B1

Dancada geçmişten önceki geçmiş: Førdatid

Førdatid

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Danca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Dancada førdatid, geçmişteki bir olaydan veya andan daha önce gerçekleşmiş bir şeyi anlatır: Jeg havde allerede spist. — “Ben zaten yemek yemiştim.” Genellikle havde + fiilin tamamlanmışlık biçimi ile kurulur; bazı fiillerde var kullanılır: De var gået, da vi kom. — “Biz geldiğimizde onlar gitmişti.” Türkçedeki “yapmıştım, görmüştü, gitmişlerdi” biçimleri bu zamanın temel anlamını kavramak için iyi bir başlangıçtır.

Genel bakış

Bir arkadaşınız dün sizi akşam yemeğine çağırdı, ama siz daha önce yemek yediniz. Yalnızca “Yemek yedim” demek yerine “Aradığında yemek yemiştim” diyerek iki olayın sırasını gösterirsiniz. Dancada førdatid tam olarak bu işe yarar: anlatının geçmişteki bir noktasından geriye bakar. Esas soru “Bu olay çok eskiden mi oldu?” değil, “Geçmişte sözünü ettiğim anda bu olay zaten gerçekleşmiş miydi?” sorusudur.

Bu yapı B1 düzeyinde, geçmiş olayları daha ayrıntılı anlatmaya başladığınızda önem kazanır. Bir randevuya neden geç kaldığınızı açıklarken, daha önce yaşadığınız bir deneyimi aktarırken veya bir öyküde önceki olaylara dönerken kullanılır. Geçmişteki ikinci olayın aynı cümlede bulunması şart değildir: konuşmanın önceki kısmı da zaman dayanağını sağlayabilir.

Türkçe bilen biri için anlam çoğu zaman tanıdıktır; asıl alışılması gereken, Dancanın bunu ayrı sözcüklerle kurmasıdır. Türkçede “okumuştuk” tek sözcüktür; Dancada vi havde læst denir. Ayrıca Türkçede “-miş” bazen duyulan veya sonradan fark edilen bilgiyi gösterir. Dancadaki førdatid ise kendi başına “başkasından duydum” anlamı taşımaz; olayların zaman ilişkisini gösterir.

Nasıl kurulur?

1. Yardımcı fiil ile tamamlanmışlık biçimini birleştirin

Yardımcı fiil, asıl eylemin zamanını kurmaya yarayan fiildir. Burada en sık kullanılan yardımcı fiil havde, yani have fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Ardından geçmiş ortaç gelir: fiilin bu birleşik zamanlarda kullanılan, burada tamamlanmışlığı gösteren biçimi. Örneğin spise “yemek yemek”, spist ise birleşik zamanda kullanılan biçimdir.

Temel olumlu cümle düzeni şöyledir:

İşi yapan kişi + havde + geçmiş ortaç + varsa diğer bilgiler.

Jeg havde spist morgenmad. — “Kahvaltı yapmıştım.”

Burada jeg özne, yani cümlenin kimden söz ettiğini gösteren sözcüktür. Türkçede kişi fiil ekinden anlaşıldığı için “ben” demeyebiliriz; Dancada normal bir bildirme cümlesinde jeg gibi bir özneyi genellikle açıkça söylemek gerekir.

Dancada yardımcı fiil kişiye göre değişmez. “Ben yapmıştım”, “sen yapmıştın”, “biz yapmıştık” için aynı havde kullanılır:

Danca Türkçe
Jeg havde læst bogen. Kitabı okumuştum.
Du havde læst bogen. Kitabı okumuştun.
Han havde læst bogen. O kitabı okumuştu.
Hun havde læst bogen. O kitabı okumuştu.
Vi havde læst bogen. Kitabı okumuştuk.
I havde læst bogen. Kitabı okumuştunuz.
De havde læst bogen. Kitabı okumuşlardı.

Han erkek, hun kadın bir kişiden söz eder. I “siz” anlamındadır ve büyük harfle yazılır. Çoğul özneyle geçmiş ortaç da değişmez: læst her satırda aynı kalır.

2. Geçmiş ortaç biçimini ayrıca öğrenin

Geçmiş ortaç, fiilin sıradan geçmiş zaman biçimiyle her zaman aynı değildir. Bu yüzden yalnızca “geçmiş zamanını biliyorum” demek yeterli olmaz. Yeni bir fiili öğrenirken mastarını (sözlükteki, kişi ve zaman göstermeyen temel biçimini), geçmiş zamanını ve geçmiş ortacını birlikte not etmek yararlıdır.

Mastar Basit geçmiş Geçmiş ortaç Türkçe anlamı
spise spiste spist yemek yemek
læse læste læst okumak
arbejde arbejdede arbejdet çalışmak
købe købte købt satın almak
se så set görmek
skrive skrev skrevet yazmak
tage tog taget almak
gå gik gået yürümek, gitmek
komme kom kommet gelmek
være var været olmak, bulunmak

Örneğin “görmüştü” için havde så değil, havde set gerekir. Bazı fiillerde biçimler birbirine benzerken se — så — set gibi fiillerde belirgin biçimde farklıdır. Tek bir ekin bütün fiiller için yeterli olduğunu düşünmeyin.

3. Bazı fiillerde yardımcı fiil var olur

Var, være fiilinin geçmiş biçimidir. Bazı yer değiştirme veya durum değişikliği fiilleri, bir geçişi ve ortaya çıkan durumu anlatırken være ile birleşik zaman kurar. Bu kullanım geçmişten önceki geçmişte var + geçmiş ortaç olur.

Danca Türkçe Açıklama
De var gået. Onlar gitmişti. Artık orada değillerdi.
Hun var kommet hjem. O eve gelmişti. Eve varışı gerçekleşmişti.
Barnet var faldet i søvn. Çocuk uykuya dalmıştı. Uyanıklıktan uykuya geçiş anlatılır.
Han var blevet syg. O hastalanmıştı. Sağlık durumundaki değişiklik anlatılır.

Ancak “Hareket varsa mutlaka var kullanılır” diye bir kural yoktur. Gå gibi fiiller, hareketin sonucundan çok yapılan etkinliği anlatırken have ile de kullanılabilir:

  • Hun var gået hjem. — “O eve gitmişti.” Evde olması veya bulunduğu yerden ayrılmış olması öne çıkar.
  • Hun havde gået ti kilometer. — “O on kilometre yürümüştü.” Yürüyüşün miktarı öne çıkar.

Bu nedenle fiili, yardımcı fiiliyle ve kullanıldığı anlamla birlikte öğrenin. Bildiğiniz førnutid biçimi er kommet ise burada var kommet olur; har arbejdet ise havde arbejdet olur. Ayrıca “olmak” fiilinin kendisi için havde været kullanılır: Hun havde været syg. — “O hasta olmuştu / daha önce hastaydı.” Bunu var blevet syg, “hastalanmıştı” ile karıştırmayın.

4. Olumsuz cümle ve soru

Olumsuzluk bildiren ikke, normal bir ana cümlede (tek başına cümle olabilen bölümde) yardımcı fiilden sonra gelir:

Jeg havde ikke læst bogen. — “Kitabı okumamıştım.”

De var ikke gået endnu. — “Onlar henüz gitmemişti.”

Evet-hayır sorusunda yardımcı fiil başa geçer:

Havde du læst bogen? — “Kitabı okumuş muydun?”

Var de gået? — “Onlar gitmiş miydi?”

Soru sözcüğü varsa onun ardından yardımcı fiil gelir:

Hvor havde du lagt nøglerne? — “Anahtarları nereye koymuştun?”

Türkçedeki “mi” için Dancada ayrı bir soru parçacığı eklenmez; soruyu sözcük sırası kurar. Yardımcı fiili atıp yalnızca geçmiş ortacı kullanmak da mümkün değildir.

5. Cümle başı ve yan cümle sırası

Dancada ana cümlede çekimli fiil, yani burada zamanı gösteren havde veya var, ikinci öğe konumundadır. “İkinci öğe” mutlaka ikinci sözcük demek değildir; birkaç sözcükten oluşan bir zaman ifadesi tek öğe sayılabilir.

Dagen før havde jeg købt billetterne. — “Bir gün önce biletleri satın almıştım.”

Başta dagen før olduğu için ardından havde, sonra jeg gelir. Türkçenin daha esnek sözcük sırası burada yanıltabilir.

Yan cümle, fordi “çünkü” veya at gibi bir bağlayıcıyla başka bir cümleye bağlanan bölümdür. Böyle bir bölümde ikke ve allerede gibi kısa belirteçler (olumsuzluk, zaman veya benzeri bilgi ekleyen sözcükler) genellikle yardımcı fiilden önce gelir:

Jeg var sulten, fordi jeg ikke havde spist. — “Açtım, çünkü yemek yememiştim.”

Hun sagde, at hun allerede havde spist. — “Zaten yemek yediğini söyledi.”

Buradaki farkı küçük bir karşılaştırmayla hatırlayabilirsiniz: bağımsız cümlede jeg havde ikke spist, fordi ile başlayan yan cümlede fordi jeg ikke havde spist.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde yalnızca Türkçe karşılığına bakmayın; her seferinde “Geçmişte hangi anı dayanak alıyorum?” diye sorun. Bazen bu an da “-dığında” ile açıkça belirtilir, bazen konuşmanın önceki kısmından anlaşılır.

Danca Türkçe Açıklama
Jeg havde allerede spist. Ben zaten yemek yemiştim. Konuşulan geçmiş anda yemek bitmişti.
Hun havde aldrig set havet. O daha önce hiç deniz görmemişti. Geçmişteki o ana kadar böyle bir deneyimi yoktu.
De var gået, da vi kom. Biz geldiğimizde onlar gitmişti. Ayrılma, bizim gelişimizden önce oldu.
Havde du læst bogen? Kitabı okumuş muydun? Geçmişteki bir ana kadar okuyup okumadığı sorulur.
Jeg kunne ikke komme ind, fordi jeg havde glemt min nøgle. Anahtarımı unuttuğum için içeri giremedim. Önce anahtar unutuldu, sonra içeri girilemedi.
Da mødet begyndte, havde vi allerede drukket kaffe. Toplantı başladığında biz zaten kahve içmiştik. Kahve içme, toplantıdan önceydi.
Hun havde ikke sovet godt, så hun var træt. İyi uyumamıştı, bu yüzden yorgundu. Daha önceki durum, yorgunluğu açıklar.
Toget var kørt, da vi nåede stationen. İstasyona vardığımızda tren kalkmıştı. Vardığımız anda tren artık orada değildi.
Hvor havde du købt din jakke? Montunu nereden almıştın? Önceki alışveriş hakkında bilgi istenir.
Jeg havde boet i Aarhus i tre år, da jeg flyttede til København. Kopenhag'a taşındığımda Aarhus'ta üç yıldır yaşıyordum. Taşınmadan önce birikmiş süre anlatılır.
Vi havde kendt hinanden længe, før vi begyndte at arbejde sammen. Birlikte çalışmaya başlamadan çok önce birbirimizi tanıyorduk. Önceki bir döneme yayılan tanışıklık anlatılır.
Efter at hun havde sendt beskeden, slukkede hun telefonen. Mesajı gönderdikten sonra telefonunu kapattı. Mesajı gönderme, telefonu kapatmadan önce bitti.

Son üç örnek önemli bir noktayı gösterir: her førdatid cümlesini Türkçede “-mişti” ile çevirmek doğal değildir. “Üç yıldır yaşıyordum” veya “gönderdikten sonra” gibi karşılıklar, aynı zaman ilişkisini Türkçede daha rahat ifade edebilir. Danca zaman seçimini yalnızca Türkçe eke bakarak yapmayın.

Sık yapılan hatalar

1. Geçmiş ortaç yerine basit geçmişi koymak

  • Yanlış: Jeg havde skrev brevet.
  • Doğru: Jeg havde skrevet brevet. — “Mektubu yazmıştım.”
  • Neden? Skrev, tek başına kullanılan geçmiş zaman biçimidir. Havde sonrasında skrevet gerekir. Aynı ayrım så / set ve tog / taget için de geçerlidir.

2. Geçmişteki dayanağa rağmen har kullanmak

  • Bu anlam için yanlış: Da du ringede i går, har jeg allerede spist.
  • Doğru: Da du ringede i går, havde jeg allerede spist. — “Dün aradığında zaten yemek yemiştim.”
  • Neden? Yemek, şimdiki andan değil, dünkü telefon görüşmesinden önce gerçekleşti. Har spist başka bir bağlamda doğru olabilir, ama bu cümlede anlatılmak istenen ilişkiyi vermez.

3. Yardımcı fiili Türkçe gibi sona bırakmak

  • Yanlış: Jeg bogen læst havde.
  • Doğru: Jeg havde læst bogen. — “Kitabı okumuştum.”
  • Neden? Dancada yardımcı fiil ana cümlenin ikinci öğesidir. Türkçedeki “Ben kitabı okumuştum” sırasını sözcük sözcük taşımayın.

4. Yan cümlede ikke sözcüğünü yanlış yere koymak

  • Yanlış: Jeg var træt, fordi jeg havde ikke sovet.
  • Doğru: Jeg var træt, fordi jeg ikke havde sovet. — “Uyumadığım için yorgundum.”
  • Neden? Fordi ile başlayan yan cümlede olumsuzluk yardımcı fiilden önce gelir. Ana cümle düzeni burada aynen korunmaz.

5. Her hareket fiiline var eklemek

  • Yanlış: Hun var gået ti kilometer den dag.
  • Doğru: Hun havde gået ti kilometer den dag. — “O gün on kilometre yürümüştü.”
  • Neden? Burada belirli bir yere varma değil, yapılan yürüyüşün miktarı anlatılır. Hun var gået hjem — “Eve gitmişti” ise yer değiştirmenin sonucunu anlatan farklı bir kullanımdır.

6. Her geçmiş olayı førdatid yapmak

  • Sıradan bir olay sıralaması için uygun değil: Jeg havde åbnet døren, og så havde jeg tændt lyset.
  • Bu amaçla daha doğal: Jeg åbnede døren, og så tændte jeg lyset. — “Kapıyı açtım, sonra ışığı yaktım.”
  • Neden? İki olay peş peşe anlatılıyor; daha sonraki bir geçmiş ana geri bakılmıyor. İlk cümle, bu iki olayın başka bir geçmiş andan önce olduğunu anlatan daha geniş bir bağlamda kullanılabilir. Sorun biçimin kendisi değil, bağlamsız yere seçilmesidir.

Kullanım notları

Førnutid, datid ve førdatid ayrımı

Førnutid, geçmişteki olayı şimdiki anla ilişkilendiren birleşik zamandır; datid ise basit geçmiş zamandır. Førdatid bunlardan farklı olarak geçmişteki bir dayanak noktasının öncesini gösterir.

Danca Türkçe Bakış noktası
Jeg har mistet min nøgle. Anahtarımı kaybettim. Şimdi anahtarım yok; bugünkü sonuç önemli.
Jeg mistede min nøgle i går. Dün anahtarımı kaybettim. Dünkü olay anlatılır.
Jeg havde mistet min nøgle, så jeg kunne ikke komme ind. Anahtarımı kaybetmiştim, bu yüzden içeri giremedim. Geçmişte içeri girmeye çalıştığım anda anahtar zaten kayıptı.

Türkçe ilk iki örneği de “kaybettim” ile verebilir. Bu yüzden Türkçede aynı fiil eki kullanılması, Dancada da aynı zamanın seçileceği anlamına gelmez.

Zaman bildiren sözcükler yardımcıdır, zorunlu değildir

Allerede “zaten, çoktan”, endnu “henüz” ve aldrig “hiçbir zaman” sık görülür. Før “önce” ve da “-dığında” da olaylar arasındaki ilişkiyi açıklaştırır. Ama hiçbiri tek başına førdatid gerektiren bir işaret değildir.

Örneğin Jeg havde ikke spist endnu — “Henüz yemek yememiştim” ifadesindeki endnu, yemeğin geçmişteki o ana kadar gerçekleşmediğini vurgular. Zamanı belirleyen yine havde spist yapısı ve bağlamdır.

Sadece uzak geçmişi veya kesin bitişi anlatmaz

Bir iş beş dakika önce yapılmış olsa da, başka bir geçmiş olaydan önceyse førdatid kullanılabilir. Buna karşılık yıllar önce olan tek bir olayı anlatırken basit geçmiş yeterli olabilir. Ayrıca süre bildiren cümlelerde geçmişteki bir ana kadar devam etmiş bir durum anlatılabilir: Jeg havde boet der i tre år — “Orada üç yıldır yaşıyordum / üç yıl yaşamıştım.” Durumun tam olarak ne zaman bittiği bağlamdan anlaşılır.

Bu zaman hem günlük konuşmada hem yazıda kullanılır; yalnızca resmî metinlere ait değildir. Öyküde daha önce olanı açıkladıktan sonra ana olayları anlatmaya devam ederken genellikle yeniden basit geçmişe dönülür. Her sonraki cümleyi havde ile başlatmak gerekmez.

İleri kullanım: temel kuralın ötesi

1. Başkasının sözünü aktarmak

Dolaylı anlatım, birinin sözünü aynen alıntılamak yerine kendi cümleniz içinde aktarmaktır. Söyleme eylemi geçmişteyse, onun öncesinde gerçekleşmiş olay førdatid ile verilebilir:

  • Söylenen söz: Jeg har sendt mailen. — “E-postayı gönderdim.”
  • Aktarma: Hun sagde, at hun havde sendt mailen. — “E-postayı gönderdiğini söyledi.”

Gönderme, söylemeden önce olmuştur. Türkçede bunun için mutlaka “göndermişti” dememiz gerekmez; “gönderdiğini söyledi” gayet doğaldır. Dancada havde sendt, olayın aktarılan geçmiş ana göre yerini açıkça gösterir. Yine de her aktarmada bütün zamanların otomatik olarak değiştiğini varsaymayın; güncellik ve konuşanın bakış noktası da seçimde rol oynar.

2. Geçmişte gerçekleşmemiş koşullar

Koşul cümlesi, bir sonucun hangi şarta bağlı olduğunu anlatır. Geçmişte gerçekleşmeyen bir ihtimali düşünürken hvis “eğer” bölümünde førdatid kullanılır:

Hvis jeg havde vidst det, ville jeg være blevet hjemme. — “Bunu bilseydim evde kalırdım.”

Burada “bilmiştim” diye gerçek bir geçmiş olay anlatılmıyor; tersine, o sırada bilmiyordum. Sonuç bölümündeki ville være blevet, gerçekleşmeyen sonucu gösterir. Başka bir örnek:

Hvis du havde ringet, ville jeg have hjulpet dig. — “Arasaydın sana yardım ederdim.”

Bu yapılarda geçmiş biçim ile varsayım birlikte çalışır. Temel zaman anlatımını öğrendikten sonra çalışılması yararlıdır; sıradan geçmiş anlatıda gördüğünüz her havde ifadesini bir varsayım olarak okumayın.

3. Geçmişe dönük dilek ve pişmanlık

Bare ile geçmişte yapılmamış bir şeyin yapılmış olmasını dileyebilirsiniz:

Bare jeg havde taget en paraply med! — “Keşke yanıma şemsiye alsaydım!”

Bu cümle, şemsiyenin gerçekten alındığını söylemez. Bağlam ve bare, yapıyı pişmanlık ifadesine dönüştürür. Türkçedeki “keşke” ile kurulan anlatım, bu kullanımı anlamayı kolaylaştırır.

4. Öncelik bazen bağlaçtan zaten anlaşılır

Olayların sırası før veya efter at gibi ifadelerle açıksa, her zaman birleşik zaman kullanmak zorunda değilsiniz:

  • Efter at hun havde spist, gik hun ud. — “Yemek yedikten sonra dışarı çıktı.”
  • Efter at hun spiste, gik hun ud. — “Yemek yedikten sonra dışarı çıktı.”

İlk cümle yemek yemenin tamamlanmış olmasını daha belirgin biçimde gösterir; ikincisinde sırayı bağlaç sağlar. Ancak iki zamanın her bağlamda aynı etkiyi verdiği sonucuna varmayın. Özellikle da ile fark belirgin olabilir: Da vi kom, gik de — “Biz gelince onlar gitti” derken, Da vi kom, var de gået — “Biz geldiğimizde onlar gitmişti” deriz. Birinde ayrılma gelişimiz sırasında veya ardından, diğerinde gelişimizden önce olur.

Çalışma önerileri

  1. Her olay çifti için önce sıralamayı Türkçe kurun. “Önce yemek yedim, sonra telefon çaldı” örneğini “Telefon çaldığında yemek yemiştim” biçimine getirin. Ardından Da telefonen ringede, havde jeg spist cümlesini yazın. Önce olan olayı belirlemeden yardımcı fiil seçmeye çalışmayın.
  2. Fiilleri küçük kullanım çiftleriyle öğrenin. Har læst → havde læst “okudum → okumuştum” ve er kommet → var kommet “geldi → gelmişti” gibi çiftler hazırlayın. Özellikle gå için var gået hjem ile havde gået ti kilometer ifadelerini birlikte tutun; yalnızca yardımcı fiili ezberlemekten daha güvenlidir.
  3. Aynı bilgiyi üç biçimde söyleyin. Du havde læst bogen — “Kitabı okumuştun”, Havde du læst bogen? — “Kitabı okumuş muydun?”, fordi du ikke havde læst bogen — “kitabı okumadığın için”. Böylece olumlu cümle, soru ve yan cümle sırasını tek bir örnek üzerinden çalışırsınız. Sonra kendi gününüzden üç olay seçip bunlardan birini daha önceki bir olayla açıklayın.

İlgili konular

  • Önce öğrenilmesi yararlı olan konu: Dancada şimdiki anla bağlantılı geçmiş: Førnutid — Geçmiş ortaç biçimlerini ve have / være yardımcı fiillerini öğrenmek, førdatid yapısını kurmayı kolaylaştırır. Temel dönüşüm har → havde ve er → var şeklindedir; hangi yardımcı fiilin seçileceği fiilin kullanımına bağlıdır.

Ön koşul

Dancada FørnutidA2

Diğer B1 kavramları