A1

Fransızcada İyelik Sıfatları

Adjectifs Possessifs

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Fransızcada iyelik sıfatları, bir şeyin kime ait olduğunu gösteren ve ismin önüne gelen sözcüklerdir: mon livre “kitabım”, ma voiture “arabam”, mes livres “kitaplarım”. Biçim seçerken hem sahibin kim olduğuna hem de sahip olunan şeyin tekil, çoğul, eril veya dişil oluşuna bakılır; sahibin kadın ya da erkek olması belirleyici değildir. Dişil tekil sözcüklerden ünlüyle veya sessiz h ile başlayanların hemen önünde ma, ta, sa yerine mon, ton, son kullanılır: son amie “onun kadın arkadaşı”.

Genel bakış

Türkçede “çantam”, “evin”, “arabamız” derken sahipliği sözcüğün sonuna getirdiğimiz eklerle anlatırız. Fransızcada ise aynı iş için ismin önünde ayrı bir sözcük kullanılır: mon sac “çantam”, ta maison “evin”, notre voiture “arabamız”. İsim (bir varlığı, kişiyi veya kavramı adlandıran sözcük) çoğu zaman değişmeden kalır; sahiplik bilgisi başındaki sözcükte görülür. Bu yapı, A1 düzeyinde aileden, eşyalardan, işten ve günlük düzenden söz ederken sürekli karşınıza çıkar.

Geleneksel Fransızca dilbilgisinde bunlara adjectifs possessifs, yani “iyelik sıfatları” denir. Güncel kaynaklarda déterminants possessifs adını da görebilirsiniz: bu ad, sözcüklerin ismin önüne gelerek onun kime ait olduğunu belirlediğini vurgular. İki terim de burada öğreneceğiniz mon, ma, mes gibi biçimleri anlatır. Bunları Türkçedeki “benimki” ile karıştırmamak gerekir; “benimki” ismin yerini tutar, mon ise yanında bir isim ister.

Türkçe konuşanlar için asıl yeni nokta dilbilgisel cinsiyet, yani isimlerin eril ve dişil olarak iki gruba ayrılmasıdır. Bu sınıflandırma cansız varlıklarda da vardır: livre “kitap” eril, voiture “araba” dişildir. Dolayısıyla mon livre ile ma voiture arasındaki fark, konuşanın cinsiyetinden değil, bu iki ismin farklı gruplarda olmasından kaynaklanır.

Nasıl kullanılır?

Önce sahibini, sonra ismi belirleyin

Doğru biçimi bulmak için şu sırayla ilerleyin:

  1. Kime ait? Bana, sana, ona, bize, size, yoksa onlara mı?
  2. Sahip olunan şey tek mi, birden fazla mı? “Kitabım” ile “kitaplarım” farklı biçimler ister.
  3. Tekilse isim eril mi, dişil mi? Özellikle “benim, senin, onun” biçimlerinde bu ayrım önemlidir.
  4. Dişil tekilse, hemen sonraki sözcük hangi sesle başlıyor? Ünlüyle başlayanlarda özel kuralı uygulayın.

Aşağıdaki tabloda “eril tekil” ve “dişil tekil” sütunları sahip olunan ismi anlatır. Çoğulda eril-dişil ayrımı kalmaz.

Sahibi Eril tekil isimle Dişil tekil isimle Çoğul isimle
Benim mon ma mes
Senin ton ta tes
Onun son sa ses
Bizim notre notre nos
Sizin votre votre vos
Onların leur leur leurs

Örneğin mon livre “kitabım”, ton livre “kitabın”, son livre “onun kitabı” demektir. Aynı eril tekil isimle sahip değiştiği için tablonun farklı satırlarına geçersiniz. Buna karşılık mon livre “kitabım” ile mes livres “kitaplarım” arasında sahip aynıdır; değişen, kitapların sayısıdır.

Dişil bir isimle de aynı mantık geçerlidir: ma voiture “arabam”, ta voiture “araban”, sa voiture “onun arabası”. Çoğulda ise mes voitures “arabalarım”, tes voitures “arabaların”, ses voitures “onun arabaları” olur. Çoğul biçimi seçerken ismin cinsiyetini ayrıca düşünmeniz gerekmez.

İyelik sıfatı, tanımlığın yerini alır

Tanımlık (ismin önünde kullanılan le, la, les gibi küçük sözcük) ile iyelik sıfatı normalde yan yana gelmez. Le livre “belirli bir kitap, sözünü ettiğimiz kitap” iken mon livre “benim kitabım” demektir. “Benim kitabım” için le mon livre denmez.

Bu nedenle yeni isimleri tanımlıklarıyla öğrenmek yararlıdır: le sac “çanta” → mon sac “çantam”; la clé “anahtar” → ma clé “anahtarım”. İyelik biçimini seçerken tanımlığı zihninizde kullanırsınız, ama ikisini aynı isimden önce birlikte söylemezsiniz.

Sahibi kadın mı, erkek mi? Biçim bunu söylemez

Türkçedeki “onun” sözü gibi Fransızca iyelik sıfatları da üçüncü kişide sahibin cinsiyetini tek başına göstermez:

  • Paul cherche sa voiture. — Paul arabasını arıyor.
  • Marie cherche sa voiture. — Marie arabasını arıyor.

İki cümlede de sa kullanılır, çünkü voiture dişildir. Aynı şekilde son père “onun babası”, sa mère “onun annesi” demektir. İyelik biçiminin seçimini, babanın veya annenin kim olduğundan çok, önüne geldiği isim belirler.

Son amie de bağlama göre bir erkeğin veya bir kadının kadın arkadaşını anlatabilir. Buradaki amie kadın arkadaş anlamındadır; son ise arkadaşın sahibinin erkek olduğunu göstermez. Bu yüzden “son daima bir erkeğin, sa daima bir kadının” diye ezberlemek yanlış sonuç verir.

Ünlüden önce neden mon, ton, son kullanılır?

Dişil tekil bir sözcük ünlü sesle başlıyorsa söyleyişi kolaylaştırmak için ma, ta, sa yerine mon, ton, son gelir:

Fransızca Türkçe Açıklama
mon amie kadın arkadaşım Dişil olmasına rağmen ünlüyle başlar.
ton adresse adresin Dişil isim ünlüyle başlar.
son école onun okulu Dişil isim ünlüyle başlar.
mon histoire hikâyem Başındaki h, ünlüyle bağlantıyı engellemez.

Bu değişim ismi eril yapmaz. Mon amie est française. “Kadın arkadaşım Fransız.” cümlesinde française hâlâ dişil biçimdedir. Yalnızca önündeki iyelik sözcüğü ses nedeniyle değişmiştir.

Fransızcada h yazılan her sözcük aynı davranmaz. H muet denen, yani ünlüyle bağlantıya izin veren türde mon histoire “hikâyem” denir. H aspiré denen türde ise bu bağlantı engellenir: ma honte “utancım”. İkinci türün adı, günlük Fransızcada mutlaka duyulur bir h sesi bulunduğu anlamına gelmez. Başlangıçta bu iki grubu tahmin etmeye çalışmak yerine sözcükleri sözlükteki tanımlıklarıyla öğrenin: l'histoire, ama la honte.

Ayrıca önemli olan her zaman uzaktaki isim değil, hemen sonraki sözcüktür:

  • mon ancienne école — eski okulum; ancienne ünlüyle başlar.
  • ma nouvelle école — yeni okulum; nouvelle ünsüzle başlar.
  • ma meilleure amie — en iyi kadın arkadaşım; meilleure ünsüzle başlar.

Bu üç örnekte de asıl isim dişildir. Araya giren sıfatın (ismin bir özelliğini anlatan sözcüğün) başlangıç sesi, hangi iyelik biçiminin kullanılacağını etkiler.

Cümle içinde örnekler

Aşağıdaki cümleler, sahip ve isim değiştikçe biçimin nasıl değiştiğini gösterir. Türkçe çevirilerde “benim, senin” gibi sözcükler her zaman yazılmamıştır; çünkü Türkçede sahiplik çoğunlukla ekten anlaşılır.

Fransızca Türkçe Açıklama
Mon livre est dans mon sac. Kitabım çantamda. İki isim de eril tekildir.
Ma voiture est au garage. Arabam tamirhanede. Araba anlamındaki isim dişildir.
Tu as tes clés ? Anahtarların yanında mı? Bir kişiye ait birden fazla anahtar vardır.
Ton adresse est sur le formulaire. Adresin formun üzerinde. Dişil isim ünlüyle başlar.
Léa déjeune avec son frère. Léa erkek kardeşiyle öğle yemeği yiyor. Sahibi kadın olsa da isim erildir.
Paul attend son amie devant le cinéma. Paul kadın arkadaşını sinemanın önünde bekliyor. Dişil isim ünlüyle başlar.
Elle cherche ses lunettes. Gözlüğünü arıyor. Fransızca lunettes sözcüğü çoğul kullanılır.
Notre appartement est petit. Dairemiz küçük. Birden fazla sahibin tek bir dairesi vardır.
Nos voisins sont très calmes. Komşularımız çok sessiz. Sahip olunan ilişki birden fazla kişiyi kapsar.
Madame, votre chambre est prête. Hanımefendi, odanız hazır. Tek kişiye nazik hitap edilir.
Vous avez vos billets ? Biletleriniz yanınızda mı? Çoğul isimle vos kullanılır.
Ils viennent avec leurs enfants. Çocuklarıyla geliyorlar. Birden fazla kişiye ait birden fazla çocuk vardır.
Leur maison est près de la gare. Evleri istasyonun yakınında. Birden fazla sahibin tek bir evi vardır.
Ma meilleure amie habite à Lyon. En iyi kadın arkadaşım Lyon'da yaşıyor. Hemen sonraki sözcük ünsüzle başlar.

Ses lunettes örneği önemli bir alışkanlığı hatırlatır: Fransızca biçimi seçerken Türkçe çevirinin sayısına değil, Fransızca ismin sayısına bakın. Türkçede tek bir gözlükten söz etsek de Fransızcada lunettes çoğuldur ve bu nedenle ses gerekir.

Sık yapılan hatalar

1. İyelik biçimini sahibin cinsiyetine göre seçmek

  • Yanlış: Marie cherche sa sac.
  • Doğru: Marie cherche son sac. — Marie çantasını arıyor.
  • Neden? Sac erildir. Marie'nin kadın olması sa kullanılmasını gerektirmez. Sahibi bulduktan sonra, biçimi seçmek için sahip olunan isme bakın.

2. Ünlüyle başlayan dişil isimden önce ma kullanmak

  • Yanlış: C'est ma amie.
  • Doğru: C'est mon amie. — Bu benim kadın arkadaşım.
  • Neden? Amie ünlüyle başladığı için mon gerekir. Türkçedeki “arkadaşım” sözcüğünün cinsiyet belirtmemesi, Fransızcada bu ayrımı gözden kaçırmayı kolaylaştırabilir.

3. Çoğul sahip ile çoğul eşyayı karıştırmak

  • Yanlış: Ils habitent dans leurs maison.
  • Doğru: Ils habitent dans leur maison. — Kendi evlerinde yaşıyorlar.
  • Neden? Burada tek bir evden söz ediliyor. Leur zaten sahiplerin birden fazla olduğunu gösterir; sonuna s gelmesi için sahip olunan ismin çoğul olması gerekir: leurs maisons “onların evleri”.

4. İyelik sözcüğünün önüne tanımlık eklemek

  • Yanlış: Le mon frère est médecin.
  • Doğru: Mon frère est médecin. — Erkek kardeşim doktor.
  • Neden? İyelik sıfatı, ismin önündeki tanımlığın yerini alır. Türkçedeki “benim erkek kardeşim” yapısının her parçasını Fransızcaya ayrı ayrı aktarmayın.

5. Notre ve votre biçimlerini çoğul isimle değiştirmemek

  • Yanlış: Notre enfants sont à l'école.
  • Doğru: Nos enfants sont à l'école. — Çocuklarımız okulda.
  • Neden? Sahip “biz” olsa da biçim, çocukların tek mi çok mu olduğuna göre değişir: notre enfant “çocuğumuz”, nos enfants “çocuklarımız”. Aynı ayrım votre enfant “çocuğunuz” ve vos enfants “çocuklarınız” için geçerlidir.

Kullanım notları

Sen, siz ve nazik hitap

Ton, ta, tes bir kişiye samimi biçimde hitap ederken kullanılır. Votre, vos ise hem birden fazla kişiye hem de tek bir kişiye nazik veya mesafeli hitapta kullanılabilir. Bu yönüyle Türkçedeki “senin” ve “sizin” ayrımına oldukça yakındır:

  • Voici ton billet. — İşte biletin.
  • Voici votre billet, monsieur. — İşte biletiniz, beyefendi.
  • Voici vos billets. — İşte biletleriniz.

Son cümle tek bir kişinin birden fazla biletini de, bir grubun biletlerini de anlatabilir. Vos biçiminden yalnızca isimlerin çoğul olduğunu anlarsınız; muhatabın tek mi çok mu olduğunu bağlam gösterir.

Sahiplik her zaman mülkiyet değildir

Mon médecin “doktorum”, mon travail “işim”, notre quartier “mahallemiz” ifadelerinde gerçek anlamda bir şeye sahip olmak zorunda değilsiniz. İyelik sözcüğü, bir kişiyle veya şeyle kurulan ilişkiyi de anlatır. Türkçede de “doktorum” derken doktorun bize ait olduğunu söylemediğimiz için bu kullanım tanıdıktır.

Mon amie bağlama göre yalnızca “kadın arkadaşım” anlamına gelebilir; bazı durumlarda romantik ilişkiyi de düşündürebilir. Sadece iyelik sıfatına bakarak ilişkinin türünü kesinleştirmeyin.

Yazıdaki ayrım bazen seste duyulmaz

Leur livre “onların kitabı” ile leurs livres “onların kitapları” ifadeleri, bu örnekte tek başına söylendiğinde aynı duyulabilir. Son s harflerini her zaman işitmeye çalışmak yerine cümlenin bütünüyle birlikte değerlendirin. Buna karşılık mes amis “arkadaşlarım” gibi yapılarda bağlantı sesi duyulur: mes sonundaki s, sonraki ünlüye bağlanırken z sesi verir. Bu ses bağlantısına liaison denir.

Temelin ötesinde: daha ileri kullanımlar

Bu bölümdeki ayrıntıları ilk çalışmada bütünüyle kullanmanız gerekmez. Önce tabloyu ve mon amie kuralını yerleştirmek yeterlidir; aşağıdaki ayrımlar, daha doğal cümleler kurmaya başladığınızda önem kazanır.

Vücut bölümlerinde her zaman iyelik kullanılmaz

Türkçede “Ellerimi yıkıyorum” deriz. Fransızcada, eylemin kimin vücuduyla ilgili olduğu zaten açıksa çoğu zaman iyelik yerine belirli tanımlık kullanılır:

  • Je me lave les mains. — Ellerimi yıkıyorum.
  • Elle se brosse les dents. — Dişlerini fırçalıyor.
  • J'ai mal à la tête. — Başım ağrıyor.

İlk iki örnekte me ve se, eylemin kişinin kendisiyle ilgili olduğunu gösterir. Bu yüzden aynı bilgiyi mes veya ses ile tekrar vermek standart anlatımda gerekmez. Ancak “vücut bölümlerinde iyelik asla kullanılmaz” sonucu çıkarmayın: Ma main est froide. “Elim soğuk.” cümlesi tamamen doğaldır. Seçim, yalnızca isme değil, bütün cümle yapısına bağlıdır.

Son veya sa kime gönderme yapıyor?

Julie parle à Marc de sa sœur. cümlesi “Julie, Marc'la onun kız kardeşi hakkında konuşuyor” anlamına gelir; ancak kız kardeşin Julie'nin mi Marc'ın mı olduğu tek başına bu cümleden kesinleşmeyebilir. Fransızca iyelik sözcüğü otomatik olarak cümlede işi yapan kişiye bağlanmaz.

Belirsizlik önemliyse adı açıkça söyleyin: Julie parle à Marc de la sœur de Marc. — Julie, Marc'la Marc'ın kız kardeşi hakkında konuşuyor. Gündelik konuşmada vurgu için sa sœur à lui “onun, yani o erkeğin kız kardeşi” gibi yapılar da duyulur. Yazıda ise adı açıkça belirtmek çoğu zaman daha yalındır.

Leur her kişiye bir tane düşen şeyleri de anlatabilir

Les élèves ouvrent leur livre. “Öğrenciler kitaplarını açıyor.” cümlesinde bütün öğrencilerin ortak tek bir kitabı olması gerekmez. Her öğrencinin bir kitabı olduğu da anlatılabilir. Buna dağıtımlı kullanım denir: tekil sözcük, grubun her üyesi için ayrı ayrı geçerlidir.

Les élèves ouvrent leurs livres. cümlesi de bağlama göre öğrencilerin kitaplarını topluca anlatabilir. Yani leur ile leurs her durumda “ortak tek şey” ve “herkesin ayrı şeyi” karşıtlığı kurmaz. Açıklık gerekiyorsa Chaque élève ouvre son livre. “Her öğrenci kendi kitabını açıyor.” diyebilirsiniz. Başlangıç kuralı yine geçerlidir: seçtiğiniz isim tekilse leur, çoğulsa leurs kullanın; fakat gerçek hayattaki dağılımı anlamak için bağlamı da hesaba katın.

Mon ile le mien aynı görevde değildir

İyelik zamiri (ismin yerine geçerek aitliği anlatan sözcük grubu), daha önce adı geçen şeyi yeniden söylememenizi sağlar:

  • C'est mon livre. — Bu benim kitabım.
  • C'est le mien. — Bu benimki.

İlk cümlede mon yanında livre ismini ister. İkinci cümlede le mien, “kitabım” ifadesinin yerini tutar. Bu yüzden “Bu benim” demek için C'est mon kullanılamaz. C'est à moi. “Bu bana ait.” da mümkündür; burada artık farklı bir sahiplik yapısı vardır.

Ayrıca notre “bizim” ile le nôtre “bizimki”; votre “sizin” ile le vôtre “sizinki” yazılışlarını ayırt edin. İsmin önünde gelen notre ve votre biçimlerinde düzeltme işareti yoktur. İsim yerine geçen nôtre ve vôtre biçimlerinde vardır.

Vurgu ve özel seslenişler

“Özellikle benim” anlamını güçlendirmek için propre kullanılabilir: ma propre chambre “kendi odam”, ses propres enfants “kendi çocukları”. Burada eklenen sözcük, aitlik bağını vurgular; Türkçedeki her “kendi” sözcüğünün karşılığı olarak otomatik biçimde kullanılmaz.

Mon ami ! “Dostum!” ve ma chère amie “sevgili arkadaşım” gibi seslenişlerde iyelik biçimleri yakınlık gösterebilir. Ancak ton ve bağlam önemlidir; yabancı birine söylenen mon ami bazen fazla samimi veya üstten duyulabilir. Nötr ve nazik bir konuşmada monsieur “beyefendi” veya madame “hanımefendi” gibi hitaplar daha güvenli olabilir.

Çalışma önerileri

  1. Eşyaları üçlü gruplarla çalışın. Önce isimleri tanımlıklarıyla yazın: le sac “çanta”, la clé “anahtar”, les lunettes “gözlük”. Ardından mon sac, ma clé, mes lunettes yapın. Sonra sahibi değiştirerek “senin” ve “bizim” biçimlerini bulun. Böylece sahip bilgisiyle isim bilgisini ayrı ayrı takip etmeyi öğrenirsiniz.
  2. Yalnızca bir özelliği değiştirin. “Kitabım” → “kitaplarım” → “kitaplarımız” → “kitapları” sırasını Fransızcaya çevirin: mon livre → mes livres → nos livres → leurs livres. Son adımda Türkçenin belirsizliğine dikkat edin: burada “onların kitapları” kastediliyor. Her değişimde sahibin mi, sayının mı değiştiğini söyleyin.
  3. Kısa bir sesli günlük tutun. Odanızı veya ailenizi beş cümleyle anlatın. En az bir eril isim, bir dişil isim, bir çoğul isim ve ünlüyle başlayan bir dişil isim kullanın. Kontrol ederken yalnızca iyelik sözcüğüne değil, hemen arkasındaki sözcüğe de bakın. Özellikle mon amie ile ma meilleure amie farkını sesli tekrar edin.

İlgili konular

  • Önce çalışın: Belirli tanımlıklar — le, la, les biçimleri, isimlerin eril-dişil ve tekil-çoğul ayrımını öğrenmenize yardımcı olur; iyelik sıfatı kullanıldığında bu tanımlığın yerini alır.

Ön koşul

Fransızcada belirli artikeller: le, la, l’, lesA1

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır