B2

Almancada lassen ile yaptırma ve izin verme

Kausativ mit lassen

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Almancada lassen + mastar, bir işi başkasına yaptırmayı veya birinin bir şey yapmasına izin vermeyi anlatır; mastar, fiilin sözlükteki çekimsiz biçimidir. Ich lasse das Auto reparieren “Arabayı tamir ettiriyorum”, Ich lasse ihn gehen ise “Gitmesine izin veriyorum” demektir. İkinci fiilin önüne zu gelmez; bu yapının geçmiş zamanında da genellikle Ich habe das Auto reparieren lassen biçimi kullanılır.

Genel bakış

Türkçede “kesmek” ile “kestirmek”, “yapmak” ile “yaptırmak” arasındaki farkı fiile ek getirerek anlatırız. Almancada bu işi çoğu zaman ayrı bir fiil, lassen, üstlenir. Ich schneide die Haare “Saçı kesiyorum” derken, Ich lasse mir die Haare schneiden “Saçımı kestiriyorum” demektir. İkinci cümlede makası kullanan kişi konuşan değil, genellikle kuafördür. Almanca öğrenirken yalnızca eylemi değil, eylemi kimin yaptığını ve kimin yaptırdığını da ayırt etmek gerekir.

Aynı yapı izin verme veya engel olmama anlamına da gelir. Lass mich dir helfen “Bırak sana yardım edeyim” demektir. Burada bir hizmet satın alma ya da işi başkasına yaptırma söz konusu değildir: konuşan kişi yardım etmek için izin ister. Dolayısıyla lassen gördüğünüz her cümleyi Türkçeye “yaptırmak” diye çeviremezsiniz. Duruma göre “izin vermek”, “bırakmak” veya bir ettirgen fiil, yani başkasına bir eylem yaptırmayı anlatan fiil, daha doğal olur.

Bu kullanım B2 düzeyinde ayrıntılı olarak ele alınır; ancak kuaförde, tamircide, işyerinde ve aile içi konuşmalarda çok sık karşınıza çıkar. Temel yapıyı öğrendikten sonra geçmiş zaman, yan cümle sırası ve sich lassen ile “yapılabilirlik” anlamını da tanımak, fiili farklı ortamlarda anlamanızı sağlar.

Yapı nasıl kurulur?

1. İşi kendiniz yapmak ile yaptırmak

Önce iki farklı rolü belirleyin: İşi kim ayarlıyor, işi kim yapıyor? Almanca cümlede özne, yani cümlenin hakkında bilgi verdiği kişi veya şey, çoğunlukla işi yaptıran ya da izin veren kişidir. Asıl eylemi gerçekleştiren kişi ayrıca belirtilebilir; fakat belirtilmesi şart değildir.

Almanca Türkçe Fark
Ich repariere das Fahrrad. Bisikleti tamir ediyorum. Tamiri ben yapıyorum.
Ich lasse das Fahrrad reparieren. Bisikleti tamir ettiriyorum. Tamiri başka biri yapıyor.
Die Kinder spielen im Garten. Çocuklar bahçede oynuyor. Yalnızca çocukların eylemi anlatılıyor.
Ich lasse die Kinder im Garten spielen. Çocukların bahçede oynamasına izin veriyorum. İzin veren kişi benim.

lassen, kendi başına ücret ödeme, rica etme veya zorlama anlamını kesinleştirmez. Die Chefin lässt den Mitarbeiter den Bericht schreiben “Müdür, raporu çalışana yazdırıyor” cümlesinde iş dağıtımı olabilir. Die Eltern lassen das Kind draußen spielen “Anne baba çocuğun dışarıda oynamasına izin veriyor” cümlesinde ise izin anlamı öne çıkar. Fiilin çevresindeki sözcükler ve konuşmanın bağlamı belirleyicidir.

2. Şimdiki zamanda lassen çekimi

Präsens, Almancanın şimdiki ve geniş zaman anlatımında kullanılan fiil zamanıdır. lassen düzensiz çekilir: du ve er/sie/es ile kökteki a, ä olur. Bu yüzden düzenli fiil çekimini bilmek yararlıdır, ama bu fiili tamamen aynı kalıba sokmamak gerekir.

Kişi Çekim Türkçe karşılığı
ich lasse ben yaptırıyorum / izin veriyorum
du lässt sen yaptırıyorsun / izin veriyorsun
er / sie / es lässt o yaptırıyor / izin veriyor
wir lassen biz yaptırıyoruz / izin veriyoruz
ihr lasst siz yaptırıyorsunuz / izin veriyorsunuz
sie / Sie lassen onlar yaptırıyor / siz yaptırıyorsunuz

Son satırdaki büyük harfli Sie, resmî veya mesafeli hitapta kullanılan “siz”dir. Küçük harfli sie ise bu satırda “onlar” anlamındadır; “o kadın” anlamındaki sie üçüncü tekil kişi satırında yer alır.

3. Ana cümlede fiillerin yeri

Ana cümle, tek başına kullanılabilen cümledir. Düz bir ana cümlede çekimli lassen ikinci cümle öğesinde, asıl eylemi anlatan mastar ise sonda bulunur. Cümle öğesi, tek bir sözcük de bir sözcük grubu da olabilir; “ikinci yer” mutlaka “ikinci sözcük” demek değildir.

  • Ich lasse heute die Heizung überprüfen. — Bugün ısıtma sistemini kontrol ettiriyorum.
  • Heute lasse ich die Heizung überprüfen. — Bugün ısıtma sistemini kontrol ettiriyorum.

İkinci örnekte ilk yeri Heute doldurur; ardından lasse, sonra ich gelir. Türkçede fiili sona koyma alışkanlığı, Almancada çekimli fiili de sona taşımanıza yol açmamalıdır.

İkinci fiil zu olmadan kullanılır:

  • Wir lassen die Wohnung streichen. — Evi boyatıyoruz.
  • Sie lässt ihren Sohn selbst entscheiden. — Oğlunun kendi kararını vermesine izin veriyor.

lassen bu yönüyle “yapabilmek, zorunda olmak” gibi anlamlar veren yardımcı fiillere benzer. Ancak anlamı ayrı öğrenilmelidir: izin veren başka bir kişiyle, birinin kendi imkânını veya becerisini anlatmak aynı şey değildir.

Soru cümlesinde de mastar sonda kalır:

  • Lässt du dein Fahrrad reparieren? — Bisikletini tamir ettiriyor musun?
  • Wann lässt du dein Fahrrad reparieren? — Bisikletini ne zaman tamir ettireceksin?

İlk soruda çekimli fiil başa gelir; soru sözcüklü ikinci cümlede Wann ilk yeri doldurur.

4. İşi yapan kişi ve nesneler

Nesne, fiilin etkilediği veya ilişkili olduğu kişi ya da şeyi gösteren cümle bölümüdür. İşi yapan kişiyi açıkça söylediğinizde bu kişi Akkusativ, yani Almancanın belirtme durumu biçiminde olur:

  • Ich lasse den Elektriker die Steckdose prüfen. — Prizi elektrikçiye kontrol ettiriyorum.
  • Ich lasse ihn die Steckdose prüfen. — Prizi ona kontrol ettiriyorum.

den Elektriker veya ihn, kontrolü yapan kişidir. die Steckdose ise kontrol edilen şeydir. Her iki bölümün de Akkusativ olması mümkündür. Bunu Türkçedeki eklerle bire bir eşleştirmeyin: Türkçede “elektrikçiye” derken yönelme eki kullanırız; Almancada bu yapının kişisi den Elektriker olur, dem Elektriker değil.

Ayrıca ikinci fiilin kendi istediği biçim korunur:

  • Ich lasse ihn mir helfen. — Bana yardım etmesine izin veriyorum.

Burada ihn, yardım edecek kişidir. mir ise Dativ, yani Almancanın yönelme durumu biçimindedir; çünkü helfen fiili yardım edilen kişiyi Dativ ile kullanır. “Yardım etmek” anlamını belirleyen fiil helfen olduğundan onun kuralı ortadan kalkmaz.

5. Saç kestirme örneğinde mir neden var?

Ich lasse mir die Haare schneiden cümlesindeki mir, işi yapan kuaför değildir. Saçları kesilen kişinin ben olduğumu gösterir. Almancada vücut bölümleriyle sık kullanılan bir yapı vardır: etkilenen kişi Dativ ile, vücut bölümü ise genellikle belirli tanımlıkla, yani der, die, das grubundan bir sözcükle belirtilir.

  • Ich lasse mir die Haare schneiden. — Saçımı kestiriyorum.
  • Sie lässt sich die Nägel lackieren. — Tırnaklarına oje sürdürtüyor.

İkinci örnekteki sich, özneyle aynı kişiyi gösteren bir dönüşlülük zamiridir. Zamir, kişi veya şey adının yerine kullanılan sözcüktür; burada tırnakları boyanan kişi cümlenin öznesiyle aynıdır. İlk örnekte bunun birinci kişi biçimi mir kullanılır.

Ich lasse meine Haare schneiden de dilbilgisi açısından mümkündür. Ancak kendi vücut bölümüne yaptırılan bir işlem için mir die Haare kalıbı çok doğal bir tercihtir. mir, her lassen cümlesine eklenmesi gereken bir sözcük değildir: Ich lasse das Auto reparieren “Arabayı tamir ettiriyorum” cümlesi tek başına tamamdır.

6. Emir ve istek biçimleri

Emir kipi, doğrudan birinden bir şey yapmasını veya yapmamasını istemek için kullanılan biçimdir. lassen ile temel biçimler şunlardır:

Almanca Türkçe Hitap
Lass mich dir helfen. Bırak sana yardım edeyim. Tek kişiye, samimi
Lasst mich kurz ausreden. Bir dakika sözümü bitirmeme izin verin. Birden fazla kişiye, samimi
Lassen Sie mich das erklären. Bunu açıklamama izin verin. Resmî veya mesafeli

Tekil emir biçimi Lass olur; Lässt değil. Lass uns … ise çoğu zaman ortak bir öneri sunar: Lass uns eine Pause machen “Hadi ara verelim.” Bu kullanımda Türkçeye kelimesi kelimesine “Bize izin ver” diye çevirmek genellikle doğal değildir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde hizmet alma, izin verme, öneri ve yapılabilirlik anlamlarını karşılaştırın. İleri bölümde ele alınan sich lassen örnekleri, yapının yalnızca “yaptırmak” ile sınırlı olmadığını gösterir.

Almanca Türkçe Açıklama
Ich lasse mir die Haare schneiden. Saçımı kestiriyorum. İşlemi başka biri yapıyor.
Er lässt das Auto reparieren. Arabayı tamir ettiriyor. Usta ayrıca belirtilmiyor.
Wir lassen die Küche renovieren. Mutfağı yeniletiyoruz. Tadilatı başkaları yapıyor.
Ich lasse den Techniker den Router einrichten. Yönlendiricinin kurulumunu teknisyene yaptırıyorum. İşi yapan kişi açıkça belirtiliyor.
Die Eltern lassen ihre Tochter allein zur Schule gehen. Anne baba kızlarının okula tek başına gitmesine izin veriyor. İzin verme anlamı var.
Lass mich dir helfen. Bırak sana yardım edeyim. Yardım eden kişi benim.
Lassen Sie mich kurz nachsehen. Bir bakmama izin verin. Resmî hitapla kullanılan istek.
Lass uns morgen darüber sprechen. Hadi bunu yarın konuşalım. Ortak öneri.
Ich habe die Rechnung überprüfen lassen. Faturayı kontrol ettirdim. Geçmiş zamanda iki mastar var.
Sie ließ die Gäste zuerst bestellen. Önce konukların sipariş vermesine izin verdi. Tek fiille kurulan geçmiş zaman.
Er lässt mich nicht ausreden. Sözümü bitirmeme izin vermiyor. İzin vermeme, engelleme.
Die Tür lässt sich leicht öffnen. Kapı kolayca açılıyor. Açılması kolay; izin veren bir kişi yok.
Das Problem lässt sich nicht so einfach lösen. Sorun o kadar kolay çözülemez. Çözmenin mümkün veya kolay olmaması.
Ich möchte die Unterlagen übersetzen lassen. Belgeleri çevirtmek istiyorum. İstek bildiren fiille birleşim.

Sık yapılan hatalar

1. İkinci fiile zu eklemek

  • Yanlış: Ich lasse das Auto zu reparieren.
  • Doğru: Ich lasse das Auto reparieren. — Arabayı tamir ettiriyorum.
  • Neden? Bu yapıda lassen sonrasındaki mastar zu almaz. Almancada başka fiillerin zu ile kullanılması, aynı kuralın burada geçerli olduğu anlamına gelmez.

2. İşi yapan kişiyi Dativ ile kullanmak

  • Yanlış: Ich lasse ihm den Brief schreiben. — “Mektubu ona yazdırıyorum” anlamı için.
  • Doğru: Ich lasse ihn den Brief schreiben. — Mektubu ona yazdırıyorum.
  • Neden? Yazacak kişi ihn olur. ihm kullanıldığında bu kişi mektubun kendisi için yazıldığı kişi olarak anlaşılabilir; dolayısıyla yalnızca bir biçim hatası değil, anlam değişikliği de ortaya çıkabilir.

3. İki fiilli geçmiş zamanda gelassen kullanmak

  • Yanlış: Ich habe das Auto reparieren gelassen.
  • Doğru: Ich habe das Auto reparieren lassen. — Arabayı tamir ettirdim.
  • Neden? Standart kullanımda başka bir mastarla birlikte gelen lassen, bu geçmiş zaman yapısında lassen biçiminde kalır. Tek başına kullanılan lassen için durum farklıdır; ayrıntısı aşağıdadır.

4. lassen olmadan da yaptırma anlamı beklemek

  • Yanlış seçim: Ich schneide mir die Haare. — “Saçımı kuaförde kestiriyorum” demek isterken.
  • Doğru seçim: Ich lasse mir die Haare schneiden. — Saçımı kestiriyorum.
  • Neden? İlk cümle dilbilgisi açısından doğrudur, fakat kişinin kendi saçını kendisinin kestiğini anlatır. Türkçedeki “kesmek/kestirmek” farkı Almancada burada ayrı bir fiille belirtilir.

5. Yardım isteyen kişiyi yanlış zamirle göstermek

  • Yanlış: Lass mir dir helfen.
  • Doğru: Lass mich dir helfen. — Bırak sana yardım edeyim.
  • Neden? Yardım edecek kişi mich, yardım edilecek kişi dir olur. Birinci zamiri lassen yapısı, ikinciyi helfen fiili belirler.

6. İzin verme ile yapabilmeyi aynı saymak

  • Yanlış seçim: Ich lasse schwimmen. — “Yüzebiliyorum” demek isterken.
  • Doğru seçim: Ich kann schwimmen. — Yüzebiliyorum.
  • Neden? Bir beceriyi belirtmek için können kullanılır. lassen ise burada başka birinin yüzmesine izin verme gibi ayrı bir ilişki gerektirir: Ich lasse die Kinder schwimmen “Çocukların yüzmesine izin veriyorum.”

Kullanım notları

İzin her zaman açık bir onay değildir

lassen, bazen “engel olmamak” anlamını taşır. Ich lasse ihn schlafen “Bırakıyorum uyusun” veya “Uyumasına engel olmuyorum” diye anlaşılabilir. Türkçede “Uyumasına izin veriyorum” bazı durumlarda gereğinden fazla resmî ya da buyurgan gelebilir. Çeviride yalnızca dilbilgisi yapısını değil, kişiler arasındaki ilişkiyi de dikkate alın.

Olumsuzluk da bağlama göre değişir. Ich lasse ihn nicht gehen “Gitmesine izin vermiyorum” demektir. Ich lasse das Auto nicht reparieren ise “Arabayı tamir ettirmiyorum” anlamına gelir; tamiri kendiniz yapacağınız veya arabayı elden çıkaracağınız ima edilebilir, fakat bunlar cümlenin kesin söylediği şeyler değildir.

Nezaket yalnızca Sie ile sağlanmaz

Lassen Sie mich ausreden “Sözümü bitirmeme izin verin” cümlesi resmî hitap kullanır, ama ses tonuna göre sert duyulabilir. Daha yumuşak bir istek için Könnten Sie mich bitte ausreden lassen? “Lütfen sözümü bitirmeme izin verebilir misiniz?” denebilir. Burada nezaketi hem bitte hem de könnten biçimi destekler.

Bir hizmet isterken doğrudan emir yerine isteğinizi anlatmak çoğu zaman daha uygundur: Ich möchte die Jacke reinigen lassen “Ceketi temizletmek istiyorum.” lassen, hizmetten söz etmeye yarar; tek başına kibar bir rica kalıbı değildir.

Bırakmak anlamıyla karıştırmayın

Ich lasse die Tasche im Auto “Çantayı arabada bırakıyorum” demektir. Burada ikinci bir fiil yoktur; eşyanın bir yerde kalması anlatılır. Lass das! “Yapma şunu!” veya “Bırak şunu!” gibi kısa ifadelerde de anlam, bir işi başkasına yaptırmak değildir. Bu kullanımları tanımak, her lassen gördüğünüzde cümlenin sonuna bir mastar arama alışkanlığını önler.

Daha ileri kullanımlar

1. Geçmiş zamanda iki mastar

Perfekt, haben veya sein yardımcı fiiliyle kurulan ve özellikle konuşmada sık kullanılan geçmiş zamandır. Normalde yardımcı fiilin yanında Partizip II, yani gemacht, geschrieben gibi geçmiş zamanın kuruluşunda kullanılan fiil biçimi bulunur. Ancak başka bir mastarla kullanılan lassen, burada Partizip II yerine mastar biçiminde kalır. Bu olaya Ersatzinfinitiv, kısaca “ortaç yerine mastar kullanımı” denir.

  • Ich habe das Fahrrad reparieren lassen. — Bisikleti tamir ettirdim.
  • Wir haben die Kinder länger aufbleiben lassen. — Çocukların daha geç saate kadar uyanık kalmasına izin verdik.

Sondaki sıra asıl eylem + lassen olur: reparieren lassen, aufbleiben lassen. Yardımcı fiil haben kullanılır.

İkinci bir mastar yoksa gelassen kullanılabilir:

  • Ich habe die Tasche im Auto gelassen. — Çantayı arabada bıraktım.

Dolayısıyla “lassen fiilinin geçmiş zaman biçimi hiçbir zaman gelassen değildir” kuralı yanlıştır. Doğru ayrım, fiilin başka bir mastarla bu yapıyı kurup kurmadığıdır.

Präteritum, yardımcı fiil yerine tek bir çekimli geçmiş zaman biçimiyle kurulan zamandır; lassen için kök ließ- olur. Yazılı anlatılarda sık görülür, konuşmada da kullanılabilir.

Kişi Geçmiş zaman biçimi Temel anlam
ich ließ ben yaptırdım / izin verdim
du ließest sen yaptırdın / izin verdin
er / sie / es ließ o yaptırdı / izin verdi
wir ließen biz yaptırdık / izin verdik
ihr ließt siz yaptırdınız / izin verdiniz
sie / Sie ließen onlar yaptırdı / siz yaptırdınız

Ich ließ das Auto reparieren “Arabayı tamir ettirdim” cümlesinde yalnızca lassen geçmiş zamana çekilir; reparieren mastar olarak kalır.

2. Yan cümlede fiil sırası

Yan cümle, başka bir cümleye bağlanan ve onun anlamını tamamlayan bölümdür. weil “çünkü” ve dass “-dığını/-diğini” gibi bağlayıcı sözcüklerle kurulabilir. Şimdiki zamanda çekimli lassen sona gider:

  • Ich fahre mit dem Bus, weil ich mein Auto reparieren lasse. — Arabamı tamir ettirdiğim için otobüse biniyorum.

Burada son bölüm reparieren lasse olur. Fakat Perfekt ile kullanılan iki mastarlı yapıda özel bir sıra vardır: çekimli haben, sondaki iki mastarın önüne gelir.

  • Ich fahre mit dem Bus, weil ich mein Auto habe reparieren lassen. — Arabamı tamir ettirdiğim için otobüse biniyorum.

Bu standart dizilişte son grup habe reparieren lassen olur; reparieren lassen habe değil. “Yan cümlede çekimli fiil her koşulda en son sözcüktür” genellemesi bu nedenle eksik kalır. Önce ana cümlede habe … reparieren lassen yapısını öğrenip sonra yan cümle biçimine geçmek daha kolaydır.

3. İstek, zorunluluk ve gelecek anlatımı

lassen, başka bir yardımcı fiille birleşebilir:

  • Ich muss den Laptop reparieren lassen. — Dizüstü bilgisayarı tamir ettirmem gerekiyor.
  • Sie möchte sich die Haare schneiden lassen. — Saçını kestirmek istiyor.
  • Wir werden die Fenster austauschen lassen. — Pencereleri değiştirteceğiz.

Bu cümlelerde çekimli fiil ikinci yerde, asıl eylem ile lassen ise sonda bulunur. Sondaki schneiden lassen veya austauschen lassen grubunu tek bir anlam birimi gibi öğrenmek, sözcük sırasını kurmayı kolaylaştırır.

Varsayımsal bir durumu anlatmak için würde de kullanılabilir: Ich würde das von einer Fachfrau prüfen lassen “Ben olsam bunu bir kadın uzmana kontrol ettirirdim.” Bu tür varsayım ve yumuşatma biçimleri Konjunktiv II adıyla anılır. Burada amaç bütün bu sistemi öğrenmek değil, tanıdığınız prüfen lassen grubunun yine değişmeden kaldığını görmektir.

4. sich lassen: yapılabilirlik

sich lassen + mastar, çoğu zaman bir şeyin yapılmasının mümkün olup olmadığını veya ne kadar kolay olduğunu anlatır. Burada işi yaptıran bir kişi aramak gerekmez:

  • Der Deckel lässt sich leicht öffnen. — Kapak kolayca açılıyor.
  • Diese Datei lässt sich nicht öffnen. — Bu dosya açılamıyor.
  • Der Termin lässt sich verschieben. — Randevu ertelenebilir.

Bu kullanım, Türkçede “açılabilir, ertelenebilir” gibi biçimlerle karşılanabilir. Die Datei lässt sich nicht öffnen, dosyanın açılmasına birinin izin vermediğini değil, teknik veya başka bir nedenle açılamadığını anlatır.

İki farklı sich kullanımını ayırın:

  • Sie lässt sich die Haare schneiden. — Saçını kestiriyor. Bir kişi kendisine işlem yaptırıyor.
  • Die Haare lassen sich leicht kämmen. — Saçlar kolayca taranıyor. Saçların taranması kolay.

İlk cümlede sich, işlemden etkilenen kişiyi gösterir; ikinci cümlede ise bütün yapı yapılabilirlik veya kolaylık anlatır. Ayrıca çoğul özne die Haare ile fiil lassen olur.

Bu yapıyı edilgen, yani işi yapandan çok yapılan işi veya etkilenen şeyi öne çıkaran anlatımla da karşılaştırabilirsiniz:

  • Die Tür wird geöffnet. — Kapı açılıyor. Açma işlemi gerçekleşiyor.
  • Die Tür kann geöffnet werden. — Kapı açılabilir. Açılması mümkün.
  • Die Tür lässt sich öffnen. — Kapı açılabiliyor. Kapının açılabilir olması öne çıkıyor.

Son iki cümle birçok bağlamda yakın anlamlıdır. Yine de sich lassen, özellikle leicht, gut, schwer gibi sözcüklerle bir nesnenin veya işin nasıl yapılabildiğini değerlendirmeye çok uygundur.

Çalışma önerileri

  1. Aynı durumu üç farklı açıdan yazın. Örneğin Ich repariere das Fahrrad “Bisikleti tamir ediyorum”, Ich lasse das Fahrrad reparieren “Bisikleti tamir ettiriyorum” ve Ich lasse meinen Bruder das Fahrrad reparieren “Bisikleti kardeşime tamir ettiriyorum.” Her cümlede tamiri yapan kişinin kim olduğunu işaretleyin. Böylece yalnızca biçimi değil, anlam değişimini de öğrenirsiniz.

  2. Günlük ihtiyaçlarınızdan bir fiil grubu listesi çıkarın. die Haare schneiden lassen “saç kestirmek”, die Jacke reinigen lassen “ceket temizletmek” ve die Unterlagen übersetzen lassen “belgeleri çevirtmek” gibi üç kalıp seçin. Her birini önce şimdiki zamanda, sonra habe … lassen ile geçmiş zamanda söyleyin. Son olarak birine weil ekleyip habe + iki mastar sırasını kontrol edin.

  3. Her lassen için anlam etiketi koyun. Okurken veya dinlerken “iş yaptırma”, “izin/engel olmama”, “ortak öneri”, “bir yerde bırakma” ve “yapılabilirlik” seçeneklerinden birini belirleyin. Sonra cümleyi doğal Türkçeyle yeniden ifade edin. Her örneği zorla “yaptırmak” ile çevirme alışkanlığını bu yöntemle kırabilirsiniz.

İlgili konular

  • Ön bilgi: Şimdiki zamanda düzenli fiiller — kişi çekimlerini ve ana cümlede çekimli fiilin yerini hatırlamak için. lassen fiilinin du ve er/sie/es biçimlerindeki düzensizliği ayrıca öğrenilmelidir.

Ön koşul

Almancada düzenli fiillerin şimdiki zaman çekimiA1

Diğer B2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır