A2

Almancada weil ve dass ile yan cümleler

Nebensätze: weil, dass

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Weil bir neden bildirir; dass ise bilinen, düşünülen ya da söylenen şeyin içeriğini cümleye bağlar. Bu sözcüklerle başlayan yan cümlede, yani başka bir cümleye bağlı bilgi bölümünde, çekimli fiil (kişiye ve zamana göre biçim alan fiil) sona gider: Ich bleibe zu Hause, weil ich krank bin. — “Hasta olduğum için evde kalıyorum.” Ana cümle ile yan cümle arasına virgül konur.

Genel bakış

Tek başına “Gelmiyorum” demek yerine neden gelmediğinizi açıklamak, birinin ne söylediğini aktarmak veya bir habere sevindiğinizi belirtmek istediğinizde yan cümlelere ihtiyaç duyarsınız. Almancada A2 düzeyinde öğrenilen weil ve dass, bu ihtiyaçların büyük bir bölümünü karşılar. Weil çoğunlukla “çünkü, … olduğu için”; dass ise bağlama göre “ki” veya Türkçedeki “… olduğunu, … olacağını” yapılarıyla karşılanır.

Ana cümle, cümlenin temel yargısını taşıyan ve çoğu zaman tek başına da kullanılabilen bölümdür. Ich weiß, dass er kommt. — “Onun geleceğini biliyorum” örneğinde Ich weiß ana cümle, dass er kommt yan cümledir. Yan cümle burada “Neyi biliyorum?” sorusunu yanıtlar. Ich bleibe zu Hause, weil ich krank bin. — “Hasta olduğum için evde kalıyorum” örneğindeyse yan cümle “Neden evde kalıyorum?” sorusunun cevabıdır.

Türkçe konuşan bir öğrenci için fiilin sonda bulunması tanıdık gelebilir. Ancak bu benzerlik yanıltmasın: Türkçede “hasta olduğum için” ya da “onun geleceğini” derken fiile ekler getiririz; Almancada ise yan cümlenin başına bir bağlayıcı sözcük koyar, fiili yine kişiye göre çekimleriz. Asıl öğrenilecek şey, yalnızca fiili sona taşımak değil, her cümle bölümünün kendi düzenini koruduğunu görmektir.

Yapı nasıl kurulur?

1. Önce bağlacın görevini seçin

Bağlaç, sözcükleri veya cümleleri birbirine bağlayan sözcüktür. Weil ve dass aynı fiil düzenini oluşturur, fakat aynı anlamı vermez.

Bağlaç Türkçede karşılığı Ne işe yarar?
weil çünkü; … olduğu için Bir olayın ya da kararın nedenini açıklar.
dass … olduğunu; … olacağını; bazı yapılarda “ki” Bir bilginin, düşüncenin, sözün veya değerlendirmenin içeriğini aktarır.

Şu iki cümleyi karşılaştırın:

  • Ich bin froh, weil du mir hilfst. — “Bana yardım ettiğin için mutluyum.” Yardım etmeniz, mutluluğun nedenidir.
  • Ich bin froh, dass du mir hilfst. — “Bana yardım etmene seviniyorum.” Sevincin konusu, yardım ediyor olmanızdır.

Günlük hayatta bu iki anlam birbirine yaklaşabilir. Yine de weil seçildiğinde neden, dass seçildiğinde ilgili bilgi veya durum öne çıkar. Her Türkçe “için” ya da “ki” sözcüğünü tek bir Almanca bağlaçla eşleştirmek yerine, cümlenin ne yapmak istediğini düşünün.

2. Çekimli fiili bulun ve yan cümlenin sonuna taşıyın

Özne, eylemi yapan veya hakkında bilgi verilen kişi ya da şeydir. Ich bin krank. — “Hastayım” cümlesinde özne ich, çekimli fiil bin sözcüğüdür. Türkçede “ben” demeden de “hastayım” diyebiliriz; Almancada bu tür tam cümlelerde özneyi genellikle açıkça söylemek gerekir.

Ana cümleden yan cümleye geçerken aynı özne ve aynı fiil biçimi korunur:

Bağımsız cümle Başka bir cümleye bağlanan bölüm Yan cümlenin Türkçe anlamı
Ich bin krank. weil ich krank bin hasta olduğum için
Er kommt. dass er kommt onun geldiğini / geleceğini
Du hast Zeit. weil du Zeit hast vaktin olduğu için
Der Laden ist geschlossen. dass der Laden geschlossen ist dükkânın kapalı olduğunu

Tablodaki yan cümle parçaları, anlam ilişkisini göstermek için tek başına verilmiştir; normal kullanımda bir ana cümleye bağlanırlar.

Temel sıra şöyledir:

weil / dass + özne + diğer sözcükler + çekimli fiil

  • Ich komme später, weil ich noch arbeite. — “Hâlâ çalıştığım için daha sonra geleceğim.”
  • Sie sagt, dass der Bus heute später kommt. — “Otobüsün bugün daha geç geleceğini söylüyor.”

İkinci örnekte heute ve später, yani “bugün” ve “daha geç” bilgileri fiilden önce gelir. Kommt ana cümledeki gibi özneden hemen sonra değil, yan cümlenin sonunda yer alır. Bağlaçtan sonra bütün sözcükleri gelişigüzel yeniden sıralamaya gerek yoktur; ilk adım çekimli fiilin yerini değiştirmektir.

3. İki fiil varsa hangisi sona gider?

Cümlede birden fazla fiil bulunabilir. Mastar, fiilin kişiye göre çekimlenmemiş biçimidir; Türkçedeki “gitmek” gibi, Almancada gehen. Yardımcı fiil, başka bir fiille birlikte zaman gibi bilgileri kurar; habe gelernt yapısındaki habe buna örnektir. Geçmiş zaman ortacı, gelernt gibi, yardımcı fiille birlikte geçmiş zamanı oluşturan fiil biçimidir.

A2 düzeyindeki temel yapılarda çekimli fiil, diğer fiil biçiminden sonra gelir:

Almanca Türkçe Fiillerin düzeni
Ich bleibe hier, weil ich noch arbeiten muss. Daha çalışmam gerektiği için burada kalıyorum. arbeiten mastar; çekimli muss en sonda.
Ich weiß, dass sie schon gegessen hat. Onun çoktan yemek yediğini biliyorum. gegessen geçmiş zaman ortacı; çekimli hat en sonda.
Er sagt, dass er morgen anrufen wird. Yarın telefon edeceğini söylüyor. anrufen mastar; çekimli wird en sonda.

İlk örnekteki müssen, bir gereklilik bildiren kip fiilidir; bu tür fiiller yapabilme, zorunluluk veya istek gibi anlamlar ekler. Başlangıç için arbeiten muss, gegessen hat, anrufen wird gibi ikilileri birlikte çalışmak yararlıdır. Daha uzun fiil dizilerindeki bir istisnayı ileri bölümde göreceğiz.

4. Ayrılabilen fiiller yan cümlede birleşir

Ayrılabilen fiil, başındaki parçanın ana cümlede fiilden ayrılabildiği fiildir. Örneğin aufstehen “kalkmak” demektir:

  • Ich stehe früh auf. — “Erken kalkıyorum.”
  • Ich gehe früh ins Bett, weil ich morgen früh aufstehe. — “Yarın erken kalkacağım için erken yatıyorum.”

Yan cümlede auf ve stehe birleşir: aufstehe. Fiili sona taşırken öndeki parçayı geride bırakmayın. Aynı durum anrufen “telefon etmek” için de geçerlidir: Sie sagt, dass sie mich anruft. — “Bana telefon edeceğini söylüyor.”

5. Yan cümle başa gelirse ana cümlenin düzeni değişir

Nedeni önce söylemek de mümkündür:

  • Ich bleibe zu Hause, weil ich krank bin. — “Hasta olduğum için evde kalıyorum.”
  • Weil ich krank bin, bleibe ich zu Hause. — “Hasta olduğum için evde kalıyorum.”

İki cümlede temel anlam aynıdır. İkincisinde neden baştan verilir. Almancadaki ana cümlede fiil ikinci konumdadır kuralı devam eder: Baştaki yan cümlenin tamamı birinci konumu doldurur, ardından doğrudan bleibe gelir. “İkinci konum” ikinci sözcük anlamına gelmez; birden fazla sözcükten oluşan bir bölüm de bu konumu doldurabilir.

Bu nedenle doğru sıra Weil ich krank bin, bleibe ich … olur; Weil ich krank bin, ich bleibe … olmaz. Virgülden sonra otomatik olarak özne yazmak, sık yapılan bir hatadır.

Dass cümlesi de bazı yapılarda başa gelebilir:

  • Es ist gut, dass du hier bist. — “Burada olman iyi.”
  • Dass du hier bist, ist gut. — “Burada olman iyi.”

İkinci biçim, “burada olman” bilgisini öne çıkarır. Başlangıçta ilk biçimi kullanmak daha kolaydır; dass ile kurulan her cümleyi düşünmeden başa taşımanız gerekmez.

6. Virgül iki bölümün sınırını gösterir

Almancada ana cümle ile weil veya dass yan cümlesi arasına virgül koymak zorunludur. Bu, yalnızca okurken duraklama olup olmamasına bağlı değildir.

  • Ich hoffe, dass du Zeit hast. — “Umarım vaktin vardır.”
  • Weil es regnet, nehmen wir den Bus. — “Yağmur yağdığı için otobüse biniyoruz.”

Yan cümle sona geliyorsa virgül bağlaçtan önce; başa geliyorsa yan cümlenin bitiminde yer alır. Türkçede “Vaktin olduğunu biliyorum” gibi bir cümlede aynı noktaya virgül koymadığımız için, Almanca yazarken bu sınırı özellikle kontrol edin.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde yalnızca fiilin yerini değil, yan cümlenin neyi açıkladığını da takip edin. Weil satırlarında neden, dass satırlarında bilginin veya değerlendirmenin içeriği vardır.

Almanca Türkçe Dikkat edilecek nokta
Ich bleibe zu Hause, weil ich krank bin. Hasta olduğum için evde kalıyorum. Çekimli bin sona gider.
Ich weiß, dass er kommt. Onun geleceğini biliyorum. dass bilinen şeyi bildirir.
Es ist gut, dass du hier bist. Burada olman iyi. Yan cümle değerlendirilen durumu açıklar.
Wir nehmen die U-Bahn, weil wir kein Auto haben. Arabamız olmadığı için metroya biniyoruz. Olumsuzluk bildiren kein fiilden önce kalır.
Weil der Zug Verspätung hat, komme ich später. Tren geciktiği için daha geç geleceğim. Yan cümleden sonra ana cümlenin fiili gelir.
Ich glaube, dass die Apotheke noch offen ist. Eczanenin hâlâ açık olduğunu düşünüyorum. dass ile belirtilen bilgi kesin olmak zorunda değildir.
Kannst du leiser sprechen, weil das Baby schläft? Bebek uyuduğu için daha alçak sesle konuşabilir misin? weil bir isteğin nedenini de açıklayabilir.
Die Ärztin sagt, dass ich mehr schlafen soll. Doktor daha çok uyumam gerektiğini söylüyor. Mastar schlafen, çekimli soll önünde durur.
Ich bin müde, weil ich schlecht geschlafen habe. Kötü uyuduğum için yorgunum. Geçmiş zamanda yardımcı fiil sona gider.
Er schreibt, dass er am Freitag zurückkommt. Cuma günü döneceğini yazıyor. Ayrılabilen zurückkommen birleşik yazılır.
Ich freue mich, dass du die Prüfung bestanden hast. Sınavı geçmene sevindim. Duygunun konusu dass cümlesiyle verilir.
Dass du heute nicht kommen kannst, verstehe ich. Bugün gelemeyeceğini anlıyorum. Baştaki dass cümlesinin ardından verstehe gelir.

Türkçe çevirilerde “geleceğini” yazılması, Almancada mutlaka gelecek zaman yardımcı fiilinin kullanıldığı anlamına gelmez. Er kommt bağlama göre “geliyor”, “gelir” veya “gelecek” diye çevrilebilir. Zaman bilgisini çevredeki sözcükler ve konuşmanın durumu da belirler.

Sık yapılan hatalar

1. Yan cümlede ana cümle sırasını bırakmak

  • Yanlış: Ich bleibe zu Hause, weil ich bin krank.
  • Doğru: Ich bleibe zu Hause, weil ich krank bin.
  • Türkçesi: “Hasta olduğum için evde kalıyorum.”

Standart yazı dilinde weil yan cümlesindeki çekimli fiil sona gider. Ich bin krank bağımsız bir cümle olarak doğrudur; weil ile bağlandığında düzeni değişir. Konuşmada duyabileceğiniz farklı kullanım aşağıdaki kullanım notlarında ayrıca açıklanmıştır.

2. Baştaki yan cümleden sonra özneyi hemen yazmak

  • Yanlış: Weil ich keine Zeit habe, ich komme nicht.
  • Doğru: Weil ich keine Zeit habe, komme ich nicht.
  • Türkçesi: “Vaktim olmadığı için gelmiyorum.”

Ana cümlenin ilk konumunu yan cümle doldurmuştur. Sonraki bölüm fiil + özne düzeniyle devam eder. Türkçe düşünerek “vaktim olmadığı için, ben…” diye ilerlemek Almancada yanlış sıraya götürebilir.

3. Neden ile aktarılan içeriği karıştırmak

  • Yanlış: Ich weiß, weil du morgen kommst. — “Yarın geleceğini biliyorum” anlamında.
  • Doğru: Ich weiß, dass du morgen kommst.
  • Türkçesi: “Yarın geleceğini biliyorum.”

Burada “Neden biliyorum?” değil, “Neyi biliyorum?” sorusunun cevabı verilir. Bağlacı Türkçe çevirideki tek bir sözcüğe göre değil, yan cümlenin görevine göre seçin.

4. Ayrılan parçayı veya yardımcı fiili yanlış yerde bırakmak

  • Yanlış: Sie sagt, dass sie ruft mich an.
  • Doğru: Sie sagt, dass sie mich anruft.
  • Türkçesi: “Bana telefon edeceğini söylüyor.”

Ayrılabilen fiil yan cümlenin sonunda birleşir. Benzer biçimde, standart iki fiilli geçmiş zaman düzeninde dass sie hat angerufen yerine dass sie angerufen hat kullanılır; bu bölüm “telefon ettiğini” demektir. Fiili sona taşımadan önce kaç fiil biçimi bulunduğunu belirleyin.

5. Virgülü atlamak

  • Yanlış: Ich hoffe dass du kommst.
  • Doğru: Ich hoffe, dass du kommst.
  • Türkçesi: “Umarım gelirsin.”

Cümle kısa olsa da virgül gerekir. Yazdığınız metinde her weil ve dass bağlacını arayıp yan cümle sınırının işaretlenip işaretlenmediğini kontrol edebilirsiniz.

6. dass ile das yazımını karıştırmak

  • Yanlış: Ich denke, das er recht hat.
  • Doğru: Ich denke, dass er recht hat.
  • Türkçesi: “Onun haklı olduğunu düşünüyorum.”

Dass bu yazıda öğrendiğimiz bağlaçtır. Das ise başka görevlerde kullanılır: das Buch “kitap” ifadesinde ismin önünde yer alır; Das ist gut. — “Bu iyi” cümlesinde bir şeye işaret eder. Ayrıca sonraki aşamalarda öğreneceğiniz das ile kurulan ilgi cümlelerinde de fiil sona gider. Bu yüzden yalnızca fiilin yerine bakmak yazımı belirlemeye yetmez; dass bir bilginin içeriğini mi bağlıyor, bunu sorun.

Kullanım notları

Türkçedeki “ki”yi her zaman dass diye çevirmeyin

Ich denke, dass er müde ist. cümlesini “Düşünüyorum ki o yorgun” diye çevirmek mümkün olsa da günlük Türkçede “Onun yorgun olduğunu düşünüyorum” daha doğal duyulur. Almancada dass bağımsız bir sözcükken Türkçe aynı ilişkiyi çoğunlukla fiile ek getirerek kurar.

Öte yandan Türkçedeki her “ki” de bu bağlaç değildir. “O kadar yorgunum ki yürüyemiyorum” cümlesindeki sonuç ilişkisi, basitçe dass ile aktarılan bir düşünceyle aynı yapı değildir. Türkçe sözcük eşleştirmesi yerine bütün cümlenin anlamından hareket edin.

Bir warum sorusuna kısa cevap verilebilir

Warum kommst du nicht? — “Neden gelmiyorsun?” sorusuna Weil ich arbeiten muss. — “Çalışmam gerektiği için” diye cevap vermek doğaldır. Bu, konuşma bağlamında ana cümlesi tekrar edilmeyen bir yanıttır. Tek başına kullanılan her weil bölümünü yanlış saymayın; tam bir yazılı açıklamada ise Ich komme nicht, weil ich arbeiten muss. — “Çalışmam gerektiği için gelmiyorum” biçimi daha açıktır.

Konuşmada weil sonrasında farklı sıra duyabilirsiniz

Gündelik konuşmada Ich komme nicht, weil ich muss arbeiten. — “Gelmiyorum, çünkü çalışmam gerekiyor” gibi, weil sonrasında ana cümle sırasının korunduğu örnekler duyulur. Özellikle konuşmacı kısa bir duraklamadan sonra gerekçesini ayrı bir açıklama gibi eklediğinde bu kullanıma rastlanır.

Bu yapıyı duyduğunuzda anlamaya çalışın, fakat başlangıçta üretim modeli olarak benimsemeyin. Sınavlarda, iş yazışmalarında ve standart yazı dilinde weil ich arbeiten muss biçimini kullanın. Bu konuşma özelliğini dass sonrasında fiili serbestçe ikinci sıraya koyma izni olarak da düşünmeyin.

dass kullanmak, bilginin doğru olduğunu garanti etmez

Ich glaube, dass er zu Hause ist. — “Onun evde olduğunu düşünüyorum” bir tahmini aktarır. Ich weiß, dass er zu Hause ist. — “Onun evde olduğunu biliyorum” ise konuşmacının bilgisi olarak sunulur. Kesinlik derecesini tek başına dass değil, ana cümledeki glauben, wissen, hoffen gibi fiiller belirler.

Bir adım ötesi: ileri kullanımlar

A2 düzeyinde öncelik bağlaç, fiilin yeri ve virgüldür. Aşağıdaki ayrımları hemen üretmeniz gerekmez; ileride okuyacağınız ve duyacağınız cümleleri anlamanıza yardımcı olurlar.

Weil, denn ve da: aynı neden, farklı yapı ve vurgu

Denn de neden bildirir, fakat ardından gelen bölüm ana cümle düzenini korur. Da ise weil gibi fiili sona gönderen bir neden bağlacıdır.

Almanca Türkçe Ayrım
Ich gehe zu Fuß, weil der Bus nicht fährt. Otobüs çalışmadığı için yürüyerek gidiyorum. weil sonrasında çekimli fiil sonda.
Ich gehe zu Fuß, denn der Bus fährt nicht. Yürüyerek gidiyorum, çünkü otobüs çalışmıyor. denn ardından ana cümle düzeni gelir.
Da der Bus nicht fährt, gehe ich zu Fuß. Otobüs çalışmadığından yürüyerek gidiyorum. da yan cümlesinde fiil sonda; ana cümlede gehe önce gelir.

Weil, doğrudan “Neden?” sorusunu yanıtlamak için en temel seçenektir. Da, özellikle yazıda, bilinen veya arka plan olarak sunulan bir gerekçeyi öne çıkarmaya elverişlidir. Bu bir kullanım eğilimidir; “da yalnızca bilinen nedenlerde kullanılabilir” gibi katı bir kural değildir.

Bazı fiillerden sonra dass olmadan da içerik aktarılır

  • Ich glaube, dass er heute kommt. — “Onun bugün geleceğini düşünüyorum.”
  • Ich glaube, er kommt heute. — “Bence bugün gelecek.”

İkinci biçimde yalnızca dass sözcüğünü silip gerisini aynen bırakmayız; er kommt heute ana cümle sırasıyla kurulur. Düşünce ve söz aktaran bazı fiillerle bu kullanım yaygındır. Ancak bunu her dass yapısına uygulamak doğru olmaz. Başlangıç için bağlaçlı biçim daha güvenilir bir seçimdir.

Dass, ob ve mastarlı yapıların farkı

Ob, “olup olmadığını” bildirir; bir evet-hayır sorusunun içeriğini aktarır:

  • Ich weiß, dass er kommt. — “Onun geleceğini biliyorum.”
  • Ich weiß nicht, ob er kommt. — “Onun gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.”

Olumsuz ana cümlelerde dass kullanılamaz diye bir kural yoktur. Örneğin Ich glaube nicht, dass er kommt. — “Onun geleceğini sanmıyorum” tamamen doğrudur. Ayrım, olumsuzluk değil, bir düşüncenin mi yoksa açık bir sorunun mu aktarıldığıdır.

Bazı ifadelerde, eylemi yapan kişi aynıysa zu + mastar yapısı kullanılabilir:

  • Ich hoffe, dass ich die Prüfung bestehe. — “Umarım sınavı geçerim.”
  • Ich hoffe, die Prüfung zu bestehen. — “Sınavı geçmeyi umuyorum.”

İkinci cümlede özne yeniden söylenmez; sınavı geçmesi umulan kişi yine konuşmacıdır. Ancak her fiil aynı mastarlı yapıya izin vermez. Ayrıca Ich hoffe, dass du die Prüfung bestehst. — “Umarım sınavı geçersin” cümlesinde sınava giren kişi farklıdır; du bilgisini silmek anlamı değiştirir.

Uzun fiil dizilerinde çekimli fiil her zaman en son sözcük değildir

Temel kuralı öğrendikten sonra karşılaşılabilecek önemli bir istisna, kip fiilleriyle kurulan bazı geçmiş zaman yapılarıdır:

  • Ich bin müde, weil ich lange habe arbeiten müssen. — “Uzun süre çalışmak zorunda kaldığım için yorgunum.”

Burada iki mastar, arbeiten müssen, yan yana durur; çekimli yardımcı fiil habe onların önüne gelir. Kip fiili bu yapıda beklenen geçmiş zaman ortacı yerine mastar biçimindedir; buna yedek mastar, yani ortacın yerini alan mastar denir.

Bu özel düzen, sıradan weil ich gearbeitet habe — “çalıştığım için” yapısını değiştirmez. Başlangıçtaki “çekimli fiil sonda” kuralı, öğrendiğiniz basit yan cümleler için sağlam bir temeldir; uzun fiil gruplarında daha ayrıntılı kurallar devreye girer.

Dolaylı anlatımda fiilin biçimi değişebilir

Dolaylı anlatım, birinin sözünü doğrudan alıntılamak yerine aktarmaktır. Günlük dilde Sie sagt, dass sie krank ist. — “Hasta olduğunu söylüyor” yaygındır. Haber dilinde Sie sagt, dass sie krank sei. — “Hasta olduğunu söylüyor” biçimiyle karşılaşabilirsiniz.

Sei, Konjunktiv I denen, başkasından aktarılan bilgiyi belirtmeye yarayan özel fiil biçimidir. Dass tek başına bu biçimi zorunlu kılmaz. A2 düzeyinde normal çekimli fiillerle başlayın; bu örnekte önemli olan, farklı fiil biçimi kullanıldığında da yan cümle düzeninin korunmasıdır.

Çalışma önerileri

  1. Önce iki kısa cümle yazın, sonra bağlayın. Ich nehme ein Taxi. — “Taksiye biniyorum” ve Ich bin spät dran. — “Geç kalıyorum” cümlelerini Ich nehme ein Taxi, weil ich spät dran bin. — “Geç kaldığım için taksiye biniyorum” biçiminde birleştirin. Özne ile çekimli fiili işaretleyin; bağlama işleminin neyi değiştirdiğini gözünüzle görün. Ardından kendi gününüzden üç neden yazın.

  2. Aynı nedeni iki sırayla söyleyin. Ich bleibe hier, weil es regnet. ve Weil es regnet, bleibe ich hier. — Her ikisi de “Yağmur yağdığı için burada kalıyorum” demektir. İkinci biçimde virgülden hemen sonraki fiili sesli okuyun. Böylece yalnızca yan cümle sonunu değil, ana cümlede fiil-özne sırasını da çalışmış olursunuz.

  3. Kısa bir günlükte düşünce ile nedeni ayırın. Bir cümleye Ich glaube, dass … — “... olduğunu düşünüyorum”; bir başkasına …, weil … — “... olduğu için” diye başlayın. Bitince üç soru sorun: “Doğru bağlacı seçtim mi? Çekimli fiil doğru yerde mi? Virgül var mı?” Daha sonra aynı alıştırmaya bir kip fiili veya geçmiş zaman ekleyin.

İlgili konular

  • Önce: Ana cümlede sözcük sırası — fiilin ikinci konumda bulunmasını ve baştaki yan cümlenin bu konumu nasıl etkilediğini anlamak için.
  • Sonraki adım: Wenn ve ob ile yan cümleler — koşul, zaman ve “olup olmadığı” anlamlarını aynı temel fiil düzeniyle kurmak için.
  • Bilgiyi genişletmek için: İlgi cümleleri — bir kişi veya şeyi ek bir cümleyle tanımlamak, das ile dass ayrımını daha iyi görmek için.
  • Karşıtlık kurmak için: Obwohl ve trotzdem ile karşıtlık — beklenen sonucun tersini anlatırken hangi bağlayıcının hangi sözcük sırasını istediğini öğrenmek için.
  • İleri düzeyde: İleri düzey cümle bağlayıcıları — neden, sonuç ve karşıtlık ilişkilerini farklı anlatım biçimleriyle kurmak için.

Ön koşul

Almancada Ana Cümlede Sözcük SırasıA1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır