C1

Almancada ileri düzey cümle bağlayıcıları

Satzkonnektoren (fortgeschritten)

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Indem bir yöntemi, infolgedessen bir sonucu, zumal ek ve güçlü bir gerekçeyi, sofern bir koşulu, insofern als bir değerlendirmenin hangi açıdan geçerli olduğunu, anstatt dass ise gerçekleşmeyen bir seçenekle gerçekleşen durumu ilişkilendirir. Infolgedessen dışındaki bu bağlayıcılar yan cümle kurar ve çekimli fiili sona gönderir. Infolgedessen ise bağımsız cümlenin içinde yer alır: Infolgedessen blieben wir zu Hause. — “Bunun sonucunda evde kaldık.”

Genel bakış

İki cümlenin arasına bir bağlayıcı koymak yalnızca metni daha akıcı yapmaz; düşünceler arasındaki ilişkiyi de belirler. “Çok okuyor, bu yüzden öğreniyor” ile “Çok okuyarak öğreniyor” birbirine yakındır, ama aynı şeyi vurgulamaz. İlkinde sonuç, ikincisinde yöntem öne çıkar. Almancada bu ayrım, bağlayıcının seçimini ve cümlenin kuruluşunu doğrudan etkiler.

C1 düzeyinde bu yapılar özellikle gerekçeli görüş bildirme, iş yazışmaları, değerlendirme yazıları ve ayrıntılı açıklamalarda önem kazanır. Ama hepsi yalnızca resmî metinlere ait değildir: indem ve anstatt dass günlük bir durumu anlatırken de işe yarar. Hedef, basit bir cümleyi sırf daha zor görünsün diye uzatmak değil, “nasıl?”, “hangi koşulla?” veya “hangi bakımdan?” sorularına tam karşılık vermektir.

Türkçede benzer ilişkileri çoğu zaman eklerle kurarız: “okuyarak”, “anlaşırsak”, “beklemek yerine”. Almancada ise bunların karşılığı sıklıkla ayrı bir yan cümledir; yani ana cümleye bağlı, kendi öznesi ve fiili olan bir bölüm. Bu yüzden Türkçedeki ifadeyi kelime kelime aktarmak yerine önce anlam ilişkisini, sonra fiilin yerini düşünmek daha güvenilir bir yoldur.

Yapı ve işleyiş

Önce iki cümle türünü ayırın

Ana cümle, tek başına bir yargı bildirebilen bölümdür. Özne, cümlede hakkında bir şey söylenen kişi veya şeydir. Çekimli fiil ise kişi ve zamana göre biçim almış fiildir: er liest içindeki liest gibi.

Almanca bildirme ana cümlesinde çekimli fiil ikinci öğede bulunur. Buradaki “ikinci”, ikinci kelime demek değildir: Birkaç kelimelik bir ifade veya başa alınmış bütün bir yan cümle ilk öğeyi oluşturabilir. Bu derste ele alınan yan cümle bağlayıcılarıyla ise çekimli fiil sona gider.

Almanca yapı Türkçe karşılığı Kuruluş
Er lernt Deutsch, indem er viel liest. Çok okuyarak Almanca öğreniyor. Ana cümleden sonra yan cümle; fiil sonda.
Indem er viel liest, lernt er Deutsch. Çok okuyarak Almanca öğreniyor. Baştaki yan cümle ilk öğedir; ardından ana cümlenin fiili gelir.
Es regnete; infolgedessen blieben wir zu Hause. Yağmur yağıyordu; bunun sonucunda evde kaldık. Bağlayıcı ikinci ana cümlenin ilk öğesidir.
Wir blieben infolgedessen zu Hause. Bunun sonucunda evde kaldık. Sonuç bildiren sözcük cümlenin içinde de bulunabilir.

Indem er viel liest, er lernt Deutsch biçimi bu nedenle doğru değildir. Baştaki yan cümleden sonra ayrıca özneyle başlayarak ana cümlenin fiilini üçüncü öğeye itmeyin.

Yan cümle ile ana cümle arasına virgül koyun. Infolgedessen ile birbirine bağlanan iki ana cümle ise virgül, noktalı virgül veya noktayla ayrılabilir. Uzun bir açıklamada noktalı virgül ya da nokta, neden ve sonucu daha okunaklı kılar.

Bağlayıcıların anlam haritası

Bağlayıcı Temel Türkçe karşılık Cümleye kattığı ilişki
indem -arak / -erek; … yoluyla Bir şeyin nasıl yapıldığını gösterir.
infolgedessen bunun sonucunda Önceki olayın sonucunu bildirir.
zumal üstelik … olduğu için; özellikle de … olduğundan Mevcut gerekçeye destek veren önemli bir neden ekler.
sofern … koşuluyla; eğer Söylenenin hangi koşulda geçerli olduğunu belirtir.
insofern als … olması bakımından Bir yargının hangi açıdan geçerli olduğunu açıklar.
anstatt dass … yerine Beklenen veya alternatif durumun gerçekleşmediğini gösterir.

Bu karşılıklar birer başlangıç noktasıdır; her örnekte aynı Türkçe kelimeyi kullanmak zorunda değilsiniz. Özellikle zumal ve insofern als, bağlama göre farklı biçimde çevrilebilir.

Indem: yöntem ve araç

Indem, “Bunu nasıl yapıyor?” sorusuna cevap verir:

Er lernt Deutsch, indem er viel liest. — “Çok okuyarak Almanca öğreniyor.”

Okuma, öğrenmenin yöntemidir. Sadece iki olayın aynı zamanda olması yeterli değildir. “Ben yemek yaparken o müzik dinliyor” demek için genellikle während kullanılır; çünkü müzik dinlemek yemek yapmanın yöntemi değildir.

İki bölümün öznesinin aynı olması şart değildir:

Die Kollegin hilft mir, indem sie meine Texte korrigiert. — “İş arkadaşım, metinlerimi düzelterek bana yardımcı oluyor.”

Türkçedeki “-arak” ekiyle kurulan çeviri bazen özne ilişkisini belirsizleştirebilir. Gerektiğinde “İş arkadaşımın metinlerimi düzeltmesi bana yardımcı oluyor” gibi daha açık bir Türkçe cümle kurun. Almanca yapıdaki sie, düzelten kişinin kim olduğunu açıkça gösterir.

Infolgedessen: nedenin ardından sonuç

Infolgedessen bir bağlayıcı zarftır; yani iki düşünceyi bağlarken bağımsız cümlenin içinde görev yapan bir sözcüktür. Yan cümle başlatmadığı için fiili sona göndermez:

Es regnete, infolgedessen blieben wir zu Hause. — “Yağmur yağıyordu, bunun sonucunda evde kaldık.”

Burada yağmur neden, evde kalmak sonuçtur. Sıralama önemlidir: infolgedessen önce belirtilmiş duruma geri dönüp onun sonucunu sunar. Sadece “sonra” anlamına gelmez; sonraki olayın öncekiyle neden-sonuç ilişkisi içinde olduğu söylenir.

Deshalb ve deswegen çoğu bağlamda daha günlük seçeneklerdir. Infolgedessen ise raporda, açıklamada veya daha ölçülü bir yazıda doğal durur. Aynı fiil düzeni geçerlidir: Deshalb blieben wir zu Hause. — “Bu yüzden evde kaldık.”

Zumal: gerekçeyi güçlendirmek

Zumal çoğunlukla zaten anlaşılır olan bir karara ek gerekçe getirir:

Wir sollten früher losfahren, zumal die Straßen heute voll sind. — “Daha erken yola çıkmalıyız; özellikle de bugün yollar kalabalık olduğu için.”

Bu cümlede erken çıkmak için başka nedenler de olabilir; yolların kalabalık oluşu kararı ayrıca destekler. Önceki nedenin mutlaka açıkça yazılması gerekmez: Konuşmanın bağlamından anlaşılması da yeterlidir.

Weil tarafsız biçimde temel nedeni verebilir. Zumal ise gerekçeyi çoğu kez “üstelik”, “hele bir de” veya “özellikle de” duygusuyla öne çıkarır. Buna rağmen tek başına Türkçe “üstelik” ile eş tutulmamalıdır: zumal ile başlayan bölüm neden bildirir ve fiili sona alır.

Sofern: bir koşula bağlı geçerlilik

Sofern, “Bu koşul yerine gelirse” anlamını taşır:

Sofern Sie einverstanden sind, schicken wir Ihnen den Vertrag heute zu. — “Uygun görürseniz sözleşmeyi bugün size göndeririz.”

Bu yapı izin, anlaşma ve koşullu planlarla sık kullanılır. Wenn birçok durumda aynı temel koşulu daha günlük biçimde anlatabilir. Ancak wenn zaman ilişkisi de kurabilir; sofern burada özellikle koşulu vurgular.

Türkçedeki “-se/-sa” eki, Almancada otomatik olarak özel bir fiil biçimi gerektirmez. Gerçekçi bir koşulda olağan çekim yeterlidir: sofern Sie einverstanden sind. “Koşul var, öyleyse mutlaka wären kullanmalıyım” diye düşünmeyin.

Insofern als: yargının geçerli olduğu açı

Insofern als bir değerlendirmeyi sınırlar veya açıklar:

Der Vorschlag ist sinnvoll, insofern als er die Kosten senkt. — “Öneri, maliyetleri düşürmesi bakımından mantıklı.”

Cümle “Önerinin her yönü mantıklı” demek zorunda değildir. Özellikle maliyetleri düşürme yönü olumlu bulunur. Bu nedenle insofern als her yerde basit bir “çünkü” karşılığı değildir; yargının hangi bakımdan geçerli olduğunu göstermek için seçilir.

Bu kullanımda insofern als birlikte bir bağlayıcı oluşturur. Virgül bu ifadenin önüne gelir; insofern ile als arasına konmaz. Ardından gelen yan cümlenin çekimli fiili sonda yer alır.

Anstatt dass: gerçekleşmeyen alternatif

Anstatt dass, gerçekleşmeyen veya beklenip de gerçekleşmeyen bir durumu gerçek durumla karşılaştırır:

Anstatt dass wir lange diskutieren, stimmen wir jetzt ab. — “Uzun uzun tartışmak yerine şimdi oylama yapıyoruz.”

Bağlayıcıdan sonraki bölüm, tercih edilmeyen seçeneği gösterir. Ana cümle ise gerçekte yapılanı belirtir. Statt dass daha kısa bir eşdeğerdir.

Aynı kişi iki eylemi de yapıyorsa çoğu zaman anstatt … zu daha kısa olur. Buradaki mastar, fiilin kişi ve zamana göre çekimlenmemiş biçimidir; örneğin diskutieren:

Anstatt lange zu diskutieren, stimmen wir jetzt ab. — “Uzun uzun tartışmak yerine şimdi oylama yapıyoruz.”

Özneler farklıysa dass yapısı özellikle kullanışlıdır:

Anstatt dass die Chefin entscheidet, entscheidet das ganze Team. — “Patronun karar vermesi yerine bütün ekip karar veriyor.”

Mastar yapısına geçerken kimin hangi işi yaptığını silmemek gerekir. Daha kısa cümle ancak aynı anlamı koruyorsa daha iyidir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde önce Türkçe karşılığı okuyup ilişkiyi adlandırın: yöntem mi, sonuç mu, gerekçe mi, koşul mu, sınırlı değerlendirme mi, alternatif mi?

Almanca Türkçe Açıklama
Er lernt Deutsch, indem er viel liest. Çok okuyarak Almanca öğreniyor. Okuma, öğrenmenin yöntemidir.
Indem wir die Aufgaben verteilen, sparen wir Zeit. Görevleri paylaşarak zaman kazanıyoruz. Baştaki yan cümleden sonra ana cümlenin fiili gelir.
Die Stadt unterstützt Familien, indem sie mehr Betreuungsplätze schafft. Belediye, çocuk bakımı için daha fazla yer açarak aileleri destekliyor. Kurumun uyguladığı yöntem belirtiliyor.
Es regnete, infolgedessen blieben wir zu Hause. Yağmur yağıyordu, bunun sonucunda evde kaldık. Önce neden, ardından sonuç.
Mehrere Züge fielen aus. Infolgedessen kamen viele Gäste zu spät. Birkaç tren seferi iptal edildi. Bunun sonucunda birçok konuk geç kaldı. Bağlayıcı ayrı bir cümleyi de önceki cümleye bağlar.
Die Nachfrage ist gestiegen; die Lieferzeiten haben sich infolgedessen verlängert. Talep arttı; bunun sonucunda teslimat süreleri uzadı. Bağlayıcı cümlenin içinde; çekimli fiil yine ikinci öğede.
Ich fahre lieber mit dem Zug, zumal ich unterwegs arbeiten kann. Trenle gitmeyi tercih ediyorum; üstelik yolda çalışabilirim. Tercihi destekleyen ek gerekçe.
Wir verschieben den Ausflug, zumal für morgen ein Unwetter angekündigt ist. Geziyi erteliyoruz; özellikle de yarın için şiddetli fırtına uyarısı yapıldığı için. Kararı güçlendiren neden.
Sofern Sie einverstanden sind, beginnen wir um neun. Uygun görürseniz saat dokuzda başlarız. Anlaşmaya bağlı koşul.
Sie können den Raum nutzen, sofern Sie ihn vorher reservieren. Önceden ayırtmanız koşuluyla odayı kullanabilirsiniz. Kullanımın koşulu açıkça belirtiliyor.
Die neue Regel ist hilfreich, insofern als sie Zuständigkeiten klärt. Yeni kural, kimin hangi işten sorumlu olduğunu netleştirmesi bakımından yararlı. Olumlu yargının kapsamı açıklanıyor.
Die beiden Kurse sind vergleichbar, insofern als sie dieselben Ziele verfolgen. İki kurs, aynı hedefleri izlemeleri bakımından karşılaştırılabilir. Her bakımdan aynı oldukları söylenmiyor.
Anstatt dass alle gleichzeitig reden, lassen wir jede Person aussprechen. Herkesin aynı anda konuşması yerine her kişinin sözünü bitirmesine izin veriyoruz. Karşılaştırılan bölümlerin özneleri farklı.
Sie schickt eine Nachricht, anstatt dass sie anruft. Aramak yerine bir mesaj gönderiyor. Aynı özneyle mastarlı yapı da mümkün.

Son örneğin daha kısa biçimi Sie schickt eine Nachricht, anstatt anzurufen. olur: “Aramak yerine bir mesaj gönderiyor.” Anrufen fiilinde zu, an ile rufen arasına girer ve anzurufen biçimi tek kelime yazılır.

Sık yapılan hatalar

1. Infolgedessen sonrasında fiili sona göndermek

  • Yanlış: Es regnete; infolgedessen wir zu Hause blieben.
  • Doğru: Es regnete; infolgedessen blieben wir zu Hause.
  • Anlamı: “Yağmur yağıyordu; bunun sonucunda evde kaldık.”

Infolgedessen, weil gibi bir yan cümle bağlacı değildir. İlk öğeyi doldurduğunda hemen ardından çekimli fiil gelir.

2. Başa alınan yan cümleden sonra özneyi öne koymak

  • Yanlış: Sofern Sie Zeit haben, wir können alles besprechen.
  • Doğru: Sofern Sie Zeit haben, können wir alles besprechen.
  • Anlamı: “Vaktiniz varsa her şeyi görüşebiliriz.”

Yan cümlenin tamamı ana cümlenin ilk öğesini oluşturur. Ondan sonra können, sonra wir gelir. Türkçede “Vaktiniz varsa biz…” diye devam etmek doğal olsa da Almanca aynı sırayı izlemez.

3. Eşzamanlı iki olay için indem seçmek

  • Amaçlanan anlama uygun değil: Ich koche, indem mein Bruder telefoniert.
  • Doğru: Ich koche, während mein Bruder telefoniert.
  • Anlamı: “Kardeşim telefonda konuşurken ben yemek yapıyorum.”

Kardeşinizin telefon görüşmesi yemek yapmanızın aracı veya yöntemi değilse indem yanlış ilişki kurar. Fiilin yerini düzeltmek yetmez; bağlayıcının anlamını da kontrol edin.

4. Sofern ile zamansal “ne zaman … olsa” anlatmak

  • Bu anlam için uygun değil: Sofern ich nach Hause komme, mache ich zuerst Tee.
  • Doğru: Wenn ich nach Hause komme, mache ich zuerst Tee.
  • Anlamı: “Eve geldiğimde önce çay yaparım.”

Amaç düzenli bir alışkanlığı anlatmaksa wenn uygundur. Sofern eve gelmeyi bir koşul gibi sunar; böylece cümlenin anlamı değişir.

5. Insofern als ifadesini yanlış bölmek

  • Yanlış: Der Plan ist sinnvoll insofern, als er Zeit spart.
  • Doğru: Der Plan ist sinnvoll, insofern als er Zeit spart.
  • Anlamı: “Plan, zaman kazandırması bakımından mantıklı.”

Bu yapıda virgül birleşik bağlayıcının önündedir. Als sonrasında ana cümle sırası kullanmak da yanlıştır; doğru son bölüm er Zeit spart biçimindedir.

6. Farklı özneleri mastar yapısında kaybetmek

  • Amaçlanan anlamı vermiyor: Anstatt zu entscheiden, wartet das Team auf die Chefin.
  • Amaçlanan anlama uygun: Anstatt dass die Chefin entscheidet, wartet das Team weiter.
  • Amaçlanan anlam: “Patronun karar vermesi yerine ekip beklemeye devam ediyor.”

İlk cümle kendi başına dilbilgisel olarak mümkündür, fakat “Karar vermek yerine ekip patronu bekliyor” demektir: Karar vermeyen kişi ekip olarak anlaşılır. Farklı bir karar vereni açıkça belirtmek istiyorsanız dass yan cümlesini koruyun.

Kullanım notları

Resmî olmak ile anlaşılır olmak aynı şey değildir

Infolgedessen, sofern ve özellikle insofern als, açıklayıcı ve resmî yazılarda sık karşınıza çıkar. Arkadaşınıza kısa bir mesaj yazarken deshalb veya wenn çoğu zaman daha rahat duyulur. Öte yandan resmî bir e-postada da her basit bağlayıcıyı daha uzun bir ifadeyle değiştirmek gerekmez. Bağlayıcı, ilişkinin gerçekten gerektirdiği ayrıntıyı taşımalı.

Zumal hem yazıda hem konuşmada kullanılabilir, ancak düz bir neden bildirmekten çok gerekçeyi güçlendirme etkisi vardır. Indem yöntem anlatırken oldukça kullanışlıdır. Anstatt dass ise özellikle farklı kişilerin yaptıklarını karşılaştırırken açık bir yapı sağlar; özneler aynıysa mastarlı seçenek genellikle daha akıcıdır.

“Yerine” bazen eleştiri taşır

Anstatt dass yalnızca iki seçeneği tarafsız biçimde karşılaştırabilir; ama bağlam içinde sitem de bildirebilir:

Anstatt dass du mir zuhörst, schaust du auf dein Handy. — “Beni dinlemek yerine telefonuna bakıyorsun.”

Eleştiri, bağlacın zorunlu anlamı değil, beklenti ile gerçek durumun çatışmasından doğar. İş yazışmasında bu yapıyı seçerken muhatabı suçlayan bir ton oluşup oluşmadığını düşünün.

Noktalama anlamı görünür kılar

Yan cümle başta veya sonda olabilir; virgül iki bölümü ayırır. Ortaya yerleştirilmiş bir yan cümle ise iki taraftan virgülle ayrılır. Çok uzun cümlelerde bu olanakları kullanmak yerine cümleyi bölmek daha iyi olabilir. Özellikle bir metinde birkaç koşul ve gerekçe birikiyorsa okuyucunun ana yargıyı kolayca bulabilmesi önemlidir.

İleri kullanım ve ince ayrımlar

Yöntem, amaç ve sonuç birbirine karıştırılmamalı

Aynı konu üç ayrı bakış açısıyla anlatılabilir:

Almanca Türkçe Ayrım
Wir sparen Zeit, indem wir online buchen. Çevrim içi rezervasyon yaparak zaman kazanıyoruz. Yöntem: Zamanı nasıl kazanıyoruz?
Wir buchen online, um Zeit zu sparen. Zaman kazanmak için çevrim içi rezervasyon yapıyoruz. Amaç: Neyi hedefliyoruz?
Wir haben online gebucht; infolgedessen mussten wir nicht anstehen. Çevrim içi rezervasyon yaptık; bunun sonucunda sıraya girmemiz gerekmedi. Sonuç: Bunun ardından ne oldu?

Amaç bir niyet bildirir; gerçekleşmesi garanti değildir. Sonuç ise burada gerçekleşmiş bir durumu anlatır. Indem de seçilen eylemi diğer eylemin gerçekleştirilme yolu olarak sunar. Bu ayrımlar, Türkçede “için”, “-arak” ve “bu yüzden” arasındaki farkla düşünülebilir.

Dadurch, dass çoğu yöntem anlatımında indem ile benzer bir anlam verebilir:

Wir sparen Zeit dadurch, dass wir online buchen. — “Çevrim içi rezervasyon yapmamız sayesinde zaman kazanıyoruz.”

Bu biçim, yöntemi biraz daha belirgin biçimde ayrı bir unsur olarak sunar. Fakat her neden bildiren dadurch, dass cümlesinin mekanik olarak indem ile değiştirilebileceğini varsaymayın; önce “nasıl?” sorusunun uygun olup olmadığını kontrol edin.

Sofern ve insofern als aynı işlevde değildir

Benzer görünüşlerine rağmen temel kullanımda sofern bir koşul, insofern als ise bir açıklama veya sınırlama verir:

Der Kurs findet statt, sofern sich genügend Personen anmelden. — “Yeterli sayıda kişi kaydolursa kurs açılacak.”

Burada kaydın gerçekleşip gerçekleşmemesi sonucu belirler.

Der Kurs ist anspruchsvoll, insofern als er viel Vorwissen voraussetzt. — “Kurs, çok fazla ön bilgi gerektirmesi bakımından zorlayıcı.”

Burada varsayılan bir koşul yoktur; “zorlayıcı” değerlendirmesinin hangi yönü kastedildiği açıklanır. Türkçede her ikisini de “eğer” ile çevirmek bu farkı siler.

Insofern tek başına da bağımsız cümlede kullanılabilir:

Der Kurs setzt viel Vorwissen voraus. Insofern ist er anspruchsvoll. — “Kurs çok fazla ön bilgi gerektiriyor. Bu bakımdan zorlayıcı.”

Tek başına kullanıldığında buradaki insofern ilk öğedir ve ist hemen ardından gelir. Insofern als ile kurulan yan cümlenin fiil-sonu düzenini buna taşımayın.

Olumsuzluk ve koşulun kapsamı

Sofern nicht “eğer … değilse” veya bağlama göre “aksi olmadıkça” demektir:

Wir beginnen um neun, sofern nichts dazwischenkommt. — “Bir aksilik çıkmazsa saat dokuzda başlarız.”

Die Regel gilt, sofern nicht ausdrücklich etwas anderes vereinbart wurde. — “Açıkça başka bir şey kararlaştırılmadıysa bu kural geçerlidir.”

İkinci örnek resmî bir metne uygundur. Olumsuzluğu ana cümleye taşımak anlamı değiştirir: Koşulun gerçekleşmemesiyle sonucun gerçekleşmemesi aynı değildir. Cümleyi kurmadan önce hangi bölümün olumsuz olduğunu belirleyin.

Anstatt dass özel bir kip zorunlu kılmaz

Bu bağlayıcıdan sonra olağan fiil çekimi kullanılabilir: anstatt dass sie anruft. Kip, konuşanın durumu gerçek, olası veya varsayımsal olarak nasıl sunduğunu gösteren fiil biçimidir. Bağlayıcı tek başına farklı bir kip dayatmaz.

Varsayımsal veya gerçekleşmeyen bir beklentiyi özellikle vurgulayan anlatımlarda Konjunktiv II, yani gerçek olmayan veya varsayılan durumları anlatan fiil biçimi görülebilir:

Anstatt dass er uns geholfen hätte, hat er alles nur komplizierter gemacht. — “Bize yardım edeceğine her şeyi daha da karmaşık hâle getirdi.”

Buradaki geholfen hätte, gerçekleşmemiş bir yardım ihtimalini öne çıkarır. Bunu bütün anstatt dass cümleleri için zorunlu bir kalıp olarak öğrenmeyin. Önce anlamı açık biçimde olağan çekimle kurabilmek daha önemlidir.

Fiil grubunu birlikte kontrol edin

Yan cümlede birden fazla fiil varsa yalnızca son kelimeyi ezberlemek yeterli değildir. Yaygın yapılarda çekimli fiil en sonda kalır:

Sie hilft mir, indem sie den Text überprüft hat. — “Metni kontrol etmiş olmasıyla bana yardımcı oluyor.”

Wir fahren früher los, zumal wir unterwegs eine Pause machen müssen. — “Daha erken yola çıkıyoruz; üstelik yolda mola vermemiz gerekiyor.”

İlk örnekte hat, ikinci örnekte müssen çekimlidir. Yardımcı fiilli ve birden fazla mastarlı bazı daha karmaşık yapılarda fiil grubunun kendi sıralama kuralları vardır; bunlar bağlayıcının anlamından değil, kullanılan fiil yapısından kaynaklanır. Uzun bir cümleyi kontrol ederken “Bağlayıcıyı doğru seçtim mi?” ile “Fiil grubunu doğru kurdum mu?” sorularını ayrı sorun.

Çalışma önerileri

  1. Aynı durumu üç farklı ilişkiyle yazın. Bir kursa çalışmayı seçin: Nasıl çalışıyorsunuz, hangi koşulda devam edeceksiniz, bunun sonucu ne oldu? Sırasıyla indem, sofern ve infolgedessen kullanın. Her cümlenin Türkçe karşılığını da yazıp ilişkinin değiştiğini kontrol edin.
  2. Fiilin yerini görünür kılın. Altı bağlayıcıyla birer cümle kurup çekimli fiilin altını çizin. Ardından üç yan cümleyi başa alın. Ana cümlenin fiilini virgülden hemen sonra getirdiğinizden emin olun. Infolgedessen cümlesini ise ayrı bir ana cümle olarak kontrol edin.
  3. Bir gerekçeyi daraltın veya güçlendirin. “Bu öneri yararlı” yargısına önce insofern als ile hangi bakımdan yararlı olduğunu ekleyin. Sonra başka bir cümlede zumal ile destekleyici gerekçe verin. Son olarak aynı özneli bir anstatt dass cümlesini anstatt … zu biçiminde kısaltın; iki cümlede de eylemi yapanın aynı kaldığını doğrulayın.

İlgili konular

  • Ön bilgi: Weil ve dass ile yan cümleler — Çekimli fiilin yan cümlede sona gitmesini ve yan cümle başa alındığında ana cümlenin düzenini tekrar etmek için temel konudur.

Ön koşul

Almancada weil ve dass ile yan cümlelerA2

Diğer C1 kavramları