C1

Almancada işlev fiilli yapılar

Funktionsverbgefüge

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Almancada işlev fiilli yapılar, bir adın (varlık, durum veya kavram bildiren sözcüğün) bir fiille (eylem veya oluş bildiren sözcükle) birlikte tek bir anlam oluşturduğu kalıplardır. Örneğin in Betracht ziehen, sözcük sözcük çevrilecek bir hareketi değil, “göz önünde bulundurmak” anlamını verir. Bu yapıları ad, varsa edat ve fiil birlikte öğrenmek gerekir; özellikle resmî yazışmalarda ve akademik metinlerde karşınıza çıkarlar.

Genel bakış

Bir iş ilanında Kenntnisse zur Anwendung bringen, bir kurumun internet sitesinde Unterstützung in Anspruch nehmen veya bir toplantı tutanağında einen Vorschlag in Betracht ziehen ifadelerini görebilirsiniz. Bunlar yalnızca uzun söyleyiş biçimleri değildir. Bazen daha kısa bir fiilin yerini tutarlar; bazen de bir durumun başlamasını, sürmesini veya bir başkası tarafından oluşturulmasını özellikle belirtirler. Almancada bu tür yapılara Funktionsverbgefüge denir.

C1 düzeyinde amaç, bu kalıpları görünce anlamakla sınırlı değildir: Hangi yapının hangi bağlamda doğal olduğunu, cümlede nereye yerleştiğini ve daha sade bir fiilden nasıl ayrıldığını da öğrenirsiniz. Türkçedeki “karar vermek”, “uygulamaya koymak”, “hizmete sunmak” gibi ifadeler yararlı bir çıkış noktasıdır. Ancak Türkçedeki yardımcı fiili Almancaya doğrudan taşımak işe yaramaz. “Karar vermek” için Almancada eine Entscheidung treffen kullanılır; Türkçedeki “vermek” fiili burada geben seçmenizi gerektirmez.

Dilbilgisi kaynakları bu grubun sınırlarını her zaman aynı biçimde çizmez. Daha dar tanımlarda, fiilin kendi anlamının zayıfladığı ve bütünün bir eylemi ya da durumu anlattığı yapılar öne çıkar. Öğrenme açısından burada üç temel kalıba odaklanacağız: in Betracht ziehen, zur Verfügung stellen ve in Anspruch nehmen. Ardından benzer yapıların anlam, cümle düzeni ve üslup bakımından nasıl çalıştığını inceleyeceğiz.

Yapı nasıl çalışır?

1. Anlamı tek tek sözcüklerde değil, bütünde arayın

Ziehen tek başına “çekmek” anlamına gelebilir; fakat in Betracht ziehen ifadesini “bir şeyin içine çekmek” diye yorumlayamazsınız. Burada değerlendirme anlamını bütün yapı taşır. İşlev fiili zaman, kişi ve kimi zaman eylemin aşaması gibi bilgileri sağlar; ad ise anlamın merkezini oluşturur.

İki yaygın biçim vardır:

  • Ad + fiil: eine Entscheidung treffen — karar vermek.
  • Edat + ad + fiil: zur Verfügung stellen — kullanıma sunmak.

Edat, in, zu veya unter gibi, sözcükler arasında ilişki kuran bir sözcüktür. Bu kalıplarda edatı serbestçe değiştiremeyiz. In Anspruch nehmen bir bütündür; “kullanmak” anlamını korumak için in yerine başka bir edat seçilmez.

2. Üç temel kalıbı tam cümleyle öğrenin

Almanca Türkçe Yapının görevi
etwas in Betracht ziehen bir şeyi göz önünde bulundurmak Bir seçeneği değerlendirmeye katmak
jemandem etwas zur Verfügung stellen bir şeyi birinin kullanımına sunmak Kullanılabilecek bir imkân sağlamak
etwas in Anspruch nehmen bir hizmetten veya imkândan yararlanmak Sunulan bir imkânı kullanmak

Buradaki etwas “bir şey”, jemandem ise “birine” anlamındadır. Bunlar kalıbın sabit parçaları değil, cümlede hangi bilgileri ekleyebileceğinizi gösteren yer tutuculardır.

In Betracht ziehen: Değerlendirilen şey cümlede doğrudan nesnedir; yani fiilin doğrudan ilgili olduğu kişi veya şeydir. Almancada bu nesne genellikle Akkusativ alır: bu, adın ve onu belirleyen sözcüklerin nesne görevine göre biçimlenmesidir.

  • Wir ziehen einen Umzug in Betracht. — Taşınmayı düşünüyoruz.
  • Wir müssen das in Betracht ziehen. — Bunu göz önünde bulundurmalıyız.

İlk cümlede der Umzug “taşınma” sözcüğü, nesne olduğunda einen Umzug biçimindedir. Bir seçeneği değerlendirmek, onu kesin olarak seçmek demek değildir.

Zur Verfügung stellen: Kullanıma sunulan şey Akkusativ, imkânın sunulduğu kişi ise Dativ alır. Dativ, burada “kime?” sorusunun cevabını işaretleyen ad hâlidir.

  • Die Firma stellt den Mitarbeitenden einen Raum zur Verfügung. — Şirket çalışanların kullanımına bir oda sunuyor.
  • Er stellt sein Auto zur Verfügung. — Arabasını kullanıma sunuyor.

İkinci cümlede kimin kullanacağı belirtilmemiştir; bağlamdan anlaşılabilir. Zur, zu der birleşimidir. Zur Verfügung içinde Dativ bulunur, fakat bu, kullanıma sunulan şeyin de Dativ olacağı anlamına gelmez. Her parça kendi görevine göre değerlendirilir.

In Anspruch nehmen: Yararlanılan şey Akkusativ nesne olarak gelir.

  • Ich nehme Ihre Hilfe in Anspruch. — Yardımınızdan yararlanıyorum.
  • Sie nimmt einen Beratungsdienst in Anspruch. — Bir danışmanlık hizmetinden yararlanıyor.

Türkçede “yardımınızdan yararlanıyorum” deriz. Bu ayrılma eki Almancada otomatik olarak bir edata dönüşmez: Ihre Hilfe, araya başka edat girmeden kullanılır. Türkçe karşılığın eklerine değil, Almanca kalıbın istediği biçime bakın.

3. Sabit parçaları ve değişebilen parçaları ayırın

Eine Entscheidung treffen içinde adın önündeki artikel değişebilir: eine Entscheidung, die Entscheidung, eine wichtige Entscheidung. Artikel, Almancada adın önünde bulunan ve belirli/belirsiz oluşunu, dilbilgisel cinsiyetini ve hâlini gösterebilen sözcüktür. Sıfat da eklenebilir; sıfat, adın niteliğini anlatan sözcüktür.

Buna karşılık in Betracht ziehen, zur Verfügung stellen ve in Anspruch nehmen kalıplarının içindeki adlar bu kullanımlarda artikelsizdir ya da sabit bir birleşimin parçasıdır. “Almancada her adın önüne artikel koymalıyım” düşüncesiyle in den Betracht gibi biçimler oluşturmayın. Adlar yine büyük harfle yazılır: Betracht, Verfügung, Anspruch.

Her ad-fiil birleşimi aynı ölçüde esnek değildir. Bu nedenle bir sözlükten yalnızca fiili değil, bütün ifadeyi ve en az bir örnek cümleyi kaydedin. Kalıbın içindeki adın yerini bir zamirle, yani bir adın yerine geçen sözcükle, değiştirmek de çoğu zaman mümkün değildir. Değerlendirdiğiniz önerinin yerine ihn diyebilirsiniz; Betracht sözcüğünü aynı şekilde değiştiremezsiniz.

4. Fiil normal cümle kurallarına uyar

Bu yapıların ayrı bir sözcük sırası yoktur. Ana cümlede kişi ve zamana göre çekimlenmiş fiil ikinci cümle öğesi konumundadır. Kalıbın ad veya edatlı bölümü çoğunlukla daha sonra gelir. “İkinci konum”, mutlaka ikinci sözcük demek değildir; birkaç sözcüklük bir zaman ifadesi tek öğe olabilir.

  • Wir stellen Ihnen die Unterlagen zur Verfügung. — Belgeleri kullanımınıza sunuyoruz.
  • Ab morgen stellen wir Ihnen die Unterlagen zur Verfügung. — Yarından itibaren belgeleri kullanımınıza sunuyoruz.

Yan cümlede, yani bir bağlaçla ana cümleye bağlanan cümlede, çekimli fiil sona gider:

  • Ich freue mich, dass Sie uns einen Raum zur Verfügung stellen. — Kullanımımıza bir oda sunmanıza sevindim.

Müssen gibi gereklilik veya olasılık bildiren bir modal fiil varsa, kalıbın fiili mastar biçiminde sona gelir. Mastar, fiilin kişi eki almamış sözlük biçimidir:

  • Wir müssen diese Möglichkeit in Betracht ziehen. — Bu olasılığı göz önünde bulundurmalıyız.

Türkçede yüklemin genellikle sonda olmasına alışkınsanız, Almanca ana cümlede bütün kalıbı sona taşıma eğilimine dikkat edin. Almancada parçalar birbirinden ayrılabilir; buna rağmen anlam bakımından tek bir bütün olarak kalırlar.

5. Çekim ve geçmiş zaman

İşlev fiili de diğer fiiller gibi çekimlenir. Stellen düzenli, nehmen ve ziehen ise düzensizdir. Aşağıdaki tablo geniş/şimdiki zaman biçimlerini gösterir; Türkçe zaman karşılığını bağlam belirler.

Kişi stellen nehmen ziehen
Ben ich stelle ich nehme ich ziehe
Sen du stellst du nimmst du ziehst
O er/sie/es stellt er/sie/es nimmt er/sie/es zieht
Biz wir stellen wir nehmen wir ziehen
Siz ihr stellt ihr nehmt ihr zieht
Onlar / resmî siz sie/Sie stellen sie/Sie nehmen sie/Sie ziehen

Perfekt, Almancada yardımcı fiille kurulan bir geçmiş zaman biçimidir. Bu üç kalıpta yardımcı fiil haben olur. Sona gelen gestellt, genommen, gezogen biçimleri Partizip II, yani birleşik zamanlarda kullanılan fiil biçimleridir.

  • Wir haben die Unterlagen zur Verfügung gestellt. — Belgeleri kullanıma sunduk.
  • Ich habe Ihre Hilfe in Anspruch genommen. — Yardımınızdan yararlandım.
  • Wir haben einen Umzug in Betracht gezogen. — Taşınmayı değerlendirdik.

Ziehen fiilini başka anlamlarda sein ile görmüş olmanız, bu kalıpta da sein kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Yardımcı fiili tek başına fiilin adına bakarak değil, kullanıldığı yapı içinde öğrenin.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örnekler iş hayatı, günlük planlama ve kurumlarla iletişim gibi farklı durumları kapsar. Türkçe karşılıklar sözcük sözcük değil, anlamı doğal biçimde aktaracak şekilde verilmiştir.

Almanca Türkçe Açıklama
Wir müssen das in Betracht ziehen. Bunu göz önünde bulundurmalıyız. Değerlendirmeye katılması gereken bir durum
Er stellt sein Auto zur Verfügung. Arabasını kullanıma sunuyor. Kullanacak kişi bağlamdan anlaşılabilir
Ich nehme Ihre Hilfe in Anspruch. Yardımınızdan yararlanıyorum. Resmî hitap
Die Bibliothek stellt den Besuchern kostenlos Computer zur Verfügung. Kütüphane ziyaretçilerin kullanımına ücretsiz bilgisayarlar sunuyor. Yararlanan kişi ve sunulan şey birlikte belirtilmiş
Falls die Miete steigt, ziehen wir einen Umzug in Betracht. Kira artarsa taşınmayı düşüneceğiz. Düşünmek, henüz karar vermek değildir
Diese Möglichkeit kommt für uns nicht in Betracht. Bu seçenek bizim için söz konusu değil. Bir seçeneğin uygun bulunmaması
Der Raum steht Ihnen bis 18 Uhr zur Verfügung. Oda saat 18.00'e kadar kullanımınızda. Mevcut durum anlatılıyor
Für die Anmeldung können Sie unsere telefonische Beratung in Anspruch nehmen. Kayıt için telefonla danışmanlık hizmetimizden yararlanabilirsiniz. Kurumsal bilgilendirme
Die Prüfung der Unterlagen nimmt mehrere Tage in Anspruch. Belgelerin incelenmesi birkaç gün sürüyor. Yapı, gereken süreyi de anlatabilir
Der neue Tarif tritt am 1. Juli in Kraft. Yeni tarife 1 Temmuz'da yürürlüğe giriyor. Bir durumun başlangıcı
Die Behörde setzt die neue Regelung am Montag in Kraft. Kurum yeni düzenlemeyi pazartesi günü yürürlüğe koyuyor. Bir kurumun durumu başlatması
Bei der Planung finden die Bedürfnisse der Familien Berücksichtigung. Planlamada ailelerin ihtiyaçları dikkate alınıyor. Kimin dikkate aldığı geri planda
Die Ergebnisse stehen im Widerspruch zu unserer bisherigen Annahme. Sonuçlar önceki varsayımımızla çelişiyor. Kalıbın devamında kullanılan edat da önemli
Nach dem Gespräch kam eine Einigung zustande. Görüşmenin ardından anlaşma sağlandı. Ortaya çıkan sonuç vurgulanıyor

Sık yapılan hatalar

1. Türkçedeki fiili doğrudan aktarmak

  • Yanlış: Wir geben Ihnen einen Raum zur Verfügung.
  • Doğru: Wir stellen Ihnen einen Raum zur Verfügung. — Kullanımınıza bir oda sunuyoruz.
  • Neden? Türkçede “oda vermek” diyebilsek de Almanca kalıbın fiili stellen olmalıdır. Sözcükler anlamca yakın diye fiiller birbirinin yerine geçmez.

2. Sabit ifadeye artikel eklemek

  • Yanlış: Wir ziehen das in den Betracht.
  • Doğru: Wir ziehen das in Betracht. — Bunu göz önünde bulunduruyoruz.
  • Neden? In Betracht bu anlamda artikelsiz kullanılır. Genel artikel kurallarını kalıbın sabit iç yapısına zorla uygulamayın.

3. Kullanıma sunulan şeyin hâlini karıştırmak

  • Yanlış: Die Firma stellt uns einem Computer zur Verfügung.
  • Doğru: Die Firma stellt uns einen Computer zur Verfügung. — Şirket kullanımımıza bir bilgisayar sunuyor.
  • Neden? Uns yararlanan kişiyi, einen Computer ise sunulan şeyi belirtir. Sunulan şey Akkusativ nesnedir; zur Verfügung içindeki Dativ ona aktarılmaz.

4. Düzensiz fiili düzenliymiş gibi çekimlemek

  • Yanlış: Ich habe Ihre Hilfe in Anspruch genehmt.
  • Doğru: Ich habe Ihre Hilfe in Anspruch genommen. — Yardımınızdan yararlandım.
  • Neden? Adlı kalıp kullanılması, fiili düzenli hâle getirmez. Nehmen fiilinin geçmiş zaman biçimi genommen olarak öğrenilmelidir.

5. Mevcut imkân ile imkân sağlama eylemini karıştırmak

  • Yanlış: Der Raum stellt Ihnen zur Verfügung.
  • Doğru: Der Raum steht Ihnen zur Verfügung. — Oda kullanımınızda.
  • Diğer doğru seçenek: Wir stellen Ihnen den Raum zur Verfügung. — Odayı kullanımınıza sunuyoruz.
  • Neden? Oda kendi kendisini kullanıma sunmaz. Stehen mevcut durumu, stellen ise birinin o imkânı sağlamasını anlatır.

6. Kalıbı tek bir fiil gibi sona yığmak

  • Yanlış: Wir Ihnen die Unterlagen zur Verfügung stellen.
  • Doğru: Wir stellen Ihnen die Unterlagen zur Verfügung. — Belgeleri kullanımınıza sunuyoruz.
  • Neden? Ana cümlede çekimli fiil ikinci konumda olmalıdır. Kalıbın anlamca bütün olması, parçalarının her cümlede yan yana durması gerektiği anlamına gelmez.

Kullanım notları

Resmî anlatım, her zaman daha iyi anlatım değildir

İşlev fiilli yapılar raporlarda, sözleşmelerde, resmî duyurularda ve akademik yazılarda çok işe yarar. Özellikle bir işlemin sonucunu veya bir durumun niteliğini öne çıkarabilirler. Ancak her basit fiili uzun bir yapıyla değiştirmek metni ağırlaştırır.

  • Wir berücksichtigen Ihre Wünsche. — İsteklerinizi dikkate alıyoruz.
  • Ihre Wünsche finden Berücksichtigung. — İstekleriniz dikkate alınıyor.

İlk cümle kimin harekete geçtiğini açıkça söyler. İkinci cümle, isteklerin dikkate alınması üzerinde durur; bunu yapan kişiyi belirtmez. Fark yalnızca uzunluk değildir, bilginin nasıl sunulduğudur.

Buna karşılık zur Verfügung stehen gibi ifadeler yalnızca resmî metinlerde kullanılmaz. Mein Auto steht dir morgen zur Verfügung — “Arabam yarın kullanımında” — günlük bir konuşmada da doğaldır. Bütün grubu “yalnızca bürokratik” diye etiketlemek doğru olmaz.

Her kalıbın kısa ve tam bir eşdeğeri yoktur

In Anspruch nehmen, bağlama göre “yararlanmak”, “kullanmak”, “zaman almak” veya “meşgul etmek” anlamlarına yaklaşabilir. Die Arbeit nimmt viel Zeit in Anspruch — “İş çok zaman alıyor” — cümlesinde bir hizmetten yararlanma yoktur. Türkçede “iş zamanı kullanıyor” demek yerine, bütünün anlamına uygun karşılığı seçeriz.

Aynı biçimde in Betracht ziehen yalnızca “düşünmek” değildir: Bir seçeneği olası çözüm olarak değerlendirmeye almayı anlatır. Birini özlemek veya genel olarak bir konu hakkında düşünmek için bu kalıp uygun değildir.

Ek bilgileri de kalıpla birlikte öğrenin

Im Widerspruch stehen ifadesini “çelişmek” diye öğrenmek yararlıdır; fakat “neyle çelişmek?” sorusunu da kaydedin: im Widerspruch zu etwas stehen. Benzer şekilde zur Verfügung stellen için “kim, kime, ne sunuyor?” sorularını birlikte düşünün. Böylece yalnızca ifadeyi tanımakla kalmaz, doğru cümle kurabilirsiniz.

İleri kullanım: anlam ve yapı farkları

1. Başlangıç, durum ve durumu oluşturma

Bazı yapılar aynı ad etrafında bir anlam ailesi oluşturur. Fiil değişince olayın hangi yönünü anlattığınız değişir. Bu değişim rastgele bir fiil seçme özgürlüğü değildir; yerleşik eşleşmeler vardır.

Almanca Türkçe Odak
Die Regelung tritt in Kraft. Düzenleme yürürlüğe giriyor. Başlangıç
Die Regelung ist in Kraft. Düzenleme yürürlükte. Süren durum
Die Behörde setzt die Regelung in Kraft. Kurum düzenlemeyi yürürlüğe koyuyor. Birinin durumu başlatması
Wir stellen Ihnen einen Raum zur Verfügung. Kullanımınıza bir oda sunuyoruz. İmkân sağlama
Ein Raum steht Ihnen zur Verfügung. Bir oda kullanımınızda. Mevcut imkân

Türkçedeki “yürürlüğe girmek / yürürlükte olmak / yürürlüğe koymak” ayrımı burada iyi bir karşılaştırmadır. Fakat her Alman ad için bu üçlü oluşturulamaz; treten, stehen veya setzen fiillerini yeni kalıplara kendiniz dağıtmayın.

2. Edilgen anlatım

Edilgen, eylemi yapan kişiden çok, eylemden etkilenen şeyi öne çıkaran anlatımdır. Zur Verfügung stellen ve in Betracht ziehen gibi birçok yapı werden ile edilgen kurulabilir:

  • Die Unterlagen werden Ihnen zur Verfügung gestellt. — Belgeler kullanımınıza sunuluyor.
  • Auch eine Verschiebung wird in Betracht gezogen. — Erteleme seçeneği de değerlendiriliyor.

İlk cümlede belgeleri kimin sunduğu söylenmez. İkinci cümlede kimin değerlendirdiği geri plandadır. Buna karşılık Die Unterlagen stehen Ihnen zur Verfügung — “Belgeler kullanımınızda” — cümlesi biçim olarak edilgen değildir; doğrudan mevcut bir durumu bildirir.

Bu ayrım özellikle çeviride önemlidir. Türkçede “kullanıma sunuldu” demekle “kullanımda” demek aynı zamansal bakış açısını taşımaz. Almanca yapıyı seçerken bir işlem mi, yoksa o işlemin sonucunda mevcut olan durum mu anlatılıyor diye sorun.

3. Olumsuzluk bütün yapıya göre seçilir

Olumsuzluk, bir eylemin veya durumun geçerli olmadığını bildirmektir. Bu yapılarda her zaman aynı sözcük kullanılmaz:

  • Wir ziehen diese Lösung nicht in Betracht. — Bu çözümü değerlendirmeye almıyoruz.
  • Es steht kein Raum zur Verfügung. — Kullanılabilecek bir oda yok.
  • Sie nimmt keine Beratung in Anspruch. — Danışmanlık hizmetinden yararlanmıyor.

Kein bir adı olumsuzlar; nicht ise burada değerlendirme eylemini olumsuzlar. Ancak nicht ile kein arasındaki seçim yalnızca işlev fiiline bağlı değildir: Hangi öğeyi reddettiğiniz ve adın nasıl kullanıldığı da önemlidir.

4. Adın nitelendirilmesi ve odak

Bazı ad-fiil birleşimleri ek açıklamalara izin verir:

  • Wir leisten einen wichtigen Beitrag zur Diskussion. — Tartışmaya önemli bir katkı sağlıyoruz.
  • Der Vorschlag findet breite Zustimmung. — Öneri geniş destek görüyor.

Burada wichtig katkının önemini, breit desteğin yaygınlığını belirtir. Bu olanak, her sabit adın önüne aynı rahatlıkla sıfat ekleyebileceğiniz anlamına gelmez. In Betracht veya zur Verfügung gibi parçaları başlangıçta değiştirmeden kullanmak daha güvenlidir. Esnekliği, örneklerden ve sözlükteki kullanımlardan öğrenin.

5. Mastarlı yan yapı

Zu ile kurulan mastarlı yapılarda zu, işlev fiilinin hemen önüne gelir; kalıbın içindeki edatlar yerlerinde kalır:

  • Wir planen, Ihnen zusätzliche Mittel zur Verfügung zu stellen. — Kullanımınıza ek kaynaklar sunmayı planlıyoruz.
  • Sie hat beschlossen, professionelle Hilfe in Anspruch zu nehmen. — Profesyonel yardım almaya karar verdi.

İlk örnekteki zur ile sondaki zu ayrı görevlerdedir. Zur Verfügung kalıbın sabit parçasıdır; zu stellen ise “sunmayı” anlamını veren mastarlı yapıyı kurar. Benzer görünen bu iki parçadan birini gereksiz diye silmeyin.

Çalışma önerileri

  1. Kalıbı üç satırla kaydedin. İlk satıra bütünü, ikinci satıra kişi ve şey bilgileri içeren bir cümleyi, üçüncü satıra doğal Türkçe karşılığını yazın. Örneğin jemandem etwas zur Verfügung stellen → Die Schule stellt den Kindern Tablets zur Verfügung → “Okul çocukların kullanımına tabletler sunuyor.” Dativ ve Akkusativ parçalarını farklı biçimde işaretleyin.

  2. Tek cümleyi farklı düzenlerde kurun. Wir nehmen die Beratung in Anspruch — “Danışmanlık hizmetinden yararlanıyoruz” — cümlesini önce geçmiş zamana, sonra weil ile “çünkü” anlamı veren bir yan cümleye dönüştürün. Beklenen biçimler: Wir haben die Beratung in Anspruch genommen — “Danışmanlık hizmetinden yararlandık”; weil wir die Beratung in Anspruch nehmen — “danışmanlık hizmetinden yararlandığımız için”. Fiilin yeri değişirken kalıbın sabit parçalarının korunduğunu kontrol edin.

  3. Durum ile eylemi karşılaştırın. Kısa bir resmî duyuruda stellen, stehen, treten ve setzen ile kurulan ifadeleri işaretleyin. Her biri için “birisi bir şey mi yapıyor, bir durum mu başlıyor, yoksa bir durum zaten var mı?” sorusunu sorun. Ardından ifadeyi Türkçe olarak yeniden anlatın; mümkünse daha sade bir Almanca fiille anlamın ne kadar korunduğunu da değerlendirin.

İlgili konular

  • Temel hazırlık: Şimdiki zamanda düzenli fiiller — İşlev fiillerinin çekimini ve ana cümledeki yerini anlamak için temel oluşturur.
  • Yakın konu: Ad-fiil eşleşmeleri — Yerleşik ad-fiil birlikteliklerini daha geniş bir çerçevede ele alır; her eşleşme dar anlamda işlev fiilli yapı değildir.
  • Sonraki adım: Resmî ve hukuk dili — Bu yapıların kurumsal metinlerdeki kullanımını ve yoğun adlı anlatımı anlamaya yardımcı olur.

Ön koşul

Almancada düzenli fiillerin şimdiki zaman çekimiA1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer C1 kavramları