B2

Hollandacada karmaşık yan cümleler

Complexe Bijzinnen

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Felemenkçe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Hollandacada bir yan cümlenin (tek başına değil, başka bir cümleye bağlı kullanılan bölümün) içine başka bir yan cümle girebilir; her bölüm kendi fiil düzenini korur: Ik vraag me af of hij weet dat zij komt. — “Onun geleceğini bilip bilmediğini merak ediyorum.” İnsanları bir edatla ilişkilendirirken met wie, nesneler içinse çoğunlukla waarmee gibi biçimler kullanılır. Hoe… des te… “ne kadar… o kadar…”, zowel… als… ise “hem… hem…” ilişkisini kurar; ancak bu iki yapı aynı cümle düzeniyle çalışmaz.

Genel bakış

Bir görüşü gerekçelendirmek, bir haberi aktarmak veya hangi kişiden söz ettiğinizi açıklamak istediğinizde tek bir kısa cümle yetmeyebilir. “Konuştuğum kişi, müdürün yarın geleceğini söyledi” derken hem kişiyi tanımlar hem de söylediği şeyi aktarırsınız. Hollandacada bu bilgileri bir araya getirmek için dat, of, die ve edatlı ilgi yapıları kullanılır. B2 düzeyinde önemli olan yalnızca bu sözcükleri tanımak değil, iç içe geçen bölümlerde fiillerin yerini kaybetmemektir.

Türkçe konuşanlar için fiilin sonda bulunması tanıdıktır. Buna karşılık Türkçedeki “geldiğini”, “gelip gelmediğini” ve “konuştuğum kişi” gibi yapılar Hollandacada çoğunlukla ayrı bir özne (kimden veya neden söz edildiğini gösteren öge) ve çekimli fiil (kişiye ve zamana göre biçim alan fiil) içeren yan cümlelerle karşılanır. Türkçedeki ekleri tek tek Hollandaca sözcüklere çevirmek yerine, her bölümün “kim, ne yapıyor?” sorusuna verdiği cevabı bulmak daha işe yarar.

Bu yazının merkezinde üç beceri var: iç içe cümlelerin sınırlarını görmek, edatla kurulan ilgi cümlelerini doğru seçmek ve bağlantılı kalıpların söz dizimini korumak. Uzun cümle kurmak başlı başına bir amaç değildir. Amaç, hangi bilginin hangi kişiye veya eyleme bağlı olduğunu açıkça anlatmaktır.

Yapı nasıl kurulur?

1. Her cümlenin kendi fiil düzeni vardır

Ana cümle, başka bir cümleye bağlı olmadan kullanılabilen temel bölümdür. Bildirme anlamındaki Hollandaca ana cümlede çekimli fiil genellikle ikinci öge konumundadır. “İkinci öge”, ikinci sözcük demek değildir: baştaki uzun bir ifade de tek öge sayılabilir.

Yan cümlede ise fiil veya fiil grubu normalde sona doğru yerleşir. Önce şu küçük karşıtlığı görün:

Hollandaca Türkçe Yapı
Zij komt morgen. O yarın geliyor. Ana cümlede çekimli fiil ikinci ögedir.
Ik weet dat zij morgen komt. Onun yarın geleceğini biliyorum. Yan cümlede fiil sona gider.
Ik vraag me af of hij dat weet. Onun bunu bilip bilmediğini merak ediyorum. Dolaylı soru da yan cümle düzenindedir.

Dat, burada bilinen veya söylenen içeriği sunar; of ise cevabı henüz belirtilmeyen bir evet-hayır sorusunu aktarır. Türkçede ikisini “-diğini” ve “-ip -mediğini” karşıtlığıyla düşünmek çoğu durumda yararlıdır. Ancak bu, her bağlamda bire bir eşleşen bir çeviri kuralı değildir.

İç içe yapı geldiğinde eski kural değişmez:

Ik vraag me af [of hij weet [dat zij komt]].
“Onun geleceğini bilip bilmediğini merak ediyorum.”

  • Ana bölüm: Ik vraag me af — “Merak ediyorum.”
  • İlk yan cümle: of hij weet… — “Bilip bilmediğini…”
  • Bunun içindeki yan cümle: dat zij komt — “Onun geleceğini…”

Buradaki weet, kendisine bağlı dat zij komt bölümünden önce durur. Bu, yan cümle kuralına aykırı değildir: uzun bir yan cümle, kendisini yöneten fiilden sonra gelebilir. “Yan cümlede fiil sonda” kuralını, bütün cümlenin en son sözcüğü mutlaka fiil olacak diye yorumlamayın. Her bölümün kendi fiil alanını bulmanız gerekir.

2. Başta yan cümle varsa ana cümlede fiil öne gelir

Önce ana cümle, sonra yan cümle gelirse alışılmış ana cümle sırası korunur:

Ik bel je als ik weet wanneer de trein aankomt.
“Trenin ne zaman geleceğini öğrenince seni ararım.”

Yan cümleyi başa alınca ardından ana cümlenin çekimli fiili gelir:

Als ik weet wanneer de trein aankomt, bel ik je.
“Trenin ne zaman geleceğini öğrenince seni ararım.”

Baştaki Als… bölümünün tamamı ana cümlenin ilk ögesini doldurur. Bu yüzden devamı bel ik olur, ik bel değil. Buna devrik sıralama denir: burada fiil öznenin önüne geçer. Türkçede aynı anlamı korumak için böyle bir zorunlu yer değişikliği yoktur; bu nedenle Hollandaca cümleyi Türkçe sırayla kurmak kolayca hataya yol açar.

Dolaylı soru (soruyu doğrudan sormak yerine başka bir cümlenin içinde aktarma) için de yan cümle sırası geçerlidir:

Wanneer komt de trein aan? — “Tren ne zaman geliyor?”
Ik weet niet wanneer de trein aankomt. — “Trenin ne zaman geleceğini bilmiyorum.”

İkinci cümlede doğrudan sorunun komt de trein sırasını korumayın. Ayrıca aankomen gibi ayrılabilen fiillerde ana cümlede ayrılan parça, bu örneğin yan cümlesinde tekrar fiile birleşir: aankomt.

3. İlgi cümlesi hangi kişiyi veya şeyi anlatıyor?

İlgi cümlesi, bir adı açıklayan bölümdür; ad burada kişi, nesne veya kavram bildiren sözcüktür. Türkçedeki “dün gördüğüm ev” bunun tanıdık bir örneğidir. Hollandacada açıklama çoğunlukla adın ardından gelir:

Het huis dat ik gisteren zag, staat te koop.
“Dün gördüğüm ev satılık.”

İlgi zamiri (açıklanan adın yerini tutup yan cümleyi ona bağlayan sözcük) seçilirken temel ayrım şudur: tekil de sözcüklerinde ve bütün çoğullarda die, tekil het sözcüklerinde dat kullanılır. De ve het, adların önüne gelen tanımlıklardır; hangi adın hangi tanımlıkla kullanıldığını sözlükten kontrol etmek gerekebilir.

De collega die naast mij zit, spreekt Turks.
“Yanımda oturan iş arkadaşım Türkçe konuşuyor.”

Die burada özne görevi gördüğünden ayrıca hij veya zij eklenmez. Önce ilgi cümlesini kapatıp sonra ana cümleyi sürdürün: De collega… spreekt…. Araya giren uzun açıklama, ana cümlenin fiilini yan cümle fiiline dönüştürmez.

4. İnsanlar için edat + wie, şeyler için waar- yapıları

Edat, “ile”, “hakkında”, “için” gibi ilişkileri kuran sözcüktür. Hollandacada çoğunlukla ilgili ifadenin önünde durur. Bir fiilin gerektirdiği edatı ilgi cümlesi kurarken de korumak gerekir. Örneğin spreken met iemand, “biriyle konuşmak” demektir.

De man met wie ik sprak, zei dat hij morgen terug zou komen.
“Konuştuğum adam yarın geri geleceğini söyledi.”

Adamı açıklayan bölüm met wie ik sprak; söylediği içeriği aktaran bölüm ise dat hij morgen terug zou komen olur. Wie, burada bir kişiyi temsil eder.

Bir şeyden, durumdan veya konudan söz ederken çoğunlukla waar ile edatın birleştiği biçimler seçilir:

Hollandaca Türkçe Açıklama
de vrouw met wie ik werk birlikte çalıştığım kadın Kişi için met wie.
het gereedschap waarmee ik werk kullandığım alet Nesne için waarmee; met burada mee olur.
de buurman op wie ik wacht beklediğim komşu Kişi için fiilin op edatı korunur.
de bus waarop ik wacht beklediğim otobüs Nesne için waarop.
het onderwerp waarover we praten konuştuğumuz konu Konu için waarover.
de collega aan wie ik een bericht stuur mesaj gönderdiğim iş arkadaşı Kişi için aan wie.

Bu waar- biçimlerinde waar, “nerede?” sorusu değildir. Waarover bütünü “hakkında” ilişkisini kurar; Türkçedeki karşılık çoğu zaman fiile eklenmiş “-dığımız” yapısının içinde erir. Bu yüzden yalnızca Türkçe çeviriye bakmak, gerekli Hollandaca edatı görmenizi engelleyebilir.

Waar- yapısı ayrılarak da kullanılabilir:

Het onderwerp waar we gisteren over spraken, is ingewikkeld.
“Dün konuştuğumuz konu karmaşık.”

Waarover we gisteren spraken de mümkündür. Edatın ayrıldığı biçim özellikle konuşmada çok doğaldır; birleşik biçim de standarttır.

5. Hoe… des te…: iki değişimin birlikte artması

Bu kalıp, bir değişiklikle başka bir değişiklik arasındaki ilişkiyi anlatır. Karşılaştırma derecesi, bir şeyin daha fazla, daha az veya daha iyi olduğunu gösteren biçimdir: meer “daha fazla”, minder “daha az”, beter “daha iyi”.

Hoe meer je oefent, des te makkelijker wordt het.
“Ne kadar çok alıştırma yaparsan o kadar kolaylaşır.”

İlk bölümde fiil sonlara gider: hoe meer je oefent. İkinci bölümde baştaki karşılaştırmalı ifade nedeniyle çekimli fiil öznenin önündedir: des te makkelijker wordt het.

Hoe meer je leert, des te beter.
“Ne kadar çok öğrenirsen o kadar iyi.”

Bu kısa biçimde ikinci bölümün fiili söylenmemiştir; bağlamdan anlaşılır. Tam bir cümle kurmanız gerektiğinde ikinci bölümün fiilini ayrıca yerleştirin. Günlük dilde des te yerine ikinci bir hoe da sık kullanılır:

Hoe langer we wachten, hoe duurder de tickets worden.
“Ne kadar uzun beklersek biletler o kadar pahalı olur.”

Bu ikinci biçimde worden sona gider. Dolayısıyla des te ve hoe arasında yalnızca sözcük değişikliği yapıp kalan sırayı aynen bırakamazsınız.

6. Zowel… als…: hem biri hem öteki

Zowel… als…, iki ögeyi eşit biçimde bir araya getirir. İç içe yan cümle kurmaz; bir bağlama kalıbıdır. Bağladığınız ögelerin biçim bakımından birbirine denk olmasına dikkat edin:

Zij spreekt zowel Nederlands als Turks.
“O hem Hollandaca hem Türkçe konuşuyor.”

Hij werkt zowel thuis als op kantoor.
“O hem evde hem ofiste çalışıyor.”

İki tekil özne bağlandığında tekil ve çoğul fiil kullanımıyla karşılaşabilirsiniz:

Zowel hij als zij is gekomen.
“Hem o hem de diğeri geldi.”

Bu tekil biçim doğrudur; zijn gekomen biçimi de kullanılabilir. İki kişinin birlikte düşünülmesi çoğul seçimini destekler. Bir öge zaten çoğulsa, böyle kişi gruplarında çoğul fiil doğal seçimdir: Zowel de docent als de studenten zijn gekomen. — “Hem öğretmen hem öğrenciler geldi.” Bu kalıbı “her zaman tekil fiil alır” diye ezberlemeyin.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde önce ana mesajı bulun; ardından açıklama veya aktarma bölümlerini ayırın. Böylece uzunluğu değil, yapıyı takip edersiniz.

Hollandaca Türkçe Dikkat edilecek nokta
Ik vraag me af of hij weet dat zij komt. Onun geleceğini bilip bilmediğini merak ediyorum. Of bölümünün içinde dat bölümü vardır.
Zij zegt dat ze niet weet wanneer de winkel sluit. Mağazanın ne zaman kapandığını bilmediğini söylüyor. İçteki dolaylı soruda sluit sondadır.
Als je hoort dat de afspraak niet doorgaat, laat het me dan weten. Randevunun iptal olduğunu duyarsan bana haber ver. Koşul bölümünün içinde aktarılan bilgi vardır.
De man met wie ik sprak, zei dat hij de sleutel had gevonden. Konuştuğum adam anahtarı bulduğunu söyledi. Kişiyi açıklayan bölüm ile söylenen içerik ayrıdır.
De vriendin aan wie ik het boek gaf, heeft het al gelezen. Kitabı verdiğim arkadaşım onu çoktan okudu. Aan wie, kitabın verildiği kişiyi gösterir.
Het probleem waarover we gisteren spraken, is nog niet opgelost. Dün konuştuğumuz sorun henüz çözülmedi. Konuyu anlatan edatlı ilgi yapısı kullanılır.
De laptop waarmee ik werk, is aan vervanging toe. Kullandığım dizüstü bilgisayarın artık değişmesi gerekiyor. Nesne için waarmee seçilir.
Ik zoek een woning waar mijn kinderen veilig kunnen spelen. Çocuklarımın güvenle oynayabileceği bir ev arıyorum. Burada waar gerçekten yer ilişkisi kurar.
Hoe meer je leert, des te beter. Ne kadar çok öğrenirsen o kadar iyi. İkinci bölüm kısa bırakılmıştır.
Hoe beter je luistert, des te minder fouten maak je. Ne kadar iyi dinlersen o kadar az hata yaparsın. İkinci bölümde maak je sırası vardır.
Hoe vaker we samen koken, hoe makkelijker het wordt. Ne kadar sık birlikte yemek yaparsak o kadar kolaylaşır. İkinci hoe bölümünde fiil sondadır.
Zowel hij als zij is gekomen. Hem o hem de diğeri geldi. İki tekil ögeyle tekil fiil mümkündür.
We bespreken zowel wat goed ging als wat beter kan. Hem nelerin iyi gittiğini hem nelerin daha iyi olabileceğini konuşuyoruz. Kalıp iki benzer yan cümleyi bağlar.
Ik denk dat de collega die naast mij zit, het antwoord weet. Yanımda oturan iş arkadaşımın cevabı bildiğini düşünüyorum. Dat bölümünün içine ilgi cümlesi girer.

Sık yapılan hatalar

1. İçteki cümleyi ana cümle gibi sıralamak

  • Yanlış: Ik vraag me af of hij weet dat zij komt morgen.
  • Doğru: Ik vraag me af of hij weet dat zij morgen komt.
  • Neden? Nötr cümle düzeninde morgen, içteki dat bölümünün fiilinden önce gelir. Dıştaki of yapısını doğru kurmuş olmak, içteki yapıyı otomatik olarak düzeltmez.

2. Baştaki yan cümleden sonra özneyi hemen yerleştirmek

  • Yanlış: Als ik weet dat je komt, ik zet koffie.
  • Doğru: Als ik weet dat je komt, zet ik koffie.
  • Türkçesi: “Geleceğini öğrenince kahve yaparım.”
  • Neden? Baştaki yan cümle ana cümlenin ilk ögesidir. Ardından çekimli fiil, sonra özne gelir.

3. Kişiyi nesneye ait ilgi biçimiyle anlatmak

  • Özenli standart kullanım için tercih edilmeyen: De vrouw waarmee ik sprak, was heel behulpzaam.
  • Tercih edilen: De vrouw met wie ik sprak, was heel behulpzaam.
  • Türkçesi: “Konuştuğum kadın çok yardımcı oldu.”
  • Neden? Kişi için met wie en güvenilir seçimdir. Kişilerle waarmee kullanımını konuşmada duyabilirsiniz; bunu bütün bağlamlarda olanaksız diye değerlendirmeyin, ancak yazıda kişi-nesne ayrımını koruyun.

4. Fiilin istediği edatı değiştirmek

  • Yanlış: De bus waarnaar ik wacht, komt niet.
  • Doğru: De bus waarop ik wacht, komt niet.
  • Türkçesi: “Beklediğim otobüs gelmiyor.”
  • Neden? Yapı wachten op şeklindedir. Türkçede “beklemek” sözcüğünün yanında ayrı bir edat görmediğiniz için Hollandacadaki op kolayca gözden kaçabilir.

5. Des te bölümünde yan cümle sırasını kullanmak

  • Yanlış: Hoe meer je oefent, des te beter je wordt.
  • Doğru: Hoe meer je oefent, des te beter word je.
  • Türkçesi: “Ne kadar çok alıştırma yaparsan o kadar iyi olursun.”
  • Neden? Des te beter ile başlayan devamda ana cümle sırası gerekir. Alternatif olarak Hoe meer je oefent, hoe beter je wordt diyebilirsiniz; ikinci hoe başka bir düzen kurar.

6. İlgi zamirinden sonra aynı özneyi tekrar etmek

  • Yanlış: De collega die hij naast mij zit, spreekt Turks.
  • Doğru: De collega die naast mij zit, spreekt Turks.
  • Türkçesi: “Yanımda oturan iş arkadaşım Türkçe konuşuyor.”
  • Neden? Die, bu örnekte zaten oturan kişiyi temsil eder. Eklenen hij aynı görevi ikinci kez üstlenmeye çalışır.

Kullanım notları

Virgül, anlam ve okunabilirlik

Virgülleri yalnızca nefes aldığınız yere koymayın. İlgi cümlesinin hangi işlevle kullanıldığına bakın. “Hangi kişiler?” sorusunu yanıtlayan, kapsamı daraltan bir bölüm genellikle başında virgül almadan yazılır:

De collega's die thuis werken, krijgen een laptop.
“Evden çalışan iş arkadaşlarına dizüstü bilgisayar veriliyor.”

Burada bütün iş arkadaşları değil, evden çalışanlar kastedilir. Ek bilgi veren bir bölüm ise virgüllerle ayrılabilir:

Mijn collega's, die allemaal thuis werken, krijgen een laptop.
“İş arkadaşlarıma —hepsi evden çalışıyor— dizüstü bilgisayar veriliyor.”

İkinci cümlede evden çalışma bilgisi zaten belirtilmiş grubun tamamına eklenir. Virgül, tek başına bütün anlam sorunlarını çözmez; bağlam da önemlidir. Uzun bir ilgi cümlesinin bitişindeki virgül, ana cümleye dönüşü görmeyi ayrıca kolaylaştırır.

Konuşmada ve yazıda seçimler

Konuşmada waar… over ve waar… mee gibi ayrılmış biçimler sık duyulur. Daha özenli yazıda birleşik waarover, waarmee biçimleri de oldukça kullanışlıdır. Hoe… des te… açıklayıcı ve ölçülü bir ton verebilir; hoe… hoe… da hem konuşmada hem yazıda kullanılan doğal bir alternatiftir.

Çok sayıda iç içe bölüm, doğru olsa bile dinleyeni zorlar. Özellikle talimat veya e-posta yazarken ana bilgiyi öne çıkarın. “Birisi, bir başkasının, üçüncü bir kişinin ne bildiğini söyleyip söylemediğini merak ediyor” türü zincirler yerine mesajı iki cümleye ayırmak çoğu zaman daha etkilidir.

Daha ileri kullanım

Fiil grupları ve sıra seçenekleri

Fiil grubu, aynı cümlede birlikte çalışan fiillerdir. Yardımcı fiil, zaman veya başka bir anlam kurmaya yardımcı olan fiildir; hebben bunun yaygın bir örneğidir. Geçmiş zaman ortacı ise gelezen gibi, birleşik geçmişte kullanılan fiil biçimidir.

Ik weet dat zij het boek heeft gelezen.
“Onun kitabı okuduğunu biliyorum.”

Ik weet dat zij het boek gelezen heeft.
“Onun kitabı okuduğunu biliyorum.”

Bu iki sıra da standarttır. Buradan bütün fiil gruplarının serbestçe ters çevrilebileceği sonucunu çıkarmayın. Mastar (fiilin kişi ve zaman eki almayan sözlük biçimi) içeren gruplarda başka sınırlamalar vardır:

Ik denk dat hij morgen kan komen.
“Onun yarın gelebileceğini düşünüyorum.”

Üç fiilli yapılarda daha ileri bir özellik görülür:

Zij zegt dat ze heeft moeten werken.
“Çalışmak zorunda kaldığını söylüyor.”

Burada moeten, normal geçmiş zaman ortacı yerine mastar biçiminde kullanılır. Bu tür birden çok fiilli yapıları tek tek güvenilir örneklerle öğrenmek, “hepsini sona atıp sıralarını değiştiririm” yaklaşımından daha sağlamdır.

Uzun yan cümleyi fiilden sonra bırakmak

Ik denk dat hij heeft gezegd dat de vergadering niet doorgaat.
“Toplantının yapılmayacağını söylediğini düşünüyorum.”

Dıştaki dat bölümünde fiil grubu heeft gezegd; bundan sonra gelen dat de vergadering niet doorgaat ise söylenen içeriği verir. Bu yerleşim, fiil grubunu olağan yerinde bırakıp uzun bilgiyi sonradan sunar. Türkçede bütün bilgiyi “söylediğini” sözcüğünden önce kurmaya alışkın olabilirsiniz. Hollandaca cümleyi okurken aynı beklentiyle bütün fiilleri cümlenin en sonunda aramayın.

İç içe ilgi cümlelerinde anlamı izlemek

De vrouw met wie ik sprak over het boek dat jij me gaf, komt morgen langs.
“Bana verdiğin kitap hakkında konuştuğum kadın yarın uğrayacak.”

Dat jij me gaf, kitabı açıklar; met wie ik sprak…, kadını açıklar. Son ana fiil komt ise kadının yarın uğrayacağını bildirir. Böyle bir cümleyi çözmek için en yakın ada bakmak yararlıdır, ancak sonunda anlamı da kontrol edin: kitap mı uğrayacak, kadın mı?

Aynı mesajı daha rahat aktarmak mümkündür:

Ik sprak met een vrouw over het boek dat jij me gaf. Zij komt morgen langs.
“Bana verdiğin kitap hakkında bir kadınla konuştum. O yarın uğrayacak.”

Cümleyi bölmek dil düzeyini düşürmez; bilgi yükünü dengeler.

Hoe… des te… ile koşul cümlesi aynı şey değildir

Als je meer oefent, word je beter.
“Daha çok alıştırma yaparsan daha iyi olursun.”

Hoe meer je oefent, des te beter word je.
“Ne kadar çok alıştırma yaparsan o kadar iyi olursun.”

İlk cümle bir koşul ve sonuç verir. İkinci cümle ise miktarların veya derecelerin birlikte değiştiğini vurgular. Bu değişim artış-artış olmak zorunda değildir: meer… minder… ile biri artarken ötekinin azalmasını da anlatabilirsiniz. Gerçekte ölçülmüş kesin bir matematiksel oran iddia etmek gerekmez; günlük bir gözlem de bu kalıpla ifade edilebilir.

Alıştırma önerileri

  1. Cümleyi katman katman genişletin. Zij komt morgen (“O yarın geliyor”) ile başlayın. Sonra Hij weet dat zij morgen komt (“Onun yarın geleceğini biliyor”), ardından Ik vraag me af of hij weet dat zij morgen komt (“Onun yarın geleceğini bilip bilmediğini merak ediyorum”) yazın. Her adımda yalnızca yeni eklenen bölümün öznesini ve fiilini işaretleyin.
  2. Edatı fiille birlikte not edin. Spreken met, wachten op, praten over yapıları için önce bir kişi, sonra bir nesne veya konu seçin. Örneğin de persoon met wie ik werk (“birlikte çalıştığım kişi”) ile de computer waarmee ik werk (“kullandığım bilgisayar”) çiftini sesli okuyun. Türkçe karşılığında görünmese de Hollandaca edatı koruyun.
  3. Aynı gözlemi iki karşılaştırma kalıbıyla söyleyin. Hoe langer ik luister, des te meer begrijp ik (“Ne kadar uzun dinlersem o kadar çok anlarım”) cümlesini Hoe langer ik luister, hoe meer ik begrijp biçimine çevirin. Yalnızca bağlayıcıları değil, fiilin yerini de değiştirin. Son olarak uzun yazdığınız bir cümleyi iki kısa cümleye bölüp hangisinin daha kolay anlaşıldığını değerlendirin.

İlgili konular

  • Önce pekiştirin: Yan cümle bağlaçları — dat, of, omdat ve als ile kurulan temel yan cümle düzeni, bu konunun temelidir.

Ön koşul

Hollandaca Dilinde Bağlaçlar: Yan Cümle Bağlaçları (Onderschikkende Voegwoorden)A2

Diğer B2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır