İsveççede temel bağlaçlar
Grundläggande Konjunktioner
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İsveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
İsveççede och “ve”, men “ama”, eller “veya”, för “çünkü”, så ise sonuç bildirirken “bu yüzden” anlamına gelir. Bu görevdeki bağlaçlar, kendilerinden sonra gelen cümlenin sözcük sırasını tek başlarına değiştirmez: Jag är trött, men jag kommer. — “Yorgunum ama geliyorum.” Özellikle så sözcüğünün başka görevlerde de kullanıldığını unutmayın; başlangıçta burada anlatılan sonuç bağlama görevine odaklanmanız yeterli.
Genel bakış
Bağlaç, sözcükleri veya cümleleri birbirine bağlayan sözcüktür. “Çay ve kahve”, “Yorgunum ama mutluyum”, “Yağmur yağıyor, bu yüzden evde kalıyoruz” derken yalnızca bilgi vermeyiz; bilgiler arasındaki ilişkiyi de gösteririz. İsveççede bu beş bağlaç, A1 düzeyinden başlayarak alışverişte, işte, günlük planlarda ve kısa mesajlarda sürekli karşınıza çıkar.
Bu konu için temel ayrım, ekleme, karşıtlık, seçenek, neden ve sonuç arasındadır. Och iki bilgiyi bir araya getirir; men aralarında bir karşıtlık kurar; eller seçenek sunar. För önceki ifadenin nedenini veya açıklamasını verir. Så ise önceki durumun sonucunu bildirir. Aynı iki cümleyi farklı bir bağlaçla birleştirmek, anlatılan olaylar değişmese bile aralarındaki ilişkiyi değiştirebilir.
Türkçeyle benzerlikler yardımcıdır, fakat sözcük sırasını Türkçeden taşımamak gerekir. Türkçede “Yarın geliyorum” diyebiliriz; kişi bilgisi fiilin sonundadır. İsveççede ise çoğu tam cümlede özne (kimden veya neden söz edildiğini gösteren bölüm) açıkça bulunur. Bağlaç öğrenirken yalnızca anlamına değil, ardından gelen küçük cümlenin nasıl kurulduğuna da dikkat edin.
Nasıl kullanılır?
Beş bağlacın temel görevleri
Bu sözcüklere burada eş görevli bağlaçlar denir: Aynı düzeydeki sözcükleri, sözcük gruplarını veya bağımsız cümleleri bağlarlar. Ancak hepsi her tür parçayı bağlayamaz. Och, men, eller sözcükleri tek tek sözcükleri de bağlayabilir; neden bildiren för ve sonuç bildiren så ise bu kullanımda cümleleri bağlar.
| Bağlaç | Temel Türkçe karşılığı | Ne anlatır? |
|---|---|---|
| och | ve | Birliktelik, ek bilgi veya art arda gelen olaylar |
| men | ama, fakat | Karşıtlık veya beklentinin gerçekleşmemesi |
| eller | veya, ya da | Seçenekler |
| för | çünkü | Önceki yargının nedeni veya açıklaması |
| så | bu yüzden, dolayısıyla | Önceki durumdan doğan sonuç |
Och: Bir bilgiyi diğerine eklemek
Och kullanırken iki parça arasında karşıtlık aramayız:
- Jag talar svenska och engelska. — İsveççe ve İngilizce konuşuyorum.
- Vi lagar mat och lyssnar på musik. — Yemek yapıyor ve müzik dinliyoruz.
İkinci örnekte aynı kişiler iki işi yapıyor. Bu yüzden vi “biz” sözcüğünü yeniden söylemek gerekmez. Bunu, “İsveççede özne her zaman atılabilir” diye genelleştirmeyin. Burada iki fiil grubu aynı özneyi paylaşır. Fiil, bir işi, oluşu veya durumu anlatan sözcüktür; bu örnekte lagar ve lyssnar bu görevdedir.
Özne değişirse yeni özneyi yazın: Jag lagar mat och du dukar. — “Ben yemek yapıyorum, sen de sofrayı kuruyorsun.” Türkçe karşılıkta “ve” kullanmadan da doğal bir cümle kurulabilir; önemli olan İsveççe yapının anlaşılmasıdır.
Men: Karşıtlığı göstermek
Men, önce söylenen bilgiye ters düşen veya onu sınırlayan bir bilgi ekler:
- Han är trött, men glad. — Yorgun ama mutlu.
- Jag vill följa med, men jag måste arbeta. — Ben de gelmek istiyorum ama çalışmak zorundayım.
İlk örnekte iki sıfat (bir kişinin veya şeyin nasıl olduğunu belirten sözcük) bağlanır: trött “yorgun” ve glad “mutlu”. İkinci örnekte ise iki tam cümle vardır. Men yalnızca olumsuz bir cümlenin ardından kullanılmaz; karşıtlık için inte “değil / -me, -ma” bulunması şart değildir.
Türkçedeki “ama” gibi, men de önceki bilginin yanlış olduğunu söylemek zorunda değildir. “Yorgun ama mutlu” ifadesinde iki bilgi de doğrudur; yalnızca mutluluk, yorgunluğun ardından beklenmeyen bir ayrıntı gibi sunulur.
Eller: Seçenek sunmak
Eller, nesneler veya yapılabilecek işler arasında seçenek kurar:
- Vill du ha te eller kaffe? — Çay mı istersin, kahve mi?
- Vi kan gå eller ta bussen. — Yürüyebiliriz ya da otobüse binebiliriz.
Türkçede seçenek sorusunda “mı”yı iki kez kullanmak doğaldır. İsveççede bunun karşılığı iki ayrı soru eki değildir; eller seçenekleri birbirine bağlar, soru düzeni ise baştaki vill du ile kurulur.
Eller tek başına her zaman “ikisinden kesinlikle yalnızca biri” anlamına gelmez. Örneğin bir hizmetin telefon veya e-postayla alınabildiği söylendiğinde iki yöntem de mümkündür. Seçimin ne kadar sınırlı olduğunu bağlam belirler.
För ve så: Nedenle sonucu ayırmak
Bu iki bağlacı birlikte öğrenmek yararlıdır. För ile önce bir yargı, sonra onun açıklaması gelir. Så ile önce durum, sonra sonuç gelir:
- Vi stannade hemma, för det regnade. — Evde kaldık çünkü yağmur yağıyordu.
- Det regnade, så vi stannade hemma. — Yağmur yağıyordu, bu yüzden evde kaldık.
İki cümlede de aynı olaylar vardır. Değişen, hangi olayın önce söylendiği ve bağlacın ikinci parçaya hangi görevi verdiğidir. Türkçede “Yağmur yağdığı için evde kaldık” derken nedeni eklerle de anlatabiliriz. İsveççede bu örnekte för veya så kullanacaksanız iki ayrı cümlenin düzenini koruyun.
För ayrıca başka yapılarda “için” anlamına da gelebilir. En present för dig “senin için bir hediye” demektir. Burada neden açıklayan bir bağlaç yoktur. Sözcüğün görevini, yalnızca sözlükteki ilk karşılığına bakarak değil, çevresindeki yapıya bakarak belirleyin.
Sözcük sırası: Bağlaç tek başına ters çevirmez
İsveççe bir ana cümlede (tek başına kullanılabilen cümlede), çekimli fiil (zaman veya kip bildiren fiil biçimi) genellikle ikinci cümle öğesi konumundadır. “İkinci öğe”, her zaman ikinci sözcük demek değildir. Başta birkaç sözcükten oluşan bir zaman ifadesi de bulunabilir.
Bu beş bağlaç, birleştirdikleri yeni ana cümlenin ilk öğesi sayılmaz. Dolayısıyla bağlaçtan sonra özneyle başlıyorsanız sıra genellikle şöyledir:
Bağlaç + özne + çekimli fiil + diğer bilgiler.
- Jag är trött, så jag går hem. — Yorgunum, bu yüzden eve gidiyorum.
- Jag stannar hemma, för jag mår inte bra. — Evde kalıyorum çünkü kendimi iyi hissetmiyorum.
İkinci örnekte olumsuzluk sözcüğü inte, çekimli fiil mår sözcüğünden sonra gelir. För burada kendisinden sonraki cümleyi bir yan cümleye dönüştürmez.
Bağlaçtan sonra zaman ifadesiyle de başlayabilirsiniz:
Jag är upptagen i dag, men i morgon kan jag hjälpa dig. — “Bugün meşgulüm ama yarın sana yardım edebilirim.”
Burada kan jag sırasının nedeni men değildir. Yeni cümlede ilk yeri i morgon “yarın” aldığı için fiil özneden önce gelir. Başlangıç kuralını “Bağlaçtan sonra özne her koşulda ilk gelir” diye değil, “Bu bağlaçlar kendi başlarına sıra değişikliği yaratmaz” diye hatırlayın.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde günlük tercihlerden iş planlarına kadar farklı durumlar var. Çevirileri sözcüğü sözcüğüne eşleştirmek yerine, her bağlacın hangi ilişkiyi kurduğunu düşünün.
| İsveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Jag talar svenska och engelska. | İsveççe ve İngilizce konuşuyorum. | İki dil birlikte belirtiliyor. |
| Han är trött, men glad. | Yorgun ama mutlu. | İki özellik arasında karşıtlık var. |
| Vill du ha te eller kaffe? | Çay mı istersin, kahve mi? | İki seçenek sunuluyor. |
| Det regnade, så vi stannade hemma. | Yağmur yağıyordu, bu yüzden evde kaldık. | İkinci cümle sonucu anlatıyor. |
| Jag köper bröd och mjölk. | Ekmek ve süt alıyorum. | Alınan iki ürün bağlanıyor. |
| Sara arbetar och jag studerar. | Sara çalışıyor, ben de okuyorum. | İkinci cümlede özne değişiyor. |
| Lägenheten är liten men ljus. | Daire küçük ama aydınlık. | Olumsuz sayılabilecek bir özelliğe olumlu bir özellik ekleniyor. |
| Vi vill komma, men vi hinner inte. | Gelmek istiyoruz ama vaktimiz yetmiyor. | İstek ile koşullar çatışıyor. |
| Ska vi äta hemma eller gå ut? | Evde mi yiyelim, dışarı mı çıkalım? | Yapılabilecek iki iş arasında seçim var. |
| Vi tar bussen, för bilen är trasig. | Otobüse biniyoruz çünkü araba bozuk. | Kararın nedeni sonradan açıklanıyor. |
| Jag kan inte svara nu, för jag sitter i ett möte. | Şu anda cevap veremem çünkü toplantıdayım. | Günlük bir açıklama yapılıyor. |
| Affären är stängd, så vi handlar i morgon. | Dükkân kapalı, bu yüzden alışverişi yarın yapıyoruz. | Önceki durum yeni bir plana yol açıyor. |
| Jag lagar mat och lyssnar på radio. | Yemek yapıyor ve radyo dinliyorum. | Aynı özne iki işi yapıyor. |
| Jag kan inte i dag, men på fredag är jag ledig. | Bugün müsait değilim ama cuma günü boşum. | İkinci cümle zaman ifadesiyle başlıyor. |
Sık yapılan hatalar
1. Bağlaçtan sonra fiili gereksiz yere öne almak
- Yanlış: Jag är trött, så går jag hem.
- Doğru: Jag är trött, så jag går hem.
- Anlamı: Yorgunum, bu yüzden eve gidiyorum.
Sonuç bildiren bağlaç så, kendisinden sonra gelen cümlenin ilk yerini doldurmaz. Bu anlamı kurmak için özne jag, ardından fiil går gelir. Så går jag hem başka bir bağlamda “Sonra eve gidiyorum” gibi okunabilir; ancak burada öğrenilen bağlaç yapısıyla aynı değildir.
2. För sonrasında yan cümle sırası kullanmak
- Yanlış: Jag stannar hemma, för jag inte mår bra.
- Doğru: Jag stannar hemma, för jag mår inte bra.
- Anlamı: Evde kalıyorum çünkü kendimi iyi hissetmiyorum.
För ile bağlanan bu cümlede ana cümle sırası korunur. Inte, mår sözcüğünden sonra gelir. “Çünkü” anlamındaki her İsveççe yapının aynı sözcük sırasını kullandığını varsaymayın.
3. Nedenle sonucu ters bağlamak
- Bu anlam için yanlış: Bilen är trasig, för vi tar bussen.
- Doğru: Bilen är trasig, så vi tar bussen.
- Anlamı: Araba bozuk, bu yüzden otobüse biniyoruz.
Arabanın bozuk olması otobüse binmenin nedenidir; otobüse binmek arabanın bozulmasının nedeni değildir. För kullanmak isterseniz sırayı değiştirin: Vi tar bussen, för bilen är trasig. — “Otobüse biniyoruz çünkü araba bozuk.”
4. Özne değiştiğinde yeni özneyi atlamak
- Amaçlanan anlam için eksik: Jag arbetar och studerar på universitetet.
- Doğru: Jag arbetar och min syster studerar på universitetet.
- Anlamı: Ben çalışıyorum, kız kardeşim üniversitede okuyor.
İlk cümle kendi başına yanlış değildir; “Hem çalışıyorum hem üniversitede okuyorum” demektir. Üniversitede okuyan başka biriyse bunu belirtmek gerekir. Türkçedeki kişi eklerinin yaptığı işi İsveççe fiilin kendiliğinden yapacağını düşünmeyin.
5. Och ile att sözcüklerini karıştırmak
- Yanlış: Jag försöker och lära mig svenska.
- Doğru: Jag försöker att lära mig svenska.
- Anlamı: İsveççe öğrenmeye çalışıyorum.
Burada iki ayrı işi “ve” ile bağlamıyoruz. Att, bu kullanımda mastarın (fiilin kişi ve zaman belirtmeyen temel biçiminin) önünde yer alır. Günlük konuşmada bazı kısa sözcükler benzer duyulabilir; yazarken och “ve” ile att aynı şey değildir. Bu örnekte att olmadan Jag försöker lära mig svenska de denebilir.
Kullanım notları
Virgül, bağlacın ayrılmaz bir parçası değildir
Och ve eller ile iki sözcük bağlarken normalde araya virgül konmaz: te eller kaffe — “çay veya kahve”. Kısa ve sıkı biçimde bağlı cümlelerde de virgül bulunmayabilir. Daha uzun bağımsız cümleleri ayırmak, özellikle men, för, så öncesinde okumayı kolaylaştırmak için virgül kullanılabilir. Bu yazıdaki virgülleri “Bu bağlaçtan önce her zaman virgül gelir” kuralı olarak ezberlemeyin.
Cümleye och veya men ile başlanabilir
Önceki cümleyle bağı sürdürmek için och veya men yeni bir cümlenin başında da kullanılabilir:
Jag ville komma. Men jag var sjuk. — “Gelmek istiyordum. Ama hastaydım.”
Bu kullanım kendiliğinden yanlış değildir; anlatımda vurgu yaratır. Yine de her cümleyi aynı bağlaçla başlatmak metni tekdüze yapabilir. Daha uzun bir yazıda tek cümle kurmak mı, iki cümleye ayırmak mı istediğinize anlam ve akışa göre karar verin.
Sözcükler sabit bir nezaket derecesi taşımaz
Och, men, eller hem konuşmada hem yazıda olağandır. För ile så da günlük dilde yaygındır. Ancak resmî bir metinde aynı bağlacı sürekli tekrarlamak yerine daha açık neden-sonuç ifadeleri seçilebilir. A1 düzeyinde bunların hepsini birden öğrenmeniz gerekmez; önce kısa, doğru ve anlamı açık cümleler kurmak daha yararlıdır.
Temelin ötesinde: Daha sonra karşılaşacağınız ayrıntılar
Bu bölüm başlangıç kuralını değiştirmez. Ama okurken gördüğünüz her så veya “çünkü” anlamlı yapıyı aynı kalıba yerleştirmemeniz için birkaç ayrım önemlidir.
För ile eftersom aynı anlam alanında, farklı yapılardadır
Yan cümle, başka bir cümleye bağlı olarak neden, zaman veya benzeri bir bilgi veren cümledir. Eftersom “çünkü / -dığı için” böyle bir yan cümle başlatır. Bu yüzden olumsuzluk sözcüğünün yeri för örneğinden farklıdır:
- Jag stannar hemma, för jag är inte frisk. — Evde kalıyorum çünkü sağlıklı değilim.
- Jag stannar hemma eftersom jag inte är frisk. — Sağlıklı olmadığım için evde kalıyorum.
İlkinde är inte, ikincisinde inte är sırası vardır. Eftersom ile başlayan neden kısmı başa da taşınabilir:
Eftersom jag inte är frisk stannar jag hemma. — “Sağlıklı olmadığım için evde kalıyorum.”
Burada ardından gelen ana cümlede stannar jag sırası görülür; çünkü baştaki neden cümlesi ilk öğe konumundadır. För ile bağlanan nedeni aynı biçimde başa taşıyamazsınız. Ayrıca för, bazen olayın doğrudan nedeninden çok konuşanın çıkarımını açıklar: Hon är nog hemma, för lampan lyser. — “Herhâlde evde, çünkü ışık yanıyor.” Işık, evde olmasının nedeni değil, bu tahminin dayanağıdır.
Så her zaman sonuç bağlacı değildir
Så bir zarf (zaman, biçim veya derece gibi bilgi ekleyen sözcük) olarak da kullanılabilir. Bu görevde ana cümlenin ilk yerini alıp fiilin özneden önce gelmesine yol açabilir:
- Så gör jag. — Ben böyle yapıyorum.
- Först äter vi. Så går vi ut. — Önce yemek yiyoruz. Sonra dışarı çıkıyoruz.
Bunları sonuç bağlacı örneğiyle karşılaştırın: Det regnar, så vi stannar hemma. — “Yağmur yağıyor, bu yüzden evde kalıyoruz.” Aynı yazılan sözcük, farklı görevlerde farklı bir yapı kurar.
Bir de så att birleşimi vardır. Bağlama göre amaç veya sonuç anlatır: Jag talar långsamt så att du kan förstå. — “Anlayabilmen için yavaş konuşuyorum.” Bu yapı yan cümlelerle birlikte ayrıca çalışılmalıdır; sonuç bildiren yalın så ile otomatik olarak aynı kalıba konmamalıdır.
Men ile düzeltme bildiren utan ayrımı
Başlangıçta men “ama” olarak yeterlidir. Daha sonra utan sözcüğünü de öğreneceksiniz. Olumsuz bir bilgiyi reddedip yerine doğrusunu koyarken utan kullanılır:
- Hon är inte läkare utan lärare. — O doktor değil, öğretmen.
- Hon är inte läkare, men hon kan hjälpa dig. — O doktor değil ama sana yardım edebilir.
İlkinde “doktor” bilgisi “öğretmen” ile düzeltilir. İkincisinde iki ayrı bilgi arasında karşıtlık vardır. Dolayısıyla içinde inte geçen her cümlede men yerine utan kullanmak doğru değildir.
Seçenekleri vurgulayan eşli yapılar
Daha belirgin bir anlatım için både … och “hem … hem de” ve antingen … eller “ya … ya da” yapıları kullanılır:
- Hon talar både svenska och turkiska. — Hem İsveççe hem Türkçe konuşuyor.
- Antingen ringer vi eller skriver vi ett mejl. — Ya telefon ederiz ya da e-posta yazarız.
İkinci örnekte antingen ilk cümlenin başında, ona karşılık gelen eller de ikinci cümlenin başında yer alır; bu eşli yapıda fiiller öznelerden önce gelir. Bunu yalın eller ile kurulan Vi ringer eller vi skriver ett mejl — “Telefon ederiz ya da e-posta yazarız” — cümlesinden ayrı öğrenin. Başlangıçtaki “yalın bağlaç kendi başına ters sıra yaratmaz” kuralı böylece korunur.
Çalışma önerileri
- Aynı olayları iki yönde anlatın. Jag är sjuk “Hastayım” ve jag stannar hemma “Evde kalıyorum” cümlelerini önce för, sonra så ile birleştirin. Sonucu şöyle kontrol edin: Jag stannar hemma, för jag är sjuk. — “Evde kalıyorum çünkü hastayım.” Jag är sjuk, så jag stannar hemma. — “Hastayım, bu yüzden evde kalıyorum.” Bağlaç değişince parçaların yer değiştirdiğine dikkat edin.
- Her gün üç kısa bağlantı kurun. Bir alışveriş listesinde och, günlük bir kararda eller, beklenmeyen bir durumda men kullanın. Yazdığınız cümlede öznenin aynı mı farklı mı olduğunu işaretleyin. Aynıysa özneyi tekrar etmeden bağlamayı deneyin; farklıysa yeni özneyi açıkça yazın.
- Anlamı ve sırayı ayrı kontrol edin. Önce “ek bilgi mi, karşıtlık mı, seçenek mi, neden mi, sonuç mu?” diye sorun. Sonra her tam cümlede özneyi ve çekimli fiili bulun. Bağlaçtan sonra zaman ifadesi varsa fiilin yerini yeniden kontrol edin. Böylece doğru bağlacı seçmekle doğru cümleyi kurmayı birbirine karıştırmazsınız.
İlgili konular
- Temel sözcük sırası — Bağlaçlardan sonra öznenin ve fiilin neden bu sırada geldiğini açıklar.
- Inte ile olumsuzluk — Ana cümlede olumsuzluk sözcüğünün yerini pekiştirir.
- Soru kurma — Eller ile seçenek sunan soruları daha rahat kurmanızı sağlar.
- Yan cümleler — För ile eftersom arasındaki yapı farkını anlamak için sonraki adımdır.
- İleri düzey bağlaçlar — Daha ayrıntılı karşıtlık, koşul ve neden ilişkileri kurmayı geliştirir.