C1

Norveççede İleri Düzey Edat Kullanımı

Avanserte Preposisjonsuttrykk

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Norveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Norveççede i forhold til, til tross for, i forbindelse med ve med tanke på, ayrı ayrı sözcüklerden çok birer anlam bütünü olarak öğrenilmelidir. Sırasıyla karşılaştırma veya ilişki, beklenene ters düşen sonuç, bir olayla bağlantı ve bir şeyi göz önünde bulundurma ya da geleceğe yönelik amaç anlatırlar. Türkçedeki “-e göre”, “-e rağmen”, “ile ilgili” ve “düşünülerek” ifadeleri yararlı başlangıç noktalarıdır; ancak her bağlamda bire bir karşılık vermezler.

Genel bakış

Bir raporda “geçen yıla göre”, bir duyuruda “toplantıyla bağlantılı olarak”, bir konuşmada “yağmura rağmen” demek istediğinizde yalnızca temel yer ve yön edatları yetmez. Edat, sözcükler arasında yer, zaman, neden veya ilişki kuran bir sözcüktür. Bu yazıdaki edat kalıpları, birkaç sözcüğün birlikte tek bir ilişkiyi ifade ettiği yapılardır. Örnekler Norveççenin Bokmål yazı dilindedir.

Bu kalıpların bazılarıyla daha erken karşılaşabilirsiniz. C1 düzeyinde asıl hedef, onları kullanabilmekten öte, hangi ilişkinin kastedildiğini açıkça belirtmek ve yazıyı gereksiz yere ağırlaştırmamaktır. Özellikle i forhold til, çok farklı yerlerde duyulduğu için kolayca belirsiz bir “hakkında” sözüne dönüşebilir. İyi kullanım, uzun olanı seçmek değil, anlamı en doğru veren yapıyı seçmektir.

Türkçe açısından önemli bir fark da sözcüklerin yeridir. Türkçede “toplantı ile ilgili”, “yağmura rağmen” deriz; Norveççede kalıp genellikle kendisine bağlanan sözcüğün önüne gelir: i forbindelse med møtet, til tross for regnet. Türkçedeki ekleri ve sonradan gelen sözcükleri aynı sırayla aktarmak yerine Norveççe kalıbın tamamını, devamındaki ifadeyle birlikte öğrenmek daha güvenlidir.

Yapı nasıl kurulur?

Dört kalıbın anlam haritası

Bir kalıbı seçmeden önce kendinize “Burada neyi neye bağlıyorum?” diye sorun. Karşılaştırma ile neden, konu ile amaç aynı şey değildir.

Norveççe kalıp Türkçede temel karşılığı Seçim ölçütü
i forhold til -e göre; ile karşılaştırıldığında; ile olan ilişkisi bakımından Bir ölçüt veya ilişki noktası var mı?
til tross for -e rağmen Bir engel ya da beklentinin tersine gerçekleşen sonuç var mı?
i forbindelse med ile bağlantılı olarak; vesilesiyle; kapsamında Bir olayla veya işlemle somut bağlantı var mı?
med tanke på göz önünde bulundurulduğunda; düşünülerek; amacıyla Bir değerlendirme ölçütü veya geleceğe dönük düşünce var mı?

Bu karşılıklar birer ezber çevirisi değil, anlamı bulma araçlarıdır. Örneğin med tanke på bazen “göz önüne alınırsa”, bazen “için hazırlık olarak” diye çevrilir. Hangisinin uygun olduğunu cümlenin geri kalanı belirler.

1. I forhold til: karşılaştırma ve ilişki

En açık kullanımlardan biri iki durumu karşılaştırmaktır:

  • I forhold til i fjor har vi færre deltakere. — Geçen yıla göre daha az katılımcımız var.
  • Utgiftene er høye i forhold til inntektene. — Giderler, gelire göre yüksek.

İlk örnekte önceki yıl, ikinci örnekte gelir bir ölçüttür. “Neye göre az veya yüksek?” sorusuna cevap verebilirsiniz. Bu, kalıbı seçmek için iyi bir kontroldür.

Kalıp yalnızca sayısal karşılaştırma bildirmez; bir şeyin başka bir şeye göre konumunu da gösterebilir:

  • Hvor ligger hotellet i forhold til stasjonen? — Otel, istasyona göre nerede kalıyor?

Burada otelin daha iyi veya daha kötü olması değil, istasyona göre bulunduğu yer soruluyor. Bu yüzden her i forhold til örneğini “ile karşılaştırıldığında” diye çevirmek de doğru olmaz.

Yalnızca konuyu belirtmek istiyorsanız daha kısa bir sözcük çoğu zaman daha açık olur:

  • Vi har spørsmål om avtalen. — Sözleşmeyle ilgili sorularımız var.

Bu cümlede sözleşmeyle bir karşılaştırma yapılmıyor. Om, burada “hakkında, ile ilgili” anlamını doğrudan verir. I forhold til kalıbının geniş kullanımıyla karşılaşmanız mümkündür; ancak özenli yazıda gerçek bir karşılaştırma veya ilişki bulunup bulunmadığını kontrol edin.

2. Til tross for: beklenenin tersine sonuç

Bu kalıp, bir durumun sonucu engellemesi beklenirken sonucun yine de gerçekleştiğini gösterir:

  • Til tross for regnet gikk vi ut. — Yağmura rağmen dışarı çıktık.
  • Hun fullførte kurset til tross for en travel hverdag. — Günlük hayatı çok yoğun olmasına rağmen kursu tamamladı.

Yağmur dışarı çıkmamak için, yoğunluk ise kursu bırakmak için bir neden olabilirdi. Cümle, bu beklentinin gerçekleşmediğini anlatır. Dolayısıyla til tross for, “nedeniyle” değil, “rağmen” demektir.

Ardından bir isim grubu, yani bir varlığı veya durumu adlandıran sözcükler bütünü gelebilir: regnet “yağmur”, en travel hverdag “yoğun bir günlük hayat”. Bir olayı tam cümleyle anlatmak isterseniz at eklenir:

  • Til tross for at det regnet, gikk vi ut. — Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.

Buradaki at, devamındaki cümleyi kalıba bağlar; tek başına Türkçe bir sözcükle çevrilmesi gerekmez. Aynı anlamı selv om ile de kurabilirsiniz:

  • Selv om det regnet, gikk vi ut. — Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.

İsim grubuyla kurulan til tross for regnet yapısında virgül kullanılmaz. Başta tam bir yan cümle varsa, yani ana cümlenin içine bağlanan başka bir cümle yer alıyorsa, ardından virgül gelir: Til tross for at det regnet, ...

3. I forbindelse med: olayla veya işlemle bağlantı

Bu kalıp, bir işin başka bir olay, faaliyet ya da süreç kapsamında gerçekleştiğini anlatır:

  • I forbindelse med møtet sender vi ut en kort rapport. — Toplantıyla bağlantılı olarak kısa bir rapor gönderiyoruz.
  • Det blir endringer i trafikken i forbindelse med veiarbeidet. — Yol çalışması nedeniyle trafik düzeninde değişiklikler olacak.

İkinci cümlede Türkçede “nedeniyle” doğal bir çeviridir. Yine de kalıbın genel anlamı doğrudan neden değil, bağlantıdır. Bir toplantıyla bağlantılı hazırlık, toplantı sırasında yapılan görüşme veya sonrasında gönderilen belge için kullanılabilir. Kalıp tek başına bunlardan hangisinin kastedildiğini söylemez.

“Toplantı sırasında” demek özellikle önemliyse under møtet; “toplantıdan önce” için før møtet daha kesindir. Türkçedeki “vesilesiyle” de bazı bağlamlara uyar, fakat her iş bağlantısına bir kutlama veya özel fırsat anlamı katmamak gerekir.

4. Med tanke på: değerlendirme veya ileriye dönük amaç

Bu kalıbın iki temel okumasını ayırmak önemlidir.

Bir durumu göz önünde bulundurarak değerlendirme:

  • Med tanke på alderen er bilen i god stand. — Yaşı göz önüne alındığında araba iyi durumda.

Arabanın yaşı, yapılan değerlendirmenin ölçütüdür. Amaç veya gelecek planı yoktur. “Yaşına göre” de Türkçede doğal bir karşılıktır.

Gelecekteki bir ihtiyaç veya hedef düşünülerek hareket etme:

  • Vi sparer med tanke på framtida. — Geleceği düşünerek para biriktiriyoruz.
  • Hun tar kurset med tanke på å søke en ny jobb. — Yeni bir işe başvurmayı düşünerek bu kursu alıyor.

İkinci örnekte å søke, “başvurmak” anlamındaki mastar, yani fiilin kişi ve zaman belirtmeyen biçimidir. Mastarın önündeki å, Norveççe yapının parçasıdır. Med tanke på å ..., bir hedefe yönelik düşünceyi anlatabilir; hedefin mutlaka gerçekleşeceğini söylemez.

Kalıptan sonra hangi biçim gelir?

Kalıpların sonundaki küçük edatlar değişmez. İfadeye devam ederken til, for, med veya på sözcüğünü düşürmeyin.

Norveççe yapı Türkçesi Yapı notu
i forhold til oss bize göre; bizimle karşılaştırıldığında Kişi sözcüğü edattan sonra gelir.
til tross for problemene sorunlara rağmen Bir durum isim grubuyla belirtilir.
til tross for at det er dyrt pahalı olmasına rağmen Tam cümle için at kullanılır.
i forbindelse med søknaden başvuruyla bağlantılı olarak İşlem veya belgeyle bağlantı kurulur.
med tanke på framtida gelecek düşünülerek İsim grubuyla değerlendirme veya hedef belirtilir.
med tanke på å flytte taşınmayı düşünerek Mastarlı yapı geleceğe dönük niyet verebilir.

Oss gibi zamirler, yani kişi veya varlık adının yerine kullanılan sözcükler, edattan sonra uygun biçimde gelir: meg “beni/bana”, deg “seni/sana”, oss “bizi/bize”, dem “onları/onlara”. Türkçe karşılık cümleye göre değişir. I forhold til vi değil, i forhold til oss kullanılır.

Cümlenin başına gelirse sözcük sırası

Bu kalıplarla başlayan bir grup, ana cümlenin başında tek bir bütün sayılır. Ardından çekimli fiil, yani zamanı ve cümledeki görevi belli olan fiil gelir; sonra özne, yani işi yapan ya da hakkında bilgi verilen kişi veya şey yer alır:

  • Vi gikk ut til tross for regnet. — Yağmura rağmen dışarı çıktık.
  • Til tross for regnet gikk vi ut. — Yağmura rağmen dışarı çıktık.

İkinci örnekte gikk fiili, vi öznesinden önce gelir. Norveççede ana cümlenin çekimli fiili ikinci öğede, yani ikinci anlamlı yapısal bölümde bulunur; ikinci sözcükte bulunmak zorunda değildir. Uzun til tross for regnet grubunun tamamı ilk öğedir. Türkçede cümle başındaki ifadeden sonra aynı fiil-özne değişikliği yapılmadığı için bu nokta özellikle alıştırma gerektirir.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde kalıbın anlamını çevresindeki sözcüklerle birlikte değerlendirin. Özellikle “göre”, “rağmen”, “bağlantılı” ve “düşünerek” arasındaki farklara dikkat edin.

Norveççe Türkçe Kullanım notu
I forhold til i fjor har strømforbruket gått ned. Geçen yıla göre elektrik tüketimi azaldı. Önceki yıl karşılaştırma ölçütüdür.
Leiligheten er dyr i forhold til størrelsen. Daire, büyüklüğüne göre pahalı. Fiyat ile büyüklük arasındaki ilişki değerlendirilir.
Hvor ligger biblioteket i forhold til rådhuset? Kütüphane, belediye binasına göre nerede kalıyor? Mekânsal konum sorulur.
Til tross for regnet gikk vi ut. Yağmura rağmen dışarı çıktık. Beklenen engel sonucu durdurmaz.
Til tross for flere forsøk fikk jeg ikke åpnet døra. Birkaç kez denememe rağmen kapıyı açamadım. Çaba gösterilse de beklenen sonuç oluşmaz.
Hun kom på møtet til tross for at hun var syk. Hasta olmasına rağmen toplantıya geldi. at sonrasında tam bir cümle vardır.
I forbindelse med møtet sender vi ut sakspapirene. Toplantıyla bağlantılı olarak gündem belgelerini gönderiyoruz. Toplantı hazırlığına ilişkin işlem anlatılır.
Du må legge ved dokumentasjon i forbindelse med søknaden. Başvuru kapsamında destekleyici belgeler eklemelisiniz. Başvuruyla ilişkili gereklilik belirtilir.
Jeg møtte henne i forbindelse med et kurs. Onunla bir kurs vesilesiyle tanıştım. Kurs, tanışmanın bağlamını verir.
Med tanke på framtida bør vi bruke mindre energi. Geleceği düşünerek daha az enerji kullanmalıyız. Gelecekteki koşullar gözetilir.
Med tanke på den korte fristen er resultatet godt. Sürenin kısalığı göz önüne alındığında sonuç iyi. Değerlendirme belirli bir koşula göre yapılır.
Vi har satt av penger med tanke på å pusse opp kjøkkenet. Mutfağı yenilemeyi düşünerek bir miktar para ayırdık. Mastarlı yapı planlanan işi belirtir.

Sık yapılan hatalar

1. Kalıbın son edatını değiştirmek

  • Yanlış: Til tross av regnet gikk vi ut.
  • Doğru: Til tross for regnet gikk vi ut. — Yağmura rağmen dışarı çıktık.

Til tross for sabit bir bütündür. Türkçedeki “rağmen” tek sözcük olduğu için Norveççe yapının yalnızca bir bölümünü hatırlamak kolaydır. Aynı şekilde i forbindelse med ve med tanke på kalıplarını da son sözcükleriyle birlikte öğrenin.

2. Tam cümleyi doğrudan kalıba bağlamak

  • Yanlış: Til tross for det regnet, gikk vi ut.
  • Doğru: Til tross for at det regnet, gikk vi ut. — Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.

Burada det regnet “yağmur yağıyordu” anlamında bir cümledir; bağlanması için at gerekir. Alternatif olarak til tross for regnet kullanın. Bu iki yapıda regnet aynı görünse de ilkinde fiil, ikincisinde “yağmur” anlamındaki isimdir.

3. Başta uzun bir grup varken özneyi fiilden önce bırakmak

  • Yanlış: I forbindelse med møtet vi sender ut en rapport.
  • Doğru: I forbindelse med møtet sender vi ut en rapport. — Toplantıyla bağlantılı olarak bir rapor gönderiyoruz.

Başlangıçtaki grubun uzunluğu kuralı değiştirmez. Ana cümlede ikinci öğe sender fiilidir. “Önce kalıp, sonra özne, en sonunda fiil” şeklindeki Türkçe alışkanlığını buraya aktarmayın.

4. Edattan sonra yanlış kişi biçimini kullanmak

  • Yanlış: De har mer erfaring i forhold til vi.
  • Doğru: De har mer erfaring i forhold til oss. — Bize göre daha fazla deneyimleri var.

Vi özne olarak “biz” demektir; edattan sonra oss gerekir. Daha doğrudan bir karşılaştırma istenirse De har mer erfaring enn oss — “Bizden daha fazla deneyimleri var” da kullanılabilir.

5. Her “ile ilgili” ifadesini i forhold til ile karşılamak

  • Belirsiz: Jeg har et spørsmål i forhold til åpningstidene.
  • Daha açık: Jeg har et spørsmål om åpningstidene. — Açılış saatleriyle ilgili bir sorum var.

İlk kullanım konuşmada duyulabilir; sorun mutlaka dil bilgisi bozukluğu değil, ilişkinin belirsiz kalmasıdır. Saatleri başka bir şeyle karşılaştırmıyorsanız om daha yalın ve açık bir seçimdir. İleri düzey kullanımda “yanlış mı?” sorusunun yanında “tam olarak ne demek istediğimi anlatıyor mu?” sorusu da önemlidir.

6. “Rağmen” ile “nedeniyle” anlamlarını karıştırmak

  • Yağmur yüzünden iptal edildiğini söylemek için uygun değil: Til tross for regnet avlyste vi turen.
  • Bu anlam için doğru seçim: På grunn av regnet avlyste vi turen. — Yağmur nedeniyle geziyi iptal ettik.

İlk cümle yapısal olarak mümkündür, fakat “yağmura rağmen geziyi iptal ettik” der; yağmurun iptale neden olduğunu anlatmaz. Til tross for beklentiye ters sonucu, på grunn av nedeni gösterir. Sözcükleri doğru sıralamak, ilişkiyi doğru seçmekle aynı şey değildir.

Kullanım ve üslup notları

Resmî metinde açık, günlük konuşmada doğal olmak

I forbindelse med duyurularda, başvuru açıklamalarında ve iş yazışmalarında çok kullanışlıdır. Ama sıradan bir buluşmayı anlatırken uzun bir bağlantı kalıbına ihtiyaç olmayabilir:

  • Vi snakket sammen under møtet. — Toplantı sırasında konuştuk.
  • Vi snakket sammen i forbindelse med møtet. — Toplantıyla bağlantılı olarak konuştuk.

İlk cümle zamanı açıkça belirtir. İkincisi daha geniş bir bağlantı kurar; konuşma hazırlık aşamasında da gerçekleşmiş olabilir. Bu fark yalnızca resmiyet değil, anlam farkıdır.

Til tross for hem konuşmada hem yazıda kullanılabilir. Ardından uzun bir cümle geliyorsa selv om daha hafif bir anlatım sağlayabilir. Med tanke på da yalnızca resmî metinlere ait değildir; alışverişte, eğitim planında ve gündelik değerlendirmelerde doğaldır.

Türkçe karşılığı tek bir sözcüğe sıkıştırmayın

Türkçede “göre” çok geniş iş görür: “geçen yıla göre”, “yaşına göre”, “bana göre”. Norveççede bunlar aynı kalıpla karşılanmak zorunda değildir. Özellikle görüş belirtmek için:

  • Etter min mening er dette den beste løsningen. — Bence en iyi çözüm bu.

Burada i forhold til meg kullanmak “bence” anlamını güvenilir biçimde vermez. Bir görüş mü, karşılaştırma mı, yoksa koşullara göre değerlendirme mi yaptığınızı ayırın. Türkçede aynı sözcüğün bulunması, Norveççede aynı yapıyı gerektirmez.

Başlangıca taşıma ve vurgu

Edat grubunu başa almak okuyucuya önce değerlendirme çerçevesini verir:

  • Med tanke på budsjettet bør vi vente. — Bütçeyi göz önüne alırsak beklemeliyiz.
  • Vi bør vente med tanke på budsjettet. — Bütçeyi göz önünde bulundurarak beklemeliyiz.

İki cümle benzer bilgi taşır. İlkinde bütçe daha baştan odak noktası olur. Bu, bir gerekçeyi veya ölçütü öne çıkarmak için yararlıdır; ancak art arda her cümleyi uzun kalıplarla başlatmak metni ağırlaştırabilir.

İleri kullanım ve ince ayrımlar

Benzer görünen kalıpları anlam üzerinden ayırma

Aynı isim, farklı kalıplarla farklı ilişkilere girer. Çeviri yapmadan önce cümlenin mantığını belirleyin:

Norveççe Türkçe Anlam farkı
Med tanke på kostnadene bør vi vente. Maliyetleri göz önünde bulundurarak beklemeliyiz. Maliyetler karar verirken dikkate alınır.
Til tross for kostnadene fortsetter vi. Maliyetlere rağmen devam ediyoruz. Maliyetlerin engelleyici olması beklenir.
I forhold til i fjor er kostnadene lavere. Geçen yıla göre maliyetler daha düşük. İki dönem karşılaştırılır.
I forbindelse med prosjektet har vi fått nye kostnader. Projeyle bağlantılı olarak yeni giderlerimiz oldu. Giderlerin hangi faaliyetle ilişkili olduğu belirtilir.

Bu kalıplar süslü eş anlamlılar değildir. Birini diğeriyle değiştirmek, konuşanın kararını veya olayları nasıl ilişkilendirdiğini değiştirir.

Med tanke på ile daha doğrudan amaç anlatımı

Med tanke på å ..., planlanan bir işi veya gelecekteki olasılığı dikkate alarak hareket etmeyi anlatabilir. Ama amaç ilişkisini daha doğrudan belirtmek için for å ... kullanılır:

  • Hun lærer norsk med tanke på å jobbe i Norge. — Norveç'te çalışmayı düşünerek Norveççe öğreniyor.
  • Hun lærer norsk for å kunne jobbe i Norge. — Norveç'te çalışabilmek için Norveççe öğreniyor.

İlk cümle gelecekteki bir planı çerçeve olarak sunar; ikincisi öğrenmenin amacını doğrudan söyler. Bağlama göre anlamları çok yaklaşabilir, fakat med tanke på her zaman kesinleşmiş bir niyet anlamına gelmez.

Mastarlı bu örneklerde öğrenen kişi ile çalışmayı planlayan kişi aynıdır. Başka bir kişinin amacı veya durumu anlatılacaksa yapıyı zorlamak yerine ayrı bir cümle kurmak genellikle daha anlaşılır olur.

Yan cümlede olumsuzluğun yeri

Til tross for at sonrasındaki cümle, ana cümle sırasını aynen kopyalamaz. Özellikle ikke “değil; yapmama” sözcüğü, bu tür yan cümlede çekimli fiilden önce gelir:

  • Han kom til tross for at han ikke hadde tid. — Zamanı olmamasına rağmen geldi.

Han hadde ikke tid — “Zamanı yoktu” bağımsız bir ana cümledir. Bunu at ile bağlayınca at han ikke hadde tid olur. Bu ayrımı gözetmek, kalıbı doğru öğrenip devamındaki cümlede hata yapmanızı önler.

Üst üste gelen edat grupları

Uzun bir cümlede birden fazla kalıp bulunabilir:

  • Til tross for økte kostnader fortsetter vi arbeidet med tanke på framtida. — Artan maliyetlere rağmen geleceği düşünerek çalışmaya devam ediyoruz.

Burada ilk grup engeli, son grup ileriye dönük düşünceyi anlatır. İki ayrı görev olduğu için birlikte kullanımları anlamlıdır. Yine de cümleye daha fazla ilişki eklemek gerekiyorsa bölmek iyi bir seçenek olabilir:

  • Kostnadene har økt. Vi fortsetter likevel arbeidet fordi vi tenker på framtida. — Maliyetler arttı. Yine de geleceği düşündüğümüz için çalışmaya devam ediyoruz.

İleri düzey yazı, mümkün olan en çok kalıbı bir cümleye sığdırmak değildir. Okuyucunun karşılaştırmayı, engeli, bağlantıyı ve amacı kolayca ayırt edebilmesini sağlamaktır.

Çalışma önerileri

  1. Aynı konuyu dört farklı ilişkiyle anlatın. Bütçe, kurs veya taşınma gibi bir konu seçin. Önce geçen yılla karşılaştırın; ardından bir engele rağmen yapılan işi, bağlantılı bir işlemi ve geleceğe yönelik planı yazın. Her cümlenin yanına Türkçe olarak “karşılaştırma”, “karşıtlık”, “bağlantı” veya “amaç/değerlendirme” notu düşün. Notu rahatça koyamıyorsanız kalıp seçimini yeniden inceleyin.

  2. Cümlenin başını ve sonunu değiştirin. Vi gikk ut til tross for regnet cümlesini Til tross for regnet gikk vi ut biçimine dönüştürün. Aynı işlemi diğer kalıplarla da yapın. Çekimli fiili işaretleyin; başa taşıdığınız grubun kaç sözcük içerdiğini değil, tek bir öğe olduğunu kontrol edin. Sonra bir til tross for at cümlesi kurup ikke sözcüğünün yerini inceleyin.

  3. Gerçek metinlerde anlam ve sadelik kontrolü yapın. Norveççe bir belediye duyurusundan, haberden veya iş ilanından bu kalıplara örnek bulun. Cümleyi Türkçeye doğal biçimde aktarın; ardından om, under, på grunn av veya for å ile değiştirildiğinde anlamın nasıl değişeceğini düşünün. Yalnızca kalıbı görmek değil, neden seçildiğini açıklamak daha kalıcı öğrenme sağlar.

İlgili konular

  • Ön bilgi: Norveççede temel edatlar — Yer, yön ve zaman ilişkileriyle edattan sonra gelen yapıların temeli; bu yazıdaki çok sözcüklü kalıpları anlamayı kolaylaştırır.

Ön koşul

Norveççede temel edatlarA1

Diğer C1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır