B1

Dancada Kişisiz Yapılar

Upersonlige Konstruktioner

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Danca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Dancada belirli bir kişiyi göstermeden insanların genel davranışlarından söz etmek için man kullanılır: Man kan ikke lide alle. — “İnsan herkesi sevemez.” Det siges, at… “... olduğu söyleniyor”, Det anbefales at… ise “... yapılması tavsiye edilir” anlamını verir. Türkçede “Burada koşulmaz”, “Rezervasyon yaptırmak gerekir” gibi ifadeler kurarken Dancada çoğunlukla man veya det ile özne yerini doldurmak gerekir.

Genel Bakış

Kişisiz yapılar, bir eylemi yapan kişiyi adlandırmadan bir kuralı, alışkanlığı, durumu veya değerlendirmeyi anlatan yapılardır. Otobüsteki bir uyarı, belediyenin duyurusu ya da arkadaşınızın verdiği bir tavsiye bu tür cümleler içerebilir. Örneğin Man skal bestille på forhånd. — “Önceden rezervasyon yaptırmak gerekir” cümlesinde yalnızca konuşan kişi değil, ilgili durumda olan herkes kastedilir.

Bu konu B1 düzeyinde genel ifadeleri daha rahat kurmanızı sağlar. Ancak “kişisiz” sözü, bütün bu cümlelerin aynı şekilde kurulduğu anlamına gelmez. Man, insanları genel olarak temsil eden bir zamirdir (bir adın yerini tutan sözcük). Det ise bazı yapılarda gerçek bir kişiyi veya nesneyi göstermeyen biçimsel öznedir: cümlede özne yerini doldurur. Özne, kabaca cümlenin kim veya ne hakkında kurulduğunu gösteren öğedir.

Türkçe bilen biri için asıl değişiklik anlamdan çok cümle kuruluşundadır. “Yağmur yağıyor”, “Böyle yapılmaz”, “Erken gelmek önemlidir” derken ayrı bir kişi zamiri kullanmayız. Dancada bu ifadelerin karşılığı sırasıyla Det regner, Sådan gør man ikke ve Det er vigtigt at komme tidligt olabilir. Bu yüzden Türkçe cümlede açık bir özne bulunmaması, Dancada da özneyi atabileceğiniz anlamına gelmez.

Yapılar Nasıl Kurulur?

1. Genel bir kişiyi anlatan man

Man, “insan”, “bir kimse”, “insanlar genel olarak” veya bağlama göre genel anlamdaki “sen” karşılığını verir. Tek bir kişi adı değildir; belirli bir kadın veya erkeği de göstermez. Dancada “erkek” anlamındaki mand sözcüğüyle karıştırılmamalıdır.

  • Man lærer af sine fejl. — “İnsan hatalarından ders alır.”
  • Man kan købe billetter på nettet. — “Biletler internetten alınabilir.”
  • Man skal vise billet ved indgangen. — “Girişte bilet göstermek gerekir.”

Man kullanılan cümle etken yapıdadır: eylemi yapan taraf, adı verilmemiş genel bir insandır. Etken, eylemi yapanın özne olduğu yapı demektir. Türkçe çeviride “alınabilir” gibi edilgen bir ifade kullanılması Danca cümlenin de edilgen olduğu anlamına gelmez. Edilgen yapıda ise eylemi yapan değil, yapılan iş veya işten etkilenen şey öne çıkar.

Fiil, yani eylem veya durum bildiren sözcük, man yüzünden özel bir kişi eki almaz. Dancada şimdiki zaman fiilleri özneye göre değişmediğinden jeg lærer “ben öğreniyorum” ve man lærer “insan öğrenir” ifadelerinde aynı lærer biçimi vardır. Man tekil kabul edilir; insanları genel olarak anlatması onu de “onlar” ile aynı yapmaz.

2. Kan, må ve skal ile izin, imkân ve gereklilik

Man özellikle yardımcı fiillerle sık görülür. Buradaki yardımcı fiiller, asıl eylemin mümkün, izinli veya gerekli olduğunu belirtir. Ardından gelen fiil mastar biçimindedir (eylemin kişi ve zamana göre çekimlenmemiş biçimi) ve önüne at gelmez.

Danca Türkçe Anlam
Man kan betale med kort. Kartla ödeme yapılabilir. İmkân veya seçenek
Man må tage billeder her. Burada fotoğraf çekilebilir. İzin
Man må ikke ryge her. Burada sigara içmek yasaktır. Yasak
Man skal betale først. Önce ödeme yapmak gerekir. Kural veya zorunluluk
Man bør bestille i god tid. Çok önceden rezervasyon yaptırmak iyi olur. Tavsiye

Türkçede “yapılabilir” hem imkânı hem izni anlatabilir. Dancada ayrım daha görünürdür: kan çoğunlukla “mümkün”, må ise “izin var” anlamını taşır. Bir müzede Man kan tage billeder demek fotoğraf çekmenin mümkün olduğunu söyler; izin kuralını açıkça belirtmek için Man må tage billeder daha uygundur.

Olumsuzlukta özellikle må ikke “yapmak yasak” ile behøver ikke “yapmak gerekli değil” ayrımına dikkat edin:

  • Man må ikke bestille uden at betale. — “Ödeme yapmadan rezervasyon yaptırmak yasaktır.”
  • Man behøver ikke at bestille. — “Rezervasyon yaptırmak gerekmez.”

Man skal ikke løbe her. — “Burada koşmamak gerekir” cümlesi bir uyarı veya davranış kuralı verir. Skal ikke her bağlamda tek bir Türkçe kalıba karşılık gelmez; doğrudan bir yasak yazmak istediğinizde må ikke daha açık bir seçimdir.

3. Man ile sözcük sırası

Dancada ana cümlede (tek başına kullanılabilen cümlede) çekimli fiil ikinci öğe konumundadır. “İkinci öğe”, mutlaka ikinci sözcük demek değildir: På denne skole gibi birkaç sözcükten oluşan bir ifade tek öğe sayılabilir. Man başta olduğunda sıra genellikle man + çekimli fiil + ikke + devamı biçimindedir.

  • Man kan ikke parkere her. — “Buraya park edilemez.”
  • Her kan man ikke parkere. — “Buraya park edilemez.”
  • Kan man parkere her? — “Buraya park edilebilir mi?”

İkinci cümlede her “burada” öne alınmıştır. Fiil ikinci konumda kalır ve man fiilden sonraya geçer. Türkçede “Burada”yı cümlenin başına almak kalan sözcüklerde böyle bir yer değişikliği gerektirmez; Dancada gerektirir.

Yan cümlede (başka bir cümleye bağlı olan bölümde) ikke çekimli fiilden önce gelir:

  • Jeg ved, at man ikke må parkere her. — “Buraya park etmenin yasak olduğunu biliyorum.”

At burada “... olduğunu” anlamındaki bağlantıyı kurar. Bu kullanımı, at bestille “rezervasyon yaptırmak” ifadesindeki mastar işaretinden ayırın.

4. Det ve edilgen fiil

Bir duyumun, tavsiyenin veya beklentinin kimden geldiğini belirtmek istemediğinizde det + edilgen fiil kullanabilirsiniz. -s edilgeni, fiilin sonuna -s eklenmesiyle oluşur: siger → siges, anbefaler → anbefales. Bunlar sırasıyla “söyler → söylenir” ve “tavsiye eder → tavsiye edilir” karşıtlığını verir.

  • Det siges, at han er rig. — “Onun zengin olduğu söyleniyor.”
  • Det anbefales at bestille. — “Rezervasyon yaptırılması tavsiye edilir.”
  • Det forventes, at alle kommer til tiden. — “Herkesin zamanında gelmesi bekleniyor.”

Bu cümlelerde det için Türkçede ayrı bir “o” aramak gerekmez. Det siges ifadesindeki det, zengin adamın veya söyleyen kişinin yerine geçmez. Söylenen içerik at han er rig bölümünde verilir.

İki temel devam biçimini ayırt etmek yararlıdır:

  • At + özne + çekimli fiil: Det siges, at hun bor i Aarhus. — “Onun Aarhus'ta yaşadığı söyleniyor.” Burada içerik ayrı bir cümleyle verilir.
  • At + mastar: Det anbefales at komme tidligt. — “Erken gelinmesi tavsiye edilir.” Burada tavsiye edilen eylem belirtilir.

Her fiil iki yapıya da aynı rahatlıkla girmez. Kalıpları bütün olarak öğrenin: det siges, at…, det anbefales at…, det forventes, at…. Türkçedeki “denir” sözcüğünden yola çıkıp bütün Danca fiilleri aynı kalıba yerleştirmeyin.

5. Det ile değerlendirme ve sabit ifadeler

Det yalnızca edilgen cümlelerde kullanılmaz. Hava durumu, zaman alan işler ve genel değerlendirmelerde de görülür.

Danca Türkçe İşlev
Det regner. Yağmur yağıyor. Hava durumu
Det er koldt. Hava soğuk. Genel durum
Det tager tid at lære dansk. Danca öğrenmek zaman alır. Eylemin ne gerektirdiği
Det er vigtigt at læse reglerne. Kuralları okumak önemlidir. Değerlendirme
Det er nødvendigt at bestille. Rezervasyon yaptırmak gereklidir. Gereklilik

Det er + sıfat + at + mastar çok kullanışlı bir kalıptır. Sıfat, bir niteliği bildiren sözcüktür; burada eylemi “önemli”, “zor” veya “gerekli” diye değerlendirir. Bu yapıda vigtigt, svært, nødvendigt gibi nötr biçimler kullanılır:

  • Det er svært at forstå beskeden. — “Mesajı anlamak zor.”
  • Det er muligt at ændre reservationen. — “Rezervasyonu değiştirmek mümkün.”

Det, Dancada nötr türdeki adlarla da kullanılan biçimdir; bu genel değerlendirme yapısında sıfat da buna uygun nötr biçimi alır. Ancak her sıfat görünür bir -t eki almaz. Örneğin Det er gratis at deltage. — “Katılmak ücretsizdir” cümlesindeki gratis değişmez.

Bağlam İçinde Örnekler

Aşağıdaki örnekleri okurken yalnızca Türkçe karşılığına değil, cümlede kimin veya neyin öne çıktığına bakın. Bir kuralı mı anlatıyoruz, bir duyumu mu aktarıyoruz, yoksa bir eylemi mi değerlendiriyoruz?

Danca Türkçe Açıklama
Man skal ikke løbe her. Burada koşmamak gerekir. Genel davranış uyarısı
Man kan ikke lide alle. İnsan herkesi sevemez. İnsanlara ilişkin genel gözlem; kan lide birlikte “sevmek” anlamındadır.
På biblioteket må man ikke tale højt. Kütüphanede yüksek sesle konuşmak yasaktır. Yer öne alındığı için fiil man'dan önce gelir.
Hvordan kommer man til stationen? İstasyona nasıl gidilir? Belirli bir kişiye bağlı olmayan yol sorusu
Når man er træt, laver man flere fejl. İnsan yorgunken daha çok hata yapar. Genel bir durum ile sonucu
Man skal have sit pas med. Pasaportunuzu yanınıza almanız gerekir. Genel kişiye ait pasaport
Det siges, at han er rig. Onun zengin olduğu söyleniyor. Söyleyen kişiler belirtilmez.
Det anbefales at bestille. Rezervasyon yaptırılması tavsiye edilir. Tavsiye edilen eylem
Det forventes, at alle læser beskeden. Herkesin mesajı okuması bekleniyor. Duyurudaki genel beklenti
Det er vigtigt at gemme kvitteringen. Fişi saklamak önemlidir. Eylemin değerlendirilmesi
Det kan være svært at finde en bolig. Ev bulmak zor olabilir. Det ile yardımcı fiil birlikte kullanılır.
Det tager cirka ti minutter at gå derhen. Oraya yürümek yaklaşık on dakika sürer. Süre bildirir.

Sık Yapılan Hatalar

1. Türkçede olmadığı için özneyi atlamak

  • Yanlış: Er vigtigt at bestille.
  • Doğru: Det er vigtigt at bestille. — “Rezervasyon yaptırmak önemlidir.”
  • Neden: Türkçe karşılıkta ayrı bir “o” yoktur; fakat Dancadaki bu yapı det gerektirir. Kişisiz bir anlam, öznesiz bir Danca cümle kurma izni vermez.

2. Man'ı nesne olarak kullanmak

  • Yanlış: Det hjælper man at øve sig.
  • Doğru: Det hjælper en at øve sig. — “Alıştırma yapmak insana yardımcı olur.”
  • Neden: Man özne biçimidir. Nesne, eylemden etkilenen veya eylemin yöneldiği öğedir; bu görevde genel kişi için en kullanılır. “Kime yardımcı olur?” sorusunun cevabı burada en olur.

3. Yer ifadesini öne alınca sırayı değiştirmemek

  • Yanlış: Her man må ikke ryge.
  • Doğru: Her må man ikke ryge. — “Burada sigara içmek yasaktır.”
  • Neden: Ana cümlede çekimli fiil ikinci öğe konumunda kalmalıdır. Her başa gelince må onun ardından, man ise fiilden sonra gelir.

4. Yardımcı fiilden sonra at eklemek

  • Yanlış: Man kan at betale med kort.
  • Doğru: Man kan betale med kort. — “Kartla ödeme yapılabilir.”
  • Neden: Kan, må, skal ve bør sonrasında mastar doğrudan gelir. Buna karşılık Det er vigtigt at betale — “Ödeme yapmak önemlidir” yapısında at vardır.

5. Yasağı zorunluluk olmamasıyla karıştırmak

  • Yanlış seçim: “Rezervasyon gerekmiyor” demek için Man må ikke bestille.
  • Doğru: Man behøver ikke at bestille. — “Rezervasyon yaptırmak gerekmez.”
  • Neden: İlk cümle dilbilgisi bakımından doğrudur, ancak “Rezervasyon yaptırmak yasaktır” anlamını verir. İzin yokluğu ile mecburiyet yokluğu farklıdır.

6. Det ile sıfatın nötr biçimini unutmak

  • Yanlış: Det er vigtig at komme til tiden.
  • Doğru: Det er vigtigt at komme til tiden. — “Zamanında gelmek önemlidir.”
  • Neden: Bu genel değerlendirme kalıbında vigtig yerine vigtigt kullanılır. Sıfatı yalnızca sözlük biçimiyle değil, det er vigtigt at… gibi kullanıldığı kalıpla öğrenmek daha güvenlidir.

Kullanım Notları

Gündelik konuşma ile resmî anlatım

Man, hem konuşmada hem yazıda doğaldır. Yol sormak, bir işlemin nasıl yapıldığını anlatmak veya deneyim paylaşmak için rahatça kullanılır. Det anbefales, det forventes gibi edilgen kalıplar ise duyurularda, talimatlarda ve kurum yazılarında daha sık görülür. Konuşmada yanlış değildirler; yalnızca daha mesafeli duyulabilirler.

  • Man bør komme lidt tidligere. — “Biraz daha erken gelmek iyi olur.”
  • Det anbefales at komme lidt tidligere. — “Biraz daha erken gelinmesi tavsiye edilir.”

İlk cümle genel bir öğüt gibi, ikincisi ise yazılı bir tavsiye gibi duyulabilir. İkinci cümle tavsiyeyi kimin verdiğini belirtmez. Kaynağın önemli olduğu durumlarda onu açıkça söylemek daha bilgilendiricidir: Lægen anbefaler, at jeg hviler mig. — “Doktor dinlenmemi tavsiye ediyor.”

Man herkesi mutlaka kapsamaz

Man bağlama göre dar bir insan grubunu temsil edebilir. På denne skole bruger man tablets. — “Bu okulda tablet kullanılıyor” ifadesi bütün insanların değil, o okulun uygulamasını anlatır. Konuşan kişi kendisini de bu grubun içinde sayabilir; ancak man, doğrudan jeg “ben” veya vi “biz” yerine geçen sabit bir sözcük değildir.

Gündelik dilde du “sen” de genel bir deneyim anlatabilir: Når du er træt, laver du flere fejl. — “Yorgunken daha çok hata yaparsın.” Türkçede de bu kullanım vardır. Bununla birlikte du, bağlama göre doğrudan dinleyiciyi hedef alabilir. Genel bir kuralı kişiselleştirmeden anlatmak istediğinizde man daha güvenlidir.

Duyumu gerçek bilgi gibi sunmamak

Det siges, at… bir iddianın dolaşımda olduğunu bildirir; onu doğrulanmış bilgiye dönüştürmez. “Söyleniyor” ile “biliyoruz” arasındaki farkı çeviride koruyun. Bu yapı kaynağı geri plana atar; kaynağın belirsiz oluşu bazen tam da anlatılmak istenen şeydir.

Daha İleri Kullanımlar

Man, en, ens ve dönüşlü biçimler

Genel kişiye yeniden gönderme yaparken her yerde man kullanılmaz. Hangi biçimin gerektiği, sözcüğün cümledeki görevine bağlıdır.

Danca Türkçe Biçimin görevi
Man lærer noget nyt hver dag. İnsan her gün yeni bir şey öğrenir. Man özne olarak kullanılır.
Det gør en glad. Bu, insanı mutlu eder. En nesne olarak kullanılır.
Ens behov kan ændre sig. İnsanın ihtiyaçları değişebilir. Ens genel kişiye ait olmayı bildirir.
Man skal passe på sig selv. İnsan kendine dikkat etmelidir. Sig selv aynı genel kişiye döner.
Man skal huske sin billet. İnsan biletini unutmamalıdır. Sin, cümlenin öznesine ait bileti gösterir.

Dönüşlü sözcüğü, ifadenin aynı cümlenin öznesine geri dönmesi demektir. Sig selv “kendisi”, sin/sit/sine ise özneye ait olan şeyler için kullanılır. Bu son üç biçim, sahip olunan adın türüne ve tekil ya da çoğul oluşuna göre seçilir: sin billet “bileti”, sit pas “pasaportu”, sine nøgler “anahtarları”.

Ens de genel kişiye ait olmayı bildirir, fakat sin/sit/sine ile her yerde değiştirilemez. Ens behov kan ændre sig cümlesinde “insanın ihtiyaçları” öznenin kendisidir; daha önceki bir man öznesine dönen bir sahiplik yoktur. Başlangıçta bu ayrımı iki hazır örnekle öğrenmek yeterlidir: Man skal huske sin billet ve Ens behov kan ændre sig.

Edilgen anlam her zaman det gerektirmez

Türkçede “Burada çok çalışılıyor” gibi cümlelerin Dancada bir başka kişisiz karşılığı da vardır:

  • Der arbejdes meget her. — “Burada çok çalışılıyor.”
  • Der tales dansk på kontoret. — “Ofiste Danca konuşuluyor.”

Buradaki der, “orada” diye çevrilmek zorunda değildir; kişisiz edilgen yapının başlangıcını oluşturur. Det siges, at… yapısında aktarılacak bir içerik vardır; der arbejdes… yapısında ise bir faaliyetin gerçekleşmesi anlatılır. Bu nedenle her kişisiz edilgen cümleyi det ile başlatamazsınız.

Bir de eylemden etkilenen şeyin doğrudan özne olduğu edilgen cümleler vardır: Billetterne sælges online. — “Biletler internet üzerinden satılıyor.” Burada billetterne “biletler” özne yerindedir; ayrıca det eklenmez. Özetle, Türkçedeki “-ilir/-ılır” karşılığından tek bir Danca cümle kalıbı çıkarmak yerine cümlenin neyi öne çıkardığına bakın.

Geçmişteki olayları anlatmak

Man geçmiş zamanla da kullanılabilir:

  • Før betalte man kontant. — “Eskiden nakit ödeme yapılırdı.”

Edilgen anlatımda yalnızca -s biçimleriyle sınırlı değilsiniz. Belirli bir olay için blive yardımcı fiiliyle kurulan edilgen sık kullanılır. Bu yapıda asıl fiil, eylemin gerçekleşmiş biçimini gösteren ortaç olur; ortaç, burada “söylenmiş”, “kararlaştırılmış” gibi bir fiil biçimidir.

  • Det blev besluttet at lukke kontoret. — “Ofisin kapatılmasına karar verildi.”
  • Det blev sagt, at mødet var aflyst. — “Toplantının iptal edildiği söylendi.”

Blev, blive fiilinin geçmiş zamanıdır; besluttet ve sagt ortaçtır. Bunları Det siges, at… “... olduğu söyleniyor” gibi genel veya güncel aktarım kalıplarıyla karşılaştırın. Bu konuya hâkim olmak için bütün edilgen biçimleri aynı anda ezberlemek gerekmez; önce sık karşılaşılan det blev besluttet kalıbını tanımak yeterlidir.

Det'in her kullanımı kişisiz değildir

Det er vigtigt at læse beskeden. — “Mesajı okumak önemlidir” cümlesinde det, ardından gelen eylemin değerlendirilmesine zemin hazırlar. Buna karşılık Jeg har læst brevet. Det er vigtigt. — “Mektubu okudum. O önemli” örneğinde det, daha önce sözü edilen mektuba gönderme yapar.

İlk kullanımda det için belirli bir nesne aramazsınız; ikinci kullanımda “Neyden söz ediyor?” sorusunu önceki cümle cevaplar. Bu ayrım, det sözcüğünü her gördüğünüzde otomatik olarak kişisiz yapı sanmanızı önler.

Çalışma Önerileri

  1. Aynı durumu iki farklı bakışla anlatın. Örneğin Man bør bestille tidligt — “Erken rezervasyon yaptırmak iyi olur” ile Det anbefales at bestille tidligt — “Erken rezervasyon yaptırılması tavsiye edilir” cümlelerini karşılaştırın. Ardından “bilet almak”, “fişi saklamak”, “erken gelmek” için benzer çiftler kurun. Hangisinin sohbet, hangisinin duyuru gibi duyulduğunu not edin.
  2. Bir cümleyi yer ve soruyla değiştirin. Man må parkere her — “Buraya park edilebilir”, Her må man parkere — “Buraya park edilebilir” ve Må man parkere her? — “Buraya park edilebilir mi?” dizisini yazın. Sonra ikke ekleyip yasağı ifade edin. Amaç, Türkçe sözcük sırasını Dancaya taşımadan fiilin yerini fark etmektir.
  3. Gerçek uyarıları anlamlarına göre ayırın. Danca tabelalarda ve kurum sayfalarında gördüğünüz ifadeleri “izin”, “yasak”, “gereklilik”, “tavsiye” ve “duyum” başlıkları altında toplayın. Her örneği doğal Türkçeyle açıklayın; man için her seferinde “insan”, det için her seferinde “o” yazmak zorunda olmadığınızı hatırlayın.

İlgili Konular

  • Ön bilgi: Dancada -s ile edilgen yapı — siges, anbefales ve forventes biçimlerinin nasıl kurulduğunu anlamanıza yardımcı olur. Kişisiz anlatımla, belirli bir nesneyi özne yapan edilgen anlatımı ayırt etmek için de yararlıdır.

Ön koşul

Dancada S-passivB1

Diğer B1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır