Fransızcada Eski Sözcükler ve Yapılar
Archaïsmes
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Fransızcada eskicil biçimler, günümüzün gündelik dilinde alışılmış olmayan, fakat eski metinlerde veya geçmişi çağrıştırmak için yazılmış eserlerde kullanılan sözcük ve yapılardır. Je ne sais point cümlesi “Bilmiyorum” demektir; point burada bildiğiniz pas yerine geçer. Bu biçimleri öğrenirken ilk hedef hepsini konuşmada kullanmak değil, anlamı ve yazarın seçtiği sesi doğru tanımaktır. Üstelik hepsi aynı ölçüde eskimiş değildir: naguère edebî anlatımda yaşamaya devam ederken oncques çok daha belirgin bir eski zaman havası yaratır.
Genel Bakış
Bir tarihî romanda geçen céans, bir şiirdeki naguère veya alaycı bir yazıdaki moult, yalnızca sözlük bilgisi değildir. Bu seçimler anlatıcının mesafesini, kişinin konuşma tarzını ya da metnin ciddi mi oyunlu mu olduğunu da gösterebilir. C2 düzeyindeki asıl beceri, sözcüğü çözmenin yanında bu etkiyi fark etmektir. Eski bir sözcüğü anlamak ile onu uygun yerde kullanabilmek farklı şeylerdir.
Türkçedeki “işbu”, “mezkur”, “asla görmüş değilim” gibi farklı dönem ve kullanım alanlarını çağrıştıran ifadeler, bu ayrımı düşünmek için yararlıdır. Ancak bunlar Fransızca biçimlerin bire bir karşılıkları değildir. Örneğin icelle bazı bağlamlarda “adı geçen” diye çevrilebilir; her geçtiği yerde aynı Türkçe sözcüğü kullanmak metni gereksiz yere resmîleştirebilir.
Bu konuda önce çağdaş, özenli dil ile gerçekten eskicil dilin sınırını ayırmak gerekir. Bir iş başvurusunda kibar ve düzgün yazmak için moult veya féal kullanmaya ihtiyaç yoktur. Buna karşılık bir edebiyat metnini okurken bu sözcükleri yok saymak, hem anlamı hem anlatımın rengini kaçırmanıza yol açabilir.
Biçimler Nasıl İşler?
1. Ne…point: Eski veya edebî olumsuzluk
Çağdaş Fransızcadaki temel olumsuzluk yapısı ne…pas biçimindedir. Eskicil veya edebî kullanımda pas yerine point gelebilir:
- Je ne sais pas. — Bilmiyorum.
- Je ne sais point. — Bilmiyorum; anlatım eski veya edebî bir tını taşır.
Ne, çekimli fiilden önce; point ise genellikle çekimli fiilden sonra gelir. Çekimli fiil, işi kimin yaptığını ve zamanı gösteren fiil biçimidir. Fiil sesli harfle başlıyorsa ne, n’ olur: Il n’aime point le bruit. — Gürültüyü sevmez.
Birleşik zamanda, yani zamanı kurmak için yardımcı fiil ile başka bir fiil biçiminin birlikte kullanıldığı yapıda, point yardımcı fiilden sonra yer alır:
- Elle n’a point répondu. — Cevap vermedi.
Burada a, zamanın kurulmasına yardım eder; répondu ise “cevap vermek” eylemini taşır. Point sözcüğünü cümlenin sonuna taşımak gerekmez.
Bu olumsuzluk bazen kesinlik veya kararlılık hissi verir; yine de her ne…point örneğini Türkçeye “asla” ya da “kesinlikle” diye çevirmeyin. Çoğu yerde sıradan bir olumsuzluk yeterlidir. Ayrıca point tek başına “nokta” anlamına da gelir: un point sur la carte — haritada bir nokta. Sözcüğün görevi cümleden anlaşılır.
2. Naguère: Çok uzun zaman önce değil
Naguère, bir zaman zarfıdır; zarf, burada eylemin ne zaman gerçekleştiğini belirten sözcük demektir. Temel anlamı **“çok da uzun zaman önce değil, yakın geçmişte”**dir. Türkçede bağlama göre “daha düne kadar”, “bir süre önce” veya “yakın zamana kadar” denebilir.
- Naguère, on pensait que cette maladie était incurable. — Daha düne kadar bu hastalığın iyileştirilemeyeceği düşünülüyordu.
Buradaki geçmişin ne kadar uzak olduğu takvimle sabitlenmez. Bir kişinin yaşamını anlatan metinle yüzyılları karşılaştıran bir tarih yazısı aynı zaman ölçeğini kullanmaz. Yine de naguère sözcüğünü otomatik olarak “çok eski zamanlarda” diye öğrenmek yanıltıcıdır.
Jadis ve autrefois, genel olarak “eskiden” anlamında kullanılır. Naguère ile aralarındaki fark, özellikle eski durumla şimdiki durumun karşılaştırıldığı cümlelerde önemlidir. Bugün bazı kullanımlarda anlam daha belirsizleşse de okuma ve yazmada güvenilir başlangıç noktası yakın geçmiş anlamıdır.
3. Moult: Çok veya pek çok
Moult, hem miktar hem derece bildirir. Bir ismin, yani kişi, nesne veya kavram adının önünde “pek çok”; bir sıfatın, yani bir niteliği belirten sözcüğün önünde “çok” anlamını verebilir.
- Moult gens y vinrent. — Oraya pek çok kişi geldi.
- Ce récit est moult plaisant. — Bu öykü pek hoş.
İlk örneğin çağdaş karşılığı Beaucoup de gens y sont venus olabilir. İkinci örnekte moult, yaklaşık olarak très görevindedir. Bu nedenle sözcüğü her yerde yalnızca beaucoup de ile değiştirmek doğru sonuç vermez.
Öğrenilecek temel kalıp moult + isim olduğunda araya alışkanlıkla de eklemeyin. Moult difficultés “pek çok güçlük” demektir. Biçim değişmeden kalır; sonuna çoğul eki eklenmez. Günümüzde özellikle bu tür miktar bildiren kullanımlara, bazen mizahi veya hafif alaycı bir tonda rastlanır.
4. Céans: Bu evde, burada
Céans, genel bir “burada” sözcüğünden daha dar bir çağrışım taşır: içinde bulunulan evde veya mekânda demektir. Eski tiyatroda, tarihî anlatıda ve geçmişi taklit eden konuşmalarda görülebilir.
- Qui demeure céans ? — Bu evde kim oturuyor?
- Il n’est point céans. — Kendisi burada, bu evde değil.
Çağdaş bir karşılık seçerken ici, “burada”; dans cette maison, “bu evde” anlamına gelir. Hangisinin daha uygun olduğu bağlama bağlıdır. Sokakta bir konum gösterirken her ici yerine céans koyamazsınız; sözcüğün ev veya iç mekân çağrışımı kaybolmamalıdır.
5. Icelui, icelle: Adı geçen kişi veya şey
Bu biçimler daha önce sözü edilen bir varlığa dönmek için kullanılır. Icelle, dişil tekil biçimdir. Fransızcada dilbilgisel cinsiyet, sözcüklerin eril veya dişil gruplara ayrılmasıdır; bu ayrım her zaman gerçek cinsiyetle ilgili değildir. Örneğin lettre, “mektup”, dişildir.
| Biçim | Bağlandığı sözcük |
|---|---|
| icelui | Eril tekil |
| icelle | Dişil tekil |
| iceux | Eril çoğul |
| icelles | Dişil çoğul |
Bunlar zamir olarak, yani bir adı tekrar etmek yerine onun yerini tutarak kullanılabilir. Eski metinlerde doğrudan bir adın önünde de görülebilirler. Çağdaş karşılık tek bir sözcük değildir: bazen celui-ci veya celle-ci, bazen sıradan bir kişi zamiri, bazen de adın yeniden yazılması gerekir.
- Il reçut une lettre et lut icelle à haute voix. — Bir mektup aldı ve onu yüksek sesle okudu.
Burada icelle, une lettre yerine geçer. Türkçede “o” veya “onu” için eril-dişil ayrımı yapmadığımızdan, Fransızca biçimi seçerken Türkçe çeviriye değil, geri dönülen Fransızca ada bakmak gerekir. Bu örnekte çağdaş ve doğal anlatım Il reçut une lettre et la lut à haute voix olur.
6. Féal: Sadık, bağlı
Féal, özellikle eski bağlılık ve sadakat ilişkilerini anlatan bir sıfattır. Günümüzdeki genel “sadık” karşılığı çoğu zaman fidèle olur. Ancak féal, tarihî hitap ve anlatım kalıplarında hükümdar, hizmet ve bağlılık dünyasını çağrıştırır.
Temel uyum biçimleri eril tekilde féal, dişil tekilde féale, eril çoğulda féaux, dişil çoğulda féales şeklindedir. Burada uyum, sıfatın nitelediği adın cinsiyet ve sayısına göre biçim değiştirmesidir.
- ses féaux serviteurs — onun sadık hizmetkârları
Günümüzde bir arkadaşınızı veya müşterinizi övmek için bu sözcüğü seçmeniz, tarihî veya şakacı bir etki doğurabilir. Nötr bir övgü istiyorsanız fidèle daha güvenli seçenektir.
7. Oncques: Hiç, hiçbir zaman
Oncques, çok belirgin biçimde eski bir sözcüktür. Olumsuz bağlamlarda çoğunlukla jamais, yani “hiçbir zaman” karşılığında anlaşılır. Onques yazımına da rastlanır.
- Oncques je n’ai vu pareil spectacle. — Hiç böyle bir manzara görmedim.
Sözcüğün başa gelmesi cümleye belirgin bir vurgu ve eski anlatım havası verir. Çağdaş karşılık Je n’ai jamais vu pareil spectacle olur. Bu, bütün eski Fransızca metinlere uygulanacak tek bir sözcük dizilişi kuralı değildir. Çok eski metinlerde anlamı ve olumsuzluğun kuruluşunu dönem bağlamında değerlendirmek gerekir.
Bağlam İçinde Örnekler
Aşağıdaki cümleler farklı kullanım alanlarını gösterir; hepsini aynı dönemin gündelik konuşması gibi düşünmeyin. Türkçe çevirilerde öncelik anlaşılır anlama verilmiştir. Fransızcadaki eski tınıyı her seferinde yapay bir Türkçe eskilikle karşılamak gerekmez.
| Fransızca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Je ne sais point. | Bilmiyorum. | Edebî olumsuzluk; mutlaka “asla” demek değildir. |
| Elle n’a point répondu à ma lettre. | Mektubuma cevap vermedi. | Birleşik zamanda olumsuzluğun yeri. |
| Naguère, on pensait que cette maladie était incurable. | Daha düne kadar bu hastalığın iyileştirilemeyeceği düşünülüyordu. | Geçmişteki düşünceyle bugünü karşılaştırır. |
| Cette rue, naguère animée, est maintenant déserte. | Yakın zamana kadar hareketli olan bu sokak şimdi bomboş. | Eski ve şimdiki durum arasındaki fark. |
| Moult gens y vinrent. | Oraya pek çok kişi geldi. | Eski anlatım; fiil biçimi de edebîdir. |
| Nous avons rencontré moult difficultés. | Pek çok güçlükle karşılaştık. | Çağdaş bir yazıda şakacı veya gösterişli duyulabilir. |
| Ce récit est moult plaisant. | Bu öykü pek hoş. | Derece bildiren kullanım. |
| Qui demeure céans ? | Bu evde kim oturuyor? | Tarihî bir konuşma havası taşır. |
| Le maître n’est point céans. | Ev sahibi burada değil. | İki eskicil seçim aynı cümlede. |
| Il reçut une lettre et lut icelle à haute voix. | Bir mektup aldı ve onu yüksek sesle okudu. | İkinci bölümde mektuba geri dönülür. |
| Le roi remercia ses féaux serviteurs. | Kral, sadık hizmetkârlarına teşekkür etti. | Tarihî bağlılık ilişkisi. |
| Oncques je n’ai vu pareil spectacle. | Hiç böyle bir manzara görmedim. | Belirgin eski anlatım ve vurgu. |
Sık Yapılan Hatalar
1. Aynı olumsuzluğu iki kez kurmak
- Yanlış: Je ne sais pas point.
- Doğru: Je ne sais point. — Bilmiyorum.
- Neden? Burada point, pas sözcüğünün yerine geçer; onu güçlendirmek için sonuna eklenmez. Sıradan anlatım isteniyorsa Je ne sais pas yeterlidir.
2. Naguère sözcüğünü uzak geçmiş sanmak
- Hatalı anlamlandırma: Naguère, cette boutique était ouverte. cümlesini “Çok eski çağlarda bu dükkân açıktı” diye okumak.
- Doğru anlamlandırma: “Yakın zamana kadar bu dükkân açıktı.”
- Neden? Sözcüğün eski görünmesi, anlattığı zamanın da çok uzak olduğu anlamına gelmez. Uzak geçmişi özellikle belirtmek için bağlama göre jadis veya il y a très longtemps seçilebilir.
3. Moult sonrasına otomatik olarak de eklemek
- Yanlış: Nous avons eu moult de problèmes.
- Doğru: Nous avons eu moult problèmes. — Pek çok sorun yaşadık.
- Çağdaş seçenek: Nous avons eu beaucoup de problèmes. — Pek çok sorun yaşadık.
- Neden? Beaucoup de kalıbındaki de, temel moult + isim yapısına taşınmaz.
4. Icelle biçimini her ad için kullanmak
- Yanlış: Il trouva un livre et ouvrit icelle.
- Doğru: Il trouva un livre et ouvrit icelui. — Bir kitap buldu ve onu açtı.
- Çağdaş seçenek: Il trouva un livre et l’ouvrit. — Bir kitap buldu ve onu açtı.
- Neden? Livre eril tekildir. Türkçede “onu” değişmese bile Fransızcada geri dönülen sözcüğün dilbilgisel özellikleri önemlidir.
5. Eskicil sözcüğü daha kibar sanmak
- Gündelik yazışmada uygun olmayan seçim: Vous êtes un féal client.
- Doğal seçenek: Vous êtes un client fidèle. — Sadık bir müşterisiniz.
- Neden? İlk cümlede sorun temel anlamdan çok üsluptur. Féal, müşteriye gösterilen nezaketi artırmaz; tarihî sadakat ilişkilerini çağrıştırır. Bilinçli bir şaka yapılmıyorsa nötr sözcük tercih edilir.
Kullanım Notları
Bütün biçimler aynı derecede eski değildir
Naguère günümüz edebî anlatımında rahatça görülebilir. Ne…point, edebî kullanım yanında bazı bölgesel konuşmalarda da duyulabilir; yalnızca tarihî romanlara ait değildir. Bununla birlikte bu gözlem, standart gündelik konuşmada pas yerine sürekli point kullanmayı gerektirmez.
Moult bazen çağdaş basında veya günlük yazışmalarda eğlenceli bir abartı yaratır. Céans, icelle, féal ve özellikle oncques ise genellikle çok daha belirgin bir eski dil izlenimi bırakır. Her sözcüğün etkisini ayrı öğrenmek, hepsine tek bir “resmî dil” etiketi yapıştırmaktan daha doğrudur.
Türkçeye çevirirken anlam ile sesi ayırın
Je ne sais point cümlesini önce “Bilmiyorum” diye çözün. Sonra metnin bütünü gerektiriyorsa daha eski veya ağır bir Türkçe söyleyiş düşünün. Her cümleyi “bilmem”, “malumum değildir” gibi ifadelerle karşılamak aynı etkiyi vermez: Türkçe seçeneklerin de kendilerine özgü kişi, dönem ve anlatıcı çağrışımları vardır.
Özellikle céans için “burada” ile “bu evde” arasında, icelle için “onu” ile “adı geçen” arasında seçim yapmak gerekir. Çeviri yalnızca eski görünen bir sözcük bulma işi değildir; cümlede neye gönderme yapıldığını ve kimin konuştuğunu koruma işidir.
İleri Ayrıntılar ve Üslup Seçimi
Eski sözcük ile eski dil sistemi aynı şey değildir
Çağdaş bir cümleye moult eklemek, o cümleyi tarihsel açıdan doğru Orta Çağ Fransızcası yapmaz. Dilin eski dönemlerinde yazım, fiil biçimleri ve cümle kuruluşu da farklı olabilir. Bu makaledeki örnekler biçimleri tanımayı kolaylaştırır; belirli bir yüzyılın dilini eksiksiz yeniden kurmayı amaçlamaz.
Eski bir metni güncelleyen baskıda bazı sözcükler korunurken yazım çağdaşlaştırılmış olabilir. Bu yüzden tek bir eskicil sözcüğe bakarak metnin tarihini kesinleştirmeyin. Baskının açıklamaları ve metnin tamamı daha güvenilir bilgi verir.
Fiilin eski görünümü ayrı bir konu olabilir
Moult gens y vinrent örneğinde eski tınıyı yalnızca moult yaratmaz. Vinrent, venir fiilinin edebî anlatıda kullanılan yalın geçmiş zaman biçimidir; burada “geldiler” anlamını taşır. Gündelik anlatımda aynı olay çoğunlukla sont venus ile söylenir. Ancak bu edebî zaman günümüz romanlarında da kullanılır; her edebî biçim kullanım dışı kalmış değildir.
Aynı cümledeki öğeleri ayrı ayrı çözmek işe yarar: moult gens “pek çok kişi”, y “oraya”, vinrent “geldi”. Türkçede “pek çok kişi geldi” derken fiili tekil kullanmak doğaldır; Fransızcada gens ile çoğul fiil görülmesi bir çeviri hatası değildir.
Geri gönderme yapan biçimlerde bağlamı izleyin
Icelle gördüğünüzde yalnızca “o” karşılığını not etmekle yetinmeyin. Önce hangi dişil tekil ada döndüğünü bulun. Bir önceki cümlede birden fazla uygun ad varsa olayın anlamından yararlanın. Eski anlatım, okura gönderimi kendiliğinden açık hâle getirmez.
Bu alışkanlık çağdaş Fransızca okurken de yararlıdır. Bir zamirin neyi karşıladığını izlemek, uzun cümlelerde kimin ne yaptığını kaybetmenizi önler. Eskicil biçimi çağdaşlaştırırken aynı gönderimi korumak, sözcüğü tek başına değiştirmekten daha önemlidir.
Bilinçli kullanımda ölçülü davranın
Bir karakter geçmişten geliyormuş gibi konuşuyorsa birkaç seçilmiş biçim yeterli olabilir. Aynı cümlede çok sayıda eskicil sözcüğü yığmak, ciddi bir tarihî anlatı yerine taklit veya parodi etkisi yaratabilir. Bu bir dilbilgisi yanlışı olmak zorunda değildir; ama niyet ile ortaya çıkan ses birbirinden uzaklaşabilir.
Örneğin Nous avons rencontré moult difficultés cümlesi, güncel bir olaydan hafifçe gülümseyerek söz edebilir. Aynı raporda hem icelle hem céans hem oncques kullanmak ise çok daha gösterişli bir anlatıcı yaratır. Yazarken “Bu sözcüğü biliyor muyum?” sorusunun yanına “Okur neden bunu seçtiğimi anlayacak mı?” sorusunu da ekleyin.
Çalışma Önerileri
- Anlam ve etkiyi ayrı kaydedin. Her biçim için çağdaş Fransızca karşılığını, Türkçe anlamını ve kullanım etkisini yazın. Örneğin céans için “bu evde; tarihî veya oyunlu” notu, yalnızca “burada” yazmaktan daha yararlıdır. Karşılaştığınız gerçek cümleyi de kaydedin.
- İki yönde yeniden yazın. Elle n’a point répondu cümlesini Elle n’a pas répondu biçimine dönüştürün; ikisi de “Cevap vermedi” demektir. Ardından hangi sesin kaybolduğunu açıklayın. Icelle içeren örneklerde ise önce hangi adın yerine geçtiğini işaretleyin, sonra çağdaş bir zamir seçin.
- Kısa bir okuma parçasını katmanlarına ayırın. Tarihî bir anlatıdan birkaç cümle seçip eski sözcükleri, edebî fiil biçimlerini ve yalnızca özenli anlatıma ait ifadeleri farklı işaretlerle gösterin. Son olarak parçayı sade Türkçeyle özetleyin. Böylece “eski görünen her şey aynı türdendir” yanılgısından uzaklaşırsınız.
İlgili Konular
- Ön bilgi: Özenli ve resmî anlatım — Güncel, özenli Fransızca ile özellikle geçmişi çağrıştıran sözcük ve yapıları birbirinden ayırmaya yardımcı olur.