A1

Fransızcada vouloir: istemek ve kibarca rica etmek

Le Verbe Vouloir

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Vouloir, “istemek” anlamına gelir: je veux, tu veux, il/elle veut, nous voulons, vous voulez, ils/elles veulent. Bir şeyi istemek için ardından o şeyin adını, bir eylemi yapmak istemek içinse fiilin sözlük biçimini getirin: Je veux un café. “Bir kahve istiyorum.”; Je veux partir. “Gitmek istiyorum.” Sipariş verirken veya ricada bulunurken je voudrais, “istiyorum” yerine “isterim / rica edecektim” gibi daha yumuşak bir anlatım sağlar.

Genel bakış

Bir kafede masaya oturmak, bir arkadaşınızı akşam yemeğine çağırmak, otelde oda ayırtmak veya bir teklifi geri çevirmek: Bu durumların hepsinde vouloir işinize yarar. A1 düzeyinde öğrenilen bu fiil, yalnızca kelime olarak “istemek” demek değildir; hangi biçimini seçtiğiniz, karşınızdaki kişiye nasıl seslendiğinizi de etkiler. Je veux un café. dilbilgisi bakımından doğrudur, fakat sipariş verirken Je voudrais un café, s’il vous plaît. “Bir kahve rica edebilir miyim, lütfen?” daha yumuşak duyulur.

Türkçede “Gitmek istiyorum” derken önce yapmak istediğimiz işi, sonra “istemek” fiilini söyleriz. Fransızcada sıra tersidir: Je veux partir. Ayrıca Türkçede “istiyorum” sözcüğü kişinin kim olduğunu belli ettiği için “ben” demeyebiliriz. Fransızcada ise sıradan bir bildirme cümlesinde je gibi özne sözcüklerini, yani kimin istediğini gösteren sözcükleri, genellikle söylemek gerekir.

Başlangıçta üç şeyi sağlamlaştırmak yeterlidir: şimdiki zaman çekimi, vouloir + isim / fiil ayrımı ve kibar je voudrais kalıbı. Daha ileride aynı fiille başkasından bir şey yapmasını istemeyi, geçmişteki isteği anlatmayı ve bazı kalıplaşmış ifadeleri de öğreneceksiniz. Bu ayrıntılar, temel kurallardan ayrı olarak aşağıda ele alınıyor.

Yapısı ve temel kurallar

Şimdiki zaman çekimi

Vouloir düzensiz bir fiildir; başka bir deyişle, biçimleri düzenli bir ek şablonuna bütünüyle uymaz. Bu yüzden düzenli -er fiilleri için öğrendiğiniz çekimi buraya doğrudan aktaramazsınız. Fransızcadaki présent, yani şimdiki zaman çekimi, bağlama göre Türkçeye “istiyorum” veya “isterim” diye çevrilebilir.

Kişi Fransızca biçim Türkçe karşılık
Ben je veux istiyorum
Sen tu veux istiyorsun
O il veut / elle veut istiyor
Günlük dilde biz; genel anlamda insan on veut istiyoruz / insan ister
Biz nous voulons istiyoruz
Siz vous voulez istiyorsunuz
Onlar ils veulent / elles veulent istiyorlar

Il erkek, elle kadın bir kişiden söz ederken kullanılabilir; Türkçedeki “o” bu ayrımı yapmaz. Ils erkeklerden veya karma bir gruptan, elles yalnızca kadınlardan oluşan bir gruptan söz ederken kullanılır. Bu sözcüklerin başka kullanımları da vardır; burada önemli olan hepsinin doğru fiil biçimiyle eşleşmesidir.

Vous, hem birden fazla kişiye “siz” diye seslenmek hem de tek bir kişiye saygılı veya mesafeli hitap etmek için kullanılır. Günlük konuşmada on sık sık nous yerine “biz” anlamına gelir, ama fiili değişmez: On veut rentrer. “Eve dönmek istiyoruz.”

Yazılış ile söyleyişi ayrı çalışın. Veux ile veut aynı söylenir; sonlarındaki x ve t okunmaz. Veulent biçiminde ise son -ent okunmaz, fakat l sesi duyulur. Voulons ve voulez biçimlerini de ayrı bir çift olarak öğrenmek yararlıdır. Yalnızca duyduğunuz biçime güvenerek yazarsanız kişi eklerini karıştırabilirsiniz.

Bir şeyi istemek: vouloir + isim

İsim, bir varlığı veya kavramı adlandıran sözcüktür: kahve, bilet, yardım gibi. İstenen şey bir isimse, onu çekimli vouloir biçiminin arkasına yerleştirirsiniz:

  • Je veux un café. — Bir kahve istiyorum.
  • Nous voulons deux billets. — İki bilet istiyoruz.
  • Elle veut de l’eau. — Su istiyor.

Fransızcada ismin önünde çoğu zaman un, une, le, la, du, de la gibi bir tanımlık bulunur. Tanımlık, ismin belirli bir şeyi mi, herhangi bir şeyi mi veya bir miktarı mı anlattığını gösteren küçük sözcüktür. Türkçede “Su istiyorum” derken ayrı bir sözcük kullanmamanız, Fransızcada da ismi tek başına kullanabileceğiniz anlamına gelmez. “Biraz su” isteği için doğal biçim Je veux de l’eau. olur.

Bir eylemi yapmak istemek: vouloir + mastar

Mastar, fiilin kişi ve zamana göre çekimlenmemiş sözlük biçimidir; Türkçedeki “gitmek, gelmek, ayırtmak” gibi. Fransızcada partir, venir, réserver bu tür biçimlerdir. İkinci fiilin önüne, yalnızca vouloir kullandığınız için ayrıca à veya de getirmezsiniz:

  • Tu veux venir ? — Gelmek ister misin?
  • Ils veulent partir. — Gitmek istiyorlar.
  • Je voudrais réserver. — Rezervasyon yaptırmak istiyorum.

Burada kişiye göre değişen fiil vouloir olur; ikinci fiil mastarda kalır. Nous voulons manger. “Yemek yemek istiyoruz.” cümlesinde voulons “biz”e göre çekimlenmiştir, manger ise değişmez.

Önemli bir sınır da şudur: Bu basit yapıda isteyen kişi ile ikinci eylemi yapacak kişi aynıdır. Je veux partir. diyen kişi kendisi gitmek istiyordur. “Senin gitmeni istiyorum” için başka bir yapı gerekir; bunu ileri bölümde göreceksiniz.

Olumsuzluk: ne… pas

Olumsuzluk, cümlenin “istemiyorum” demesini sağlar. Yazı dilindeki temel kalıp özne + ne + çekimli fiil + pas biçimindedir:

  • Je ne veux pas sortir. — Dışarı çıkmak istemiyorum.
  • Elle ne veut pas venir. — Gelmek istemiyor.
  • Nous ne voulons pas attendre. — Beklemek istemiyoruz.

Ardından mastar geldiğinde pas, mastardan önce bulunur. Türkçedeki “çıkmak istemiyorum” sırasını Fransızcaya taşımayın.

İsimli olumsuz cümlelerde un, une, des, du, de la, de l’ çoğu zaman de / d’ olur:

  • Je veux du sucre. — Şeker istiyorum.
  • Je ne veux pas de sucre. — Şeker istemiyorum.

Belirli bir şeyi gösteren le, la, les ise bu kuralla değişmez: Je ne veux pas le menu du jour. “Günün menüsünü istemiyorum.” Burada belli bir menü reddedildiği için le korunur. Karşılaştırmalı özel durumlar olsa da başlangıç için “herhangi bir miktar istemiyorum” anlamındaki pas de kalıbını öğrenmek yeterlidir.

Soru sormak

Yakınlarınızla konuşurken düz cümle sırasını koruyup sesinizi yükseltebilirsiniz: Tu veux venir ? “Gelmek ister misin?” Daha açık bir soru kalıbı için cümlenin başına est-ce que getirilir: Est-ce que vous voulez attendre ici ? “Burada beklemek ister misiniz?”

Daha resmî dilde devrik soru, yani fiille öznenin yer değiştirdiği soru, kullanılır: Voulez-vous entrer ? “İçeri girmek ister misiniz?” Her üç yapı da sorudur; gündelik konuşmada mutlaka devrik biçimi kullanmanız gerekmez.

Kibar istek: je voudrais

Je voudrais, vouloir fiilinin conditionnel présent biçimidir. Buradaki conditionnel, bir isteği doğrudan dayatmak yerine daha ihtiyatlı sunmaya yarayan çekimdir. Türkçede bağlama göre “isterim”, “istiyordum”, “rica edecektim” veya “rica edebilir miyim?” ile karşılanabilir. Bu kalıbı kullanmak için bütün çekim sistemini önceden öğrenmeniz gerekmez.

  • Je voudrais une table pour deux, s’il vous plaît. — İki kişilik bir masa rica edebilir miyim, lütfen?
  • Je voudrais parler à Madame Martin. — Bayan Martin ile görüşmek istiyordum.

Je voudrais geçmiş zaman değildir. Türkçedeki kibar “istiyordum” da her zaman geçmişte kalmış bir isteği anlatmaz; burada benzer bir yumuşatma vardır. Bir grup adına konuşurken nous voudrions kullanabilirsiniz: Nous voudrions réserver une chambre. “Bir oda ayırtmak istiyoruz.”

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki örneklerde aynı fiilin istek bildirme, teklif yapma, reddetme ve kibarca rica etme görevlerini karşılaştırın. Türkçe karşılıkların sözcük sırasını değil, durum içindeki anlamını izleyin.

Fransızca Türkçe Kullanım
Je veux un café. Bir kahve istiyorum. Doğrudan istek; siparişte daha yumuşak bir biçim seçilebilir.
Tu veux venir ? Gelmek ister misin? Yakın birine davet.
Je voudrais réserver. Rezervasyon yaptırmak istiyorum. Kibarca işlem başlatma.
Ils veulent partir. Gitmek istiyorlar. Çoğul kişiyle mastar.
Elle veut une place près de la fenêtre. Pencerenin yanında bir yer istiyor. İsimle kurulan istek.
Nous voulons visiter le musée demain. Yarın müzeyi gezmek istiyoruz. Bir planı veya isteği belirtme.
Vous voulez du thé ? Çay ister misiniz? İkram teklifi.
On veut rentrer avant minuit. Gece yarısından önce eve dönmek istiyoruz. Konuşma dilinde “biz”.
Je ne veux pas de dessert. Tatlı istemiyorum. Olumsuzlukta miktar bildiren tanımlığın değişmesi.
Tu veux manger ici ou à la maison ? Burada mı, evde mi yemek istersin? İki seçenek sunma.
Elles ne veulent pas attendre dehors. Dışarıda beklemek istemiyorlar. Kadınlardan oluşan bir gruptan söz etme.
Nous voudrions deux billets pour Lyon. Lyon için iki bilet rica edecektik. Birden fazla kişi adına kibar talep.

Sık yapılan hatalar

1. Düzenli fiil eki kullanmak

  • Yanlış: Je voule un café.
  • Doğru: Je veux un café. — Bir kahve istiyorum.
  • Neden? Vouloir, düzenli -er fiili değildir. Kişi biçimlerini bütün olarak öğrenmek gerekir; nous voulons içindeki kökü alıp her kişiye aynı şekilde uygulamayın.

2. İkinci fiili de çekimlemek

  • Yanlış: Je veux pars.
  • Doğru: Je veux partir. — Gitmek istiyorum.
  • Neden? Bu yapıda yalnızca ilk fiil çekimlenir. İstenen eylem mastarda kalır. Türkçedeki “gitmek istiyorum” ifadesi bu ayrımı hatırlamak için iyi bir dayanak olur.

3. Araya gereksiz bir sözcük koymak

  • Yanlış: Nous voulons de venir.
  • Doğru: Nous voulons venir. — Gelmek istiyoruz.
  • Neden? Vouloir ile ardından gelen mastar arasına de veya à konmaz. Başka Fransızca fiillerin farklı kalıplarla kullanılması bu fiilin yapısını değiştirmez.

4. Olumsuzlukta isim kalıbını değiştirmemek

  • Yanlış: Je ne veux pas du sucre. — Genel olarak şeker istemediğinizi söylerken.
  • Doğru: Je ne veux pas de sucre. — Şeker istemiyorum.
  • Neden? Belirsiz bir miktarı tamamen reddederken temel kalıp pas de olur. Özel bir karşıtlık kurulan cümleler farklı olabilir; sıradan bir reddetmede bu biçimi kullanın.

5. Türkçedeki gibi özneyi düşürmek

  • Yanlış: Veux rentrer. — Sıradan bir cümlede “Eve dönmek istiyorum” demek için.
  • Doğru: Je veux rentrer. — Eve dönmek istiyorum.
  • Neden? Fransızcada bu tür cümlelerde özne genellikle belirtilir. Fiil biçimi tek başına yeterli sayılmaz; ayrıca veux hem je hem tu ile kullanılır.

6. Her istekte je veux demek

  • Duruma uygun olmayan seçim: Je veux une chambre. — Otel görevlisine ilk talebinizi söylerken.
  • Daha uygun: Je voudrais une chambre, s’il vous plaît. — Bir oda rica edebilir miyim, lütfen?
  • Neden? İlk cümle dilbilgisi bakımından yanlış değildir. Ancak bir hizmet isterken fazla doğrudan duyulabilir. Buradaki hata, yanlış çekim kullanmak değil, duruma uygun nezaket düzeyini seçmemektir.

Kullanım ve nezaket notları

Je veux her zaman kaba değildir. Bir arkadaşınıza hedefinizi anlatırken Je veux apprendre le français. “Fransızca öğrenmek istiyorum.” son derece doğaldır. Sorun, birinden hizmet beklediğiniz anda isteğinizi kesin bir talep gibi sunabilmenizdir. Türkçede “Bana bir kahve ver” ile “Bir kahve rica edebilir miyim?” arasındaki farkın tek bir Fransızca karşılığı yoktur; yine de je voudrais güvenli bir başlangıçtır.

Soru biçimi ile emir aynı şey değildir. Tu veux un café ? “Kahve ister misin?” yakın birine yapılan sıradan bir ikramdır. Burada veux kullanılması kaba bir talep yaratmaz. Vous voulez… ? de hem tek kişiye saygılı hitapta hem bir gruba yöneltilen soruda kullanılabilir.

Konuşma dilinde ne düşebilir. Je veux pas sortir. “Dışarı çıkmak istemiyorum.” günlük konuşmada çok duyulur. Anlamanız yararlıdır, ancak yazı yazarken ve temel kalıbı çalışırken Je ne veux pas sortir. biçimini koruyun. Konuşmada bir sözcüğün düşmesi, diğer bütün cümle parçalarının serbestçe atılabileceği anlamına gelmez.

Doğrudan ret güçlü duyulabilir. Bir davete Je ne veux pas venir. “Gelmek istemiyorum.” diye cevap vermek, isteksizliğinizi açıkça ortaya koyar. Sadece nazikçe geri çevirmek istiyorsanız Non merci. “Hayır, teşekkürler.” bazen daha uygundur. Je ne peux pas venir. ise “Gelemiyorum” demektir; isteği değil, imkânı anlatır. Nezaket uğruna anlam farkını gözden kaçırmayın.

Temelin ötesinde: daha ileri kullanımlar

Bu bölümü ilk çalışmada ezberlemeniz gerekmez. Ama vouloir ile karşılaştığınız her cümlenin neden “istiyorum” diye çevrilmediğini anlamak için aşağıdaki ayrımlar önemlidir.

Başkasının bir şey yapmasını istemek

İsteyen kişi ile eylemi yapacak kişi farklıysa vouloir que + yeni özne + subjonctif kullanılır. Subjonctif, burada bir isteğin içeriğini anlatan yan cümledeki özel fiil biçimidir; yan cümle de ana cümleye bağlanan küçük cümledir.

  • Je veux partir. — Gitmek istiyorum. İsteyen de gidecek olan da benim.
  • Je veux que tu partes. — Senin gitmeni istiyorum. İsteyen benim, gidecek olan sensin.
  • Je voudrais que vous veniez demain. — Yarın gelmenizi rica ediyorum.

Türkçede “gelmeni” veya “gitmenizi” içindeki ekler bu ilişkiyi kurar. Fransızcada ise que, ayrı bir özne ve özel bir fiil biçimi gerekir. Bu nedenle Türkçe cümledeki ekleri Fransızcada tek bir mastarla karşılamaya çalışmayın. Son örnekteki veniez, venir fiilinin bu yapıda gereken biçimidir.

Kibar çekimin diğer kişileri

Je voudrais tek başına bir nezaket kalıbı olarak öğrenilebilir; sistemin tamamı ise şöyledir:

Fransızca Olası Türkçe karşılık
je voudrais isterim / rica edecektim
tu voudrais isterdin / ister miydin?
il voudrait / elle voudrait isterdi
nous voudrions isteriz / rica edecektik
vous voudriez isterdiniz / ister miydiniz?
ils voudraient / elles voudraient isterlerdi

Türkçe karşılık cümlenin durumuna göre değişir; bu çekimin her kullanımını geçmişte kalmış bir istek saymayın. Tu voudrais habiter où ? “Nerede yaşamak isterdin?” sorusu, örneğin hayal edilen bir tercih hakkında olabilir.

Geçmişteki istek: je voulais ve j’ai voulu

Je voulais biçimi, imparfait denen geçmiş zaman çekimindedir; çoğu zaman süren bir isteği veya geçmişteki durumu arka plan olarak sunar. J’ai voulu ise passé composé denen birleşik geçmiş zaman biçimidir ve isteği belirli bir olay olarak anlatabilir.

  • Quand j’étais enfant, je voulais être médecin. — Çocukken doktor olmak istiyordum.
  • Hier, j’ai voulu ouvrir la porte, mais la clé ne tournait pas. — Dün kapıyı açmak istedim ama anahtar dönmüyordu.

İkinci örnekte “açmak istedim” ifadesi bir girişim anlamı da taşır. Ancak j’ai voulu her zaman “yaptım”, je voulais her zaman “yapamadım” demek değildir. Eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğini bağlam belirler. Olumsuz Il n’a pas voulu répondre. “Cevap vermek istemedi.” cümlesi de bağlama göre bilinçli bir reddetmeyi vurgulayabilir.

Vouloir bien: çoğu zaman kabul etmek

Bien sözcüğünü burada her zaman “iyi” diye çevirmeyin. Vouloir bien, bir şeyi yapmaya razı olmayı veya bir teklifi kabul etmeyi anlatabilir:

  • Tu veux un café ? — Oui, je veux bien. — Kahve ister misin? — Evet, olur.
  • Je veux bien t’aider. — Sana yardım ederim / yardım etmeye razıyım.

“Çok istemek” için genellikle vraiment gibi bir sözcük daha uygundur: Je veux vraiment réussir. “Gerçekten başarmak istiyorum.” Bien eklemek otomatik olarak isteğin derecesini artırmaz.

Tanımaya değer kalıplar

Vouloir dire, “demek, anlamına gelmek” anlamına gelir: Qu’est-ce que ça veut dire ? “Bu ne demek?” Burada cansız bir şeyin bir arzu taşıdığından söz edilmez; kalıbı bütün olarak anlamak gerekir.

En vouloir à quelqu’un, “birine kızgın olmak, gücenmek” demektir: Tu m’en veux ? “Bana kızgın mısın?” Bu, temel “istemek” yapısından farklı, kalıplaşmış bir kullanımdır.

Veuillez, özellikle resmî yazılarda görülen bir rica biçimidir: Veuillez patienter. “Lütfen bekleyin.” Vouloir fiilinin impératif, yani emir veya yönlendirme bildiren biçimlerinden biridir. Biçimce emir olsa da bu kalıpta kurumsal ve resmî bir rica oluşturur. Günlük hayatta her “lütfen” için bunu kullanmanız gerekmez.

Çalışma önerileri

  1. Aynı isteği üç biçimde söyleyin. Bir nesne veya eylem seçin: Je veux un billet. “Bir bilet istiyorum.”; Je ne veux pas de billet. “Bilet istemiyorum.”; Je voudrais un billet, s’il vous plaît. “Bir bilet rica edebilir miyim, lütfen?” Ardından bilet yerine oda, su veya yardım koyarak uygun isim kalıbını seçin.
  2. Kişiyi değiştirin, mastarı sabit tutun. “Gelmek” üzerinden je veux venir, nous voulons venir, elles veulent venir dizisini kurun: “Gelmek istiyorum, gelmek istiyoruz, gelmek istiyorlar.” Böylece hem düzensiz çekimi hem de ikinci fiilin değişmediğini birlikte çalışırsınız. Önce sesli söyleyin, sonra yazıp sessiz harf sonlarını kontrol edin.
  3. Kısa bir kafe konuşması hazırlayın. Garsonun “Ne istersiniz?” sorusuna kibarca cevap verin, bir teklifi kabul edin ve birini reddedin. Ardından kendi planınızı anlatan doğrudan bir cümle kurun. Amaç her yerde aynı kalıbı kullanmak değil, hangi durumda je veux, hangi durumda je voudrais seçtiğinizi fark etmektir.

İlgili konular

  • Önceki adım: Düzenli -ER fiilleri — Fiilin kişiye göre değişmesini ve mastarla çekimli biçim arasındaki farkı pekiştirin. Vouloir aynı düzenli ekleri kullanmaz; yine de cümle kurmanın temel mantığı ortaktır.

Ön koşul

Fransızcada Düzenli -ER FiilleriA1

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır