B2

Almancada İsimleştirme

Nominalisierung

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Almancada fiiller (eylem bildiren sözcükler) ve sıfatlar (bir özelliği anlatan sözcükler) isim gibi kullanılabilir; bu durumda büyük harfle yazılırlar. Fiilin mastarı, yani çekimsiz biçimi, isimleştiğinde genellikle das alır: lesen → das Lesen, “okumak → okuma”. Sıfatlar ve sıfat gibi kullanılan fiil biçimleri ise isimleşince de sıfat çekimini korur: das Schöne “güzel olan şey”, ein Reisender “bir erkek yolcu”, die Reisenden “yolcular”.

Genel Bakış

Türkçede “Okumayı seviyorum”, “Güzeli görmek gerek” ya da “Çalışanlar toplantıda” dediğimizde bir eylemi veya özelliği isim (bir varlığı ya da kavramı adlandıran sözcük) gibi kullanırız. Almancadaki Nominalisierung, yani isimleştirme, benzer bir ihtiyacı karşılar. Bir işten, nitelikten veya o niteliği taşıyan kişilerden tek bir sözcük grubu olarak söz etmeyi sağlar.

Bu konuyu B2 düzeyinde sistemli biçimde ele alırsınız; ancak beim Essen “yemek yerken” ve etwas Neues “yeni bir şey” gibi yapılarla daha önce de karşılaşırsınız. Günlük konuşmada, iş ilanlarında, yolculuk duyurularında ve resmî yazılarda isimleştirme sık görülür. Özellikle Angestellte “çalışanlar” ve Reisende “yolcular” gibi sözcükleri tanımak, uzun cümleleri anlamayı kolaylaştırır.

Türkçe konuşanlar için asıl güçlük, eylemi bir kavrama dönüştürmek değil, ortaya çıkan sözcüğün Almancadaki kurallarını uygulamaktır. Türkçede artikel (ismin önünde kullanılan, belirli olup olmadığını ve dilbilgisel özelliklerini gösteren sözcük) yoktur; Almancada ise artikel ve sözcük sonundaki ek birlikte çalışır. Ayrıca Türkçede “okuma” cümlenin ortasında küçük harfle yazılırken Almancada Lesen isim görevindeyse büyük harfle başlar.

Nasıl Kurulur?

1. Fiilin mastarını isim olarak kullanma

En doğrudan yol, fiilin mastar biçimini değiştirmeden isimleştirmektir. Bu isimler nötrdür, yani Almancanın üç dilbilgisel cinsiyetinden das grubuna girer. Buradaki cinsiyetin biyolojik cinsiyetle ilgisi yoktur.

Fiil İsimleşmiş biçim Türkçe anlamı
lesen das Lesen okuma, okumak
schwimmen das Schwimmen yüzme, yüzmek
warten das Warten bekleme, beklemek
aufräumen das Aufräumen toplama, düzenleme
sich bewegen das Sichbewegen hareket etme

Das Lesen ist wichtig. cümlesi “Okumak önemlidir” demektir. Burada das Lesen özne (cümlede hakkında bir şey söylenen, çoğunlukla işi yapan öge) görevindedir. Ich liebe das Lesen. “Okumayı çok severim” cümlesinde ise aynı grup nesnedir (eylemin doğrudan yöneldiği öge). Türkçede “okumak” veya “okuma” arasında seçim yapmamız, Almancada mutlaka farklı iki biçim kullanıldığı anlamına gelmez.

Bu tür isimler, genel bir etkinliği anlattıklarında çoğunlukla çoğul yapılmaz: das Schwimmen bir yüzme etkinliğidir, tek tek sayılan nesneler değildir. Mastardan türetilmiş bir sözcük zamanla ayrı bir sözlük anlamı kazanmış olabilir; böyle durumlarda çoğul kullanımını sözlükten kontrol etmek gerekir. Örneğin das Essen hem “yemek yeme” hem “yemek” anlamında kullanılabilir.

Artikel her zaman görünmek zorunda değildir:

  • Lesen entspannt mich. — Okumak beni rahatlatır.
  • Regelmäßiges Lesen hilft beim Lernen. — Düzenli okuma, öğrenmeye yardımcı olur.

İlk cümlede artikel bulunmasa da Lesen isimdir. İkinci cümlede regelmäßiges, ismi niteleyen sıfattır; “düzenli” anlamına gelir. Dolayısıyla yalnızca “önünde das varsa büyük yazılır” diye düşünmek yetersizdir. Belirleyici olan, sözcüğün cümledeki görevidir.

2. İsim hâlleri ve edatlarla kullanım

Hâl (ismin cümledeki ilişkisini gösteren biçim) Almancada çoğu zaman artikel üzerinden anlaşılır. İsimleşmiş mastar da normal bir isim gibi hâl değiştirir. Aşağıdaki tabloda Lesen “okuma” örneği kullanılmıştır.

Hâl Biçim Kullanımın anlamı
Yalın hâl, Nominativ das Lesen Özne olarak okuma
Belirtme hâli, Akkusativ das Lesen Eylemin doğrudan yöneldiği okuma
Dativ, dolaylı ilişkiyi gösteren hâl dem Lesen Bu hâli gerektiren fiil veya edattan sonra
Genitiv, aitlik ve bağlantı hâli des Lesens Okumanın; okuma ile ilgili

Dativ, Türkçedeki yönelme hâliyle her zaman bire bir örtüşmez; bir Almanca edatın hangi hâli istediğini ayrıca öğrenmek gerekir. Edat, isimle başka sözcükler arasında ilişki kuran bei, zu, nach gibi sözcüklerdir.

Çok sık kullanılan iki birleşme şunlardır:

  • bei + dem = beim: beim Lesen, okurken.
  • zu + dem = zum: zum Lesen, okumak için; okumaya.

Beim Lesen mache ich mir Notizen. “Okurken not alırım” cümlesinde isimleştirme, devam eden bir etkinliği arka plan olarak verir. Ich brauche eine Lampe zum Lesen. “Okumak için bir lambaya ihtiyacım var” cümlesinde ise amaç bildirir. Nach dem Essen “yemekten sonra” ifadesinde nach da Dativ ister; ancak artikel ile birleşmez.

3. Sıfatları isimleştirme: özellikten kavrama

Bir sıfat artık bir ismi nitelemek yerine doğrudan bir kavramı gösteriyorsa büyük harfle yazılır. Soyut bir özellikten veya “... olan şey”den söz ederken nötr biçim sık kullanılır:

  • schön → das Schöne — güzel olan şey, güzel yan.
  • gut → das Gute — iyi olan şey, iyilik.
  • neu → das Neue — yeni olan şey, yenilik.

Das Schöne an der Stadt ifadesi “Şehrin güzel yanı” demektir. Bu bir sözcük grubudur; tek başına tamamlanmış bir cümle değildir. Tam bir cümlede şöyle kullanabilirsiniz: Das Schöne an der Stadt ist ihre Lage am Meer. — Şehrin güzel yanı, deniz kıyısındaki konumudur.

İsimleşmiş sıfatın sonundaki ek kaybolmaz. das Schöne biçimindeki -e, sıfat çekiminin (sıfatın önündeki sözcüğe ve hâle göre sonunun değişmesinin) bir parçasıdır.

Özellikle şu kalıpları birlikte öğrenin:

Almanca Türkçe Biçimin mantığı
das Neue yeni olan şey Belirli artikelden sonra -e
etwas Neues yeni bir şey Sık kullanılan belirsiz yapı; -es
nichts Neues yeni bir şey yok; yeni hiçbir şey -es
viel Neues pek çok yeni şey -es
alles Gute her şeyin iyisi; iyi dilekler Bu kalıpta -e
mit etwas Neuem yeni bir şeyle Dativ nedeniyle -em

Alles Gute! birine iyi dilek sunarken “Her şey gönlünce olsun!” gibi çevrilebilir. Burada her sözcüğü ayrı ayrı Türkçeye aktarmak yerine ifadenin işlevini düşünmek daha yararlıdır.

4. Kişileri anlatan sıfatlar ve ortaçlar

Ortaç, fiilden oluşup sıfat gibi kullanılabilen biçimdir. Almancada reisend “yolculuk eden” ve angestellt “bir işte çalıştırılan, istihdam edilmiş” bu tür biçimlerdir. Bunlar isimleşince kişilerden söz etmeyi sağlar:

  • der Reisende / die Reisende — erkek yolcu / kadın yolcu.
  • der Angestellte / die Angestellte — erkek çalışan / kadın çalışan.
  • die Reisenden / die Angestellten — yolcular / çalışanlar.

Türkçedeki “çalışan” sözcüğü bir kişiyi anlatırken özel bir dilbilgisel cinsiyet seçtirmez. Almancada tekil kullanımda artikel ve ek seçimi önemlidir. Die Reisende wartet. “Kadın yolcu bekliyor” ile Die Reisenden warten. “Yolcular bekliyor” arasındaki fark yalnızca anlamda değildir: tekilde -e, çoğulda burada -en vardır; fiil de tekil veya çoğul olur.

Bu sözcükler anlam bakımından isimdir, ama çekim bakımından sıfat davranışını sürdürür. Aşağıdaki tablo tekil kişileri gösterir.

Hâl Belirli erkek yolcu Belirli kadın yolcu Bir erkek yolcu Bir kadın yolcu
Nominativ der Reisende die Reisende ein Reisender eine Reisende
Akkusativ den Reisenden die Reisende einen Reisenden eine Reisende
Dativ dem Reisenden der Reisenden einem Reisenden einer Reisenden
Genitiv des Reisenden der Reisenden eines Reisenden einer Reisenden

En önemli karşıtlık der Reisende, ama ein Reisender biçimleridir. Çünkü ein, yalın hâlde erkek cinsiyeti gösteren bir son ek taşımaz; bu bilgiyi Reisender üzerindeki -er verir. Buna karşılık der, gerekli bilgiyi zaten gösterdiği için Reisende sonundaki -e yeterlidir.

Çoğulda da artikel bulunup bulunmaması fark yaratır:

Hâl Belirli yolcular Artikelsiz çoğul
Nominativ die Reisenden Reisende
Akkusativ die Reisenden Reisende
Dativ den Reisenden Reisenden
Genitiv der Reisenden Reisender

Tablodaki sözcükler “yolcular” anlamındadır; Genitiv biçimleri ise bağlama göre “yolcuların” anlamını taşır. Reisende brauchen einen gültigen Ausweis. “Yolcuların geçerli bir kimlik belgesine ihtiyacı vardır” cümlesi genel bir grubu anlatır. Die Reisenden warten am Gleis. “Yolcular peronda bekliyor” ise belirli yolculardan söz eder.

Bağlam İçinde Örnekler

Aşağıdaki örneklerde aynı isimleştirme işleminin eylem, soyut kavram ve kişi anlatmak için nasıl kullanıldığını karşılaştırın.

Almanca Türkçe Açıklama
Das Lesen ist wichtig. Okumak önemlidir. Mastar isimleşip özne olur.
Beim Kochen höre ich oft Radio. Yemek yaparken sık sık radyo dinlerim. Etkinlik sırasında olan bir şey anlatılır.
Zum Lernen brauche ich Ruhe. Ders çalışmak için sessizliğe ihtiyacım var. Amaç bildiren yapı.
Nach dem Essen gehen wir spazieren. Yemekten sonra yürüyüşe çıkarız. Edattan sonra Dativ.
Ständiges Warten macht mich müde. Sürekli beklemek beni yoruyor. Artikel olmadan isimleşmiş mastar.
Das Schöne an der Stadt ist ihre Lage am Meer. Şehrin güzel yanı, deniz kıyısındaki konumudur. Bir niteliğin isim olarak kullanımı.
Ich möchte heute etwas Neues ausprobieren. Bugün yeni bir şey denemek istiyorum. Belirsiz bir şey için -es.
An diesem Plan ist nichts Schlechtes. Bu planda kötü bir şey yok. Olumsuz belirsiz yapı.
Wir wünschen dir alles Gute. Her şeyin gönlünce olmasını diliyoruz. Yerleşik iyi dilek ifadesi.
Die Angestellten arbeiten hier. Çalışanlar burada çalışıyor. Belirli çoğul kişi grubu.
Ein Reisender hat seinen Koffer vergessen. Bir erkek yolcu bavulunu unutmuş. Belirsiz artikelden sonra -er.
Ich helfe einer Reisenden mit dem Gepäck. Bir kadın yolcuya bagajı konusunda yardım ediyorum. Yardım etme fiili Dativ ister.
Jugendliche dürfen hier kostenlos hinein. Gençler buraya ücretsiz girebilir. Artikelsiz çoğul.
Die Polizei sprach mit den Verletzten. Polis yaralılarla konuştu. Çoğul ve Dativ; isimleşmiş ortaç.

Sık Yapılan Hatalar

1. İsimleşmiş sözcüğü küçük harfle yazmak

  • Yanlış: Beim lesen vergesse ich die Zeit.
  • Doğru: Beim Lesen vergesse ich die Zeit. — Okurken zamanın nasıl geçtiğini unutuyorum.
  • Neden: beim, bei dem birleşmesidir. Burada Lesen isim görevindedir ve büyük harfle yazılır.

Buna karşılık Ich möchte lesen. “Okumak istiyorum” cümlesinde lesen fiil olarak kalır; büyük harf gerekmez.

2. İsimleşmiş mastara yanlış artikel seçmek

  • Yanlış: Die Schwimmen ist gesund.
  • Doğru: Das Schwimmen ist gesund. — Yüzmek sağlıklıdır.
  • Neden: Mastarın doğrudan isimleşmesi nötr bir isim oluşturur. Başka bir türetme yoluyla oluşmuş isimlerin cinsiyetiyle bunu karıştırmayın.

3. Sıfatı eksiz bırakmak

  • Yanlış: Ich suche etwas neu.
  • Doğru: Ich suche etwas Neues. — Yeni bir şey arıyorum.
  • Neden: Burada neu bir ismi nitelemiyor, doğrudan “yeni bir şey”i gösteriyor. Hem büyük harf hem de uygun sıfat eki gerekir.

4. Belirsiz artikelden sonra belirli artikelin ekini kullanmak

  • Yanlış: Ein Angestellte hilft mir.
  • Doğru: Ein Angestellter hilft mir. — Bir erkek çalışan bana yardım ediyor.
  • Neden: Yalın hâlde ein Angestellter, ama der Angestellte denir. İsimleştirme, sıfat çekimini ortadan kaldırmaz.

5. Artikelsiz çoğulda otomatik olarak -en kullanmak

  • Yanlış: Reisenden warten draußen.
  • Doğru: Reisende warten draußen. — Yolcular dışarıda bekliyor.
  • Neden: Yalın hâlde artikelsiz çoğul Reisende, belirli artikelli çoğul die Reisenden olur. Reisenden ise örneğin artikelsiz Dativ biçimi olabilir; tek başına her çoğul bağlama uymaz.

6. Fiil yapısını isim grubuna olduğu gibi taşımak

  • Yanlış: Das Lesen den Text dauert lange.
  • Doğru: Das Lesen des Textes dauert lange. — Metni okumak uzun sürüyor.
  • Neden: den Text lesen “metni okumak” fiil grubudur. Bunu isim grubuna dönüştürürken bağlantı da değişir: burada des Textes, “metnin” anlamındaki Genitiv biçimidir. Daha kolay bir seçenek Es dauert lange, den Text zu lesen. — Metni okumak uzun sürüyor.

Kullanıma Dair Notlar

Günlük dilde de vardır, yalnızca resmî dil değildir

Beim Essen, zum Mitnehmen “paket olarak götürmek için” ve etwas Gutes “iyi bir şey” son derece doğal günlük yapılardır. Kafede Ein Kaffee zum Mitnehmen, bitte. “Paket bir kahve lütfen” diyebilirsiniz. Bu örnekte Mitnehmen, “yanında götürmek” fiilinin isimleşmiş mastarıdır.

Buna karşılık bir cümlede çok sayıda isimleştirme kullanmak metni ağırlaştırabilir. Nach der Prüfung der Unterlagen erfolgt die Bearbeitung des Antrags. “Belgelerin incelenmesinden sonra başvurunun işleme alınması gerçekleşir” cümlesi resmî yazışma dilini yansıtır. Günlük anlatımda Wir prüfen zuerst die Unterlagen und bearbeiten dann den Antrag. “Önce belgeleri inceliyoruz, sonra başvuruyu işleme alıyoruz” daha doğrudan anlaşılır. İkinci biçim, işi kimin yaptığını da açıkça söyler.

Kişiyi anlatan biçim her zaman aynı anlamı vermez

Angestellte, bağlama göre özellikle iş sözleşmesiyle çalışan kişileri ifade eder; bütün çalışan türleri için her durumda en uygun üst kavram değildir. Sözcükleri yalnızca çekim örneği olarak değil, kullanıldıkları bağlamla da öğrenin.

Die Angestellte tek bir kadın çalışanı, die Angestellten ise bir çalışan grubunu anlatır. Büyük harf, artikel, son ek ve fiilin tekil ya da çoğul oluşunu birlikte kontrol etmek, özellikle hızlı okurken yararlıdır.

Temel Kuralın Ötesi

1. Mastarı isimleştirmek ile yeni bir isim türetmek aynı değildir

lernen → das Lernen doğrudan isimleştirmedir: “öğrenme”. Ancak fiilden eklerle başka isimler de oluşabilir. entscheiden → die Entscheidung “karar vermek → karar” ve ankommen → die Ankunft “varmak → varış” bu tür örneklerdir.

Bu isimlerde das kuralını uygulayamazsınız. -ung ile biten isimler dişil cinsiyettedir; Entscheidung için die kullanılır. Ayrıca die Entscheidungen “kararlar” gibi çoğullar yapılabilir. Doğrudan isimleşmiş mastar ile sözlükte ayrı bir madde olan türemiş ismi ayırt etmek gerekir.

Anlamları da her zaman aynı değildir: das Schreiben bir yazma etkinliğini anlatabilir; ein Schreiben ise “bir yazı, resmî mektup” anlamına gelebilir. Ich habe ein Schreiben von der Versicherung bekommen. — Sigorta şirketinden bir yazı aldım. Burada bir etkinlik değil, somut bir belge söz konusudur.

2. İsimleşmiş sıfat ile adı söylenmeyen bir ismi niteleyen sıfat

Bir sıfattan sonra görünür bir isim olmaması, o sıfatın mutlaka isimleştiği anlamına gelmez. Önceden adı geçen bir isim anlaşılıyorsa sıfat küçük harfle kalabilir:

  • Ich nehme nicht die rote Jacke, sondern die blaue. — Kırmızı ceketi değil, mavi olanı alıyorum.

Burada blaue hâlâ Jacke “ceket” sözcüğünü niteliyor; yalnızca ikinci kez “ceket” denmiyor. Buna karşılık das Blaue bağlama göre “mavi olan şey” veya mavi renkli alan gibi bağımsız bir kavramı gösterir. Yazımı belirleyen, “arkasında isim yok” gözlemi değil, sıfatın gerçekten isim görevine geçip geçmediğidir.

3. Karşılaştırma biçimleri de isimleşebilir

Sıfatın karşılaştırma biçimi, iki özellik arasında derece farkı gösteren biçimdir. Bu da isim olarak kullanılabilir:

  • Ich hoffe auf etwas Besseres. — Daha iyi bir şey olmasını umuyorum.
  • Das Beste kommt zum Schluss. — En iyisi sona kalıyor.

Burada Besseres, “daha iyi olan bir şey”; Beste, “en iyi olan şey” anlamındadır. Das ist am besten. “En iyisi bu” ya da bağlama göre “Bu en uygunu” cümlesindeki am besten ise isim değildir ve küçük harfle yazılır. Özellikle das Beste ile am besten karşıtlığını birlikte öğrenmek işe yarar.

4. İsim grubunun içindeki ilişkiler değişir

İsimleştirme yalnızca ilk harfi büyütmek değildir; uzun yapılarda cümlenin diğer parçaları da değişebilir:

  • Die Mitarbeiter prüfen die Unterlagen sorgfältig. — Çalışanlar belgeleri dikkatle inceliyor.
  • Die sorgfältige Prüfung der Unterlagen durch die Mitarbeiter dauert einen Tag. — Belgelerin çalışanlar tarafından dikkatle incelenmesi bir gün sürüyor.

İlk cümlede sorgfältig, eylemin nasıl yapıldığını bildirir. İsim grubunda ise sorgfältige, Prüfung “inceleme” ismini niteleyen çekimli sıfattır. die Unterlagen “belgeler”, der Unterlagen “belgelerin” olur. İşi yapan kişiler durch die Mitarbeiter “çalışanlar tarafından” ile belirtilir.

Bu tür dönüşümler, isimleştirmelerin resmî dilde neden yoğun bilgi taşıyabildiğini gösterir. Fakat her fiilin bütün bağlantılarını tek bir kuralla dönüştüremezsiniz. Örneğin auf den Bus warten “otobüsü beklemek” yapısında das Warten auf den Bus “otobüsü bekleme” biçimi kullanılır; fiilin istediği edat korunur. Uzun isim gruplarını kurarken fiilin anlamını ve bağlı olduğu edatı da kontrol edin.

Çalışma Önerileri

  1. Üç ayrı sütunla çalışın. Birinciye eylem bildiren das Lesen, ikinciye kavram bildiren etwas Schönes, üçüncüye kişi bildiren ein Reisender yazın. Her sütuna beş örnek ekleyip Türkçe karşılığını ve neden o eki kullandığınızı not edin. Böylece bütün isimleştirmelere tek bir çekim kuralı uygulamazsınız.

  2. Artikel değiştirerek ekleri sınayın. der Angestellte → ein Angestellter → die Angestellten → Angestellte dizisini sesli okuyun; ardından “kadın çalışan” ve “çalışana” biçimlerini kurun. Kontrol için: die Angestellte / eine Angestellte, erkek için dem Angestellten / einem Angestellten, kadın için der Angestellten / einer Angestellten. Her değişimde yalnızca sözcüğü değil, tüm grubu öğrenin.

  3. Bir metni iki yönde dönüştürün. Kısa bir iş duyurusundaki isim grubunu önce daha açık bir fiil cümlesine çevirin; sonra kendi fiil cümlenizi isimleştirin. Son kontrolde dört soruyu sorun: Büyük harf doğru mu? Artikel uygun mu? Sıfat eki doğru mu? Eyleme bağlı nesne veya edat doğru bağlanmış mı? Daha resmî biçimin mutlaka daha iyi bir anlatım olmadığını da değerlendirin.

İlgili Konular

Ön koşul

Almancada yalın hâlde belirli artikeller: der, die, dasA1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer B2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır