İsveççede Sayılar ve Zaman
Tal och Tid
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki İsveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
İsveççede 21, tjugoen biçiminde, onlar basamağı önce gelerek ve bitişik yazılır. Saat söylerken Klockan är tre “Saat üç” demektir; halv fyra ise bir sonraki saate göre kurulduğu için “üç buçuk” anlamına gelir. Tarihlerde sıra sayıları kullanılır: den första maj, “bir Mayıs”; gün ve ay adları normalde küçük harfle yazılır.
Genel bakış
Bir biletin fiyatını anlamak, randevu almak, doğum gününü söylemek veya otobüs saatini sormak için sayılarla zaman ifadelerini birlikte kullanırsınız. Bu konu A1 düzeyinin temel parçalarındandır. Yalnızca sayı listesini ezberlemek yetmez: aynı sayı, miktar bildirirken, saat söylerken ve tarih okurken farklı kalıplara girer.
Türkçe bilen biri için bazı noktalar tanıdıktır. İsveççede de 24 söylenirken önce yirmi, sonra dört gelir. Buna karşılık Türkçedeki “üç buçuk” kalıbını sözcüğü sözcüğüne aktarmak yanlış saate götürür. Tarihlerde de Türkçede “bir Mayıs” derken İsveççe çoğunlukla “birinci Mayıs” yapısını kullanır.
Önce 0–100 arasındaki sayıları ve temel saat kalıplarını öğrenmek yeterlidir. Ardından gün, ay ve mevsim adlarını kısa cümlelere yerleştirebilirsiniz. Daha ince ayrımlar, özellikle geçmişteki bir pazartesi ile her pazartesi yapılan bir işi ayıran ifadeler, ilerleyen bölümlerde ayrıca açıklanıyor.
Sistem nasıl işler?
1. Miktar bildiren sayılar: 0–100
Asıl sayılar, “kaç?” sorusuna cevap veren sayılardır: iki bilet, yirmi lira, kırk kişi gibi. İsveççede bunlara grundtal denir. Önce 0–19 arasını öğrenin; özellikle 11 ve 12, sonraki sayıların kuruluşunu tahmin ederek bulunamaz.
| Sayı | İsveççe | Türkçe |
|---|---|---|
| 0 | noll | sıfır |
| 1 | en / ett | bir |
| 2 | två | iki |
| 3 | tre | üç |
| 4 | fyra | dört |
| 5 | fem | beş |
| 6 | sex | altı |
| 7 | sju | yedi |
| 8 | åtta | sekiz |
| 9 | nio | dokuz |
| 10 | tio | on |
| 11 | elva | on bir |
| 12 | tolv | on iki |
| 13 | tretton | on üç |
| 14 | fjorton | on dört |
| 15 | femton | on beş |
| 16 | sexton | on altı |
| 17 | sjutton | on yedi |
| 18 | arton | on sekiz |
| 19 | nitton | on dokuz |
Onluklar ile 100'ün yazımı şöyledir:
| Sayı | İsveççe | Türkçe |
|---|---|---|
| 20 | tjugo | yirmi |
| 30 | trettio | otuz |
| 40 | fyrtio | kırk |
| 50 | femtio | elli |
| 60 | sextio | altmış |
| 70 | sjuttio | yetmiş |
| 80 | åttio | seksen |
| 90 | nittio | doksan |
| 100 | hundra / ett hundra | yüz |
Aradaki sayılarda onlar ve birler bitişik yazılır; araya başka bir sözcük girmez: tjugotvå “yirmi iki”, trettiofem “otuz beş”, fyrtiosju “kırk yedi”, nittionio “doksan dokuz”. Türkçedeki sayı sırası size yardımcı olur, ancak Türkçedeki ayrı yazma alışkanlığını İsveççeye taşımayın.
Neden bazen en, bazen ett?
İsveççede isimler, yani kişi, nesne veya kavram bildiren sözcükler, en ve ett olmak üzere iki dilbilgisel gruba ayrılır. Bu ayrımın Türkçede doğrudan karşılığı yoktur; sözcüğü öğrenirken grubunu da öğrenmek gerekir. “Bir” sayısı bu gruba uyar:
- en biljett — bir bilet
- ett år — bir yıl
- tjugoen kronor — yirmi bir İsveç kronu
- tjugoett år — yirmi bir yıl
Bu değişim 21, 31, 41 gibi sonu birle biten sayılarda da görülür. Yalnızca sayarken, bir isimden söz etmiyorsanız ett, två, tre “bir, iki, üç” dizisi kullanılır.
Türkçede sayıdan sonra genellikle tekil biçim kullanırız: “iki bilet”, “beş kitap”. İsveççede ise birden büyük sayılardan sonra normalde çoğul, yani birden fazla varlığı gösteren biçim gelir: två biljetter “iki bilet”, fem böcker “beş kitap”. Bazı sözcüklerin tekil ve çoğulu aynı görünür: ett år, två år “bir yıl, iki yıl”.
2. Sıra sayıları
Sıra sayıları, “kaçıncı?” sorusuna cevap verir: birinci, ikinci, üçüncü. İsveççede ordningstal adıyla karşılaşabilirsiniz. Bunlar katları, sıralamaları ve özellikle tarihleri anlatırken kullanılır.
| Sıra | İsveççe | Türkçe |
|---|---|---|
| 1. | första | birinci |
| 2. | andra | ikinci |
| 3. | tredje | üçüncü |
| 4. | fjärde | dördüncü |
| 5. | femte | beşinci |
| 6. | sjätte | altıncı |
| 7. | sjunde | yedinci |
| 8. | åttonde | sekizinci |
| 9. | nionde | dokuzuncu |
| 10. | tionde | onuncu |
| 11. | elfte | on birinci |
| 12. | tolfte | on ikinci |
| 13. | trettonde | on üçüncü |
| 14. | fjortonde | on dördüncü |
| 15. | femtonde | on beşinci |
| 16. | sextonde | on altıncı |
| 17. | sjuttonde | on yedinci |
| 18. | artonde | on sekizinci |
| 19. | nittonde | on dokuzuncu |
| 20. | tjugonde | yirminci |
| 21. | tjugoförsta | yirmi birinci |
| 22. | tjugoandra | yirmi ikinci |
| 23. | tjugotredje | yirmi üçüncü |
| 30. | trettionde | otuzuncu |
| 31. | trettioförsta | otuz birinci |
| 100. | hundrade | yüzüncü |
Bileşik sayılarda yalnızca son bölüm sıra bildirir: tjugofjärde “yirmi dördüncü”, trettioandra “otuz ikinci”. İlk on ikideki değişiklikleri tek bir ekle tahmin etmeye çalışmak yerine ayrı ayrı öğrenmek daha güvenlidir.
Den första dagen “ilk gün”, den andra veckan “ikinci hafta” demektir. Buradaki den, sözü edilen belirli günü veya haftayı işaretleyen yapının parçasıdır. Tarihlerde de aynı sözcükle sık karşılaşırsınız.
3. Saat sormak ve söylemek
En yaygın soru Vad är klockan?, yani “Saat kaç?”tır. Hur mycket är klockan? da aynı anlamda kullanılır. Cevapta Klockan är … kalıbı gelir:
- Klockan är tre. — Saat üç.
- Klockan är fem över tre. — Saat üçü beş geçiyor.
- Klockan är fem i fyra. — Saat dörde beş var.
Över, geçilen dakikaları; i, bir sonraki saate kalan dakikaları belirtir. Bu sözcükleri saat kalıpları içinde öğrenin; her yerde Türkçedeki aynı eke karşılık gelmezler.
En önemli fark halv sözcüğündedir. İsveççe, yarım saati yaklaşan saate göre adlandırır. Halv fyra, dördüncü saate doğru yolun yarısına gelindiğini anlatır: 03.30. Türkçedeki “üç buçuk” ile saat aynı, sayı farklıdır.
| Saat | İsveççe söyleyiş | Türkçe karşılığı |
|---|---|---|
| 03.00 | tre | üç |
| 03.05 | fem över tre | üçü beş geçiyor |
| 03.15 | kvart över tre | üçü çeyrek geçiyor |
| 03.20 | tjugo över tre | üçü yirmi geçiyor |
| 03.25 | fem i halv fyra | üçü yirmi beş geçiyor |
| 03.30 | halv fyra | üç buçuk |
| 03.35 | fem över halv fyra | dörde yirmi beş var |
| 03.40 | tjugo i fyra | dörde yirmi var |
| 03.45 | kvart i fyra | dörde çeyrek var |
| 03.55 | fem i fyra | dörde beş var |
Kvart, “çeyrek saat”, yani on beş dakikadır. Fem i halv fyra ifadesinde hedef artık tam saat değil, üç buçuktur: “üç buçuğa beş var”. Fem över halv fyra ise “üç buçuğu beş geçiyor” demektir. Başlangıçta önce tam saat, çeyrek ve buçuk ifadelerini yerleştirin; beş dakikalık ayrımları sonra ekleyin.
“Saat kaç?” ile “Saat kaçta?” sorularını da ayırın:
- Vad är klockan? — Saat kaç?
- Vilken tid börjar filmen? — Film saat kaçta başlıyor?
- Filmen börjar klockan sju. — Film saat yedide başlıyor.
Bir etkinliğin saatini bildirirken klockan önüne ayrıca “-de” anlamında bir sözcük eklemezsiniz. Yazıda kl. 19.00 kısaltmasını görebilirsiniz.
4. Haftanın günleri
| İsveççe | Türkçe |
|---|---|
| måndag | pazartesi |
| tisdag | salı |
| onsdag | çarşamba |
| torsdag | perşembe |
| fredag | cuma |
| lördag | cumartesi |
| söndag | pazar |
Gün adları cümle başında değilse küçük harfle yazılır. Türkçede tarihe bağlı gün adlarının büyük harfle yazılabilmesi, İsveççeye aktarılacak bir kural değildir.
På måndag “pazartesi günü” demektir; gelecek bir plan anlatırken genellikle yaklaşan pazartesiyi gösterir. På måndagar ise “pazartesileri”, yani tekrar eden bir alışkanlığı anlatır. Başlangıçta şu ikiliyi karşılaştırarak öğrenin:
- Jag arbetar på måndag. — Pazartesi çalışacağım.
- Jag arbetar på måndagar. — Pazartesileri çalışırım.
İlk cümledeki İsveççe fiil biçimi şimdiki zamandadır, ancak zaman ifadesi sayesinde gelecek bir planı anlatabilir. Türkçeye her zaman aynı zaman ekiyle çevirmek gerekmez.
5. Aylar, mevsimler ve tarihler
| İsveççe | Türkçe |
|---|---|
| januari | ocak |
| februari | şubat |
| mars | mart |
| april | nisan |
| maj | mayıs |
| juni | haziran |
| juli | temmuz |
| augusti | ağustos |
| september | eylül |
| oktober | ekim |
| november | kasım |
| december | aralık |
Ay adları da küçük harfle başlar. Bir ayın içinde gerçekleşen olay için i kullanılır: i maj “mayısta”, i november “kasımda”.
| İsveççe | Türkçe |
|---|---|
| vår | ilkbahar |
| sommar | yaz |
| höst | sonbahar |
| vinter | kış |
Genel mevsim ifadelerinde på våren “ilkbaharda”, på sommaren “yazın”, på hösten “sonbaharda”, på vintern “kışın” kullanılır. Buradaki sözcük biçimlerini kalıp olarak öğrenmek işinizi kolaylaştırır.
Tarih söylerken den + sıra sayısı + ay kalıbını kullanabilirsiniz:
- Det är den första maj. — Bugün bir Mayıs.
- Mötet är den tjugotredje april. — Toplantı yirmi üç Nisanda.
- Jag fyller år den trettioförsta oktober. — Doğum günüm otuz bir Ekimde.
Türkçede “yirmi üç Nisan” deriz; İsveççede günün sayısı tjugotredje, yani “yirmi üçüncü”dür. Yazıda den 23 april biçimiyle karşılaşırsınız: sıra sayısının harflerle yazılması şart değildir. Ay adı bulunan tarihlerde 23 april gibi den olmadan yazılan biçimler de yaygındır.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde alışveriş, randevu ve gündelik planlar bir araya geliyor. Çeviriler, İsveççe sözcük sırasını kopyalamak yerine doğal Türkçe anlamı veriyor.
| İsveççe | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| En kaffe kostar tjugoen kronor. | Bir kahve yirmi bir İsveç kronu. | Miktar bildirir; son bölüm en olur. |
| Jag är tjugoett år. | Yirmi bir yaşındayım. | Yaş söylerken år ile ett kullanılır. |
| Vi behöver två biljetter. | İki bilete ihtiyacımız var. | Sayıdan sonra bilet sözcüğü çoğuldur. |
| Klockan är tre. | Saat üç. | Tam saat bildirir. |
| Bussen går klockan halv fyra. | Otobüs üç buçukta kalkıyor. | Halv fyra, 03.30 veya bağlama göre 15.30'dur. |
| Vi ses kvart i åtta. | Sekize çeyrek kala görüşürüz. | Bir sonraki saate kalan süreyi bildirir. |
| Tåget avgår klockan fjorton trettio. | Tren on dört otuzda kalkıyor. | Yirmi dört saatlik sistemle açık saat verir. |
| Jag har en läkartid på måndag. | Pazartesi doktor randevum var. | Belirli bir pazartesiye işaret eder. |
| På fredagar slutar jag tidigt. | Cumaları işten erken çıkarım. | Tekrarlanan bir durumu anlatır. |
| Det är den första maj. | Bugün bir Mayıs. | Tarihte sıra sayısı kullanılır. |
| Kursen börjar den tolfte september. | Kurs on iki Eylülde başlıyor. | Tolv sayısının sıra biçimi tolfte olur. |
| Vi reser till Sverige i juli. | Temmuzda İsveç'e gidiyoruz. | Ay adıyla i kullanılır. |
| På vintern blir det mörkt tidigt. | Kışın hava erken kararır. | Genel bir mevsim özelliğini anlatır. |
| Mötet börjar om tio minuter. | Toplantı on dakika sonra başlıyor. | Şu andan sonraki süreyi bildirir. |
| Vi väntade i tjugo minuter. | Yirmi dakika bekledik. | Beklemenin ne kadar sürdüğünü bildirir. |
Sık yapılan hatalar
1. Buçuk saati Türkçedeki sayıyla kurmak
- Yanlış: Klockan är halv tre. diyerek “Saat üç buçuk” demek.
- Doğru: Klockan är halv fyra. — Saat üç buçuk.
- Neden? Halv tre iki buçuktur. Halv sonrasında, Türkçede söylediğiniz saatin bir fazlasını düşünün.
2. Tarihte miktar sayısı kullanmak
- Yanlış: Det är den ett maj.
- Doğru: Det är den första maj. — Bugün bir Mayıs.
- Neden? Günün ay içindeki sırası anlatılır. “Bir” yerine “birinci” biçimi gerekir; den sonrasında första kullanılır.
3. Bütün “bir”leri aynı biçimde söylemek
- Yanlış: Jag är tjugoen år.
- Doğru: Jag är tjugoett år. — Yirmi bir yaşındayım.
- Neden? År, ett grubundadır. Sayının sonundaki “bir” de buna uyar. Buna karşılık tjugoen kronor doğrudur.
4. Türkçedeki tekil kullanımını aktarmak
- Yanlış: två biljett
- Doğru: två biljetter — iki bilet
- Neden? İsveççede sayılan nesne birden fazlaysa isim normalde çoğul biçime girer. Türkçedeki “iki biletler denmez” kuralı burada geçerli değildir.
5. Belirli gün ile alışkanlığı karıştırmak
- Yanlış: Jag tränar på måndag. diyerek tek başına “Pazartesileri antrenman yaparım” demek.
- Doğru: Jag tränar på måndagar. — Pazartesileri antrenman yaparım.
- Neden? På måndag bir pazartesiyi, på måndagar tekrarlanan pazartesileri belirtir.
6. Saat bildirirken gereksiz sözcük eklemek
- Yanlış: Mötet börjar på klockan nio.
- Doğru: Mötet börjar klockan nio. — Toplantı saat dokuzda başlıyor.
- Neden? Türkçedeki “dokuzda” ifadesinin “-da” ekini ayrıca çevirmeyin. Saatten önce klockan yeterlidir.
Kullanım notları
Günlük konuşma ile yazılı saatler
Konuşmada halv fyra gibi on iki saatlik ifadeler yaygındır. Öğleden önce mi sonra mı olduğu bağlamdan anlaşılmıyorsa açıklama eklenebilir: klockan tre på eftermiddagen “öğleden sonra saat üçte”. Ulaşım saatlerinde, randevu bildirimlerinde ve resmî programlarda yirmi dört saatlik sistem daha nettir.
15.30 için femton trettio “on beş otuz” denebilir; günlük konuşmada aynı saat halv fyra olur. Bir programda gördüğünüz 15.30'u mutlaka buçuklu kalıba çevirmek zorunda değilsiniz. Saat yazımında 15.30 ve 15:30 biçimlerinin ikisiyle de karşılaşabilirsiniz.
Yazım ile duyduğunuz biçim aynı görünmeyebilir
Özellikle trettio, fyrtio, femtio gibi onluklarda günlük söyleyiş, harflerin tek tek okunmasından beklediğinizden daha kısadır. Standart yazımı koruyun; konuşma dilindeki kısalmaları yazı kuralı sanmayın. Özellikle sju “yedi” ile tjugo “yirmi” gibi sözcüklerde, yalnızca Türkçe harflerle bir okunuş ezberlemek yerine ses kaydından çalışmak daha güvenlidir.
Tarihi karışıklığa yer bırakmadan yazmak
Tamamen sayıyla yazılan tarihlerde uluslararası 2026-05-01 düzeni, yani yıl–ay–gün, İsveç'te yaygındır. 1/5 ise günlük kullanımda “bir Mayıs” olarak okunur. Başka ülkelerle yazışırken ay adını açıkça yazmak veya yıl–ay–gün düzenini kullanmak yanlış anlaşılmayı azaltır.
Temelin ötesi: zaman ifadelerindeki ince ayrımlar
Bu bölümdeki bütün kalıpları başlangıçta üretmeniz gerekmez. Yine de bunları tanımak, takvim ve konuşma dilindeki küçük farkları anlamanıza yardımcı olur.
Geçmiş, gelecek ve tekrar
İsveççede “pazartesi”, “yaz” veya “sabah” sözcüğünün yanındaki küçük sözcükler zamanın yönünü değiştirebilir. Bunlar çoğu zaman edat, yani başka sözcüklerle ilişki kuran i, på, om gibi sözcüklerdir. Türkçede aynı anlamı bazen eklerle, bazen ayrı sözcüklerle veririz; tek bir İsveççe edata sabit bir Türkçe karşılık atamayın.
| İsveççe ifade | Türkçe karşılığı | Kullanım |
|---|---|---|
| i måndags | geçen pazartesi | Geçmişteki en yakın pazartesi. |
| på måndag | pazartesi günü | Planlarda çoğunlukla yaklaşan pazartesi. |
| på måndagar | pazartesileri | Tekrar eden olay. |
| i somras | geçen yaz | Geçmişteki yaz mevsimi. |
| i sommar | bu yaz | Bağlama göre içinde bulunulan veya yaklaşan yaz. |
| på sommaren | yazın | Genel mevsim ifadesi. |
| i morse | bu sabah | Sabahın geçmişte kalan bölümü. |
| i morgon | yarın | Sabah anlamına gelmez. |
| på morgonen | sabahleyin | Günün sabah bölümü. |
Özellikle i morgon ile på morgonen ayrımına dikkat edin. Türkçede “yarın sabah” demek isterseniz i morgon bitti kullanabilirsiniz. Benzer görünümlü sözcükleri yalnızca “sabah” diye eşleştirmek, randevunun gününü değiştirebilir.
“Ne kadar süre?”, “ne zaman sonra?” ve “ne sıklıkta?”
- Jag läser i en timme. — Bir saat boyunca okuyorum.
- Jag börjar om en timme. — Bir saat sonra başlıyorum.
- Jag läser en timme om dagen. — Günde bir saat okuyorum.
İlk cümlede i, sürenin uzunluğunu; ikincide om, şu andan sonraki bekleme süresini belirtir. Üçüncüde om dagen, “günde” demektir. Aynı om sözcüğünün iki ayrı kalıpta farklı işler yapması, tek sözcüklük çevirilerin neden yetersiz kaldığını gösterir.
För … sedan ise “... önce” anlamındadır: för två dagar sedan “iki gün önce”. “İki gün sonra” için om två dagar kullanılır. Türkçede önce/sonra karşıtlığıyla düşünmek bu ayrımı yerleştirmeye yardımcı olur.
Sıra sayılarının rakamla gösterilmesi
Türkçede “1.” veya “1'inci” yazabildiğimiz yerlerde İsveççede 1:a, 2:a, 3:e, 4:e gibi biçimler görebilirsiniz. Sonu 1 veya 2 ile bitenlerde genellikle :a, diğerlerinde :e kullanılır; 11:e ve 12:e önemli istisnalardır. Dolayısıyla 21'inci 21:a, 22'nci 22:a, 23'üncü 23:e olur.
Ay adıyla yazılmış sıradan bir tarihte bu eki eklemek gerekmez: den 21 maj yeterlidir. Ayrıca erkek bir kişiyi niteleyen bazı sıra sayılarında yazılı dilde förste gibi -e biçimleriyle karşılaşabilirsiniz. Genel başlangıç biçimi olarak första öğrenmek ve bu farklılığı şimdilik tanımak yeterlidir.
Sayıların başka gösterimleri
Ondalık sayılarda virgül kullanılır: 2,5 için två komma fem “iki virgül beş” denir. Büyük sayılarda üçlü grupları boşlukla ayıran 1 000 gibi yazımlar yaygındır. Telefon numaraları ise sıradan miktarlar gibi okunmak zorunda değildir; tek tek rakamlarla veya küçük gruplarla söylenebilir. Bir numarayı ilk kez verirken rakamları tek tek söylemek anlaşılmayı kolaylaştırır.
Çalışma önerileri
- Sayıyı tek başına değil, bir isimle söyleyin. 21, 31 ve 41'i önce kronor “İsveç kronu”, sonra år “yıl” ile çalışın: tjugoen kronor, tjugoett år. Ardından “iki bilet” gibi örneklerle çoğul biçimlere geçin. Böylece hem sayı yazımını hem en/ett ayrımını pekiştirirsiniz.
- Saatleri üçlü eşleştirin. Bir kâğıda 07.30, yanına halv åtta, altına “yedi buçuk” yazın. Aynısını 07.15, 07.45, ardından 07.25 ve 07.35 için yapın. Saati bir çizim üzerinde görmek, halv kalıbını Türkçeden sözcük sözcük çevirmeden anlamanızı sağlar.
- Kendi haftanızı anlatın. Takvimden üç gerçek plan seçip gün, saat ve tarih ekleyin. Sonra tek seferlik bir planı alışkanlığa çevirin: på måndag “pazartesi günü” yerine på måndagar “pazartesileri” yazın. Son kontrolde ay adlarının küçük harfle başladığına ve tarihte sıra sayısı kullandığınıza bakın.
İlgili konular
- Sıra sayıları — Tarihler, sıralamalar ve sıra sayılarının farklı kullanımlarını daha ayrıntılı öğrenin.
- Zaman ifadeleri — Geçmişi, geleceği, süreyi ve tekrarlanan olayları anlatan kalıplarla devam edin.