A1

İsveççede Temel Edatlar

Prepositioner

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İsveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

İsveççede i, på, till, från, med, för, av ve om, sözcükler arasında yer, yön, zaman ve başka anlam ilişkileri kuran edatlardır. Türkçede çoğu zaman sözcüğün sonuna getirdiğimiz eklerin işini, İsveççede sözcüğün önüne gelen ayrı bir sözcük yapar: i Sverige “İsveç'te”, till Sverige “İsveç'e”, från Sverige “İsveç'ten”. Ancak her Türkçe ekin tek bir İsveççe karşılığı yoktur; örneğin “-de” anlamı hem i hem på ile verilebilir. Bu yüzden edatları tek başlarına değil, kullanıldıkları ifadeyle öğrenmek gerekir.

Genel bakış

“Evdeyim”, “işe gidiyorum”, “arkadaşımla konuşuyorum” derken bir kişinin ya da nesnenin başka bir şeyle ilişkisini belirtiriz. İsveççede bu ilişkilerin çoğu edatlarla anlatılır. Buradaki edat, kendisinden sonra gelen sözcüğü cümlenin geri kalanına bağlayan kısa sözcük demektir. İsveççe dil bilgisi kaynaklarında bunlara prepositioner denir.

Bu konu A1 düzeyinde karşınıza çıkar; çünkü adres söylemek, alışveriş yapmak, buluşmak ve yolculuktan söz etmek için bu küçük sözcükler sürekli gerekir. Başlangıçta hepsinin bütün anlamlarını ezberlemek yerine şu ayrımları yerleştirmek yeterlidir: nerede, nereye, nereden, kiminle, ne hakkında? Zaman ifadelerini de bu temelin üzerine ekleyebilirsiniz.

Türkçe konuşan biri için asıl güçlük sözcüklerin uzunluğu değil, anlamların farklı bölüşülmesidir. “İsveç'te”, “masada” ve “işte” aynı eki taşır; İsveççede bunlar sırasıyla i Sverige, på bordet ve på jobbet olur. Türkçe cümleyi parçalara ayırıp her eke sabit bir karşılık aramak yerine, İsveççede yerleşmiş ifadeyi öğrenmek daha güvenlidir.

Nasıl kullanılır?

1. Önce yapıyı tanıyın

En temel düzen edat + isim veya isim grubu biçimindedir. İsim, kişi, yer ya da nesne adı olan sözcüktür; isim grubu ise bu sözcüğün yanındaki açıklayıcı sözcüklerle birlikte oluşturduğu bütündür.

  • i väskan — çantada
  • på det lilla bordet — küçük masanın üzerinde
  • med min syster — kız kardeşimle
  • till Stockholm — Stockholm'e

Edatın kendisi değişmez. Örneğin med hem tek kişi hem birkaç kişi için kullanılır: med en vän “bir arkadaşla”, med två vänner “iki arkadaşla”. İsmin tekil veya çoğul olması edata yeni bir biçim kazandırmaz.

İsmin belirli biçimi, yani hangi varlıktan söz edildiğini gösteren biçim, ayrı bir konudur: ett bord “bir masa”, bordet “masa; söz konusu masa”. På kullanıldığı için her isme otomatik olarak belirli biçim verilmez. På ett bord “bir masanın üzerinde” de doğrudur. Edat seçimiyle ismin belirli olup olmamasını birbirine karıştırmayın.

2. Sekiz temel edatın anlam haritası

Aşağıdaki karşılıklar başlangıç noktasıdır; her durumda geçerli çeviri eşitlikleri değildir.

İsveççe ifade Türkçe karşılığı Temel ilişki
i rummet odada Bir alanın içinde bulunma
på bordet masanın üzerinde Bir yüzeyin üzerinde bulunma
till stationen istasyona Varış noktası, yönelme
från stationen istasyondan Çıkış noktası, kaynak
med en vän bir arkadaşla Birliktelik
för barn çocuklar için Kime yönelik olduğu
en bit av kakan kekin bir parçası Bir bütünden parça
om resan yolculuk hakkında Konu

3. Yer bildirirken i ve på

I, çoğunlukla bir şeyin içinde, sınırları olan bir alanda bulunmayı anlatır. Ülke ve şehir adlarıyla da temel seçim budur:

  • Jag bor i Sverige. — İsveç'te yaşıyorum.
  • Hon bor i Stockholm. — Stockholm'de yaşıyor.
  • Nycklarna ligger i väskan. — Anahtarlar çantada.

På, bir yüzeyin üzerindeki konumu anlatabilir:

  • Boken är på bordet. — Kitap masanın üzerinde.
  • Bilden hänger på väggen. — Resim duvarda asılı.

Fakat på yalnızca “üzerinde” demek değildir. İş yeri, etkinlik veya bir hizmetin kullanıldığı yer gibi anlamlarda da yerleşmiş kullanımları vardır:

  • Hon är på jobbet. — İşte.
  • Vi är på bio. — Sinemadayız.
  • De är på fest. — Partideler.

Bu örneklerde fiziksel olarak bir şeyin üzerine çıkmak söz konusu değildir. Özellikle på jobbet “işte” gibi ifadeleri bütün olarak öğrenin. “Kapalı yerdeyse i, açık yerdeyse på” biçiminde bir kural doğru değildir; sinema kapalı olsa da på bio denir.

4. Yön ve kaynak bildirirken till ve från

Till, gidilen yeri veya bir şeyin ulaştığı kişiyi gösterir:

  • Vi åker till Stockholm. — Stockholm'e gidiyoruz.
  • Jag går till stationen. — İstasyona yürüyorum.
  • Jag skickar ett meddelande till min bror. — Erkek kardeşime bir mesaj gönderiyorum.

Från, gelinen yeri veya bir şeyin kaynağını gösterir:

  • Hon kommer från Norge. — Norveç'ten geliyor.
  • Bussen kommer från flygplatsen. — Otobüs havaalanından geliyor.
  • Jag har fått ett brev från kommunen. — Belediyeden bir mektup aldım.

Hon kommer från Norge bağlama göre kişinin Norveçli olduğunu ya da Norveç'ten geldiğini anlatabilir. Tıpkı Türkçedeki “Nereden geliyorsun?” sorusu gibi, cümleyi durumla birlikte yorumlamak gerekir.

Şu karşıtlık başlangıç için çok kullanışlıdır: Jag är i Stockholm “Stockholm'deyim”, Jag åker till Stockholm “Stockholm'e gidiyorum”, Jag åker från Stockholm “Stockholm'den yola çıkıyorum”. Bununla birlikte hareket bildiren her cümle till almaz: Jag promenerar i parken “Parkta yürüyorum” cümlesinde hareket parkın içinde gerçekleşir, park bir varış noktası olarak sunulmaz.

5. Birliktelik ve araç bildirirken med

Med, Türkçedeki “ile” ve “-le/-la” için sık kullanılan bir karşılıktır:

  • Jag bor med min syster. — Kız kardeşimle yaşıyorum.
  • Hon skriver med en penna. — Kalemle yazıyor.
  • Vi åker med bussen. — Otobüsle gidiyoruz.

Burada aynı edat bir kişiye eşlik etmeyi, kullanılan aracı ve ulaşım aracını anlatır. Ancak Türkçede “ile” gördüğünüz her yere otomatik olarak med koymayın; bazı fiiller kendi edatını gerektirir. Ayrıca Jag åker buss “Otobüsle gidiyorum” gibi edatsız ulaşım anlatımları da vardır.

6. Yönelik olma ve yarar bildirirken för

För, çoğu zaman bir şeyin kimin için olduğunu veya kime yönelik hazırlandığını gösterir:

  • Den här boken är för barn. — Bu kitap çocuklar için.
  • Det är viktigt för mig. — Bu benim için önemli.
  • Tack för hjälpen! — Yardımın için teşekkürler!

Türkçedeki “için” de her zaman för olmaz. Bir alıcıya verilecek hediyeden söz ederken en present till min syster “kız kardeşime bir hediye” doğal bir kalıptır. Bir işi birinin yararına ya da onun yerine yapma anlamında åt da kullanılır: Jag lagar mat åt barnen “Çocuklara yemek yapıyorum”. Başlangıçta bu ayrımları tek bir büyük kurala zorlamadan örnekleriyle öğrenmek yeterlidir.

7. Parça, yapan kişi ve malzeme bildirirken av

Av, özellikle bir bütünden alınan parçayı anlatırken görülür:

  • Vill du ha en bit av kakan? — Kekten bir parça ister misin?
  • En av mina vänner bor här. — Arkadaşlarımdan biri burada yaşıyor.

Bir eserin kime ait olduğunu, yani onu kimin yaptığını da gösterebilir:

  • Jag läser en bok av Astrid Lindgren. — Astrid Lindgren'in yazdığı bir kitabı okuyorum.

Malzeme bildiren yerleşmiş yapılarda da karşınıza çıkar: Bordet är gjort av trä “Masa ahşaptan yapılmış”. Buna bakıp Türkçedeki her “-den” ekini av ile çevirmeyin. Bir yerden gelmek için från, bir bütünden parça seçmek için çoğunlukla av gerekir. “Norveç'ten geliyor” ile “arkadaşlarımdan biri” aynı tür ilişki değildir.

8. Konu ve zaman bildirirken om

Om, konuşulan, yazılan veya düşünülen konuyu belirtebilir:

  • Vi pratar om resan. — Yolculuk hakkında konuşuyoruz.
  • Det är en bok om Sverige. — Bu, İsveç hakkında bir kitap.

Bir süre sonra gerçekleşecek olaylarda da om kullanılır:

  • Bussen går om tio minuter. — Otobüs on dakika sonra kalkıyor.

Yaklaşık saat belirtirken görülen omkring ve runt ile bu kullanımı karıştırmayın. Başlangıçta “on dakika sonra” için om tio minuter, “saat üç civarında” için omkring klockan tre kalıplarını ayrı öğrenmek daha açıktır. Om başka yapılarda çevreleme anlamı da taşıyabilir: Hon har en halsduk om halsen “Boynunda bir atkı var”.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde yalnızca edata değil, edatın bağlandığı ifadeye de bakın. Aynı Türkçe ekin neden farklı İsveççe sözcüklerle karşılandığını düşünmek, salt ezberden daha yararlıdır.

İsveççe Türkçe Açıklama
Jag bor i Sverige. İsveç'te yaşıyorum. Ülkede bulunma
Boken är på bordet. Kitap masanın üzerinde. Yüzey üzerinde konum
Vi åker till Stockholm. Stockholm'e gidiyoruz. Varış noktası
Hon kommer från Norge. Norveç'ten geliyor. Kaynak veya köken
Jag äter lunch med en kollega. Bir iş arkadaşımla öğle yemeği yiyorum. Birliktelik
Den här kursen är för nybörjare. Bu kurs yeni başlayanlar için. Kime yönelik olduğu
En av mina vänner arbetar här. Arkadaşlarımdan biri burada çalışıyor. Bir gruptan seçilen kişi
Vi pratar om helgen. Hafta sonu hakkında konuşuyoruz. Konuşmanın konusu
Mötet börjar om en timme. Toplantı bir saat sonra başlıyor. Şu andan sonraki süre
Jag har bott här i två år. İki yıldır burada yaşıyorum. Bir durumun sürdüğü zaman
Hon läste boken på två dagar. Kitabı iki günde okudu. İşin tamamlanma süresi
Vi träffas på fredag. Cuma günü buluşuyoruz. Gelecek belirli bir gün
Jag fick ett meddelande från min lärare. Öğretmenimden bir mesaj aldım. Mesajın kaynağı
Tack för maten! Yemek için teşekkürler! Yemekten sonra kullanılan teşekkür
Jag väntar på bussen. Otobüsü bekliyorum. Fiille birlikte öğrenilen edat

Sık yapılan hatalar

1. Türkçedeki “-de” ekini her yerde i ile karşılamak

  • Yanlış: Boken är i bordet.
  • Doğru: Boken är på bordet. — Kitap masanın üzerinde.
  • Neden? Masanın yüzeyindeki kitap için på gerekir. I bordet, kitabı masanın içinde konumlandırır; örneğin özel bir bölmeden söz edilmiyorsa amaçlanan anlamı vermez. Hata edatın tek başına yanlış olması değil, yanlış konumu anlatmasıdır.

2. Bulunma ile yönelmeyi karıştırmak

  • Yanlış: Vi åker i Stockholm. — Stockholm'e gidiyoruz anlamında.
  • Doğru: Vi åker till Stockholm. — Stockholm'e gidiyoruz.
  • Neden? Till varış noktasını gösterir. Vi åker i Stockholm cümlesi başka bir bağlamda doğru olabilir; Stockholm içinde yolculuk ettiğimizi anlatır. “Nereye?” ile “Nerede hareket ediyoruz?” sorularını ayırın.

3. Yer kaynağı için av kullanmak

  • Yanlış: Hon kommer av Norge.
  • Doğru: Hon kommer från Norge. — Norveç'ten geliyor.
  • Neden? Bir ülke, şehir veya kişi kaynak olarak belirtiliyorsa bu anlamda från kullanılır. Av, “arkadaşlarımdan biri” gibi parça-bütün ilişkilerinde görülür; iki kullanım Türkçede aynı eki taşısa da İsveççede aynı değildir.

4. Edatı Türkçedeki gibi sona koymak

  • Yanlış: Jag går stationen till.
  • Doğru: Jag går till stationen. — İstasyona yürüyorum.
  • Neden? Sıradan bir bildirme cümlesinde till, yer adının önüne gelir. Türkçedeki “istasyon-a” sırasını İsveççeye taşımayın. İleride göreceğiniz soru yapılarında edatın sonda kalabilmesi, bu temel düzeni değiştirmez.

5. Bir süre sonrasını i ile anlatmak

  • Yanlış: Bussen går i tio minuter. — Otobüs on dakika sonra kalkıyor anlamında.
  • Doğru: Bussen går om tio minuter. — Otobüs on dakika sonra kalkıyor.
  • Neden? Om, bekleyeceğimiz süreyi gösterir. I tio minuter ise bir eylemin on dakika sürdüğünü anlatır. Cümlede iki edattan biri seçildiğinde yalnızca biçim değil, zaman ilişkisi de değişir.

6. Türkçede ek yeterli olduğu için İsveççe edatı atlamak

  • Yanlış: Jag väntar bussen.
  • Doğru: Jag väntar på bussen. — Otobüsü bekliyorum.
  • Neden? İsveççede vänta på birlikte öğrenilmelidir. Türkçede “otobüsü” dememiz, İsveççede de yalnızca isim kullanabileceğimiz anlamına gelmez. Fiil, yani işi veya durumu anlatan sözcük, hangi edatın geleceğini belirleyebilir.

Kullanım notları

Edatı cümlenin içindeki göreviyle öğrenin

Bir edatın sözlükte birçok karşılığının bulunması, seçimlerin rastgele olduğu anlamına gelmez. Yer bildiren på, på bordet “masanın üzerinde” ifadesinde somut bir ilişki kurar; vänta på “beklemek” ifadesinde ise fiilin yerleşmiş eşidir. Bu ikinci kullanımda “üzerinde” anlamı aramayın.

Benzer biçimde tycka om “sevmek, hoşlanmak” bir bütün olarak öğrenilir: Jag tycker om kaffe “Kahveyi severim”. Buradaki om, prata om kaffe “kahve hakkında konuşmak” ifadesindeki konu anlamıyla açıklanamaz. Aynı kısa sözcük, farklı yapılarda farklı işler üstlenebilir.

Zaman ifadelerini ayrı bir başlık olarak çalışın

Yer için öğrendiğiniz karşılıklar zaman ifadelerini tek başına açıklamaz. En sık gereken ayrımlar şunlardır:

İsveççe Türkçe Kullanım
Vi väntade i två timmar. İki saat bekledik. Eylemin ne kadar sürdüğü
Vi ses om två timmar. İki saat sonra görüşürüz. Şimdiden itibaren beklenecek süre
Hon skrev rapporten på två timmar. Raporu iki saatte yazdı. Tamamlamak için gereken süre
Jag har inte träffat henne på två år. Onu iki yıldır görmedim. Olumsuz cümlede geçen süre
Vi ses på måndag. Pazartesi görüşürüz. Gelecek belirli gün
Vi träffas på måndagar. Pazartesileri buluşuruz. Tekrarlanan gün
Jag arbetar från nio till fem. Dokuzdan beşe kadar çalışıyorum. Başlangıç ve bitiş aralığı

“İki saatte” ile “iki saat boyunca” arasındaki Türkçe fark burada iyi bir dayanak sağlar. På två timmar çoğunlukla işin tamamlanmasını, i två timmar işin sürmesini öne çıkarır. Buna karşılık olumsuz cümledeki på två år, “iki yıldır hiç” anlamına gelir; bu kullanımı ayrı bir kalıp olarak tanıyın.

Günlük zaman ifadelerinin bazıları ise tarihsel olarak kalıplaşmıştır: i dag “bugün”, i morgon “yarın”, i går “dün”, på morgonen “sabah”, på kvällen “akşam”. Bunları tek tek Türkçe eklerle açıklamaya çalışmak yerine sık kullanarak yerleştirin.

Temel edatlar gündelik dilde de yazı dilinde de kullanılır

Bu sekiz edatın kendisi resmî veya samimi değildir. Ayrıntılar, birlikte kullanıldıkları ifadeye bağlıdır. Örneğin Tack för hjälpen! “Yardımın için teşekkürler!” gündelik hayatta da iş ortamında da doğaldır. Başlangıçta nadir seçenekler aramak yerine en yaygın kalıpları doğru kullanmaya odaklanın.

Temelin ötesi: ileride karşılaşacağınız kullanımlar

Bu bölümdeki ayrıntıları A1 düzeyinde hemen üretmeniz gerekmez. Ama bunları tanımak, temel kuralla çelişiyor gibi görünen cümleleri anlamanızı kolaylaştırır.

Sorularda edatın sonda kalması

Normal cümlede edat ilgili sözcüğün önündedir. Ancak soru sözcüğü başa geldiğinde edat cümlenin sonunda kalabilir:

  • Vem pratar du med? — Kiminle konuşuyorsun?
  • Vad tänker du på? — Ne düşünüyorsun?
  • Var kommer du från? — Nereden geliyorsun?

Bu yapı doğal İsveççedir; “edat her zaman ismin hemen önünde durmalı” diye düzeltilmemelidir. Med vem pratar du? “Kiminle konuşuyorsun?” biçimi de mümkündür, fakat birçok gündelik bağlamda daha resmî veya daha vurgulu duyulur. Başlangıçta yaygın soruları duyduğunuz biçimiyle öğrenmek yeterlidir.

Zamirlerden sonra doğru biçimi seçmek

Zamir, ismin yerine kullandığımız “ben, sen, o” gibi sözcüktür. Edattan sonra İsveççedeki nesne biçimi, yani eylemi veya edatın kurduğu ilişkiyi karşılayan kişi biçimi kullanılır:

  • med mig — benimle; med dig — seninle
  • till honom — ona, erkek bir kişiye
  • från henne — ondan, kadın bir kişiden
  • för oss — bizim için

Dolayısıyla med jag değil, med mig denir. Türkçede de “ben ile” yerine “benimle” dememiz, farklı bir kişi biçimine ihtiyaç duyulduğunu hatırlatabilir; ancak iki dilin bütün biçimleri bire bir aynı şekilde kurulmaz.

Av ile från arasındaki daha ince ayrım

En bok av Selma Lagerlöf “Selma Lagerlöf'ün yazdığı bir kitap” demektir. En bok från biblioteket ise “kütüphaneden alınmış/gelen bir kitap”tır. İlk ifade eseri meydana getiren kişiyi, ikincisi kitabın kaynağını gösterir. Av aynı zamanda edilgen yapılarda, yani yapılan işi öne çıkarıp yapan kişiyi geri planda bırakan cümlelerde kullanılır:

Brevet skrevs av min granne. — Mektup komşum tarafından yazıldı.

Türkçedeki “-ın/-in” ekini de her zaman av ile çevirmeyin. Annas bil “Anna'nın arabası” olağan bir sahiplik anlatımıdır. Av, Türkçedeki bütün sahiplik ilişkilerini karşılayan genel bir sözcük değildir.

Çok sözcüklü edat ifadeleri

İlerledikçe tek sözcüklü edatların daha uzun kalıpların parçası olduğunu göreceksiniz:

  • i samband med mötet — toplantıyla bağlantılı olarak
  • med tanke på vädret — hava durumu göz önüne alındığında
  • i förhållande till priset — fiyatına göre

Bunlarda her küçük sözcüğü ayrı çevirmek anlamı yakalamayı zorlaştırır. Örneğin med tanke på bütün olarak değerlendirilir. Temel edat bilgisi bu ifadeleri tanımaya yardım eder; doğru kullanım için yine bütün kalıbın anlamını öğrenmek gerekir.

Çalışma önerileri

  1. Bir yolculuğu üç bakış açısıyla anlatın. Aynı şehirle Jag är i Ankara “Ankara'dayım”, Jag åker till Ankara “Ankara'ya gidiyorum”, Jag åker från Ankara “Ankara'dan yola çıkıyorum” cümlelerini kurun. Ardından evinizdeki eşyalarla i ve på örnekleri ekleyin. Her seçimde “yer mi, varış noktası mı, kaynak mı?” diye sorun.
  2. Tek sözcük yerine kısa kalıp kaydedin. Not defterinize yalnızca för yazmak yerine tack för hjälpen “yardımın için teşekkürler”; yalnızca på yerine vänta på bussen “otobüsü beklemek” yazın. Kendi hayatınızdan bir örnek ekleyin. Böylece edatın hem anlamını hem birlikte kullanıldığı sözcüğü hatırlarsınız.
  3. Süreleri karşılaştırarak çalışın. “Bir saat boyunca”, “bir saat sonra” ve “bir saatte tamamlamak” için ayrı cümleler hazırlayın. Sonra Türkçe karşılığı kapatıp i, om ve på arasındaki anlam farkını açıklayın. Cevabınız yalnızca edat adı değil, “süren eylem”, “gelecekteki başlangıç” veya “tamamlanma süresi” olsun.

İlgili konular

  • Yer anlatımını pekiştirmek için: Yer bildirirken på ve i — iş yeri, okul, şehir ve benzeri yerlerde bu iki edatın seçimini daha ayrıntılı inceleyin.
  • Daha ileri bir aşamada: İleri düzey edat kullanımları — çok sözcüklü kalıpları ve daha ince anlam ilişkilerini öğrenin.

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır