Almancada sein ve haben: Präteritum
Präteritum: sein, haben
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almancada sein (olmak) fiilinin Präteritum biçimi war, haben (sahip olmak, bir şeyi bulunmak) fiilininki hatte olur: Ich war krank. “Hastaydım.”; Ich hatte keine Zeit. “Vaktim yoktu.” Präteritum, geçmişi tek bir çekimli fiille anlatan zamandır. Bu iki fiilin Präteritum biçimleri yalnızca yazıda değil, günlük konuşmada da çok yaygındır.
Genel bakış
Geçen hafta nerede olduğunuzu, dün neden bir yere gidemediğinizi ya da çocukken neleriniz olduğunu anlatırken sürekli bu iki fiile ihtiyaç duyarsınız. Sein geçmişteki bir durumu, kimliği veya konumu; haben ise sahip olunan şeyleri ve Zeit haben “vakti olmak” gibi ifadeleri anlatır. B1 düzeyinde bu yapıyı öğrenmek, geçmiş zaman anlatımını yalnızca yaptığınız işlerle sınırlamamanızı sağlar: Bir olayın arka planını da kurabilirsiniz.
Türkçe açısından en yararlı başlangıç noktası “olmak” sözcüğü değil, hastaydım, evdeydik, yorgundu gibi ifadelerdir. Türkçede bu cümlelerde ayrı bir “olmak” fiili söylemeyiz; geçmiş bilgisi sözcüğe eklenir. Almancada ise krank, zu Hause veya müde tek başına geçmişi göstermez. Geçmiş zaman bilgisi war ve onun diğer kişi biçimleriyle verilir. Benzer şekilde “Arabam vardı” ifadesini Almancada genellikle Ich hatte ein Auto. diye kurarız; sözcük sözcük bir “vardı” karşılığı aramak yerine bütün yapıyı öğrenmek daha kolaydır.
Daha önce Perfekt (geçmişi çoğunlukla iki fiil parçasıyla anlatan zaman) ile tanışmış olabilirsiniz: Ich habe gearbeitet. “Çalıştım.” Präteritum, Almancadaki diğer önemli geçmiş zaman biçimidir. Ancak “konuşmada her zaman Perfekt, yazıda her zaman Präteritum” diye kesin bir ayrım yapmak doğru olmaz. Özellikle sein ve haben bu basit ayrımın dışında kalır: Ich war … ve Ich hatte … gündelik konuşmanın doğal parçalarıdır.
Yapı nasıl kurulur?
Tam çekim tablosu
Fiil çekimi, fiilin cümledeki kişiye ve zamana göre biçim değiştirmesidir. Özne ise cümlenin kim veya ne hakkında olduğunu gösteren bölümdür. Bu konuda önce özneye uygun war veya hatte biçimini seçin; ardından nerede olduğunuzu, nasıl hissettiğinizi veya neye sahip olduğunuzu ekleyin.
| Özne | Türkçesi | sein → Präteritum | haben → Präteritum |
|---|---|---|---|
| ich | ben | war | hatte |
| du | sen | warst | hattest |
| er / sie / es | o | war | hatte |
| wir | biz | waren | hatten |
| ihr | siz, samimi çoğul hitap | wart | hattet |
| sie | onlar | waren | hatten |
| Sie | siz, kibar hitap | waren | hatten |
Tabloda özellikle üç noktayı fark edin:
- ich ile er/sie/es aynı biçimi alır: war, hatte.
- wir, sie ve kibar hitap olan Sie aynı biçimi alır: waren, hatten.
- ihr biçimleri wart ve hattet olur. Ihr waren ya da ihr hatten kullanmayın.
Sein düzensizdir; geçmiş biçimi şimdiki zaman biçimlerinden doğrudan çıkarılamaz. Haben için de şimdiki biçime sıradan bir geçmiş eki eklemeyin: Öğrenilecek biçim hatte’dir, habte değildir. Ezberlerken iki diziyi sesli söylemek işe yarar: war, warst, war, waren, wart, waren; hatte, hattest, hatte, hatten, hattet, hatten.
Sein: durum, kimlik ve konum
Sein ile “nasıldı?”, “kimdi?” ve “neredeydi?” sorularına cevap verirsiniz. Ardından sıfat (bir özelliği anlatan sözcük), isim (bir kişiyi veya şeyi adlandıran sözcük) ya da yer ifadesi gelebilir:
- Meine Mutter war müde. — Annem yorgundu.
- Damals war ich Student. — O zamanlar öğrenciydim.
- Wir waren zu Hause. — Evdeydik.
Türkçedeki “Yorgundum” tek başına yeterli olsa da Almancada normal bir tam cümlede özneyi de söylemek gerekir: Ich war müde. Çekim doğru diye ich sözcüğünü düşürmeyin.
Sein ile özellik anlatırken sıfatın sonuna, sırf kişi veya çoğul değiştiği için ek gelmez: Ich war müde. “Yorgundum.” ve Wir waren müde. “Yorgunduk.” Özne değişince burada değişen bölüm war → waren olur; müde aynı kalır.
Haben: sahiplik ve yaygın ifadeler
Haben Türkçeye bağlama göre “vardı”, “sahiptim” veya bambaşka bir doğal ifadeyle aktarılır. Ich hatte Hunger. cümlesinin sözcük sözcük yapısı “Açlığım vardı” olsa da doğal Türkçesi “Açtım.” olur. Aynı şekilde Ich hatte Angst. çoğunlukla “Korkuyordum” demektir.
| Almanca | Türkçe |
|---|---|
| Ich hatte ein Fahrrad. | Bir bisikletim vardı. |
| Ich hatte Zeit. | Vaktim vardı. |
| Ich hatte Hunger. | Açtım. |
| Ich hatte Durst. | Susamıştım. |
| Ich hatte Angst. | Korkuyordum. |
| Ich hatte Kopfschmerzen. | Başım ağrıyordu. |
Türkçede “açtım” ve “yorgundum” benzer görünür. Almancada ise alışılmış yapı farklıdır: Hunger haben, fakat müde sein. Bu nedenle yalnızca geçmiş biçimini değil, fiille birlikte kullanılan ifadeyi de öğrenin.
Haben ile sahip olunan şey, genellikle Akkusativ (fiilin doğrudan ilgili olduğu şeyi gösteren ad hâli) alır. Eril bir isimle bunu belirgin biçimde görürsünüz: Ich hatte einen Hund. “Bir köpeğim vardı.” Burada ein Hund değil, einen Hund kullanılır. Geçmiş zamana geçmek bu hâl kuralını değiştirmez; şimdiki zamanda da Ich habe einen Hund. “Bir köpeğim var” denir.
Düz cümle, soru ve yan cümle
Ana cümlede, yani başka bir cümleye bağlı olmadan kullanılabilen cümlede, çekimli fiil ikinci ögede bulunur. Öge, bir sözcük olabileceği gibi birlikte anlam taşıyan bir sözcük grubu da olabilir:
- Ich war gestern krank. — Dün hastaydım.
- Gestern war ich krank. — Dün hastaydım.
- Letzte Woche hatten wir Besuch. — Geçen hafta misafirimiz vardı.
Letzte Woche iki sözcüktür, ama tek bir zaman ögesi sayılır. Başta zaman ifadesi varsa özne fiilin arkasına geçer. Türkçedeki “Dün ben hastaydım” sırasını Almancaya aynen taşımayın.
Evet/hayır sorularında çekimli fiil başa gelir:
- Warst du gestern krank? — Dün hasta mıydın?
- Hattet ihr genug Zeit? — Yeterince vaktiniz var mıydı?
- Waren Sie schon einmal in Berlin? — Daha önce Berlin'de bulundunuz mu?
Bir soru sözcüğü varsa önce o, sonra fiil gelir: Warum hattest du keine Zeit? “Neden vaktin yoktu?”
Yan cümlede (başka bir cümleye bağlı bilgi veren bölümde), weil “çünkü” ve dass “-dığını/-diğini” gibi sözcüklerden sonra çekimli fiil sona gider:
- Ich bin zu Hause geblieben, weil ich krank war. — Hasta olduğum için evde kaldım.
- Sie hat gesagt, dass sie keine Zeit hatte. — Vaktinin olmadığını söyledi.
Burada özellikle weil ich krank war dizilişini bir bütün olarak çalışın. Ana cümledeki ich war krank sırası, weil ile başlayan bu tür bir yan cümlede korunmaz.
Olumsuzluk: nicht ve kein
Geçmişte olumsuz cümle kurarken ayrı bir olumsuz fiil biçimi öğrenmeniz gerekmez. War ve hatte aynı kalır; olumsuzluğu nicht veya kein ile belirtirsiniz.
- Ich war nicht müde. — Yorgun değildim.
- Wir waren nicht zu Hause. — Evde değildik.
- Er hatte keine Zeit. — Vakti yoktu.
- Sie hatte kein Auto. — Arabası yoktu.
Kein, belirsiz bir şeyin yokluğunu ifade eder; ein Auto → kein Auto gibi. Zeit ile de keine Zeit kullanılır. Nicht ise örneğin bir özelliği veya yer ifadesini olumsuz yapar. Başlangıç için bu sık kullanılan kalıpları öğrenin; nicht sözcüğünün yeri, hangi bilgiyi olumsuz yaptığınıza göre değişebilir.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde çekimin yanı sıra Türkçe karşılığın nasıl değiştiğine de dikkat edin. Her hatte için “sahiptim”, her war için “oldum” demek doğal sonuç vermez.
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Ich war gestern krank. | Dün hastaydım. | Geçmişteki sağlık durumu. |
| Er hatte keine Zeit. | Vakti yoktu. | Zamanın bulunmaması. |
| Wir waren im Urlaub. | Tatildeydik. | Geçmişteki durum. |
| Als Kind hatte ich einen Hund. | Çocukken bir köpeğim vardı. | Geçmişteki sahiplik. |
| Am Montag war das Büro geschlossen. | Pazartesi günü ofis kapalıydı. | Bir yerin durumu. |
| Warum warst du so nervös? | Neden bu kadar gergindin? | Soru sözcüğüyle soru. |
| Hattet ihr gestern Besuch? | Dün misafiriniz var mıydı? | Samimi çoğul hitap. |
| Es war kalt, und wir hatten Hunger. | Hava soğuktu ve açtık. | İki farklı fiille iki durum. |
| Meine Schwester hatte damals ein kleines Café. | Ablamın o zamanlar küçük bir kafesi vardı. | Bir işletmeye sahip olma. |
| Die Kinder waren nach der Reise müde. | Çocuklar yolculuktan sonra yorgundu. | Çoğul özneyle çekim. |
| Wir hatten jeden Sommer Besuch. | Her yaz misafirimiz olurdu. | Tekrarlanan geçmiş durum. |
| Ich konnte nicht kommen, weil ich Fieber hatte. | Ateşim olduğu için gelemedim. | Yan cümlede fiil sonda. |
| Waren Sie mit dem Zimmer zufrieden? | Odadan memnun muydunuz? | Kibar hitap. |
| Früher war hier ein Kino. | Eskiden burada bir sinema vardı. | Bir yerde bulunma; sahiplik değil. |
Son örnek önemli bir ayrımı gösterir: Türkçedeki “vardı” her zaman hatte değildir. “Bir sinemam vardı” sahipliği anlatır; “Burada bir sinema vardı” ise bir yerde bulunmayı. Önce anlatmak istediğiniz ilişkiyi belirleyin, sonra fiili seçin.
Sık yapılan hatalar
1. Türkçedeki kişi ekine güvenip özneyi atlamak
- Yanlış: War gestern krank.
- Doğru: Ich war gestern krank. — Dün hastaydım.
- Neden? Normal bir tam cümlede Almanca özne ister. Üstelik war hem “ben” hem “o” için kullanılabilir; tek başına kişiyi açıkça belirtmez. Kısa mesajlardaki eksiltili ifadeleri temel cümle kuralı olarak almayın.
2. Ihr çekimini diğer çoğul biçimlerle karıştırmak
- Yanlış: Ihr waren müde und hatten Hunger.
- Doğru: Ihr wart müde und hattet Hunger. — Yorgundunuz ve açtınız.
- Neden? Ihr için wart ve hattet gerekir. Waren ve hatten, wir, sie ve kibar Sie ile kullanılır.
3. Baştaki zaman ifadesinden sonra Türkçe sözcük sırasını korumak
- Yanlış: Gestern ich hatte keine Zeit.
- Doğru: Gestern hatte ich keine Zeit. — Dün vaktim yoktu.
- Neden? Gestern ilk ögedir; çekimli fiil ikinci ögede bulunur. Özne olan ich bundan sonra gelir.
4. Haben ile kurulan ifadelerde sein kullanmak
- Yanlış: Ich war Hunger.
- Doğru: Ich hatte Hunger. — Açtım.
- Neden? Almancada alışılmış ifade Hunger haben’dır. Türkçede “aç” bir özellik gibi anlatıldığı için sein seçmek cazip gelebilir; fakat Almanca ifadeyi kendi fiiliyle öğrenmek gerekir.
5. Präteritum biçimine gereksiz bir yardımcı fiil eklemek
- Yanlış: Ich habe hatte ein Auto.
- Doğru: Ich hatte ein Auto. — Arabam vardı.
- Neden? Hatte zaten kişiye ve geçmiş zamana göre çekilmiştir. Perfekt kurmak isterseniz farklı yapı gerekir: Ich habe ein Auto gehabt. “Arabam vardı.” İki yapının parçalarını birleştirmeyin.
6. Geçmiş anlatırken hatte yerine hätte yazmak
- Yanlış: Gestern hätte ich keine Zeit. — “Dün vaktim yoktu” anlamında.
- Doğru: Gestern hatte ich keine Zeit. — Dün vaktim yoktu.
- Neden? Hatte gerçek bir geçmiş durumu anlatır. Hätte ise varsayım, dilek veya kibar istek gibi farklı kullanımları olan bir biçimdir. Üstteki iki nokta yalnızca yazım ayrıntısı değildir; anlamı değiştirir.
Kullanım notları
Konuşmada Präteritum doğal mı?
Evet. Sein ve haben, günlük konuşmada Präteritum biçimleri çok sık kullanılan fiillerdir. Bir arkadaşınıza Ich war gestern sehr müde. “Dün çok yorgundum” dediğinizde cümleniz kitap dili gibi duyulmaz. Aynı şekilde Wir hatten keine Zeit. “Vaktimiz yoktu” son derece doğal bir gündelik ifadedir.
Perfekt biçimleri de doğrudur: Ich bin müde gewesen. “Yorgundum”; Wir haben keine Zeit gehabt. “Vaktimiz yoktu.” Tercih, bölgeye, konuşmacıya ve anlatım biçimine göre değişebilir. Güney Almanya'da, Avusturya'da ve İsviçre'de Perfekt kullanımının daha baskın olduğu konuşma çeşitleriyle karşılaşabilirsiniz. Bunu “orada kimse war demez” gibi kesin bir kurala dönüştürmeyin. Kendi standart Almanca cümleleriniz için war ve hatte güvenilir seçimlerdir.
Aynı anlatıda iki zaman bir arada kullanılabilir
Bir olay anlatırken diğer fiilleri Perfekt, sein ve haben fiillerini Präteritum ile kullanmak yaygındır:
Gestern habe ich lange gearbeitet. Danach war ich müde und hatte Hunger.
“Dün uzun süre çalıştım. Sonra yorgundum ve açtım.”
Buradaki zaman değişikliği kendiliğinden bir hata değildir. Konuşmacı çalışmayı Perfekt ile anlatmış, ardından durumunu yaygın kısa biçimlerle belirtmiştir. “Bir anlatıda başladığım zamanı hiç değiştirmemeliyim” düşüncesiyle her war yerine bin … gewesen koymaya gerek yoktur.
Präteritum, Türkçedeki -di ve -miş ayrımını karşılamaz
Präteritum ile Perfekt arasındaki farkı “biri görülen, diğeri duyulan geçmiş” diye öğrenmeyin. Almancada bu iki zaman, Türkçedeki -di / -miş ayrımına doğrudan karşılık gelmez. Sie war krank. cümlesi bağlama göre “Hastaydı” veya “Hastaymış” diye çevrilebilir; hastalığı bizzat görüp görmediğiniz, yalnızca war biçiminden anlaşılmaz.
Benzer biçimde Präteritum yalnızca tamamlanmış tek bir olayı anlatmaz. Früher hatte ich oft Kopfschmerzen. “Eskiden sık sık başım ağrırdı” cümlesinde tekrar vardır. Tek seferlik durum, süre ve tekrar bilgisi çoğu zaman gestern, zwei Tage lang “iki gün boyunca” veya oft “sık sık” gibi ifadelerden ve bağlamdan gelir.
İleri kullanım: sonraki konularla bağlantılar
War, wurde ve wäre arasındaki fark
Bu üç biçim birbirine benzese de aynı şeyi anlatmaz:
| Almanca | Türkçe | Temel fark |
|---|---|---|
| Ich war müde. | Yorgundum. | Geçmişteki durum. |
| Ich wurde müde. | Yorulmaya başladım. | Bir duruma geçiş; werden fiili. |
| Ich wäre gern zu Hause. | Keşke evde olsam. | İstek veya varsayım. |
Türkçedeki “oldum” hem değişimi hem başka tür ilişkileri anlatabildiği için bu ayrım özellikle yararlıdır. “Hastaydım” için war krank, “hastalandım” için wurde krank kullanılabilir. Wäre ise sein fiilinin Konjunktiv II biçimidir; bu ad, gerçek bir durumu doğrudan bildirmek yerine varsayım, dilek veya benzeri anlamlar kuran fiil biçimini belirtir. Bu aşamada en önemli şey, gerçek geçmiş için war ile varsayım için wäre biçimlerini ayırmaktır.
Hatte ile hätte arasında da benzer bir sınır vardır: Ich hatte Zeit. “Vaktim vardı”; Ich hätte gern mehr Zeit. “Daha çok vaktim olmasını isterdim.” İkinci cümle geçmişte gerçekten vakit bulunup bulunmadığını bildirmez.
War ve hatte yardımcı fiil olarak
Bu derste war ve hatte çoğunlukla cümlenin asıl anlamını taşıyan fiillerdir. İleride bunları yardımcı fiil (başka bir fiille birlikte zaman veya yapı kuran fiil) olarak da görürsünüz. Özellikle Plusquamperfekt, geçmişteki bir başka olaydan daha önce olanı anlatır:
- Als ich ankam, war der Zug schon abgefahren. — Vardığımda tren çoktan gitmişti.
- Ich hatte den Schlüssel vergessen, deshalb konnte ich nicht hinein. — Anahtarı unutmuştum; bu yüzden içeri giremedim.
Bu yapılarda abgefahren ve vergessen, Partizip II (bileşik geçmiş zamanlarda kullanılan fiil biçimi) olarak yer alır. Hatte den Schlüssel tek başına “anahtar bende bulunuyordu” derken, hatte den Schlüssel vergessen “anahtarı unutmuştum” demektir. Cümlenin tamamına bakmadan her hatte gördüğünüzde sahiplik, her war gördüğünüzde durum anlamı çıkarmayın.
Geçmişteki durum ile olayın kendisini ayırmak
Die Tür war geschlossen. “Kapı kapalıydı” cümlesi kapının durumunu anlatır. Buna karşılık Die Tür wurde geschlossen. “Kapı kapatıldı” cümlesi kapatma olayını anlatır; bu ikinci yapı edilgendir, yani işi kimin yaptığından çok işten etkilenen şeye odaklanır.
Aynı durum anlatımını Das Geschäft war geöffnet. “Dükkân açıktı” veya Das Problem war gelöst. “Sorun çözülmüş durumdaydı” gibi örneklerde de görebilirsiniz. Burada önemli soru “O anda durum nasıldı?”dır. Birinin yaptığı işi anlatmak istiyorsanız yalnızca war kullanmanın yeterli olduğunu varsaymayın.
Çalışma önerileri
Durum ve sahipliği ayrı ayrı çalışın. Dünle ilgili üç war cümlesi ve üç hatte cümlesi yazın. “Evdeydim, yorgundum, memnundum” ile “vaktim vardı, başım ağrıyordu, misafirim vardı” gibi kendi hayatınızdan ifadeler seçin. Sonra özneleri wir ve ihr yaparak çekimi değiştirin; özellikle wart ve hattet biçimlerini kontrol edin.
Aynı bilgiyi üç farklı yapıda söyleyin. Du warst gestern krank. “Dün hastaydın” cümlesinden Warst du gestern krank? “Dün hasta mıydın?” sorusunu kurun; ardından … weil du gestern krank warst “çünkü dün hastaydın” yan cümlesini söyleyin. Böylece yalnızca fiili ezberlemek yerine fiilin cümledeki yerini de çalışırsınız. Aynı alıştırmayı hatte ile tekrarlayın.
Kısa bir geçmiş anlatısı oluşturun. Dört veya beş cümlede bir gününüzü anlatın. Yaptığınız işleri bildiğiniz Perfekt biçimleriyle, durumları war ve hatte ile yazın. Örneğin “Çalıştım; ofiste yalnızdım; çok işim vardı; eve gittim.” Son kontrol sırasında Türkçedeki her “vardı” için sahiplik mi, bir yerde bulunma mı anlattığınıza bakın.
İlgili konular
- Önceki konu: Haben ile Perfekt — İki parçalı geçmiş zaman yapısını ve Präteritum ile farkını anlamaya yardımcı olur.
- Sonraki adım: Kip fiillerinin Präteritum biçimleri — Geçmişte yapabilme, zorunluluk ve istek anlatan fiilleri öğrenin.
- Çekimi genişletin: Düzenli fiillerin Präteritum biçimleri — Diğer fiillerle geçmiş anlatımını ve düzenli çekim örüntüsünü inceleyin.