Dancada Mastar Yapıları
Infinitivkonstruktioner
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Danca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Dancada for at + mastar “yapmak için”, uden at + mastar “yapmadan”, i stedet for at + mastar ise “yapmak yerine” anlamını verir. Mastar, fiilin kişi ve zamana göre çekimlenmemiş biçimidir: hjælpe “yardım etmek”, sige “söylemek” gibi. Jeg kom for at hjælpe “Yardım etmek için geldim” cümlesinde geliş geçmişte olsa da hjælpe değişmez; zamanı kom gösterir.
Genel Bakış
Türkçede “konuşmak için”, “konuşmadan”, “konuşmak yerine” derken fiile farklı ekler getiririz. Dancada benzer anlamlar çoğunlukla fiilin önüne birkaç sözcük koyarak kurulur. Fiilin kendisi mastar biçiminde kalır: for at tale, uden at tale, i stedet for at tale. Bu yüzden yalnızca at sözcüğünü öğrenmek yetmez; önündeki sözcükleri de anlamın bir parçası olarak okumak gerekir.
A1 düzeyindeki at læse “okumak” gibi temel mastar bilgisi, burada daha uzun cümlelerin kurulmasını sağlar. B2 düzeyinde asıl hedef, bir eylemin amacını, hangi eylem gerçekleşmeden yapıldığını ve hangi seçeneğin yerine tercih edildiğini açıkça anlatmaktır. İş yazışmalarında, günlük planlarda ve bir davranışı açıklarken bu yapılar sık karşınıza çıkar.
Bu konuda iki soru özellikle önemlidir: İkinci eylemi kim yapıyor? ve İki eylem arasında hangi ilişki var? “Erken çıktım, çünkü otobüse yetişmek istiyordum” ile “Vedalaşmadan çıktım” aynı tür bağlantı kurmaz. Danca yapı seçimini Türkçedeki tek bir eke değil, anlatmak istediğiniz ilişkiye göre yapmalısınız.
Yapılar Nasıl Kurulur?
Üç temel kalıp
Aşağıdaki yapılarda at, mastarı başlatan işarettir. Kendisini Türkçedeki tek bir ekle eşleştirmeye çalışmayın; bütün kalıbın anlamını öğrenin.
| Danca yapı | Türkçe karşılığı | Ne anlatır? |
|---|---|---|
| for at hjælpe | yardım etmek için | Amaç |
| uden at hjælpe | yardım etmeden | Yapılmayan eşlik eden eylem |
| i stedet for at hjælpe | yardım etmek yerine | Başka bir seçenek |
| Det er svært at hjælpe. | Yardım etmek zor. | Eylem hakkında değerlendirme |
Mastarın arkasına, eylemin gerektirdiği diğer sözcükler de gelebilir:
- for at hjælpe min nabo — komşuma yardım etmek için
- uden at sige noget — hiçbir şey söylemeden
- i stedet for at købe en ny computer — yeni bir bilgisayar almak yerine
Burada min nabo, noget ve en ny computer, eylemin kimi veya neyi ilgilendirdiğini tamamlar. Bu tamamlayıcılarla birlikte bütün grup, cümlenin tek bir parçası gibi işlev görür.
Amaç bildiren for at
Bir eylemin ne amaçla yapıldığını belirtmek için for at + mastar kullanılır:
Jeg kom for at hjælpe. — Yardım etmek için geldim.
Burada kom “geldim”, hjælpe ise “yardım etmek” demektir. Yardım etme eylemi, gelişin hedefidir. Cümle, kişinin gerçekten yardım edip etmediğini tek başına söylemez. Türkçede “Yardım etmek için geldim ama kimse yoktu” diyebilmemiz gibi, Dancada da amaç gerçekleşmeyebilir:
Jeg kom for at hjælpe, men der var ingen hjemme. — Yardım etmek için geldim ama evde kimse yoktu.
Amaç, neden ile aynı şey değildir. “Bir şey yapmak için” geleceğe dönük bir hedef gösterirken “bir şey olduğu için” gerçekleşmiş bir durumu gerekçe olarak sunar:
- Hun åbnede vinduet for at få frisk luft. — Temiz hava almak için pencereyi açtı.
- Hun åbnede vinduet, fordi det var varmt. — Hava sıcak olduğu için pencereyi açtı.
İkinci cümledeki fordi, kendi öznesi ve çekimli fiili bulunan bir yan cümle başlatır. Özne, eylemi yapan veya hakkında bir durum anlatılan kişi ya da şeydir; yan cümle ise daha büyük bir cümlenin içine bağlanan küçük cümledir. Det var varmt kendi başına “Hava sıcaktı” diye anlaşılabilir. Buna karşılık for at få frisk luft bağımsız bir cümle değildir.
Bir eylemi yapmadan: uden at
Uden at + mastar, ana eylem gerçekleşirken başka bir eylemin gerçekleşmediğini anlatır:
Han gik uden at sige farvel. — Vedalaşmadan ayrıldı.
Bu cümlede kişi ayrılmıştır, fakat vedalaşmamıştır. Uden at, mutlaka kasıtlı bir kaçınma anlamına gelmez:
Jeg lukkede døren uden at tænke over det. — Hiç düşünmeden kapıyı kapattım.
Kişi kapıyı düşünmeden kapatmış olabilir; bundan özel bir kaçınma amacı çıkmaz. Bu ayrım önemlidir: uden at “yapmadan” der; “yapmamak için” demek istiyorsanız olumsuz bir amaç yapısına ihtiyacınız vardır.
Türkçedeki “-meden” bazen zaman anlamı da taşır: “Gitmeden beni ara” çoğunlukla “Gitmeden önce beni ara” demektir. Böyle bir cümleyi otomatik olarak uden at ile kurmayın. Ring til mig, før du går — “Gitmeden önce beni ara” bu zaman sırasını açıkça verir. Uden at ise bir şeyin yapılmayışını anlatır, yalnızca daha önce oluşunu değil.
Bir seçenek yerine diğeri: i stedet for at
I stedet for at + mastar, yapılabilecek veya beklenen bir eylemi başka bir eylemle karşılaştırır:
Vi lavede mad hjemme i stedet for at spise ude. — Dışarıda yemek yerine evde yemek yaptık.
Mastar grubundaki eylem, tercih edilmeyen seçenektir; ana cümlede ise yapılan eylem bulunur. Grubu başa getirerek karşıtlığı öne çıkarabilirsiniz:
I stedet for at klage, gør noget. — Şikâyet etmek yerine bir şey yap.
Bu son cümle bir emir verir. Gør, “yap” anlamındaki emir biçimidir; klage ise “şikâyet etmek” anlamındaki mastardır. Bu iki biçimin aynı görünmesi veya aynı çekimi taşıması gerekmez.
Fiil yerine bir ad, yani bir kişi, nesne veya kavramın adı geldiğinde at kullanılmaz:
- i stedet for at ringe — telefon etmek yerine
- i stedet for en besked — bir mesaj yerine
Benzer şekilde uden at betale “ödemeden”, uden penge “parasız” demektir. At sadece ardından bir mastar yapısı geldiğinde gereklidir.
Eylemi değerlendirmek: Det er svært at …
Det er svært at forstå. — Anlamak zor.
Bu yapı amaç bildirmez. Burada svært, “zor” anlamında bir sıfattır; sıfat, bir kişi, şey veya durumun özelliğini anlatan sözcüktür. At forstå ise zor olan eylemi belirtir. Başlangıçtaki det, bu kalıpta Türkçeye ayrıca “o” diye çevrilmez.
Aynı düzenle farklı değerlendirmeler yapılabilir:
- Det er vigtigt at læse aftalen. — Sözleşmeyi okumak önemli.
- Det er muligt at ændre tiden. — Saati değiştirmek mümkün.
- Det er let at finde stationen. — İstasyonu bulmak kolay.
Türkçede “Sözleşmeyi okumak önemli” diyerek eylemi başa koyarız. Dancada Det er vigtigt at … düzeni çok doğaldır. “Önemli” sözcüğünü gördüğünüz için kendiliğinden for at eklemeyin: değerlendirme yapısı ile amaç yapısı farklıdır.
İkinci eylemi kim yapar?
Temel for at, uden at ve i stedet for at örneklerinde mastarın ayrı bir öznesi yazılmaz. Eylemi yapan kişi genellikle ana cümlenin öznesinden anlaşılır:
Maria gik ud for at købe brød. — Maria ekmek almak için dışarı çıktı.
Hem dışarı çıkan hem ekmek alacak olan Maria’dır. “Maria dışarı çıktı, böylece çocuklar ders çalışabildi” demek istiyorsanız ikinci grubun öznesi çocuklardır. Böyle bir durumda çekimli bir yan cümle kullanın:
Maria gik ud, så børnene kunne lave lektier i fred. — Maria, çocuklar rahatça ödev yapabilsin diye dışarı çıktı.
Buradaki så, amaç veya sonuç bağlantısını kurar. Kimin ne yaptığını ayrıca söylemeniz gerektiğinde, tek bir mastarla yetinmek yerine tam bir yan cümle kurmak anlamı netleştirir. Ancak “Her mastarın eylemini mutlaka ana cümlenin öznesi yapar” diye genel bir kural çıkarmayın; diğer mastar kalıplarında ilişki farklı olabilir. İleri kullanım bölümünde buna döneceğiz.
Bağlam İçinde Örnekler
Tablodaki cümleler üç temel ilişkinin yanında değerlendirme ve sözcük sırası örneklerini de gösterir. Türkçe karşılıkları okurken “için”, “-meden” ve “yerine” ayrımına özellikle dikkat edin.
| Danca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Jeg kom for at hjælpe. | Yardım etmek için geldim. | Gelişin amacı |
| Vi tager toget for at spare tid. | Zaman kazanmak için trene biniyoruz. | Ulaşım tercihinin amacı |
| Hun skrev adressen ned for ikke at glemme den. | Unutmamak için adresi not etti. | Olumsuz amaç |
| Jeg ringede for at spørge, om mødet var aflyst. | Toplantının iptal edilip edilmediğini sormak için telefon ettim. | Mastardan sonra daha uzun bir soru gelebilir. |
| Han gik uden at sige farvel. | Vedalaşmadan ayrıldı. | Yapılmayan eylem |
| Hun sendte beskeden uden at læse den igen. | Mesajı tekrar okumadan gönderdi. | Gönderimden önce kontrol yapılmadı. |
| Vi kan tale sammen uden at råbe. | Bağırmadan konuşabiliriz. | Eylemin gerçekleşme biçimi |
| Han svarede uden at have læst rapporten. | Raporu okumamış olduğu hâlde cevap verdi. | Daha önce yapılmamış bir eylem |
| I stedet for at klage, gør noget. | Şikâyet etmek yerine bir şey yap. | Alternatif öneren emir |
| Vi reparerede cyklen i stedet for at købe en ny. | Yeni bir bisiklet almak yerine bisikleti tamir ettik. | Gerçekleşen tercih |
| I stedet for at tage en taxa gik vi hjem. | Taksiye binmek yerine eve yürüdük. | Başa alınan mastar grubu |
| Det er svært at forstå. | Anlamak zor. | Genel değerlendirme |
| Det er vigtigt at gemme kvitteringen. | Fişi saklamak önemli. | Eylemin önemi |
| Det er svært for mig at høre dig her. | Burada seni duymak benim için zor. | Zorluğu yaşayan kişi belirtiliyor. |
Sık Yapılan Hatalar
1. Mastar yerine çekimli fiil kullanmak
- Yanlış: Jeg kom for at hjælper.
- Doğru: Jeg kom for at hjælpe. — Yardım etmek için geldim.
- Neden? Hjælper, şimdiki zaman biçimidir; mastar hjælpe biçimindedir. Zamanı zaten kom gösterir. Türkçede “geldim” ile “yardım etmek” nasıl aynı eki almıyorsa, Dancada da iki fiil aynı biçime sokulmaz.
2. At sözcüğünü atlamak
- Yanlış: Hun gik uden sige farvel.
- Doğru: Hun gik uden at sige farvel. — Vedalaşmadan ayrıldı.
- Neden? Bu mastar yapısında uden at birlikte kullanılır. Uden ardından doğrudan bir ad aldığında farklıdır: uden hjælp — “yardımsız”.
3. Değerlendirmeye gereksiz yere for eklemek
- Yanlış: Det er svært for at forstå.
- Doğru: Det er svært at forstå. — Anlamak zor.
- Neden? Zor olan şey anlama eylemidir; bir şeyin hangi amaçla yapıldığı anlatılmıyor. For mig “benim için” eklemek mümkündür, ama bu başka bir parçadır: Det er svært for mig at forstå — “Anlamak benim için zor”.
4. Başkasının eylemini mastara özne ekleyerek kurmak
- Yanlış: Jeg taler langsomt for at du forstå mig.
- Doğru: Jeg taler langsomt, så du kan forstå mig. — Beni anlayabilmen için yavaş konuşuyorum.
- Neden? Konuşan “ben”, anlayan “sen”dir. Du forstå ne doğru bir mastar grubu ne de çekimli bir yan cümledir. Ayrı özne gerektiğinde burada så du kan forstå mig kullanılır.
5. Başa alınan gruptan sonra sözcük sırasını değiştirmemek
- Yanlış: I stedet for at tage bussen vi gik hjem.
- Doğru: I stedet for at tage bussen gik vi hjem. — Otobüse binmek yerine eve yürüdük.
- Neden? Dancada bildirme cümlesinde çekimli fiil ikinci cümle öğesinde bulunur. Cümle öğesi, tek sözcük olabileceği gibi birlikte işleyen bir sözcük grubu da olabilir. Burada bütün i stedet for at tage bussen grubu ilk öğedir; ardından gik, sonra vi gelir. “İkinci” demek ikinci sözcük demek değildir.
6. “Yapmadan” ile “yapmamak için” anlamını karıştırmak
Bu, biçimden çok anlam hatasıdır. “Kimseyi uyandırmamak için sessizce çıktı” demek istediğinizi düşünün:
- Bu amaç için yetersiz: Han gik ud uden at vække nogen. — Kimseyi uyandırmadan dışarı çıktı.
- Amacı açıkça veren: Han gik stille ud for ikke at vække nogen. — Kimseyi uyandırmamak için sessizce dışarı çıktı.
- Neden? İlk cümle kimsenin uyanmadığını anlatır. İkincisi sessiz çıkışın hedefini belirtir; hedefin gerçekleştiğini tek başına garanti etmez. Her iki cümle dilbilgisel olarak doğrudur, fakat aynı şeyi söylemezler.
Kullanım Notları
Gündelik dilde de kullanılır
Bu yapılar yalnızca resmî yazı diline ait değildir. Jeg ringer for at høre … — “Öğrenmek için arıyorum…” gibi başlangıçlar günlük telefon konuşmalarında doğaldır. Uden at ve i stedet for at da konuşmada rahatlıkla kullanılır. Yazıda uzun bir gerekçeyi veya karşılaştırmayı kısa ve düzenli biçimde ifade etmeye yararlar.
Resmî bir metinde uzun mastar grupları arka arkaya gelebilir. Fakat birden fazla kişi veya birkaç farklı amaç varsa, cümleyi kısaltmak çoğu zaman daha iyi bir seçimdir. Bir yapıyı kullanabiliyor olmak, her bilgiyi aynı cümlenin içine sıkıştırmanız gerektiği anlamına gelmez.
Cümlenin başı vurgu sağlar
Vi gik hjem i stedet for at tage en taxa — “Taksiye binmek yerine eve yürüdük” cümlesinde önce yapılan eylem söylenir. I stedet for at tage en taxa gik vi hjem aynı olayları anlatır, fakat önce reddedilen seçenek gelir. Türkçede de cümle başına taşınan bölüm, konuşmanın hangi noktaya odaklandığını değiştirebilir.
Virgülü sözcük sırası kuralıyla karıştırmayın. Başta bulunan mastar grubunun arkasına sırf grup bittiği için otomatik olarak virgül konmaz; uzun veya vurgulu bir bölümün sınırını göstermek için virgülle karşılaşabilirsiniz. Bağlamdaki emir örneği de bu tür bir duraklama içerir. Asıl değişmeyen kural, bildirme cümlesinde çekimli fiilin yeridir.
At her yerde mastar işareti değildir
At, “... olduğunu” anlamına gelen bir yan cümle de başlatabilir:
- Jeg håber at komme tidligt. — Erken gelmeyi umuyorum.
- Jeg håber, at hun kommer tidligt. — Onun erken gelmesini umuyorum.
İlkinde komme mastardır. İkincisinde hun öznesi ve kommer çekimli fiili vardır. Bu nedenle gördüğünüz her at sonrasında “Fiil mutlaka mastar olacak” diye düşünmeyin. Yapının tamamını okuyun.
Daha İleri Kullanım
Olumsuz amaç ve olumsuz değerlendirme
Olumsuz amaç için kullanışlı ve yaygın düzen for ikke at + mastardır:
Jeg satte telefonen på lydløs for ikke at forstyrre mødet. — Toplantıyı bölmemek için telefonun sesini kapattım.
Burada ikke, mastardaki eylemi olumsuzlaştırır. Temel kalıp olarak for ikke at forstyrre dizilişini öğrenin. Genel bir değerlendirmede ise olumsuzluk çoğunlukla ana cümlede bulunur:
Det er ikke svært at forstå. — Anlamak zor değil.
Bu, “anlamamak zordur” anlamına gelmez. Hangi parçanın olumsuz olduğunu kontrol etmek, uzun cümlelerde özellikle önemlidir. Uden at zaten “yapmadan” anlamı taşıdığı için, Türkçedeki olumsuz eki ayrıca bir ikke ile yeniden üretmeyin: uden at betale — “ödemeden” yeterlidir.
Uden at ardından ayrı özne gelebilir
Aynı kişi için mastar kullanılır:
Han gik uden at sige noget. — Hiçbir şey söylemeden ayrıldı.
Başka bir kişinin eylemini anlatırken uden at bir yan cümle başlatabilir:
Han gik, uden at jeg lagde mærke til det. — Ben fark etmeden ayrıldı.
İkinci örnekte ayrılan kişi han, fark etmeyen kişi ise jeg ile belirtilir. Lagde geçmiş zaman biçimidir. Olumsuz bir yan cümlede ikke fiilden önce gelir:
Jeg blev overrasket over, at hun ikke kom. — Onun gelmemesine şaşırdım.
Bu son örnek, at ile başlayan çekimli yan cümlelerin sözcük sırasını hatırlatır. Mastarlı ve çekimli yapıları ayırırken yalnızca at sözcüğüne bakmayın; ayrı bir özne ve zaman gösteren bir fiil olup olmadığını da kontrol edin.
Daha önce tamamlanan eylem: at have …
Mastar, daha önce tamamlanmış bir eylemi de anlatabilir. Bunun için at have + geçmiş ortaç kullanılır. Geçmiş ortaç, fiilin læst “okumuş”, gjort “yapmış” gibi, birleşik zamanlarda kullanılan biçimidir.
Hun svarede uden at have læst hele beskeden. — Mesajın tamamını okumamış olduğu hâlde cevap verdi.
Uden at læse hele beskeden de “mesajın tamamını okumadan” anlamına gelebilir. Uden at have læst biçimi, cevap verme anından önce tamamlanmış olması beklenen okumayı daha belirgin kılar. Bu ayrımı Türkçede çoğu zaman bağlamdan veya “okumamış olduğu hâlde” gibi bir ifadeden anlarız.
Her fiil bu birleşik yapıda have almaz. Örneğin bir yere varma anlamındaki ankomme, være ile kullanılabilir: Det var rart at være ankommet i god tid — “Vaktinden önce varmış olmak güzeldi”. Yardımcı fiili, yani birleşik fiil yapısını kuran have veya være sözcüğünü, fiilin kendi kullanımına göre seçin.
Edilgen mastar
Edilgen, eylemi yapan kişiden çok eylemin yöneldiği kişi veya şeyi öne çıkaran anlatımdır. Türkçedeki “görüşülmek”, “seçilmek” gibi biçimleri düşünün. Dancada mastar grubunda at blive + geçmiş ortaç kullanılabilir:
Hun forberedte sig grundigt for at blive valgt. — Seçilmek için iyice hazırlandı.
Ana cümlenin öznesi yine hundur, fakat seçme eylemini yapan o değildir; seçilen kişidir. Bu nedenle “mastarla ilişkili kişi” ile “eylemi yapan kişi” ayrımını özellikle edilgende koruyun.
-s ile kurulan edilgen mastarlar da vardır:
Rapporten er klar til at blive sendt. — Rapor gönderilmeye hazır.
Rapporten er klar til at sendes. — Rapor gönderilmeye hazır.
Bu iki örnek aynı temel durumu anlatır. At blive sendt biçimi yapıyı parçalara ayırmayı kolaylaştırır; at sendes ise daha kısa bir biçimdir. Edilgen kullanımı daha geniş bir konu olsa da, bu biçimleri mastar gruplarının içinde tanımak gerekir.
Mastarın eylemini her zaman ana özne yapmaz
Şu iki cümleyi karşılaştırın:
- Jeg er klar til at hjælpe. — Yardım etmeye hazırım.
- Bogen er svær at forstå. — Kitabı anlamak zor.
İlkinde yardım edecek kişi jeg ile belirtilir. İkincisinde bogen, yani kitap, anlama eylemini yapmaz; anlaşılan şeydir. Türkçede doğal karşılık “Kitap anlamak için zor” değil, “Kitabı anlamak zor” olur.
Kişiyi belirtmek için değerlendirme kalıbına for + kişi eklenebilir:
Det er svært for børnene at sidde stille så længe. — Çocukların bu kadar uzun süre kıpırdamadan oturması zor.
Burada oturacak kişiler børnene sözcüğüyle belirtilir. For børnene, for at amaç kalıbının bir parçası değildir. Uzun bir cümlede for ve at yan yana görünmese bile görevlerini ayrı ayrı okuyun.
Her for at amacı anlatmaz
Tak for at hjælpe. — Yardım ettiğin için teşekkürler.
Bu ifade “yardım etmek amacıyla teşekkürler” demek değildir. Tak for … teşekkürün ne için edildiğini belirtir; ardından bir eylem geldiğinde at hjælpe kullanılır.
Ayrı bir özne ve çekimli fiille de karşılaşabilirsiniz:
Tak for, at du kom. — Geldiğin için teşekkürler.
Burada du kom geçmişte gerçekleşen gelişi anlatır. Dolayısıyla amaç yorumunu yalnızca iki sözcüğün yan yana gelmesine dayandırmayın. Jeg kom for at hjælpe cümlesinde amaç vardır; Tak for at hjælpe ifadesinde teşekkürün gerekçesi vardır.
Çalışma Önerileri
Aynı eylemle üç farklı ilişki kurun. Jeg tog på biblioteket for at læse — “Okumak için kütüphaneye gittim”; Jeg gik hjem uden at læse — “Okumadan eve gittim”; Jeg lyttede til musik i stedet for at læse — “Okumak yerine müzik dinledim”. Kendi günlük hayatınızdan benzer üçlüler yazın. Yalnızca kalıbı değil, anlatılan olayın mantığını da değiştirin.
Her cümlede iki eylemin kişisini işaretleyin. “Ben erken geldim, sen hazırlık yapabilesin diye” gibi farklı kişili bir örnek kurun ve bunu så du kan … ile yazın. Sonra aynı kişili bir amaç cümlesine dönüştürün. Bu çalışma, Türkçede eklerle kolayca ifade ettiğiniz özne farkını Dancada açıkça görmenizi sağlar.
Bir mastar grubunu başa taşıyıp fiili bulun. Vi gik hjem i stedet for at vente — “Beklemek yerine eve gittik” cümlesini I stedet for at vente gik vi hjem biçimine çevirin. Çekimli fiil gik yine ikinci öğede mi? Ardından amaç cümlenizi olumsuzlaştırın: for at glemme — “unutmak için” yerine for ikke at glemme — “unutmamak için”. Böylece hem sözcük sırasını hem anlamı birlikte kontrol etmiş olursunuz.
İlgili Konular
- Ön bilgi: At ile mastar — Mastar biçimini, temel at kullanımını ve mastarla çekimli fiil arasındaki farkı pekiştirir. Buradaki uzun yapıların anlaşılması bu temele dayanır.