C2

Fransızcada Subjonctif Plus-que-parfait

Subjonctif Plus-que-parfait

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Subjonctif plus-que-parfait, çoğunlukla edebî metinlerde görülen, eût fait veya fût parti gibi birleşik bir fiil biçimidir. Genellikle geçmişteki bir bakış noktasından daha önce tamamlanmış bir olayı dilek, kuşku, duygu veya benzeri bir çerçevede anlatır; çok yüksek üsluplu geçmiş varsayımlarda da kullanılır. Günlük Fransızcada aynı görevi bağlama göre ait fait, soit parti, avait fait veya aurait fait gibi farklı yapılar üstlenir: hepsini tek bir biçimle değiştirmek doğru değildir.

Genel bakış

Bir romanda Il regrettait qu'elle fût partie cümlesiyle karşılaştığınızda iki zaman katmanı vardır: Kadın önce gitmiştir, adam daha sonra bundan üzüntü duymaktadır. Cümlenin anlamı “Onun gitmiş olmasına üzülüyordu”dur. Subjonctif (olayı yalnızca bildirmek yerine istek, değerlendirme, kuşku gibi bir çerçevede sunan fiil kipi), burada regretter que yapısının gereğidir. Plus-que-parfait ise bu kip içindeki öncelik ilişkisini, yani gitmenin üzülmeden önce gerçekleştiğini belirtir.

C2 düzeyinde bu yapıyı öğrenmenin başlıca amacı, eski veya bilinçli olarak edebî yazılmış metinleri doğru okumaktır. Güncel bir iş yazışmasını daha resmî göstermek için kullanılması gerekmez. Özellikle eût ve fût biçimlerini tanımak, uzun bir cümlede hangi olayın önce olduğunu ve yazarın neyi varsayım olarak sunduğunu anlamayı kolaylaştırır.

Türkçede tek ve değişmez bir karşılığı yoktur. Bağlama göre “gitmiş olması”, “gitmişti”, “gitmiş olsaydı” veya “gitmiş olurdu” diye çevrilebilir. Bu nedenle Türkçedeki “-seydi” ekini gördüğünüz her yerde bu Fransızca zamanı kullanmayın; ayrıca Fransızca biçimi gördüğünüz her yerde gerçekleşmemiş bir olay aramayın.

Nasıl kurulur ve nasıl işler?

1. İki parçayı birleştirin

Yapı şöyledir: avoir veya être yardımcı fiilinin subjonctif imparfait biçimi + asıl fiilin participe passé biçimi.

Yardımcı fiil, birleşik yapıda zamanı ve kişiyi taşıyan fiildir. Participe passé ise asıl fiilin fait “yapmış”, lu “okumuş”, parti “gitmiş” gibi geçmişlik bildiren biçimidir. Burada Türkçedeki “-miş” benzetmesi yalnızca biçimi tanımak içindir; Fransızcadaki kullanım alanı Türkçedeki duyulan geçmiş zamanla aynı değildir.

Subjonctif imparfait, subjonctif kipinin edebî basit geçmiş biçimidir. Bu konuda bütün fiilleri yeniden çekmek yerine, önce yalnızca avoir ve être çekimlerini sağlamlaştırmanız yeterlidir.

Kişi Avoir ile: avoir fini Être ile: être parti
Ben que j'eusse fini que je fusse parti / partie
Sen que tu eusses fini que tu fusses parti / partie
O qu'il / elle eût fini qu'il fût parti / qu'elle fût partie
Biz que nous eussions fini que nous fussions partis / parties
Siz que vous eussiez fini que vous fussiez parti / partie / partis / parties
Onlar qu'ils / elles eussent fini qu'ils fussent partis / qu'elles fussent parties

Finir, “bitirmek”; partir, “gitmek, ayrılmak” demektir. Tablodaki que, fiili bir yan cümleye, yani daha büyük bir cümlenin içindeki cümle parçasına bağlar. Ancak bu yapının her kullanımında que bulunması şart değildir; aşağıda ele alınan si j'eusse su “bilmiş olsaydım” buna örnektir.

Üçüncü tekil kişideki eût ve fût üzerindeki düzeltme işaretine dikkat edin. Diğer kişilerde bu işaret yoktur: eusse, eusses, eussions, eussiez, eussent; fusse, fusses, fussions, fussiez, fussent.

2. Yardımcı fiili her zamanki kurala göre seçin

Bu zaman, fiilin yardımcı fiil seçimini değiştirmez. Lire “okumak” için avoir kullanılır: qu'il eût lu, “onun okumuş olması”. Partir için être gerekir: qu'elle fût partie, “onun gitmiş olması”.

Dönüşlü fiiller de, yani se gibi bir sözcükle kullanılan se lever “kalkmak” türündeki fiiller, être alır: qu'elle se fût levée, “onun kalkmış olması”. Burada se, yardımcı fiilden önce gelir. “Hareket bildiren her fiil être alır” diye bir kural yoktur; örneğin courir “koşmak” normalde avoir ile çekilir.

3. Geçmiş biçiminin uyumunu koruyun

Uyum, sözcüğün biçiminin cinsiyet ve sayıya göre değişmesidir. Türkçede bulunmayan bu özellik, edebî zamanda da Fransızcanın alışılmış kurallarına uyar.

  • Être ile kullanılan partir gibi fiillerde geçmiş biçimi özneye (cümlenin kimden veya neden söz ettiğine) uyar: elle fût partie, ils fussent partis, elles fussent parties.
  • Avoir ile geçmiş biçimi sırf özne kadın veya çoğul diye değişmez: elle eût fini.
  • Ancak doğrudan nesne (fiilin doğrudan etkilediği kişi veya şey) fiilden önce geliyorsa avoir ile de uyum gerekir: les lettres qu'elle eût écrites, “onun yazmış olduğu mektuplar”. Burada écrites, dişil çoğul les lettres ile uyumludur.

Dönüşlü fiillerde “être varsa her zaman özneyle uyum” kestirmesi yeterli değildir. Qu'elle se fût lavée “yıkanmış olması” biçiminde uyum vardır; fakat qu'elle se fût lavé les mains “ellerini yıkamış olması” biçiminde lavé değişmez. Çünkü yıkanan şey les mains “eller”dir ve fiilden sonra gelir. Bu ayrıntı, başka bir geçmiş zaman kuralı değil, birleşik zamanlardaki genel uyum kuralının devamıdır.

4. Önceki olayı, geçmişteki bakış noktasına yerleştirin

Şu üç cümle aynı olayı farklı biçimlerde sunar:

Fransızca Türkçe Açıklama
Il savait qu'elle était partie. Onun gitmiş olduğunu biliyordu. Bilinen bir durum bildirilir; bildirme kipi kullanılır.
Il regrettait qu'elle fût partie. Onun gitmiş olmasına üzülüyordu. Edebî anlatımda geçmişteki duygudan önceki olaydır.
Il regrettait qu'elle soit partie. Onun gitmiş olmasına üzülüyordu. Günümüzde yaygın olan subjonctif passé kullanımıdır.

Bildirme kipi, burada olayı doğrudan bilgi olarak sunan fiil biçimidir. İkinci cümlede kadının gerçekten gitmiş olması mümkündür, hatta doğal yorum budur. Subjonctif kullanılması olayın hayal ürünü olduğunu göstermez; belirleyici olan, olayı üzüntü bildiren bir yapının içinde sunmaktır.

Geleneksel edebî zaman uyumunda (yan cümlenin zamanını ana cümlenin bakış noktasına göre seçmede), geçmişteki bir ana cümleye bağlı önceki olay için subjonctif plus-que-parfait kullanılır. Ancak güncel dil bu uyumu çoğunlukla subjonctif passé ile kurar. Bu yüzden geçmiş zamanlı her ana cümleden sonra otomatik olarak eût veya fût getirmeyin.

Bağlam içinde örnekler

İlk örneklerde yan cümlenin görevi, son örneklerde ise varsayım ve sonuç ilişkisi öne çıkar. Çeviriler, Fransızca biçimi tek bir Türkçe eke indirgemeden anlamı aktarır.

Fransızca Türkçe Açıklama
Je doute qu'il eût réussi. Başarmış olacağından kuşkuluyum. Çok yüksek üslupta, geçmişteki varsayımsal bir başarının değerlendirilmesi olarak okunabilir.
Si j'eusse su, je ne serais pas venu. Bilseydim gelmezdim. Geçmişte gerçekleşmemiş koşulun edebî anlatımıdır.
Quoiqu'il eût travaillé toute la nuit, il n'avait pas terminé. Bütün gece çalışmış olmasına rağmen işi bitirmemişti. Çalışma, sonucun değerlendirildiği andan öncedir.
Il semblait qu'elle fût partie. Görünüşe bakılırsa gitmişti. Geçmişteki bir izlenimden önceki ayrılışı anlatır.
Elle regrettait que nous eussions refusé son aide. Yardımını reddetmiş olmamıza üzülüyordu. Reddetme, üzüntüden önce gerçekleşmiştir.
Il était heureux que vous fussiez arrivés à temps. Zamanında gelmiş olmanıza seviniyordu. Birden fazla kişiye seslenilir; varış daha öncedir.
Je ne croyais pas qu'ils eussent compris le danger. Tehlikeyi anlamış olduklarını sanmıyordum. Olumsuz inanç ifadesi içinde önceki durum değerlendirilir.
Bien qu'elle se fût préparée avec soin, elle hésitait encore. Özenle hazırlanmış olmasına rağmen hâlâ tereddüt ediyordu. Dönüşlü fiil ve dişil tekil uyumu görülür.
Il partit sans que personne l'eût remarqué. Kimse onu fark etmeden ayrıldı. Fark edilme gerçekleşmemiştir; yapı olumsuz anlamı kendi içinde taşır.
Elle craignait qu'il n'eût oublié leur rendez-vous. Buluşmalarını unutmuş olmasından korkuyordu. Buradaki ne tek başına olumsuzluk bildirmez.
Si elle avait demandé, je l'eusse aidée. İsteseydi ona yardım ederdim. Sonuç bölümünde geçmiş koşul kipine denk edebî kullanım vardır.
J'eusse préféré attendre votre réponse. Yanıtınızı beklemeyi tercih ederdim. Açık bir si cümlesi olmadan edebî tercih veya pişmanlık bildirir.

Je doute qu'il eût réussi örneğinde ana fiil şimdiki zamandadır. Bunu, geçmiş ana cümleyle kurulan düzenli zaman uyumunun en temel örneği saymamak gerekir. Bağlam, “o koşullarda başarmış olur muydu?” sorusunu düşündürüyorsa varsayımsal yorum öne çıkar. Yalnızca “Başarmış olduğundan kuşkuluyum” demek için güncel dilde beklenen cümle Je doute qu'il ait réussi olur.

Sık yapılan hatalar

1. Avoir çekimini subjonctif sanmak

  • Yanlış: Je regrettais qu'il avait menti.
  • Doğru, edebî anlatım: Je regrettais qu'il eût menti.
  • Doğru, güncel anlatım: Je regrettais qu'il ait menti.

Anlamı “Yalan söylemiş olmasına üzülüyordum”dur. Regretter que subjonctif gerektirir. Türkçede “söylemişti” diyebilmek, Fransızcada avait menti biçimini bu yapıya yerleştirmeye yetmez.

2. Eût ve fût üzerindeki işareti atlamak

  • Yanlış: Bien qu'il eut terminé, il resta.
  • Doğru: Bien qu'il eût terminé, il resta.
  • Anlamı: Bitirmiş olmasına rağmen kaldı.

Eut terminé başka bir zamandır; subjonctif plus-que-parfait değildir. Aynı ayrım fut ve fût arasında da vardır. Bu işaret yalnızca yazının süsü değil, dilbilgisel ayrımın parçasıdır.

3. Her geçmiş koşulda bu yapıyı zorunlu sanmak

  • Yanlış: Si j'aurais su, je ne serais pas venu.
  • Doğru, güncel dil: Si j'avais su, je ne serais pas venu.
  • Doğru, edebî dil: Si j'eusse su, je ne serais pas venu.
  • Anlamı: Bilseydim gelmezdim.

Koşul bildiren sıradan si cümlesinde j'aurais su kullanılmaz. Buna karşılık j'eusse su, çok edebî bir seçenektir. Günlük konuşmada en güvenli tercih si j'avais su olur.

4. Yanlış yardımcı fiil seçmek veya uyumu unutmak

  • Yanlış: Il semblait qu'elle eût partie.
  • Doğru: Il semblait qu'elle fût partie.
  • Anlamı: Görünüşe bakılırsa gitmişti.

Partir, être alır. Özne elle olduğundan partie biçimi gerekir. Bu kurallar, fiil edebî bir zamanda çekilince ortadan kalkmaz.

5. Modernleştirirken cümlenin işlevini değiştirmek

  • Yanlış: Si j'eusse su ifadesini Si j'aie su diye değiştirmek.
  • Doğru: Si j'avais su.
  • Anlamı: Bilmiş olsaydım; bilseydim.

Bir biçimin görünüşteki modern eşini seçmek yetmez. Si burada geçmişe ilişkin gerçekleşmemiş koşul kurar. Modern karşılığında subjonctif passé değil, bildirme kipindeki plus-que-parfait gerekir.

Kullanım notları

Edebî olmak, her türlü resmî yazıya uygun olmak değildir

Bu zaman daha çok eski romanlarda, klasik tiyatroda, tarihî anlatılarda ve geçmiş üslubu bilinçli olarak sürdüren metinlerde görülür. Güncel bir dilekçede, müşteri e-postasında veya akademik yazıda kullanılması otomatik olarak daha iyi Fransızca anlamına gelmez. Çoğu durumda ağır, eski veya yapmacık duyulabilir.

Canlı konuşmada ancak alıntı, mizah veya bilinçli bir üslup etkisiyle karşınıza çıkması beklenir. Bu nedenle çalışma önceliği bütün kişileri hızlıca üretmekten çok, okurken yardımcı fiili ve cümlenin görevini tanımak olmalıdır. Özellikle üçüncü tekil kişi biçimleri eût ve fût okuma açısından değerlidir.

Türkçedeki ekler yararlı ipuçlarıdır, kesin eşleştirmeler değildir

“Gitmiş olmasına üzüldü” ile “Gitmiş olsaydı sevinirdi” cümleleri Türkçede farklı anlamlar taşır. Fransızcada aynı edebî fiil biçimi bu iki tür bağlamda da yer alabilir. Farkı yalnızca fiilde değil, regretter que, bien que, si gibi cümleyi kuran öğelerde arayın.

Ayrıca Türkçedeki “-miş”, başkasından duyma veya sonradan fark etme anlamı verebilir. Fransızcadaki fût partie biçimi kendi başına “duyduğuma göre gitmiş” demek değildir. Bilginin kaynağı değil, cümledeki zaman ve kip ilişkisi önemlidir.

İleri ayrıntılar

Geçmiş varsayımlarda iki farklı görev

Conditionnel passé, geçmişte belirli bir koşula bağlı olarak gerçekleşecek ama gerçekleşmemiş sonucu anlatan biçimdir: j'aurais accepté, “kabul ederdim / kabul etmiş olurdum”. Eski dilbilgisi adlandırmalarında j'eusse accepté bunun conditionnel passé deuxième forme denen ikinci biçimi olarak da verilir. Yapı olarak subjonctif plus-que-parfait ile aynıdır; cümledeki görevi ise sonuç veya varsayımsal değerlendirme olabilir.

Şu dönüşüm zincirinde anlam büyük ölçüde korunur, fakat üslup gittikçe daha edebî olur:

Fransızca Türkçe Üslup ve görev
Si j'avais su, j'aurais refusé. Bilseydim reddederdim. Güncel ve olağan geçmiş koşul cümlesi.
Si j'eusse su, j'aurais refusé. Bilseydim reddederdim. Koşul bölümünde edebî biçim.
Si j'avais su, j'eusse refusé. Bilseydim reddederdim. Sonuç bölümünde edebî biçim.
Si j'eusse su, j'eusse refusé. Bilseydim reddederdim. Her iki bölümde de belirgin biçimde edebî anlatım.

Bu örnekler, “si sonrasında asla subjonctif bulunmaz” genellemesinin edebî dil için fazla geniş olduğunu gösterir. Güncel koşul cümlesi kuralı ile tarihî-edebî seçenekleri ayrı tutmak gerekir. Buradaki si, koşul bildiren “eğer” anlamındadır; dolaylı soru kuran diğer si kullanımlarıyla karıştırılmamalıdır.

Subjonctif imparfait ile farkı

İki yapı arasındaki temel fark yalnızca uzunluk değildir. Subjonctif imparfait, geleneksel zaman uyumunda geçmişteki ana olaya göre eşzamanlı veya sonraki bir durumu anlatabilir. Birleşik olan subjonctif plus-que-parfait ise tamamlanmışlığı ve önceliği öne çıkarır.

  • Il souhaitait qu'elle vînt. — Onun gelmesini istiyordu. Gelme, isteğin konusu olan sonraki olaydır.
  • Il regrettait qu'elle fût venue. — Onun gelmiş olmasına üzülüyordu. Gelme, üzüntüden önce gerçekleşmiştir.

Bu ayrımı görmek için Türkçedeki “gelmesini” ve “gelmiş olmasını” karşılaştırmak yararlıdır. Yine de Fransızcada kip seçiminin bağlı olduğu ifade ayrıca öğrenilmelidir; Türkçe çeviri tek başına çekim kuralı vermez.

Passé antérieur ile yazıdaki yakınlık

Passé antérieur, edebî anlatıda bir olayın başka bir geçmiş olaydan hemen önce tamamlandığını bildiren birleşik zamandır. Yardımcı fiili eut veya fut olabilir; yani düzeltme işareti bulunmaz.

  • Après qu'il eut terminé, il partit. — Bitirdikten sonra ayrıldı.
  • Bien qu'il eût terminé, il resta. — Bitirmiş olmasına rağmen kaldı.

İlk cümle olayların sırasını doğrudan bildirir; ikincisi beklentiye ters bir durumu bien que ile sunar. Sadece terminé sözcüğünü görüp aynı zaman sanmayın. Yardımcı fiilin yazımı ve bağlayan ifade birlikte okunmalıdır.

Olumsuzluk ve anlamı değiştirmeyen ne

Normal olumsuzlukta ne… pas, yardımcı fiili çevreler: qu'il n'eût pas compris, “anlamamış olması”. Fiile bağlı kısa sözcükler de yardımcı fiilin önüne yerleşir: qu'il ne l'eût pas compris, “onu anlamamış olması”.

Buna karşılık Elle craignait qu'il n'eût oublié cümlesindeki ne, yüksek üslupta korku bildiren yapılarda görülebilen ne explétiftir; yani anlamı olumsuza çevirmeyen bir ne kullanımıdır. Cümle “Unutmuş olmasından korkuyordu” demektir, “Unutmamış olmasından korkuyordu” değil. Pas bulunup bulunmadığını ve hangi ifadenin yan cümleyi başlattığını kontrol edin. Bu kullanım yalnızca bu zamana özgü değildir.

Çalışma önerileri

  1. Yardımcı fiili bulup üç soru sorun. Eût, fût, eussent veya fussent gördüğünüzde asıl fiili bulun. Ardından “Bu olay ne zaman?”, “Hangi duyguya, kuşkuya veya koşula bağlı?”, “Gerçekleşmiş bir olay mı, varsayım mı?” diye sorun. Yanıtı yalnızca fiil biçiminden çıkarmaya çalışmayın.
  2. İşlevine göre güncel dile dönüştürün. Il regrettait qu'elle fût partie cümlesini Il regrettait qu'elle soit partie; Si j'eusse su ifadesini Si j'avais su; J'eusse accepté ifadesini J'aurais accepté biçimine dönüştürün. Bunlar sırasıyla “Gitmiş olmasına üzülüyordu”, “Bilseydim” ve “Kabul ederdim” anlamlarını korur. Her dönüşümün neden farklı olduğunu bir cümleyle açıklayın.
  3. Kısa bir okuma fişi tutun. Bir edebî metinden üç örnek seçip biçimi, Türkçe anlamı ve güncel karşılığını yan yana yazın. Avoir ile bir örnek, être ile bir örnek ve geçmiş varsayım bildiren bir örnek seçmeniz, tek bir kalıbı ezberlemekten daha yararlı olur.

İlgili kavramlar

Ön koşul

Fransızcada Subjonctif ImparfaitC1

Diğer C2 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır