Dancada at ile mastar kullanımı
Infinitiv med At
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Danca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Dancada mastar (fiilin kişi ve zaman belirtmeyen temel biçimi) birçok yapıda at ile kullanılır: Jeg prøver at forstå — “Anlamaya çalışıyorum.” Ancak kip fiillerinden (yapabilme, zorunluluk veya istek gibi anlamlar ekleyen fiillerden) sonra at gelmez: Jeg kan forstå — “Anlayabiliyorum.” Türkçedeki “anlamak, anlamaya, anlamayı” gibi biçimlerin karşılığı Dancada cümlenin yapısına göre değişir; yalnızca Türkçe eke bakarak at eklemeyin.
Genel bakış
“Yemeye başlamak”, “anlamaya çalışmak”, “erken kalkmak istemek” gibi ifadelerde iki eylemi birbirine bağlarız. Türkçede ikinci eylemin biçimi, bağlandığı sözcüğe göre değişir: “yemeye”, “anlamaya”, “kalkmak”. Dancada ise birçok benzer ifadede at ve fiilin temel biçimi kullanılır. Örneğin Hun begynder at løbe cümlesi “Koşmaya başlıyor” demektir. Burada begynder başlayan eylemi, at løbe ise neye başlandığını gösterir.
Bu konu A1 düzeyinde öğrenilir; çünkü günlük planlardan, alışkanlıklardan ve bir işin kolay ya da zor olduğundan söz etmek için gereklidir. Prøver at “yapmaya çalışmak”, begynder at “yapmaya başlamak” ve plejer at “genellikle yapmak” anlamında çok sık karşınıza çıkar. Tek tek sözcükleri öğrenmek yerine bu küçük kalıpları birlikte öğrenmek, konuşurken doğru yapıyı seçmeyi kolaylaştırır.
Başlangıçta iki noktayı ayırmanız yeterlidir: Mastar biçimi, çekimli fiille aynı değildir; ayrıca her mastarın önünde at bulunmaz. Çekimli fiil (cümlenin zamanını ve kipini taşıyan fiil) ile mastarın farkını aşağıda ele alacağız. Sonraki bölümlerde olumsuzluk, başka bir kişinin eylemi yapması ve at sözcüğünün farklı görevi gibi ayrıntılar var; bunları ilk okumada ezberlemeniz gerekmez.
Nasıl kurulur?
1. Mastar biçimini tanıyın
Dancada birçok mastar -e ile biter. Şimdiki zaman biçimi çoğunlukla mastara -r eklenerek yapılır. Ancak bu yalnızca yaygın bir örüntüdür; her fiil için değişmez bir yazım kuralı değildir.
| Mastar | Şimdiki zaman | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| at spise | spiser | yemek / yiyor |
| at løbe | løber | koşmak / koşuyor |
| at læse | læser | okumak / okuyor |
| at forstå | forstår | anlamak / anlıyor |
| at gå | går | gitmek, yürümek / gidiyor, yürüyor |
| at være | er | olmak / cümleye göre “-dır”, “oluyor” |
Forstå ve gå, her mastarın -e ile bitmediğini gösterir. Være → er ise biçimi ayrıca öğrenilmesi gereken bir örnektir. Bu nedenle mastarı bulmak için gördüğünüz her fiilin son harfini silmek yerine, sözlükteki temel biçimini öğrenin.
At fiile bitişmez: at spise iki ayrı sözcüktür. Türkçedeki “yemek” sözcüğünde bulunan mastar ekiyle işlev bakımından karşılaştırılabilir, fakat Dancada ayrı yazılır ve bazı yapılarda hiç kullanılmaz.
2. İlk fiil çekimlenir, ikinci fiil mastarda kalır
Temel yapı şudur: Eylemi yapan kişi + çekimli fiil + at + mastar. Eylemi yapan kişiye özne denir. Jeg prøver at læse — “Okumaya çalışıyorum” cümlesinde özne jeg, çekimli fiil prøver, mastar ise læse biçimidir.
Türkçede “Ben okumaya çalışıyorum” derken nasıl “okumaya” sözcüğünü ayrıca “okuyorum” yapmıyorsak, Dancada da ikinci fiili şimdiki zamana çevirmeyiz:
- Jeg prøver at læse. — Okumaya çalışıyorum.
- Hun prøver at læse. — Okumaya çalışıyor.
- Vi prøver at læse. — Okumaya çalışıyoruz.
Dancada şimdiki zaman fiili kişiye göre değişmediğinden üç örnekte de prøver kullanılır. At læse de aynı kalır. Türkçede çeviriye eklediğimiz kişi eklerinin Danca mastarda karşılığı yoktur.
Aynı ilke geçmiş zamanda da geçerlidir: Hun begyndte at løbe — “Koşmaya başladı.” Zamanı taşıyan fiil begyndte biçimidir; løbe değişmez. Demek ki at + mastar kendi başına “şimdi” veya “geçmişte” anlamı vermez.
3. Sık kullanılan kalıpları birlikte öğrenin
Aşağıdaki kalıplar günlük konuşmada iyi bir başlangıç noktasıdır. Türkçedeki karşılıkların bazılarında “-maya”, bazılarında “-mayı”, bazılarında ise “-mak” bulunmasına dikkat edin. Danca yapı bu farklı Türkçe eklerin hepsine tek tek karşılık vermez.
| Danca kalıp | Türkçe karşılığı | Örnek | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| prøver at | yapmaya çalışmak | Jeg prøver at sove. | Uyumaya çalışıyorum. |
| forsøger at | yapmaya çalışmak | Jeg forsøger at forstå. | Anlamaya çalışıyorum. |
| begynder at | yapmaya başlamak | Det begynder at regne. | Yağmur yağmaya başlıyor. |
| plejer at | genellikle yapmak | Vi plejer at gå hjem. | Genellikle eve yürüyerek gideriz. |
| håber at | yapmayı ummak | Jeg håber at komme. | Gelmeyi umuyorum. |
| glemmer at | yapmayı unutmak | Hun glemmer at ringe. | Aramayı unutuyor. |
Plejer at özellikle önemlidir. Türkçede “genellikle” sözcüğünü ekleyerek anlattığımız alışkanlık, Dancada bir fiil kalıbıyla ifade edilir. Vi plejer at spise kl. 18 cümlesi bir defalık planı değil, olağan yemek saatini anlatır: “Genellikle saat 18.00'de yemek yeriz.”
4. Kip fiillerinden sonra at kullanmayın
Kan, skal, vil, må ve bør, ardından gelen fiili genellikle at olmadan alır. Bunlar yapabilme, gereklilik, niyet veya izin gibi anlamlar taşıyan kip fiilleridir.
| Danca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Jeg kan svømme. | Yüzebilirim. | Yetenek veya yapabilme. |
| Jeg skal arbejde i morgen. | Yarın çalışmam gerekiyor. | Gereklilik veya kararlaştırılmış iş. |
| Hun vil lære dansk. | Danca öğrenmek istiyor. | Bu örnekte istek. |
| Du må gå nu. | Şimdi gidebilirsin. | Bu örnekte izin. |
| Du bør hvile dig. | Dinlenmelisin. | Tavsiye. |
Bu fiillerin anlamı bağlama göre değişebilir; örneğin skal her zaman aynı Türkçe sözcükle çevrilmez. Burada öğrenilecek ortak nokta biçimdir: kan svømme, skal arbejde, vil lære. Araya at koymayın.
Türkçedeki “yüzebilmek” yapısını Dancaya aktarırken de svømme temel biçimde kalır. “İkinci fiil varsa mutlaka at gerekir” diye bir kural yoktur. Hangi ilk fiilin hangi yapıyı istediği belirleyicidir.
5. Bir işi değerlendirmek için at kullanın
Det er + sıfat + at + mastar yaygın bir başka yapıdır. Sıfat, bir şeyin özelliğini bildiren sözcüktür; burada “iyi”, “zor”, “kolay” gibi değerlendirmeleri anlatır.
- Det er godt at vide. — Bunu bilmek iyi.
- Det er svært at forstå. — Anlamak zor.
- Det er nemt at finde stationen. — İstasyonu bulmak kolay.
Bu cümlelerde det, yapıyı başlatan sözcüktür. Türkçeye her zaman ayrıca “o” diye çevrilmez. At finde stationen hangi işin kolay olduğunu söyler. Türkçede önce “İstasyonu bulmak” diyebiliriz; Dancada bu değerlendirme yapısına Det er nemt… diye başlamak çok doğaldır.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örnekleri önce anlamlarıyla, sonra at kullanılan ve kullanılmayan yapılar olarak okuyun. İlk dört cümle konunun temel örnekleridir; diğerleri aynı kuralları günlük durumlara taşır.
| Danca | Türkçe | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Jeg forsøger at forstå. | Anlamaya çalışıyorum. | Çekimli ilk fiil, ardından mastar. |
| Det er godt at vide. | Bunu bilmek iyi. | Bir bilgiyi bilmenin değerlendirilmesi. |
| Hun begynder at løbe. | Koşmaya başlıyor. | Başlanan eylem mastarda. |
| Vi plejer at spise kl. 18. | Genellikle saat 18.00'de yemek yeriz. | Olağan alışkanlık. |
| Jeg prøver at finde min telefon. | Telefonumu bulmaya çalışıyorum. | Mastardan sonra neyin arandığı söyleniyor. |
| Husk at lukke vinduet. | Pencereyi kapatmayı unutma. | Husk, burada bir hatırlatma. |
| Har du tid til at hjælpe mig? | Bana yardım etmeye vaktin var mı? | Tid til at bütün olarak öğrenilir. |
| Hun er glad for at være her. | Burada olmaktan memnun. | Glad for at bir kalıp oluşturur. |
| Vi går tidligt for at nå toget. | Trene yetişmek için erken gidiyoruz. | For at amacı belirtir. |
| Jeg kan ikke komme i dag. | Bugün gelemem. | Kan sonrasında at yok. |
| Vi skal købe mælk. | Süt almamız gerekiyor. | Skal sonrasında temel fiil biçimi. |
| Jeg vil gerne bestille en kop kaffe. | Bir fincan kahve sipariş etmek istiyorum. | Vil gerne ile doğal bir istek ifadesi. |
Husk at… gibi örneklerde ilk fiil emir biçiminde de olabilir. Mastarı gerektiren yapı yalnızca şimdiki zamana özgü değildir. Ayrıca mastarın ardından eylemle ilgili başka bilgiler gelebilir: finde min telefon “telefonumu bulmak”, hjælpe mig “bana yardım etmek”. At yalnızca fiili bağlar; cümlenin geri kalanını değiştirmez.
Sık yapılan hatalar
1. Kip fiilinden sonra at eklemek
- Yanlış: Jeg kan at svømme.
- Doğru: Jeg kan svømme. — Yüzebilirim.
- Neden? Kan ardından mastarı doğrudan alır. Türkçede “yüzmek” diye düşündüğünüz için Dancada otomatik olarak at eklemeyin.
2. At sonrasındaki fiili çekimlemek
- Yanlış: Hun begynder at løber.
- Doğru: Hun begynder at løbe. — Koşmaya başlıyor.
- Neden? Cümlenin zamanını begynder taşır. İkinci fiilin biçimi løbe olmalıdır; şimdiki zaman biçimi løber değildir.
3. At isteyen kalıpta onu atlamak
- Yanlış: Jeg forsøger forstå.
- Doğru: Jeg forsøger at forstå. — Anlamaya çalışıyorum.
- Neden? Forsøger at kalıbında at gereklidir. Kip fiillerindeki kuralı bütün fiillere yaymayın.
4. Türkçedeki kişi bilgisini mastarın içine taşımak
- Yanlış: Jeg håber at hun komme.
- Doğru: Jeg håber, at hun kommer. — Onun geleceğini umuyorum.
- Farklı anlamdaki doğru yapı: Jeg håber at komme. — Gelmeyi umuyorum.
- Neden? Başka bir kişiden söz ediyorsanız kendi öznesi ve çekimli fiili olan bir cümle kurarsınız: hun kommer. Buradaki at mastar işareti değil, cümleyi bağlayan sözcüktür; bu yüzden komme mastarını kullanamazsınız. Mastar yapısındaki at komme ise bu örnekte konuşanın gelmesini anlatır.
5. “İçin” anlamını yalnız at ile vermek
- Yanlış: Jeg går til stationen at købe en billet.
- Doğru: Jeg går til stationen for at købe en billet. — Bilet almak için istasyona gidiyorum.
- Neden? Burada ikinci eylem, istasyona gitmenin amacıdır. Amaç belirtmek için for at gerekir. At tek başına her durumda Türkçedeki “için” anlamını taşımaz.
Kullanım notları
Konuşmada duyulan biçim ile yazımı ayırın
Mastar işareti at, günlük konuşmada çoğu zaman og “ve” sözcüğüne benzer duyulur. Bu nedenle prøver at ifadesini dinlerken yazıdaki at seslerini tek tek duymayabilirsiniz. Ancak yazarken prøver at kullanılır; duyduğunuz sese bakarak bunu prøver og yapmayın.
Og gerçekten iki eylemi de bağlayabilir: Hun sidder og læser — “Oturmuş kitap okuyor.” Bu farklı bir yapıdır. Dolayısıyla her duyduğunuz benzer sesi at diye de yazmayın; cümlede hangi kalıbın bulunduğuna bakın.
At kullanımı resmiyet tercihi değildir
Jeg prøver at forstå hem günlük konuşmada hem yazıda doğaldır. Daha samimi konuşmak için at sözcüğünü gelişigüzel atmak doğru olmaz. Prøver ve forsøger bu anlamda birbirine yakındır; prøver günlük dilde çok yaygındır. Hangisini seçerseniz seçin, ardından at + mastar gelir.
Aynı yazılan iki at sözcüğünü ayırt edin
At ayrıca bağlaç (sözcükleri veya cümleleri birbirine bağlayan sözcük) olarak kullanılır. Bu görevde bir mastarın değil, kendi öznesi ve çekimli fiili bulunan bir bölümün önüne gelir:
- Jeg håber at komme i morgen. — Yarın gelmeyi umuyorum.
- Jeg håber, at du kommer i morgen. — Yarın gelmeni umuyorum.
İlk cümlede mastar komme vardır; ikinci cümlede du kommer, yani “sen geliyorsun/gelirsin” yapısı vardır. Türkçede “gelmeyi” ile “gelmeni” arasındaki fark, Dancada burada iki farklı cümle yapısıyla verilir. İkinci örnekteki virgül, yan cümle öncesinde virgül kullanan yazım düzenini gösterir; bu virgülün kullanılmadığı düzen de vardır. Ayrımı virgülden değil, at sonrasındaki yapıdan anlayın.
Temel kuralın ötesi
Bu bölümdeki ayrıntıları başlangıçta üretmeniz şart değil. Okurken karşılaştığınız daha uzun ifadeleri çözmek ve temel kuralı gereğinden fazla genellememek için bilmeniz yararlı olur.
1. Olumsuzluk hangi eyleme ait?
Ikke “değil” veya “-me/-ma” anlamı veren olumsuzluk sözcüğüdür. Yeri, hangi eylemin olumsuz olduğunu anlamaya yardımcı olur:
- Jeg prøver ikke at grine. — Gülmeye çalışmıyorum.
- Jeg prøver at lade være med at grine. — Gülmemeye çalışıyorum.
İlk cümle bağlama göre “Gülmemeye çalışıyorum” anlamında da anlaşılabilir. İkinci cümledeki lade være med at “yapmamak, yapmaktan kaçınmak” kalıbı bu anlamı açıklaştırır. Başlangıçta böyle bir anlam farkını yalnız ikke yerini değiştirerek çözmek yerine, açık bir kalıp seçmek daha güvenlidir.
Mastar grubunun kendi olumsuzluğu at ikke + mastar biçiminde de kurulabilir: Hun besluttede at ikke deltage — “Katılmamaya karar verdi.” Bu dizilişle karşılaşabilirsiniz; ancak doğal ifade seçimi cümleye göre değişir. Öncelik, ilk fiilin olumsuzluğu ile sonraki eylemin olumsuzluğunu ayırt etmektir.
2. At her zaman fiile hemen bitişik değildir
Araya zarf (eylemin nasıl, ne zaman veya ne ölçüde yapıldığını anlatan sözcük) girebilir:
- Det er vigtigt at altid læse instruktionen. — Talimatı her zaman okumak önemlidir.
Burada altid “her zaman” anlamındadır; læse yine mastardır. Aynı düşünce başka bir sırayla da ifade edilebilir: Det er vigtigt altid at læse instruktionen. Dolayısıyla “at sözcüğünün hemen ardından mutlaka fiil gelir” ifadesi başlangıç için yararlı bir sadeleştirmedir, kesin bir sınır değildir.
3. Edatlı kalıplarda mastar
Edat, sözcükler arasındaki ilişkiyi kuran küçük sözcüktür; Dancadaki til, for, med buna örnektir. Türkçede benzer ilişkileri çoğu zaman eklerle veya “için, ile” gibi sözcüklerle kurarız. Dancada edat ve mastar işareti yan yana gelebilir:
- Jeg har lyst til at gå en tur. — Yürüyüşe çıkmak istiyorum.
- Tak for at hjælpe mig. — Bana yardım ettiğin için teşekkürler.
- Han gik uden at sige farvel. — Vedalaşmadan gitti.
- Hun tog bussen i stedet for at gå. — Yürümek yerine otobüse bindi.
Bu ifadeleri lyst til at, tak for at, uden at ve i stedet for at olarak öğrenin. Özellikle Türkçedeki “istemek” sözcüğü farklı Danca yapılara karşılık gelebilir: vil gå ifadesinde at yoktur, har lyst til at gå ifadesinde vardır. Aynı Türkçe anlam, aynı Danca kuruluş demek değildir.
4. Bir kip fiili bütün mastar zincirinden at sözcüğünü kaldırmaz
- Jeg vil prøve at lære dansk. — Danca öğrenmeyi denemek istiyorum.
Burada vil, prøve fiilini at olmadan alır. Ama prøve kendi ardından at lære ister. Kuralı her bağlantıya ayrı uygulayın: vil → prøve, ardından prøve → at lære. Cümlede bir kip fiili bulunması, daha sonra gelen bütün at sözcüklerinin silineceği anlamına gelmez.
5. Kip fiilleri dışında da at almayan yapılar vardır
Algılama bildiren bazı fiiller ve lade ile kurulan belirli yapılarda da mastar at olmadan gelebilir:
- Jeg hørte hende synge. — Onun şarkı söylediğini duydum.
- Hun lod mig vente. — Beni bekletti.
İlk cümlede şarkı söyleyen kişi hende, ikinci cümlede bekleyen kişi mig ile belirtilir. Bunlar başlangıçtaki prøver at kalıbından farklı yapılardır. “Yalnızca kip fiilleri at almaz” diye kesin bir genelleme yapmayın; bu örnekleri ileri aşamada kalıp olarak öğrenin.
6. Mastar daha uzun bir yapı oluşturabilir
- At lære dansk tager tid. — Danca öğrenmek zaman alır.
- Hun håber at have afsluttet arbejdet inden fredag. — Cuma gününden önce işi bitirmiş olmayı umuyor.
- Det er rart at blive inviteret. — Davet edilmek güzel.
İlk örnekte bütün at lære dansk grubu cümlenin öznesidir. İkincide at have afsluttet, eylemin belirtilen zamandan önce tamamlanmış olmasını anlatır. Üçüncüde edilgen yapı (kişinin işi yapmadığı, işten etkilendiği anlatım) vardır: Daveti yapan değil, davet edilen kişi söz konusudur. Bu biçimler ileride öğrenilir; ortak temel değişmez: At sonrasındaki ilk fiil mastar biçimindedir, yani have veya blive.
Çalışma önerileri
Aynı eylemi üç ayrı kalıba yerleştirin. Jeg prøver at læse — “Okumaya çalışıyorum”, Jeg begynder at læse — “Okumaya başlıyorum”, Jeg kan læse — “Okuyabiliyorum” örneklerini yazın. Sonra læse yerine svømme, spise veya forstå koyun. Her defasında ilk fiilin at isteyip istemediğini kontrol edin.
Kendi rutininizi ve planlarınızı ayırın. Jeg plejer at… ile iki alışkanlık, Jeg vil gerne… ile iki istek yazın. Örneğin Jeg plejer at drikke te om morgenen — “Sabahları genellikle çay içerim.” Böylece Türkçede benzer görünen ifadelerin Dancada neden farklı kurulduğunu günlük hayatınız üzerinden öğrenirsiniz.
Boşlukları yalnız anlamla değil, kalıpla tamamlayın. Hun begynder ___ løbe, Vi kan ___ komme, Det er godt ___ vide, Jeg vil prøve ___ forstå cümlelerini doldurun. Cevaplar sırasıyla at, boşluk, at, at olmalıdır. Son cümlede vil ile prøve arasındaki bağlantının, prøve ile forstå arasındakinden farklı olduğuna dikkat edin.
İlgili konular
- Önce öğrenin: Şimdiki zaman — spiser gibi çekimli biçimlerle spise gibi mastarları ayırt etmenizi sağlar.
- Sonraki adım: Mastar yapıları — for at, uden at ve i stedet for at ile amaç, yapmadan gerçekleşen eylem ve alternatif anlatımını derinleştirir.