A1

Fransızcada Yer Edatları

Prépositions de Lieu

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Fransızcada yer edatları, birinin veya bir şeyin nerede olduğunu, nereye gittiğini ya da nereden geldiğini anlatır: à Paris “Paris’te / Paris’e”, dans le sac “çantanın içinde”, sur la table “masanın üstünde” demektir. Türkçedeki eklerin ve “önünde, arkasında” gibi ifadelerin yerini çoğunlukla isimden önce gelen ayrı sözcükler alır. Bir kişinin evinde veya iş yerinde bulunmayı anlatırken chez, bir yerden gelmeyi anlatırken çoğunlukla de kullanılır.

Genel Bakış

“Telefonum çantada”, “Eczaneye gidiyorum”, “Marie’nin evindeyiz” gibi cümleler kurmak için Fransızcada yer edatlarına ihtiyaç duyarsınız. Edat, burada bir yerle başka bir kişi ya da nesne arasındaki ilişkiyi gösteren sözcüktür. Bu ilişkiler A1 düzeyinde öğrenilmeye başlanır; yol tarifi verirken, buluşma ayarlarken ve evde bir şey ararken sürekli karşınıza çıkar.

Türkçede “evde”, “eve”, “evden” derken sözcüğün sonunu değiştiririz. Fransızcada ise çoğunlukla sözcüğün önüne bir edat getiririz. Üstelik Türkçedeki bir ekin her zaman aynı Fransızca karşılığı yoktur: “Paris’te” için à Paris, “çantada” için dans le sac, “Marie’de” için chez Marie denir. Doğru seçim yalnızca “-de” ekine değil, nasıl bir yerden ve nasıl bir ilişkiden söz ettiğinize bağlıdır.

Başlangıçta iki soruyu ayrı düşünmek işinizi kolaylaştırır: Nasıl bir yer? Bir şehir mi, bir kapalı alan mı, bir kişinin evi mi? Hangi ilişki? Orada bulunma mı, oraya gitme mi, oradan gelme mi? Bu iki soruyu birlikte sormak, edatları tek tek Türkçe karşılıklarla ezberlemekten daha güvenilirdir.

Nasıl Kullanılır?

Temel yapı: edat yer adından önce gelir

İsim, bir kişiyi, yeri veya nesneyi adlandıran sözcüktür. Yer edatı genellikle bir ismin ya da isim grubunun önüne gelir:

  • Le chat est sous la chaise. — Kedi sandalyenin altında.
  • Nous allons chez Paul. — Paul’ün evine gidiyoruz.

İlk cümlede sous la chaise kedinin konumunu, ikincide chez Paul gidilen yeri belirtir. Türkçede “sandalyenin altında” derken ilişkiyi sona koyarız; Fransızcada sous başa gelir. Bu yüzden Türkçe sözcük sırasını aynen taşımamak gerekir.

Ayrıca Fransızcada birçok ismin önünde tanımlık bulunur: le, la, l’, les gibi, ismin hangi biçimde kullanıldığını gösteren küçük sözcükler. Türkçede bunların birebir karşılığı yoktur. Sur la table “masanın üstünde” ifadesini öğrenirken yalnızca sur sözcüğünü değil, la table grubunu da birlikte öğrenin.

Başlıca yer edatları

Fransızca Türkçe karşılığı Temel kullanım
à Paris Paris’te / Paris’e Şehirde bulunma veya şehre gitme
de Paris Paris’ten Çıkış veya geliş noktası
dans le sac Çantanın içinde Bir alanın ya da kabın içi
sur la table Masanın üstünde Bir yüzeyin üstü; genellikle temas vardır
sous le lit Yatağın altında Daha aşağıdaki konum
devant la gare Garın önünde Bir yerin ön tarafı
derrière la porte Kapının arkasında Bir yerin arka tarafı
entre la banque et la poste Banka ile postanenin arasında İki yer arasında bulunma
chez Marie Marie’nin evinde / evine Kişinin evi veya bulunduğu özel yer

À ve de çok geniş kullanımlı sözcüklerdir. Bu yazıda yalnızca yerle ilgili işlevlerine odaklanıyoruz; başka bir cümlede aynı sözcüğü gördüğünüzde mutlaka yer bildirdiğini düşünmeyin.

À: genel konum veya gidilen yer

À, özellikle şehir adlarıyla ve birçok gündelik yer ifadesinde kullanılır:

  • Je suis à Paris. — Paris’teyim.
  • Je vais à Paris. — Paris’e gidiyorum.
  • Elle est à l’école. — O okulda.
  • Elle va à l’école. — O okula gidiyor.

Burada “nerede?” ile “nereye?” ayrımını edat tek başına yapmaz. Cümledeki fiil, yani oluşu veya hareketi anlatan sözcük, yorumu belirler: être “olmak/bulunmak”, aller “gitmek” demektir. Bu, Türkçedeki “Paris’te / Paris’e” ayrımından farklıdır.

À l’école okulda bulunmayı genel olarak anlatırken, dans l’école özellikle okul binasının içini öne çıkarır. Her bağlamda birbirlerinin yerine geçmezler. Örneğin bir çocuğun o sırada okulda olduğunu söylemek için Il est à l’école — “O okulda” doğal bir seçimdir; bina içinde mi bahçede mi olduğunu belirtmez.

De: nereden geldiğini söylemek

Yer bildiren de, çıkış veya geliş noktasını gösterir:

  • Je viens de Lyon. — Lyon’dan geliyorum.
  • Elle sort de la maison. — O evden çıkıyor.
  • Nous revenons du marché. — Pazardan dönüyoruz.

Je viens de Lyon bağlama göre o anda Lyon’dan geldiğinizi veya aslen Lyonlu olduğunuzu anlatabilir. Demek ki yalnızca edata değil, konuşmanın konusuna da bakmak gerekir.

Bir kişinin evinden veya iş yerinden geliş için de chez kullanılır: Je viens de chez Marie — “Marie’nin evinden geliyorum.” Buradaki de çıkış noktasını, chez ise yerin bir kişiyle ilişkisini belirtir.

À ve de ile tanımlıkların birleşmesi

À ve de, belirli tanımlıklar olan le ve les ile zorunlu olarak birleşir. Bunlar isteğe bağlı kısaltmalar değildir; yazıda da bu biçimler kullanılır.

Birleşme ve örnek Türkçe karşılığı Açıklama
à + le → au : au cinéma Sinemada / sinemaya Tekil eril tanımlıkla birleşir
à + les → aux : aux toilettes Tuvalette / tuvalete Çoğul tanımlıkla birleşir
de + le → du : du marché Pazardan Tekil eril tanımlıkla birleşir
de + les → des : des toilettes Tuvaletten Çoğul tanımlıkla birleşir
à la gare Garda / gara La ile birleşme olmaz
de la gare Gardan La ile birleşme olmaz
à l’hôtel Otelde / otele L’ biçimi korunur
de l’hôtel Otelden L’ biçimi korunur

“Eril” ve “dişil”, Fransızca isimlerin iki dilbilgisel grubunun adıdır; nesnenin gerçek cinsiyeti olduğu anlamına gelmez. Burada önemli olan, ismi tanımlığıyla öğrenmektir: le cinéma ile au cinéma, la gare ile à la gare.

Bu birleşmeler diğer edatlara uygulanmaz: sur le bureau “çalışma masasının üstünde”, dans les sacs “çantaların içinde” deriz. Le gördüğünüz her yerde onu değiştirmezsiniz; birleşmeyi başlatan sözcük à veya de olmalıdır.

Dans, sur ve sous: mekânın içi, yüzeyi ve altı

Dans, sınırları olan bir yerin içinde bulunmayı anlatır. Bu yer bir kutu kadar küçük veya bir bahçe kadar geniş olabilir:

  • Les clés sont dans la boîte. — Anahtarlar kutunun içinde.
  • Les enfants jouent dans le jardin. — Çocuklar bahçede oynuyor.

Sur, temel kullanımında bir yüzeyin üstünde olmayı anlatır: Le téléphone est sur le bureau — “Telefon çalışma masasının üstünde.” Sous ise altta olmayı gösterir: Les chaussures sont sous le lit — “Ayakkabılar yatağın altında.”

Sur ile “üstünde” derken genellikle yüzeyle temas düşünülür. Temas olmadan daha yukarıda olmayı anlatan au-dessus de yapısını ilerleyen bölümde ayrıca göreceğiz.

Devant, derrière ve entre: bir başka yere göre konum

Devant “önünde”, derrière “arkasında” demektir. Bu iki edattan sonra ayrıca de eklenmez:

  • J’attends devant la pharmacie. — Eczanenin önünde bekliyorum.
  • Le jardin est derrière la maison. — Bahçe evin arkasında.

Entre ile iki sınır veya iki referans noktası verebilirsiniz. Yaygın yapı entre … et … biçimindedir:

  • La pharmacie est entre la banque et la boulangerie. — Eczane banka ile fırının arasında.

Türkçedeki “banka ile fırın” ifadesindeki “ile”yi burada avec ile çevirmeyin. Fransızca yapı entre la banque et la boulangerie olur. Entre çoğul bir grupla da kullanılabilir: entre les arbres — “ağaçların arasında”. Yani mutlaka iki ayrı isim yazılması gerekmez.

Chez: bir kişinin evinde veya iş yerinde

Chez, doğrudan bir kişiyle ilişkilendirilen yeri anlatır:

  • Il est chez Marie. — O, Marie’nin evinde.
  • Nous allons chez le médecin. — Doktora gidiyoruz.
  • Je suis chez moi. — Evimdeyim.

Chez le médecin doktorun evine gitmek değil, normal bağlamda muayenehanesine gitmek demektir. Benzer biçimde chez le coiffeur “kuaförde / kuaföre” anlamına gelir. Demek ki chez, yalnızca “ev” sözcüğünün başka bir karşılığı değildir; kişinin çalıştığı veya hizmet verdiği yeri de gösterebilir.

Chez sonrasında kullanılan moi, toi, lui, elle, nous, vous, eux, elles biçimleri kişi zamirleridir; yani kişi adının yerine geçen sözcüklerdir. Örneğin chez toi “senin evinde / evine”, chez nous “bizim evimizde / evimize”, chez eux “onların evinde / evine” demektir. Chez je veya chez tu denmez.

Bağlam İçinde Örnekler

Aşağıdaki cümlelerde aynı edatın farklı fiillerle konum veya yön bildirebildiğine dikkat edin. Özellikle Türkçe çeviride kullanılan ekin değişmesi, Fransızca edatın da mutlaka değişeceği anlamına gelmez.

Fransızca Türkçe Dikkat edilecek nokta
Je suis à Paris. Paris’teyim. Şehirde bulunma
Demain, nous allons à Lyon. Yarın Lyon’a gidiyoruz. Şehre yönelme
Elle revient de la gare. O gardan dönüyor. Çıkış noktası
Le livre est dans le sac. Kitap çantanın içinde. İç konum
Le chat est sur la table. Kedi masanın üstünde. Yüzeyin üstü
Tes chaussures sont sous le lit. Ayakkabıların yatağın altında. Alt konum
Je t’attends devant le cinéma. Seni sinemanın önünde bekliyorum. Buluşma noktası
Le parking est derrière le supermarché. Otopark süpermarketin arkasında. Arka taraf
La boulangerie est entre la banque et la poste. Fırın banka ile postanenin arasında. İki referans noktası
Il est chez Marie. O, Marie’nin evinde. Bir kişinin evi
Nous allons chez le dentiste. Diş hekimine gidiyoruz. Bir uzmanın çalışma yeri
Je rentre chez moi. Evime dönüyorum. Kişi zamiriyle kullanım
Tu viens du marché ? Pazardan mı geliyorsun? De ile le birleşir
Elle met le lait dans le réfrigérateur. O sütü buzdolabına koyuyor. Dans hareketin varış yerini de gösterebilir

Sık Yapılan Hatalar

1. Türkçedeki “-de” ekini her yerde dans ile karşılamak

  • Yanlış: Je suis dans Paris. — Yalnızca “Paris’teyim” demek isterken.
  • Doğru: Je suis à Paris. — Paris’teyim.
  • Neden? Şehirde bulunmayı genel olarak à ile söyleriz. Dans Paris bazı özel bağlamlarda şehrin sınırlarının içini vurgulayabilir; fakat sıradan konum bildiriminde varsayılan seçim değildir.

2. Zorunlu birleşmeyi yapmamak

  • Yanlış: Je vais à le cinéma.
  • Doğru: Je vais au cinéma. — Sinemaya gidiyorum.
  • Neden? À + le, au olur. Aynı şekilde “Pazardan geliyorum” derken Je viens de le marché değil, Je viens du marché denir.

3. Kişi adıyla à kullanmak

  • Yanlış: Je vais à Marie. — Marie’nin evine gidildiğini anlatmak isterken.
  • Doğru: Je vais chez Marie. — Marie’nin evine gidiyorum.
  • Neden? Burada varış yeri kişiyle ilişkilendirilen evdir. À bu anlamı tek başına kurmaz. Öte yandan à la maison — “evde / eve” doğru bir ifadedir; çünkü orada kişi adı değil, yer adı vardır.

4. Devant ve derrière sonrasına gereksiz de eklemek

  • Yanlış: Le vélo est derrière de la maison.
  • Doğru: Le vélo est derrière la maison. — Bisiklet evin arkasında.
  • Neden? Derrière ve devant doğrudan isim grubunu alır. Bunları près de “yakınında” gibi içinde zaten de bulunan yapılarla karıştırmayın.

5. Yer edatından sonra tanımlığı unutmak

  • Yanlış: Le chat est sur table. — Bilinen bir masadan söz ederken.
  • Doğru: Le chat est sur la table. — Kedi masanın üstünde.
  • Neden? Bu sıradan cümlede table tanımlıkla kullanılır. Türkçede tanımlık bulunmadığı için bu küçük sözcüğü atlamak kolaydır. Yer ifadesini sur la table biçiminde bütün olarak çalışın.

6. Chez sonrasında yanlış kişi zamiri kullanmak

  • Yanlış: Je suis chez je.
  • Doğru: Je suis chez moi. — Evimdeyim.
  • Neden? Chez sonrasında je yerine moi, tu yerine toi gerekir. Tu es chez toi ? — “Evinde misin?” cümlesini bir bütün olarak tekrar etmek bu ayrımı yerleştirir.

Kullanım Notları

Nerede, nereye, nereden?

Günlük konuşmada Tu es où ? “Neredesin?”, Tu vas où ? “Nereye gidiyorsun?” ve Tu viens d’où ? “Nereden geliyorsun?” sık duyulur. Où “nerede/nereye”, d’où “nereden” anlamını taşır. Daha düzenli bir soru yapısıyla Où est-ce que tu habites ? — “Nerede oturuyorsun?” da denebilir.

Bu sorulara her zaman tam cümleyle cevap vermek gerekmez. À la gare — “Garda”, Chez moi — “Evimde”, De Lyon — “Lyon’dan” gibi kısa yanıtlar doğaldır. Ancak bu, yer ifadesinin içindeki edatı veya tanımlığı rastgele atabileceğiniz anlamına gelmez.

À la maison ile chez moi arasındaki fark

Je suis à la maison — “Evdeyim” ve Je suis chez moi — “Evimdeyim” çoğu gündelik durumda aynı durumu anlatabilir. İkinci ifade, yerin kişinin kendi evi olduğunu daha açık gösterir. Chez Marie ise “Marie’nin evinde” derken ev sözcüğünü ayrıca söylemeden o kişiye ait ortamı belirtir.

Buna karşılık dans la maison — “evin içinde” özellikle içerisi ile dışarısı arasındaki ayrımı öne çıkarır. Bahçede mi evin içinde mi olduğunuzu açıklıyorsanız bu ayrım önem kazanır. Bu ifadeleri birbirinin hatalı biçimleri olarak değil, farklı ayrıntıları öne çıkaran seçenekler olarak düşünün.

Ön ve arka her zaman bakış açısına bağlıdır

Bir binanın devant ile belirtilen önü genellikle girişinin bulunduğu taraftır. Bir masanın veya arabanın konumunu tarif ederken ise konuşan kişinin bulunduğu yer de yorumu etkileyebilir. Yol tarifinde yalnızca “önünde” demek yeterince açık değilse başka bir işaret ekleyin: devant l’entrée — “girişin önünde”.

Temelin Ötesinde: Sonradan Öğrenilecek Ayrımlar

Bu bölümdeki ayrıntıları hemen ezberlemek gerekmez. Önce temel edatlarla rahatça cümle kurun; aşağıdaki ayrımlar okurken ve dinlerken daha kesin anlamlar yakalamanıza yardım edecektir.

Sur ile au-dessus de aynı şey değildir

Le tableau est au-dessus du canapé — “Tablo kanepenin yukarısında asılı” cümlesinde tablo kanepenin üzerine oturmaz; ondan daha yukarıdadır. Sur le canapé ise “kanepenin üstünde” derken genellikle kanepeyle temas eden konumu anlatır.

Benzer biçimde sous “altında” için temel seçenektir; au-dessous de daha aşağıdaki konumu özellikle belirtir. Bunlar kesin ve her durumda geçerli bir “temas var/yok” karşıtlığı oluşturmaz: sous da temas gerektirmez. Önemli olan, sur ile au-dessus de arasındaki yüzey ve yükseklik farkını fark etmektir.

Daha ayrıntılı yer bildiren yapılar

Bazı yer ifadeleri tek sözcük değil, birlikte kullanılan birkaç sözcükten oluşur. Bunlara edat öbeği denir; yani tek bir edat gibi görev yapan sözcük grubu.

Fransızca Türkçe Kullanım ayrıntısı
près de la gare Garın yakınında Yakınlık
loin du centre Merkezden uzakta Uzaklık; de + le → du
à côté de la banque Bankanın yanında Yan yana konum
en face de l’école Okulun karşısında Karşı tarafta bulunma
au-dessus du canapé Kanepenin yukarısında Daha yüksek konum

Devant l’école “okulun önünde”, en face de l’école ise “okulun karşısında” demektir. Okulun girişinde beklemekle sokağın karşı tarafında beklemek aynı konum değildir. Türkçedeki “önünde”yi her durumda “karşısında” gibi yorumlamamak gerekir.

Bir yere koymak için de dans veya sur kullanılabilir

Edatları “bulunma edatı” ve “hareket edatı” diye katı biçimde ayırmayın:

  • Le livre est sur la table. — Kitap masanın üstünde.
  • Je pose le livre sur la table. — Kitabı masanın üstüne koyuyorum.
  • Le lait est dans le réfrigérateur. — Süt buzdolabında.
  • Je mets le lait dans le réfrigérateur. — Sütü buzdolabına koyuyorum.

Türkçede “üstünde/üstüne” veya “buzdolabında/buzdolabına” değişirken Fransızcada sur ve dans değişmez. Hareket anlamını cümlenin fiili ve bütünü verir. Bu nedenle bir hareket fiili gördüğünüzde otomatik olarak à seçmeyin.

Ülkeler, adalar ve ulaşım araçları ayrı kalıplar ister

Şehirler için öğrendiğiniz à kuralını ülke adlarına doğrudan uygulamayın. En France “Fransa’da / Fransa’ya”, au Canada “Kanada’da / Kanada’ya”, aux Pays-Bas “Hollanda’da / Hollanda’ya” denir. Ülkeden gelişte de de France “Fransa’dan”, du Canada “Kanada’dan” gibi farklı biçimler vardır. Bu sistem ülke adının özellikleriyle bağlantılıdır ve ayrı çalışılmalıdır.

Ulaşım araçlarında da kullanılan kalıp önemlidir: en voiture “arabayla”, à vélo “bisikletle”, dans la voiture “arabanın içinde”, dans le train “trenin içinde”. Yolculuk yöntemini söylemekle araç içindeki konumu söylemek aynı şey değildir.

Yer ifadesini tekrar etmemek: y ve en

Fransızcada zamirler, daha önce söylenen bir yer ifadesinin yerine geçebilir:

  • Tu vas à la bibliothèque ? — Oui, j’y vais. — Kütüphaneye gidiyor musun? — Evet, oraya gidiyorum.
  • Tu sors du bureau ? — Oui, j’en sors. — Ofisten çıkıyor musun? — Evet, oradan çıkıyorum.

Y çoğu zaman bulunulan veya gidilen yere, en ise de ile belirtilen çıkış yerine gönderme yapar. Bunlar yalnızca “burada edatı çıkar, yerine zamir koy” işlemi değildir; cümle içindeki yerleri ve başka kullanımları da ayrıca öğrenilir. Şimdilik yer ifadelerinin her defasında aynen tekrarlanmadığını fark etmeniz yeterlidir.

Aynı biçim her zaman fiziksel yer anlatmaz

Daha ileri metinlerde chez les enfants bağlama göre “çocuklarda / çocuklar arasında” anlamına gelebilir; çocukların evinden söz etmek zorunda değildir. Sous pression “baskı altında” ifadesinde de gerçek bir üst-alt ilişkisi yoktur. Temel yer anlamları, bu tür soyut kullanımları anlamayı kolaylaştırır; ancak her ifadeyi fiziksel konuma indirgememek gerekir.

Çalışma Önerileri

  1. Odanızı üç farklı ilişkiyle anlatın. Bir nesne seçip nerede olduğunu söyleyin: Le livre est sur la table — “Kitap masanın üstünde.” Sonra yerini değiştirin: Je mets le livre dans le sac — “Kitabı çantaya koyuyorum.” Son olarak onu çıkarın: Je sors le livre du sac — “Kitabı çantadan çıkarıyorum.” Böylece konum, varış ve çıkış noktasını birlikte çalışırsınız.
  2. Küçük bir mahalle planı çizin. Banka, fırın, eczane ve ev ekleyin. Her yer için bir cümle kurun; devant, derrière, entre ve à côté de yapılarını dönüşümlü kullanın. Türkçe karşılığını yazıp özellikle “önünde” ile “karşısında” ayrımını kontrol edin.
  3. Sözcük değil, yer grubu kaydedin. Deftere yalnızca gare yazmak yerine à la gare “garda/gar yönüne” ve de la gare “gardan” biçimlerini ekleyin. Sonra le marché için au marché / du marché, bir arkadaşınızın adıyla da chez … / de chez … çiftlerini oluşturun. Böylece tanımlık ve birleşmeler anlamla birlikte yerleşir.

İlgili Konular

  • Ülke Adlarıyla Kullanılan Edatlar — Şehir adlarından farklı olarak ülkelere giderken, ülkelerde bulunurken ve ülkelerden gelirken kullanılan biçimler.
  • Y Zamiri — Daha önce belirtilmiş bir yerin adını tekrar etmeden “orada” veya “oraya” demeyi öğrenmek için sonraki adım.

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır