Almancada Partizip II nasıl oluşturulur?
Partizip II Bildung
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almancada Partizip II, gemacht ve geschrieben gibi, geçmiş zaman yapılarında ve başka dil bilgisi kalıplarında kullanılan fiil biçimidir. Düzenli fiillerde temel kural ge- + fiil kökü + -t olur: machen → gemacht; güçlü fiillerde çoğunlukla ge- + kök + -en kullanılır ve kök değişebilir: schreiben → geschrieben. Ayrılabilen ön eklerde ge- araya girer (einkaufen → eingekauft); ayrılamayan ön eklerde ve -ieren ile biten fiillerde ise kullanılmaz (verstehen → verstanden, studieren → studiert).
Genel bakış
Partizip II için Türkçede bazen “geçmiş zaman ortacı” adı kullanılır. Ortaç, bir fiilden türeyen ve farklı yapılarda görev alabilen biçim demektir; burada önce bu biçimi tanımak yeterlidir. A2 düzeyinde Partizip II ile en çok Perfekt içinde, yani haben veya sein yardımcı fiiliyle kurulan geçmiş zaman yapısında karşılaşırsınız. Yardımcı fiil, asıl eylemin zamanını ve kişisini belirtmeye yarayan fiildir: Ich habe gekocht. “Yemek pişirdim.” Bu cümlede habe yardımcı fiil, gekocht ise Partizip II biçimidir.
Türkçede “pişirdim, pişirdin, pişirdik” derken kişi bilgisi aynı kelimenin sonuna eklenir. Almancadaki bu yapıda görevler paylaşılır: Ich habe gekocht, du hast gekocht, wir haben gekocht. Anlamları sırasıyla “yemek pişirdim, pişirdin, pişirdik”tir; gekocht değişmez, kişiye göre değişen kısım haben fiilidir. Bu yüzden Partizip II biçimini öğrenmek, fiili bütün kişilere göre yeniden çekmek anlamına gelmez.
Bu biçim yalnızca geçmiş zaman için kullanılmaz. Die Tür wird geöffnet. “Kapı açılıyor.” cümlesinde de geöffnet vardır. Dolayısıyla Partizip II gördüğünüzde hemen “bu cümle geçmiş zamanda” sonucuna varmayın. Önce biçimi öğrenin, ardından yanında hangi yardımcı fiilin bulunduğuna bakın. İleri kullanımları yazının sonlarına bırakabilirsiniz.
Oluşturma kuralları
Önce fiilin kökünü bulun
Mastar, fiilin sözlükteki biçimidir; Türkçedeki “yapmak, yazmak” gibi. Almancada mastar çoğunlukla -en ile biter. Bu eki çıkarınca kök, yani eklerin bağlandığı temel bölüm kalır: machen “yapmak” için mach-, lernen “öğrenmek” için lern-.
-n ile biten bazı fiiller de vardır. Sammeln “toplamak” fiilinin kökü sammel-, wandern “yürüyüş yapmak” fiilinin kökü wander- olur. Kökü bulmak düzenli fiillerde işe yarar; düzensiz fiillerde ise kökün geçmiş zaman biçiminde değişebileceğini ayrıca öğrenmek gerekir.
Partizip II oluştururken iki ayrı soruyu cevaplayın:
- Fiilin sonu -t mi, -en mi olacak; kök değişecek mi?
- ge- gelecek mi; gelirse başa mı, ön ekten sonra mı gelecek?
Bunlar birbirinden bağımsız kararlardır. Ön ekli olmak, bir fiili kendiliğinden düzenli veya düzensiz yapmaz.
1. Düzenli fiiller: ge- + kök + -t
Düzenli fiillere zayıf fiiller de denir: geçmiş biçimleri belirli bir kurala göre oluşturulur ve kökleri normalde değişmez. Ön eki olmayan düzenli fiillerde kökün başına ge-, sonuna -t ekleyin.
| Mastar → Partizip II | Türkçe anlamı | Oluşum |
|---|---|---|
| machen → gemacht | yapmak → yaptı | Kök değişmez. |
| lernen → gelernt | öğrenmek → öğrendi | Kök değişmez. |
| kaufen → gekauft | satın almak → satın aldı | Kök değişmez. |
| spielen → gespielt | oynamak → oynadı | Kök değişmez. |
| sammeln → gesammelt | toplamak → topladı | Mastardaki son ek yalnızca -n olur. |
Tablolardaki “yaptı, öğrendi” karşılıkları, bu biçimlerin geçmiş zaman cümlesindeki kullanımını hatırlatır. Gemacht tek başına “yaptı” anlamında çekilmiş bir fiil değildir; tam cümlede yardımcı fiil de gerekir.
2. Söyleyişi kolaylaştıran -et
Kökü -d veya -t ile biten düzenli fiillerde genellikle -t yerine -et kullanılır. Böylece araya bir sesli girer: arbeiten → gearbeitet “çalışmak → çalıştı”, warten → gewartet “beklemek → bekledi”, reden → geredet “konuşmak → konuştu”.
Bazı ünsüz birleşimlerinden sonra da bu e gerekir: öffnen → geöffnet “açmak → açtı”, atmen → geatmet “nefes almak → nefes aldı”, rechnen → gerechnet “hesaplamak → hesapladı”. Ancak sonu -m veya -n olan her köke otomatik olarak e eklenmez: lernen → gelernt, filmen → gefilmt “film çekmek → film çekti”. Tek bir harfe bakmak yerine doğru biçimi sesli söyleyerek öğrenmek daha güvenlidir.
3. Güçlü fiiller: çoğunlukla ge- + değişebilen kök + -en
Güçlü fiiller, geçmiş biçimlerinde kök seslisinin değişebildiği ve Partizip II biçimi -en ile biten fiillerdir. Hepsinin kökü aynı şekilde değişmez; bazıları Partizip II içinde mastardaki kökü korur. Bu grupta yalnızca -en ekini bilmek yetmez: bütün biçimi öğrenmek gerekir.
| Mastar → Partizip II | Türkçe anlamı | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| schreiben → geschrieben | yazmak → yazdı | Kök seslisi değişir. |
| finden → gefunden | bulmak → buldu | Kök seslisi değişir. |
| trinken → getrunken | içmek → içti | Kök seslisi değişir. |
| nehmen → genommen | almak → aldı | Kökün yazılışı da değişir. |
| sehen → gesehen | görmek → gördü | Mastardaki kök korunur. |
| lesen → gelesen | okumak → okudu | Mastardaki kök korunur. |
| gehen → gegangen | gitmek → gitti | Biçimi bütün olarak öğrenin. |
Schreiben için geschreibt üretmek, düzenli fiil kuralını yanlış gruba uygulamaktır. Yeni bir güçlü fiili öğrenirken mastarıyla Partizip II biçimini birlikte not edin. Benzer biçimler gruplamayı kolaylaştırabilir, ancak her yeni fiilin biçimini yalnızca benzetmeyle tahmin etmeyin.
4. Karışık fiiller: kök değişir ama sonu -t olur
Bazı sık kullanılan fiiller iki grubun özelliklerini birleştirir. Karışık fiil, kökü değiştiği hâlde Partizip II biçimi -t ile biten fiil demektir. Bu grup, “düzensiz olan her fiil -en alır” düşüncesinin neden yanlış olduğunu gösterir.
| Mastar → Partizip II | Türkçe anlamı | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| bringen → gebracht | getirmek → getirdi | Kök değişir, sonu -t olur. |
| denken → gedacht | düşünmek → düşündü | Kök değişir, sonu -t olur. |
| kennen → gekannt | tanımak → tanıyordu / tanıdı | Kök seslisi değişir. |
| wissen → gewusst | bilmek → biliyordu / bildi | Biçimi bütün olarak öğrenin. |
| nennen → genannt | adlandırmak → adlandırdı | Kök seslisi değişir. |
| rennen → gerannt | koşmak → koştu | Kök seslisi değişir. |
Türkçe karşılık bağlama göre değişebilir. Özellikle kennen ve wissen gibi durum bildiren fiiller, her cümlede doğal olarak “tanıdı” veya “bildi” diye çevrilmez. Burada önemli olan Almanca biçimi tanımaktır.
5. Ayrılabilen ön ek: ge- araya girer
Ön ek, fiilin başına gelen ve anlamını etkileyen parçadır. Ayrılabilen ön ek, bazı cümlelerde fiilden ayrılıp başka bir yere geçen parçadır. Örneğin einkaufen “alışveriş yapmak” fiili, Ich kaufe heute ein. “Bugün alışveriş yapıyorum.” cümlesinde ayrılır.
Partizip II içinde bütün parçalar tek kelime olarak yazılır. Ge- ön ek ile temel fiil arasına girer:
- einkaufen → eingekauft: alışveriş yapmak → alışveriş yaptı.
- aufräumen → aufgeräumt: ortalığı toplamak → ortalığı topladı.
- anrufen → angerufen: telefon etmek → telefon etti.
- mitbringen → mitgebracht: yanında getirmek → yanında getirdi.
- aufstehen → aufgestanden: kalkmak → kalktı.
Son ek yine temel fiile bağlıdır: kaufen → gekauft düzenlidir, rufen → gerufen güçlüdür, bringen → gebracht karışıktır. Ön ek yalnızca ge- parçasının yerini değiştirir; temel fiilin grubunu değiştirmez.
6. Ayrılamayan ön ek: ge- kullanılmaz
Ayrılamayan ön ek, normal kullanımda fiilden kopmayan baştaki parçadır. Başlangıç için şu listeyi tanımak yararlıdır: be-, emp-, ent-, er-, ge-, miss-, ver-, zer-. Bu ön ekleri taşıyan fiillerin Partizip II biçimine ayrıca ge- eklenmez.
| Mastar → Partizip II | Türkçe anlamı | Oluşum |
|---|---|---|
| besuchen → besucht | ziyaret etmek → ziyaret etti | Düzenli, ge- yok. |
| bezahlen → bezahlt | ödemek → ödedi | Düzenli, ge- yok. |
| erzählen → erzählt | anlatmak → anlattı | Düzenli, ge- yok. |
| verstehen → verstanden | anlamak → anladı | Güçlü, kök değişir, ge- yok. |
| bekommen → bekommen | almak → aldı | Güçlü, mastar ve Partizip II aynı görünür. |
| entscheiden → entschieden | karar vermek → karar verdi | Güçlü, ge- yok. |
| zerstören → zerstört | tahrip etmek → tahrip etti | Düzenli, ge- yok. |
Verstehen → verstanden, konunun önemli örneklerinden biridir: ver- nedeniyle ge- gelmez, ancak bu durum fiili düzenli yapmaz. Biçimin sonu yine -en olur ve kök değişir.
7. -ieren ile biten fiiller: -iert, ge- yok
Studieren “üniversitede okumak”, telefonieren “telefonla konuşmak” ve reparieren “tamir etmek” gibi fiillerde -en çıkarılır, -t eklenir. Sonuç -iert olur ve başa ge- gelmez:
- studieren → studiert: üniversitede okumak → üniversitede okudu.
- telefonieren → telefoniert: telefonla konuşmak → telefonla konuştu.
- reparieren → repariert: tamir etmek → tamir etti.
- organisieren → organisiert: düzenlemek → düzenledi.
Bu kural, ses benzerliğine değil gerçek -ieren yapısına ilişkindir. Örneğin frieren “üşümek” bu gruptan değildir: Partizip II biçimi gefroren olur. Başlangıçta sık kullanılan -ieren fiillerini ayrı bir grup olarak öğrenmek yeterlidir.
Cümle içinde örnekler
Aşağıdaki örneklerde gündelik hayatın farklı durumlarını görebilirsiniz. Türkçe çeviriler doğal anlamı verir; Almancadaki kelime sırasını birebir taklit etmez.
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Ich habe heute die Küche sauber gemacht. | Bugün mutfağı temizledim. | Düzenli biçim: gemacht. |
| Wir haben am Wochenende viel gelernt. | Hafta sonu çok ders çalıştık. | Kişi değişse de gelernt aynı kalır. |
| Der Bus hat an der Haltestelle gewartet. | Otobüs durakta bekledi. | Kökün sonundaki t nedeniyle -et gelir. |
| Sie hat das Fenster geöffnet. | Pencereyi açtı. | Söyleyişi kolaylaştıran -et. |
| Ich habe meiner Schwester eine Nachricht geschrieben. | Kız kardeşime bir mesaj yazdım. | Güçlü fiil: geschrieben. |
| Hast du deine Schlüssel gefunden? | Anahtarlarını buldun mu? | Soru cümlesinde de gefunden değişmez. |
| Wir haben Kaffee getrunken. | Kahve içtik. | Kök seslisi değişir. |
| Er hat frisches Brot mitgebracht. | Yanında taze ekmek getirdi. | Ayrılabilen ön ek ve karışık fiil birlikte. |
| Ich habe nach der Arbeit eingekauft. | İşten sonra alışveriş yaptım. | ge- ön ekten sonra gelir. |
| Meine Mutter hat mich gestern angerufen. | Annem dün beni aradı. | an- ile gerufen birleşir. |
| Habt ihr die Rechnung bezahlt? | Hesabı ödediniz mi? | be- nedeniyle ge- kullanılmaz. |
| Ich habe die Frage nicht verstanden. | Soruyu anlamadım. | ver- nedeniyle ge- kullanılmaz; kök değişir. |
| Die Werkstatt hat mein Fahrrad repariert. | Tamirci bisikletimi tamir etti. | -ieren fiili, ge- yok. |
| Wir sind heute früh aufgestanden. | Bugün erken kalktık. | Yardımcı fiil sein; Partizip II aufgestanden. |
| Die Tür wird geöffnet. | Kapı açılıyor. | Aynı biçim, geçmiş zaman olmayan bir yapıda. |
Sık yapılan hatalar
1. Her fiilin başına ge- eklemek
- Yanlış: Ich habe die Frage geverstanden.
- Doğru: Ich habe die Frage verstanden. — Soruyu anladım.
- Neden? Ayrılamayan ver- ön eki ge- almaz. Verstanden biçimini bütün olarak öğrenin.
2. Ayrılabilen ön ekte ge- parçasını yanlış yere koymak
- Yanlış: Wir haben geeinkauft.
- Doğru: Wir haben eingekauft. — Alışveriş yaptık.
- Neden? Ein- ayrılabilir. Sıra ein- + ge- + kauf- + -t olur; hepsi bitişik yazılır.
3. Güçlü fiile düzenli fiil ekini uygulamak
- Yanlış: Sie hat mir geschreibt.
- Doğru: Sie hat mir geschrieben. — Bana yazdı.
- Neden? Schreiben güçlü fiildir. Yalnızca eki değil, değişen kökü de öğrenmek gerekir.
4. Gereken e sesini atlamak
- Yanlış: Ich habe lange gewartt.
- Doğru: Ich habe lange gewartet. — Uzun süre bekledim.
- Neden? Wart- kökü t ile biter; burada -et kullanılır. Ge- parçasını doğru eklemek, son eki de doğru kurduğunuz anlamına gelmez.
5. -ieren fiiline ge- eklemek
- Yanlış: Er hat das Auto gerepariert.
- Doğru: Er hat das Auto repariert. — Arabayı tamir etti.
- Neden? Bu grupta son -iert olur; ge- kullanılmaz.
6. Türkçedeki gibi kişi bilgisini asıl fiilin sonuna taşımak
- Yanlış: Du hast das gut gemachst.
- Doğru: Du hast das gut gemacht. — Bunu iyi yaptın.
- Neden? Kişi bilgisi hast üzerinde bulunur. Partizip II biçimi gemacht, “ben, sen, biz” değişse de aynı kalır.
Kullanıma ilişkin notlar
Biçimi oluşturmak ile yardımcı fiili seçmek ayrı işlerdir
Bir fiilin -t veya -en ile bitmesi, Perfekt içinde haben mı sein mı alacağını söylemez. Ich habe gearbeitet. “Çalıştım.” cümlesinde haben, Ich bin gegangen. “Gittim.” cümlesinde sein vardır. Yardımcı fiil seçimi fiilin kullanımına ve anlamına bağlıdır; bu yazıdaki oluşum kuralları tek başına o seçimi çözmez.
Yeni fiilleri yalnızca gehen → gegangen şeklinde değil, kısa bir cümleyle kaydetmek yararlıdır: Ich bin gegangen. Böylece biçimi ve yardımcı fiili birlikte hatırlarsınız. Türkçedeki “gitmiş” ifadesini de Almanca Partizip II ile eşitlemeyin: Türkçenin -miş eki bazı bağlamlarda sonradan öğrenme veya çıkarım bildirir; Almanca Partizip II kendi başına bu anlamı taşımaz.
Cümledeki yeri
Normal bir ana cümlede, yani başka bir cümleye bağlı olmadan kurulabilen cümlede, çekimli yardımcı fiil genellikle ikinci konumdadır; Partizip II çoğunlukla sona gelir: Heute habe ich lange gearbeitet. “Bugün uzun süre çalıştım.” Buradaki ikinci konum, ikinci kelime değil ikinci cümle öğesi anlamındadır.
Yan cümlede, başka bir cümleye bağlı bölümde, yardımcı fiil de sona geçebilir: Ich bin müde, weil ich lange gearbeitet habe. “Uzun süre çalıştığım için yorgunum.” Değişen kelime sırasıdır; gearbeitet biçimi aynı kalır.
Günlük dil ile yazı dili
Perfekt, günlük konuşmada geçmiş olayları anlatmak için çok yaygındır. Yazılı anlatıda Präteritum, yani schrieb “yazdı” gibi tek fiille kurulan başka bir geçmiş zaman, daha sık görülebilir. Bu tercih Partizip II oluşturma kurallarını değiştirmez. Başlangıçta yazılı dildeki bütün geçmiş zaman biçimlerini öğrenmeden de geschrieben biçimini güvenle kullanabilirsiniz.
Daha ileri kullanım ve istisnalar
Bu bölümdeki ayrıntıları A2 aşamasında hemen kullanmanız gerekmez. Temel kuralları öğrendikten sonra okurken karşılaşacağınız biçimleri açıklamak için buraya dönebilirsiniz.
Vurguya göre değişen ön ekler
Um-, über-, unter- ve durch- gibi bazı ön ekler, fiile ve anlama göre ayrılabilir veya ayrılamaz. Vurgu, kelimenin bir bölümünü diğerlerinden daha belirgin söylemektir. Ayrılabilen ön ekler genellikle vurguludur; ayrılamayanlarda vurgu çoğunlukla fiilin temel bölümündedir. Aynı yazılış bazen farklı anlam ve Partizip II biçimleri doğurur.
Örneğin umfahren iki farklı kullanımda görülür:
- Er hat das Schild umgefahren. — Tabelaya çarpıp devirdi. Burada um- ayrılabilir; ge- araya girer.
- Wir haben die Baustelle umfahren. — Yol çalışması olan yerin etrafından dolaştık. Burada ön ek ayrılamaz; ge- yoktur.
Bu tür fiillerde anlamı, telaffuzu ve Partizip II biçimini birlikte sözlükten kontrol edin. “Kelimenin başında um- varsa mutlaka ayrılır” gibi genel bir kural güvenilir değildir.
Ayrılabilen ön ek her zaman ge- anlamına gelmez
Temel fiil zaten ge- almıyorsa, ayrılabilen bir parça eklenince de kendiliğinden ge- ortaya çıkmaz. Örneğin vorbereiten → vorbereitet “hazırlamak → hazırladı” biçiminde, vor- ayrılabilir olsa da temel fiildeki be- nedeniyle ge- yoktur: Ich habe alles vorbereitet. “Her şeyi hazırladım.”
Benzer şekilde ausprobieren → ausprobiert “denemek → denedi” biçiminde temel fiil -ieren ile bittiği için ge- kullanılmaz: Wir haben das Rezept ausprobiert. “Tarifi denedik.” Bu örnekler, ön ekin yerini düşünmeden önce temel fiilin ge- alıp almadığını kontrol etmenin önemini gösterir.
Kip bildiren fiillerde mastarın Partizip II yerine geçmesi
Kip bildiren fiiller, yapabilme, zorunluluk veya istek gibi anlamlar katan können, müssen, wollen türü fiillerdir. Kendi başlarına kullanıldıklarında Partizip II biçimleri bulunur: gekonnt, gemusst, gewollt.
Ancak Perfekt içinde başka bir fiilin mastarıyla birlikte kullanıldıklarında, Partizip II yerine genellikle mastarın kendisi gelir:
- Ich habe länger arbeiten müssen. — Daha uzun süre çalışmak zorunda kaldım.
- Sie hat nicht kommen können. — Gelemedi.
Buradaki müssen ve können biçimleri birer Partizip II değildir. Bu, bazı geçmiş zaman yapılarında Partizip II yerine mastar kullanılmasıdır; temel oluşum kurallarının yanlış olduğu anlamına gelmez.
Edilgen yapıda worden ve geworden
Edilgen yapı, eylemi yapanı değil eylemden etkilenen şeyi öne çıkaran anlatımdır: Türkçedeki “Kapı açıldı” gibi. Almancada şimdiki zaman edilgeni werden + Partizip II ile kurulabilir: Die Tür wird geöffnet. “Kapı açılıyor.” Burada Partizip II olduğu hâlde cümle geçmiş zaman değildir.
Werden fiili “olmak, hâle gelmek” anlamında kullanıldığında Partizip II biçimi geworden olur: Er ist Arzt geworden. “Doktor oldu.” Buna karşılık edilgenin Perfekt yapısında worden kullanılır: Die Tür ist geöffnet worden. “Kapı açıldı.” Bu iki biçimi rastgele birbirinin yerine kullanmayın; görevleri farklıdır.
Sıfat olarak kullanılan Partizip II
Sıfat, bir varlığın özelliğini belirten kelimedir; “açık kapı” ifadesindeki “açık” gibi. Partizip II biçimleri de bir ismi, yani bir varlığın veya şeyin adını, nitelemek için kullanılabilir. Örneğin die geöffnete Tür “açılmış kapı”, ein geschriebener Text “yazılmış bir metin” demektir.
Buradaki geöffnete ve geschriebener biçimlerinde Partizip II sonuna sıfat eki gelmiştir. Bu ekler ismin dil bilgisel özelliklerine bağlıdır; kişi çekimi değildir. Dolayısıyla “Partizip II değişmez” kuralını Perfekt içindeki kullanım için düşünün: Sie hat die Tür geöffnet. “Kapıyı açtı.” cümlesinde böyle bir sıfat eki gelmez.
Son olarak, her fiilin Partizip II biçimi her isimle doğal bir sıfat tamlaması oluşturmaz. Yeni bir sıfat kullanımını yalnızca Türkçeden kelime kelime aktararak üretmek yerine, Almancadaki gerçek örneğiyle öğrenin.
Çalışma önerileri
- İki ayrı sınıflama yapın. On fiil seçin. Önce son biçimleri için “düzenli, güçlü, karışık” gruplarına ayırın; ardından “ge- başta, ge- arada, ge- yok” diye yeniden sınıflayın. Örneğin anrufen → angerufen güçlüdür ve ge- aradadır; besuchen → besucht düzenlidir ama ge- yoktur. Bu yöntem, fiilin grubuyla ön ek davranışını birbirine karıştırmanızı önler.
- Her biçimi bir hayat cümlesine yerleştirin. Gün sonunda “Bugün ne yaptım?” sorusuna beş kısa Almanca cevap yazın. Ich habe gekocht. “Yemek pişirdim.” ve Ich habe eingekauft. “Alışveriş yaptım.” gibi gerçekten söyleyebileceğiniz cümleleri tercih edin. Ertesi gün aynı cümleleri “biz” ile kurun; Partizip II biçiminin değişmediğini kontrol edin.
- Hatanın türünü işaretleyin. Yanlış bir biçim gördüğünüzde yalnızca doğrusunu yazmayın: “kök”, “son ek” veya “ge- yeri” diye not düşün. Geschreibt için kök ve son ek, gerepariert için gereksiz ge- sorunu vardır. Düzeltmeleri birkaç gün sonra cevaba bakmadan yeniden yapın.
İlgili konular
- Önceki konu: haben ile Perfekt geçmiş zamanı — Partizip II biçimini yardımcı fiille birleştirerek tam cümle kurmayı öğrenin.
- Sonraki adım: Şimdiki zamanda edilgen yapı — Partizip II biçiminin geçmiş zaman dışında, werden ile nasıl kullanıldığını görün.