A1

Almancada dürfen ve sollen: İzin, Yasak ve Beklenti

Modalverben: dürfen, sollen

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Dürfen, bir şeyi yapmaya izin olduğunu; nicht dürfen, o şeyin yasak olduğunu anlatır. Sollen, genellikle başka birinin isteğini, talimatını veya sizden beklenen bir davranışı bildirir: Darf ich hier rauchen? “Burada sigara içebilir miyim?”, Du sollst mehr schlafen. “Daha çok uyuman gerekiyor.” Düz cümlede bu fiilleri kişiye göre çekin, asıl işi anlatan fiili ise çekimsiz olarak sona koyun: Ich soll morgen anrufen. “Yarın aramam isteniyor.”

Genel bakış

Almancada modal fiiller (başka bir fiille birlikte kullanılıp izin, zorunluluk veya imkân gibi anlamlar ekleyen fiiller), yalnızca bir eylemin ne olduğunu değil, hangi koşullarda yapılabileceğini de anlatır. Bir kafede otururken priz kullanmak için izin istemeniz, iş yerinde size verilen görevi aktarmanız veya bir yasak levhasını anlamanız gerekebilir. Dürfen ve sollen, A1 düzeyinde bu günlük ihtiyaçları karşılamak için öğrenilir.

Türkçede “Yüzebilirim” hem yüzmeyi bildiğiniz hem de yüzmenize izin verildiği anlamına gelebilir. Almancada bu ayrım daha belirgindir: können beceri veya imkânı, dürfen izni öne çıkarır. Benzer biçimde “Gitmem gerekiyor” cümlesi hem zorunluluk hem de başkasının beklentisi için kullanılabilir. Almancada müssen zorunluluğa, sollen ise çoğunlukla size yöneltilen talimata odaklanır.

Bu yüzden her fiile tek bir Türkçe karşılık ezberlemek yerine durumu düşünün: “İzin var mı?”, “Yasak mı?”, “Benden bunu kim istiyor?” İlk hedefiniz şimdiki zaman çekimlerini ve cümle düzenini öğrenmek olsun. Geçmiş zaman, daha yumuşak tavsiye ve duyuma dayalı haber anlatımı gibi kullanımlar ilerideki bölümde ayrıca açıklanıyor.

Nasıl kullanılır?

1. Dürfen: izin istemek ve izin bildirmek

Dürfen, bir kuralın veya yetkili kişinin bir davranışa izin verdiğini gösterir. İzin veren kişinin cümlede açıkça söylenmesi gerekmez.

  • Darf ich das Fenster öffnen? — Pencereyi açabilir miyim?
  • Du darfst mein Fahrrad benutzen. — Bisikletimi kullanabilirsin; izin veriyorum.
  • Wir dürfen hier sitzen. — Burada oturmamıza izin var.

İlk cümlede pencereyi açabilecek fiziksel güce sahip olup olmadığınız sorulmuyor. Karşınızdaki kişinin onayı isteniyor. Türkçede aynı “-ebilir” eki iki anlama da gelebileceği için Almanca fiili seçerken bu ayrımı özellikle gözetin.

Olumsuz biçim nicht dürfen, “izin verilmemek” demektir:

  • Hier darf man nicht parken. — Buraya park etmek yasak.
  • Du darfst diese Datei nicht löschen. — Bu dosyayı silmene izin yok.

Man, belirli bir kişiyi değil, insanları genel olarak anlatan bir zamirdir (bir kişinin veya şeyin adı yerine kullanılan sözcük). Türkçede bu tür cümleleri çoğunlukla “Park etmek yasak” gibi kişiyi belirtmeden söyleriz. Almancada man, er/sie/es ile aynı fiil biçimini alır: man darf, man soll.

2. Sollen: talimat, görev ve beklenti

Sollen, yapılması beklenen işin çoğunlukla bir başkasından geldiğini gösterir. Bu kişi doktor, yönetici, öğretmen veya bir aile üyesi olabilir.

  • Ich soll die Rechnung heute bezahlen. — Faturayı bugün ödemem isteniyor.
  • Der Arzt sagt, ich soll mehr schlafen. — Doktor daha çok uyumam gerektiğini söylüyor.
  • Wir sollen um acht Uhr da sein. — Saat sekizde orada olmamız gerekiyor; bizden bu bekleniyor.

Du sollst mehr schlafen. cümlesi bağlama göre bir öğüdü de aktarabilir. Ancak doğrudan karşınızdakine söylendiğinde “Daha çok uyumalısın” ifadesinden daha buyurgan duyulabilir. Kendi tavsiyenizi yumuşak biçimde vermek için çoğunlukla Du solltest mehr schlafen daha uygundur. Bu farkı aşağıda ayrıntılı olarak göreceksiniz.

Sollen ile soru sormak, ne yapmanızın istendiğini öğrenmenin veya bir işi yapmayı önermenin doğal bir yoludur:

  • Soll ich die Tür schließen? — Kapıyı kapatayım mı?
  • Was soll ich mitbringen? — Ne getirmem gerekiyor?
  • Sollen wir zusammen gehen? — Birlikte gidelim mi?

Burada Türkçenin “-ayım mı?” ve “-elim mi?” biçimleri çok işe yarar. Soll ich …? her zaman ağır bir zorunluluk sorusu değildir; “Bunu yapmamı ister misiniz?” anlamını da taşıyabilir.

3. Kişiye göre çekim

Çekim, fiilin işi yapan kişiye göre biçim değiştirmesidir. Aşağıdaki tablo Präsens çekimini, yani şimdiki durumu, alışkanlığı ve bağlama göre gelecekteki bir işi anlatabilen temel zaman biçimini gösterir.

Kişi dürfen sollen
ich — ben darf soll
du — sen darfst sollst
er/sie/es — o darf soll
wir — biz dürfen sollen
ihr — siz, samimi çoğul dürft sollt
sie — onlar dürfen sollen
Sie — siz, kibar hitap dürfen sollen

Ich ve er/sie/es biçimleri aynıdır: ich darf, sie darf; ich soll, er soll. Bu kişilere alışılmış -e veya -t eklerini getirmeyin. Ayrıca dürfen, tekil biçimlerde darf- olur; ihr dürft biçiminde ise ü korunur.

Kibar hitapta tek bir kişiye seslenseniz de Sie dürfen ve Sie sollen kullanılır. Cümle içinde büyük harfle yazılan Sie, “siz” anlamıyla küçük harfli sie biçiminden ayrılır.

4. Düz cümlede iki fiilin yeri

Özne (cümlede işi yapan veya hakkında bilgi verilen kişi ya da şey), modal fiilin çekimini belirler. Asıl işi anlatan ikinci fiil mastar biçiminde, yani sözlükteki çekimsiz biçimiyle kullanılır: gehen “gitmek”, warten “beklemek”, anrufen “aramak”.

Temel düzen şöyledir:

Özne + çekimli modal fiil + diğer bilgiler + mastar.

  • Ich darf heute früher gehen. — Bugün daha erken çıkmama izin var.
  • Du sollst hier warten. — Burada beklemen gerekiyor.

Almancada düz bir ana cümlede (tek başına kullanılabilen cümlede) çekimli fiil ikinci konumdadır. Bu, ikinci sözcük olması gerektiği anlamına gelmez. Başta birkaç sözcükten oluşan bir zaman ifadesi de bulunabilir:

  • Heute darf ich früher gehen. — Bugün daha erken çıkmama izin var.
  • Nach dem Termin soll ich anrufen. — Randevudan sonra aramam gerekiyor.

Türkçede fiili genellikle sona koyarız. Almancada ise çekimli darf/soll erkenden gelir, mastar sona gider. “İzin” veya “talimat” bilgisini taşıyan fiil ile eylemi anlatan fiili cümlenin iki ucuna yerleştirmeyi alışkanlık hâline getirin.

Modal fiilden sonraki mastarın önüne zu gelmez. Örneğin Ich soll anrufen doğrudur; Ich soll zu anrufen değildir. Anrufen gibi ayrılabilen fiiller (normal çekimde baştaki parçası ayrılabilen fiiller), burada mastar oldukları için bütün kalır.

5. Sorular ve yan cümleler

Evet veya hayırla yanıtlanan sorularda çekimli modal fiil başa gelir:

  • Darf ich hier sitzen? — Burada oturabilir miyim?
  • Soll ich morgen wiederkommen? — Yarın tekrar geleyim mi?

Soru sözcüğü varsa modal fiil onun arkasından gelir:

  • Wann sollen wir kommen? — Ne zaman gelmemiz gerekiyor?
  • Wie lange darf ich bleiben? — Ne kadar süre kalabilirim?

Yan cümle (başka bir cümleye bağlı açıklama bölümü), weil “çünkü” veya dass gibi bir bağlaçla başladığında çekimli fiil sona gider. Modal fiil, mastardan sonra gelir:

  • Ich bleibe zu Hause, weil ich nicht ausgehen darf. — Dışarı çıkmama izin olmadığı için evde kalıyorum.
  • Sie sagt, dass wir hier warten sollen. — Burada beklememiz gerektiğini söylüyor.

A1 düzeyinde önce ana cümle düzenini oturtun. Yan cümleleri öğrenirken warten sollen, ausgehen darf gibi sona gelen ikilileri ayrıca çalışabilirsiniz.

6. Olumsuzlukta anlam değişir

Türkçedeki “Yapmamalısın” bazen yasak, bazen öğüt olabilir. Almancada aşağıdaki ayrım önemlidir:

Almanca Türkçe Anlam
Du darfst hier nicht warten. Burada beklemene izin yok. Yasak veya izin yokluğu.
Du sollst hier nicht warten. Burada beklememen isteniyor. Bir talimat ya da beklenti.
Du musst hier nicht warten. Burada beklemek zorunda değilsin. Zorunluluk yok; beklemek yasak değil.
Du solltest hier nicht warten. Burada beklemesen iyi olur. Daha yumuşak bir tavsiye.

Nicht müssen, nicht dürfen ile aynı anlama gelmez. Bir görevi yapmak zorunda olmamak, onu yapmanın yasak olması değildir. Nicht sollen ise verilen talimatın olumsuz olduğunu gösterir; bağlama göre güçlü bir uyarı olabilir, fakat her zaman resmî bir yasak bildirmez.

Günlük durumlarda örnekler

Aşağıdaki cümlelerde Türkçe karşılık, sözcük sırasını değil, durumun anlamını yansıtıyor. Özellikle sollen için “-malı”, “gerekiyor”, “isteniyor” ve “-ayım mı?” karşılıklarının neden değiştiğine dikkat edin.

Almanca Türkçe Açıklama
Darf ich hier rauchen? Burada sigara içebilir miyim? İzin isteniyor; sigara içebilme becerisi sorulmuyor.
Hier darf man nicht parken. Buraya park etmek yasak. Herkes için geçerli bir kural.
Sie dürfen die Unterlagen mitnehmen. Belgeleri yanınızda götürebilirsiniz. Kibar hitapla izin veriliyor.
Darfst du heute früher gehen? Bugün erken çıkmana izin var mı? Samimi hitapla izin durumu soruluyor.
Wir dürfen im Museum keine Fotos machen. Müzede fotoğraf çekmemize izin yok. Olumsuzluk, burada hiçbir fotoğraf çekilemeyeceğini belirtiyor.
Du sollst mehr schlafen. Daha çok uyuman gerekiyor. Aktarılan bir öğüt veya doğrudan beklenti.
Ich soll diese Tablette nach dem Essen nehmen. Bu tableti yemekten sonra almam gerekiyor. Tıbbi talimat aktarılıyor.
Soll ich dir einen Kaffee mitbringen? Sana bir kahve getireyim mi? Yardım veya ikram teklifi.
Was sollen wir zum Termin mitbringen? Randevuya ne getirmemiz gerekiyor? Hazırlık talimatı soruluyor.
Ihr sollt die Handys ausschalten. Telefonlarınızı kapatmanız isteniyor. Bir gruba verilen talimat.
Der Chef sagt, ich soll morgen von zu Hause arbeiten. Müdür yarın evden çalışmamı söylüyor. Talimatın kimden geldiği açık.
Du solltest eine Pause machen. Biraz ara versen iyi olur. Kişisel tavsiye daha yumuşak veriliyor.

Keine Fotos ifadesindeki kein, bir isim grubunu olumsuzlaştırır; isim, kişi, nesne veya kavram adı olan sözcüktür. Nicht ise yukarıdaki örneklerde eylemin yapılmasına izin olmadığını belirtir. Her iki yapıda da modal fiil ve mastarın yerleri aynı kurala uyar.

Sık yapılan hatalar

1. Tekil çekime fazladan ek getirmek

  • Yanlış: Ich darfe hier bleiben.
  • Doğru: Ich darf hier bleiben. — Burada kalmama izin var.
  • Neden? Modal fiillerin tekil çekimleri alışılmış fiil çekimlerinden farklıdır. Ich darf ve er darf biçimlerini birlikte öğrenin; ich soll ve er soll için de aynı durum geçerlidir.

2. İkinci fiili de çekmek

  • Yanlış: Du sollst heute kommst.
  • Doğru: Du sollst heute kommen. — Bugün gelmen isteniyor.
  • Neden? Kişiyi gösteren çekim sollst üzerindedir. İkinci fiil kommen mastarı olarak kalır ve sona yerleşir.

3. Mastarın önüne zu eklemek

  • Yanlış: Ich darf hier zu warten.
  • Doğru: Ich darf hier warten. — Burada beklememe izin var.
  • Neden? Dürfen ve sollen ile kullanılan mastarın önüne zu getirilmez. Almancada bazı başka fiillerle görülen bu yapıyı modal fiillere taşımayın.

4. Yasak yerine zorunluluk yokluğu bildirmek

  • Yanlış seçim: Du musst hier nicht rauchen. — Amaç “Burada sigara içmek yasak” demekse.
  • Doğru: Du darfst hier nicht rauchen. — Burada sigara içemezsin; yasak.
  • Neden? İlk cümle dil bilgisi bakımından mümkündür, ama “Burada sigara içmek zorunda değilsin” anlamındadır. Hata biçimde değil, verilen mesajdadır.

5. Kendi tavsiyesini gereğinden sert söylemek

  • Uygun olmayan seçim: Du sollst zum Arzt gehen. — Amaç yalnızca nazikçe tavsiye vermekse.
  • Daha uygun: Du solltest zum Arzt gehen. — Doktora gitsen iyi olur.
  • Neden? Sollst, bir talimat veya güçlü beklenti gibi duyulabilir. Solltest, tavsiyeyi yumuşatır. Ancak doktorun verdiği talimatı aktarıyorsanız soll doğru seçim olabilir.

6. İzin ile beceriyi karıştırmak

  • Yanlış seçim: Ich darf schwimmen. — Amaç “Yüzme biliyorum” demekse.
  • Doğru: Ich kann schwimmen. — Yüzme biliyorum.
  • Neden? Ich darf schwimmen, yüzmenize izin verildiğini anlatır. Örneğin havuzun kullanımına ilişkin bir kuralı açıklarken doğrudur; becerinizi anlatmaz.

Kullanım notları

İzin isterken ton ve hitap

Darf ich …?, bir yabancıya da bir arkadaşınıza da yöneltilebilen doğal bir izin sorusudur. Daha yumuşak bir biçim Dürfte ich …? olur:

  • Dürfte ich kurz Ihr Telefon benutzen? — Telefonunuzu bir an kullanabilir miyim acaba?

Türkçede “Acaba…” veya “Mümkünse…” ekleyerek sağladığımız yumuşatma, Almancada fiilin biçimiyle de yapılabilir. Bu biçim geçmiş zaman anlatmaz; mevcut bir durumda nazikçe izin istemektir.

Könnte ich …? de günlük konuşmada izin veya rica için kullanılabilir. Dolayısıyla können ve dürfen arasındaki farkı “Biri asla izin için kullanılamaz” diye düşünmeyin. Başlangıç için Darf ich …?, izin anlamını en açık biçimde verir.

Sollen ve müssen: kaynağı vurgulamak

  • Ich muss morgen arbeiten. — Yarın çalışmak zorundayım.
  • Ich soll morgen arbeiten. — Yarın çalışmam isteniyor.

İlk cümlede konuşan kişi çalışmayı bir zorunluluk olarak sunar. İkincisinde bir planı veya kendisine verilen görevi aktarır. Aynı durum iki fiille de anlatılabilir; fark, hangi yönünü öne çıkardığınızdır. Sollen kullanılması, görevin isteğe bağlı veya önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Eylem zaten belliyse

Konuşmada hangi işten söz edildiği anlaşılırsa mastar söylenmeyebilir:

  • Darf ich? — Yapabilir miyim? / İzin var mı?
  • Ich darf nicht. — Bana izin yok.

Bu kısa biçimleri yalnızca bağlam açıksa kullanın. Bir kapının önünde Darf ich rein? “İçeri girebilir miyim?” de denir; içeri girme eylemi anlaşılır. Başlangıç alıştırmalarında ise tam cümle kurmak fiil sırasını öğrenmenizi kolaylaştırır.

Temelin ötesinde: ileride karşılaşacağınız kullanımlar

Bu bölümdeki biçimleri A1 düzeyinde hemen üretmeniz gerekmez. Ancak sollte gördüğünüzde her zaman geçmiş zaman, dürfte gördüğünüzde her zaman izin düşünmemek için bu ayrımları bilmek yararlıdır.

1. Sollte: tavsiye mi, geçmişteki görev mi?

Konjunktiv II, Almancada varsayım, gerçek dışı durum veya daha yumuşak ifade kurmaya yarayan bir fiil biçimidir. Sollen için bu biçim sollte, dürfen için dürfte olur.

Kişi sollen: yumuşak tavsiye dürfen: nazik izin sorusu
ich sollte dürfte
du solltest dürftest
er/sie/es sollte dürfte
wir sollten dürften
ihr solltet dürftet
sie/Sie sollten dürften
  • Du solltest weniger Kaffee trinken. — Daha az kahve içsen iyi olur.
  • Dürften wir hier warten? — Burada bekleyebilir miyiz acaba?

Sollte, aynı zamanda Präteritum, yani tek bir çekimli fiille kurulan geçmiş zaman biçimidir. Hangisi olduğu bağlamdan anlaşılır:

  • Ich sollte gestern anrufen. — Dün aramam gerekiyordu; benden bu istenmişti.
  • Ich sollte öfter anrufen. — Daha sık arasam iyi olur.

İlk cümle geçmişteki bir görevi bildirir, ama aramanın gerçekten yapılıp yapılmadığını tek başına söylemez. İkinci cümle ise mevcut bir tavsiyeyi veya kişinin kendi değerlendirmesini anlatabilir.

2. Geçmişte izin ve talimat

Dürfen fiilinin Präteritum biçimi durfte olur. Burada ü yoktur. Durfte “izin vardı”, dürfte ise bağlama göre nazik izin veya olasılık bildirir.

Kişi Geçmişte izin: dürfen Geçmişte talimat: sollen
ich durfte sollte
du durftest solltest
er/sie/es durfte sollte
wir durften sollten
ihr durftet solltet
sie/Sie durften sollten
  • Als Kind durfte ich nicht lange fernsehen. — Çocukken uzun süre televizyon izlememe izin verilmezdi.
  • Wir sollten um neun Uhr dort sein. — Saat dokuzda orada olmamız gerekiyordu.

Modal fiillerin bu geçmiş zaman biçimleri günlük konuşmada da yaygındır. Geçmişi anlatmak için her zaman iki fiilli bir yapı kurmak gerekmez.

Perfekt (bir yardımcı fiille başka bir fiil biçiminin birlikte kurduğu geçmiş zaman) kullanılırken, modal fiile bağlı bir mastar varsa modal fiil de mastar biçiminde kalır:

  • Ich habe früher gehen dürfen. — Daha erken çıkmama izin verildi.
  • Ich habe die Unterlagen mitbringen sollen. — Belgeleri getirmem istenmişti.

Bu yapıda dürfen/sollen, normalde beklenebilecek gedurft/gesollt biçimlerinin yerini alır. Buna Ersatzinfinitiv, yani başka bir fiil biçiminin yerine kullanılan mastar denir. Modal fiil tek başına kullanıldığında gedurft ve gesollt biçimleri mümkündür: Das habe ich nicht gedurft. — Bunu yapmama izin yoktu. Başlangıçta daha kolay ve yaygın olan durfte/sollte biçimlerine ağırlık verebilirsiniz.

Bu iki mastarlı Perfekt yapısı yan cümlede de özel bir sıra oluşturur:

  • Sie sagt, dass ich früher habe gehen dürfen. — Daha erken çıkmama izin verildiğini söylüyor.

Burada yardımcı fiil habe, gehen dürfen ikilisinden önce gelir. Bu, yukarıdaki basit dass wir warten sollen düzeninden daha ileri bir konudur; temel cümle sırasını öğrenirken ikisini aynı kalıp gibi ezberlemeyin.

3. Sollen: duyulan bir iddiayı aktarmak

Sollen, daha ileri düzeyde başkalarından duyulan ve konuşanın kesin olarak doğrulamadığı bilgiyi aktarabilir:

  • Das Restaurant soll sehr gut sein. — Söylenene göre restoran çok iyiymiş.
  • Er soll schon abgereist sein. — Söylenene göre çoktan yola çıkmış.

Burada kimse restorana iyi olma görevi vermiyor. Türkçedeki “-mış”, “duyduğuma göre” ve “söylenene göre” ifadeleri anlamı yakalar. İkinci örnekte abgereist sein, daha önce tamamlanmış bir hareketi anlatan mastar yapısıdır. Bu duyum kullanımını, Ich soll anrufen “Aramam isteniyor” gibi gerçek talimatlardan ayırın.

4. Dürfte: makul bir tahmin

Dürfte, izin anlamı dışında bir tahmini de ifade eder:

  • Der Zug dürfte bald ankommen. — Tren muhtemelen birazdan gelir.
  • Das dürfte kein Problem sein. — Bunun sorun olacağını sanmıyorum.

Bu cümlelerde izin veren bir kişi veya kurum yoktur. Konuşan, bir durumu makul ölçüde olası görüyor. Türkçeye “muhtemelen”, “büyük olasılıkla” veya bağlama göre “sanmıyorum” ile aktarılır. Dürfte ich …? biçimindeki izin sorularıyla aynı çekimdir, ama kullanım amacı farklıdır.

5. Solltest … ile koşul bildirmek

Sollte, bazı koşul cümlelerinde “olur da”, “şayet” anlamını destekler:

  • Solltest du Fragen haben, ruf mich an. — Olur da bir sorun olursa beni ara.

Burada “Soru sormalısın” gibi bir tavsiye verilmez. Bir ihtimal belirtilir. Aynı anlam daha açık biçimde Wenn du Fragen hast, ruf mich an ile de kurulabilir: “Sorun olursa beni ara.” Bu yapı, başlangıç için öncelikli değil; özellikle yazışmalarda gördüğünüzde tanımanız yeterlidir.

Çalışma önerileri

  1. Aynı eylemi dört ayrı durumla çalışın. Ich kann fahren “Araç kullanabiliyorum”, Ich darf fahren “Araç kullanmama izin var”, Ich muss fahren “Araç kullanmak zorundayım”, Ich soll fahren “Araç kullanmam isteniyor” cümlelerini karşılaştırın. Ardından gehen “gitmek” veya arbeiten “çalışmak” ile benzer cümleler kurun. Her cümle için beceri, izin, zorunluluk veya talimatı açıkça belirleyen kısa bir durum düşünün.

  2. Bir izin sorusu ve bir teklif sorusu hazırlayın. Örneğin Darf ich das Fenster öffnen? “Pencereyi açabilir miyim?” ve Soll ich das Fenster öffnen? “Pencereyi açayım mı?” çiftini sesli söyleyin. İlki kendi yapacağınız iş için onay ister; ikincisi karşı tarafın ne istediğini sorar. Sonra aynı farkı kapı, ışık ve müzikle ilgili durumlara uygulayın.

  3. Olumsuz cümleleri Türkçede açıklaştırın. “Yapmamalıyım” gibi belirsiz bir karşılıkla yetinmeyin. Ich darf nicht kommen için “Gelmeme izin yok”, Ich muss nicht kommen için “Gelmek zorunda değilim”, Ich soll nicht kommen için “Gelmemem isteniyor” yazın. Böylece yasak, zorunluluk yokluğu ve talimat arasındaki farkı gerçekten öğrenirsiniz.

İlgili konular

Ön koşul

Almancada können ve müssen: Yapabilmek ve zorunlulukA1

Diğer A1 kavramları