Almancada resmî yazışma ve hukuk dili
Amts- und Rechtssprache
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almanca resmî yazışma ve hukuk dili, kişilerin yaptıklarından çok işlemleri, koşulları ve yükümlülükleri öne çıkarır. Bu yüzden nach Prüfung des Antrags (başvuru incelendikten sonra) gibi isim ağırlıklı ifadeler, wird aufgefordert (yapması istenir) gibi edilgen yapılar ve uzun birleşik kelimeler sık görülür. Bir metni anlamanın anahtarı, önce kimin ne yapması gerektiğini bulmak, ardından koşul, süre ve istisnaları ayırmaktır.
Genel bakış
Belediyeden gelen bir yazı, oturum başvurusu için istenen belgeler, bir sözleşme veya bir mahkeme kararı, günlük Almancadan oldukça farklı görünebilir. Amts- und Rechtssprache adı verilen bu kullanımda Antrag (başvuru), Bescheid (idari karar yazısı) ve Vorschrift (kural, hüküm) gibi kelimeler belirli işlemlerle bağlantılıdır. Bir cümle yalnızca bilgi vermeyebilir; aynı zamanda izin verebilir, talepte bulunabilir veya bir yükümlülüğü bildirebilir.
Bu konu C2 düzeyinde, bildiğiniz dil yapılarını birlikte yorumlama becerisi olarak ele alınır. Yeni ve ayrı bir dilbilgisi sistemi yoktur: isimleştirme (bir eylemi isim biçiminde anlatma), edilgen yapı (işi yapanı değil, yapılan işi öne çıkarma), uzun isim grupları ve kalıplaşmış ifadeler bir araya gelir. Türkçedeki “başvurunun değerlendirilmesi”, “ibraz edilmesi gerekmektedir” ve “aksi hâlde” gibi kullanımlar iyi bir başlangıç noktasıdır. Ancak Türkçe karşılıklarını tanımak, Almanca kelimelerin hangi hâl ve fiille kullanıldığını kendiliğinden öğretmez.
Amaç her yazışmada ağır bir dil kullanmak değildir. Önce bu metinleri çözmeyi, sonra ihtiyacınız olduğunda doğru ve açık bir resmî ifade kurmayı öğrenin. Aşağıdaki örnekler dil öğrenimi içindir; gerçek bir belgenin hukuki sonuçlarını belirlemek için metnin tamamı ve ilgili düzenlemeler gerekir.
Yapılar nasıl işler?
1. Eylemden işleme: isim ağırlıklı anlatım
Günlük anlatımda fiil (bir işi, oluşu veya durumu bildiren kelime) çoğu zaman cümlenin merkezindedir. Resmî dilde aynı içerik bir isim (bir varlığın, kavramın veya işlemin adı) çevresinde kurulur. Buna Almancada Nominalstil, yani isim ağırlıklı anlatım denir.
| Daha doğrudan Almanca | İsim ağırlıklı Almanca | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| Nachdem wir den Antrag geprüft haben, entscheiden wir. | Nach Prüfung des Antrags treffen wir eine Entscheidung. | Başvuruyu inceledikten sonra karar veririz. |
| Wenn Sie die Frist nicht einhalten, kann Ihr Antrag abgelehnt werden. | Bei Nichteinhaltung der Frist kann Ihr Antrag abgelehnt werden. | Süreye uyulmazsa başvurunuz reddedilebilir. |
| Bevor die Ware geliefert wird, muss die Rechnung bezahlt werden. | Vor Lieferung der Ware muss die Rechnung bezahlt werden. | Mal teslim edilmeden önce faturanın ödenmesi gerekir. |
Bu dönüşümde prüfen → Prüfung (incelemek → inceleme) veya liefern → Lieferung (teslim etmek → teslimat) gibi çiftler önemlidir. Birçok işlem adı -ung ile biter; fakat her fiile bu eki ekleyerek doğru bir isim üretilemez. Kelimeyi, kullanılan fiille birlikte öğrenmek daha güvenlidir.
Fiilin aldığı bilgi de dönüşür. den Antrag prüfen (başvuruyu incelemek) ifadesindeki den Antrag, inceleme işleminin hedefidir. die Prüfung des Antrags (başvurunun incelenmesi) ifadesinde ise Genitiv (aitlik veya “neyin?” ilişkisini gösteren isim hâli) kullanılır. Türkçedeki “başvurunun” biçimi bu ilişkiyi sezdirir; Almancada bunu des Antrags biçimi gösterir.
Diğer önemli hâller Dativ (çoğu kez yönelme veya belirli kelimelerin gerektirdiği ilişkiyi gösteren hâl) ve Akkusativtir (çoğu kez eylemin doğrudan etkilediği varlığı gösteren hâl). Bunlar Türkçedeki “-e” ve “-i” ekleriyle her zaman bire bir örtüşmez. Almanca edatlar (isim grubuyla birlikte zaman, neden, koşul gibi ilişkiler kuran kelimeler) belirli hâller ister:
- nach der Prüfung — incelemeden sonra; nach burada Dativ ister.
- bei der Antragstellung — başvuru sırasında; bei Dativ ister.
- durch die Vorlage des Ausweises — kimlik belgesinin sunulması yoluyla; durch Akkusativ ister.
- wegen fehlender Unterlagen — eksik belgeler nedeniyle; özenli resmî yazı dilinde wegen burada Genitiv ile kullanılır.
Nach Prüfung des Antrags gibi kalıplarda artikel (ismin önünde cinsiyet ve hâl gibi bilgileri gösteren küçük kelime) bulunmayabilir. Bu, bütün artikellerin resmî dilde kaldırılabileceği anlamına gelmez. Nach der Prüfung des Antrags da doğrudur; artikelsiz biçim daha sıkıştırılmış bir anlatımdır.
2. İsim-fiil kalıpları
Funktionsverbgefüge, anlamın büyük bölümünü ismin taşıdığı, fiilin onunla birlikte sabit bir ifade kurduğu yapılardır. Türkçedeki “karar vermek” veya “incelemeye almak” buna benzer. Almancada yalnızca ismi bilmek yetmez; hangi fiille ve varsa hangi edatla kullanıldığını da bilmek gerekir.
| Almanca kalıp | Türkçe karşılığı | Kullanım notu |
|---|---|---|
| einen Antrag stellen | başvuruda bulunmak | Bir işlemin başlatılmasını isteme. |
| eine Entscheidung treffen | karar vermek | entscheiden fiiline göre daha isim ağırlıklı. |
| Widerspruch einlegen | idari karara itiraz etmek | Belirli bir başvuru yolunu adlandırabilir. |
| eine Genehmigung erteilen | izin vermek | Yetkili kurumun izin vermesi. |
| in Kraft treten | yürürlüğe girmek | Bir düzenlemenin uygulanmaya başlaması. |
| zur Verfügung stehen | kullanıma hazır olmak | Bir şeyin mevcut ve kullanılabilir olması. |
Örneğin Die Verordnung tritt am 1. Januar in Kraft “Yönetmelik 1 Ocak'ta yürürlüğe girer” demektir. Burada Kraft kelimesini tek başına “güç” diye çevirmek anlamı açmaz; kalıbı bir bütün olarak tanımak gerekir.
3. Edilgen: işlem, sonuç ve yükümlülük
Özne (cümlenin hakkında bir şey söylediği kişi veya varlık) edilgen cümlede işi yapan kişi olmak zorunda değildir. Der Antrag wird geprüft cümlesinde özne başvurudur, fakat incelemeyi başvuru yapmaz. İnceleyen kurum, önemsiz olduğu veya bağlamdan anlaşıldığı için yazılmamıştır.
| Almanca yapı | Türkçe anlamı | Ne öne çıkar? |
|---|---|---|
| Der Antrag wird geprüft. | Başvuru inceleniyor. | İnceleme işlemi. |
| Der Antrag ist genehmigt. | Başvuru onaylanmış durumdadır. | Onayın sonucu. |
| Der Antrag muss unterschrieben werden. | Başvurunun imzalanması gerekir. | Yükümlülük. |
| Der Antrag ist zu unterschreiben. | Başvuru imzalanmalıdır. | Resmî bir gereklilik. |
İlk yapıda werden ile Partizip II (fiilin tamamlanmışlık ve edilgenlik gibi yapılarda kullanılan biçimi: geprüft, genehmigt) birleşir. Bu, Vorgangspassiv, yani işlemi öne çıkaran edilgendir. Sein + Partizip II ise uygun bağlamlarda Zustandspassiv, yani sonuç durumunu öne çıkaran edilgendir.
Önemli bir ayrım: wird geprüft yalnızca werden içerdiği için gelecek zaman değildir. İncelemenin sürmekte mi olduğu, olağan bir süreç mi anlattığı veya geleceğe mi yönelik olduğu bağlamdan anlaşılır.
Sein + zu + mastar yapısındaki mastar (fiilin çekimsiz sözlük biçimi), sık sık “yapılmalıdır” anlamı verir: Die Unterlagen sind bis Freitag einzureichen — “Belgeler cuma gününe kadar sunulmalıdır.” Bununla birlikte her kullanım zorunluluk bildirmez. Die Schrift ist kaum zu lesen — “Yazı neredeyse okunamıyor” cümlesinde okunabilirlik anlatılır. Anlamı belgenin işlevi ve bağlam belirler.
4. Uzun birleşik kelimeleri sağdan çözme
Almanca birleşik kelimeler (birkaç kelimenin tek kelime hâlinde bir araya gelmesi) resmî metinlerde çok bilgi taşır. Son parça temel anlamı ve çoğunlukla dilbilgisel cinsiyeti belirler; önceki parçalar onu sınırlar.
- die Aufenthaltserlaubnis — oturum izni: temel kelime Erlaubnis (izin), neyle ilgili olduğu Aufenthalt (ikamet, kalış) ile belirtilir.
- die Antragsfrist — başvuru süresi veya son başvuru tarihi: temel kelime Frist (belirlenmiş süre).
- der Gebührenbescheid — harç veya ücret hakkında idari karar yazısı: temel kelime Bescheid.
- die Rechtsbehelfsbelehrung — karara karşı hangi başvuru yollarının bulunduğunu bildiren bölüm: temel kelime Belehrung (bilgilendirme).
Aradaki -s- gibi bağlantı öğelerini Türkçede ayrı bir kelimeyle karşılamaya çalışmayın. Önce “Bu bir izin mi, süre mi, karar mı?” diye sorun. Ardından izin veya kararın neyle ilgili olduğunu bulun. Kelimenin cinsiyetini de son parçayla birlikte öğrenin.
5. Koşullar ve kalıplaşmış ifadeler
Resmî cümlede yükümlülüğün hangi koşulda geçerli olduğunu bulmak, fiili anlamak kadar önemlidir. Yan cümle (ana cümledeki bilgiye koşul, neden veya açıklama ekleyen bağlı cümle) başlatan sofern ve soweit bu iş için sık kullanılır.
| Almanca | Türkçe karşılığı | Okurken dikkat |
|---|---|---|
| sofern die Voraussetzungen erfüllt sind | koşulların sağlanması hâlinde | Bir koşul koyar. |
| soweit gesetzlich zulässig | kanunun izin verdiği ölçüde | Uygulamanın kapsamını sınırlar. |
| gemäß § 5 der Satzung | tüzüğün 5. maddesi uyarınca | Dayanılan hükmü belirtir. |
| hiermit | işbu yazıyla, bu işlemle | İçinde bulunduğu yazı veya işlemi gösterir. |
| unbeschadet anderer Rechte | diğer haklar saklı kalmak kaydıyla | Diğer hakların etkilenmediğini belirtir. |
Hiermit bir zaman ifadesi değildir. Hiermit beantrage ich die Verlängerung — “İşbu yazıyla uzatma talebinde bulunuyorum” ifadesinde, cümlenin kendisi başvuru işlevi görür. Gemäß bu kullanımda Dativ ister: gemäß den geltenden Vorschriften — “yürürlükteki hükümler uyarınca”. § işareti bir düzenlemedeki maddeye gönderme yapar.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde özellikle işlem, koşul ve süreyi birbirinden ayırın. Çeviriler anlamı doğal Türkçeyle verir; resmî bir belgenin onaylı çevirisi yerine geçmez.
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Der Antragsteller wird hiermit aufgefordert, die fehlenden Unterlagen nachzureichen. | Başvuru sahibinden işbu yazıyla eksik belgeleri tamamlayarak sunması istenmektedir. | Edilgen talep; yapılacak iş virgülden sonra gelir. |
| Zuwiderhandlungen werden strafrechtlich verfolgt. | Aykırı davranışlar hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yürütülür. | Ceza hukuku kapsamında işlem yapılacağını bildirir. |
| Bei Nichtbeachtung dieser Vorschrift kann die Genehmigung widerrufen werden. | Bu hükme uyulmaması hâlinde izin geri alınabilir. | Koşul ile olası sonuç ayrıdır. |
| Nach Eingang sämtlicher Unterlagen wird über den Antrag entschieden. | Tüm belgeler ulaştıktan sonra başvuru hakkında karar verilir. | Karar öncesindeki aşamayı belirtir. |
| Die Unterlagen sind innerhalb von zwei Wochen einzureichen. | Belgeler iki hafta içinde sunulmalıdır. | Zorunluluk ile süre birlikte verilir. |
| Für die Bearbeitung des Antrags wird eine Gebühr erhoben. | Başvurunun işleme alınması için bir harç tahsil edilir. | Eine Gebühr erheben sabit bir kullanımdır. |
| Gemäß den geltenden Vorschriften ist ein Identitätsnachweis vorzulegen. | Yürürlükteki hükümler uyarınca kimliği kanıtlayan bir belge sunulmalıdır. | Dayanak ve yükümlülük birlikte belirtilir. |
| Die Genehmigung gilt nur für den angegebenen Zeitraum. | İzin yalnızca belirtilen dönem için geçerlidir. | Nur kapsamı daraltır. |
| Sofern die Voraussetzungen erfüllt sind, kann eine Verlängerung beantragt werden. | Koşulların sağlanması hâlinde uzatma başvurusu yapılabilir. | Başvuru olanağı, onay garantisi değildir. |
| Gegen diesen Bescheid kann Widerspruch eingelegt werden. | Bu idari karara karşı itirazda bulunulabilir. | Belirli bir itiraz yolunu adlandırır. |
| Die Verarbeitung personenbezogener Daten erfolgt ausschließlich zu dem genannten Zweck. | Kişisel veriler yalnızca belirtilen amaçla işlenir. | Ausschließlich başka amaçları dışlar. |
| Die Verordnung tritt am 1. Januar in Kraft. | Yönetmelik 1 Ocak'ta yürürlüğe girer. | Yürürlüğe giriş kalıbı. |
İlk örnekte auffordern yalnızca nazikçe rica etmek değildir; bağlama göre yerine getirilmesi beklenen resmî bir talebi ifade eder. Üçüncü örnekte ise kann bulunduğu için “izin kesinlikle geri alınır” sonucunu çıkarmayın. Bu küçük kelime, sonucun mümkün olduğunu belirtir.
Sık yapılan hatalar
1. İsimleştirmede eski isim hâlini korumak
- Yanlış: Nach Prüfung den Antrag erhalten Sie eine Antwort.
- Doğru: Nach Prüfung des Antrags erhalten Sie eine Antwort.
- Türkçesi: Başvuru incelendikten sonra bir yanıt alırsınız.
Den Antrag prüfen fiilli yapıdır; Prüfung des Antrags ise “başvurunun incelenmesi” ilişkisidir. Fiili isme dönüştürürken çevresindeki kelimelerin biçimini de kontrol edin.
2. Edilgende fiilleri yanlış sıraya koymak
- Yanlış: Die Unterlagen müssen werden eingereicht.
- Doğru: Die Unterlagen müssen eingereicht werden.
- Türkçesi: Belgeler sunulmalıdır.
Müssen gibi kip fiilleri (zorunluluk, izin veya olanak bildiren yardımcı fiiller) ana cümlede çekimli konumdadır. Edilgeni kuran eingereicht werden cümlenin sonuna gelir. Türkçedeki “sunulmalıdır” anlamının Almancada birkaç kelimeyle kurulduğunu unutmayın.
3. “Yapılmalıdır” yapısında zu öğesini atlamak
- Yanlış: Die Frist ist einhalten.
- Doğru: Die Frist ist einzuhalten.
- Türkçesi: Süreye uyulmalıdır.
Einhalten ayrılabilen fiildir (belirli cümle yapılarında başındaki parça fiilden ayrılır). Zu bu tür mastarlarda parçaların arasına girer: einzuhalten, einzureichen, vorzulegen. Bu yüzden doğru yazımı kelimeyle birlikte öğrenin.
4. İtiraz fiilini günlük bir fiille değiştirmek
- Yanlış: Ich mache Widerspruch gegen den Bescheid.
- Doğru: Ich lege Widerspruch gegen den Bescheid ein.
- Türkçesi: Bu idari karara karşı itirazda bulunuyorum.
Burada kalıp Widerspruch einlegendir. Türkçedeki “itiraz yapmak” düşüncesinden hareketle machen kullanmak doğru birleşimi vermez. Ayrıca başka başvuru yollarının adları ve fiilleri farklı olabilir.
5. Nicht müssen ile nicht dürfen ifadelerini karıştırmak
- Amaçlanan yasak için yanlış: Sie müssen die Daten nicht weitergeben.
- Yasak için doğru: Sie dürfen die Daten nicht weitergeben.
- Türkçesi: Verileri başkalarına aktaramazsınız; aktarmanız yasaktır.
İlk cümle “Verileri aktarmanız gerekmiyor” anlamındadır; aktarmayı yasaklamaz. Türkçede “aktarmamalısınız” bazen tavsiye ile yasak arasında yorumlanabilir. Almanca metinde zorunluluğun yokluğu ile yasak arasındaki ayrımı açık tutun.
Kullanım notları
Resmî olmak, anlaşılmaz olmak değildir
Bir kuruma yazarken Sehr geehrte Damen und Herren (Sayın yetkili) gibi uygun bir hitap ve açık bir talep çoğu zaman yeterlidir. Hiermit beantrage ich die Verlängerung meiner Aufenthaltserlaubnis — “İşbu yazıyla oturum iznimin uzatılmasını talep ediyorum” cümlesi resmî ve anlaşılırdır. Her cümleyi uzun isim gruplarıyla doldurmak yazıyı daha doğru yapmaz.
Türkçedeki “arz ederim” ifadesini tek bir Almanca kalıba bağlamayın. Almancada çoğu durumda Ich beantrage … (başvuruyorum), Ich bitte um … (rica ediyorum) veya Ich teile Ihnen mit, dass … (size … olduğunu bildiriyorum) gibi işlemin amacını söyleyen bir yapı seçilir. “Rica”, “başvuru” ve “bildirim” birbirinin yerine geçmez.
İdari dil ile hukuk dili tamamen aynı değildir
Bir randevu hatırlatması, idari karar ve sözleşme ortak yapılar kullansa da farklı işler görür. Bescheid her zaman sıradan bir “haber” değildir; kurumun belirli bir işlem hakkındaki kararını içerebilir. Widerspruch ve Einspruch da genel bir “itiraz” anlamı taşıyabilse bile farklı usullerde kullanılan terimlerdir. Gerçek bir belgede bunları gelişigüzel birbirinin yerine koymayın.
Buradaki örnekler ağırlıkla Almanya'daki kullanımları temel alır. Avusturya ve İsviçre'de kurum adları, düzenleme adları ve başvuru yolları farklılaşabilir. Bir kalıbın dilbilgisel olarak anlaşılır olması, aynı hukuki işlemi her yerde adlandırdığı anlamına gelmez.
Süreyi yalnızca sayıdan okumayın
Innerhalb von zwei Wochen “iki hafta içinde”, bis zum 15. Mai “15 Mayıs'a kadar”, ab dem 15. Mai ise “15 Mayıs'tan itibaren” demektir. Sürenin başlangıcı ayrıca nach Zugang dieses Schreibens (bu yazının ulaşmasından sonra) gibi bir ifadeye bağlanabilir. Türkçede kısa bir özet çıkarırken bu başlangıç noktasını atlamayın. Kesin süre hesabı gerektiğinde takvim, bildirim ve ilgili usul kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
İleri kullanım: yoğun cümleleri çözme
1. İsmin önündeki uzun açıklamaları açın
Resmî dilde sıfat (bir ismin özelliğini veya durumunu belirten kelime) görevinde kullanılan fiil biçimleri uzun bilgi grupları taşıyabilir:
Die innerhalb der Frist eingereichten Unterlagen werden berücksichtigt.
“Süre içinde sunulan belgeler dikkate alınır.”
Burada temel isim Unterlagen (belgeler), onu açıklayan grup innerhalb der Frist eingereichten (süre içinde sunulan) ifadesidir. Türkçedeki “süre içinde sunulan belgeler” sırası buna benzer. Almancada ayrıca eingereichten sonundaki ek, ismin dilbilgisel özellikleriyle uyum gösterir.
Die vom Antragsteller vorzulegenden Nachweise müssen vollständig sein.
“Başvuru sahibinin sunması gereken kanıtlayıcı belgeler eksiksiz olmalıdır.”
Vorzulegenden yalnızca “sunulan” değil, “sunulması gereken” anlamı taşır. Bunu sadeleştirerek die Nachweise, die der Antragsteller vorlegen muss — “başvuru sahibinin sunmak zorunda olduğu belgeler” şeklinde okuyabilirsiniz. Böylece hem yapılacak iş hem de sorumlu kişi görünür hâle gelir.
2. Cümlenin başındaki grup fiilin yerini değiştirir
Bei Nichtbeachtung dieser Vorschrift kann die Genehmigung widerrufen werden.
“Bu hükme uyulmaması hâlinde izin geri alınabilir.”
Almanca ana cümlede çekimli fiil ikinci cümle öğesi konumundadır; bu, ikinci kelime demek değildir. Bei Nichtbeachtung dieser Vorschrift bir bütün olarak ilk konumu doldurur. Ardından kann, sonra özne olan die Genehmigung gelir. Türkçede fiili sona bırakmaya alışık bir okur için, ilk uzun grubun ardından gelen küçük fiili gözden kaçırmak kolaydır.
Koşul bir yan cümleyle kurulursa sıra farklı görünür:
Sofern alle Unterlagen vorliegen, kann der Antrag bearbeitet werden.
“Tüm belgeler mevcutsa başvuru işleme alınabilir.”
Yan cümlenin fiili vorliegen sonda, ana cümlenin çekimli fiili kann ise virgülden hemen sonradır. Uzun cümleyi okurken bu iki fiili ayrı ayrı işaretlemek yapıyı açar.
3. Olumsuzluk ve kapsam kelimelerini koruyun
Der Antrag kann nur bei vollständiger Vorlage der Unterlagen bearbeitet werden.
“Başvuru ancak belgelerin eksiksiz sunulması hâlinde işleme alınabilir.”
Burada nur yalnızca vurgu değildir; işlemin hangi koşula bağlı olduğunu sınırlar. Soweit ile kurulan “izin verilen ölçüde” ifadesi de bütün cümleyi mutlak bir izin gibi okumayı engeller. Özellikle nur (yalnızca), ausschließlich (sadece), nicht (değil) ve es sei denn (… olmadıkça; … olması hariç) ifadelerini özetinizde koruyun.
Können bazı düzenlemelerde kuruma belirli koşullar altında karar verme yetkisi tanıyabilir. Ancak yalnızca bu fiile bakarak “kurum istediğini yapabilir” sonucunu çıkarmayın. Aynı şekilde, yasal bir metindeki geniş zamanı sıradan bir alışkanlık ifadesi sanmayın: Der Antragsteller trägt die Kosten — “Masrafları başvuru sahibi karşılar” cümlesi bağlamına göre bir yükümlülük belirleyebilir.
4. Sadeleştirirken anlamı değiştirmeyin
Die Erteilung der Genehmigung erfolgt nach Prüfung der eingereichten Unterlagen.
“İzin, sunulan belgeler incelendikten sonra verilir.”
Bunu kendiniz için “Önce belgeler incelenir, ardından izin verilir” diye açabilirsiniz. Fakat metinde koşullar veya olasılık bildiren ifadeler de varsa bunları korumalısınız. “İncelemeden sonra izin verilebilir” ile “incelemeden sonra izin verilir” aynı şey değildir. İyi bir sadeleştirme, yalnızca kelimeleri azaltmaz; işlem sırasını, sorumlu kişiyi ve zorunluluk derecesini de doğru bırakır.
Çalışma önerileri
- Bir yazıyı dört soruyla çözün. “Kim?”, “Ne yapacak?”, “Hangi tarihe kadar?”, “Hangi koşulda?” sorularının yanıtlarını farklı işaretlerle belirleyin. Sürenin başlangıcı yazıda belirtilmemişse kendiniz bir tarih eklemeyin. Sonra bütün yazıyı iki veya üç Türkçe cümleyle özetleyin.
- Aynı içeriği iki üslupla yazın. Wenn Sie die Frist nicht einhalten, … (süreye uymazsanız…) ile Bei Nichteinhaltung der Frist … (süreye uyulmaması hâlinde…) biçimlerini eşleştirin. Her dönüşümde isim hâlini, fiilin yerini ve öznenin hâlâ görünür olup olmadığını kontrol edin.
- Kelimeyi tek başına değil, işlem kalıbıyla kaydedin. Antrag yerine einen Antrag stellen, Widerspruch yerine Widerspruch gegen einen Bescheid einlegen öğrenin. Yanına doğal Türkçe karşılığını ve örnek bir kullanım ekleyin. Başvuru yollarına ait kalıpları birbirinden ayrı tutun.
İlgili konular
- Ön hazırlık: İsim-fiil kalıpları — eine Entscheidung treffen ve zur Verfügung stellen gibi yapılar, resmî dilde anlamı tek tek kelimeler yerine kalıp üzerinden okumayı kolaylaştırır.