındır. Tamlayıcı eklendiğinde de yapı doğal kalabilir: Beim Lesen deiner Nachricht musste ich lachen “Mesajını okurken güldüm.”

Uzun isim grupları ise daha çok açıklama, rapor ve talimat dilinde görülür. Das rechtzeitige Einreichen der Unterlagen ist erforderlich “Belgelerin zamanında teslim edilmesi gereklidir” resmî bir ifadedir. Doğrudan konuşurken Sie müssen die Unterlagen rechtzeitig einreichen “Belgeleri zamanında teslim etmelisiniz” daha açık olabilir. İkinci cümle, kimin ne yapacağını da açıkça söyler.

İsimleşmiş mastar mı, türemiş isim mi?

İsimleşmiş mastar genellikle etkinliği öne çıkarır. Türemiş isim ise fiilden ayrı bir sözcük hâline gelmiş isimdir: lesen yanında die Lektüre, prüfen yanında die Prüfung gibi. İki seçenek her zaman aynı anlamı veya aynı kullanım alanını taşımaz:

  • Das Prüfen der Angaben dauert zehn Minuten. — “Bilgileri kontrol etmek on dakika sürüyor.”
  • Die Prüfung findet am Montag statt. — “Sınav pazartesi günü yapılacak.”

Prüfung, bağlama göre kontrol, inceleme veya sınav anlamına gelebilir. Das Prüfen ise daha doğrudan kontrol etme işini anlatır. Benzer biçimde die Teilnahme am Kurs “kursa katılım”, çoğu bağlamda mastarla kurulmuş biçimden daha yerleşiktir. Seçimi yalnızca bir dönüştürme kuralıyla değil, sözcüğün alışılmış kullanımıyla da yapın.

Daha İleri Kullanımlar

Eylemi yapanı açıkça belirtmek

İsimleşmiş bir yapıdaki tamlayan, her zaman işin nesnesi değildir. Das Lesen des Kindes “çocuğun okuması” ifadesinde çocuk okuyan kişidir; das Lesen des Buches “kitabın okunması” ifadesinde kitap okunan şeydir. Biçimler benzer olsa da ilişkiyi anlam belirler.

Hem yapanı hem nesneyi göstermek için durch kullanılabilir. Bu edat burada işi kimin gerçekleştirdiğini belirtir ve Akkusativ ister:

  • Das Prüfen der Unterlagen durch die Sachbearbeiterin dauerte eine Stunde. — “Görevlinin belgeleri incelemesi bir saat sürdü.”

Bu cümlede der Unterlagen incelenen belgeleri, durch die Sachbearbeiterin ise incelemeyi yapan görevliyi belirtir. Yapı resmî anlatıma uygundur. Daha doğrudan bir seçenek Die Sachbearbeiterin prüfte die Unterlagen eine Stunde lang “Görevli belgeleri bir saat boyunca inceledi” olur.

Yönelme hâlindeki nesneleri de tek bir kuralla dönüştürmeyin. Den Kindern helfen “çocuklara yardım etmek” örneğindeki den Kindern, doğrudan nesne değildir. İsim yapısında doğal bir seçenek die Hilfe für die Kinder “çocuklara yönelik yardım”dır. Burada farklı bir isim ve farklı bir edat seçilmiştir. Dolayısıyla “fiilin bütün tamlayıcıları aynen kalır” veya “bütün tamlayıcılar tamlayan olur” kuralları doğru değildir.

Tamlayıcı mı, ek bilgi mi?

Fiilin istediği tamlayıcıyla serbestçe eklenen bilgiyi ayırmak, uzun grupları anlamayı kolaylaştırır:

  • Das Warten auf den Bus im Regen war unangenehm. — “Yağmurda otobüsü beklemek hoş değildi.”

Burada auf den Bus, neyin beklendiğini gösterir ve warten auf kalıbına bağlıdır. Im Regen “yağmurda” ise olayın gerçekleştiği koşulu ekler. Yer ve zaman bilgileri isimleşmiş grubun yanında bulunabilir; ancak onların edatları, fiilin tamlayıcısıyla aynı gerekçeyle seçilmez.

Aynı şekilde das Lesen des Berichts am Abend “raporu akşam okuma” grubunda des Berichts okunan şeyi, am Abend zamanı belirtir. Önce “hangi iş?”, sonra “ne üzerinde veya neye yönelik?”, en son “ne zaman, nerede?” sorularını sormak çözümlemeyi kolaylaştırır.

Zamiri veya yan cümleyi bağlamak

Tamlayıcı her zaman bir isim değildir. Zamir, ismin yerine geçen sözcüktür; bazı Almanca fiillerin edatlı tamlayıcısı, bir şeyi veya durumu gösterirken darauf, darüber, daran gibi biçimler alabilir:

  • Ich warte darauf, dass du anrufst. — “Telefon etmeni bekliyorum.”
  • Das Warten darauf, dass du anrufst, macht mich nervös. — “Telefon etmeni beklemek beni geriyor.”

Burada darauf, ardından gelen dass yan cümlesine bağlanır. Yan cümle, daha büyük bir cümlenin içinde bilgi tamamlayan, kendi fiili bulunan bölümdür. Virgüller bu bölümü ayırır. İsimleşme, “neyi bekleme?” bilgisini silmez; bilgi bu kez ayrı bir cümleyle açıklanır.

İnsanlardan söz ederken bu biçimleri kullanmayın: das Warten auf ihn “onu bekleme” denir. Darauf biçimi bu bağlamda bir erkek kişinin yerine geçmez.

İsimleşme zamanı tek başına göstermez

Das Lesen des Buches ifadesinde kişi veya zaman çekimi yoktur. Okumanın geçmişte mi, şimdi mi, gelecekte mi olduğu ana cümlenin fiilinden veya bağlamdan anlaşılır:

  • Das Lesen des Buches dauerte lange. — “Kitabı okumak uzun sürdü.”
  • Das Lesen des Buches wird lange dauern. — “Kitabı okumak uzun sürecek.”

Karmaşık bir zaman sırasını, zorunluluğu veya kimin işi yaptığını açıkça anlatmak gerekiyorsa fiilli bir cümle çoğu zaman daha kullanışlıdır. “İsimleşmiş yapı daha ileri düzeydedir, dolayısıyla her zaman daha iyidir” diye düşünmeyin. İyi anlatımın ölçüsü karmaşıklık değil, anlamın açıklığıdır.

Çalışma Önerileri

  1. Aynı işi iki biçimde yazın. Beş fiilli ifade seçin: den Vertrag lesen, auf den Zug warten, über die Lösung nachdenken gibi. Her birini önce isimleştirin, sonra tam bir cümlede kullanın. Örneğin den Vertrag lesen “sözleşmeyi okumak” → das Lesen des Vertrags “sözleşmenin okunması” → Das Lesen des Vertrags dauert zehn Minuten “Sözleşmeyi okumak on dakika sürüyor”. Nesneyle edatlı tamlayıcıyı ayrı renklerle işaretleyin.

  2. İç ve dış hâlleri ayrı kontrol edin. Beim Warten auf den Zug “treni beklerken” grubunda önce bei dem Warten, sonra auf den Zug ilişkisini bulun. Ardından während des Wartens auf den Zug “treni beklediğiniz sırada” biçimini kurun. Baştaki edat değişince Warten değişir; beklenen treni gösteren bölüm aynı kalır.

  3. Uzun bir resmî ifadeyi konuşma diline çevirin. Das rechtzeitige Bezahlen der Rechnung ist wichtig “Faturanın zamanında ödenmesi önemlidir” cümlesini Es ist wichtig, die Rechnung rechtzeitig zu bezahlen “Faturayı zamanında ödemek önemlidir” biçimine dönüştürün. İki anlatımın da doğru olduğunu, ikinci seçeneğin fiilin nesnesini yeniden kullandığını fark edin. Böylece yapıyı yalnızca ezberlemez, gerektiğinde açıp sadeleştirebilirsiniz.

İlgili Konular

  • Ön bilgi: İsimleştirme — Fiillerin ve başka sözcüklerin isim görevine geçmesinin genel kurallarını öğrenmek, bu makaledeki nesne ve edat ilişkilerini anlamayı kolaylaştırır.

Ön koşul

Almancada İsimleştirmeB2

Diğer C1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır