C2

Almancada Karmaşık Cümle Yapıları

Komplexe Satzgefüge

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Almancada karmaşık cümleler, bir ana cümleye başka cümlelerin bağlanması ve bu bağlı cümlelerin de kendi içinde yeni cümleler barındırmasıyla kurulur. Her katmanın fiil düzeni ayrı işler: dass, obwohl veya ilgi sözcüğüyle başlayan yan cümlelerde çekimli fiil genellikle kendi cümlesinin sonunda bulunur. Uzun bir cümleyi anlamanın yolu virgülleri saymak değil, hangi parçanın hangisine bağlı olduğunu ve her fiilin hangi katmanı tamamladığını bulmaktır.

Genel Bakış

Bir raporun gerekçesini, bir kararın koşullarını veya bir kişinin sözleriyle ilgili çekinceyi tek cümlede anlatmak istediğinizde, basit cümleler yetmeyebilir. Ana cümle kendi başına bir yargı bildirebilen temel parçadır; yan cümle ise başka bir parçaya bağlı olarak açıklama, koşul, neden veya içerik verir. Almancadaki Satzgefüge, ana cümle ile ona bağlı yan cümlelerden oluşan yapıdır. Hipotaksis, yani cümleleri birbirine bağımlı katmanlar halinde kurma, bilgileri yalnızca sıralamak yerine aralarındaki ilişkiyi de gösterir.

Bu konunun C2 düzeyindeki odağı, daha önce öğrenilen kuralları yoğun yapılarda birlikte kullanmaktır. Bir yan cümlenin içine başka bir yan cümle yerleştirmek, art arda gelen ilgi cümlelerini doğru adlara bağlamak ve uzun bir başlangıçtan sonra ana cümlenin fiilini doğru konuma getirmek gerekir. Bunlarla akademik metinlerde, kapsamlı haberlerde, sözleşmelerde ve edebiyatta sık karşılaşılır. Ancak karmaşık bir cümle mutlaka resmî değildir; gündelik konuşmadaki bir açıklama da birkaç katman içerebilir.

Türkçe konuşanlar için fiilin sonda gelmesi bütünüyle yabancı değildir. Asıl fark, Almancanın her yan cümlede sınırları ve fiil yerini açıkça düzenlemesidir. Türkçedeki “bana verdiğin kitabı okuyan kişi” ifadesinde, “verdiğin” ve “okuyan” gibi ekli yapılar adı önceleyebilir. Almancada bunların karşılığı çoğunlukla addan sonra gelen, ayrı fiilleri ve virgülleri olan ilgi cümleleridir. Bu yüzden Türkçe anlamı kavramak ile Almanca cümleyi doğru sırada kurmak iki ayrı beceridir.

Yapı Nasıl İşler?

1. Önce ana cümlenin iskeletini bulun

Çekimli fiil, kişi ve zamana göre biçimlenmiş fiildir: sagte “söyledi”, hat “var / yardımcı fiil olarak kullanılır” gibi. Almancada bildirme ana cümlesinde çekimli fiil genellikle ikinci konumdadır. Buradaki “konum”, ikinci sözcük demek değildir; uzun bir sözcük grubu da tek konum kaplayabilir.

Der Mann, der das Buch, das ich ihm gab, gelesen hat, sagte nichts.

“Benim ona verdiğim kitabı okuyan adam hiçbir şey söylemedi.”

Bu cümlede ana iskelet şudur:

Der Mann sagte nichts. — “Adam hiçbir şey söylemedi.”

Özne, yani hakkında bir şey söylenen veya işi yapan kişi, der Mann ifadesidir. Bu özne grubunu genişleten iki ilgi cümlesi, ana fiil sagte gelmeden önce tamamlanır. Dolayısıyla sagte çok geç görünse de ana cümledeki ikinci konumdadır. Sözcük sayısına bakıp “fiil ikinci sırada değil” diye düşünmeyin.

2. Her yan cümlenin fiili kendi katmanını kapatır

İlgi cümlesi, bir kişiyi veya şeyi tanımlayan ek cümledir; Türkçedeki “okuyan adam” veya “aldığım kitap” gibi ifadelerin işini görür. Yukarıdaki örneği dıştan içe açalım:

  • Der Mann … sagte nichts. — “Adam … hiçbir şey söylemedi.” Ana cümle.
  • der das Buch … gelesen hat — “… kitabı okuyan”. Adamı tanımlayan ilgi cümlesi.
  • das ich ihm gab — “ona verdiğim”. Kitabı tanımlayan iç ilgi cümlesi.

Okurken ilk açılan yapının hemen tamamlanmasını beklemeyin. Der Mann ile başlayan grup, en içteki gab “verdim” fiilini, sonra gelesen hat “okudu” grubunu bekler; ancak bundan sonra ana cümlenin sagte “söyledi” fiili gelir.

Çalışırken içteki açıklamayı geçici olarak kaldırabilirsiniz:

Der Mann, der das Buch gelesen hat, sagte nichts.

“Kitabı okuyan adam hiçbir şey söylemedi.”

Ardından kitaba ilişkin bilgiyi geri koyun. Böylece uzun cümleyi tek seferde ezberlemek yerine, bağımsız olarak denetlenebilen katmanlar halinde kurarsınız.

3. Yan cümle yalnızca ana cümleye bağlanmaz

Bir yan cümle, başka bir yan cümlenin gerekçesini, koşulunu veya karşıtlığını da açıklayabilir:

Ich weiß, dass er, obwohl er müde war, weiterarbeitete.

“Yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini biliyorum.”

Burada üç düzey vardır:

  1. Ich weiß … — “Biliyorum …”: ana cümle.
  2. dass er … weiterarbeitete — “çalışmaya devam ettiğini”: bilinen şeyi söyleyen yan cümle.
  3. obwohl er müde war — “yorgun olmasına rağmen”: devam etme eylemine ilişkin karşıtlığı bildiren yan cümle.

Bağlaç, iki parçanın ilişkisini kuran sözcüktür. Dass içeriği, obwohl beklenenin tersine gerçekleşen durumu gösterir. İçteki war kendi cümlesini kapatır; dıştaki weiterarbeitete ise dass cümlesini kapatır. Araya başka bir cümle girmesi, dıştaki fiili ana cümle sırasına taşımaz.

4. Yan yana sıralama ile iç içe yerleştirme farklıdır

Aynı kişiyi tanımlayan iki ilgi cümlesi aynı düzeyde olabilir:

Die Ärztin, die mich untersucht hat und die meine Akte kennt, empfiehlt eine Pause.

“Beni muayene eden ve dosyamı bilen doktor, biraz ara vermemi öneriyor.”

İki die de die Ärztin sözüne döner. İkinci ilgi cümlesi birincinin içindeki başka bir adı açıklamaz.

Buna karşılık şu cümle gerçekten katmanlıdır:

Die Ärztin, die den Bericht, den ich mitgebracht habe, gelesen hat, empfiehlt eine Pause.

“Yanımda getirdiğim raporu okuyan doktor, biraz ara vermemi öneriyor.”

Burada die doktoru, den raporu tanımlar. Bu farkı kaçırırsanız, fiil sırası doğru olsa bile kimin ne yaptığı belirsizleşir. Okurken her ilgi sözcüğünden önce “Bu sözcük hangi ada dönüyor?” sorusunu sorun.

5. İlgi sözcüğünün biçimini iki ayrı bilgi belirler

İlgi sözcüğü, önceki adın dilbilgisel cinsiyetine ve tekil ya da çoğul olmasına uyar. Dilbilgisel cinsiyet, adların der, die, das gruplarına ayrılmasıdır; canlıların doğal cinsiyetiyle her zaman örtüşmez. Sözcüğün hâli, yani cümledeki görevine göre aldığı biçim ise ilgi cümlesinin içinden belirlenir.

Der Kollege, dem ich den Bericht geschickt habe, ruft morgen an.

“Raporu gönderdiğim meslektaşım yarın arayacak.”

Der Kollege ana cümlenin öznesidir. Buna rağmen ilgi cümlesinde der değil, dem kullanılır; çünkü rapor “ona” gönderilmiştir. Bu görev Almancada Dativ, yani burada alıcıyı gösteren hâl gerektirir.

Der Bericht, den die Kollegin, mit der ich gesprochen habe, überarbeitet hat, ist fertig.

“Konuştuğum kadın meslektaşımın gözden geçirdiği rapor hazır.”

Dıştaki den, rapor ilgi cümlesinde nesne, yani eylemin etkilediği şey olduğu için Akkusativ biçimindedir. İçteki mit der, kadın meslektaşa döner; mit sözcüğü Dativ ister. Buradaki edat, başka bir sözcükle birlikte ilişki kuran mit “ile” gibi bir sözcüktür. Türkçedeki tek bir uzun tamlamayı Almancaya aktarırken her bağlantıyı ayrı denetlemek gerekir.

6. Cümle başındaki yan cümleden sonra ana fiil gelir

Wenn die Unterlagen, die gestern eingegangen sind, vollständig sind, können wir entscheiden.

“Dün gelen belgeler eksiksizse karar verebiliriz.”

Wenn ile başlayan bütün koşul cümlesi, içindeki ilgi cümlesiyle birlikte ana cümlenin ilk konumunu kaplar. Bu nedenle devamında wir können değil, können wir gelir.

Temel örüntüleri şöyle düşünebilirsiniz:

Yerleşim Fiil düzeni
Ana cümle + içerik bildiren yan cümle Ana cümlede çekimli fiil ikinci konumda; yan cümlede genellikle sonda.
Yan cümlenin ortasına giren başka bir yan cümle İç katman tamamlanır; dış katman kendi fiiliyle kapanır.
Başta koşul cümlesi + ana cümle Koşul bütün olarak ilk konumdadır; ardından ana cümlenin çekimli fiili gelir.
Ana cümlenin öznesine bağlı ilgi cümlesi Genişleyen özne grubu tek konum sayılır; ardından ana fiil gelir.

7. Virgüller cümle sınırlarını gösterir

Almancada yan cümleler virgülle ayrılır. Ortaya yerleştirilen yan cümlenin hem giriş hem çıkış sınırını işaretlemek gerekir. Türkçede aynı anlama gelen “bana verdiğin kitabı okuyan adam” ifadesinde böyle virgüller bulunmaması, Almanca virgülleri gereksiz kılmaz.

Ancak her virgül yeni bir bağımlılık düzeyi demek değildir. Aynı düzeydeki cümleler de virgülle ayrılabilir. Und “ve” ile bağlanan aynı düzeydeki ilgi cümleleri arasında ise sırf ikinci bir çekimli fiil var diye virgül eklenmez. Virgülleri birer nefes işareti değil, yapı işareti olarak okuyun.

Bağlam İçinde Örnekler

Aşağıdaki örneklerde farklı ilişkiler aynı temel ilkeyle kurulur: her parçanın neye bağlı olduğunu belirleyin, sonra o parçanın fiilini bulun.

Almanca Türkçe Açıklama
Der Mann, der das Buch, das ich ihm gab, gelesen hat, sagte nichts. Benim ona verdiğim kitabı okuyan adam hiçbir şey söylemedi. Kitapla ilgili cümle, adamla ilgili cümlenin içindedir.
Ich weiß, dass er, obwohl er müde war, weiterarbeitete. Yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini biliyorum. Karşıtlık, içerik bildiren cümlenin içine yerleştirilmiştir.
Was auch immer geschieht, wir bleiben hier. Ne olursa olsun, burada kalıyoruz. Başlangıçtaki ödünleyici ifade ayrı bir çerçeve oluşturur.
Wenn die Unterlagen, die gestern eingegangen sind, vollständig sind, können wir entscheiden. Dün gelen belgeler eksiksizse karar verebiliriz. Koşul cümlesi, bir ilgi cümlesi içerir.
Die Ärztin, die mich untersucht hat und die meine Akte kennt, empfiehlt eine Pause. Beni muayene eden ve dosyamı bilen doktor, biraz ara vermemi öneriyor. İki ilgi cümlesi aynı kişiye bağlıdır.
Der Bericht, den die Kollegin, mit der ich gesprochen habe, überarbeitet hat, ist fertig. Konuştuğum kadın meslektaşımın gözden geçirdiği rapor hazır. Dıştaki ilgi sözcüğü rapora, içteki meslektaşa döner.
Sie fragt, ob wir wissen, wann der Zug ankommt. Trenin ne zaman varacağını bilip bilmediğimizi soruyor. İki dolaylı soru katman halinde bağlanır.
Ich habe den Termin verschoben, weil die Person, die das Gespräch führen sollte, krank geworden ist. Görüşmeyi yapması gereken kişi hastalandığı için randevuyu erteledim. Neden cümlesinin öznesi bir ilgi cümlesiyle açıklanır.
Die Behörde teilte mit, dass der Antrag abgelehnt werde, falls die Nachweise nicht rechtzeitig eingingen. Kurum, belgeler zamanında ulaşmazsa başvurunun reddedileceğini bildirdi. Aktarılan kararın içinde ayrıca bir koşul vardır.
Dass der Plan, den wir gemeinsam entwickelt haben, nun scheitert, überrascht mich. Birlikte hazırladığımız planın şimdi başarısız olması beni şaşırtıyor. Başlangıçtaki bütün yan cümle, şaşırtan şeyi belirtir.
Wer die Regeln kennt, die hier gelten, weiß, worauf es ankommt. Burada geçerli olan kuralları bilen kişi, neyin önemli olduğunu bilir. Kişiyi belirten yapı da kendi içinde bir ilgi cümlesi içerir.
Ich hoffe, dass sie den Bericht, den wir angefordert haben, bis Freitag wird fertigstellen können. İstediğimiz raporu cuma gününe kadar tamamlayabileceğini umuyorum. Fiil grubunda ileri düzey bir sıra görülür.

Sık Yapılan Hatalar

1. İçteki cümle bittikten sonra dıştaki fiili erken getirmek

  • Yanlış: Ich weiß, dass er, obwohl er müde war, arbeitete weiter.
  • Doğru: Ich weiß, dass er, obwohl er müde war, weiterarbeitete.
  • Anlamı: “Yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini biliyorum.”

Weiterarbeiten, ayrılabilir fiil, yani ana cümlede ilk parçası ayrılabilen bir fiildir. Ana cümlede er arbeitete weiter olur; dass cümlesinde ise parçalar birleşir ve weiterarbeitete sonda yer alır. İçteki cümlenin kapanması, dıştaki dass yapısını ortadan kaldırmaz.

2. İlgi sözcüğünü önceki adın ana cümledeki görevine göre seçmek

  • Yanlış: Der Kollege, der ich den Bericht geschickt habe, ruft morgen an.
  • Doğru: Der Kollege, dem ich den Bericht geschickt habe, ruft morgen an.
  • Anlamı: “Raporu gönderdiğim meslektaşım yarın arayacak.”

Meslektaş ana cümlede arayan kişidir, ama ilgi cümlesinde raporun alıcısıdır. Bu nedenle dem gerekir. İç içe yapılarda aynı adın farklı katmanlarda farklı görevler üstlenmesi olağandır.

3. Uzun başlangıçtan sonra özneyi fiilin önüne koymak

  • Yanlış: Wenn die Unterlagen, die gestern eingegangen sind, vollständig sind, wir können entscheiden.
  • Doğru: Wenn die Unterlagen, die gestern eingegangen sind, vollständig sind, können wir entscheiden.
  • Anlamı: “Dün gelen belgeler eksiksizse karar verebiliriz.”

Başlangıç ne kadar uzun olursa olsun tek konum kaplar. Ana fiil ondan hemen sonra gelir. Türkçenin “belgeler eksiksizse biz karar verebiliriz” sırasını Almancaya olduğu gibi taşımayın.

4. Araya giren ilgi cümlesinin kapanış virgülünü unutmak

  • Yanlış: Der Bericht, den ich gestern gelesen habe ist überzeugend.
  • Doğru: Der Bericht, den ich gestern gelesen habe, ist überzeugend.
  • Anlamı: “Dün okuduğum rapor ikna edici.”

Den ile açılan bölüm, habe ile tamamlanır. Ana cümleye dönmeden önce kapanış virgülü gerekir. Uzun yapılarda bir virgülün eksilmesi, okurun dıştaki fiili içteki yapıya ait sanmasına yol açabilir.

5. İlgi cümlesinde Türkçedeki gibi ayrıca nesne zamiri kullanmak

  • Yanlış: Das Buch, das ich es gekauft habe, liegt auf dem Tisch.
  • Doğru: Das Buch, das ich gekauft habe, liegt auf dem Tisch.
  • Anlamı: “Satın aldığım kitap masanın üzerinde.”

Burada ilgi sözcüğü das, satın alınan şeyi zaten temsil eder. Ayrıca es “onu” eklemek aynı nesneyi iki kez belirtir. İlgi sözcüğü yalnızca bir bağlantı işareti değildir; kendi cümlesinde bir görev taşır.

Kullanım Notları

Uzunluk değil, ilişki önemlidir

Bir metnin ileri düzey görünmesi için her cümleyi uzatmak gerekmez. Karmaşık yapı, örneğin bir nedenin yalnızca belirli bir kararı açıklaması veya bir koşulun aktarılan sözün içinde kalması gerekiyorsa yararlıdır. Birbiriyle zayıf ilişkili bilgileri tek cümlede toplamak ise okuma yükünü artırır.

Özellikle iş yazışmalarında, özne ile ana fiil arasına birkaç uzun ilgi cümlesi koymak yerine bilgiyi bölmek çoğu zaman daha iyidir. Şu cümle dilbilgisel olarak doğrudur:

Die Ärztin, die den Bericht, den ich mitgebracht habe, gelesen hat, empfiehlt eine Pause.

“Yanımda getirdiğim raporu okuyan doktor, biraz ara vermemi öneriyor.”

Daha kolay izlenen bir seçenek şudur:

Die Ärztin hat den Bericht gelesen, den ich mitgebracht habe. Sie empfiehlt eine Pause.

“Doktor, yanımda getirdiğim raporu okudu. Biraz ara vermemi öneriyor.”

İkinci biçim aynı olayları anlatır; ancak ilk cümledeki “hangi doktor?” tanımlamasını ayrı bir olay anlatımına dönüştürür. Cümleyi bölmek yalnızca uzunluğu değil, bilginin sunuluşunu da değiştirebilir.

Konuşma ile özenli yazıyı ayırın

Konuşmada insanlar cümleyi yeniden başlatabilir, açıklamayı sona ekleyebilir veya fiil sırasını konuşma akışına göre değiştirebilir. Özellikle weil “çünkü” sonrasında ana cümle sırasının duyulması, özenli yazıda bütün neden cümlelerinin böyle kurulabileceği anlamına gelmez. Yazılı bir metinde standart yan cümle düzenini temel alın.

Sesli okurken her katmanı hafif bir durakla belirginleştirmek yararlıdır. Fakat noktalama işaretlerini yalnızca durakladığınız yerlere göre koymayın. Virgülün yeri dilbilgisel sınırdan gelir.

İlgili adı belirsiz bırakmayın

Bir cümlede aynı cinsiyette ve aynı sayıda birkaç ad varsa, ilgi sözcüğünün neye döndüğü bulanıklaşabilir. İlgi cümlesini mümkün olduğunca tanımladığı ada yakın tutun. Yakınlık tek başına yeterli değildir; anlamı ve cümledeki görevi de denetleyin. Gerekirse adı tekrar etmek, zarif ama belirsiz bir zincir kurmaktan daha iyidir.

İleri Kullanım ve İnce Ayrımlar

Fiil sonu kuralı bütün fiillerin aynı sıraya dizilmesi demek değildir

Birden fazla fiil içeren yan cümlelerde, tek tek fiil biçimlerini ayırt etmek gerekir. Yardımcı fiil, zaman veya başka bir yapı kurmaya yardım eden haben “sahip olmak / yardımcı fiil” ve werden “olmak / yardımcı fiil” gibi fiillerdir. Mastar, fiilin kişi eki almamış sözlük biçimidir: lesen “okumak”, können “yapabilmek” gibi.

Normal bir birleşik geçmiş zaman örneği:

Ich weiß, dass er den Bericht gelesen hat.

“Raporu okuduğunu biliyorum.”

Burada gelesen, fiilin tamamlanmış eylem bildiren ortaç biçimi, yani birleşik zaman yapımında kullanılan biçimidir; çekimli yardımcı fiil hat sonda yer alır.

Bir kip fiili, yani yapabilme veya zorunluluk gibi anlam ekleyen fiil, başka bir mastarla birlikte birleşik geçmiş zamanda kullanıldığında farklı bir düzen görülebilir:

Ich weiß, dass er den Bericht hat lesen müssen.

“Raporu okumak zorunda kaldığını biliyorum.”

Burada müssen “zorunda olmak”, bu kullanımda ortaç yerine mastar biçiminde bulunur; çekimli hat, iki mastarın önüne gelir. Bu yüzden “yan cümlede çekimli fiil her koşulda en son sözcüktür” genellemesi eksiktir. Temel fiil-sonu kuralını öğrenin, ama bu fiil gruplarını ayrıca tanıyın.

Benzer şekilde:

Ich hoffe, dass sie den Bericht wird fertigstellen können.

“Raporu tamamlayabileceğini umuyorum.”

Bu gelecek zaman yapısında wird, fertigstellen können mastar grubundan önce gelebilir. Karmaşık cümlenin içine ilgi cümlesi eklenmesi bu özel fiil düzenini değiştirmez. Uzun bir cümleyi denetlerken hem katmanları hem her katmanın kendi fiil grubunu inceleyin.

Sözü aktarmak, başka bir katman daha ekleyebilir

Dolaylı anlatımda, yani başkasının sözünü aynen alıntılamadan aktarmada, özellikle haber ve resmî metinlerde Konjunktiv biçimleri kullanılır. Bunlar burada sözün bir başkasına ait olduğunu göstermeye yarayan fiil biçimleridir; her kullanımda konuşanın söze inanmadığını belirtmez.

Die Behörde teilte mit, dass der Antrag abgelehnt werde, falls die Nachweise nicht rechtzeitig eingingen.

“Kurum, belgeler zamanında ulaşmazsa başvurunun reddedileceğini bildirdi.”

Werde, kurumun açıklamasını aktarır. Falls “eğer” ile başlayan koşul da bu açıklamanın içeriğine dahildir. Eingingen biçimi bu bağlamda aktarma işleviyle kullanılabilir; biçimin geçmiş zamana benzemesi, koşulun mutlaka geçmişte kaldığını göstermez. Cümlenin zamanını tek bir fiil görünüşünden değil, bağlamdan çıkarın.

“Ne olursa olsun” yapısında iki yerleşim mümkündür

Ödünleyici yapı, bir engel veya karşıt durum olsa da sonucun değişmediğini bildiren yapıdır. Konu örneğindeki şu biçim doğaldır:

Was auch immer geschieht, wir bleiben hier.

“Ne olursa olsun, burada kalıyoruz.”

Burada was auch immer geschieht, ardından kendi olağan sırasıyla gelen wir bleiben hier ana cümlesine bir çerçeve oluşturur. Bu, başlangıçtaki her yan cümlenin mutlaka ana cümlenin ilk konumunu doldurduğu iddiasının neden fazla geniş olduğunu gösterir.

Daha sıkı biçimde bütünleştirilmiş bir seçenek de mümkündür:

Was auch immer geschieht, bleiben wir hier.

“Ne olursa olsun, burada kalıyoruz.”

Bu ikinci biçimde başlangıçtaki bölüm ilk konumdadır; ardından bleiben wir gelir. İlk örneği yanlış saymayın, ama bu ayrı çerçeve düzenini normal wenn koşul cümlelerine gelişigüzel taşımayın.

Sözcük seçimi kadar bağlanma kapsamı da anlamı değiştirir

Bir koşulun hangi eyleme bağlı olduğunu düşünün:

Wenn die Daten stimmen, sagt sie, dass der Plan funktioniert.

“Veriler doğruysa, planın işlediğini söylüyor.”

En doğal yapısal okumada koşul, söyleme eylemine bağlanır.

Sie sagt, dass der Plan funktioniert, wenn die Daten stimmen.

“Planın, veriler doğruysa işlediğini söylüyor.”

Burada koşul, doğal olarak planın işlemesine bağlanabilir; ancak bağlam başka bir okumaya da izin verebilir. Sonradan eklenen yan cümlelerin kapsamı her zaman yalnızca konumdan kesinleşmez. Özellikle hukuk ve teknik metinlerinde ilişkiyi açıklaştırmak için cümleyi yeniden kurun veya bilgiyi bölün. Virgül tek başına belirsiz anlamı gidermez.

Çalışma Önerileri

  1. Katmanları dıştan içe işaretleyin. Bir haberden uzun bir cümle seçin. Önce ana özneyi ve ana fiili bulun. Sonra her yan cümlenin başlangıcını ve bitişini işaretleyin; ilgi sözcüklerinden tanımladıkları adlara oklar çizin. En içteki cümleyi kaldırıp kalan yapının hâlâ düzgün olduğunu kontrol edin.
  2. Bir cümleyi üç aşamada genişletin. Önce “Rapor hazır” gibi basit bir cümle yazın. Ardından “meslektaşımın gözden geçirdiği rapor”, sonra “konuştuğum meslektaşımın gözden geçirdiği rapor” bilgisini ekleyin. Her aşamada Almanca ilgi sözcüğünün görevini, fiil yerini ve kapanış virgülünü ayrı ayrı denetleyin.
  3. Aynı bilgiyi iki farklı biçimde sunun. Bir iç içe cümle, bir de iki kısa cümle yazın. Yalnızca hangisinin daha kısa olduğuna değil, hangi bilginin kişiyi veya şeyi tanımladığına, hangisinin yeni haber olarak sunulduğuna bakın. Sonra metni sesli okuyun: ana fiile ulaşmadan başlangıcı unutuyorsanız yapıyı sadeleştirin.

İlgili Konular

  • Önce gözden geçirin: İlgi cümleleri — İlgi sözcüğünün hangi ada döndüğünü ve kendi cümlesinde hangi görevi üstlendiğini kavramak, çok katmanlı yapıları çözmenin temelidir.

Ön koşul

Almancada İlgi Cümleleri: der, die, dasB1

Diğer C2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır