A1

Almancada wissen fiilinin şimdiki zaman çekimi

Verb 'wissen' im Präsens

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Almancada wissen, bir bilgiyi veya gerçeği bilmek anlamına gelir: Ich weiß es nicht. — “Bilmiyorum.” Şimdiki zaman çekimi ich weiß, du weißt, er/sie/es weiß, wir wissen, ihr wisst, sie/Sie wissen şeklindedir. Türkçedeki “bilmek” her durumda wissen ile karşılanmaz: birini tanımak için genellikle kennen, bir işi yapabilmek için können kullanılır.

Genel bakış

Bir arkadaşınızın nerede olduğunu, otobüsün ne zaman kalktığını veya bir sorunun cevabını söylerken wissen fiiline ihtiyaç duyarsınız. Bu fiil bir eylemi yapmaktan çok, bir bilginin sizde bulunduğunu anlatır. Ich weiß es. cümlesi “Bunu biliyorum”, Ich weiß es nicht. ise “Bunu bilmiyorum” demektir. A1 düzeyinde öğrenilen bu kısa ifadeler, günlük konuşmanın hemen her alanında işe yarar.

Almancada Präsens (şimdiki ve genel durumları anlatan zaman), Türkçede bağlama göre “biliyorum” veya “bilirim” diye karşılanabilir. Burada ayrı bir “şu anda bilmek” çekimi öğrenmezsiniz. Sie weiß alles. cümlesi bir durum hakkında “O her şeyi biliyor” anlamına gelebilir; kişinin genel bir özelliğini anlatırken de aynı çekim kullanılır.

Bu konunun iki temel noktası vardır. İlki, wissen fiilinin tekil kişilerde alışılmış düzenli çekime uymamasıdır. İkincisi, Türkçedeki “bilmek” fiilinin Almancada birkaç farklı fiile dağılmasıdır. Önce çekimi ve kısa cümleleri öğrenmek, ardından bu anlam farklarını yerleştirmek yeterlidir. Daha uzun cümleler ve kalıplaşmış ifadeler aşağıda ayrı bir bölümde ele alınmıştır.

Çekim ve cümle kuruluşu

Bütün kişilerde çekim

Fiil çekimi, fiilin kimin hakkında konuşulduğuna göre biçim değiştirmesidir. Türkçede “biliyorum, biliyorsun, biliyor” deriz; Almancada da kişi değişince fiilin biçimi değişir. Wissen fiilin mastar biçimidir, yani sözlükte bulduğunuz, henüz bir kişiye göre çekilmemiş “bilmek” karşılığıdır.

Kişi sözcüğü Çekilmiş fiil Türkçe karşılığı
ich weiß ben biliyorum
du weißt sen biliyorsun
er / sie / es weiß o biliyor
wir wissen biz biliyoruz
ihr wisst siz biliyorsunuz; samimi çoğul hitap
sie wissen onlar biliyor
Sie wissen siz biliyorsunuz; resmî hitap

Er, sie, es Türkçede çoğunlukla aynı “o” sözcüğüyle çevrilir. Almancada er erkek, sie kadın kişiler için kullanılır; es ise bazı cansız varlıkları ve uygun bağlamlarda başka referansları karşılar. Bu üçünün wissen çekimi aynıdır: weiß.

Tablodaki küçük harfli sie iki yerde görünür. “O” anlamındaki sie ile weiß, “onlar” anlamındaki sie ile wissen kullanılır. Resmî hitap olan büyük harfli Sie, tek kişiye de birden fazla kişiye de yöneltilebilir; her iki durumda fiil wissen olur.

Tekilde değişen biçim, çoğulda tanıdık yapı

Düzenli fiil, kişiler değiştiğinde öngörülebilir bir çekim kalıbını izleyen fiildir. Örneğin lernen — “öğrenmek” için ich lerne — “öğreniyorum”, du lernst — “öğreniyorsun” deriz. Wissen fiilinde bu kalıbı tekil kişilere doğrudan uygulamak doğru değildir.

  • ich weiß: “Biliyorum.” Burada sona ayrıca -e eklenmez.
  • du weißt: “Biliyorsun.” Bu biçimi bir bütün olarak öğrenin.
  • er/sie/es weiß: “O biliyor.” Burada ayrıca -t yoktur.

Çoğul biçimler daha tanıdıktır: wir wissen, ihr wisst, sie wissen. Ezberlerken çekimi iki parçaya ayırmak işe yarar: önce weiß – weißt – weiß, sonra wissen – wisst – wissen. Özellikle du weißt ile ihr wisst arasındaki farkı sesli tekrar edin; Türkçede her ikisi de karşıdaki kişilere yöneltilen ifadelerde kullanılabilse de Almancada tekil ve çoğul ayrımı belirgindir.

Yazılış ve söyleyiş

Tekil biçimlerdeki ei, Türkçedeki “ay” sesine yakın okunur. Çoğuldaki i ise “i” sesidir; wissen sözcüğünde kısa söylenir. ß, bu biçimlerde “s” sesini gösterir. Weiß sözcüğünün yazılışını yalnızca sona ek getirerek değil, bütün olarak hatırlamak daha güvenlidir.

Almanya ve Avusturya'daki standart yazımda weiß, weißt kullanılır. İsviçre standart yazımında ß yerine ss yazıldığı için weiss, weisst görebilirsiniz. Bu, ayrı bir çekim değildir; yazım farkıdır. Başlangıçta aynı metin içinde tek bir yazım geleneğini izleyin.

Düz cümlede fiilin yeri

Özne, cümlenin kim veya ne hakkında olduğunu gösteren ögedir. Ich weiß die Antwort. — “Cevabı biliyorum” cümlesinde özne ich, yani “ben”dir. Almancada sıradan bir düz cümlede çekilmiş fiil ikinci konumdadır. Bu, her zaman ikinci sözcük demek değildir: ilk konum birkaç sözcükten oluşabilir.

  • Ich weiß die Antwort. — “Cevabı biliyorum.”
  • Die Antwort weiß ich. — “Cevabı ben biliyorum.”
  • Leider weiß ich die Antwort nicht. — “Ne yazık ki cevabı bilmiyorum.”

İkinci cümlede cevap öne çıkarılmıştır, ama weiß yine ikinci konumdadır. Türkçede fiili çoğunlukla sona koymaya alışkın olduğumuz için Ich die Antwort weiß gibi bir sıra kurmak cazip gelebilir. Almancanın düz cümle sırası buna izin vermez.

Türkçede “Biliyorum” demek yeterlidir; “ben” çoğu zaman söylenmez. Almancada ise normal, tam bir cümlede özneyi belirtin: Ich weiß es. Günlük konuşmada bazı kısa ifadelerde sözcükler düşebilir, fakat bunları temel cümle kurma kuralı olarak kullanmayın.

Bilinen şeyi belirtmek ve olumsuzluk

Bilinen şey bazen bir sözcükle, bazen bütün bir cümleyle anlatılır. Başlangıçta şu üç yapıyı ayırt etmek yeterlidir:

  • Ich weiß die Antwort. — “Cevabı biliyorum.” Bilinen şey doğrudan belirtilir.
  • Ich weiß es. — “Bunu biliyorum.” Daha önce konuşulan bilgiye gönderme yapılır.
  • Ich weiß, wo er ist. — “Onun nerede olduğunu biliyorum.” Bilginin içeriği bir cümleyle açıklanır.

Es ve das, burada önceki bilgiye gönderme yapan zamirlerdir; zamir, bir kişi, şey veya bilgiyi yeniden adlandırmadan gösteren sözcüktür. Ich weiß es nicht. kısa ve çok yaygın bir “Bilmiyorum” cevabıdır. Das weiß ich nicht. de doğaldır: “Bunu bilmiyorum.” İkinci yapıda das ilk konumu doldurduğu için weiß ardından, ich ise fiilden sonra gelir.

Olumsuzluk için çoğunlukla nicht kullanılır: Wir wissen es nicht. — “Bunu bilmiyoruz.” Nichts ise “hiçbir şey” demektir: Wir wissen nichts. — “Hiçbir şey bilmiyoruz.” Belirli bir bilgiyi bilmemek ile hiçbir şey bilmemek aynı değildir; bu iki sözcüğü birbirinin yerine koymayın.

Soru sormak

Evet veya hayır cevabı beklenen sorularda çekilmiş fiil başa gelir:

  • Weißt du das? — “Bunu biliyor musun?”
  • Wissen Sie das? — “Bunu biliyor musunuz?”
  • Wisst ihr das? — “Bunu biliyor musunuz?”; bir arkadaş grubuna sorulur.

Türkçedeki “mi” soru eki için ayrıca bir Almanca sözcük eklemeyin. Soruyu burada fiilin başa gelmesi oluşturur.

Sorunun içinde başka bir soru bilgisi de bulunabilir: Weißt du, wo er ist? — “Onun nerede olduğunu biliyor musun?” Bu cümlenin ilk kısmı normal soru düzenindedir: Weißt du. Virgülden sonraki bölümde ise ist sona gider. Bu yapıyı daha ayrıntılı olarak ileri bölümde göreceksiniz.

Günlük yaşamdan örnekler

Aşağıdaki örneklerde bilgiyi bilmek, bilmemek, birine soru yöneltmek ve öğrenilen bilgiyi aktarmak gibi farklı durumlar yer alıyor. Önce Almanca cümleyi okuyun; sonra kimin konuştuğunu ve çekimin neden o biçimde olduğunu belirleyin.

Almanca Türkçe Açıklama
Ich weiß es nicht. Bilmiyorum. Önceden sorulmuş bir bilgiye kısa cevap.
Weißt du, wo er ist? Onun nerede olduğunu biliyor musun? Ana soru fiille başlar; içteki bölümde fiil sondadır.
Sie weiß alles. O her şeyi biliyor. Buradaki kişi tekildir.
Wir wissen die Antwort. Cevabı biliyoruz. Çoğul kişi çekimi.
Wisst ihr das schon? Bunu zaten biliyor musunuz? Birden fazla kişiye samimi hitap.
Wissen Sie, wann der Bus kommt? Otobüsün ne zaman geleceğini biliyor musunuz? Resmî veya mesafeli hitap.
Meine Eltern wissen das nicht. Annemle babam bunu bilmiyor. Birden fazla kişi için çoğul çekim.
Das weiß ich schon. Bunu zaten biliyorum. Bilinen bilgi cümlenin başında.
Ich weiß nicht, ob der Laden offen ist. Dükkânın açık olup olmadığını bilmiyorum. İki olasılık arasında belirsizlik.
Er weiß, dass der Termin morgen ist. Randevunun yarın olduğunu biliyor. Bilinen bilgi bir cümleyle açıklanır.
Jetzt weiß ich es wieder. Şimdi yeniden hatırladım. Bağlama uygun Türkçe karşılık, kelimesi kelimesine çeviriden farklıdır.
Ich möchte wissen, wie viel das kostet. Bunun ne kadar tuttuğunu öğrenmek istiyorum. Öğrenilmek istenen bilgi belirtilir.

Meine Eltern wissen das nicht. örneğinde sie yazmasa bile “annemle babam” birden fazla kişidir. Fiili yalnızca ezberlenmiş kişi sözcüklerine değil, cümlenin gerçek öznesine göre seçin. Aynı şekilde Meine Schwester weiß das. — “Kız kardeşim bunu biliyor” cümlesinde tekil weiß gerekir.

Sık yapılan hatalar

1. Düzenli çekimi tekile uygulamak

  • Yanlış: Ich wisse es.
  • Doğru: Ich weiß es. — “Bunu biliyorum.”

Burada hedeflenen, sıradan şimdiki zaman bildirimidir; bu anlamda doğru biçim weiß olur. Wisse başka bir dilbilgisel kullanımda karşınıza çıkabilir, fakat günlük “biliyorum” cümlesinin çekimi değildir. Aynı nedenle “O biliyor” için er weißt değil, er weiß kullanılır.

2. Samimi çoğul hitapta yanlış biçimi seçmek

  • Yanlış: Ihr weißt das.
  • Doğru: Ihr wisst das. — “Siz bunu biliyorsunuz.”

Du weißt tek kişiye, ihr wisst birden fazla kişiye yöneltilir. Türkçedeki “siz” ayrıca resmî tekil hitap da olabilir. Böyle bir durumda Almancada Sie wissen gerekir; ihr kullanılmaz.

3. Birini tanımak için wissen kullanmak

  • Yanlış: Ich weiß deinen Bruder.
  • Doğru: Ich kenne deinen Bruder. — “Erkek kardeşini tanıyorum.”

Bir insanla tanışıklığı anlatırken kennen kullanılır. Türkçede “Onu biliyorum” bazı bağlamlarda “Onu tanıyorum” anlamına gelse de bu alışkanlığı Almancaya taşımayın. Bir kişi hakkındaki bilgiyi belirtmek ise wissen ile mümkündür: Ich weiß, wo dein Bruder wohnt. — “Erkek kardeşinin nerede oturduğunu biliyorum.”

4. Bir beceriyi bilmek ile bir bilgiyi bilmek arasındaki farkı kaçırmak

  • Yanlış: Ich weiß schwimmen.
  • Doğru: Ich kann schwimmen. — “Yüzme biliyorum / Yüzebiliyorum.”

Türkçede “yüzme bilmek” bir beceridir. Almancada bunun için können kullanılır. Wissen, nasıl yapılacağına ilişkin bilgiyi anlatabilir: Ich weiß, wie das geht. — “Bunun nasıl yapıldığını biliyorum.” Ama bu cümle, o işi gerçekten yapabildiğinizi tek başına garanti etmez.

5. İçteki soruda fiili başa koymak

  • Yanlış: Weißt du, wo ist er?
  • Doğru: Weißt du, wo er ist? — “Onun nerede olduğunu biliyor musun?”

Wo ist er? tek başına “O nerede?” sorusudur. Ancak soru bilgisi wissen cümlesinin içine girince düzen değişir: wo er ist. Türkçedeki “nerede olduğunu” ifadesi de doğrudan soru ile bir cümlenin içindeki bilgi arasında fark bulunduğunu gösterir.

6. nicht ve nichts sözcüklerini aynı sanmak

  • Yanlış anlam seçimi: Ich weiß nichts. — yalnızca belirli bir soruya “Bunu bilmiyorum” demek isterken.
  • Uygun ifade: Ich weiß es nicht. — “Bunu bilmiyorum.”

Ich weiß nichts dilbilgisi bakımından doğru bir cümledir, ama “Hiçbir şey bilmiyorum” gibi daha geniş bir anlam taşır. Hata burada çekimde değil, söylemek istediğiniz bilgi miktarındadır.

Kullanım notları

Wissen, kennen ve können arasında seçim

Türkçeden hareketle fiil seçerken “Neyi biliyorum?” sorusunu sorun. Bir gerçek veya cevap mı? Bir insanla ya da yerle tanışıklık mı? Yoksa bir beceri mi?

Almanca Türkçe Temel ayrım
Ich weiß, wo das Café ist. Kafenin nerede olduğunu biliyorum. Konum bilgisi.
Ich kenne das Café. O kafeyi biliyorum / tanıyorum. Yerle tanışıklık.
Ich kann Kaffee kochen. Kahve yapabiliyorum. Bir işi yapabilme.

Bu ayrımı “wissen yalnızca uzun cümlelerle, kennen yalnızca tek sözcüklerle kullanılır” şeklinde öğrenmeyin. Ich weiß die Antwort. — “Cevabı biliyorum” gibi doğrudan adla kullanılan wissen cümleleri de vardır. Ad, bir kişiyi, şeyi veya kavramı adlandıran sözcüktür; burada Antwort “cevap” adıdır.

Bazı bilgilerde her iki fiil de mümkündür: Ich kenne seine Adresse. ve Ich weiß seine Adresse. cümleleri “Adresini biliyorum” anlamında kullanılabilir. Dolayısıyla her ad için kesin bir yasak listesi oluşturmak yerine, doğal sözcük birlikteliklerini örneklerle öğrenin. İnsanları tanımak ile bir gerçeği bilmek arasındaki temel ayrım yine güvenilir başlangıç kuralıdır.

Hitap ve konuşma tonu

Weißt du …? arkadaşlarla ve samimi olduğunuz tek bir kişiyle, Wissen Sie …? ise resmî hitapta kullanılır. Türkçedeki “sen/siz” ayrımı bu noktada yardımcıdır; ancak samimi bir gruba söylenen “siz” için Almancada ihr bulunduğunu unutmayın.

Das weiß ich schon. — “Bunu zaten biliyorum” bazen sadece bilgi verir, bazen de ses tonuna göre sabırsız duyulabilir. Birine teşekkür etmek istiyorsanız Danke, das weiß ich schon. — “Teşekkürler, bunu zaten biliyorum” diyebilirsiniz; yine de ton önemlidir. Bilmediğinizi nazikçe belirtmenin kolay bir yolu Leider weiß ich das nicht. — “Ne yazık ki bunu bilmiyorum” ifadesidir.

Günlük konuşmada Weiß ich nicht. — “Bilmiyorum” şeklinde kısaltılmış cevaplar duyabilirsiniz. Bunu tanımak faydalıdır; başlangıçta yazılı ve tam cümlelerde Ich weiß es nicht. biçimini kullanmak daha güvenlidir.

Bir adım ötesi: daha uzun cümleler ve kalıplar

Bu bölüm A1 çekiminin ötesine geçer. Başlangıçta bütün ayrıntıları üretmek zorunda değilsiniz; okurken ve dinlerken tanımanız yeterlidir.

Bilginin içeriğini cümleyle açıklamak

Yan cümle, tek başına ana mesajı vermek yerine başka bir cümleye bağlı olarak bilgi ekleyen bölümdür. Ich weiß, dass sie heute arbeitet. — “Onun bugün çalıştığını biliyorum” cümlesinde dass sie heute arbeitet bilinen içeriği açıklar. Bu tür Almanca yan cümlelerde çekilmiş fiil sona gider; ana bölüm ile yan bölüm arasına virgül konur.

Üç sık yapı şunlardır:

Almanca Türkçe Hangi bilgi veriliyor?
Ich weiß, dass sie kommt. Onun geleceğini biliyorum. Bilinen bir gerçek.
Ich weiß nicht, ob sie kommt. Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum. Evet veya hayır olasılığı.
Ich weiß, wann sie kommt. Ne zaman geleceğini biliyorum. Zaman bilgisi.

Dass, burada Türkçedeki “geldiğini / geleceğini” gibi bir bilgi cümlesini kurmaya yardım eder. Ob, “olup olmadığını” anlamındaki belirsizliği aktarır. Wann, wo, wie, warum ise sırasıyla “ne zaman, nerede, nasıl, neden” bilgisini sorar veya bu bilgiyi cümleye bağlar.

Türkçede “Nerede yaşadığını biliyorum” derken bilgiyi eklerle birleştiririz. Almancada aynı içerik Ich weiß, wo sie wohnt. biçiminde ayrı bir yan cümleyle kurulur. Yalnızca sözcükleri aynı sıraya koymak yerine, iki bölümün görevini düşünün: “Biliyorum” ve “nerede yaşıyor”.

Ana bölüm soru olsa da yan cümlenin son-fiil düzeni değişmez: Wissen Sie, ob der Zug pünktlich ist? — “Trenin zamanında olup olmadığını biliyor musunuz?” Burada wissen ana sorunun başında, ist yan bölümün sonundadır.

Bilmek istemek

Ich möchte wissen, wann wir anfangen. — “Ne zaman başlayacağımızı öğrenmek istiyorum” cümlesinde möchte isteği ifade eder. Wissen ise mastar olarak kalır; tekrar kişi eki almaz. Bu nedenle aynı cümlede ayrıca weiß kullanmayın.

Benzer biçimde Das musst du wissen. — “Bunu sen bilmelisin” cümlesinde musst zorunluluğu anlatır ve çekilir; wissen sona yerleşir. Bu tür yardımcı anlam taşıyan fiillerle kurulan yapıları daha sonra ayrıntılı öğreneceksiniz. Şimdilik önemli fark, Ich weiß … cümlesinde wissen fiilinin kendisinin çekilmesi, Ich möchte wissen … cümlesinde ise mastar olarak kalmasıdır.

Bilgi sahibi olmak ve haber vermek

Bescheid wissen, bir konu hakkında bilgisi olmak anlamında sık kullanılan bir kalıptır. Ich weiß Bescheid. — “Bilgim var / Durumdan haberim var.” Önceden açıklanmış bir düzenleme, plan veya durum için kullanılabilir. Weißt du über den Termin Bescheid? — “Randevuyla ilgili bilgin var mı?”

Bunu Bescheid sagen ile karıştırmayın: Sag mir bitte Bescheid. — “Lütfen bana haber ver.” Birincisi bilgiyi taşımak, ikincisi bilgiyi bir başkasına iletmektir. Her ikisini de tek tek sözcükleri çevirerek değil, bütün bir ifade olarak öğrenmek daha yararlıdır.

Soviel ich weiß, ist der Laden heute geschlossen. — “Bildiğim kadarıyla dükkân bugün kapalı.” Bu ifade, verilen bilginin mutlak bir iddia olmadığını gösterir. Kendi bilginizin sınırını belirtmek istediğinizde kullanışlıdır.

Daha sonra karşılaşacağınız biçimler

Ich wusste es nicht. — “Bilmiyordum” ve Ich habe es gewusst. — “Bunu biliyordum / Bunu biliyordum zaten” geçmişe ilişkin biçimlerdir; buradaki şimdiki zaman tablosuna ait değildir. Ich wüsste gern, warum. — “Nedenini öğrenmek isterdim” ise isteği daha yumuşak ifade eder. Bu biçimleri şimdi aynı çekim listesine katmayın; ayrı konular olarak öğrenin.

Er sagt, er wisse nichts davon. — “Bundan haberi olmadığını söylüyor” gibi bir cümlede wisse, başkasının sözünü aktarmaya yarayan özel bir biçimdir. Gazete ve resmî metinlerde karşılaşabilirsiniz. Bu kullanım, günlük ich weiß çekiminin değiştiği anlamına gelmez; cümlenin görevi farklıdır.

Çalışma önerileri

  1. Kişiyi değiştirerek üç kısa tur yapın. Önce Ich weiß es. — “Bunu biliyorum” cümlesini bütün kişilere uygulayın. İkinci turda nicht ekleyip olumsuz yapın. Üçüncü turda soru sorun: Weißt du es? — “Bunu biliyor musun?” Özellikle du weißt / ihr wisst / Sie wissen farkını kontrol edin.
  2. Türkçedeki “bilmek” cümlelerini sınıflandırın. “Cevabı biliyorum”, “Komşuyu tanıyorum”, “Yüzme biliyorum” gibi altı kısa cümle yazın. Her biri için önce bilgi, tanışıklık veya beceri olduğuna karar verin; sonra wissen, kennen, können arasından seçim yapın. Böylece yalnızca çekimi değil, doğru fiili seçmeyi de çalışmış olursunuz.
  3. Gerçek sorularla küçük konuşmalar kurun. Weißt du, wann der Bus kommt? — “Otobüsün ne zaman geleceğini biliyor musun?” sorusuna önce Ich weiß es nicht. — “Bilmiyorum” diye cevap verin. Sonra bir bilgi ekleyin: Ich weiß nur, dass er um acht kommt. — “Sadece saat sekizde geleceğini biliyorum.” Her denemede ana bölümdeki fiili ve yan bölümdeki son fiili ayrı ayrı işaretleyin.

Kendinizi sınamak için şu boşlukları doldurun: Ich ___ es nicht. Du ___ die Antwort. Ihr ___ das schon. Meine Schwester ___ alles. Doğru sıralama weiß, weißt, wisst, weiß olur. Yanlış yaptıysanız bütün tabloyu yeniden ezberlemek yerine, karıştırdığınız iki kişiyle yeni birer cümle kurun.

İlgili konular

Ön koşul

Almancada düzenli fiillerin şimdiki zaman çekimiA1

Diğer A1 kavramları