Almancada modal fiillerin geçmiş zamanı: Präteritum
Präteritum: Modalverben
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almancada yeterlilik, zorunluluk, istek ve izin bildiren modal fiillerin geçmiş zaman biçimleri konnte, musste, wollte, durfte, sollte, mochte şeklindedir. Ana cümlede kişiyle çekimlenmiş modal fiil ikinci yerde, asıl eylemi anlatan fiilin mastarı (çekimsiz sözlük biçimi) sonda bulunur: Ich konnte nicht kommen. — Gelemedim. Bu biçimler yalnızca yazıda değil, günlük konuşmada da çok yaygındır; musste nicht “zorunda değildi”, durfte nicht ise “izin yoktu” demektir.
Genel bakış
“Dün çalıştım” ile “Dün çalışmak zorundaydım” aynı şeyi söylemez. İkinci cümle, çalışmanın yanında bir zorunluluk da anlatır. Almancadaki Modalverben (eyleme yeterlilik, zorunluluk, izin veya istek gibi bir anlam ekleyen fiiller) bu ayrımı kurar. Präteritum ise geçmişi anlatan bir fiil çekimidir. Bu derste altı modal fiilin bu geçmiş zaman çekimini ve hangi durumda hangisinin seçileceğini ele alıyoruz.
B1 düzeyinde bu yapıları öğrenmek, geçmiş olayları sadece sıralamak yerine koşullarıyla anlatmayı sağlar: Çocukken ne yapabiliyordunuz? Bir toplantıya neden katılamadınız? Eski işinizde hangi kurallara uymak zorundaydınız? Modal fiillerin Präteritum biçimleri, bu sorulara kısa ve doğal cevaplar verir. sein ve haben fiillerinin geçmiş zamanını biliyorsanız, war, hatte, musste gibi biçimlerin aynı anlatı içinde birlikte kullanılması size tanıdık gelecektir.
Türkçede bu anlamları çoğu zaman fiile ek getirerek veya “zorunda olmak”, “izin verilmek”, “istemek” gibi yapılarla anlatırız. Almancada ise kişi ve geçmiş zaman bilgisi ayrı bir fiilde toplanır; asıl eylem çoğunlukla çekimsiz kalır. Ayrıca Präteritum, Türkçedeki tek bir geçmiş zaman ekinin tam karşılığı değildir. Bağlama göre konnte “yapabildim”, “yapabiliyordum” veya “yapabilirdim” diye çevrilebilir. Önce Almanca cümlenin neyi bildirdiğine karar vermek, sonra doğal Türkçe karşılığı seçmek daha güvenilir bir yöntemdir.
Yapı nasıl kurulur?
Altı fiilin temel anlamı
Önce ich (ben) ile kullanılan biçimleri öğrenin. Bunlar er, sie, es (o) ile de aynıdır.
| Sözlük biçimi | Geçmiş zaman biçimi | Temel anlam |
|---|---|---|
| können | ich konnte | Yapabiliyordum; yeterliliğim veya imkânım vardı. |
| müssen | ich musste | Yapmak zorundaydım; yapmam gerekiyordu. |
| wollen | ich wollte | İstiyordum; yapmaya niyetim vardı. |
| dürfen | ich durfte | Yapmama izin vardı. |
| sollen | ich sollte | Yapmam bekleniyordu; bana öyle söylenmişti. |
| mögen | ich mochte | Seviyordum; hoşlanıyordum. |
können yalnızca beceri anlatmaz. Ich konnte schwimmen. “Yüzebiliyordum” diyerek bir beceriyi anlatabilir. Ich konnte gestern nicht kommen. ise “Dün gelemedim” anlamındadır; burada mesele yürümeyi veya yolculuk etmeyi bilmek değil, gelmeye imkân bulamamaktır.
müssen ile sollen arasındaki ayrım da önemlidir. Ich musste arbeiten. “Çalışmak zorundaydım” diyerek zorunluluğu öne çıkarır. Ich sollte den Chef anrufen. “Patronu aramam gerekiyordu / Benden patronu aramam istenmişti” diyerek bir talimatı veya beklentiyi öne çıkarır. Türkçede her ikisini de bazen “gerekiyordu” ile anlattığımız için Almanca fiili yalnızca Türkçe çeviriye bakarak seçmeyin.
mögen diğerlerinden biraz farklıdır: günlük kullanımda çoğu zaman başka bir fiilden çok bir kişi, yiyecek veya şey hakkındaki beğeniyi anlatır. Ich mochte die Suppe. — Çorbayı beğendim. Dolayısıyla mochte biçimini otomatik olarak “istedim” diye öğrenmek yanıltıcı olur.
Tam kişi çekimi
Çekim (fiilin kişiye ve zamana göre aldığı biçim) aşağıdaki tabloda görülebilir. Özne (cümlenin kim veya ne hakkında olduğunu gösteren öğe) hangi kişi ise o satırı seçin. Zamirler, kişinin yerine kullanılan ich, du gibi sözcüklerdir.
| Kişi | können | müssen | wollen | dürfen | sollen | mögen |
|---|---|---|---|---|---|---|
| ich | konnte | musste | wollte | durfte | sollte | mochte |
| du | konntest | musstest | wolltest | durftest | solltest | mochtest |
| er / sie / es | konnte | musste | wollte | durfte | sollte | mochte |
| wir | konnten | mussten | wollten | durften | sollten | mochten |
| ihr | konntet | musstet | wolltet | durftet | solltet | mochtet |
| sie / Sie | konnten | mussten | wollten | durften | sollten | mochten |
wir “biz”, ihr samimi hitapta birden fazla kişiye “siz”, küçük harfle sie “onlar”, büyük harfle Sie ise kibar hitapta “siz” demektir. Kibar Sie, tek kişiye hitap ederken de çoğul çekim alır: Sie konnten — Yapabiliyordunuz.
Öğrenmeyi kolaylaştıran düzen şudur: ich ile üçüncü tekil kişi aynı biçimdedir; du biçiminde -st, ihr biçiminde -t, wir ve çoğul sie / Sie biçimlerinde -n görülür. Örneğin musste → musstest → mussten. Tablodaki altı fiilin bu geçmiş zaman biçimlerinde ä, ö, ü gibi iki noktalı ünlüler bulunmaz. Özellikle konnte, musste, durfte, mochte yazımına dikkat edin; könnte gibi biçimler başka bir anlam taşır.
Ana cümlede sözcük sırası
Ana cümle (tek başına bir bildirim veya soru oluşturabilen cümle) için temel düzen şöyledir:
Özne + çekimli modal fiil + diğer öğeler + mastar
- Ich musste gestern arbeiten. — Dün çalışmak zorundaydım.
- Wir wollten am Wochenende umziehen. — Hafta sonu taşınmak istiyorduk.
Burada arbeiten ve umziehen mastardır. Modal fiil kişinin ve zamanın bilgisini taşıdığı için bunları ayrıca kişiyle çekimlemeyin. Bu temel yapıda mastarın önüne zu da gelmez.
Bildirme cümlesinde çekimli fiil ikinci öğe konumundadır; bu her zaman ikinci sözcük demek değildir. Başta zaman ifadesi varsa özne fiilden sonra gelir:
- Gestern musste ich arbeiten. — Dün çalışmak zorundaydım.
- Letzte Woche konnten wir nicht kommen. — Geçen hafta gelemedik.
Türkçede “Dün ben çalışmak zorundaydım” gibi bir sıra doğal olabilir. Almancada bunu sözcük sözcük aktarıp çekimli fiili sona bırakmak ana cümlede yanlış sıra oluşturur.
Soru ve yan cümle
Evet-hayır sorusunda çekimli fiil başa gelir. Soru sözcüğü varsa modal fiil onun ardından gelir:
- Konntest du schlafen? — Uyuyabildin mi?
- Warum musstet ihr so früh gehen? — Neden bu kadar erken gitmek zorundaydınız?
Yan cümle (başka bir cümleye bağlanarak neden, zaman veya benzeri bilgi veren bölüm) weil “çünkü”, dass “-diğini” veya als “-dığında” gibi bağlayıcılarla başladığında çekimli modal fiil sona gider. Asıl fiilin mastarı hemen önünde bulunur:
- Ich blieb zu Hause, weil ich arbeiten musste. — Çalışmak zorunda olduğum için evde kaldım.
- Sie sagte, dass sie nicht bleiben wollte. — Kalmak istemediğini söyledi.
- Als ich klein war, durfte ich nicht allein rausgehen. — Küçükken tek başıma dışarı çıkmama izin verilmiyordu.
Türkçede “çalışmak zorunda olduğum için” gibi bir yapı kullanmamız, Almanca yan cümledeki son konumu hatırlamaya yardımcı olabilir. Yine de iki dili bire bir aynı sözcük sırasına sahipmiş gibi düşünmeyin: Almancada bağlayıcıyla başlayan bu yapıda kişiyle çekimli fiilin sonda bulunması belirleyicidir.
Olumsuzluk ve eksik bırakılan eylem
nicht, temel örneklerde mastardan önce yer alır: Ich konnte nicht kommen. — Gelemedim. Ancak olumsuzlanan şey “bir araba” gibi belirsiz bir isimse kein kullanılır: Ich durfte kein Auto fahren. — Araba kullanmama izin verilmiyordu. İsim, bir varlığı veya kavramı adlandıran sözcüktür; burada Auto “araba”dır.
Her cümlede ikinci bir fiil görmek zorunda değilsiniz. Eylem konuşmadan belliyse söylenmeyebilir:
- Konntest du kommen? – Nein, ich konnte nicht. — Gelebildin mi? — Hayır, gelemedim.
- Ich wollte nach Hause. — Eve gitmek istiyordum.
- Ich mochte diesen Film. — Bu filmi beğendim.
İlk örnekte kommen cevapta tekrar edilmez. İkincisinde bir yere gitme anlamı yön bildiren ifadeden anlaşılır. Üçüncüsünde ise mögen zaten doğrudan beğeni bildirir; eksik bir mastar aramak gerekmez.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde yalnızca geçmiş zaman biçimine değil, onu seçtiren duruma da bakın. Türkçe karşılıklar bağlama göre verilmiştir; her Almanca biçimin tek bir Türkçe çevirisi yoktur.
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Ich konnte nicht kommen. | Gelemedim. | Yeterlilikten çok gelme imkânının olmaması. |
| Er musste arbeiten. | Çalışmak zorundaydı. | Zorunluluk. |
| Sie wollte nicht bleiben. | Kalmak istemedi. | İstek olumsuzlanıyor. |
| Als Kind konnte ich schon gut schwimmen. | Çocukken bile iyi yüzebiliyordum. | Geçmişteki beceri. |
| Wegen des Schnees konnten wir nicht weiterfahren. | Kar yüzünden yolumuza devam edemedik. | Dış koşulların getirdiği engel. |
| Musstest du gestern länger bleiben? | Dün daha uzun kalmak zorunda mıydın? | Evet-hayır sorusu. |
| Wir mussten den Termin verschieben. | Randevuyu ertelemek zorunda kaldık. | Planı değiştirmeyi gerektiren durum. |
| Ich wollte dich anrufen, aber mein Akku war leer. | Seni aramak istiyordum ama telefonumun şarjı bitmişti. | İstek vardı, gerçekleşmedi. |
| Ihr durftet die Bücher mit nach Hause nehmen. | Kitapları eve götürmenize izin vardı. | İkinci çoğul kişiyle izin. |
| Im Museum durften wir keine Fotos machen. | Müzede fotoğraf çekmemize izin verilmiyordu. | Yasak. |
| Der Arzt sagte, ich sollte mich ausruhen. | Doktor dinlenmem gerektiğini söyledi. | Başkasının önerisi veya talimatı. |
| Als Kind mochte ich keinen Spinat. | Çocukken ıspanağı sevmezdim. | Geçmişteki beğeni. |
| Ich ging zu Fuß, weil ich nicht auf den Bus warten wollte. | Otobüsü beklemek istemediğim için yürüyerek gittim. | Yan cümlede modal fiil sonda. |
| Sie mussten nicht persönlich kommen; eine E-Mail reichte. | Şahsen gelmeniz gerekmiyordu; bir e-posta yeterliydi. | Kibar hitap ve zorunluluğun olmaması. |
Özellikle konnte, wollte ve sollte içeren cümlelerde, eylemin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini ayrıca kontrol edin. “İstiyordum” demek “yaptım” demek değildir. Ich konnte gestern früher gehen. — Dün daha erken çıkma imkânım vardı / Dün daha erken çıkabildim. Bu cümle bir fırsat da anlatabilir; konuşmanın devamı, kişinin gerçekten çıkıp çıkmadığını netleştirir.
Sık yapılan hatalar
1. Geçmiş zaman biçimine iki noktalı ünlü eklemek
- Yanlış: Gestern könnte ich wegen des Streiks nicht kommen.
- Doğru: Gestern konnte ich wegen des Streiks nicht kommen. — Dün grev yüzünden gelemedim.
- Neden? Gerçek bir geçmiş engeli anlatırken konnte gerekir. könnte olasılık veya varsayım bildiren başka bir biçimdir; yalnızca farklı bir yazım değildir.
2. Asıl fiili de çekimlemek veya önüne gereksiz yere “zu” koymak
- Yanlış: Er musste arbeitet. / Er musste zu arbeiten.
- Doğru: Er musste arbeiten. — Çalışmak zorundaydı.
- Neden? Kişi ve geçmiş zaman bilgisi musste üzerindedir. Asıl fiil mastar olarak, bu yapıda zu olmadan kullanılır.
3. “Yapmak zorunda değildim” ile “Yapmam yasaktı” anlamlarını karıştırmak
- Yanlış anlam eşleştirmesi: “İçeri girmeme izin yoktu” için Ich musste nicht hineingehen.
- Doğru: Ich durfte nicht hineingehen. — İçeri girmeme izin yoktu.
- Neden? Ich musste nicht hineingehen. “İçeri girmek zorunda değildim” demektir. Girme seçeneği bulunabilir; cümle bir yasak koymaz. Türkçede “girmemeliydim” gibi ifadeler farklı anlamlara açık olabildiğinden önce yasak mı, gereksizlik mi anlatmak istediğinizi belirleyin.
4. Zaman ifadesinden sonra fiilin yerini unutmak
- Yanlış: Gestern ich musste arbeiten.
- Doğru: Gestern musste ich arbeiten. — Dün çalışmak zorundaydım.
- Neden? Başta gestern bulunduğunda ikinci öğe yine çekimli fiildir. Özne onun ardından gelir.
5. Yan cümlede ana cümlenin sırasını korumak
- Yanlış: Ich blieb zu Hause, weil ich musste arbeiten.
- Doğru: Ich blieb zu Hause, weil ich arbeiten musste. — Çalışmak zorunda olduğum için evde kaldım.
- Neden? Standart dilde weil ile kurulan bu yan cümlede çekimli modal fiil sona gider. Bu bölümdeki iki fiilin sırası arbeiten musste olur.
6. “mochte” ile “möchte” biçimlerini aynı saymak
- Yanlış anlam eşleştirmesi: “Çocukken sütü severdim” için Als Kind möchte ich Milch.
- Doğru: Als Kind mochte ich Milch. — Çocukken sütü severdim.
- Neden? mochte geçmişteki beğeniyi anlatır. möchte ise günümüzde kibar bir istek bildirmek için çok yaygındır: Ich möchte Milch. — Süt istiyorum. Geçmişteki bir isteği anlatmak için genellikle wollte seçilir: Ich wollte Milch. — Süt istiyordum.
Kullanıma ilişkin notlar
Günlük konuşmada da doğal bir geçmiş zaman
Almancada geçmiş olaylar konuşmada sıklıkla Perfekt (yardımcı fiille kurulan geçmiş zaman) ile anlatılır. Ancak bundan “Konuşurken Präteritum kullanılmaz” sonucu çıkmaz. sein, haben ve modal fiillerin kısa geçmiş biçimleri günlük konuşmada çok yaygındır:
Ich habe lange gewartet, aber dann musste ich gehen. — Uzun süre bekledim ama sonra gitmek zorunda kaldım.
Aynı anlatıda habe gewartet ile musste kullanmak doğal ve doğrudur. Her fiili zorla aynı geçmiş zaman yapısına dönüştürmeniz gerekmez. Bölgeye, konuşmacıya ve üsluba göre Perfekt kullanımı artabilir; yine de modal fiillerin Präteritum biçimleri standart günlük dilin güvenilir bir parçasıdır.
Türkçedeki geçmiş zaman ekleriyle bire bir eşleşmez
Früher durfte ich länger aufbleiben. — Eskiden daha geç saate kadar uyanık kalmama izin vardı. Burada tekrarlanan bir geçmiş durum söz konusudur. Gestern durfte ich länger aufbleiben. — Dün daha geç saate kadar uyanık kalmama izin verildi. Aynı durfte biçimi bu kez tek bir durumla ilgilidir.
Türkçede “-di”, “-yordu”, “-ardı” gibi farklı karşılıklar seçebiliriz. Almancada olayın süresi veya tekrarlanması çoğu zaman früher “eskiden”, immer “her zaman”, jeden Tag “her gün” gibi ifadelerden ve bağlamdan anlaşılır. Türkçe çevirideki eke bakıp Almanca biçimin değişmesi gerektiğini düşünmeyin.
İzin, beceri ve talimatı ayrı tutun
Ich konnte früher Auto fahren. — Eskiden araba kullanabiliyordum. Bu, beceri veya imkân anlatır. Ich durfte früher Auto fahren. — Eskiden araba kullanmama izin vardı. Burada belirleyici olan izindir. Bir şeyi yapabilecek durumda olmak, onu yapmaya izinli olmakla aynı değildir.
Benzer şekilde sollte, eylemin yapıldığını garanti etmez. Ich sollte die Unterlagen mitbringen, habe sie aber vergessen. — Belgeleri getirmem gerekiyordu ama onları unuttum. Talimat vardı, fakat yerine getirilmedi. wollte da sonuçtan çok niyeti anlatır. Bu ayrım, geçmiş planlarınızla gerçekten yaptıklarınızı birbirinden ayırmanıza yardımcı olur.
Daha ileri kullanım: temel kuralın ötesi
Bu bölümdeki ayrıntıları ilk çalışmada üretmek zorunda değilsiniz. Ancak okurken karşılaştığınız biçimleri doğru yorumlamak ve geçmiş zamanla varsayımı karıştırmamak için bunları tanımak yararlıdır.
Gerçek geçmiş ile varsayım arasındaki fark
Konjunktiv II (gerçek bir olayı doğrudan bildirmek yerine varsayım, olasılık veya nezaket ifade eden fiil biçimi) bazı modal fiillerde Präteritum'a çok benzer. konnte / könnte, musste / müsste, durfte / dürfte, mochte / möchte çiftlerinde iki nokta anlamı değiştirir.
| Almanca | Türkçe | Ayrım |
|---|---|---|
| Damals konnte ich dir helfen. | O zaman sana yardım edebiliyordum. | Gerçek geçmişteki imkân. |
| Ich könnte dir morgen helfen. | Yarın sana yardım edebilirim. | Olasılık veya teklif. |
| Gestern musste ich früh aufstehen. | Dün erken kalkmak zorundaydım. | Geçmişteki zorunluluk. |
| Ohne Auto müsste ich den Bus nehmen. | Arabam olmasa otobüse binmem gerekirdi. | Varsayıma bağlı zorunluluk. |
Geçmişte gerçekleşmemiş bir imkânı açıkça anlatmak için daha karmaşık bir yapı kullanılır: Ich hätte dir helfen können. — Sana yardım edebilirdim. Bu ifade, gerçekleşmemiş bir yardım imkânını anlatır. Ich konnte dir helfen. ise gerçek geçmişteki imkânı bildirir ve bağlama göre “Sana yardım edebildim” diye de anlaşılır. Türkçedeki “-ebilirdim” karşılığı tek başına hangi Almanca yapının gerektiğini belirlemez.
“sollte” ve “wollte”: biçim aynı, işlev farklı olabilir
sollen ve wollen fiillerinde Präteritum ile Konjunktiv II biçimleri aynı görünebilir. Bu yüzden bir cümledeki sollte biçimini yalnızca görünüşüne bakarak geçmiş zaman saymayın:
- Gestern sollte ich den Bericht abgeben. — Dün raporu teslim etmem gerekiyordu.
- Du solltest mehr schlafen. — Daha çok uyumalısın.
İlk cümle geçmişteki beklentiyi anlatır; ikinci cümle genellikle şimdiye yönelik tavsiyedir. Zaman ifadeleri, konuşmanın konusu ve çevredeki cümleler işlevi netleştirir.
Ich wollte Sie etwas fragen. — Size bir şey sormak istiyordum. Bu cümle de konuşma anında bir soruya kibarca giriş yapmak için kullanılabilir. İsteğin artık geçerli olmadığı anlamı zorunlu değildir. Türkçedeki “Bir şey soracaktım” gibi yumuşatıcı söyleyişleri düşünmek bu kullanımın tonunu anlamayı kolaylaştırır.
Modal fiillerin Perfekt biçimleri
Präteritum çok kullanılsa da Perfekt biçimleri de vardır. Modal fiil başka bir fiilin mastarıyla birlikteyse standart Perfekt yapısında iki mastar yan yana gelir. Ersatzinfinitiv denen bu özellik, modal fiilin geçmiş zaman ortaç biçimi yerine mastarının kullanılmasıdır. Ortaç, fiilden türeyen ve birleşik zamanlarda kullanılan gemocht gibi bir biçimdir.
- Ich habe arbeiten müssen. — Çalışmak zorunda kaldım.
- Wir haben nicht kommen können. — Gelemedik.
Burada arbeiten müssen ve kommen können iki mastardır. Bu örneklerde gearbeitet gemusst veya kommen gekonnt biçimlerini kullanmayın. Präteritum karşılıkları Ich musste arbeiten ve Wir konnten nicht kommen daha kısa ve günlük kullanımda çok doğaldır.
Modal fiil başka bir mastar olmadan kullanıldığında olağan ortaç biçimi görülebilir: Ich habe den Film gemocht. — Filmi beğendim. Bu nedenle “Modal fiillerin hiçbir zaman ortaç biçimi yoktur” demek de doğru değildir.
İki mastarlı Perfekt yapısı yan cümlede özel bir sıra oluşturur: …, weil ich habe arbeiten müssen. — …, çünkü çalışmak zorunda kaldım. Çekimli habe, mastar grubunun önünde yer alır. Bu ileri düzey yapı, temel Präteritum kuralını değiştirmez: …, weil ich arbeiten musste. — …, çünkü çalışmak zorundaydım.
Anlatıda sonradan ortaya çıkan gelişme
Bazı anlatılarda sollte, bir talimatı değil, geçmişteki bir noktadan bakıldığında daha sonra gerçekleşecek bir gelişmeyi anlatır:
Dieser Tag sollte alles verändern. — O gün her şeyi değiştirecekti.
Burada “O güne her şeyi değiştirmesi söylendi” gibi bir anlam yoktur. Bu, özellikle yazılı anlatıda görülen bir kullanımdır. Önce temel “beklenti veya talimat” anlamını öğrenmek yeterlidir; böyle bir cümleyle karşılaşırsanız anlatının devamına bakın.
Çalışma önerileri
- Aynı eylemi farklı modal fiillerle anlatın. “Dün ofise gitmek” durumunu ele alın: Ich konnte gestern ins Büro gehen. — Dün ofise gidebildim. Ich musste gestern ins Büro gehen. — Dün ofise gitmek zorundaydım. Ich durfte gestern ins Büro gehen. — Dün ofise gitmeme izin vardı. Her cümle için farklı bir gerekçe yazın. Böylece biçimleri değil, anlam ayrımlarını çalışmış olursunuz.
- Kısa bir geçmiş anlatısı yazıp sözcük sırasını değiştirin. Önce Ich musste früh aufstehen. — Erken kalkmak zorundaydım. Ardından Gestern musste ich früh aufstehen. — Dün erken kalkmak zorundaydım. Son olarak Ich war müde, weil ich früh aufstehen musste. — Erken kalkmak zorunda olduğum için yorgundum. Çekimli fiilin yerini ve mastarın yerini ayrı ayrı işaretleyin; sonra aynı çalışmayı wir ve ihr ile yapın.
- Olumsuzluğu anlamıyla birlikte ezberleyin. Ich musste nicht arbeiten. — Çalışmak zorunda değildim. Ich durfte nicht arbeiten. — Çalışmama izin verilmiyordu. Ich konnte nicht arbeiten. — Çalışamadım. Ich wollte nicht arbeiten. — Çalışmak istemiyordum. Her biri için gerçekçi bir durum düşünün. Sesli tekrar ederken yalnızca Almanca fiili değil, cümlenin hangi engeli, yasağı veya isteksizliği anlattığını da söyleyin.
İlgili kavramlar
- Ön bilgi: Almancada sein ve haben fiillerinin geçmiş zamanı — war ve hatte çekimleri, geçmiş durumları anlatırken bu modal fiillerle birlikte sık kullanılır.