Almancada Şimdiki Zamanda Ayrılabilen Fiiller
Trennbare Verben im Präsens
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almancada bazı fiillerin başındaki parça, fiil çekildiğinde ayrılıp ana cümlenin sonuna gider: aufstehen → Ich stehe um 7 Uhr auf. — “Saat yedide kalkarım.” Kişiye göre değişen bölüm stehe, değişmeden kalan önek ise auf olur. Ancak bu ayrılma her yapıda gerçekleşmez: Ich muss um 7 Uhr aufstehen. — “Saat yedide kalkmalıyım.” cümlesinde fiil bütün olarak kalır.
Genel bakış
Sabah kalkmak, alışveriş yapmak, birini aramak, trenin varış saatini sormak… Almancada günlük hayatın bu kadar temel işlerini anlatırken ayrılabilen fiillerle karşılaşırsınız. Almanca adı trennbare Verben olan bu fiillerin başında bir önek (kelimenin önüne eklenen anlamlı parça) bulunur. Örneğin aufstehen “kalkmak”, anrufen “telefonla aramak”, einkaufen “alışveriş yapmak” anlamına gelir. Bu parçalar bazı cümlelerde fiilden uzaklaşır; yine de aynı fiilin parçası olmayı sürdürür.
A1 düzeyinde öğrenilecek temel nokta, fiilin iki parçasını cümlede doğru yerlere koymaktır. Çekim, fiilin işi yapan kişiye göre biçim değiştirmesidir: Türkçedeki “kalkarım, kalkarsın” gibi. Almancada ich stehe auf “ben kalkarım”, du stehst auf “sen kalkarsın” olur. Kişi değişince stehe bölümü değişir, auf değişmez.
Türkçede “kalkmak” gibi bir fiili cümlenin iki ayrı ucuna bölmeyiz. Bu yüzden Almanca bir cümleyi okurken ilk gördüğünüz fiille anlamı kesinleştirmek yanıltıcı olabilir. Er ruft … an yapısında sondaki an gelince fiilin “telefonla aramak” olduğunu anlarsınız. Fiilleri yalnızca çekimleriyle değil, ayrılan parçalarıyla birlikte öğrenmek bu alışkanlığı kazandırır.
Yapı nasıl kurulur?
1. Önce fiilin bütününü tanıyın
Mastar, fiilin kişiye göre çekilmemiş sözlük biçimidir; Türkçedeki “kalkmak” gibi. Ayrılabilen fiiller mastar hâlinde tek kelime yazılır. Aşağıdaki ayrımlar yalnızca yapıyı görmeniz içindir; sözlükte auf + stehen değil, aufstehen ararsınız.
| Mastar | Yapıyı gösteren ayrım | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| aufstehen | auf + stehen | kalkmak |
| aufmachen | auf + machen | açmak |
| ankommen | an + kommen | varmak |
| anrufen | an + rufen | telefonla aramak |
| einkaufen | ein + kaufen | alışveriş yapmak |
| mitkommen | mit + kommen | birlikte gelmek |
| fernsehen | fern + sehen | televizyon izlemek |
| zurückkommen | zurück + kommen | geri gelmek |
Önek her zaman tek başına kolayca çevrilebilen bir anlam taşımaz. Örneğin hören “duymak, dinlemek” iken aufhören “durmak, sona ermek” demektir. Öneği görüp tahminde bulunabilirsiniz ama fiilin bütün anlamını da öğrenmeniz gerekir.
2. Düz cümlede çekimli bölüm ikinci yerde durur
Ana cümle, başka bir cümleye bağlı olmadan kullanılabilen cümledir. Almancada bir ana cümleyle bilgi verirken çekimli fiil ikinci cümle öğesinde, ayrılan önek ise sona yakın kapanış yerinde bulunur. Özne, işi yapan ya da hakkında konuşulan kişi veya şeydir.
Ich stehe um 7 Uhr auf. — “Saat yedide kalkarım.”
Burada Ich özne, stehe çekimli bölüm, um 7 Uhr saat bilgisi, auf ise ayrılan önektir. “İkinci yer” demek “ikinci kelime” demek değildir. Birkaç kelimeden oluşan saat bilgisi tek bir öğe olarak başa gelebilir:
Um 7 Uhr stehe ich auf. — “Saat yedide kalkarım.”
Bu kez saat bilgisi birinci öğedir; stehe yine ikinci yerde durur. Özne fiilin arkasına geçer, auf ise sona gider. Türkçede vurguya göre “Ben saat yedide kalkarım” veya “Saat yedide ben kalkarım” diyebiliriz. Almancada bu esneklik, çekimli fiilin ikinci yerde kalması şartıyla gerçekleşir.
3. Kişiye göre yalnızca çekimli bölüm değişir
Aufstehen fiilinin Präsens çekimi şöyledir. Präsens, Almancada şimdiki zamanın yanında alışkanlıkları da anlatan zaman biçimidir. Bağlama göre “kalkarım” veya “kalkıyorum” diye çevrilebilir.
| Kişi | Çekim | Türkçe karşılığı |
|---|---|---|
| ich | stehe auf | ben kalkarım |
| du | stehst auf | sen kalkarsın |
| er / sie / es | steht auf | o kalkar |
| wir | stehen auf | biz kalkarız |
| ihr | steht auf | siz kalkarsınız; samimi çoğul |
| sie | stehen auf | onlar kalkar |
| Sie | stehen auf | siz kalkarsınız; saygılı hitap |
Bu tabloda iki parça yan yana görünür. Gerçek cümlede aralarına zaman, yer veya başka bilgiler girebilir: Wir stehen am Sonntag spät auf. — “Pazar günü geç kalkarız.”
Ayrılabilen fiil olması, fiilin düzenli çekileceği anlamına gelmez. Düzensiz çekim, fiilin bazı kişilerde yalnızca sonunun değil, içindeki seslerin de değişmesidir. Fernsehen fiilinde sehen bölümünün değişimi korunur:
| Kişi | Çekim | Türkçe karşılığı |
|---|---|---|
| ich | sehe fern | ben televizyon izlerim |
| du | siehst fern | sen televizyon izlersin |
| er / sie / es | sieht fern | o televizyon izler |
| wir | sehen fern | biz televizyon izleriz |
| ihr | seht fern | siz televizyon izlersiniz; samimi çoğul |
| sie / Sie | sehen fern | onlar izler / siz izlersiniz; saygılı hitap |
Dolayısıyla iki ayrı soruyu kontrol edin: “Bu fiil ayrılıyor mu?” ve “Çekimli bölümü nasıl değişiyor?” Birinin cevabı diğerini belirlemez.
4. Sorularda önek yine kapanışta kalır
Evet veya hayırla cevaplanan sorularda çekimli fiil en başa gelir:
Kommst du mit? — “Sen de geliyor musun?”
Macht er das Fenster auf? — “Pencereyi açıyor mu?”
Soru kelimesi varsa önce o kelime, sonra çekimli fiil gelir:
Wann kommst du an? — “Ne zaman varıyorsun?”
Was kaufst du ein? — “Ne satın alıyorsun?”
Türkçedeki “mi” soru ekine karşılık Almancada ayrı bir soru eki aramayın. Soruyu burada kelime sırası kurar; ayrılan önek ise soru olduğu için fiile geri yapışmaz.
5. Olumsuzluk öneği ortadan kaldırmaz
Ich rufe dich heute nicht an. — “Bugün seni aramıyorum.”
Olumsuzluk bildiren nicht, burada önekten önce gelir. Fiil hâlâ anrufen olduğu için an mutlaka bulunmalıdır. Ich rufe dich heute nicht biçimi aynı fiilin eksiksiz kullanımı değildir.
Olumsuzluğun kapsamı önemlidir. Ich rufe dich nicht heute an, sondern morgen. — “Seni bugün değil, yarın arayacağım.” cümlesinde reddedilen şey arama eylemi değil, bugündür. Bu nedenle nicht için her cümleye uygulanacak tek bir yer ezberlemek yerine, neyi olumsuz yaptığını düşünün.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde çekimli bölüm ve önek kalın yazılmıştır. Son üç satır, fiilin her yapıda ayrılmadığını görmeniz içindir; bunların ayrıntıları ileride açıklanıyor.
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Ich stehe um 7 Uhr auf. | Saat yedide kalkarım. | Günlük alışkanlık. |
| Er macht das Fenster auf. | Pencereyi açıyor. | Önek, açılan şeyin ardından gelir. |
| Wann kommst du an? | Ne zaman varıyorsun? | Soru kelimesinden sonra çekimli fiil. |
| Am Samstag kaufen wir ein. | Cumartesi alışveriş yaparız. | Zaman bilgisi cümle başında. |
| Ich rufe meine Mutter nach der Arbeit an. | İşten sonra annemi ararım. | Aranan kişi ve zaman bilgisi iki parçanın arasında. |
| Kommst du heute Abend mit? | Bu akşam sen de geliyor musun? | Evet veya hayırla cevaplanan soru. |
| Der Zug fährt um 18 Uhr ab. | Tren saat 18.00'de kalkıyor. | İç ses değişimi önekten bağımsızdır. |
| Wir sehen am Abend fern. | Akşam televizyon izleriz. | Ayrılan parça her zaman kısa bir önek değildir. |
| Lea nimmt einen Regenschirm mit. | Lea yanına bir şemsiye alıyor. | Bir şeyi yanında götürmek. |
| Ich mache die Tür nicht zu. | Kapıyı kapatmıyorum. | Olumsuz cümlede önek korunur. |
| Hören Sie bitte kurz zu. | Lütfen bir an dinleyin. | Saygılı bir rica. |
| Ich muss morgen früh aufstehen. | Yarın erken kalkmalıyım. | Zorunluluk bildiren fiille mastar bütün kalır. |
| Ich bleibe hier, weil ich auf dich warte. | Seni beklediğim için burada kalıyorum. | Her fiil ayrılabilen bir fiil değildir. |
| Ich weiß, dass der Zug um 18 Uhr ankommt. | Trenin saat 18.00'de varacağını biliyorum. | Bağlı cümlede çekimli fiil sona gider ve birleşir. |
Sık yapılan hatalar
1. Mastarı düz cümlede olduğu gibi bırakmak
- Yanlış: Ich aufstehe um 7 Uhr.
- Doğru: Ich stehe um 7 Uhr auf. — “Saat yedide kalkarım.”
- Neden: Bu bir ana cümledir. Aufstehen ayrılır; çekimli bölüm ikinci yerde, auf sonda olur.
2. Öneği unutmak
- Yanlış: Ich rufe meine Mutter. — Telefonla aramak anlamı için eksik.
- Doğru: Ich rufe meine Mutter an. — “Annemi telefonla arıyorum.”
- Neden: Rufen, “seslenmek, çağırmak” gibi anlamlar taşır. Yanlış örnek başka bir anlamda doğru olabilir ama anrufen ile aynı şeyi anlatmaz.
3. Öneği çekimli fiilin hemen arkasına koymak
- Yanlış: Er macht auf das Fenster.
- Doğru: Er macht das Fenster auf. — “Pencereyi açıyor.”
- Neden: Bu nötr düz cümlede açılan şey iki fiil parçasının arasına girer. Auf, fiilin kapanış parçasıdır.
4. Cümle başındaki zaman bilgisinden sonra özneyi koymak
- Yanlış: Heute ich kaufe ein.
- Doğru: Heute kaufe ich ein. — “Bugün alışveriş yapıyorum.”
- Neden: Heute birinci öğeyi doldurur. Çekimli fiil ikinci yerde kalacağı için ich onun arkasına geçer.
5. Ayrılmayı düzenli çekim sanmak
- Yanlış: Du sehst fern.
- Doğru: Du siehst fern. — “Televizyon izliyorsun.”
- Neden: Sehen fiilindeki iç ses değişimi fernsehen içinde de vardır. Öneğin ayrılması bu çekim kuralını değiştirmez.
6. Zorunluluk veya istek bildiren fiille de ayırmak
- Yanlış: Ich muss morgen stehen auf.
- Doğru: Ich muss morgen aufstehen. — “Yarın kalkmalıyım.”
- Neden: Kişiye göre çekilen fiil muss olur. Aufstehen mastar hâlinde, tek kelime olarak sona gider.
Kullanım notları
Şimdiki zaman, alışkanlık ve plan
Almancadaki Präsens, Türkçedeki tek bir zamana bire bir karşılık gelmez. Ich stehe früh auf. bağlama göre “Erken kalkarım” veya “Erken kalkıyorum” olabilir. Morgen rufe ich dich an. ise “Yarın seni arayacağım” anlamında kullanılır. Gelecek zamanı morgen “yarın” belirginleştirir; fiilin ayrılma düzeni değişmez.
Günlük dilde doğal kullanım
Ayrılabilen fiiller yalnızca samimi konuşmaya ait değildir. Ankommen, abfahren ve teilnehmen gibi fiilleri günlük konuşmalarda da resmî duyurularda da görebilirsiniz. Aufmachen “açmak” günlük dilde çok yaygındır; bazı resmî bağlamlarda öffnen tercih edilir. Ancak bundan “bütün ayrılabilen fiiller gayriresmîdir” sonucu çıkmaz.
Okurken ve dinlerken son parçayı bekleyin
Die Besprechung fängt um zehn Uhr an. — “Toplantı saat onda başlıyor.” Bu cümlede anfangen fiilinin parçaları arasına saat bilgisi girer. Özellikle uzun cümlelerde başlangıçtaki fiili zihninizde tutup kapanıştaki parçayla birleştirin. Türkçedeki yüklemi bekleme alışkanlığı bu noktada yardımcı olabilir; fark, Almancada fiilin bir bölümünü daha önce duymanızdır.
Yeni bir fiili kaydederken anrufen — ich rufe an — telefonla aramak gibi üçlü bir not tutmak yararlıdır. Böylece sözlük biçimiyle cümledeki biçimi ayrı kelimeler sanmazsınız.
Temel kuralın ötesinde
Bu bölümdeki yapıları A1 aşamasında hemen kullanmanız gerekmez. Önce ana cümlelerdeki çekimli bölüm + aradaki bilgiler + önek düzenini yerleştirin. Aşağıdaki bilgiler, daha sonra karşılaşacağınız biçimlerin neden farklı göründüğünü açıklar.
Ayrılabilen ve ayrılamayan önekleri ayırt etmek
ab-, an-, auf-, aus-, ein-, mit-, nach-, vor-, weg-, zu-, zurück- yaygın ayrılabilen öneklerdir. be-, emp-, ent-, er-, ver-, zer- ise ayrılamayan öneklerdir. Bu liste bütün olasılıkları kapsamaz; özellikle daha uzun fiillerde sözlüğün verdiği bilgiyi kontrol edin.
Besuchen “ziyaret etmek” fiili ayrılmaz: Ich besuche meine Tante. — “Teyzemi ziyaret ediyorum.” Buna karşılık mitkommen ayrılır: Meine Tante kommt mit. — “Teyzem de geliyor.” Her kelime başlangıcını otomatik olarak sona taşımayın.
Vurgu, konuşurken bir heceyi diğerlerinden daha belirgin söylemektir. Ayrılabilen fiillerde ayrılan parça genellikle vurgulanır: AUFstehen, ANrufen. Ayrılamayan be- ve ver- gibi önekler vurguyu almaz. Dinleme ipucu olarak kullanabilirsiniz; fakat yazıda vurgu işareti olmadığı için yeni fiili sözlükten doğrulamak daha güvenlidir.
Aynı yazılış, farklı vurgu ve anlam
Bazı önekler, örneğin um- ve über-, fiile ve anlama göre ayrılabilir veya ayrılamaz. Umfahren bunun belirgin bir örneğidir:
| Almanca | Türkçe | Ayrım |
|---|---|---|
| Der Fahrer fährt das Schild um. | Sürücü tabelaya çarpıp onu deviriyor. | Önek vurgulu; fiil ayrılır. |
| Der Fahrer umfährt die Baustelle. | Sürücü yol çalışmasının etrafından dolaşıyor. | Vurgu fiilin diğer bölümünde; fiil ayrılmaz. |
Bu tür fiillerde yalnızca yazılı mastara bakmak yetmez. Anlam, vurgu ve cümledeki çekim birlikte öğrenilmelidir. Başlangıçta bu ayrımı bütün fiillere genellemeye çalışmayın.
Bağlı cümlede parçalar birleşir
Yan cümle, “çünkü”, “eğer” veya “... olduğunu” gibi anlamlarla başka bir cümleye bağlanan bölümdür. Weil “çünkü”, dass ise çoğu zaman Türkçedeki “... olduğunu” yapısına karşılık gelir. Bu kelimelerle başlayan standart yan cümlelerde çekimli fiil sona gider. Ayrılabilen fiilin iki parçası burada birleşik yazılır:
- Ich bin müde, weil ich früh aufstehe. — “Erken kalktığım için yorgunum.”
- Ich weiß, dass du morgen ankommst. — “Yarın varacağını biliyorum.”
Aufstehe ve ankommst mastar değildir; kişiye göre çekilmiştir. Fiilin tek kelime olması her zaman mastar olduğu anlamına gelmez. Önemli olan cümlenin yapısıdır.
İstek, yetenek ve zorunluluk bildiren fiiller
Modal fiil, başka bir eylemin mümkün, gerekli veya istenen bir şey olduğunu anlatan fiildir. Können “yapabilmek”, müssen “zorunda olmak”, wollen “istemek” bu gruptadır.
- Ich kann dich später anrufen. — “Seni daha sonra arayabilirim.”
- Wir wollen heute einkaufen. — “Bugün alışveriş yapmak istiyoruz.”
Ana cümlede çekilen modal fiil ikinci yerde, ayrılabilen fiilin mastarı sonda bulunur. Türkçede “arayabilirim” tek kelimeyken Almancada bu anlamı iki ayrı fiil kurar. Anrufen burada bölünmez.
Mastarla kullanılan zu, iki parçanın arasına girer
Bazı yapılarda mastardan önce zu kullanılır. Ayrılabilen fiillerde bu zu, önekle fiilin geri kalanının arasına girer ve ortaya tek kelime çıkar:
- aufstehen → aufzustehen
- anrufen → anzurufen
- einkaufen → einzukaufen
Ich versuche, früh aufzustehen. — “Erken kalkmaya çalışıyorum.”
Ich habe vor, dich morgen anzurufen. — “Seni yarın aramayı planlıyorum.”
Buradaki zu, zumachen “kapatmak” fiilinin başındaki zu- ile aynı görevde değildir. Biri mastar yapısına eklenen dil bilgisi parçası, diğeri fiilin kendi parçasıdır.
Geçmiş zamanda öneğin izini takip etmek
Perfekt, Almancada özellikle konuşmada yaygın olan birleşik geçmiş zaman yapısıdır. Bir yardımcı fiille, yani zaman yapısını kurmaya yardım eden haben veya sein ile kullanılır. Diğer bölüm Partizip II denen, geçmiş zaman yapısında kullanılan özel fiil biçimidir.
Ayrılabilen birçok fiilde ge-, önek ile fiilin geri kalanı arasına girer:
- aufmachen → aufgemacht: Ich habe das Fenster aufgemacht. — “Pencereyi açtım.”
- anrufen → angerufen: Ich habe dich angerufen. — “Seni aradım.”
- aufstehen → aufgestanden: Ich bin früh aufgestanden. — “Erken kalktım.”
Bu örnekler, bütün fiillerin sonunun -t olacağı veya hepsinin haben alacağı anlamına gelmez. Ayrıca -ieren ile biten fiillerin biçimi genellikle ge- almaz: ausprobieren → ausprobiert “denemek → denedi”. Bu fiil ana cümlede yine ayrılabilir: Ich probiere das aus. — “Bunu deniyorum.” Ayrılma, geçmiş zaman biçimi ve yardımcı fiil seçimi ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Emir ve rica cümleleri
Emir biçimi, birinden bir şey yapmasını doğrudan istemek için kullanılan fiil biçimidir. Bu kullanımda da önek ayrılır:
- Steh bitte auf! — “Lütfen kalk!”; tek kişiye samimi hitap.
- Steht bitte auf! — “Lütfen kalkın!”; birden çok kişiye samimi hitap.
- Stehen Sie bitte auf! — “Lütfen kalkın!”; saygılı hitap.
Bitte “lütfen” sözü isteği yumuşatır; öneğin konumunu değiştirmez. Hör bitte zu! — “Lütfen dinle!” örneğinde de aynı yapı vardır.
“Sonda” kuralının daha hassas anlamı
Başlangıç için öneğin cümlenin sonunda durduğunu söylemek yeterlidir. Daha uzun yapılarda kapanıştaki fiil parçasından sonra bir yan cümle gelebilir:
Ich rufe dich an, wenn ich zu Hause bin. — “Evde olduğumda seni ararım.”
Burada an, noktanın hemen önündeki son kelime değildir; kendi ana cümlesini kapatır. Bu yüzden ilerledikçe “bütün yazılı cümlenin sonu” yerine “ilgili cümle bölümünün fiil kapanışı” diye düşünmek daha doğru olur.
Çalışma önerileri
Bir günü beş fiille anlatın. Aufstehen, einkaufen, anrufen, fernsehen, zurückkommen fiillerini seçin. Her biriyle bir cümle yazıp çekimli bölümü ve öneği işaretleyin. Sonra zaman bilgisini başa taşıyın: Ich kaufe heute ein. → Heute kaufe ich ein. — Her ikisi de “Bugün alışveriş yapıyorum” demektir. Fiilin ikinci yerde kalıp kalmadığını kontrol edin.
Aynı fiille üç farklı yapı kurun. Du kommst mit. — “Sen de geliyorsun.”, Kommst du mit? — “Sen de geliyor musun?” ve Wann kommst du mit? — “Ne zaman sen de geliyorsun?” cümlelerini karşılaştırın. Çekimli bölümün yerini değiştirirken mit parçasını koruyun. Daha sonra Du kannst mitkommen. — “Sen de gelebilirsin.” biçimini ekleyerek mastarın neden birleşik kaldığını açıklayın.
Dinlerken kapanış parçalarını yakalayın. Kısa günlük konuşmalarda veya ulaşım duyurularında an, ab, auf, mit gibi parçaları fark etmeye çalışın. Duyduğunuz çekimli fiille son parçayı birleştirip sözlük biçimini çıkarın. Fiilin anlamını yalnızca öneğin Türkçe karşılığından tahmin etmek yerine bütün örnek cümleyi not edin.
İlgili konular
- Önce öğrenilmesi gereken: Şimdiki zamanda düzenli fiiller — Kişiye göre fiil çekimini ve temel ekleri öğrenmek, ayrılabilen fiillerde hangi bölümün değiştiğini anlamayı kolaylaştırır.
Bu konudan sonra soru cümleleri, modal fiiller, yan cümlelerde kelime sırası ve birleşik geçmiş zaman üzerine çalışabilirsiniz. Bu yapıların her birinde aynı fiilin neden bazen ayrıldığını, bazen bütün kaldığını yeniden kontrol edin.