B2

Almancada Konjunktiv II: Geçmişte Gerçekleşmeyenler

Konjunktiv II Vergangenheit

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Almancada Konjunktiv II Vergangenheit, geçmişte gerçekleşmeyen bir olayı, kaçırılan bir fırsatı veya başka türlü olabilecek bir sonucu anlatır. Temel yapı hätte / wäre + Partizip II biçimindedir; Partizip II, fiilin birleşik geçmiş zamanda kullanılan biçimidir: gemacht, gekommen gibi. Ich hätte das nicht gemacht. “Ben bunu yapmazdım” demektir; burada geçmişteki bir davranış değerlendirilir. Wenn ich das gewusst hätte, wäre ich gekommen. ise “Bunu bilseydim gelirdim” anlamına gelir.

Genel bakış

Geçmişi anlatırken yalnızca ne olduğunu söylemeyiz. Bazen “Keşke biraz daha erken çıksaydık”, bazen “Sen haber verseydin ben de gelirdim”, bazen de “Ben onun yerinde olsam bunu yapmazdım” deriz. Almancada geçmişe dönük bu düşünceler için kullanılan başlıca yapı Konjunktiv II’nin geçmiş biçimidir. Konjunktiv II bir kip, yani konuşanın olayı nasıl gördüğünü gösteren fiil biçimidir; burada olayı gerçekleşmiş bir gerçek olarak değil, varsayım, dilek veya gerçekleşmemiş ihtimal olarak sunar.

Bu yapı genellikle B2 düzeyinde ayrıntılı olarak öğrenilir. B1’de karşılaşılan hätte ve wäre biçimlerini bilmek önemli bir başlangıçtır; ancak bu biçimler tek başlarına geçmiş zaman anlamı taşımaz. Ich hätte Zeit “Vaktim olsa” anlamındayken, Ich hätte Zeit gehabt “Vaktim olsaydı” diyerek geçmişteki bir duruma bakar. Geçmiş anlamını oluşturmak için yapının tamamına dikkat etmek gerekir.

Türkçe konuşanlar için asıl zorluk anlamdan çok biçim ve sözcük sırasıdır. Türkçede “Yapsaydım”, “Gitseydik”, “Gelebilirdim” gibi anlamları fiile eklenen eklerle kurarız. Almanca bunları çoğunlukla ayrı bir yardımcı fiil (asıl fiilin zamanını veya kipini kurmaya yardım eden fiil) ve başka bir fiil biçimiyle kurar. Bu nedenle yalnızca “-seydi” karşılığını aramak yerine, olayın zamanını, yardımcı fiili ve cümledeki yerini birlikte düşünmek yararlıdır.

Yapı nasıl kurulur?

1. Gerçek geçmişten varsayımsal geçmişe geçiş

Perfekt, Almancanın haben veya sein ile kurulan birleşik geçmiş zamanıdır. Konjunktiv II’nin geçmiş biçimini kurarken çoğu fiilde aynı Partizip II biçimini korur, yardımcı fiili değiştirirsiniz:

  • haben yerine hätte ve kişiye uygun biçimleri;
  • sein yerine wäre ve kişiye uygun biçimleri.
Almanca Türkçe Açıklama
Ich habe die E-Mail gelesen. E-postayı okudum. Gerçekleşmiş olay.
Ich hätte die E-Mail gelesen. E-postayı okurdum. Geçmişte, uygun koşullar olsaydı gerçekleşecek olay.
Sie ist früher losgefahren. O, daha erken yola çıktı. Gerçekleşmiş olay.
Sie wäre früher losgefahren. O, daha erken yola çıkardı. Geçmişe ilişkin varsayımsal seçenek.

Tek başına “okurdum” Türkçede alışkanlık da anlatabilir. Almanca Ich hätte die E-Mail gelesen ise geçmişteki varsayımsal bir okumayı anlatır. Gerekirse çeviriyi “Koşullar uygun olsaydı e-postayı okurdum” diye açarak bu farkı görünür hâle getirebilirsiniz.

2. Hätte ve wäre çekimi

Özne (cümlede kimden veya neden söz edildiğini gösteren bölüm) değiştiğinde yardımcı fiil de değişir. Partizip II ise kişiye göre değişmez: ich hätte gemacht, wir hätten gemacht.

Almanca kişi Türkçe karşılığı Haben biçimi Sein biçimi
ich ben hätte wäre
du sen hättest wärst
er / sie / es o hätte wäre
wir biz hätten wären
ihr siz; samimi çoğul hitap hättet wärt
sie onlar hätten wären
Sie siz; nazik hitap hätten wären

Nazik hitapta büyük harfle yazılan Sie, tek bir kişiye de birden fazla kişiye de yöneltilebilir. Yardımcı fiil her iki durumda da hätten veya wären olur: Wären Sie früher gekommen? — “Daha erken gelir miydiniz?” Burada geçmişteki bir olasılık sorulur.

3. Hangi fiille hangi yardımcı kullanılır?

Güvenilir yöntem, fiilin Perfekt yapısını hatırlamaktır. Perfekt’te haben alan fiil burada hätte; sein alan fiil burada wäre alır. Bu seçim, kişinin pişman olup olmamasına değil, fiilin kullanımına bağlıdır.

Almanca yapı Türkçe karşılığı Yardımcı fiil seçimi
hätte gearbeitet çalışırdı Çoğu eylem gibi haben ile kurulur.
hätte gekauft satın alırdı Haben ile kurulur.
hätte sich erinnert hatırlardı Sich ile kullanılan bu fiil haben alır.
wäre gekommen gelirdi Yer değiştirme anlatan kommen, sein alır.
wäre eingeschlafen uykuya dalardı Durum değişikliği anlatan einschlafen, sein alır.
wäre geblieben kalırdı Bleiben, sein ile öğrenilmelidir.
wäre gewesen olurdu; o durumda bulunurdu Sein fiilinin geçmiş yapısıdır.
hätte gehabt sahip olurdu; elinde bulunurdu Haben fiilinin geçmiş yapısıdır.

“Hareket varsa mutlaka wäre” kuralı fazla geniştir. Tanzen “dans etmek” hareket içerir ama standart kullanımda haben alır: Wir hätten getanzt — “Dans ederdik.” Benzer şekilde fahren bir yere gitmeyi anlatırken sein alabilir, fakat bir aracı kullanmayı anlatan bazı kullanımları haben ile kurulur. Fiilleri yalnızca Türkçe anlamlarıyla değil, geçmiş zaman yapılarıyla birlikte öğrenmek gerekir.

Partizip II için de tek bir kalıp yoktur. Machen → gemacht, kommen → gekommen, wissen → gewusst, besuchen → besucht ve studieren → studiert gibi biçimleri tanımak gerekir. Ayrılabilen fiillerde (başındaki parça bazı cümlelerde fiilden ayrılan fiillerde) ge- çoğu zaman iki parçanın arasına girer: anrufen → angerufen. Örneğin Ich hätte dich angerufen — “Seni arardım.”

4. Ana cümlede sözcük sırası

Ana cümle, başka bir cümleye bağlı olmadan kullanılabilen cümledir. Normal bildirme cümlesinde kişiye göre çekilen yardımcı fiil ikinci konumda, Partizip II sonda bulunur:

Ich hätte dir gestern geholfen.
“Sana dün yardım ederdim.”

İkinci konum “ikinci sözcük” demek değildir. Başta birkaç sözcüklük bir zaman ifadesi varsa bu ifade tek bir bölüm sayılır:

Letzte Woche hätte ich mehr Zeit gehabt.
“Geçen hafta daha çok vaktim olurdu.”

Burada Letzte Woche ilk bölüm, hätte ikinci bölümdür. Ich yardımcı fiilden sonra gelir. Olumsuzluk sözcüğü nicht de genellikle sondaki Partizip II’den önce yer alır: Ich hätte das nicht gemacht — “Ben bunu yapmazdım.” Ancak olumsuzluğun yeri, özellikle hangi bölümün reddedildiğine göre değişebilir; bu örneği bütün cümleler için değişmez bir sıra olarak ezberlemeyin.

Evet-hayır sorularında yardımcı fiil başa gelir:

Hättest du das Angebot angenommen?
“Teklifi kabul eder miydin?”

5. Wenn ile koşul cümlesi

Yan cümle, başka bir cümlenin içinde veya ona bağlı olarak kullanılan cümledir. Wenn “eğer” anlamıyla bir koşul yan cümlesi başlatır. Normal geçmiş Konjunktiv II yapısında bu yan cümlenin sonunda önce Partizip II, sonra yardımcı fiil bulunur:

Wenn ich das gewusst hätte, wäre ich gekommen.
“Bunu bilseydim gelirdim.”

Türkçedeki “bilseydim” bölümünü Almancada gewusst hätte karşılar. “Gelirdim” sonucu ise wäre gekommen ile kurulur. İki bölümün de geçmişe ilişkin olması, ikisinde de aynı yardımcı fiilin kullanılacağı anlamına gelmez: wissen için hätte, kommen için wäre gerekir.

Koşul önce geldiğinde, bütün koşul yan cümlesi ana cümlenin ilk konumunu doldurur. Bu yüzden virgülden hemen sonra yardımcı fiil gelir; ardından özne gelir. Sonuç bölümünü başa almak da mümkündür:

Ich wäre gekommen, wenn ich das gewusst hätte.
“Bunu bilseydim gelirdim.”

İki sıralama da doğrudur. Önce koşulu vermek, konuşmayı geçmişteki duruma bağlar; önce sonucu vermek ise ne yapacağınızı öne çıkarır. Ana cümle ile wenn yan cümlesi arasına virgül konur.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örnekler yalnızca uzun koşul cümlelerini değil, kısa değerlendirmeleri, geçmişe ilişkin istekleri ve kaçırılan fırsatları da gösterir.

Almanca Türkçe Açıklama
Ich hätte das nicht gemacht. Ben bunu yapmazdım. Geçmişteki bir davranışı kendi açısından değerlendirme.
Wenn ich gewusst hätte, dass du krank bist, hätte ich dich angerufen. Hasta olduğunu bilseydim seni arardım. Bilgi geçmişte eksikti; hastalık konuşma anında da sürüyor olabilir.
Er wäre gern gekommen, aber er musste arbeiten. Gelmek isterdi ama çalışması gerekiyordu. Gern, gerçekleşmeyen isteği belirtir.
Wenn wir früher losgegangen wären, hätten wir den Zug erreicht. Daha erken yola çıksaydık trene yetişirdik. Geçmişte gerçekleşmeyen koşul ve sonuç.
Ohne deine Hilfe hätte ich das nicht geschafft. Senin yardımın olmasaydı bunu başaramazdım. Koşul, wenn yerine ohne ile verilir.
Ich hätte gern noch einen Tag länger dort verbracht. Orada bir gün daha geçirmek isterdim. Geçmişe dönük istek.
Hättest du mir das nicht früher sagen können? Bunu bana daha önce söyleyemez miydin? Modal fiille geçmişe dönük sitem.
Sie hätte die Rechnung fast zweimal bezahlt. Az kalsın faturayı iki kez ödeyecekti. Neredeyse gerçekleşen, ancak gerçekleşmeyen olay.
Wäre ich doch zu Hause geblieben! Keşke evde kalsaydım! Geçmişe dönük dilek.
Wenn das Restaurant geöffnet gewesen wäre, hätten wir dort gegessen. Restoran açık olsaydı orada yemek yerdik. Bir durumun geçmişte farklı olması.
An deiner Stelle hätte ich mich entschuldigt. Senin yerinde olsam özür dilerdim. Geçmişteki davranış hakkında değerlendirme.
Hätte sie den Termin nicht vergessen, wäre sie pünktlich gekommen. Randevuyu unutmasaydı zamanında gelirdi. Wenn olmadan kurulan koşul.

Örneklerdeki Türkçe “gelirdim”, “yerdik” veya “özür dilerdim” ifadeleri tek başına geçmiş zaman alışkanlığı gibi okunabilir. Almanca cümlelerde ise varsayımsal geçmiş yapısı açıkça görünür. Çeviriyi değerlendirirken cümlenin yalnızca son fiiline değil, bütün bağlamına bakın.

Sık yapılan hatalar

1. Geçmiş anlamını yalnızca hätte ile vermek

  • Yanlış: Wenn ich gestern Zeit hätte, hätte ich dich besucht.
  • Doğru: Wenn ich gestern Zeit gehabt hätte, hätte ich dich besucht.
  • Anlamı: “Dün vaktim olsaydı seni ziyaret ederdim.”

Burada bitmiş bir güne dönülüyor. Zeit hätte tek başına “vaktim olsa” anlamını verir; geçmişteki zaman sahipliği için Zeit gehabt hätte gerekir. Hätte sözcüğünü görmek, cümlenin otomatik olarak geçmişi anlattığını göstermez.

2. Kommen ile hätte kullanmak

  • Yanlış: Er hätte gern gekommen.
  • Doğru: Er wäre gern gekommen.
  • Anlamı: “Gelmek isterdi.”

Kommen, Perfekt’te sein alır; dolayısıyla geçmiş Konjunktiv II’de wäre kullanılır. Buna karşılık machen için hätte gerekir. Her örneği tek bir yardımcı fiile bağlamayın.

3. Wenn cümlesinde yardımcı fiili erken yerleştirmek

  • Yanlış: Wenn ich hätte das gewusst, wäre ich gekommen.
  • Doğru: Wenn ich das gewusst hätte, wäre ich gekommen.
  • Anlamı: “Bunu bilseydim gelirdim.”

Wenn ile başlayan normal yapıda çekimli yardımcı fiil sona gider. Ana cümlenin ich hätte ... sırasını yan cümleye taşımak en sık görülen hatalardandır. İleride ele alınan modal fiilli özel sıra, bu temel kuralın ayrı bir istisnasıdır.

4. Koşuldan sonra ana cümleyi özneyle başlatmak

  • Yanlış: Wenn ich das gewusst hätte, ich wäre gekommen.
  • Doğru: Wenn ich das gewusst hätte, wäre ich gekommen.
  • Anlamı: “Bunu bilseydim gelirdim.”

Başa alınan koşul bölümü ilk konumu doldurur. Ana cümlenin çekimli fiili olan wäre hemen virgülden sonra gelmelidir. Türkçede buna karşılık gelen zorunlu bir yer değişimi olmadığı için bu sırayı ayrıca çalışmak gerekir.

5. Würde ile Partizip II’yi doğrudan birleştirmek

  • Yanlış: Ich würde dich angerufen.
  • Doğru: Ich hätte dich angerufen.
  • Anlamı: “Seni arardım.”

Würde ile kurulan basit varsayım yapısında mastar, yani fiilin sözlük biçimi kullanılır: Ich würde dich anrufen — “Seni arardım”, şimdiki veya gelecekteki varsayımsal bir durumda. Geçmişe dönük anlatım için hätte angerufen en uygun temel yapıdır. Daha uzun würde ... haben biçimleri aşağıda ayrıca ele alınır.

6. Modal fiil grubunda yanlış son biçimi kullanmak

  • Yanlış: Ich hätte dir helfen gekonnt.
  • Doğru: Ich hätte dir helfen können.
  • Anlamı: “Sana yardım edebilirdim.”

Können başka bir fiille birlikte kullanıldığında bu yapıda gekonnt yerine können gelir. Burada iki mastar yan yana bulunur: helfen können. Bu, sıradan hätte + Partizip II kuralının önemli bir özel durumudur.

Kullanım notları

Her cümlenin başında wenn bulunması gerekmez

Ich hätte das nicht gemacht. — “Ben bunu yapmazdım.” Cümlede koşul açıkça yazılmasa da konuşma bağlamından anlaşılır: “Senin yerinde olsaydım” veya “Aynı durumla karşılaşsaydım.” Dolayısıyla bu yapıdaki her cümleye zorla bir wenn bölümü eklemek gerekmez.

Er wäre gern gekommen. — “Gelmek isterdi.” Bu cümle de tek başına kullanılabilir. Çoğu bağlamda gelmesini engelleyen bir neden vardır. Yapı gerçekleşmemiş isteği belirtir; bunun mutlaka üzüntü, suçlama veya kişisel pişmanlık içerdiği söylenemez.

Keşke cümleleri

Geçmişe dönük dileklerde doch, nur veya bloß gibi sözcükler kullanılabilir. Bunlar burada dileğin duygusal gücünü artırır; ayrı bir geçmiş zaman oluşturmaz:

  • Hätte ich doch besser aufgepasst! — “Keşke daha dikkatli dinleseydim!”
  • Wenn wir nur früher gebucht hätten! — “Keşke daha erken rezervasyon yaptırsaydık!”

Birinci örnekte yardımcı fiil baştadır; ikinci örnekte wenn bulunduğu için sondadır. İki örnek de bağımsız bir “keşke” cümlesi olarak kullanılabilir; devamında bir sonuç cümlesi bulunması şart değildir.

Eleştiri ve sitemin tonu

Du hättest früher anrufen können. — “Daha erken arayabilirdin.” Bu cümle yalnızca geçmişteki bir imkânı bildirebilir, fakat çoğu konuşmada sitem olarak anlaşılır. Du hättest früher anrufen müssen — “Daha erken araman gerekirdi” daha güçlü bir beklenti veya zorunluluk bildirir.

Nazik konuşmak için yalnızca Konjunktiv II kullanmak yeterli değildir. Tonlama ve bağlam da önemlidir. Özellikle geçmişte yapılmayan bir şeyi doğrudan karşı tarafa söylemek, dilbilgisel olarak varsayımsal olsa bile eleştiri gibi duyulabilir.

Konuşma dili ve yazı dili

Hätte gemacht ve wäre gekommen biçimleri hem günlük konuşmada hem yazıda doğaldır; yalnızca resmî metinlere ait değildir. Konuşmada bir yan cümlede duyabileceğiniz farklı sıraları temel öğrenme modeli olarak almayın. Standart yazıda yukarıdaki fiil yerleşimlerine uymak güvenli bir tercihtir.

Ayrıca wäre ve hätte üzerindeki iki nokta yazımın parçasıdır. War “idi”, hatte ise “vardı / sahipti” gibi gerçek geçmiş anlamları taşır; wäre ve hätte varsayımsal biçimlerdir. İşaretleri atlamak yalnızca küçük bir yazım kusuru değil, anlam farkı da yaratabilir.

Daha ileri kullanım

1. Modal fiiller ve iki mastar

Modal fiiller, başka bir eylemin mümkün, gerekli veya istenen olduğunu gösteren fiillerdir: können “-ebilmek”, müssen “zorunda olmak”, sollen “yapması beklenmek / gerekmek” gibi. Başka bir fiille birlikte geçmiş Konjunktiv II yapısında kullanıldıklarında çoğunlukla hätte + asıl fiilin mastarı + modal fiilin mastarı düzeni ortaya çıkar.

Almanca Türkçe Açıklama
Ich hätte dir helfen können. Sana yardım edebilirdim. Geçmişteki imkân.
Wir hätten früher gehen müssen. Daha erken gitmemiz gerekirdi. Yerine getirilmeyen gereklilik.
Du hättest dich vorher informieren sollen. Önceden bilgi edinmeliydin. Geçmişe dönük tavsiye veya eleştiri.
Sie hätte kommen können. Gelebilirdi. Kommen olsa da modal fiilli bütün yapı haben alır.

Bu kullanımda modal fiilin Partizip II biçimi yerine mastarı kullanılır; Almancada buna Ersatzinfinitiv denir. Terimin kendisini ezberlemekten çok helfen können ve gehen müssen gibi grupları tanımak önemlidir.

Wenn yan cümlesinde yardımcı fiilin yeri de değişir:

Wenn ich dir hätte helfen können, hätte ich es getan.
“Sana yardım edebilseydim ederdim.”

Burada hätte, iki mastardan önce bulunur: hätte helfen können. Bunu normal Wenn ich dir geholfen hätte — “Sana yardım etmiş olsaydım” yapısıyla karıştırmayın. Modal fiil başka bir fiille birleşmeden kullanılıyorsa sıradan Partizip II biçimi görülebilir: Das hätte ich nicht gewollt — “Bunu istemezdim.” Yani mastar kullanımı her modal fiil için koşulsuz bir kural değildir.

2. Wenn olmadan koşul bildirmek

Daha sıkı ve kısa bir anlatımda wenn düşebilir; çekimli yardımcı fiil koşul bölümünün başına gelir:

Hätte ich das gewusst, wäre ich zu Hause geblieben.
“Bunu bilseydim evde kalırdım.”

Bu, soru değildir; virgülden sonra gelen sonuç bölümü koşul anlamını tamamlar. Aynı başlangıç ünlemle ve doch gibi bir sözcükle kullanılırsa dilek olur: Hätte ich das doch gewusst! — “Keşke bunu bilseydim!”

3. Geçmiş koşul, şimdiki sonuç

Koşulun ve sonucun aynı zamana ait olması zorunlu değildir:

Wenn ich gestern früher ins Bett gegangen wäre, wäre ich jetzt nicht so müde.
“Dün daha erken yatsaydım şimdi bu kadar yorgun olmazdım.”

Koşul geçmiştedir: gegangen wäre. Sonuç ise şimdiki durumdur: wäre müde. Sonuç bölümüne gewesen eklerseniz yorgunluğu da geçmişe taşırsınız. Cümleyi kurarken her bölüm için ayrı ayrı “Bu durum ne zamana ait?” sorusunu sorun.

4. Edilgen yapılar

Edilgen yapı, işi yapan kişiden çok yapılan işi veya ortaya çıkan durumu öne çıkarır. Geçmişte gerçekleşmeyen bir işlemi anlatırken wäre + Partizip II + worden kullanılır:

Die Rechnung wäre rechtzeitig bezahlt worden.
“Fatura zamanında ödenirdi.”

Buna karşılık geçmişte varsayımsal bir durumu anlatmak için wäre + Partizip II + gewesen görülebilir:

Die Tür wäre geschlossen gewesen.
“Kapı kapalı olurdu.”

İlk örnekte ödeme işlemi, ikinci örnekte kapının kapalı durumda bulunması öne çıkar. İşlem bildiren edilgen yapıda worden kullanılır; bunu geworden ile değiştirmeyin. Bu ayrım, temel yapıya hâkim olduktan sonra edilgen cümlelerle birlikte çalışılmalıdır.

5. Als ob ile geçmişe ilişkin görünüş

Als ob, “sanki” anlamında bir karşılaştırma başlatır. Geçmiş Konjunktiv II bu yapıda, daha önce olmuş gibi görünen bir olayı anlatabilir:

Er tut so, als ob er nichts gehört hätte.
“Hiçbir şey duymamış gibi davranıyor.”

Ana cümle şimdiki zamandadır, duyma olayı ise ondan öncedir. Bu kullanım her zaman olayın kesinlikle gerçekleşmediğini kanıtlamaz; konuşan, görünüşü veya kendi mesafeli değerlendirmesini sunar. Dolayısıyla Konjunktiv II’yi her bağlamda “Bunun tersi kesinlikle oldu” diye yorumlamak doğru değildir.

6. Az kalsın gerçekleşen olaylar

Fast ve beinahe, “neredeyse / az kalsın” anlamıyla bu yapıda sık görülür:

Ich hätte beinahe meinen Schlüssel vergessen.
“Az kalsın anahtarımı unutuyordum.”

Burada açık bir koşul yoktur. Olay gerçekleşmeye çok yaklaşmış, ama gerçekleşmemiştir. Konjunktiv II’nin geçmiş biçimi bu kullanımla da öğrenilmelidir; yalnızca wenn cümlelerine indirgenmemelidir.

7. Würde ile daha uzun geçmiş yapıları

Würde + Partizip II + haben / sein biçimleri de bazı bağlamlarda mümkündür:

Ich würde das anders gemacht haben.
“Ben bunu başka türlü yapmış olurdum.”

Bununla birlikte gündelik geçmiş varsayımları için Ich hätte das anders gemacht — “Ben bunu başka türlü yapardım” daha kısa ve güvenilir öğrenme modelidir. Würde gemacht tek başına bu anlamda doğru değildir; uzun yapıda sondaki haben veya sein gerekir. İlk aşamada bu uzun biçimleri üretmeye çalışmak yerine tanımak yeterlidir.

Çalışma önerileri

  1. Bir gerçek, bir alternatif yazın. Gününüzden üç olay seçin: Ich bin spät losgegangen — “Geç yola çıktım.” Ardından geçmişe dönük alternatifini yazın: Wenn ich früher losgegangen wäre, hätte ich den Bus erreicht — “Daha erken yola çıksaydım otobüse yetişirdim.” Böylece yalnızca çekimi değil, anlam farkını da çalışırsınız.

  2. Fiilleri yardımcılarıyla birlikte öğrenin. Notlarınızda kommen — ist gekommen — wäre gekommen ve machen — hat gemacht — hätte gemacht gibi üçlüler oluşturun. Her satırın yanına Türkçe bir örnek çevirisi ekleyin. Özellikle bleiben, einschlafen, sich erinnern ve wissen gibi farklı kalıpları karıştırarak çalışın; bütün listeyi aynı yardımcı fiille doldurmayın.

  3. Aynı düşünceyi üç biçimde söyleyin. “Bunu bilseydim gelirdim” düşüncesini önce Wenn ich das gewusst hätte, wäre ich gekommen, sonra Ich wäre gekommen, wenn ich das gewusst hätte, en son Hätte ich das gewusst, wäre ich gekommen biçiminde yazın. Yardımcı fiillerin altını çizip yerlerini karşılaştırın. Temel sıra oturduktan sonra “Gelebilirdim” anlamındaki Ich hätte kommen können örneğini ekleyerek modal fiilli özel yapıyı ayrıca çalışın.

İlgili konular

Ön koşul

Almancada Konjunktiv II: wäre ve hätteB1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer B2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır