Norveççede sayılar ve zaman
Tall og Tid
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Norveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Norveççede 21 gibi sayılar genellikle Türkçedeki sırayla kurulur: tjueen, yani önce yirmi, sonra bir. Saat söylerken Klokka er tre “Saat üç” demektir; ancak halv fire, dördün yarısı değil, üç buçuk anlamına gelir. Tarihlerde sıra sayısı kullanılır: den første mai “bir Mayıs”; gün ve ay adları küçük harfle yazılır.
Genel bakış
Bir fiyatı anlamak, otobüs saatini sormak veya randevu almak için sayıları takvim ve saat ifadeleriyle birlikte kullanmak gerekir. Bu konu A1 düzeyinde tanıtılır; çünkü günlük konuşmanın çok büyük bir bölümünde karşınıza çıkar. Buradaki biçimler Norveççenin yaygın yazı dili olan Bokmål esas alınarak verilmiştir.
Türkçeyle bazı benzerlikler işinizi kolaylaştırır. Örneğin 34 sayısında her iki dilde de önce otuz, sonra dört gelir. Öte yandan Türkçede “iki bilet” derken bilet tekil kalır; Norveççede to billetter kullanılır, yani bilet sözcüğü çoğul olur. Tarihleri de Türkçedeki gibi yalnızca sayıyı söyleyerek okumak yerine “birinci, ikinci…” biçiminde ifade edersiniz.
Önce sayıları, ardından saat ve takvim kalıplarını öğrenmek iyi bir başlangıçtır. Daha ileri ayrıntılar bölümündeki eski sayı söyleyişlerini ve zaman edatları arasındaki ince farkları hemen ezberlemeniz gerekmez. Başlangıçta hedefiniz, bir zaman ifadesini doğru anlamak ve anlaşılır bir randevu cümlesi kurmaktır.
Kurallar ve kuruluş
1. Sıfırdan yüze kadar sayılar
Asıl sayı miktarı gösteren sayıdır: bir, iki, üç gibi. Norveççede bunun karşılığı grunntall terimidir. İlk yirmi sayıyı ayrı ayrı öğrenin; sonraki sayılarda onluklar ve birlikler birleştirilir.
| Sayı | Norveççe | Sayı | Norveççe |
|---|---|---|---|
| 0 | null | 11 | elleve |
| 1 | en / ei / ett | 12 | tolv |
| 2 | to | 13 | tretten |
| 3 | tre | 14 | fjorten |
| 4 | fire | 15 | femten |
| 5 | fem | 16 | seksten |
| 6 | seks | 17 | sytten |
| 7 | sju / syv | 18 | atten |
| 8 | åtte | 19 | nitten |
| 9 | ni | 20 | tjue |
| 10 | ti | 100 | hundre |
Sju ve syv aynı sayının geçerli biçimleridir. Başlangıçta bunlardan birini kullanmanız yeterlidir; dinlerken ikisini de tanımaya çalışın.
| Onluk | Norveççe |
|---|---|
| 20 | tjue |
| 30 | tretti |
| 40 | førti |
| 50 | femti |
| 60 | seksti |
| 70 | sytti |
| 80 | åtti |
| 90 | nitti |
| 100 | hundre |
21–99 arasında onluk ile birlik tek sözcük olarak yazılır. Araya “ve” anlamındaki og girmez:
- tjueen — yirmi bir.
- trettifire — otuz dört.
- førtifem — kırk beş.
- sekstisju — altmış yedi.
- nittini — doksan dokuz.
Türkçedeki ayrı yazımı Norveççeye taşımayın: “otuz dört” iki sözcük olsa da trettifire tek sözcüktür. 100 için hundre ya da özellikle “bir yüz” vurgusuyla ett hundre duyabilirsiniz.
2. “Bir” ve ardından gelen sözcük
Norveççede isim (kişi, nesne veya kavram adı) bir dilbilgisel cinsiyete, yani sözcüğün ait olduğu sınıfa sahiptir. Bu sınıf doğal cinsiyetle aynı şey değildir; örneğin “ev” de bir sınıfa aittir. “Bir” sözcüğünün biçimi buna göre değişir:
| Norveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| en billett | bir bilet | Eril sınıftaki isim. |
| ei uke | bir hafta | Dişil sınıftaki isim; Bokmål'da en uke de kullanılabilir. |
| ett hus | bir ev | Yansız sınıftaki isim; sayı olarak “bir”. |
| to billetter | iki bilet | İsim çoğul biçime geçer. |
| tjueen kroner | yirmi bir kron | Para miktarında kroner çoğuldur. |
Burada küçük bir yazım ayrımı önemlidir. Et hus belirsiz biçimde “bir ev” derken, ett hus sayıyı öne çıkararak “bir tane ev” demektir. Eril ve dişil sözcüklerde vurgu gerektiğinde én ve éi yazımları görülebilir: én billett “bir tane bilet”. Her sıradan “bir” ifadesine vurgu işareti koymanız gerekmez.
Türkçede sayıdan sonra çoğul eki kullanmama alışkanlığı Norveççede yanıltıcıdır: tre dager “üç gün”, fire måneder “dört ay”. Bununla birlikte bazı isimlerin çoğulu görünüşte değişmez; to år “iki yıl” doğru biçimdir. Yani çoğul kullanılır, ama her sözcüğün sonuna aynı ek gelmez.
3. Sıra sayıları ve tarihler
Sıra sayısı, kaç tane olduğunu değil, sıradaki yerini gösterir: birinci, ikinci, üçüncü. Norveççede ordenstall denir. İlk biçimler düzensiz olduğu için bunları asıl sayılardan otomatik olarak türetmeye çalışmayın.
| Sıra | Norveççe | Sıra | Norveççe |
|---|---|---|---|
| 1. | første | 11. | ellevte |
| 2. | andre | 12. | tolvte |
| 3. | tredje | 13. | trettende |
| 4. | fjerde | 14. | fjortende |
| 5. | femte | 15. | femtende |
| 6. | sjette | 16. | sekstende |
| 7. | sjuende / syvende | 17. | syttende |
| 8. | åttende | 18. | attende |
| 9. | niende | 19. | nittende |
| 10. | tiende | 20. | tjuende |
Birleşik sayılarda son bölüm sıra sayısına dönüşür: tjueførste “yirmi birinci”, tjueandre “yirmi ikinci”, tjuetredje “yirmi üçüncü”. 24–29 da aynı şekilde tjuefjerde, tjuefemte, tjuesjette, tjuesjuende, tjueåttende, tjueniende olur. 30 trettiende, 31 trettiførste biçimindedir.
Daha büyük onlukların sıra biçimleri de şöyledir: førtiende “kırkıncı”, femtiende “ellinci”, sekstiende “altmışıncı”, syttiende “yetmişinci”, åttiende “sekseninci”, nittiende “doksanıncı” ve hundrede “yüzüncü”.
Rakamla yazılmış sıra sayısının ardından nokta gelir: 1., 2., 17.. Türkçedeki “17 Mayıs” tarihini Norveççede 17. mai olarak yazarsınız. Okurken syttende mai dersiniz; yani rakamla yazılması, okunuşunun asıl sayıya dönüşmesi anlamına gelmez.
Tarihi tam cümlede söylemek için şu kalıbı kullanın:
- Hvilken dato er det i dag? — Bugünün tarihi ne?
- Det er den første mai. — Bugün bir Mayıs.
- Vi møtes den tjueandre juni. — Yirmi iki Haziran'da buluşuyoruz.
Den burada günün sıra sayısıyla kurulan tarih ifadesinin bir parçasıdır. Takvimde veya kısa bir duyuruda yalnızca 1. mai görmeniz de normaldir. Yazılı bir tarih 01.05.2026 biçiminde verildiğinde sıra gün–ay–yıldır.
4. Saat sormak ve söylemek
En temel soru Hva er klokka? “Saat kaç?” sorusudur. Hvor mye er klokka? da aynı amaçla kullanılır. Yanıtın başlangıcı Klokka er… olur:
- Klokka er tre. — Saat üç.
- Klokka er åtte. — Saat sekiz.
Bir etkinliğin saatini verirken ise er kullanmayın: Toget går klokka åtte “Tren saat sekizde kalkıyor”. İlk kalıp saatin kaç olduğunu, ikinci kalıp olayın ne zaman gerçekleştiğini söyler.
Günlük konuşmada over “geçe”, på ise “kala” anlamında kullanılır. Çeyrek için kvart, buçuk için halv sözcüğünü öğrenin.
| Gösterilen saat | Norveççe söyleyiş | Türkçe karşılığı |
|---|---|---|
| 03.00 | Klokka er tre. | Saat üç. |
| 03.05 | Klokka er fem over tre. | Saat üçü beş geçiyor. |
| 03.15 | Klokka er kvart over tre. | Saat üçü çeyrek geçiyor. |
| 03.25 | Klokka er fem på halv fire. | Saat üç yirmi beş. |
| 03.30 | Klokka er halv fire. | Saat üç buçuk. |
| 03.35 | Klokka er fem over halv fire. | Saat üç otuz beş. |
| 03.45 | Klokka er kvart på fire. | Saat dörde çeyrek var. |
| 03.50 | Klokka er ti på fire. | Saat dörde on var. |
En önemli fark halv fire ifadesidir. Norveççe burada yaklaşan saati, yani dördü esas alır; Türkçe ise içinde bulunduğumuz saati esas alıp “üç buçuk” der. Her halv ifadesinde söylenen sayıdan bir çıkarın: halv ni sekiz buçuk, halv ett on iki buçuktur.
03.25 ve 03.35 gibi saatlerde de buçuk noktası esas alınabilir. Fem på halv fire, üç buçuğa beş dakika kaldığını; fem over halv fire, üç buçuğun beş dakika geçtiğini anlatır. Bu iki kalıp ilk başta zor gelirse dijital okuma kullanabilirsiniz; yine de günlük konuşmada duyduğunuzda anlamanız önemlidir.
Saatleri doğrudan rakam sırasıyla söylemek de mümkündür: Klokka er femten tretti “Saat on beş otuz”. Ulaşım çizelgeleri, iş randevuları ve yazılı duyurularda 24 saatlik sistem yaygındır. Konuşmadaki halv fire ise bağlama göre 03.30 veya 15.30 olabilir; gerekirse om morgenen “sabah” ya da om ettermiddagen “öğleden sonra” ile açıklık kazandırın.
5. Haftanın günleri
| Norveççe | Türkçe |
|---|---|
| mandag | pazartesi |
| tirsdag | salı |
| onsdag | çarşamba |
| torsdag | perşembe |
| fredag | cuma |
| lørdag | cumartesi |
| søndag | pazar |
Bir gün gerçekleşen olay için på kullanılır. Bu sözcük bir edat, yani başka bir sözcüğün zaman veya yer ilişkisini belirten yardımcı sözcüktür. Türkçede çoğu zaman aynı ilişkiyi “-de/-da” ekiyle ifade ederiz.
- på mandag — pazartesi günü.
- Vi møtes på fredag. — Cuma günü buluşuyoruz.
- Jeg trener på mandager. — Pazartesileri spor yapıyorum.
På mandag, bağlama göre belli bir pazartesiyi belirtir; ileriye dönük bir planda genellikle yaklaşan pazartesi anlaşılır. På mandager çoğul biçimi ise düzenli olarak her pazartesi yapılan işi anlatır. Hver mandag “her pazartesi” de açık bir seçenektir. I dag “bugün”, i morgen “yarın”, i går “dün” kalıplarının önüne ayrıca på gelmez.
6. Aylar ve mevsimler
| Norveççe | Türkçe | Norveççe | Türkçe |
|---|---|---|---|
| januar | ocak | juli | temmuz |
| februar | şubat | august | ağustos |
| mars | mart | september | eylül |
| april | nisan | oktober | ekim |
| mai | mayıs | november | kasım |
| juni | haziran | desember | aralık |
Aylarla i kullanılır: i mai “Mayıs'ta”, i november “Kasım'da”. Norveççede ay ve gün adları, Türkçede belirli tarih yazarken görülen büyük harfin aksine, cümle başında değilse küçük harfle yazılır: 17. mai, på mandag.
| Mevsim | Türkçe | Genel zaman kalıbı | Türkçe karşılığı |
|---|---|---|---|
| vår | ilkbahar | om våren | ilkbaharda / ilkbaharları |
| sommer | yaz | om sommeren | yazın / yazları |
| høst | sonbahar | om høsten | sonbaharda / sonbaharları |
| vinter | kış | om vinteren | kışın / kışları |
Mevsimlerin genel özelliklerinden veya alışkanlıklardan söz ederken om kalıpları kullanışlıdır: Det er kaldt om vinteren “Kışın hava soğuktur”. Belirli bir mevsim için i sommer “bu yaz”, i vinter “bu kış” gibi ifadeler duyarsınız. Bunların geçmiş mi gelecek mi olduğu cümledeki zaman ve bağlamla belirlenir; örneğin Vi skal reise i sommer “Bu yaz seyahat edeceğiz”.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örnekler fiyat sorma, yolculuk planlama ve takvim kullanma gibi gündelik durumları bir araya getirir. Kalıpları kendi yaşınız, randevunuz veya alışverişiniz için değiştirebilirsiniz.
| Norveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Det koster tjueen kroner. | Yirmi bir kron tutuyor. | Birleşik sayı tek sözcüktür. |
| Jeg vil ha to billetter. | İki bilet istiyorum. | Sayıdan sonra çoğul isim. |
| Hun er trettifire år. | O otuz dört yaşında. | Yaş belirtirken år kullanılır. |
| Det er hundre plasser i salen. | Salonda yüz kişilik yer var. | Yüz sayısı ve çoğul isim. |
| Hva er klokka? | Saat kaç? | Günlük saat sorusu. |
| Klokka er tre. | Saat üç. | Tam saat. |
| Bussen går klokka halv fire. | Otobüs saat üç buçukta kalkıyor. | Halv sonraki saati esas alır. |
| Filmen begynner klokka kvart på åtte. | Film sekize çeyrek kala başlıyor. | På, saati söylerken “kala” anlamındadır. |
| Vi møtes på mandag klokka ti. | Pazartesi saat onda buluşuyoruz. | Gün ve saat aynı cümlede. |
| Jeg jobber på lørdager. | Cumartesileri çalışıyorum. | Tekrarlanan gün çoğul biçimdedir. |
| Det er den første mai. | Bugün bir Mayıs. | Tarihte sıra sayısı. |
| Kurset starter den tredje september. | Kurs üç Eylül'de başlıyor. | Yazılışı 3. september olabilir. |
| Vi har ferie i juli. | Temmuz'da tatildeyiz. | Ayla i kullanılır. |
| Vi går på ski om vinteren. | Kışın kayak yaparız. | Genel mevsim alışkanlığı. |
| Møtet varer i to timer. | Toplantı iki saat sürüyor. | Saat noktası değil, süre. |
Sık yapılan hatalar
1. “Buçuk” ifadesini Türkçedeki gibi düşünmek
- Yanlış: 03.30 için Klokka er halv tre.
- Doğru: Klokka er halv fire.
- Neden: Norveççe yaklaşan saati söyler. Halv tre iki buçuktur; üç buçuk değildir.
2. Gün ve ay için aynı edatı kullanmak
- Yanlış: Vi møtes i mandag. Vi reiser på juli.
- Doğru: Vi møtes på mandag. Vi reiser i juli.
- Anlamı: Pazartesi buluşuyoruz. Temmuz'da yolculuğa çıkıyoruz.
- Neden: Bu temel kullanımda günlerle på, aylarla i gelir. Türkçedeki tek bir “-de/-da” ekinin karşılığı her zaman aynı sözcük değildir.
3. Tarihi asıl sayıyla okumak
- Yanlış: Det er den tre mai.
- Doğru: Det er den tredje mai.
- Anlamı: Bugün üç Mayıs.
- Neden: Türkçede “üç Mayıs” desek de Norveççede sıra sayısı gerekir. Rakamla yazarken 3. mai biçimindeki noktayı unutmayın.
4. Sayıdan sonra ismi tekil bırakmak
- Yanlış: Jeg kjøper to billett.
- Doğru: Jeg kjøper to billetter.
- Anlamı: İki bilet alıyorum.
- Neden: Türkçedeki “iki bilet” yapısı Norveççeye aynen taşınmaz. İsim çoğul olur; çoğul biçimi sözcükle birlikte öğrenin.
5. Onluk ile birlik arasına “ve” koymak
- Yanlış: Det koster tjue og en kroner.
- Doğru: Det koster tjueen kroner.
- Anlamı: Yirmi bir kron tutuyor.
- Neden: Modern temel sayı sisteminde 21 tek sözcüktür ve araya og girmez. Daha büyük sayılardaki veya eski söyleyişlerdeki og kullanımı ayrı bir konudur.
6. Randevu saatiyle “saat kaç” yanıtını karıştırmak
- Yanlış: Møtet begynner klokka er ni.
- Doğru: Møtet begynner klokka ni.
- Anlamı: Toplantı saat dokuzda başlıyor.
- Neden: Klokka er ni bağımsız olarak “Saat dokuz” demektir. Başlama saatini belirtirken yalnızca klokka ni kullanılır.
Kullanım notları
Konuşmada kısa, yazıda açık
Bağlam açıksa Klokka er… kalıbı kısalabilir. Hva er klokka? sorusuna yalnızca Halv fem “Dört buçuk” diye yanıt vermek doğaldır. Randevu saati sorulduğunda Klokka fem “Saat beşte” demek de yeterli olabilir.
Yazılı duyurularda kl. kısaltmasını sık görürsünüz: kl. 14.30 “saat 14.30'da”. Saat gösteriminde nokta veya iki nokta kullanılabilir; örneğin 14.30 ve 14:30 aynı saati gösterir. Sıra sayısından sonra gelen noktayla saat içindeki ayırıcıyı karıştırmayın: 3. mai kl. 14.30 “3 Mayıs saat 14.30'da”.
Saat ile süre aynı şey değildir
Türkçede “saat” hem saati gösteren araç, hem zaman noktası, hem de süre birimi olabilir. Norveççede bu ayrımı daha açık görürsünüz:
- klokka tre — saat üçte; bir zaman noktası.
- en time — bir saat; süre birimi.
- en halv time — yarım saat.
- et kvarter — çeyrek saat, on beş dakika.
- ti minutter — on dakika.
Örneğin Jeg venter i en halv time “Yarım saat bekliyorum” ifadesindeki halv, herhangi bir saat numarasına değil, bir süreye bağlıdır. Bunu halv fire “üç buçuk” ile karıştırmayın.
Temelin ötesinde: daha ileri ayrıntılar
Bu bölümdeki ayrımları A1 aşamasında kusursuz kullanmanız beklenmez. Ancak gerçek konuşmalarda karşılaşacağınız için temel kuralların nerede genişlediğini bilmek yararlıdır.
Eski sayı söyleyişlerini tanımak
Modern sistemde tjueen “yirmi bir” denir; fakat bazı konuşmacılar enogtjue der, yani önce birlik, sonra onluk gelir. Trettifem “otuz beş” yerine femogtredve de duyulabilir. Eski sistemle bağlantılı tyve “yirmi” ve tredve “otuz” biçimleri de karşınıza çıkabilir.
Bu söyleyişler özellikle konuşmada yaşar; dağılımları kişiye ve bölgeye göre değişir. Başlangıçta kendi üretiminizde tjueen, trettifem gibi modern biçimleri kullanın. Duyduğunuz sayı alıştığınız sıranın tersindeyse bunun mutlaka hata olmadığını hatırlayın.
Yüzden büyük sayılarda “og”
21–99 içinde og yoktur; ancak yüzlükten sonraki bölümde vardır: hundre og fem “yüz beş”, hundre og tjueen “yüz yirmi bir”. Bu yüzden “Norveççe sayılarda hiç og kullanılmaz” gibi genel bir kural çıkarmayın. Küçük sayılar ile yüzlüklerin kuruluşu aynı değildir.
Yılları okurken de farklı alışkanlıklar görebilirsiniz. Örneğin 2026, açık biçimde to tusen og tjueseks olarak okunabilir; 1998 için nitten nittiåtte söyleyişi yaygındır. Yıllar tarih içindeki günlerden farklıdır: gün sıra sayısı olarak okunur, yıl ise sıra sayısına dönüştürülmez.
Bir zaman noktası, bekleme süresi ve tamamlanma süresi
Türkçedeki “iki saatte” ve “iki saat sonra” birbirinden farklıdır. Norveççede edat seçimi bu farkı taşır:
| Norveççe | Türkçe | İlişki |
|---|---|---|
| Jeg kommer om to timer. | İki saat sonra geliyorum. | Şimdiden iki saat sonraki zaman. |
| Jeg jobber i to timer. | İki saat çalışıyorum. | Eylemin sürdüğü zaman. |
| Jeg gjør oppgaven på to timer. | Görevi iki saatte yapıyorum. | Tamamlamak için gereken süre. |
På mandag içindeki på ile på to timer içindeki på aynı sözcüktür ama aynı ilişkiyi anlatmaz. Edatları tek bir Türkçe karşılıkla değil, bağlı oldukları ifadeyle öğrenin.
Tekrar, gelecek ve geçmiş mevsimler
Om sommeren genel olarak “yazın, yazları” demektir. Til sommeren ise gelecek yazı açıkça gösterebilir: Vi skal flytte til sommeren “Gelecek yaz taşınacağız”. Geçmiş yazdan söz etmek için i fjor sommer “geçen yaz” kullanabilirsiniz.
Benzer şekilde om morgenen “sabahları”, om kvelden “akşamları” alışkanlık anlatırken; i morges “bu sabah”, i kveld “bu akşam” belirli bir zamanı gösterir. Türkçedeki “sabah” sözcüğünün tek başına bıraktığı bazı ayrımları Norveççe bu kalıplarla belirginleştirir.
Zaman ifadesi cümle başına gelirse
Bir zaman ifadesini öne almak mümkündür; ancak fiilin (iş veya durum bildiren sözcüğün) yeri korunur:
- Vi møtes på mandag. — Pazartesi buluşuyoruz.
- På mandag møtes vi. — Pazartesi buluşuyoruz.
İkinci cümlede møtes, baştaki zaman ifadesinden hemen sonra gelir; vi “biz” onun arkasına geçer. Türkçede sözcükleri daha serbestçe taşıyabilmeniz bu noktada yanıltabilir. Zaman kalıplarını öğrenirken bütün bir cümleyle çalışmak, daha sonra sözcük dizilişini öğrenmenizi de kolaylaştırır.
Çalışma önerileri
- Saatleri Türkçe üzerinden değil, rakam üzerinden eşleştirin. Bir kâğıda 07.15, 07.30, 07.45, 08.25 ve 08.35 yazın. Her birini Norveççe söyleyin, sonra rakama geri çevirin. Özellikle halv åtte ifadesinin 07.30 olduğunu kontrol edin. Bu çalışma “buçuk” alışkanlığını değiştirmeye yardımcı olur.
- Bir haftalık gerçek bir plan hazırlayın. Örneğin På tirsdag jobber jeg “Salı günü çalışıyorum” ve Vi møtes på fredag klokka seks “Cuma saat altıda buluşuyoruz” gibi cümleler yazın. Ardından alışkanlıklarınızı på tirsdager “salıları” biçimine dönüştürün; tek bir günle tekrar eden gün arasındaki farkı görün.
- Takvim ve fiyatları sesli okuyun. Beş fiyatı ve beş tarihi seçin. Fiyatlarda birleşik sayıları, tarihlerde sıra sayılarını kullanın. 21 kroner için tjueen kroner, 21. mai için tjueførste mai demeniz gerektiğini özellikle karşılaştırın. Son olarak kendi doğum tarihinizi ve bir sonraki randevunuzu tam cümleyle ifade edin.
İlgili konular
- Sıra sayıları — Sıralama, tarihler ve sıra sayılarını farklı isimlerle kullanma konusunda daha ayrıntılı çalışma.
- Zaman ifadeleri — Süre, sıklık, geçmiş ve gelecek zaman ilişkilerini anlatan kalıpları genişletmek için bir sonraki adım.