Almancada amaç cümleleri: um … zu ve damit
Finalsätze: um...zu, damit
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almancada bir işi hangi amaçla yaptığınızı anlatmak için um … zu veya damit kullanabilirsiniz. İki eylemi de aynı kişi yapıyorsa genellikle um … zu seçilir: Ich spare, um ein Auto zu kaufen. — “Araba almak için para biriktiriyorum.” Amaç bölümünün öznesi (eylemi yapan kişi veya şey) farklıysa damit gerekir: Ich spreche langsam, damit du mich verstehst. — “Beni anlayabilmen için yavaş konuşuyorum.” Damit aynı özneyle de kullanılabilir; fark, bu bölümün kendi öznesi ve çekimli fiiliyle kurulmasıdır.
Genel bakış
Bir kursa neden yazıldınız? Neden erkenden yola çıktınız? Birine adresinizi hangi amaçla gönderiyorsunuz? Günlük hayatta bu sorulara sık sık cevap veririz. Almancadaki amaç cümleleri, yapılan bir işi onunla ulaşılmak istenen hedefe bağlar. Bu yapılar Almanca dil bilgisi kaynaklarında Finalsätze adıyla da geçer. B1 düzeyinde bunları öğrenmek, yalnızca ne yaptığınızı değil, neyi hedeflediğinizi de anlatmanızı sağlar.
Türkçede “iş bulmak için”, “çocuğum rahat uyusun diye”, “seni bekletmemek için” gibi ifadeler kullanırız. Almancada bunların hepsi tek bir kalıba sığmaz. “Ben çalışıyorum; ben araba almak istiyorum” ilişkisinde um … zu, “ben çalışıyorum; ailem iyi yaşasın istiyorum” ilişkisinde ise damit öne çıkar. Seçimi Türkçedeki “için” veya “diye” sözcüğüne bakarak değil, iki bölümde kimin ne yaptığını düşünerek yapmalısınız.
Amaç bildirmek, sonucun gerçekleştiğini söylemek değildir. “Treni kaçırmamak için erken çıktım” dediğinizde trene kesin olarak yetiştiğinizi belirtmezsiniz. Almancada da um … zu ve damit, hedeflenen durumu anlatır. Bu ayrım, ileride amaç, sebep ve sonuç cümlelerini birbirinden ayırmanıza yardımcı olur.
Nasıl kurulur?
1. Önce iki eylemin öznesini bulun
Cümleyi zihninizde iki küçük cümleye ayırın:
- Ich spare. — “Para biriktiriyorum.”
- Ich möchte ein Auto kaufen. — “Araba almak istiyorum.”
Her iki bölümde de kişi ich, yani “ben”. Bunları bir amaç ilişkisiyle birleştirebiliriz:
Ich spare, um ein Auto zu kaufen.
“Araba almak için para biriktiriyorum.”
Şimdi başka bir duruma bakalım:
- Er arbeitet viel. — “O çok çalışıyor.”
- Seine Familie soll gut leben. — “Ailesi iyi yaşasın.”
Çalışan kişi er, iyi yaşaması istenen kişiler ise seine Familie. Amaç bölümünde ayrı bir özneye ihtiyacımız var:
Er arbeitet viel, damit seine Familie gut lebt.
“Ailesi iyi yaşasın diye çok çalışıyor.”
Burada “aynı özne” demek aynı sözcüğün tekrar edilmesi demek değildir. Önemli olan, eylemlerin aynı kişi veya kişilere ait olmasıdır. Türkçede özne çoğu zaman söylenmez: “Erken çıktım, yetişmek istedim.” Almanca cümleyi kurmadan önce bu gizli “ben”i de hesaba katın.
2. Um … zu: öznesi tekrarlanmayan amaç bölümü
Bu yapıda amaç bölümünde yeni bir özne yazılmaz. Fiil, mastar biçiminde (kişiye göre çekimlenmeyen lernen, kaufen gibi sözlük biçiminde) kullanılır. Önüne zu, amaç bölümünün başına da um gelir.
| Yapı | Almanca | Türkçe |
|---|---|---|
| Ana cümle + amaç bölümü | Ich lerne Deutsch, um in Deutschland zu arbeiten. | Almanya'da çalışmak için Almanca öğreniyorum. |
| Amaç bölümü + ana cümle | Um in Deutschland zu arbeiten, lerne ich Deutsch. | Almanya'da çalışmak için Almanca öğreniyorum. |
| Olumsuz amaç | Ich fahre früh los, um nicht zu spät zu kommen. | Geç kalmamak için erken yola çıkıyorum. |
Ana cümle, kendi başına tamamlanabilen bölümdür: Ich lerne Deutsch. Amaç bölümünde um ile zu arasına yer, zaman veya başka bilgiler girebilir: um in Deutschland zu arbeiten. Bu yüzden kalıbı “um zu” diye yan yana ezberlemek yeterli değildir.
Temel sıra şudur: um + gerekli bilgiler + zu + mastar. Örneğin “yeni bir iş bulmak için” ifadesi um eine neue Stelle zu finden olur. Finden burada finde veya findet gibi çekimlenmez; amaç bölümünde ayrıca ich yazılmaz.
3. Ayrılabilen fiillerde zu nereye gelir?
Bazı Almanca fiillerin başındaki parça, çekimli kullanımda fiilden ayrılır. Bunlara ayrılabilen fiiller denir: anrufen “telefon etmek”, einkaufen “alışveriş yapmak” gibi. Mastar yapısında zu, bu parça ile fiilin kalan kısmının arasına girer ve hepsi bitişik yazılır.
| Fiil | Amaç ifadesi | Türkçe |
|---|---|---|
| anrufen | um meine Mutter anzurufen | anneme telefon etmek için |
| einkaufen | um einzukaufen | alışveriş yapmak için |
| aufstehen | um früh aufzustehen | erken kalkmak için |
| vorbereiten | um das Gespräch vorzubereiten | görüşmeye hazırlanmak için |
| verstehen | um die Aufgabe zu verstehen | görevi anlamak için |
Son satırdaki verstehen ayrılabilen bir fiil değildir. Başında bir parça varmış gibi görünmesi, zuyu içine yerleştirmek için yeterli değildir. Zu verstehen ayrı, anzurufen ise bitişik yazılır.
Ich gehe auf den Balkon, um meine Mutter anzurufen.
“Anneme telefon etmek için balkona çıkıyorum.”
4. Damit: kendi öznesi ve çekimli fiili olan bölüm
Damit, burada bir bağlaçtır (iki cümle bölümünü anlam bakımından bağlayan sözcüktür). Ardından bir yan cümle gelir: ana cümleye bağlı, kendi öznesi ve fiili olan bölüm. Bu yan cümlede çekimli fiil, yani kişiye ve zamana göre biçim almış fiil, sona gider.
Ich schreibe die Adresse auf, damit du sie nicht vergisst.
“Adresi unutmaman için yazıyorum.”
Amaç bölümünü parçalara ayırırsak:
- damit: amacı başlatır;
- du: bu bölümün öznesidir;
- sie nicht: “onu … değil” bilgisini taşır;
- vergisst: “sen unutursun” biçimindeki çekimli fiildir ve sondadır.
Damit bölümünde sırf amaç bildiriliyor diye zu eklenmez. Damit du sie nicht zu vergessen doğru değildir; gereken biçim damit du sie nicht vergisst olur.
Özne aynı olduğunda da damit mümkündür:
Ich lerne Deutsch, damit ich in Deutschland arbeiten kann.
“Almanya'da çalışabilmek için Almanca öğreniyorum.”
Burada hem öğrenen hem çalışabilecek olan kişi “ben”dir. Cümle doğrudur. Daha kısa bir ifade istediğinizde um in Deutschland zu arbeiten kullanabilirsiniz; “çalışabilme olanağı” anlamını açıkça belirtmek istediğinizde arbeiten kann uygun olabilir.
5. Amaç bölümü başa gelirse
Her iki yapı da cümlenin başında yer alabilir. Amaç bölümünün tamamı, ana cümlede ilk sırayı doldurur. Bu nedenle ana cümlenin çekimli fiili virgülden hemen sonra gelir; özne onun arkasında kalır.
Um Geld zu sparen, koche ich zu Hause.
“Para biriktirmek için evde yemek yapıyorum.”
Damit alle die Folien sehen können, macht die Lehrerin das Licht aus.
“Herkes slaytları görebilsin diye öğretmen ışığı kapatıyor.”
İlk örnekte koche ich, ikinci örnekte macht die Lehrerin sırasına dikkat edin. Türkçede “Para biriktirmek için ben evde yemek yapıyorum” diyebilmeniz, Almancada virgülden sonra ich koche yazabileceğiniz anlamına gelmez.
6. Virgül isteğe bağlı değildir
Um … zu ile başlayan amaç bölümü ana cümleden virgülle ayrılır. Damit yan cümlesi için de virgül gerekir. Bu, amaç bölümü kısa olsa bile değişmez:
Ich gehe zum Markt, um einzukaufen.
“Alışveriş yapmak için pazara gidiyorum.”
Amaç bölümü iki ana cümle parçasının arasına girerse iki virgül kullanılır:
Ich habe, um Zeit zu sparen, ein Taxi genommen.
“Zaman kazanmak için taksiye bindim.”
Bu araya yerleştirme mümkündür, fakat öğrenirken amaç bölümünü başta veya sonda kullanmak cümleyi daha kolay takip edilir hâle getirir.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde Türkçe çevirinin “için” mi, “diye” mi kullandığına değil, Almanca iki bölümün öznelerine bakın. İlk grupta aynı kişi iki eylemi de gerçekleştirir; ikinci grupta amaç bölümü kendi öznesiyle kurulmuştur.
Aynı kişinin hedefini anlatmak
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Ich lerne Deutsch, um in Deutschland zu arbeiten. | Almanya'da çalışmak için Almanca öğreniyorum. | Öğrenen ve çalışmayı hedefleyen kişi aynı. |
| Ich spare, um ein Auto zu kaufen. | Araba almak için para biriktiriyorum. | Amaç bölümünde ikinci bir “ben” yok. |
| Wir nehmen den Zug, um nicht im Stau zu stehen. | Trafikte beklememek için trene biniyoruz. | Amaç olumsuz: istenmeyen durumdan kaçınma. |
| Sie geht in die Bibliothek, um in Ruhe zu lernen. | Rahatça ders çalışmak için kütüphaneye gidiyor. | Yer bilgisi ana cümlede, hedef amaç bölümünde. |
| Ich mache eine Pause, um mich zu erholen. | Dinlenmek için ara veriyorum. | Dinlenme eylemi sich erholen ile anlatılıyor. |
| Wir treffen uns morgen, um die Reise zu planen. | Geziyi planlamak için yarın buluşuyoruz. | Buluşan ve plan yapan grup aynı. |
| Um den Bus zu erreichen, läuft Ali zur Haltestelle. | Otobüse yetişmek için Ali durağa koşuyor. | Baştaki amaç bölümünden sonra läuft Ali geliyor. |
Birinin yaptığı iş, başka birinin yararına
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Er arbeitet viel, damit seine Familie gut lebt. | Ailesi iyi yaşasın diye çok çalışıyor. | Çalışan kişi ile iyi yaşaması istenen kişiler farklı. |
| Ich spreche leiser, damit das Baby nicht aufwacht. | Bebek uyanmasın diye daha alçak sesle konuşuyorum. | Olumsuzluk bebeğin uyanmasına ilişkin. |
| Die Ärztin erklärt alles langsam, damit der Patient sie versteht. | Hasta kendisini anlasın diye doktor her şeyi yavaşça açıklıyor. | Yan cümlenin fiili versteht sonda. |
| Ich schicke dir den Link, damit du dich anmelden kannst. | Kaydolabilmen için sana bağlantıyı gönderiyorum. | Gönderen “ben”, kaydolacak olan “sen”. |
| Wir stellen mehr Stühle auf, damit alle einen Platz haben. | Herkesin oturacak bir yeri olsun diye daha fazla sandalye yerleştiriyoruz. | Amaç bölümünün öznesi alle. |
| Damit ihr uns findet, schicken wir euch unseren Standort. | Bizi bulabilmeniz için size konumumuzu gönderiyoruz. | Amaç bölümünün başta olduğu bir damit cümlesi. |
| Ich notiere die Fragen, damit ich beim Termin nichts vergesse. | Randevuda hiçbir şeyi unutmamak için soruları not alıyorum. | Özne aynı olsa da damit kullanılabilir. |
Sık yapılan hatalar
1. Amaç bölümüne ayrı bir kişi ekleyip um … zu kullanmak
- Yanlış: Ich öffne das Fenster, um du frische Luft zu bekommen.
- Doğru: Ich öffne das Fenster, damit du frische Luft bekommst.
- Anlamı: “Temiz hava alman için pencereyi açıyorum.”
Pencereyi açan “ben”, temiz hava alacak olan “sen”. Um … zu bölümüne du ekleyerek bunu anlatamazsınız; kendi öznesi olan bir damit cümlesi kurmalısınız.
2. Damit cümlesinde ana cümle sırasını korumak
- Yanlış: Ich wiederhole den Satz, damit du verstehst mich.
- Doğru: Ich wiederhole den Satz, damit du mich verstehst.
- Anlamı: “Beni anlaman için cümleyi tekrarlıyorum.”
Du verstehst mich tek başına bir ana cümle olabilir. Damit eklendiğinde çekimli fiil sona gider. Türkçede de “beni anlaman için” derken eylem sona yakın durur; ancak Almancada gereken biçim yine kişiye göre çekimlenmiş verstehst olur.
3. Um … zu bölümünde fiili çekimlemek
- Yanlış: Ich gehe ins Café, um einen Kaffee zu trinke.
- Doğru: Ich gehe ins Café, um einen Kaffee zu trinken.
- Anlamı: “Kahve içmek için kafeye gidiyorum.”
Trinke, “ben içerim” biçimidir. Zudan sonra burada mastar olan trinken gerekir. Amaç bölümünde ich görünmese de fiili ona göre çekimlemeyin.
4. Ayrılabilen fiili yanlış yazmak
- Yanlış: Ich benutze mein Handy, um meine Schwester zu anrufen.
- Doğru: Ich benutze mein Handy, um meine Schwester anzurufen.
- Anlamı: “Kız kardeşime telefon etmek için cep telefonumu kullanıyorum.”
Anrufen ayrılabilen bir fiildir. Zu, an ile rufen arasına girer: anzurufen. Bu kuralı her yeni fiile otomatik uygulamayın; önce fiilin ayrılabilen türden olup olmadığını öğrenin.
5. Baştaki amaç bölümünden sonra özneyi hemen koymak
- Yanlış: Um gesund zu bleiben, ich mache Sport.
- Doğru: Um gesund zu bleiben, mache ich Sport.
- Anlamı: “Sağlıklı kalmak için spor yapıyorum.”
Baştaki amaç bölümü ana cümlenin ilk sırasını doldurur. Virgülden sonra çekimli fiil mache, ardından özne ich gelir. Cümlenin ilk bölümünün uzun olması bu kuralı değiştirmez.
6. Amaç ile sebebi karıştırmak
- Yanlış, “Sınavı geçmek için çalışıyorum” anlamında: Ich lerne, weil ich die Prüfung bestehe.
- Doğru: Ich lerne, um die Prüfung zu bestehen.
- Anlamı: “Sınavı geçmek için çalışıyorum.”
Weil, yapılan işin sebebini açıklar; um … zu, hedefini söyler. Ich lerne, weil ich morgen eine Prüfung habe. ise doğrudur: “Yarın sınavım olduğu için çalışıyorum.” Türkçedeki “olduğu için” sebep, “geçmek için” amaç bildirir; Almancada bu fark bağlaç seçimini etkiler.
Kullanıma ilişkin notlar
İki yapı da günlük dilde doğaldır
Um … zu yalnızca yazı diline, damit de yalnızca konuşma diline ait değildir. İkisini de arkadaşlarla konuşurken, iş yazışmalarında, talimatlarda ve açıklamalarda kullanabilirsiniz. Aynı özneyle um … zu çoğu zaman daha kısa bir ifade sağlar. Damit ise amaç bölümündeki kişiyi veya durumu açıkça belirtmeye yarar.
Bitte schicken Sie mir die Unterlagen, damit ich den Antrag prüfen kann.
“Başvuruyu inceleyebilmem için lütfen belgeleri bana gönderin.”
Burada belgeleri gönderecek kişi hitap edilen kişi, inceleyecek kişi ise konuşandır. Bu yüzden damit kullanılması, resmî üsluptan önce özne ilişkisiyle ilgilidir.
Amaç sorusunu doğru düşünün
Almancada Wozu? “Ne amaçla?” sorusudur. Warum? “Neden?” sorusuyla da bir amaç cevabı verilebilir, fakat wozu sizi doğrudan hedefe yönlendirir:
Wozu brauchst du das Wörterbuch? — Um den Text zu verstehen.
“Sözlüğe ne için ihtiyacın var? — Metni anlamak için.”
Kısa cevapta ana cümleyi tekrar etmek gerekmez. Buna rağmen um ve zu korunur.
Her damit amaç bağlacı değildir
Damit başka kullanımlarda “onunla”, “bununla” anlamına da gelebilir:
Das ist mein Werkzeug. Damit repariere ich das Fahrrad.
“Bu benim aletim. Bisikleti bununla tamir ediyorum.”
Buradaki ikinci cümlede damit, amaç yan cümlesi başlatmaz. Ana cümlenin ilk sırasındadır ve hemen ardından repariere gelir. Amaç bağlacı olan damit ise kendi yan cümlesinde çekimli fiili sona gönderir. Yalnızca sözcüğe değil, cümlenin yapısına da bakın.
Bir adım ötesi: daha ince anlamlar
Temel seçim kuralını öğrendikten sonra şu ayrımlar, daha uzun cümleleri anlamanızı ve daha doğru ifade kurmanızı sağlar.
Yeterlilik ve olanak: können kullanımı
Können, “yapabilmek” anlamını taşıyan bir kip fiilidir (asıl eyleme yeterlilik, zorunluluk veya istek gibi bir anlam ekleyen yardımcı fiildir). Damit cümlesinde asıl fiil mastar olarak, çekimli können biçimi ise sonda bulunur:
Ich schalte die Lampe ein, damit du besser lesen kannst.
“Daha iyi okuyabilmen için lambayı açıyorum.”
Burada lesen kannst kullanılır; zu lesen kannst değil. Yalnızca hedefi anlatmak istediğinizde damit du besser liest de mümkündür, fakat kannst okuma koşullarının iyileştirilmesini özellikle belirtir.
Aynı özneyle um … zu içinde de können kullanılabilir:
Ich kaufe eine Lampe, um abends besser lesen zu können.
“Akşamları daha iyi okuyabilmek için bir lamba alıyorum.”
İki fiil varsa zu, sondaki kip fiilinin önüne gelir: lesen zu können. Zu lesen können sırası yanlıştır. Her amaç cümlesine können eklemek gerekmez; “yapmak için” ile “yapabilmek için” arasındaki anlam farkını gözetin.
Wollen, amaç bildirmek için zorunlu değildir
Türkçede “çalışmak istiyorum, o yüzden Almanca öğreniyorum” diye düşünmek doğal olabilir. Fakat um … zu zaten bir hedef belirtir. “Almanya'da çalışmak için” demek istiyorsanız um in Deutschland zu arbeiten yeterlidir. Um in Deutschland arbeiten zu wollen ise “Almanya'da çalışmayı istemek için” gibi farklı bir anlam taşır: hedef, çalışmak değil, o isteğe sahip olmaktır.
Benzer biçimde, bir başkasının bir işi yapmasını hedeflerken damit er kommt “o gelsin diye”, damit er kommen will ise “o gelmek istesin diye” anlamına gelir. İkinci ifade dil bilgisi bakımından mümkün olsa da aynı şeyi söylemez. Amaç bağlacını, “istemek” fiilinin doğrudan karşılığı gibi düşünmeyin.
Olumsuz amaç, yapılmayan iş ve sonuç
Bu üç ilişki birbirine benzeyebilir, ama farklı şeyler anlatır:
| Almanca | Türkçe | Anlam farkı |
|---|---|---|
| Er fährt früh los, um nicht zu spät zu kommen. | Geç kalmamak için erken yola çıkıyor. | Geç kalmamak hedefleniyor. |
| Er geht, ohne sich zu verabschieden. | Vedalaşmadan gidiyor. | Vedalaşma eylemi yapılmıyor; amaç belirtilmiyor. |
| Er fährt früh los, sodass er pünktlich ankommt. | Erken yola çıkıyor, böylece zamanında varıyor. | Zamanında varma sonuç olarak sunuluyor. |
Ohne … zu, “... yapmadan” anlamındadır; um nicht … zu yerine otomatik kullanılamaz. Sodass ise “öyle ki, bunun sonucunda” ilişkisi kurar. Amaç cümlesinde hedef henüz gerçekleşmemiş veya sonunda gerçekleşmemiş olabilir:
Ich bin früh losgefahren, um den Zug zu erreichen, aber ich habe ihn trotzdem verpasst.
“Trene yetişmek için erken yola çıktım ama yine de kaçırdım.”
Bu cümlede çelişki yoktur: hedef ile gerçek sonuç farklıdır.
Geçmişte amaç anlatmak
Ana cümlenin geçmiş zamanda olması, um … zu bölümünü otomatik olarak geçmiş biçime sokmaz:
Ich habe einen Kurs besucht, um meine Aussprache zu verbessern.
“Telaffuzumu geliştirmek için bir kursa katıldım.”
Kursa katılma geçmişte gerçekleşmiştir; amaç zu verbessern olarak kalır. Damit ile ise amaç bölümündeki fiil kendi zaman biçimini alabilir:
Ich habe dir die Adresse geschickt, damit du uns finden konntest.
“Bizi bulabilmen için sana adresi gönderdim.”
Geçmişteki olanağa odaklandığınızda konntest uygundur. Adresi az önce gönderdiyseniz ve bulma işi hâlâ gelecekteyse damit du uns finden kannst de doğaldır. Almancada amaç anlatmak için zorunlu bir gelecek zaman veya özel bir dilek biçimi gerekmez; zamanı bağlama göre seçin.
Aynı özne kuralının sınırları: edilgen yapılar
“Aynı özne varsa um … zu” kuralı, kendi cümlenizi kurarken güvenilir bir başlangıçtır. Ancak daha ileri metinlerde edilgen yapılarla (işi yapanın değil, işten etkilenenin öne çıkarıldığı anlatımlarla) karşılaşabilirsiniz:
Die Straße wurde gesperrt, um die Brücke zu reparieren.
“Köprüyü onarmak için yol trafiğe kapatıldı.”
Ana cümlenin dil bilgisel öznesi “yol”dur, fakat onarımı yapacak olan yol değildir. Yolu kapatan ve onarımı yapacak olan kişiler bağlamdan anlaşılır. Yani um … zu bölümündeki anlaşılabilir eyleyen, her zaman ana cümledeki yazılı özneyle bire bir örtüşmeyebilir.
Bu örnekten “farklı kişilerle serbestçe um … zu kullanılır” sonucu çıkarmayın. Anlatmak istediğiniz kişiyi açıkça belirtmeniz gerekiyorsa damit daha güvenlidir:
Die Straße wurde gesperrt, damit die Arbeiter die Brücke reparieren konnten.
“İşçiler köprüyü onarabilsin diye yol trafiğe kapatıldı.”
Daha resmî amaç ifadeleri
Resmî metinlerde damit yerine amaç bildiren auf dass yapısıyla karşılaşabilirsiniz. Günlük konuşmada bu yapı eski, törensel veya bilinçli biçimde süslü duyulur:
Auf dass alles gut gehe!
“Her şey yolunda gitsin!”
Bunu tanımak yararlı olabilir; günlük iletişim için üretmeniz gerekmez. Aynı şekilde zwecks “... amacıyla” anlamında, çoğunlukla resmî ifadelerde isimlerle kullanılır. Bunlar um … zu ve damit seçiminin yerini alacak başlangıç kalıpları değildir.
Çalışma önerileri
Türkçe cümlede gizli özneleri bulun. “İş bulmak için kursa gidiyorum”, “çocuğum uyusun diye ışığı kapatıyorum”, “unutmayalım diye not alıyorum” gibi altı cümle yazın. Her iki bölümün yanına işi kimin yaptığını ekleyin. Örneğin son cümlede not alan “ben”, unutmaması istenen “biz”dir; Almancada damit wir nichts vergessen gerekir. Sonra her cümleyi uygun yapıyla Almancaya aktarın.
Tek bir hedefi iki farklı sırayla söyleyin. Ich gehe in die Bibliothek, um in Ruhe zu lernen. — “Rahatça ders çalışmak için kütüphaneye gidiyorum.” Cümleyi Um in Ruhe zu lernen, gehe ich in die Bibliothek. biçiminde de kurun. Anlam aynı kalırken gehe ich sırasını ve virgülü denetleyin. Ardından aynı işlemi bir damit cümlesiyle yapın.
Günün üç kararına amaç ekleyin. Neden erken kalktınız, neden birine mesaj attınız, neden alışveriş yaptınız? Bir cümlede um … zu, bir cümlede farklı özneyle damit, bir cümlede de nicht kullanın. Yazdıklarınızı şu üç soruyla kontrol edin: “Amaç bölümünün öznesi kim?”, “Fiil doğru biçimde ve doğru yerde mi?”, “Virgül var mı?” Bu denetim, yalnızca kalıp ezberlemekten daha kalıcıdır.
İlgili konular
- Önce gözden geçirin: Zu ile mastar kullanımı — zu lernen, anzurufen gibi biçimleri ve amaç bildirmeyen mastar yapılarını anlamanın temelidir. Örneğin Ich versuche, Deutsch zu lernen. “Almanca öğrenmeye çalışıyorum” demektir; burada um yoktur, çünkü ikinci bölüm bir amaç eki değil, “çalışıyorum” fiilinin neye yönelik olduğunu tamamlayan bölümdür.