C1

İsveççede ileri düzey edat kullanımı

Avancerade Prepositionsuttryck

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İsveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

İsveççede i förhållande till bir karşılaştırma veya oran ilişkisi, trots beklentiye ters düşen bir durum, i samband med bir olayla bağlantı, med tanke på ise değerlendirmede dikkate alınan bir koşul bildirir. Bu ifadeleri tek tek sözcüklerin toplamı olarak değil, bütün birer kalıp olarak öğrenin. Türkçedeki “geçen yıla göre” veya “yağmura rağmen” dizilişinin tersine, İsveççede bu kalıplar bağlandıkları sözün önüne gelir: trots regnet = “yağmura rağmen”.

Genel bakış

Temel edatlar yer, yön ve zaman belirtirken ileri düzey edat ifadeleri düşünceler arasındaki ilişkiyi de kurar. Bir raporda sonucu neyle karşılaştırdığınızı, bir kararı hangi koşulu düşünerek verdiğinizi ya da bir olayın başka bir olayla nasıl bağlantılı olduğunu belirtmenizi sağlar. C1 düzeyinde amaç yalnızca daha uzun ifadeler kullanmak değil, aktarmak istediğiniz ilişkiyi doğru seçmektir.

Burada edat, başka bir sözle birlikte yer, zaman, neden veya benzeri bir ilişki kuran sözcük demektir. Trots tek sözcüklü bir edattır; i samband med gibi birkaç sözcükten oluşan yapılar ise birlikte edat görevi görür. Bu kalıplar haberlerde, iş yazışmalarında, resmi açıklamalarda ve günlük değerlendirmelerde sık karşınıza çıkar. Özellikle trots ve med tanke på yalnızca resmi dile ait değildir.

Türkçe konuşan biri için en önemli güçlüklerden biri “göre”, “dolayı”, “rağmen” gibi karşılıkları birbirine karıştırmamaktır. Örneğin Türkçede “gelirine göre yüksek” ile “söylediğine göre” aynı sözcüğü içerir; İsveççede bunlar aynı kalıpla kurulmaz. Önce Türkçe karşılığı değil, cümlede kurduğunuz ilişkiyi belirlemek daha güvenilir bir yoldur.

Nasıl kullanılır?

Dört temel anlamı ayırın

Aşağıdaki kalıpların sonundaki till, med ve på rastgele seçilmiş sözcükler değildir. Kalıbın bir parçasıdır; Türkçe karşılığın yönlendirmesiyle değiştirilemez.

İsveççe kalıp Temel Türkçe karşılık Kurduğu ilişki
i förhållande till -e göre, -e oranla, -le karşılaştırıldığında Bir ölçütle karşılaştırma veya orantı
trots -e rağmen Beklenenin tersine gerçekleşen sonuç
i samband med sırasında, vesilesiyle, ile bağlantılı olarak Bir olayla zamansal veya durumsal bağlantı
med tanke på göz önüne alındığında, düşünülünce Bir değerlendirmede hesaba katılan koşul

I förhållande till bir şeyi başka bir şeye göre değerlendirir:

Hyran är hög i förhållande till min inkomst. — Kira, gelirime oranla yüksek.

Burada gelirim kiranın nedeni değildir; kirayı değerlendirdiğim ölçüttür. Oran söz konusu olduğunda kalıp özellikle kullanışlıdır. Yalnızca iki yılı karşılaştırıyorsanız jämfört med (“ile karşılaştırıldığında”) da doğal bir seçenektir:

I förhållande till förra året har kostnaderna minskat. — Geçen yıla göre giderler azaldı.

Trots, normalde sonucu engellemesi beklenen bir durumun engel olmadığını söyler:

Trots regnet gick vi ut. — Yağmura rağmen dışarı çıktık.

Yağmur vardı ve yine de dışarı çıktık. “Yağmur yüzünden dışarı çıktık” demek istenseydi trots kullanılamazdı; çünkü neden ile beklentiye aykırılık aynı ilişki değildir.

I samband med, bir olayın çevresindeki zamanı veya bağlantıyı belirtir:

I samband med mötet skickade vi ut en sammanfattning. — Toplantıyla bağlantılı olarak bir özet gönderdik.

Bu cümle tek başına özetin toplantıdan hemen önce mi, toplantı sırasında mı, yoksa hemen sonra mı gönderildiğini kesinleştirmez. İlişkiyi bildirir; kesin zaman gerekirse ayrıca belirtilir.

Med tanke på, bir değerlendirme veya kararın dayandığı koşulu öne çıkarır:

Med tanke på framtiden behöver vi spara mer. — Geleceği düşünerek daha çok tasarruf etmemiz gerekiyor.

Burada gelecek hesaba katılıyor. Ancak kalıp her kullanımda “amacıyla” anlamına gelmez:

Med tanke på vädret stannar vi hemma. — Hava durumunu göz önünde bulundurarak evde kalıyoruz.

Hava durumu ulaşılmak istenen bir amaç değil, kararı etkileyen koşuldur.

Kalıptan sonra ne gelir?

Bu ifadelerden sonra çoğunlukla bir isim öbeği, yani bir varlığı veya durumu adlandıran sözcük grubu gelir. Örneğin regnet (“yağmur”) tek başına bir isim öbeğidir; det kraftiga regnet (“şiddetli yağmur”) daha uzun bir isim öbeğidir.

Yapı Türkçe anlamı
trots regnet yağmura rağmen
trots det kraftiga regnet şiddetli yağmura rağmen
i samband med flytten taşınma sırasında / taşınmayla bağlantılı olarak
med tanke på de ökade kostnaderna artan giderler göz önüne alındığında
i förhållande till företagets storlek şirketin büyüklüğüne oranla

İsim yerine zamir, yani bir kişinin veya şeyin adını tekrar etmeden onun yerini tutan bir sözcük gelirse edattan sonra uygun biçimi kullanın. Jag “ben” iken edattan sonra mig olur:

De vet mycket om mig. — Benim hakkımda çok şey biliyorlar.

Aynı ilke uzun kalıplar için de geçerlidir. Kişi bildiren zamirlerde mig, dig, honom, henne, oss, er, dem biçimleri kullanılır. Bununla birlikte bir kalıbın dilbilgisel olarak zamir alabilmesi, her kişiyle her bağlamda doğal olacağı anlamına gelmez. Buradaki dört kalıp özellikle olaylar, koşullar ve ölçütlerle sık kullanılır.

Tam bir cümle eklemek istediğinizde

Bazen “yağmura rağmen” değil, “yağmur yağmasına rağmen” demek istersiniz. İkinci yapıda kendi eylemi bulunan bir yan cümle, yani daha büyük bir cümlenin içine bağlanan cümle parçası vardır. İsveççede özellikle şu iki bağlantı önemlidir:

  • trots att det regnade — yağmur yağmasına rağmen
  • med tanke på att tåget var försenat — trenin gecikmiş olduğu göz önüne alındığında

Trots att det regnade gick vi ut. — Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.

Med tanke på att tåget var försenat kom vi fram ganska tidigt. — Trenin gecikmiş olduğunu düşünürsek oldukça erken vardık.

Her uzun kalıba doğrudan att ekleyerek aynı yapıyı kuramazsınız. “Taşınırken” anlamında i samband med att vi flyttade (“biz taşınırken / taşınmamızla bağlantılı olarak”) doğal bir yapıdır. Buna karşılık i förhållande till ile bir karşılaştırma kurarken genellikle bir isim öbeği veya vad (“ne, ne kadar”) gibi bir sözcükle başlayan yapı seçilir:

Priset är högt i förhållande till vad man får. — Fiyat, karşılığında alınana göre yüksek.

Cümle başındaki uzun ifade tek bir yer tutar

İsveççe bildirme cümlesinde çekimli fiil, yani zaman ve kişiyle kullanılan fiil biçimi, normalde ikinci cümle öğesi konumundadır. “İkinci” burada ikinci sözcük demek değildir. Baştaki uzun edat öbeği bütünüyle tek öğe sayılır.

Vi gick ut trots regnet. — Yağmura rağmen dışarı çıktık.

Trots det kraftiga regnet gick vi ut. — Şiddetli yağmura rağmen dışarı çıktık.

İkinci örnekte başa gelen bütün ifade trots det kraftiga regnet olduğundan ardından gick, sonra özne, yani eylemi yapanı bildiren vi (“biz”) gelir. Türkçede başa uzun bir ifade getirmek bu tür zorunlu bir yer değişimine yol açmaz; bu yüzden İsveççede fiilin yerini ayrıca kontrol etmek gerekir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde aynı Türkçe ekin farklı İsveççe kalıplara karşılık verebildiğine dikkat edin. Seçimi belirleyen şey, ilişkinin karşılaştırma mı, koşul mu, bağlantı mı olduğudur.

İsveççe Türkçe Açıklama
I förhållande till förra året har försäljningen ökat. Geçen yıla göre satışlar arttı. Önceki yıl karşılaştırma ölçütüdür.
Lägenheten är dyr i förhållande till storleken. Daire, büyüklüğüne oranla pahalı. Fiyat ile büyüklük arasında oran kurulur.
Arbetsbördan är stor i förhållande till den tid vi har. İş yükü, elimizdeki zamana göre fazla. Kaynak ile iş yükü karşılaştırılır.
Trots regnet gick vi ut. Yağmura rağmen dışarı çıktık. Beklenen engel sonucu değiştirmedi.
Hon behöll lugnet trots den hårda kritiken. Sert eleştirilere rağmen sakinliğini korudu. Olumsuz koşula karşı gerçekleşen durum.
Trots att vi inte hade bokat fick vi ett bord. Rezervasyon yapmamış olmamıza rağmen bir masa bulduk. Tam cümle, trots att ile bağlanır.
I samband med mötet ordnar vi en gemensam lunch. Toplantı vesilesiyle ortak bir öğle yemeği düzenliyoruz. Öğle yemeği toplantıyla ilişkilidir.
Spara alla kvitton i samband med flytten. Taşınmayla ilgili bütün makbuzları saklayın. Taşınma sürecindeki harcamalar kastedilir.
Problemet uppstod i samband med att vi uppdaterade systemet. Sorun, sistemi güncellediğimiz sırada ortaya çıktı. Zaman bağlantısı var; neden kesinleştirilmiyor.
Med tanke på framtiden vill vi minska vår energiförbrukning. Geleceği düşünerek enerji tüketimimizi azaltmak istiyoruz. Uzun vadeli koşullar hesaba katılıyor.
Med tanke på priset är kvaliteten bra. Fiyatı göz önüne alındığında kalitesi iyi. Olumlu değerlendirme fiyatla sınırlandırılır.
Med tanke på att hon är ny på jobbet klarar hon sig mycket bra. İşe yeni başladığı göz önüne alındığında çok iyi iş çıkarıyor. Değerlendirmenin dayanağı tam cümleyle verilir.

Sık yapılan hatalar

1. Kalıbın sonundaki edatı değiştirmek

  • Yanlış: I samband till mötet skickar vi ett mejl.
  • Doğru: I samband med mötet skickar vi ett mejl.
  • Anlamı: Toplantıyla bağlantılı olarak bir e-posta gönderiyoruz.

Türkçede “toplantıya ilişkin” denmesi İsveççede till seçmeyi gerektirmez. Bütün olarak i samband med, i förhållande till ve med tanke på öğrenin.

2. Tam cümleden önce gerekli bağlantıyı atlamak

  • Yanlış: Trots det regnade gick vi ut.
  • Doğru: Trots att det regnade gick vi ut.
  • Anlamı: Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.

Trots regnet bir isim öbeğiyle, trots att det regnade ise tam bir yan cümleyle kurulur. Aradaki att bu ayrımı gösterir.

3. Başa gelen öbekten sonra özneyi fiilin önünde bırakmak

  • Yanlış: Med tanke på vädret vi stannar hemma.
  • Doğru: Med tanke på vädret stannar vi hemma.
  • Anlamı: Hava durumunu göz önünde bulundurarak evde kalıyoruz.

Öndeki ifade uzasa bile tek bir cümle öğesidir. Onun ardından çekimli fiil, sonra özne gelir.

4. Türkçedeki her “göre” için aynı kalıbı kullanmak

  • Kastedilen anlam için uygun değil: I förhållande till läkaren behöver jag vila.
  • Doğru: Enligt läkaren behöver jag vila.
  • Anlamı: Doktora göre dinlenmem gerekiyor.

Burada doktorla bir oran kurulmuyor; bilginin kaynağı belirtiliyor. Kaynak veya görüş aktarırken enligt kullanılır. I förhållande till läkaren başka bir bağlamda “doktorla karşılaştırıldığında” gibi farklı bir ilişki kurabilir.

5. “İçin” anlamını otomatik olarak amaç saymak

  • Amaç anlatmak için uygun değil: Med tanke på att klara provet pluggar jag varje kväll.
  • Daha doğal: För att klara provet pluggar jag varje kväll.
  • Anlamı: Sınavı geçmek için her akşam çalışıyorum.

Amaç, henüz ulaşılmak istenen sonuçtur; bunu för att açıkça belirtir. Med tanke på att ise genellikle bilinen veya kabul edilen bir durumu değerlendirmeye katar. Örneğin Med tanke på att provet är svårt pluggar jag varje kväll “Sınavın zor olduğunu göz önünde bulundurarak her akşam çalışıyorum” demektir.

Kullanım notları

Doğallık ile resmiyet arasındaki denge

Uzun kalıp kullanmak tek başına anlatımı daha iyi yapmaz. Trots regnet (“yağmura rağmen”) ve med tanke på priset (“fiyatı düşünülünce”) günlük konuşmada da doğaldır. I förhållande till özellikle oran, kaynak ve ölçüt konuşulurken; i samband med ise duyurularda, haberlerde ve iş yazışmalarında sık görülür.

Sadece “toplantıda” demek istiyorsanız på mötet yeterli olabilir. “Toplantıyla bağlantılı olarak, toplantı vesilesiyle” demek istiyorsanız i samband med mötet daha geniş bir ilişki kurar. Uzun biçim kısa biçimin süslü karşılığı değildir; anlamı da değiştirir.

Bağlantı, kanıtlanmış neden değildir

Felet uppstod i samband med uppdateringen. — Hata, güncelleme sırasında ortaya çıktı.

Bu ifade, hatanın güncellemeyle aynı süreçte görüldüğünü söyler. Güncellemenin hataya kesin olarak neden olduğunu iddia etmek için daha açık bir neden ifadesi gerekir:

Felet uppstod på grund av uppdateringen. — Hata, güncelleme nedeniyle ortaya çıktı.

På grund av “nedeniyle” demektir. Özellikle teknik rapor veya olay anlatımında bu ayrım önemlidir: yalnızca zaman bağlantısını biliyorsanız kesin neden ileri sürmeyin.

Virgül ve vurgu

Cümle başındaki kısa edat öbeğinden sonra otomatik olarak virgül koymayın: Trots regnet gick vi ut doğal yazımdır. Çok uzun bir girişin okunmasını kolaylaştırmak için virgül kullanılabilir; ancak virgül, fiilin ikinci öğe konumunda bulunması kuralını değiştirmez.

Öbeği başa almak okuyucunun dikkatini ilgili koşula çeker. Kvaliteten är bra med tanke på priset “Fiyatını düşünürsek kalitesi iyi” derken, Med tanke på priset är kvaliteten bra değerlendirme çerçevesini daha en başta belirler. Temel bilgi aynıdır; sunuluş sırası farklıdır.

İleri kullanım ve ince ayrımlar

Aynı durumu dört ayrı açıdan anlatmak

Bir projedeki sınırlı bütçeyi düşünün. Seçtiğiniz kalıp, aynı bütçeye yönelik tutumunuzu değiştirir:

İsveççe Türkçe Bakış açısı
I förhållande till budgeten blev resultatet bra. Bütçeye oranla sonuç iyi oldu. Sonuç ile kaynak karşılaştırılır.
Trots den lilla budgeten blev resultatet bra. Küçük bütçeye rağmen sonuç iyi oldu. Küçük bütçe olası engel sayılır.
Med tanke på den lilla budgeten blev resultatet bra. Küçük bütçe göz önüne alındığında sonuç iyi oldu. Değerlendirme koşullara göre yumuşatılır.
I samband med budgetbeslutet ändrades planen. Bütçe kararıyla bağlantılı olarak plan değişti. Karar ile değişiklik ilişkilendirilir.

Trots çoğu zaman “buna karşın başarı sağlandı” vurgusu taşır. Med tanke på ise “koşulları hesaba katarsak bu sonuç iyi sayılır” düşüncesine elverişlidir. Bu yüzden Med tanke på din erfarenhet är resultatet bra (“Deneyimini göz önüne alırsak sonuç iyi”) bağlama göre sınırlı bir övgü gibi duyulabilir. Dilbilgisi doğru olsa bile, karşı tarafa değerlendirme ölçütünüzü nasıl sunduğunuz önemlidir.

Yakın kalıplar her zaman eş anlamlı değildir

Jämfört med doğrudan karşılaştırma yapar; i förhållande till özellikle orantı veya ilişki vurgusu için uygundur. Med hänsyn till (“dikkate alarak”) ise bir karar verirken bir koşulu veya birinin ihtiyaçlarını gözetme anlamında kullanılabilir:

Vi har ändrat tiden med hänsyn till deltagarnas önskemål. — Katılımcıların isteklerini dikkate alarak saati değiştirdik.

Inför yaklaşan bir olayın öncesini veya o olaya dönük hazırlığı belirtebilir:

Inför mötet läste jag rapporten. — Toplantı öncesinde raporu okudum.

Bu cümlede hazırlık ve öncelik açıkken i samband med mötet toplantı çevresindeki daha geniş bir bağlantıyı anlatır. Benzer Türkçe çeviriler, İsveççedeki zaman ve tutum farklarını görünmez kılabilir.

Yan cümlede olumsuzluğun yeri

Olumsuzluk sözcüğü inte (“değil, -me/-ma”), bu tür yan cümlelerde genellikle çekimli fiilden önce gelir:

Trots att hon inte hade tid hjälpte hon oss. — Zamanı olmamasına rağmen bize yardım etti.

Burada yan cümlede sıra hon inte hade, ana cümlede ise baştaki bütün yan cümleden sonra hjälpte hon olur. Ana cümle, diğer parçaların bağlandığı temel yargıdır; burada “bize yardım etti” bölümüdür. İki ayrı sırayı kontrol edin: yan cümlede inte fiilden önce, başa alınmış yan cümlenin ardından ana cümlenin fiili özneden önce gelir.

Edatı sonda kalan soru ve ilgi yapıları

Öğrendiğiniz kalıpları her zaman kesintisiz bir blok halinde görmezsiniz. İsveççede soru kurarken veya bir şeyi açıklayan ek cümle kullanırken kalıbın sonundaki edat cümlenin sonunda kalabilir:

Vad jämför du resultatet med? — Sonucu neyle karşılaştırıyorsun?

Det är den inkomst som hyran måste bedömas i förhållande till. — Kiranın değerlendirilmesinde esas alınması gereken gelir budur.

İkinci cümlede i förhållande till hâlâ aynı ilişkidir; fakat bağlandığı gelir daha önce söylenmiştir. Bu tür uzun yapılar özellikle yazılı metinlerde karşınıza çıkar. Üretirken cümleyi gereksiz yere uzatmak zorunda değilsiniz: “Kira bu gelire göre değerlendirilmelidir” anlamındaki Hyran måste bedömas i förhållande till den inkomsten daha kolay izlenir.

Çalışma önerileri

  1. Çeviri yerine ilişki seçme alıştırması yapın. Dört başlık açın: karşılaştırma, beklentiye aykırılık, bağlantı, dikkate alınan koşul. Günlük bir haberden veya kendi işinizden beş durum seçip her birini bu başlıklardan birine yerleştirin. Ardından uygun İsveççe kalıpla bir cümle yazın. Özellikle “göre” sözcüğünün bilgi kaynağı mı, karşılaştırma mı bildirdiğini kontrol edin.
  2. Aynı cümleyi iki konumda kurun. Önce Vi gick ut trots regnet, ardından Trots regnet gick vi ut yazın; ikisi de “Yağmura rağmen dışarı çıktık” demektir. Bunu dört kalıpla tekrarlayın. Baştaki ifadenin altını bütünüyle çizin ve ardından gelen çekimli fiili işaretleyin. Böylece uzun girişlerden sonra Türkçe söz dizilişine dönme alışkanlığını fark edebilirsiniz.
  3. İsim öbeğini tam cümleye dönüştürün. Trots regnet (“yağmura rağmen”) ifadesini trots att det regnade (“yağmur yağmasına rağmen”) biçimine getirin. Sonra med tanke på förseningen (“gecikme göz önüne alındığında”) yerine med tanke på att tåget var försenat (“trenin gecikmiş olduğu göz önüne alındığında”) kullanın. Her dönüşümde anlamı, bağlantı sözcüğünü ve varsa inte sözcüğünün yerini ayrı ayrı kontrol edin.

İlgili konular

  • Ön bilgi: Temel edatlar — i, på, till, med gibi kısa edatların yer, yön ve zaman ilişkilerini öğrenmek, burada ele alınan kalıpları bütün olarak kavramayı kolaylaştırır.

Ön koşul

İsveççede Temel EdatlarA1

Diğer C1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır