Almancada sein fiilinin şimdiki zaman çekimi
Verb 'sein' im Präsens
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almancada sein, kimlik, özellik, durum ve yer bildiren cümlelerde kullanılan, temel anlamı “olmak” olan fiildir. Şimdiki zaman biçimleri ich bin, du bist, er/sie/es ist, wir sind, ihr seid, sie/Sie sind şeklindedir. Türkçedeki “Öğrenciyim”, “Yorgunuz” veya “Evde” gibi ifadelerin Almanca karşılığında bu fiil açıkça bulunur: Ich bin Student., Wir sind müde., Er ist zu Hause.
Genel bakış
Kendinizi tanıtırken, bir arkadaşınızın nasıl olduğunu anlatırken veya nerede olduğunuzu söylerken sein fiiline ihtiyaç duyarsınız. Bu nedenle A1 düzeyinde öğrenilen ilk fiillerden biridir. Bir işin yapılmasını değil, çoğunlukla bir kişinin veya şeyin kim olduğunu, nasıl olduğunu ya da nerede bulunduğunu bildirir. “Ben öğretmenim”, “Çay sıcak”, “Biz istasyondayız” cümleleri bu kullanımın Türkçedeki karşılıklarıdır.
Türkçede bu tür cümlelerde ek-fiil (isim veya özellik bildiren sözleri cümle hâline getiren ek ya da sözcük) kullanırız: “iyiyim”, “hazırsınız”. Üçüncü kişide ise çoğu zaman görünür bir ek bile yoktur: “Ayşe evde.” Almancada aynı anlamı verirken bağımsız bir fiil gerekir: Ayşe ist zu Hause. Dolayısıyla her cümlede “olmak” sözcüğünü Türkçeye aynen çevirmeye çalışmak yanıltıcıdır; Ich bin müde. doğal olarak “Yorgunum” demektir, “Yorgun oluyorum” değil.
Bu yazıda önce günlük cümleler kurmak için gereken çekimi ve sözcük sırasını bulacaksınız. Sonraki bölümlerde sein ile yaş, meslek, olumsuzluk ve hitap biçimleri ele alınıyor. En sondaki ileri kullanım bölümünü ilk okumada atlayabilirsiniz; oradaki bilgiler, aynı biçimlerle daha sonra neden farklı yapılarla karşılaşacağınızı açıklar.
Nasıl kullanılır?
Bütün kişiler için çekim
Sein, fiilin mastar biçimidir (kişiye göre çekilmemiş, sözlükte bulunan biçimi). Çekim ise fiilin cümlede kimden söz edildiğine göre biçim değiştirmesidir. Sein düzensizdir: Bütün biçimleri tek bir köke ek getirerek elde edemezsiniz. Bu yüzden fiili zamiriyle birlikte öğrenmek daha güvenlidir.
Zamir, bir kişinin veya şeyin adının yerine geçen sözcüktür; ich “ben”, wir “biz” demektir. Özne de cümlenin kim veya ne hakkında olduğunu gösteren bölümdür. Aşağıdaki tabloda zamirler özne görevindedir.
| Özne zamiri | Sein biçimi | Türkçe kişi karşılığı |
|---|---|---|
| ich | bin | ben |
| du | bist | sen |
| er | ist | o; erkek kişi için |
| sie | ist | o; kadın kişi için |
| es | ist | o; dilbilgisel olarak nötr adlar için |
| wir | sind | biz |
| ihr | seid | siz; samimi çoğul hitap |
| sie | sind | onlar |
| Sie | sind | siz; nazik veya resmî hitap |
Türkçede tek bir “o” kullanırken Almancada er, sie, es ayrımı vardır. Bunların üçü de ist alır. Es yalnızca cansız şeyler için kullanılan bir zamir değildir; seçilecek zamir, yerine geçtiği adın Almancadaki dilbilgisel cinsiyetine de bağlıdır. Başlangıçta bu ayrımın ayrıntılarıyla uğraşmadan üç zamirin çekiminin aynı olduğunu hatırlayın.
Tablodaki son üç satırı özellikle ayırın: wir sind “biz”, ihr seid birden fazla kişiye samimi “siz”, Sie sind ise nazik “siz” hitabıdır. Türkçedeki “siz” hem çoğul hem nazik hitap olabildiğinden Almancada aynı biçimi her durumda kullanma alışkanlığı oluşabilir.
Özne bir ad olduğunda
Özne mutlaka zamir olmak zorunda değildir. İsim (bir kişiyi, nesneyi veya kavramı adlandıran sözcük) ya da kişi adı da özne olabilir. Tek bir kişiden veya şeyden söz ediliyorsa genellikle ist, birden fazla kişiden veya şeyden söz ediliyorsa sind kullanılır:
- Murat ist hier. — Murat burada.
- Der Tee ist heiß. — Çay sıcak.
- Meine Freunde sind hier. — Arkadaşlarım burada.
- Murat und Elif sind zu Hause. — Murat ve Elif evde.
Son örnekte iki ad birlikte özne oluşturur. Cümlede und ile bağlanan iki kişi olduğu için ist değil, sind gerekir.
Düz cümlede fiilin yeri
Almancada bağımsız bir bildirme cümlesinde çekimli fiil, ikinci cümle öğesi konumunda bulunur. Cümle öğesi, tek bir sözcük veya birlikte görev yapan bir sözcük grubu olabilir; “ikinci konum” her zaman ikinci sözcük demek değildir.
Başlangıç için şu düzen yeterlidir: özne + sein biçimi + bilgi.
- Ich bin heute müde. — Bugün yorgunum.
- Meine kleine Schwester ist zu Hause. — Küçük kız kardeşim evde.
İkinci örnekte Meine kleine Schwester bir bütün olarak öznedir; ist bu grubun ardından gelir. Cümleyi zaman veya yer bilgisiyle başlatırsanız fiil yine ikinci konumda kalır, özne fiilden sonra gelir:
- Heute bin ich müde. — Bugün yorgunum.
- Jetzt sind wir zu Hause. — Şimdi evdeyiz.
Türkçede “Bugün ben yorgunum” diyebilirsiniz. Almancada aynı sırayı kopyalayıp Heute ich bin müde demek doğru değildir. Baştaki öğeyi değiştirirken fiili de kontrol edin.
Evet-hayır soruları ve soru sözcükleri
Evet veya hayırla cevaplanabilen sorularda çekimli fiil başa geçer:
- Bist du müde? — Yorgun musun?
- Seid ihr bereit? — Hazır mısınız? Bir gruba samimi hitap.
- Sind Sie Frau Yılmaz? — Siz Yılmaz Hanım mısınız?
Türkçedeki mı/mi soru ekine karşılık gelen ayrı bir sözcük eklemeyin. Almancada soru, burada fiilin yeriyle kurulur.
Wo “nerede”, wie “nasıl” gibi bir soru sözcüğü varsa sıra soru sözcüğü + fiil + özne olur:
- Wo bist du? — Neredesin?
- Wie alt ist dein Sohn? — Oğlun kaç yaşında?
Kısa cevapta yalnızca Ja “evet” veya Nein “hayır” diyebilirsiniz. Tam cevap vermek için özne ve fiili yeniden kullanın: Ja, ich bin bereit. — “Evet, hazırım.” Nein, ich bin nicht müde. — “Hayır, yorgun değilim.”
Olumsuz cümleler: nicht ve kein
Türkçede “değil” ile yaptığımız olumsuzluğu Almancada çoğu zaman nicht karşılar. Bir özellik veya yer bilgisi olumsuzlanırken başlangıç için şu örnekleri model alın:
- Ich bin nicht müde. — Yorgun değilim.
- Wir sind nicht zu Hause. — Evde değiliz.
- Das ist nicht mein Schlüssel. — Bu benim anahtarım değil.
Bir kişiyi veya şeyi bir adla tanımlarken kein de gerekebilir. Bu sözcük, önünde ein/eine bulunan veya belirsiz anlamda artikelsiz kullanılan adları olumsuzlar. Artikel, Almancada adın önünde duran ve onun dilbilgisel özelliklerini de gösteren ein, eine, der, die, das gibi sözcüklerin genel adıdır.
- Das ist ein Problem. — Bu bir sorun.
- Das ist kein Problem. — Bu bir sorun değil.
- Ich bin Student. — Öğrenciyim.
- Ich bin kein Student. — Öğrenci değilim.
- Sie ist keine Ärztin. — O doktor değil.
Kein biçimi ada göre değişir; keine de bu sözcüğün bir biçimidir. İlk aşamada “özellik için nicht, belirsiz adla yapılan tanımlama için çoğunlukla kein” ayrımını oturtun. Bu, her bağlamı kapsayan bir kural değildir; özellikle bir sözcüğü başka bir sözcükle karşılaştırarak olumsuzladığınızda vurguya göre farklı düzenler görebilirsiniz.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümleler tanışma, evde konuşma ve günlük karşılaşmalar gibi durumlarda kullanılabilir. Türkçe karşılıklarında sein için ayrı bir “olmak” sözcüğü aramayın; bazen bir ekle, bazen yalnızca cümlenin anlamıyla karşılanır.
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Ich bin Student. | Öğrenciyim. | Bir erkek kendisini öğrenci olarak tanıtıyor. |
| Du bist nett. | Çok naziksin. | Samimi tekil hitap. |
| Wir sind Freunde. | Biz arkadaşız. | Birden fazla kişi arasındaki ilişki. |
| Ich bin Studentin und bin aus Ankara. | Öğrenciyim ve Ankaralıyım. | Bir kadın kendisini tanıtıyor; geldiği yeri de belirtiyor. |
| Meine Schwester ist Ärztin. | Kız kardeşim doktor. | Meslek adının önünde belirsiz artikel yok. |
| Das Zimmer ist klein, aber sauber. | Oda küçük ama temiz. | Aynı özneye iki özellik veriliyor. |
| Wir sind jetzt am Bahnhof. | Şimdi istasyondayız. | O anda bulunulan yer. |
| Ihr seid heute sehr ruhig. | Bugün çok sessizsiniz. | Birden fazla kişiye samimi hitap. |
| Sind Sie Herr Demir? | Siz Demir Bey misiniz? | Bir kişiye nazik hitap. |
| Wo sind die Kinder? | Çocuklar nerede? | Çoğul özneyle yer sorusu. |
| Mein Sohn ist sechs Jahre alt. | Oğlum altı yaşında. | Yaş, sein ile belirtiliyor. |
| Es ist schon spät. | Saat geç oldu bile. | Genel bir durum bildiriliyor. |
| Morgen bin ich zu Hause. | Yarın evdeyim. | Şimdiki zaman biçimi, gelecek zaman bilgisiyle kullanılıyor. |
| Ich bin nicht krank, nur müde. | Hasta değilim, sadece yorgunum. | Özellik nicht ile olumsuzlanıyor. |
| Das ist kein Problem. | Bu sorun değil. | Belirsiz ad kein ile olumsuzlanıyor. |
Student ve Studentin, üniversite öğrencisi için kullanılan adlardır. Türkçede ikisi de “öğrenci” diye çevrilebilir; çeviride görünmeyen bu ayrım Almanca sözcükte bulunur. Almancada isimler büyük harfle yazıldığı için tabloda Zimmer, Kinder, Problem gibi sözcükler de büyük harfle başlar.
Sık yapılan hatalar
1. Türkçede görünmediği için fiili atlamak
- Yanlış: Meine Schwester zu Hause.
- Doğru: Meine Schwester ist zu Hause. — Kız kardeşim evde.
- Neden? Türkçede “evde” tek başına yüklem olabilir; yüklem, cümlenin temel bilgisini veren bölümdür. Almancada bu tam cümlede çekimli ist gerekir. Notlarda veya başlıklarda görülen eksiltili ifadeleri normal cümleye model almayın.
2. Bütün kişilerde aynı biçimi kullanmak
- Yanlış: Du bin müde.
- Doğru: Du bist müde. — Yorgunsun.
- Neden? Bin yalnızca ich ile kullanılır. Fiili tek başına değil, ich bin / du bist gibi çiftler hâlinde öğrenin.
3. İki türlü “siz” hitabını karıştırmak
- Yanlış: Ihr sind bereit.
- Doğru: Ihr seid bereit. — Hazırsınız; bir gruba samimi hitap.
- Diğer doğru biçim: Sie sind bereit. — Hazırsınız; nazik hitap.
- Neden? Ihr ile seid, nazik Sie ile sind kullanılır. Türkçe karşılığın aynı olması, Almancadaki hitap biçimlerinin aynı olduğu anlamına gelmez.
4. Yaşı “sahip olmak” fiiliyle söylemek
- Yanlış: Ich habe dreißig Jahre.
- Doğru: Ich bin dreißig Jahre alt. — Otuz yaşındayım.
- Neden? Almancada yaş bildirirken sein + sayı + Jahre alt kalıbı kullanılır. Haben, temel anlamı “sahip olmak” olan başka bir fiildir; bu kalıpta onun yerine sein gerekir.
5. Soru kurarken Türkçe sözcük sırasını korumak
- Yanlış: Wo du bist?
- Doğru: Wo bist du? — Neredesin?
- Neden? Bağımsız bir soruda wo sonrasında çekimli fiil gelir. Wo du bist dizilişi başka bir cümlenin içinde doğru olabilir; bunun açıklaması ileri bölümde yer alıyor.
6. Her olumsuzluk için nicht seçmek
- Yanlış: Das ist nicht ein Problem. — “Bu sorun değil” demek isterken.
- Doğru: Das ist kein Problem. — Bu sorun değil.
- Neden? Normal, vurgusuz bir olumsuz cümlede ein Problem ifadesi kein Problem olur. Özel bir karşılaştırmada nicht ein görülebilir; ama başlangıçta günlük kalıp olarak kein Problem öğrenin.
Kullanım notları
Meslek, özellik ve yer aynı fiille anlatılır
Bir sıfat (bir kişinin veya şeyin özelliğini bildiren sözcük) sein sonrasında kullanıldığında özneye göre ek almaz:
- Er ist freundlich. — O güler yüzlü.
- Sie ist freundlich. — O güler yüzlü.
- Wir sind freundlich. — Biz güler yüzlüyüz.
Burada freundlich değişmez; değişen sözcük sein fiilidir. Bir sıfat adın önüne gelirse farklı ekler alabilir, ama bu ayrı bir konudur.
Sade bir meslek tanımında belirsiz artikel çoğunlukla kullanılmaz: Ich bin Lehrer. — “Öğretmenim.” Sie ist Ärztin. — “O doktor.” Meslek adı bir özellikle birlikte verilirse ein/eine kullanılabilir: Sie ist eine gute Ärztin. — “O iyi bir doktor.” Bu nedenle “meslekten önce asla artikel gelmez” diye bir kural çıkarmayın.
Yer bildiren ifadelerin kendisini de birlikte öğrenin: zu Hause “evde”, am Bahnhof “istasyonda”. Sein bu ifadelerde bulunulan yeri bildirir; hareketin hedefini değil. Ich bin zu Hause. “Evdeyim”, Ich gehe nach Hause. ise “Eve gidiyorum” demektir. Türkçedeki “evde/eve” farkını Almancada da korumak gerekir.
Sie hitabı ve küçük harfli sie
Nazik hitap zamiri Sie cümle içinde de büyük harfle yazılır: Wo sind Sie? — “Neredesiniz?” Tek bir kişiye de birkaç kişiye de bu biçimle hitap edilebilir.
Küçük harfli sie ise ist ile “o”, sind ile “onlar” anlamındadır: Sie ist müde. — “O yorgun.” Sie sind müde. cümlesi bağlama göre “Onlar yorgun” veya “Siz yorgunsunuz” olabilir. Çünkü cümle başında bütün sözcükler büyük harfle başlar; dolayısıyla yalnızca baştaki büyük harfe bakmak her zaman yeterli değildir. Konuşmada da ayrımı bağlamdan anlarsınız.
Günlük konuşmada kısaltmalar
Wie ist es? “Nasıl?” gibi bir soruda ist es, konuşmada veya samimi yazışmada ist’s biçiminde kısalabilir. Wie geht’s? — “Nasılsın?” ise yaygın bir selamlaşma kalıbıdır; içindeki fiil sein değil, gehen fiilidir. Her Türkçe “nasıl” cümlesini aynı Almanca kalıpla kurmayın.
Başlangıçta tam biçimleri kullanmak yeterlidir. Mesajlarda görülen Bin gleich da. — “Birazdan oradayım” gibi öznesi atılmış ifadeler de vardır. Bunları anlayabilirsiniz; ancak özenli, tam cümlelerde Ich bin gleich da. biçimini tercih edin.
Temelin ötesinde: daha sonra karşılaşacağınız kullanımlar
Bu bölümdeki yapıları ilk aşamada üretmeniz gerekmiyor. Ama bin, ist, sind gibi tanıdık biçimlerin neden bazen daha uzun cümlelerin içinde yer aldığını bilmek yararlıdır.
Şimdiki zaman her zaman “şu an” demek değildir
Almancada Präsens, burada öğrendiğiniz şimdiki zaman biçimlerinin adıdır. Genel durumları ve zaman bilgisi açık olduğunda geleceği de anlatabilir:
- Ich bin jeden Montag im Büro. — Her pazartesi ofisteyim.
- Nächste Woche sind wir in Berlin. — Gelecek hafta Berlin'deyiz.
Türkçede de “Yarın evdeyim” diyebiliriz. Almanca cümlede gelecek hafta anlatılıyor diye sind biçimini mutlaka değiştirmeniz gerekmez. Gelecek anlamını burada nächste Woche taşır.
Başka bir cümlenin içinde fiil sona gidebilir
Yan cümle, tek başına değil, daha büyük bir cümlenin parçası olarak kullanılan cümledir. Dass “... olduğunu” ve weil “çünkü / ... olduğu için” gibi bağlayıcılarla kurulan yan cümlelerde çekimli fiil genellikle sona gider:
- Ich weiß, dass du müde bist. — Yorgun olduğunu biliyorum.
- Ich bleibe zu Hause, weil ich krank bin. — Hasta olduğum için evde kalıyorum.
- Ich weiß nicht, wo du bist. — Nerede olduğunu bilmiyorum.
Bu yüzden Wo bist du? bağımsız bir soru olarak doğrudur; wo du bist ise son örnekte daha büyük bir cümlenin içindedir. Bunlar birbirini bozan kurallar değil, iki farklı cümle düzenidir.
Sein yardımcı fiil olarak da kullanılır
Yardımcı fiil, başka bir fiille birleşerek zaman veya yapı kuran fiildir. Sein, bazı geçmiş zaman cümlelerinde bu görevi üstlenir:
- Ich bin nach Hause gegangen. — Eve gittim.
- Wir sind früh angekommen. — Erken vardık.
Bu örneklerde bin ve sind şimdiki zaman biçimleridir, fakat cümlenin bütünü geçmişi anlatır. Gegangen ve angekommen, fiillerin geçmiş zaman yapılarında kullanılan özel biçimleridir; bunlara geçmiş zaman ortacı denir. Almancadaki birleşik geçmiş zamanın, yani Perfekt yapısının ayrıntıları ayrı öğrenilir. “Bütün geçmiş zamanlar sein ile kurulur” sonucuna varmayın; çok sayıda fiil haben alır.
Sein fiilinin kendi geçmiş zamanını da ileride göreceksiniz: Ich war müde. — “Yorgundum.” Ich bin müde gewesen. — “Yorgundum.” İkinci örnekte gewesen, sein fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Günlük kullanımda war gibi kısa geçmiş biçimleri çok yaygındır; yine de bunlar bin ile aynı zaman biçimi değildir.
Bir durum ile bir sürecin ayrılması
Die Tür ist geschlossen. — “Kapı kapalı.” cümlesinde sein, kapının mevcut durumunu bildirir. Buna karşılık Die Tür wird geschlossen. — “Kapı kapatılıyor.” cümlesinde bir süreç anlatılır ve werden kullanılır.
Bu karşılaştırma, ileride edilgen yapıları öğrenirken önemlidir. Edilgen yapı, işi yapan kişiden çok işten etkilenen şeyi öne çıkaran anlatımdır. Şimdilik şu anlam ayrımı yeterlidir: ist geschlossen mevcut durumu, wird geschlossen kapatma eylemini anlatır. İkisini yalnızca fiil değiştirerek eş anlamlı saymayın.
Tanımlama cümlelerinde sayı ve özel dizilişler
Normal özne uyumunda Das Kind ist hier. — “Çocuk burada” ve Die Kinder sind hier. — “Çocuklar burada” dersiniz. Ancak birini veya bir şeyi tanıtırken şu çok yaygın yapıyla da karşılaşırsınız:
- Das ist mein Bruder. — Bu benim erkek kardeşim.
- Das sind meine Eltern. — Bunlar annem ve babam.
İkinci cümlede das görünce otomatik olarak ist seçmeyin. Bu tanıtma yapısında çoğul kişileri bildiren meine Eltern ile sind kullanılır.
Ayrıca sein, iki ad grubunu birbirine bağladığında sonraki ad normalde yalın hâlde kalır; yalın hâl, adın temel cümle biçimidir. Er ist mein Freund. — “O benim arkadaşım.” Bu cümlede mein Freund, bir eylemden etkilenen nesne değildir; aynı kişiyi başka bir ifadeyle tanımlar. Bu nedenle meinen Freund biçimini kullanmayın.
Çalışma önerileri
Kendiniz hakkında üç bilgi yazın, sonra kişiyi değiştirin. Örneğin Ich bin müde. — “Yorgunum”; Ich bin zu Hause. — “Evdeyim”; Ich bin dreißig Jahre alt. — “Otuz yaşındayım.” Ardından aynı cümleleri du, wir ve ihr ile kurun. Yaşı kendi durumunuza göre değiştirin. Amaç yalnızca tabloyu ezberlemek değil, doğru biçimi anlamın içinde seçmektir.
Her cümleyi soru ve olumsuz cümleye dönüştürün. Du bist bereit. — “Hazırsın”; Bist du bereit? — “Hazır mısın?”; Du bist nicht bereit. — “Hazır değilsin.” Sonra Das ist ein Problem. — “Bu bir sorun” cümlesini olumsuz yapın. Burada cevabın Das ist kein Problem. olduğunu kontrol edin. Böylece nicht ve kein ayrımını da çalışmış olursunuz.
Hitap biçimini durumla birlikte seçin. Bir arkadaşınıza Bist du hier? — “Burada mısın?”, arkadaş grubuna Seid ihr hier? — “Burada mısınız?”, resmî bir görüşmede Sind Sie hier? — “Burada mısınız?” diye sorulduğunu düşünün. Üç soruyu sesli okuyun. Özellikle seid ile sind arasındaki biçim farkını ve hangi muhatap için seçildiğini birlikte hatırlayın.
İlgili konular
- Önce öğrenmek yararlı olur: Özne zamirleri ve yalın hâl — ich, du, er, sie, es, wir, ihr, sie, Sie biçimlerini ve cümlede kimden söz edildiğini anlamayı sağlar.
- Sonraki adım: Yüklem görevindeki sıfatlar — sein sonrasında özellik bildiren sıfatların, yani “yorgun”, “küçük”, “hazır” gibi sözcüklerin nasıl kullanıldığını ayrıntılandırır.