B1

İsveççede koşul kipi: skulle ile anlatım

Konditionalis

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İsveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

İsveççede koşul kipi, yani bir durumu gerçek diye sunmadan anlatma yolu, çoğunlukla skulle + mastar ile kurulur; mastar, fiilin komma “gelmek” gibi çekimsiz biçimidir. Om jag hade tid, skulle jag komma. cümlesi “Vaktim olsaydı gelirdim.” demektir. Aynı yapı Skulle du kunna hjälpa mig? “Bana yardım edebilir misin?” gibi kibar ricalarda ve Hon sa att hon skulle komma. “Geleceğini söyledi.” gibi geçmişten bakılan gelecek anlatımında da kullanılır.

Genel bakış

B1 düzeyinde öğrenilen konditionalis, yalnızca içinde “eğer” bulunan cümlelerle sınırlı değildir. Bir kafede isteğinizi yumuşatırken, başka bir şehirde yaşama ihtimalini düşünürken ya da dün konuştuğunuz kişinin planını aktarırken bu yapıya ihtiyaç duyarsınız. Ortak nokta, olayı doğrudan “oluyor” ya da “olacak” diye bildirmek yerine bir varsayım, nezaket veya geçmişteki bakış açısı üzerinden sunmaktır.

Türkçede bu anlamlar farklı ek ve kalıplarla karşılanır: “gelirdim”, “isterdim”, “yardım edebilir misin?”, “geleceğini söyledi”. İsveççede ise hepsinde skulle görülebilir. Bu nedenle skulle için tek bir Türkçe karşılık ezberlemek yanıltıcı olur. Önce cümlenin işlevini belirleyin: Bir koşulun sonucunu mu hayal ediyoruz, bir ricayı mı yumuşatıyoruz, yoksa geçmişte konuşulan bir geleceği mi aktarıyoruz?

Türkçeden farklı olarak bu anlamı kurmak için her fiile ayrı bir koşul eki getirmezsiniz. Skulle yardımcı fiil olarak kullanılır; yardımcı fiil, asıl eylemin zamanını veya nasıl sunulduğunu belirleyen fiildir. Ardından gelen asıl fiil çekimsiz kalır. Ayrıca İsveççede kişi değişince skulle değişmez: “ben” için de “biz” için de aynı biçim kullanılır.

Yapı nasıl kurulur?

Temel kalıp: skulle + mastar

Olumlu bir bildirme cümlesinde başlangıç kalıbı özne + skulle + mastar biçimindedir. Özne, cümlede işi yapan ya da durumu yaşayan kişiyi veya şeyi gösterir. İsveççede bu tür tam cümlelerde özneyi belirtmek gerekir; Türkçedeki “Gelirdim.” gibi yalnızca fiille yetinmeyin.

İsveççe Türkçe
Jag skulle komma. Ben gelirdim.
Du skulle komma. Sen gelirdin.
Han skulle komma. O gelirdi.
Hon skulle komma. O gelirdi.
Vi skulle komma. Biz gelirdik.
Ni skulle komma. Siz gelirdiniz.
De skulle komma. Onlar gelirdi.

Bu örnekler, uygun bir varsayım bağlamındaki anlamı gösterir. Örneğin öncesinde “Davet edilseydik…” konuşulmuş olabilir. Aynı biçim, geçmişteki plan bağlamında “gelecektik” gibi de çevrilebilir.

Skulle ile sonraki mastarın arasına att gelmez. Komma “gelmek”, resa “seyahat etmek”, vara “olmak” ve ha “sahip olmak” bu konumda doğrudan kullanılır:

  • Jag skulle resa mer. — Daha çok seyahat ederdim.
  • Det skulle vara bra. — Bu iyi olurdu.
  • Vi skulle ha mer tid. — Daha çok vaktimiz olurdu.

Mastarın mutlaka -a ile bitmesi gerekmez: gå “gitmek” ve bo “yaşamak, oturmak” da mastardır. Dolayısıyla kuralı “fiile -a ekle” diye değil, “fiilin sözlükteki mastar biçimini kullan” diye öğrenin.

Vilja ve kunna ile birleşme

Vilja “istemek”, kunna ise “yapabilmek” anlamını katar. Bunlar kiplik fiilleridir; yani istek, olanak veya zorunluluk gibi anlamlar ekleyen fiillerdir. Skulle sonrasında onların da mastar biçimi kullanılır.

İsveççe Türkçe Yapının işlevi
Jag skulle vilja ha kaffe. Bir kahve rica ediyorum. İsteği kibarca belirtme
Jag skulle vilja lära mig svenska. İsveççe öğrenmek isterdim. İstek veya arzu
Vi skulle kunna ta tåget. Trenle gidebiliriz. Bir seçenek önerme
Skulle du kunna hjälpa mig? Bana yardım edebilir misin? Kibar rica

İlk cümledeki ha, kahveyi isteme kalıbının parçasıdır: vilja ha. Türkçede “kahveye sahip olmayı isterdim” gibi sözcüğü sözcüğüne çevrilmez. Üçüncü örnekte de konuşan geçmişten söz etmiyor; şu anki bir seçeneği daha yumuşak biçimde sunuyor.

Olumsuzluk ve soru

Inte olumsuzluk sözcüğüdür. Özneyle başlayan temel bildirme cümlesinde skulle sonrasına gelir: özne + skulle + inte + mastar.

  • Jag skulle inte köpa den bilen. — O arabayı almazdım.
  • Hon skulle inte vilja flytta. — Taşınmak istemezdi.

Evet veya hayırla yanıtlanan soruda skulle başa geçer: skulle + özne + mastar?

  • Skulle du följa med? — Sen de gelir miydin?
  • Skulle ni kunna vänta här? — Burada bekleyebilir misiniz?

Bir soru sözcüğü varsa o en başta yer alır:

  • Vad skulle du göra? — Ne yapardın?
  • Var skulle du vilja bo? — Nerede yaşamak isterdin?

Olumsuz sorular da mümkündür: Skulle du inte vilja följa med? “Sen de gelmek istemez misin?” Burada konuşan çoğu zaman karşısındakini bir etkinliğe katılmaya davet eder; olumsuzluk her zaman bir şeyi reddetme anlamına gelmez.

Om ile varsayım kurma

Om bu kullanımda “eğer” anlamına gelir. Koşulu anlatan bölüm bir yan cümledir; yan cümle, tek başına ana mesajı vermeyen ve başka bir cümleye bağlanan bölümdür. Sonucu anlatan bölüm ise ana cümledir.

Şimdiye veya geleceğe ilişkin hayalî bir durumda yaygın kalıp şöyledir:

Om + özne + geçmiş zaman biçimi, skulle + özne + mastar.

Om jag hade tid, skulle jag komma. — Vaktim olsaydı gelirdim.

Burada hade, ha fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Fakat cümle mutlaka geçmişte yaşanmış bir olayı anlatmaz. Geçmiş biçimi, durumun şu an için varsayımsal olduğunu gösterir. Türkçedeki “Vaktim olsaydı…” ifadesinde de geçmişe benzeyen biçimin her zaman geçmiş zamanı anlatmaması bu ayrımı anlamayı kolaylaştırır.

Koşul bölümü başta olduğunda ardından skulle jag gelir; jag skulle gelmez. Bunun nedeni, İsveççede ana cümlede çekimli fiilin ikinci öge olmasıdır. Çekimli fiil, burada cümlenin kipini taşıyan skulle sözcüğüdür. Başta duran bütün om bölümü tek öge sayılır.

Koşul bölümünü sona alırsanız sıra değişir:

  • Om jag hade tid, skulle jag komma. — Vaktim olsaydı gelirdim.
  • Jag skulle komma om jag hade tid. — Vaktim olsaydı gelirdim.

Her iki sıra da doğrudur. İsveççede bu tür kısa yan cümlelerin ardından virgül zorunlu değildir; öğrenirken iki bölümü görmeyi kolaylaştırdığı için burada virgül kullanılmıştır.

Gerçek olasılıkla hayalî durumu ayırma

Her “eğer” cümlesi skulle gerektirmez. Açık bir gelecek olasılığı ile hayal edilen durumu karşılaştırın:

İsveççe Türkçe Bakış açısı
Om jag har tid, kommer jag. Vaktim olursa gelirim. Zaman bulma olasılığı açık
Om jag hade tid, skulle jag komma. Vaktim olsaydı gelirdim. Zamanım olduğunu varsayıyorum

İkinci cümle çoğu bağlamda kişinin şu anda vakti olmadığını düşündürür. Yine de bu yapıyı matematiksel bir “imkânsızlık” işareti saymayın. Konuşan, gerçekleşmesi mümkün bir olasılığı da daha uzak veya varsayımsal sunabilir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde aynı skulle biçiminin Türkçede farklı yollarla karşılandığına dikkat edin. Özellikle rica cümlelerini geçmiş zamanla çevirmek zorunda değilsiniz.

İsveççe Türkçe Açıklama
Jag skulle vilja ha kaffe. Bir kahve rica ediyorum. Siparişi yumuşatan istek
Skulle du kunna hjälpa mig? Bana yardım edebilir misin? Kibar rica
Skulle ni kunna tala lite långsammare? Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz? Konuşmayı takip etmek için rica
Om jag hade tid, skulle jag komma. Vaktim olsaydı gelirdim. Şimdiki duruma ilişkin varsayım
Om vi bodde närmare, skulle vi träffas oftare. Daha yakında otursaydık daha sık görüşürdük. Hayal edilen yaşam koşulu
Jag skulle inte köpa en så dyr telefon. O kadar pahalı bir telefon almazdım. Kişisel tercih veya tavsiye
Vad skulle du göra i min situation? Benim durumumda ne yapardın? Görüş isteme
Det skulle vara skönt med en ledig dag. Bir gün izinli olmak iyi olurdu. İstenen durumu hayal etme
Vi skulle kunna laga middag tillsammans. Akşam yemeğini birlikte hazırlayabiliriz. Yumuşak öneri
Utan din hjälp skulle jag inte klara det. Senin yardımın olmadan bunun üstesinden gelemezdim. Koşul, om olmadan belirtiliyor
Hon sa att hon skulle komma. Geleceğini söyledi. Geçmişte söylenen gelecek
Vi skulle träffas klockan sex, men hon blev sjuk. Saat altıda buluşacaktık ama o hastalandı. Gerçekleşmeyen geçmiş plan
Om jag hade vetat det, skulle jag ha ringt dig. Bunu bilseydim seni arardım. Geçmişte gerçekleşmeyen sonuç

Sık yapılan hatalar

1. Skulle sonrasında att kullanmak

  • Yanlış: Jag skulle att komma.
  • Doğru: Jag skulle komma. — Gelirdim.
  • Neden? Skulle doğrudan mastarla birleşir. Başka yapılarda mastarın önünde gördüğünüz att sözcüğünü buraya taşımayın.

2. Asıl fiili yeniden çekimlemek

  • Yanlış: Vi skulle köper en större lägenhet.
  • Doğru: Vi skulle köpa en större lägenhet. — Daha büyük bir daire alırdık.
  • Neden? Köper şimdiki zaman biçimidir. Skulle sonrasında mastar olan köpa gerekir. Aynı şekilde skulle kan değil, skulle kunna kullanılır.

3. Başta koşul varken Türkçe sözcük sırasını korumak

  • Yanlış: Om jag hade pengar, jag skulle resa.
  • Doğru: Om jag hade pengar, skulle jag resa. — Param olsaydı seyahat ederdim.
  • Neden? Koşul bölümü ana cümlenin ilk ögesini doldurur. Ardından önce çekimli fiil skulle, sonra özne jag gelir.

4. Hayalî koşulun iki tarafında da skulle kullanmak

  • Yanlış: Om jag skulle ha mer tid, skulle jag läsa mer. — “Daha çok vaktim olsaydı daha çok okurdum” anlamını kurmak için.
  • Doğru: Om jag hade mer tid, skulle jag läsa mer. — Daha çok vaktim olsaydı daha çok okurdum.
  • Neden? Bu temel varsayımda koşul bölümünde hade, sonuç bölümünde skulle läsa kullanılır. Om + skulle her zaman yanlış değildir; ancak özel bir olasılık anlamı taşır. Bu ayrım aşağıda açıklanıyor.

5. Yan cümlede inte sırasını karıştırmak

  • Yanlış: Hon sa att hon skulle inte komma.
  • Doğru: Hon sa att hon inte skulle komma. — Gelmeyeceğini söyledi.
  • Neden? Standart yan cümle düzeninde inte, çekimli fiilden önce gelir. Ana cümlede Hon skulle inte komma sırası doğrudur; att ile bağlanan bu yan cümlede ise hon inte skulle gerekir.

6. Geçmiş planın mutlaka gerçekleştiğini düşünmek

  • Yanlış yorum: Hon sa att hon skulle komma. cümlesini “Geldi.” diye anlamak.
  • Doğru yorum: “Geleceğini söyledi.”
  • Neden? Bu cümle yalnızca o sırada söyleneni aktarır. Sonradan gelip gelmediği ayrıca belirtilmelidir. Skulle tek başına ne gerçekleşmeyi ne de gerçekleşmemeyi garanti eder.

Kullanım notları

Kibar olmak için her zaman geçmişten söz etmezsiniz

Jag vill ha kaffe. “Kahve istiyorum.” dilbilgisel olarak doğrudur, fakat bağlama ve ses tonuna göre doğrudan duyulabilir. Jag skulle vilja ha kaffe. isteği daha yumuşak sunar. Bu fark, Türkçedeki “Kahve istiyorum.” ile “Bir kahve rica ediyorum.” arasındaki işlev farkına benzer; sözcüklerin bire bir örtüşmesi gerekmez.

Kan du hjälpa mig? “Bana yardım edebilir misin?” de gündelik konuşmada doğal bir ricadır. Skulle du kunna hjälpa mig? daha çekingen veya daha özenli bir rica olabilir. Her durumda daha uzun kalıp kullanmanız gerekmez; ilişkiniz, isteğin büyüklüğü ve ses tonunuz da önemlidir.

İsveççede tek kişiye du demek yaygındır; nezaket otomatik olarak ni kullanmaya bağlı değildir. Skulle ni kunna…? çoğul bir gruba hitap ederken doğaldır. Tek kişiye ni ile hitap ise bağlama göre farklı karşılanabilir; Türkçedeki kibar “siz” kullanımını doğrudan aktarmayın.

Koşul her zaman açıkça söylenmez

Jag skulle välja det billigare alternativet. — Daha ucuz seçeneği seçerdim.

Bu cümlede om yoktur ama “Ben senin yerinde olsam…” gibi bir koşul konuşmadan anlaşılabilir. Aynı şekilde Med lite mer tid skulle vi kunna göra det bättre. “Biraz daha zamanımız olsa bunu daha iyi yapabiliriz.” cümlesinde koşul fikrini med lite mer tid “biraz daha zamanla” bölümü taşır. Bu yüzden skulle gördüğünüz her yerde eksik bir om cümlesi aramanız gerekmez.

Geçmişteki bir noktadan geleceğe bakmak

Hon sa: «Jag ska komma.» — “Geleceğim.” dedi.

Bu sözü dolaylı anlatımla, yani kişinin sözlerini kendi cümlenizin içine alarak aktardığınızda, şu yapı yaygındır:

Hon sa att hon skulle komma. — Geleceğini söyledi.

Burada hayalî bir koşul yoktur. Söyleme anı geçmiştedir; gelme eylemi ise o geçmiş ana göre ileridedir. Aynı bakış açısı Jag visste att det skulle bli svårt. “Zor olacağını biliyordum.” cümlesinde de vardır. Bunu yalnızca “ska sözcüğünü her zaman skulle yap” biçiminde mekanik bir kurala indirgemeyin; aktarımın zamanı ve olayın hâlâ geçerli olup olmaması da anlatım seçimini etkiler.

Daha ileri kullanım ve ince ayrımlar

Geçmişte gerçekleşmeyen durum: skulle ha + supinum

Şimdiye ilişkin “Giderdim.” ile geçmişe ilişkin “Gitmiş olurdum.” aynı değildir. Geçmişte gerçekleşmeyen bir sonucu anlatmak için skulle ha + supinum kullanılır. Supinum, İsveççede ha ile birleşen özel fiil biçimidir: kommit “gelmiş”, gjort “yapmış”, ringt “aramış” gibi.

Om jag hade haft tid, skulle jag ha kommit. — Vaktim olsaydı gelirdim.

Türkçe çeviri, şimdiki varsayımın çevirisiyle aynı görünebilir. İsveççedeki yapı ise geçmişi açıkça gösterir: O zaman vaktim yoktu ve gelmedim. Sonucu daha belirgin çevirmek isterseniz “Vaktim olmuş olsaydı gelmiş olurdum.” diyebilirsiniz; ancak gündelik Türkçede bu her zaman en doğal seçenek değildir.

İsveççe Türkçe Zaman ilişkisi
Om jag hade tid, skulle jag komma. Vaktim olsaydı gelirdim. Şimdi veya gelecek için varsayım
Om jag hade haft tid, skulle jag ha kommit. O zaman vaktim olsaydı gelirdim. Geçmişte kaçırılmış olanak
Jag skulle ha ringt dig i går, men jag glömde det. Dün seni arayacaktım ama unuttum. Yerine getirilmeyen niyet

Skulle ha tek başına her zaman pişmanlık bildirmez. Gerçekleşmeyen planı, beklenen sonucu veya bağlama göre yapılması uygun görülen bir şeyi anlatabilir. Du skulle ha sagt till tidigare. “Daha önce haber vermeliydin.” cümlesinde eleştiri duyulabilir. Yine de genel “yapmalısın” tavsiyesinde temel yapı borde olur: Du borde vila. — Dinlensen iyi olur.

Gündelik konuşmada skulle ha yerine skulle + supinum da duyabilirsiniz: Jag skulle kommit. — Gelirdim / gelmiş olurdum. Burada kommit mastar değildir; geçmiş anlamlı yapıda ha düşmüştür. Önce açık biçimi, skulle ha kommit kalıbını öğrenmek, duyduğunuzu çözmeyi kolaylaştırır.

Karma zamanlı varsayımlar

Koşul geçmişte, sonuç şimdi olabilir:

Om jag hade lagt mig tidigare, skulle jag inte vara så trött nu. — Daha erken yatsaydım şimdi bu kadar yorgun olmazdım.

Koşulda hade lagt mig geçmişteki yatma saatini, sonuçta skulle vara şimdiki durumu anlatır. İki tarafı sırf biçimleri benzesin diye aynı zamana zorlamayın. Önce “Koşul ne zamana ait, sonuç ne zamana ait?” diye sorun.

Om ile skulle gerçekten ne zaman birleşir?

Om du skulle behöva hjälp, kan du ringa mig. — Yardıma ihtiyacın olursa beni arayabilirsin.

Bu kullanımda skulle, “olur da ihtiyaç duyarsan” gibi ihtiyatlı bir gelecek olasılığı sunar. Koşulun gerçekleşmeyeceği kesin değildir. Temel “Vaktim olsaydı…” kalıbından farklı olarak burada olası bir gelişme için önceden hazırlık veya teklif vardır.

Daha yazılı ve resmî bir anlatımda om kaldırılarak benzer koşul kurulabilir:

Skulle du behöva hjälp, finns jag här. — Yardıma ihtiyacın olursa buradayım.

İlk bölüm soru gibi başlasa da cümlenin bütünü bir soru değildir. Bu kalıbı ilk aşamada etkin kullanmak zorunda değilsiniz; yazışmalarda gördüğünüzde koşul anlamını tanımanız yeterlidir.

Vore ile karşılaşınca

Om jag vore du, skulle jag vänta. — Senin yerinde olsam beklerdim.

Vore, vara “olmak” fiilinin varsayım bildiren özel bir biçimidir. Geleneksel olarak dilek kipi, yani gerçeği doğrudan bildirmek yerine dilek veya varsayım sunan biçim olarak sınıflandırılır. Günümüz İsveççesinde bu tür biçimler sınırlıdır, ancak vore hâlâ kullanılır. Om jag var du… da yaygın bir seçenektir.

Det vore bra. — İyi olurdu.

Bu örnekte vore, skulle vara ile yakın anlam taşır. Yine de buradan bütün fiillerin benzer ayrı koşul çekimleri olduğu sonucunu çıkarmayın. Günlük kullanımda genel ve üretken yol skulle + mastar olmaya devam eder.

Alıştırma önerileri

  1. Aynı durum için üç farklı amaç yazın. Bir gezi planından hareket edin: Jag skulle vilja resa till Göteborg. “Göteborg'a seyahat etmek isterdim.”, Om jag hade semester, skulle jag resa till Göteborg. “İznim olsaydı Göteborg'a giderdim.” ve Jag sa att jag skulle resa till Göteborg. “Göteborg'a gideceğimi söyledim.” Her cümlenin yanına “istek”, “varsayım” veya “geçmişteki gelecek” yazın. Böylece skulle sözcüğünü tek bir Türkçe eke bağlamazsınız.
  2. Koşul bölümünün yerini değiştirin. Jag skulle laga mat om jag hade tid. “Vaktim olsaydı yemek yapardım.” cümlesini Om jag hade tid, skulle jag laga mat. biçiminde yeniden kurun. Önce yalnızca özne ve skulle sırasını kontrol edin; ardından inte ekleyerek olumsuz bir örnek üretin.
  3. Şimdiki varsayımla geçmişte kaçan fırsatı eşleştirin. “Şimdi param olsaydı…” ve “Geçen yıl param olsaydı…” diye iki bağlam seçin. İlkinde skulle köpa “alırdım”, ikincisinde skulle ha köpt “almış olurdum” kullanın. Çeviriler Türkçede birbirine benzese bile İsveççe biçimin hangi zamanı gösterdiğini ayrıca not edin.

İlgili konular

  • Ön bilgi: Kiplik fiilleri — vilja, kunna ve diğer yardımcı fiillerin mastarla nasıl birleştiğini pekiştirin.
  • Sonraki adım: Koşul cümleleri — gerçek olasılıkları, hayalî durumları ve geçmişe dönük koşulları daha ayrıntılı karşılaştırın.
  • Bağlantılı konu: Ettirgen yapılar — bir işi başkasına yaptırmayı öğrenin; bu yapılar da varsayımsal sonuçlarla birlikte kullanılabilir.

Ön koşul

İsveççe Dilinde Kiplik Fiiller (Modala Verb)A1

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer B1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır