A1

Norveççede temel edatlar

Preposisjoner

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Norveççe dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Norveççede i, på, til, fra, med, for, av, om gibi edatlar, yer, yön, kaynak, birliktelik ve konu ilişkilerini gösteren kısa kelimelerdir. Türkçede çoğunlukla kelimenin sonuna eklediğimiz anlamları Norveççede ayrı ve önde duran bir kelimeyle belirtiriz: i Norge “Norveç'te”, til Norge “Norveç'e”, fra Norge “Norveç'ten”. Ancak her Türkçe ekin tek bir Norveççe karşılığı yoktur; özellikle i ve på seçimini yerin adıyla birlikte öğrenmek gerekir.

Genel bakış

Bir arkadaşınızın nerede yaşadığını, nereye gittiğinizi, kimle buluştuğunuzu veya ne hakkında konuştuğunuzu anlatırken edat kullanırsınız. Edat, başka kelimeler arasında ilişki kuran yardımcı kelimedir; bu yazıda Norveççede genellikle bir adın önüne gelen bu kelimeleri ele alıyoruz. Norveççedeki adı preposisjon olan bu yapı, Türkçedeki “ile, için, hakkında” gibi kelimelerin yanında “-de, -e, -den” gibi eklerin görevlerini de üstlenir.

A1 düzeyinde amaç, her edata değişmez bir Türkçe karşılık bulmak değil, sık kullanılan birkaç ilişkiyi doğru kurmaktır. “Norveç'te yaşamak”, “masanın üzerinde olmak”, “Stockholm'e gitmek” ve “İsveç'ten gelmek” aynı Türkçe düşünme alışkanlığıyla anlaşılır; fakat Norveççede bunlar sırasıyla i, på, til, fra gerektirir. Edatı atlamak, cümledeki yer veya yön ilişkisini belirsiz bırakır.

Buradaki örnekler Norveççenin Bokmål yazı biçimindedir. İlk olarak günlük kullanım için sekiz temel edatı öğrenin. Zaman ifadeleri, kalıplaşmış kullanımlar ve cümle sonunda kalan edatlar gibi ayrıntıları daha sonraki bölümlerde bulacaksınız; bunların hepsini ilk okumada ezberlemeniz gerekmez.

Nasıl kullanılır?

Türkçe ek yerine ayrı bir kelime

Ad (isim), bir kişi, yer, nesne veya kavramın adını bildiren kelimedir. Norveççede temel düzen edat + ad veya ad grubu şeklindedir. Ad grubu, bir adı onunla birlikte kullanılan kelimelerle düşünmek demektir: “arkadaşım”, “büyük masa”, “bu şehir” gibi.

  • i huset — evde / evin içinde
  • på bordet — masanın üzerinde
  • til byen — şehre
  • fra skolen — okuldan
  • med en venn — bir arkadaşla

Türkçede “şehir-de” diye kelimenin sonunu değiştirirsiniz; Norveççede i byen ifadesinde yer ilişkisini öndeki i belirtir. Byen kelimesinin sonundaki -en, bulunma anlamını taşımaz; hangi şehirden söz edildiğinin belirli olduğunu gösterir. Dolayısıyla kelimenin sonuna bakarak “-de” anlamını çıkarmaya çalışmayın.

Edatın kendisi değişmez. Bir kişiden de birkaç kişiden de söz etseniz med aynı kalır: med en venn “bir arkadaşla”, med venner “arkadaşlarla”. Edatı çevresindeki kelimelere göre çekimlemeye çalışmanız gerekmez.

Sekiz temel edat için yol haritası

Aşağıdaki karşılıklar başlangıç noktasıdır; her durumda geçerli çeviri kuralları değildir.

Norveççe yapı Türkçesi Temel ilişki
i Norge Norveç'te Bir ülkenin, alanın veya yerin içinde bulunma
på bordet Masanın üzerinde Bir yüzey üzerinde bulunma
til Stockholm Stockholm'e Varış yeri, yönelme
fra Sverige İsveç'ten Çıkış yeri, köken
med en venn Bir arkadaşla Birliktelik
for barna Çocuklar için Yarar, kime yönelik olduğu
en kopp av glass Camdan yapılmış bir fincan Malzeme
om reisen Yolculuk hakkında Konu

I ve på: her ikisi de “-de” olabilir

I, bir şeyin içinde veya bir alanın sınırları içinde bulunmayı sıkça anlatır. I veska “çantanın içinde”, i rommet “odada”, i Norge “Norveç'te” anlamına gelir. Ülkeler ve birçok şehir adıyla başlangıç için güvenli örnekler i Norge, i Sverige “İsveç'te” ve i Oslo “Oslo'da”dır.

På, bir yüzeyin üzerinde bulunmayı anlatabilir: på bordet “masanın üzerinde”, på gulvet “yerde / zeminin üzerinde”. Ancak på yalnızca fiziksel olarak “üstünde” demek değildir. På skolen “okulda”, på jobb “işte”, på kino “sinemada” gibi yaygın kullanımlar vardır. Okulun çatısında olduğunuzu söylemiş olmazsınız; okulda bulunmayı, çalışmayı veya bir etkinliğe katılmayı anlatırsınız.

Türkçedeki “-de” ekini her yerde i ile karşılamak bu nedenle yanıltıcıdır. “Okulda” ifadesi çoğu günlük durumda på skolen olur. I skolen ise başka bağlamlarda, örneğin okul eğitimi veya okul sistemi içinde olan bir şeyden söz ederken kullanılabilir. Başlangıçta bütün anlamları tek kuralla çözmek yerine på skolen kalıbını olduğu gibi öğrenmek daha yararlıdır.

Somut bir iç-dış ayrımı yapmak istediğinizde daha açık ifadeler kullanabilirsiniz: inne i huset “evin içinde”, ute på gata “dışarıda, sokakta”. Yine de i/på seçimi yalnızca geometriden kaynaklanmaz; yer adları ve yerleşmiş kullanımlar da belirleyicidir.

Til ve fra: nereye, nereden?

Til, gidilen yeri veya bir şeyin ulaştığı kişiyi gösterir. Vi reiser til Stockholm. “Stockholm'e gidiyoruz.” cümlesinde Stockholm varış yeridir. Jeg sender en melding til Sara. “Sara'ya bir mesaj gönderiyorum.” cümlesinde ise til, mesajın alıcısını gösterir.

Fra, hareketin başladığı yeri, bir kişinin kökenini veya bir şeyin kaynağını belirtir. Hun kommer fra Sverige. “İsveç'ten geliyor / İsveçli.” ifadesinin tam karşılığı bağlama bağlıdır: o anki yolculuğu da kişinin nereli olduğunu da anlatabilir. En melding fra Sara “Sara'dan bir mesaj” demektir.

Bu ikisini aynı yolculukta kullanabilirsiniz: Vi reiser fra Oslo til Stockholm. — “Oslo'dan Stockholm'e gidiyoruz.” Türkçedeki çıkış ve varış ekleriyle ilişki oldukça açıktır. Yine de “hareket varsa mutlaka til” sonucunu çıkarmayın; bir yere girme veya bir yüzeyin üzerine koyma gibi hareketlerde i ve på da kullanılır.

Med: kimle, neyle?

Med, hem bir kişiye eşlik etmeyi hem de bir araç kullanmayı anlatır:

  • Jeg går med Anna. — Anna ile yürüyorum.
  • Jeg skriver med en penn. — Bir kalemle yazıyorum.
  • Vi reiser med tog. — Trenle yolculuk ediyoruz.

Türkçedeki “ile” ve “-le/-la” karşılığı burada işe yarar. Ayrıca bir şeyin içerdiği veya yanında sunulan öğeyi belirtir: kaffe med melk “sütlü kahve”, brød med ost “peynirli ekmek”. Med her zaman iki kişinin birlikte hareket ettiğini anlatmaz; bağlamda hangi ilişkinin kurulduğuna bakın.

For: kimin için, neye yarar?

For, yarar veya bir şeyin kime yönelik olduğu anlamında sık kullanılır: Denne boka er for barn. — “Bu kitap çocuklar için.” Dette er bra for deg. — “Bu senin için iyi.” Türkçedeki “için” başlangıçta iyi bir ipucudur, ancak bu kelime de her yerde for ile çevrilmez.

Örneğin “Sara'ya bir hediye” için en gave til Sara çok doğaldır; til hediyenin alıcısını belirtir. For ise “onun yararına, onun adına” gibi ilişkilerde kullanılabilir: Jeg gjør det for deg. — “Bunu senin için yapıyorum.” Başlangıçta til ile “ulaşan kişi”, for ile “yararına yapılan iş” ayrımını düşünün; bunun her cümleye mekanik olarak uygulanacak bir kural olmadığını unutmayın.

Av: malzeme, bütünün parçası ve yapan kişi

Av için tek bir Türkçe kelime bulmak zordur. Üç yaygın kullanımını ayrı ayrı öğrenmek daha anlaşılır olur:

  • Bordet er laget av tre. — Masa ahşaptan yapılmış.
  • En av vennene mine bor her. — Arkadaşlarımdan biri burada yaşıyor.
  • Boka er skrevet av en norsk forfatter. — Kitap Norveçli bir yazar tarafından yazılmış.

İlk örnekte malzeme, ikinci örnekte bir grubun içinden seçilen kişi, üçüncü örnekte işi yapan kişi belirtilir. Son örnek edilgen yapı içerir: cümle, işi yapan kişiden çok yapılan işe veya etkilenen şeye odaklanır. Bu yapıyı daha sonra ayrıntılı öğrenirsiniz; şimdilik av kelimesinin “tarafından” anlamına da gelebileceğini tanımanız yeterlidir.

Türkçedeki her “-ın/-in” ilişkisini av ile kurmayın. “Anna'nın arabası” için bilen til Anna veya Annas bil kullanılır; buradaki ilişki malzeme ya da kaynak değil, sahipliktir.

Om: ne hakkında?

Om, konuşmanın, yazının veya düşüncenin konusunu belirtir. Vi snakker om været. — “Hava hakkında konuşuyoruz.” Jeg leser en bok om Norge. — “Norveç hakkında bir kitap okuyorum.” Türkçede çoğu zaman daha kısa söyleriz: “Havadan konuşuyoruz.” Norveççede bu cümlede konu bildiren edat om olur; Türkçedeki “-dan” ekinden hareketle fra seçilmez.

Om zaman ifadelerinde de çok yaygındır. Om to dager “iki gün sonra” demektir. Bu, “iki gün hakkında” diye çevrilemez. Aynı kelimenin konu ve zaman kullanımını ayrı kalıplar olarak öğrenin.

Bağlam içinde örnekler

Aşağıdaki cümlelerde edatı tek başına değil, yanında gelen kelimelerle birlikte okuyun. Böylece “işte”, “trenle”, “yolculuk hakkında” gibi günlük anlamların nasıl kurulduğunu daha kolay hatırlarsınız.

Norveççe Türkçe Açıklama
Jeg bor i Norge. Norveç'te yaşıyorum. Ülke adıyla bulunma.
Boka er på bordet. Kitap masanın üzerinde. Bir yüzey üzerindeki konum.
Vi reiser til Stockholm. Stockholm'e gidiyoruz. Yolculuğun varış yeri.
Hun kommer fra Sverige. İsveç'ten geliyor. Bağlama göre çıkış yeri veya köken.
Nøklene ligger i veska. Anahtarlar çantanın içinde. Bir şeyin içindeki konum.
Barna er på skolen. Çocuklar okulda. Yerleşmiş okulda bulunma ifadesi.
Jeg drikker kaffe med melk. Sütlü kahve içiyorum. İçeceğin içerdiği şey.
Vi reiser med tog. Trenle yolculuk ediyoruz. Ulaşım aracı.
Jeg kjøper mat for familien. Ailem için yiyecek alıyorum. Kimin yararına olduğu.
Denne stolen er laget av tre. Bu sandalye ahşaptan yapılmış. Malzeme.
Vi snakker om helgen. Hafta sonu hakkında konuşuyoruz. Konuşmanın konusu.
Jeg fikk en melding fra broren min. Erkek kardeşimden bir mesaj aldım. Mesajın kaynağı.
Kan du gi boka til meg? Kitabı bana verebilir misin? Kitabı alan kişi.
Vi møtes om en time. Bir saat sonra buluşuyoruz. Şimdiden itibaren beklenecek süre.
Hun har bodd her i tre år. Üç yıldır burada yaşıyor. Devam eden bir durumun süresi.

Sık yapılan hatalar

1. Edatı tamamen atlamak

  • Yanlış: Jeg bor Norge.
  • Doğru: Jeg bor i Norge. — Norveç'te yaşıyorum.
  • Neden? Türkçede ülke adına “-de” eklenir. Norveççede yer ilişkisini ayrı i kelimesi gösterir; yalnızca ülke adını söylemek yetmez.

2. På kelimesini yalnızca “üstünde” sanmak

  • Yanlış: Jeg er i jobb. — “Şu anda işteyim” demek isterken.
  • Doğru: Jeg er på jobb. — İşteyim.
  • Neden? På jobb işte bulunmayı anlatan yerleşmiş ifadedir. I jobb ise başka bağlamlarda bir kişinin işinin olması, çalışıyor olması anlamında kullanılabilir. Burada mesele her zaman yanlış bir kelime değil, kastedilen duruma uygun olmayan kalıptır.

3. Konum ile varış yerini karıştırmak

  • Yanlış: Jeg bor til Oslo.
  • Doğru: Jeg bor i Oslo. — Oslo'da yaşıyorum.
  • Neden? Yaşadığınız yer bir varış noktası olarak sunulmuyor. Til Oslo “Oslo'ya” anlamıyla örneğin Jeg reiser til Oslo. — “Oslo'ya gidiyorum.” cümlesinde kullanılır.

4. Edattan sonra kişi kelimesinin yanlış biçimini kullanmak

Zamir, bir adı tekrar söylemek yerine kullandığımız “ben, sen, o” gibi kelimedir. Norveççede edattan sonra bazı kişi zamirlerinin biçimi değişir.

  • Yanlış: Hun snakker med jeg.
  • Doğru: Hun snakker med meg. — Benimle konuşuyor.
  • Neden? Edattan sonra jeg değil meg kullanılır. Aynı şekilde med deg “seninle”, til oss “bize”, for dem “onlar için” kalıplarını öğrenin. Türkçede de “ben ile” yerine “benimle” dediğimiz için biçimin değişmesi bütünüyle yabancı bir fikir değildir; fakat Norveççe biçimleri ayrıca ezberlemek gerekir.

5. Her “-den” anlamını fra ile karşılamak

  • Yanlış: Bordet er laget fra tre.
  • Doğru: Bordet er laget av tre. — Masa ahşaptan yapılmış.
  • Neden? Burada çıkış yeri değil, malzeme bildiriliyor. Fra kaynak veya köken için, bu malzeme ifadesinde av kullanılır.

6. “Sonra” ile “boyunca” anlamını karıştırmak

  • Yanlış: Vi møtes i to timer. — “İki saat sonra buluşacağız” demek isterken.
  • Doğru: Vi møtes om to timer. — İki saat sonra buluşacağız.
  • Neden? Om to timer, şu andan iki saat sonraki noktayı belirtir. I to timer ise iki saat süren bir durumu anlatır; ilk cümle bağlama göre iki saatlik bir buluşmayı ifade edebilir.

Kullanım notları

Edatları kısa kalıplarla öğrenin

Bu sekiz edat hem günlük konuşmada hem yazıda kullanılır; temel anlamları bakımından “resmî” ve “samimi” diye ayrı listeler yapmanız gerekmez. Asıl fark çoğu zaman edatın yanında gelen kelimelerdedir. Örneğin snakke om “hakkında konuşmak” ve vente på “beklemek” kendi bütünlükleri olan kalıplardır.

Jeg venter på bussen. — “Otobüsü bekliyorum.” cümlesinde på, fiziksel olarak otobüsün üzerinde olmayı anlatmaz. Türkçede “otobüsü” diyerek kurduğumuz ilişki Norveççede bu fiille på gerektirir. Fiil, bir eylemi veya durumu bildiren kelimedir; fiili öğrenirken gerekiyorsa edatını da kaydedin.

Yer adlarında alışkanlık da belirleyicidir

Ülkelerle i ve yüzeylerle på kullanımı iyi bir başlangıçtır, fakat bütün coğrafi adları bundan türetemezsiniz. Bazı yerleşim adlarıyla på yerleşmiştir: på Lillehammer “Lillehammer'de” yaygın bir örnektir. Adalar ve bölgeler de kendi kullanım özelliklerine sahip olabilir. Yeni bir yer adını öğrenirken sözlükte veya güvenilir yerel metinlerde hangi edatla kullanıldığını kontrol edin.

Konuşmada lehçeye bağlı farklılıklar duyabilirsiniz. Bununla birlikte başlangıçta rastladığınız her farklılığı üretmeniz gerekmez; sık kullandığınız yerlerin doğal kalıplarını öğrenmeniz yeterlidir. Ayrıca örneklerdeki boka “kitap” biçiminin Bokmål'da boken olarak da yazılabildiğini görebilirsiniz. Bu değişiklik på bordet gibi edat seçimlerini etkilemez.

Temelin ötesi: daha sonra karşılaşacağınız kullanımlar

Bu bölümdeki ayrımlar A1'de bütünüyle öğrenilmek zorunda değildir. Temel cümleleri kurmaya başladıktan sonra, aynı edatın neden farklı bağlamlarda farklı çevrildiğini anlamanıza yardımcı olurlar.

Hareket varsa edat mutlaka til olmaz

Bir yere doğru gitmek ile bir şeyin içine veya üzerine yerleştirmek farklı ilişkilerdir:

  • Jeg går til butikken. — Dükkâna gidiyorum.
  • Jeg går inn i butikken. — Dükkânın içine giriyorum.
  • Jeg legger boka på bordet. — Kitabı masanın üzerine koyuyorum.

İlk örnekte varış yeri, ikincide içeri girme, üçüncüde bir yüzeye yerleştirme var. I ve på yalnızca hareketsiz durumları göstermez. Inn “içeri” gibi yön bildiren bir kelimedir; inn i birleşimi hareketin nereye doğru gerçekleştiğini açıklaştırır. Türkçedeki “-e” ekini gördüğünüz her yerde til kullanmak yerine, hareketin ilişkisinin nasıl anlatıldığına bakın.

Zaman ifadelerinde i, på, om ve for

Yer edatlarını öğrenince bu kelimeleri zaman anlatırken de görmeye başlarsınız. Özellikle şu ayrımları birlikte çalışın:

Norveççe Türkçe Zaman ilişkisi
Jeg jobbet i to timer. İki saat çalıştım. Eylemin ne kadar sürdüğü.
Jeg skrev brevet på ti minutter. Mektubu on dakikada yazdım. Bir işi tamamlamak için geçen süre.
Vi drar om to dager. İki gün sonra gidiyoruz. Şimdiden sonraki zaman noktası.
Hun kom for to dager siden. İki gün önce geldi. Şimdiden önceki zaman noktası.
Vi møtes på mandag. Pazartesi buluşuyoruz. Haftanın belirli bir günü.
Han leser om kvelden. Akşamları okur. Günün bir bölümündeki alışkanlık.

For … siden, iki parçalı bir zaman kalıbıdır: for tre år siden “üç yıl önce”. For kelimesini burada tek başına “için” diye çevirmeyin. I ile süre bildirmek de mutlaka “boyunca” kelimesini kullanacağınız anlamına gelmez: bağlama göre “iki saat çalıştım”, “üç yıldır yaşıyorum” gibi doğal Türkçe karşılıklar seçilir.

Om kelimesinin “hakkında”, “sonra” ve om kvelden gibi ifadelerde “akşamları” anlamlarını tek bir Türkçe sözcüğe indirgemek mümkün değildir. Edatın yanındaki zaman ifadesi, hangi anlamın oluştuğunu belirler.

Cümle sonunda kalan edatlar

Norveççede soru kurarken edatın cümle sonunda bulunması doğaldır:

  • Hvem snakker du med? — Kiminle konuşuyorsun?
  • Hva tenker du på? — Ne düşünüyorsun?
  • Hvor kommer du fra? — Nereden geliyorsun?

Türkçede “kim-le” ve “nere-den” tek kelime gibi görünürken Norveççede ilişkiyi gösteren med veya fra sonda kalabilir. Bu cümleleri eksik sanmayın. Bazı yapılarda edat başa da alınabilir: Med hvem snakker du? yine “Kiminle konuşuyorsun?” demektir, fakat daha resmî veya vurgulu duyulabilir. Günlük konuşmada sondaki edat yaygındır.

Aynı Türkçe “-den”, farklı Norveççe ilişkiler

Türkçedeki benzer biçimler farklı anlamları örtebilir. “Oslo'dan bir mektup” için et brev fra Oslo, “ahşaptan bir masa” için et bord av tre, “hava durumundan konuşmak” için snakke om været kullanılır. Bu yüzden yalnızca Türkçe eki eşleştirmek yerine önce şu soruyu sorun: Çıkış yeri mi, malzeme mi, konuşmanın konusu mu?

Benzer şekilde av ile işi yapan kişiyi, med ile kullanılan aracı ayırabilirsiniz: Døra ble åpnet av en vakt. — “Kapı bir görevli tarafından açıldı.”; Døra ble åpnet med en nøkkel. — “Kapı bir anahtarla açıldı.” Birinde açan kişi, diğerinde açmak için kullanılan araç belirtilir. Bu anlam ayrımı, daha ileri cümleleri okurken de temel edat bilgisinin işe yaradığını gösterir.

Çalışma önerileri

  1. Aynı yeri üç farklı ilişkiyle anlatın. Jeg bor i Oslo. — “Oslo'da yaşıyorum.”, Jeg reiser til Oslo. — “Oslo'ya gidiyorum.”, Jeg kommer fra Oslo. — “Oslo'dan geliyorum.” cümlelerini kendi bildiğiniz şehirlerle yeniden kurun. Türkçe çevirideki ek ile Norveççedeki edatı işaretleyin; konum, varış ve çıkış arasındaki farkı sesli söyleyin.
  2. Tek kelime değil, anlamlı parçalar kaydedin. Bir deftere på jobb “işte”, med tog “trenle”, snakke om “hakkında konuşmak” ve laget av tre “ahşaptan yapılmış” gibi kalıplar yazın. Her kalıbın altına kendinizle ilgili bir cümle ekleyin. Sadece “på = üstünde” biçiminde bir not, birçok günlük kullanımı hatırlamanıza yardım etmez.
  3. Süreleri karşılaştırarak çalışın. “İki saat çalışıyorum”, “iki saat sonra geliyorum” ve “işi iki saatte bitiriyorum” düşüncelerini sırasıyla i to timer, om to timer, på to timer ile eşleştirin. Sonra kısa bir Norveççe metinde bu edatları bulun ve her birine “ne kadar sürdü?”, “ne zaman olacak?” veya “ne kadar zamanda tamamlandı?” sorularından hangisinin uyduğunu belirleyin.

İlgili konular

  • Yer bildirirken på ve i — İçinde bulunma, yüzey üzerinde olma ve yerleşmiş yer ifadeleri arasındaki ayrımı daha ayrıntılı inceleyin.
  • İleri düzey edat kullanımı — Temel anlamların ötesindeki kalıpları ve bağlama bağlı edat seçimlerini öğrenin.

Bu kavram üzerine inşa edilen kavramlar

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır