Lehçede mastarlı yapılar
Konstrukcje Bezokolicznikowe
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Lehçe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Lehçede mastar, eylemi yapan kişiyi belirtmeden adlandıran fiil biçimidir: pływać “yüzmek”, pomóc “yardım etmek”. Mastar bir eylemi değerlendirmek, başka bir fiili tamamlamak veya amaç belirtmek için kullanılabilir: Trudno to zrozumieć “Bunu anlamak zor”, Przyszedłem ci pomóc “Sana yardım etmeye geldim”. Ancak łatwy do zrobienia “yapılması kolay” yapısındaki zrobienia mastar değildir; do sözcüğünden sonra eylemin adlaşmış biçimi gelir.
Genel bakış
Türkçede “Gitmek istiyorum”, “Seni görmeye geldim” ve “Bunu anlamak zor” derken eylemi farklı eklerle cümleye bağlarız. Lehçede bu görevlerin birçoğunu aynı mastar biçimi üstlenir: Chcę wyjechać “Gitmek istiyorum”, Przyszedłem cię zobaczyć “Seni görmeye geldim”, Trudno to zrozumieć “Bunu anlamak zor”. Türkçedeki “-mek”, “-meye” veya “-mek için” ayrımını her zaman ayrı bir Lehçe ekle karşılamaya çalışmayın. Bağlantıyı çoğu zaman mastarın yanındaki sözcük kurar.
Bu konu B2 düzeyinde, bildiğiniz mastarları daha çeşitli cümlelerde kullanmanızı sağlar. Yalnızca istek ve zorunluluk bildiren fiillerden sonra mastar getirmekle kalmaz; eylemin kendisini konuşmanın konusu yapabilir, birinin niçin geldiğini söyleyebilir, yapılacak bir işin kolaylığını değerlendirebilirsiniz. İlanlarda, günlük konuşmalarda ve iş yazışmalarında karşılaşılan Nie ma co czekać “Beklemenin anlamı yok” gibi kalıplar da bu alanın içindedir.
Üç soruyu birbirinden ayırmak öğrenmeyi kolaylaştırır: Eylemi kim yapıyor? Cümle hangi işlevi taşıyor? Eylem bir süreç mi, yoksa ulaşılacak bir sonuç mu? Mastarın biçimi tek başına bu soruların hepsine cevap vermez. Cümledeki diğer sözcükleri de okumak gerekir.
Yapılar nasıl kurulur?
1. Mastarı tanımak
Lehçe mastarın adı bezokoliczniktir. Çoğu mastar -ć, bazıları -c ile biter. Mastar kendi başına kişi veya zaman bildirmez; “ben”, “sen”, “dün” ya da “yarın” bilgisi cümlenin geri kalanından anlaşılır.
| Lehçe mastar | Türkçe karşılığı | Açıklama |
|---|---|---|
| czytać | okumak | Eylemi süreç olarak anlatabilir. |
| przeczytać | okuyup bitirmek | Okumayı tamamlanmış bir bütün olarak sunar. |
| pływać | yüzmek | Bir etkinliği veya alışkanlığı anlatabilir. |
| pomóc | yardım etmek | Yardımı tek bir bütün olarak sunar. |
| móc | yapabilmek | Sonu -c ile biten yaygın bir mastardır. |
| iść | yürüyerek gitmek | Sonu -ć ile biter; çekimli biçimleri farklı görünebilir. |
Çekimli fiil, kişi ve zamanı cümleye göre değişen fiildir. Mogę pomóc “Yardım edebilirim” cümlesinde mogę birinci tekil kişiyi gösterir; pomóc ise mastar olarak kalır. Türkçedeki gibi bütün kişi bilgisini ikinci fiilin sonuna eklemeyiz.
Mastarı herhangi bir çekimli biçimden tahmin ederek üretmek yerine fiili sözlük biçimiyle öğrenmek daha güvenlidir. Özellikle idę “gidiyorum” ile iść “gitmek” arasındaki bağlantı ilk bakışta açık olmayabilir.
2. Eylemin kendisini konu yapmak
Özne, hakkında bir şey söylenen veya eylemi yapan kişi ya da şeydir. Bazı cümlelerde konuşulan şey bir insan değil, eylemin kendisidir:
- Pływać jest zdrowo. — Yüzmek sağlıklıdır.
- Pomagać innym to dobry pomysł. — Başkalarına yardım etmek iyi bir fikirdir.
İlk cümlede pływać yüzme eylemini konu yapar; zdrowo ise eylemi değerlendirir. Buradaki zdrowo bir zarftır, yani eylemin nasıl olduğunu veya nasıl değerlendirildiğini anlatan sözcüktür. Bu yüzden biçimini doğrudan bir nesnenin özelliğini anlatan sözcükle değiştirmemek gerekir.
Lehçede eylemi bir isimle, yani bir varlığı, kavramı veya etkinliği adlandıran sözcükle anlatmak da çok yaygındır:
- Pływanie jest zdrowe. — Yüzme sağlıklıdır.
Burada pływanie “yüzme” bir eylem adıdır; zdrowe ise ona uyan bir sıfattır, yani bir ismin özelliğini belirten sözcüktür. Pływać jest zdrowo anlaşılır bir mastarlı örnektir; yüzme etkinliği hakkında genel bir bilgi verirken Pływanie jest zdrowe çoğu durumda daha doğal bir seçimdir.
Türkçede “yüzmek” ve “yüzme” birbirine yakın görünebilir. Lehçede de anlamları yakın olabilir, ancak cümlenin kuruluşunu belirlerler. Mastar ile eylem adını aynı biçimmiş gibi kullanmayın.
3. Bir eylemi kolay, zor veya değerli bulmak
Lehçede kişisiz yapı, belirli bir “ben”, “sen” veya “o”yu özne olarak söylemeden kurulan cümledir. Bu tür değerlendirmelerde şu kalıplar çok kullanılır:
| Lehçe kalıp | Türkçe karşılığı | Görevi |
|---|---|---|
| trudno + bezokolicznik | … yapmak zor | Güçlüğü belirtir. |
| łatwo + bezokolicznik | … yapmak kolay | Kolaylığı belirtir. |
| warto + bezokolicznik | … yapmaya değer | Eylemi önerir veya değerli bulur. |
| trzeba + bezokolicznik | … yapmak gerek | Gereklilik bildirir. |
| można + bezokolicznik | … yapılabilir | İzin veya olanak bildirir. |
Trudno to zrozumieć “Bunu anlamak zor” derken değerlendirme eyleme yöneliktir. To burada “bu/bunu” anlamındadır. Trudne gibi bir sıfat yerine trudno kullanılır.
Belirli bir kişinin deneyimini belirtmek için o kişiyi de ekleyebilirsiniz:
- Trudno mi to zrozumieć. — Bunu anlamakta zorlanıyorum.
- Łatwo nam się porozumieć. — Birbirimizle anlaşmamız kolay.
Mi “bana”, nam “bize” biçimleridir. Bunlar yönelme hâlindedir: sözcüğün, burada durumun kimin açısından geçerli olduğunu gösteren biçimidir. Türkçe çeviriyi her zaman “bana zor” diye kurmayız; doğal karşılığı “zorlanıyorum” olabilir.
Bu yapılar geçmiş ve gelecek zamanda da kullanılır:
- Trudno było znaleźć miejsce. — Yer bulmak zordu.
- Trzeba będzie wyjść wcześniej. — Daha erken çıkmak gerekecek.
Zamanı było veya będzie gösterir; mastar yine değişmez.
4. Başka bir fiilin anlamını tamamlamak
Tamamlayıcı, bir sözcüğün anlamını tamamlayan bölümdür. “İstiyorum” dediğinizde “Neyi yapmak istiyorsun?” sorusu açık kalır; mastar bu boşluğu doldurabilir:
- Chcę odpocząć. — Dinlenmek istiyorum.
- Musimy sprawdzić adres. — Adresi kontrol etmeliyiz.
- Zaczęła pracować w domu. — Evde çalışmaya başladı.
Bunlarda istemek, zorunda olmak veya başlamak eyleminin kişisi, mastardaki eylemi de yapan kişidir. Dinlenmek isteyen kişi aynı zamanda dinlenecektir.
Ancak bu, her fiil için geçerli bir kural değildir:
- Proszę cię poczekać. — Senden beklemeni rica ediyorum.
- Pozwoliła mi wejść. — İçeri girmeme izin verdi.
İlkinde bekleyecek kişi cię ile belirtilen “sen”, ikincisinde girecek kişi mi ile belirtilen “ben”dir. Demek ki mastarlı bir cümlede eylemi yapanı yalnızca çekimli fiilin kişisine bakarak bulamayız. Önce ana fiilin ne anlama geldiğine bakmalıyız.
Türkçede “Senin gelmeni istiyorum” gibi bir yapıyı Lehçeye aktarırken özellikle dikkat gerekir. Yaygın ve açık karşılık Chcę, żebyś przyszedł “Gelmeni istiyorum”dur; burada gelmesi istenen kişiye erkek olarak seslenilir. Kadına hitapta przyszła kullanılır. Kişi değişince, tek başına mastar yerine ayrı bir cümlecik gerekebilir. Yan cümle denen bu bölüm, büyük cümlenin içinde kendi eylemini anlatan küçük bir cümledir.
5. Hareketin amacını belirtmek
Gelmek, gitmek veya uğramak gibi hareket bildiren fiillerin ardından mastar, “ne yapmak için?” sorusuna cevap verebilir:
- Przyszedłem ci pomóc. — Sana yardım etmeye geldim.
- Poszła kupić chleb. — Ekmek almaya gitti.
- Wpadłem oddać książkę. — Kitabı geri vermek için uğradım.
Amaç bildiren mastarın önüne ayrıca bir sözcük getirmek şart değildir. Daha açık veya vurgulu bir anlatım için żeby ya da aby eklenebilir:
- Przyszedłem, żeby ci pomóc. — Sana yardım etmek için geldim.
- Przyjechała, aby spotkać się z rodziną. — Ailesiyle görüşmek için geldi.
Żeby günlük kullanımda çok yaygındır; aby özellikle yazılı ve daha resmî anlatımda sık görülür. Bu bağlaçlardan önce virgül konur. Bağlaçsız Przyszedłem ci pomóc yapısında ise mastardan önce virgül koymayız.
Amaç mastarında, olağan yorumda hareketi yapan kişi amaçlanan eylemi de yapar. Przyszedłem ci pomóc cümlesindeki ci “sana”dır; yardım edecek kişiyi değil, yardımı alacak kişiyi gösterir.
6. “Yapılması kolay” yapısında eylem adı kullanmak
Łatwy do zrobienia “yapılması kolay” ifadesi anlam bakımından mastarlı değerlendirmelerle yakından ilişkilidir. Fakat yapısı farklıdır:
Özelliği anlatılan isim + ona uyan sıfat + do + eylem adı
- To zadanie jest łatwe do zrobienia. — Bu görevi yapmak kolay.
- Ten tekst jest trudny do zrozumienia. — Bu metni anlamak zor.
- Ta książka jest łatwa do przeczytania. — Bu kitabı okumak kolay.
Do bir edattır, yani sözcükler arasında ilişki kurar. Bu yapıda ardından mastar değil, eylem adının tamlayan hâli gelir: bu hâl, Lehçede sözcüğün belirli edatlardan sonra aldığı biçimlerden biridir; Türkçedeki “-ın/-in” ekiyle her kullanımda bire bir örtüşmez.
| Lehçe biçimler | Türkçe anlam | Biçim değişimi |
|---|---|---|
| zrobić → zrobienie → do zrobienia | yapmak → yapma → yapılacak/yapılması için | Mastardan eylem adına, ardından edatın gerektirdiği biçime geçilir. |
| zrozumieć → zrozumienie → do zrozumienia | anlamak → anlama → anlaşılacak/anlaşılması için | Eylem adının kökü mastarla tamamen aynı görünmez. |
| przeczytać → przeczytanie → do przeczytania | okuyup bitirmek → okuma → okunacak/okunması için | Tamamlanma anlamı korunur. |
Sıfat da anlatılan isme göre değişir: tekst ile trudny, książka ile łatwa, zadanie ile łatwe. Lehçede dilbilgisel cinsiyet, isimlerin eril, dişil veya nötr gruplarda yer almasıdır; buradaki değişim bu gruplara uyar. Bu gruplar Türkçede bulunmadığı için “kolay” sözcüğünün hep tek biçimde kalacağını varsaymak sık yapılan bir hatadır.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde yalnızca mastarı değil, onun hangi sözcüğe bağlandığını da bulun. Aynı Türkçe “yapmak” biçimi, Lehçede farklı cümle yapılarına karşılık gelebilir.
| Lehçe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Pływać jest zdrowo. | Yüzmek sağlıklıdır. | Eylem genel olarak değerlendirilir. |
| Pływanie jest zdrowe. | Yüzme sağlıklıdır. | Aynı düşünce eylem adıyla anlatılır; yaygın ve doğal bir kuruluştur. |
| Trudno to zrozumieć. | Bunu anlamak zor. | Güçlük bildiren kişisiz yapı. |
| Trudno mi zasnąć, kiedy jest głośno. | Gürültü olduğunda uykuya dalmakta zorlanıyorum. | Durumu yaşayan kişi mi ile belirtilir. |
| Warto zarezerwować stolik wcześniej. | Önceden masa ayırtmakta fayda var. | Tavsiye bildirir. |
| Musimy skończyć raport przed piątkiem. | Raporu cuma gününden önce bitirmeliyiz. | Zorunluluk fiilini mastar tamamlar. |
| Zaczęła uczyć się polskiego. | Lehçe öğrenmeye başladı. | Başlanan etkinlik mastarla anlatılır. |
| Przyszedłem ci pomóc. | Sana yardım etmeye geldim. | Konuşan erkek; mastar gelişin amacını belirtir. |
| Poszła do sklepu kupić mleko. | Süt almaya dükkâna gitti. | Hareket ile amaç bağlaçsız bağlanır. |
| Zadzwoniłam, żeby potwierdzić godzinę spotkania. | Görüşme saatini teyit etmek için aradım. | Konuşan kadın; amaç żeby ile açıkça belirtilir. |
| Ten formularz jest łatwy do wypełnienia. | Bu formu doldurmak kolay. | do sonrasında eylem adı vardır. |
| Nie ma co powiedzieć. | Söylenecek bir şey yok. | Bağlama göre yorumlanan kalıp; burada söylenecek içerik bulunmuyor. |
| Nie ma co się denerwować. | Sinirlenmenin anlamı yok. | Eylemin gereksiz olduğu söylenir. |
| Nie mam gdzie zaparkować. | Arabayı park edecek yerim yok. | Yer bulunmadığını belirten mastarlı yapı. |
Türkçe çeviride kişi belirtilmese bile Lehçe geçmiş zaman biçimleri konuşanın veya sözü edilen kişinin cinsiyetini gösterebilir: przyszedłem ile zadzwoniłam arasındaki fark mastardan değil, çekimli fiilden gelir.
Sık yapılan hatalar
1. Mastar yerine ikinci bir çekimli fiil kullanmak
- Yanlış: Chcę odpocznę.
- Doğru: Chcę odpocząć. — Dinlenmek istiyorum.
- Neden? Chcę zaten kişi bilgisini taşır. İstenen eylem mastar olarak gelir; odpocznę ise “dinleneceğim” anlamında ayrı bir çekimli fiildir.
2. Eylem değerlendirmesinde sıfat kullanmak
- Yanlış: Trudne to zrozumieć.
- Doğru: Trudno to zrozumieć. — Bunu anlamak zor.
- Neden? Burada değerlendirilen şey bir eylemdir. İsme bağlanan sıfatlı karşılık ise To jest trudne do zrozumienia “Bunu anlamak zor” olur. Türkçe karşılıkların benzemesi, Lehçe biçimlerin aynı olduğu anlamına gelmez.
3. do sonrasına doğrudan mastar koymak
- Yanlış: To zadanie jest łatwe do zrobić.
- Doğru: To zadanie jest łatwe do zrobienia. — Bu görevi yapmak kolay.
- Neden? Bu kalıpta do, eylem adının uygun hâlini gerektirir. Alternatif olarak Łatwo zrobić to zadanie “Bu görevi yapmak kolay” diyebilirsiniz; ikinci yapıda do yoktur ve gerçek mastar kullanılır.
4. Başka bir kişinin eylemini yalnızca mastarla anlatmak
- Yanlış: Chcę ty przyjść jutro.
- Doğru: Chcę, żebyś przyszedł jutro. — Yarın gelmeni istiyorum; erkek birine söylenir.
- Neden? Chcę przyjść jutro “Yarın gelmek istiyorum” demektir ve gelmek isteyen kişi konuşandır. “Sen gel” anlamı için kişiyi gösteren yan cümle gerekir. Kadına hitapta Chcę, żebyś przyszła jutro kullanılır.
5. Dönüşlü fiilin się sözcüğünü atlamak
Dönüşlü fiil, bazı kullanımlarda eylemin kişinin kendisine yöneldiğini anlatan; Lehçede çoğu zaman się ile kurulan fiildir. Ancak się içeren her fiilin Türkçe anlamında “kendini” bulunmaz. Bazı fiillerde bu sözcük sözlük biçiminin ayrılmaz parçasıdır.
- Yanlış: Muszę spieszyć.
- Doğru: Muszę się spieszyć. — Acele etmeliyim.
- Neden? “Acele etmek” fiili spieszyć się biçimindedir. Mastar kullanmak się sözcüğünü ortadan kaldırmaz. Muszę spieszyć się de mümkündür; önemli olan gerekli sözcüğü korumaktır.
6. Amaç bildirirken fazladan do eklemek
- Yanlış: Przyszedłem do pomóc ci.
- Doğru: Przyszedłem ci pomóc. — Sana yardım etmeye geldim.
- Diğer doğru seçenek: Przyszedłem, żeby ci pomóc. — Sana yardım etmek için geldim.
- Neden? Türkçedeki “yardım etmeye” ifadesinin “-e” bölümünü burada do ile karşılamayız. Hareket fiiline doğrudan mastar veya żeby ile başlayan amaç bölümü bağlanır.
Kullanım notları
Nie ma co her zaman aynı anlama gelmez
Nie ma co powiedzieć uygun bağlamda “Söylenecek bir şey yok” demektir. Buna karşılık Nie ma co czekać “Beklemenin anlamı yok” ve Nie ma co się martwić “Endişelenmeye gerek yok” biçimlerinde yapı, yapılabilecek bir şeyin yokluğundan çok o eylemin gereksizliğini anlatır.
Dolayısıyla kalıbı tek bir Türkçe ifadeyle ezberlemeyin. Konuşanın “Yapılacak bir şey bulunmuyor” mu, yoksa “Bunu yapmaya değmez” mi dediğine bakın. Ayrıca Nie ma co! tek başına kullanıldığında bağlama ve ses tonuna bağlı bir tepki olabilir; bunu bütün örneklerde düz anlamla okumak yanıltıcıdır.
Daha somut bir içerik yokluğunda Nie mam nic do powiedzenia “Söyleyecek hiçbir şeyim yok” seçeneği de sık kullanılır. Burada yine do ardından mastar değil, eylem adı vardır.
Mastarlı talimatların tonu
İlanlarda veya kısa yönergelerde mastar doğrudan talimat verebilir:
- Nie palić! — Sigara içilmez!
- Przechowywać w lodówce. — Buzdolabında saklayın.
Bunlar belli bir kişiye seslenmeden genel kural bildirir. Günlük konuşmada aynı biçimler kısa ve sert duyulabilir. Birine nazikçe rica etmek için Proszę poczekać “Lütfen bekleyin” daha uygundur. Poczekać! gibi tek başına bir mastarı, genel bir nezaket kalıbı olarak kullanmayın.
Sözcük sırası ve vurgu
Lehçede mastar cümlenin sonunda olmak zorunda değildir. Chcę ci pomóc ve Chcę pomóc ci “Sana yardım etmek istiyorum” anlamına gelebilir; ancak ci gibi kısa kişi biçimleri genellikle cümle içinde, vurgusuz bir konumda daha doğal durur. Güçlü karşıtlık gerektiğinde tobie kullanılabilir:
- Chcę pomóc tobie, nie jemu. — Ona değil, sana yardım etmek istiyorum.
Türkçedeki fiili sona koyma alışkanlığını Lehçeye değişmez bir kural olarak taşımayın. Önce Chcę ci pomóc gibi yaygın sözcük dizilişlerini bütün olarak öğrenin; vurgulu sıralamaları daha sonra deneyin.
İleri kullanım ve önemli ayrımlar
1. Süreç ile sonuç: mastarda görünüş
Lehçede görünüş, fiilin eylemi sürmekte olan veya tekrarlanan bir süreç olarak mı, yoksa sınırı ve sonucu olan bir bütün olarak mı sunduğudur. Mastar çekimsiz olsa da bu ayrımı taşır.
- Lubię czytać wieczorem. — Akşamları okumayı severim.
- Chcę przeczytać ten artykuł do jutra. — Bu yazıyı yarına kadar okuyup bitirmek istiyorum.
- Przyszedłem pomagać przy remoncie. — Tadilat işlerine yardım etmeye geldim.
- Przyszedłem pomóc ci przenieść szafę. — Dolabı taşımanda sana yardım etmeye geldim.
Czytać ve pomagać etkinliği veya süreci öne çıkarır; przeczytać ve pomóc eylemi bir bütün olarak sunar. Bu yüzden amaç bildiren her mastarı otomatik olarak sonuç odaklı seçmeyin. Bir süre yardım etmek ile belirli bir işi halletmek farklı bakış açılarıdır.
Ayrıca zaczynać “başlamak” ve przestawać “bırakmak” gibi fiiller, sürece yönelik mastarlarla kullanılır: Zaczynam czytać “Okumaya başlıyorum”, Przestał palić “Sigara içmeyi bıraktı”. Zaczynam przeczytać bu anlamda doğru bir birleşim değildir.
2. Olumsuzluğun yeri anlamı değiştirir
- Nie chcę pracować w niedzielę. — Pazar günü çalışmak istemiyorum.
- Chcę nie pracować w niedzielę. — Pazar günü çalışmamak istiyorum.
İlk cümle bir isteği reddeder; ikincisi istenen durumun “çalışmamak” olduğunu özellikle belirtir ve belirli bir karşılaştırma bağlamında daha anlamlıdır. Günlük, tarafsız anlatımda ilk seçenek daha doğaldır.
Benzer biçimde Nie musisz przychodzić “Gelmek zorunda değilsin” bir izin veya zorunluluğun yokluğudur. Yasak bildirmez. Nie wolno tu wchodzić “Buraya girmek yasak” ise eylemin yapılmaması gerektiğini söyler. Olumsuzluğu Türkçeye yalnızca “-me/-ma” eki olarak aktarmak bu ayrımı gizleyebilir.
3. Soru sözcükleriyle mastarlı yapılar
Co “ne”, gdzie “nerede/nereye” ve jak “nasıl” gibi sözcükler mastarla birlikte belirsiz bir işi veya eksik bir imkânı anlatabilir:
- Nie wiem, co zrobić. — Ne yapacağımı bilmiyorum.
- Nie wiem, jak to naprawić. — Bunu nasıl tamir edeceğimi bilmiyorum.
- Mam co robić. — Yapacak işim var.
- Nie mam gdzie spać. — Yatacak yerim yok.
Türkçe çeviride “yapacağımı” gelecek zamana benzer görünse de Lehçede zrobić yine mastardır. Bu cümleler kendi başına bir gelecek zaman çekimi değildir. Kimden söz edildiği wiem “biliyorum” veya mam “var/sahibim” gibi ana fiillerden ve bağlamdan anlaşılır.
Aynı mantık kısa sorularda da görülür: Co robić? “Ne yapmalı?”, Jak dojechać do centrum? “Merkeze nasıl gidilir?” Bunlar bir eylemi nasıl yapacağını soran, kişiyi açıkça belirtmeyen doğal soru biçimleridir.
4. Mastarlı amaç ile başka kişinin amacı
Aynı kişi iki eylemi yapıyorsa mastar uygundur:
- Otworzyłem okno, żeby przewietrzyć pokój. — Odayı havalandırmak için pencereyi açtım.
Farklı biri ikinci eylemi yapacaksa żeby ardından ona uygun çekimli yapı gerekir:
- Otworzyłem drzwi, żeby dzieci mogły wejść. — Çocuklar içeri girebilsin diye kapıyı açtım.
İkinci cümlede içeri girenler çocuklardır. Bunu yalnızca żeby wejść diye kısaltırsanız, olağan yorumda içeri girecek kişi kapıyı açan kişi olur. Türkçede “-sin diye” ve “-mek için” arasındaki anlam farkı bu karşılaştırmayı anlamayı kolaylaştırır.
5. Mastar her tamamlayıcının yerini tutmaz
Lehçede “yapmak” anlamının bulunması, mutlaka mastar kullanılacağı anlamına gelmez. Bazı fiiller bir edat ve eylem adıyla kurulur:
- Marzę o podróżowaniu. — Seyahat etmeyi hayal ediyorum.
- Myślę o zmianie pracy. — İş değiştirmeyi düşünüyorum.
Bu örneklerde o sonrasında mastar kullanılmaz. Podróżowaniu eylem adının, zmianie ise “değişiklik/değiştirme” anlamındaki ismin edattan sonra gereken biçimidir. Türkçedeki “etmeyi” karşılığını gördüğünüz her yerde Lehçe mastar koymak yerine, fiili bağlandığı sözcük ve yapı ile birlikte öğrenin.
Çalışma önerileri
Aynı fikri iki yapıyla yazın. Örneğin Trudno zrozumieć ten tekst “Bu metni anlamak zor” cümlesini Ten tekst jest trudny do zrozumienia biçimine dönüştürün. Trudno ile trudny ve zrozumieć ile zrozumienia değişimlerini ayrı ayrı işaretleyin. Beş gündelik görev seçip aynı dönüşümü deneyin.
Her mastarın yapanını bulun. Chcę odpocząć “Dinlenmek istiyorum”, Proszę cię poczekać “Senden beklemeni rica ediyorum” ve Przyszedłem ci pomóc “Sana yardım etmeye geldim” cümlelerinde mastarın anlattığı işi kimin yapacağını söyleyin. Sonra kendi gününüzden üç amaç cümlesi yazın; birinde żeby kullanın ve virgülü kontrol edin.
Fiilleri süreç ve sonuç karşıtlığıyla kaydedin. Czytać/przeczytać ve pomagać/pomóc çiftleriyle biri alışkanlık, diğeri tamamlanacak iş anlatan cümleler kurun. Her fiilin tamamlayıcısını da not edin: “mastar mı, edatla eylem adı mı, yan cümle mi?” Böylece sadece sözcük değil, kullanılabilir cümle kalıbı öğrenirsiniz.
İlgili konular
- Önceki konu: Kişisiz yapılar — trzeba, można ve benzeri ifadelerin belirli bir özne söylemeden nasıl kullanıldığını pekiştirir; mastarlı değerlendirmeleri anlamak için temel oluşturur.