Almancada karşılaştırma biçimleri: Komparativ
Komparativ
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Almanca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Almancada “daha” anlamı çoğunlukla kelimeye -er eklenerek verilir: schnell → schneller (hızlı → daha hızlı). Neyle ya da kiminle karşılaştırıldığını belirtmek için als kullanılır: Er ist größer als ich. — “O benden daha uzun.” Bazı kelimelerde ses değişir veya farklı bir biçim kullanılır: groß → größer, gut → besser.
Genel bakış
İki evin kirasını, iki yolun uzunluğunu ya da bugünkü havayla dünkü havayı karşılaştırırken bu yapıya ihtiyaç duyarsınız. Almancadaki adı Komparativ, bir özelliğin başka birine göre daha yüksek ya da daha düşük derecede olduğunu anlatan karşılaştırma biçimidir. A2 düzeyinde temel hedef, “daha ucuz”, “daha sıcak” ve “daha iyi” gibi ifadeleri kurabilmek ve karşılaştırmanın ikinci tarafını doğru eklemektir.
Türkçede “ucuz” kelimesi değişmez; önüne “daha” getiririz. Almancada ise çoğunlukla kelimenin kendisi değişir: billig → billiger. Türkçedeki “bu otelden” ifadesinin -den ekiyle yaptığı işi Almancada als yapar. Bu yüzden Türkçe cümleyi kelime kelime taşımak yerine iki parçayı düşünmek daha yararlıdır: önce özelliği karşılaştırma biçimine sokun, ardından gerekiyorsa karşılaştırılan kişiyi veya şeyi ekleyin.
Bu biçim hem sıfatlarda (bir kişinin veya şeyin özelliğini bildiren kelimelerde) hem de zarf görevinde (bir işin nasıl yapıldığını anlatırken) kullanılır. Das Auto ist schneller. — “Araba daha hızlı.” cümlesinde aracın özelliği anlatılır; Sie fährt schneller. — “O daha hızlı sürüyor.” cümlesinde sürüşün nasıl yapıldığı belirtilir. Her ikisinde de biçim schneller olur.
Nasıl kurulur?
1. Temel kural: kelimeye -er ekleyin
Birçok kelimede başlangıç biçimine doğrudan -er eklenir. Bu başlangıç biçimine yalın derece denir; yani henüz karşılaştırma yapılmamış olan “hızlı, küçük, ucuz” biçimi.
| Yalın derece | Karşılaştırma biçimi | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| schnell | schneller | hızlı → daha hızlı |
| klein | kleiner | küçük → daha küçük |
| billig | billiger | ucuz → daha ucuz |
| langsam | langsamer | yavaş → daha yavaş |
| schön | schöner | güzel → daha güzel |
| interessant | interessanter | ilginç → daha ilginç |
| bequem | bequemer | rahat → daha rahat |
| neu | neuer | yeni → daha yeni |
Kelime uzun olsa da temel kural değişmez. Örneğin interessanter, “daha ilginç” demektir; sırf kelime uzun diye önüne ayrı bir “daha” kelimesi getirilmez.
İlk aşamada şu iki kalıbı kullanabilirsiniz:
- Bir şeyin özelliği: Die Wohnung ist kleiner. — Daire daha küçük.
- Bir işin yapılışı: Bitte sprich langsamer. — Lütfen daha yavaş konuş.
İlk cümlede yüklem sıfatı vardır: sıfat, ismin önünde değil, ist gibi bir fiilden sonra özelliği bildirir. Buradaki kleiner, evin dilbilgisel cinsiyetine veya tekil-çoğul oluşuna göre değişmez: Die Zimmer sind kleiner. — “Odalar daha küçük.” İsimden önce kullanılan karşılaştırmalı sıfatların eklerini ileride ayrıca ele alacağız.
2. Bazı kelimelerde ünlü değişir
Sık kullanılan bazı kısa kelimelerde -er ekinin yanı sıra a → ä, o → ö, u → ü değişimi görülür. Almancada bu değişime Umlaut denir. İki nokta yalnızca yazı işareti değildir; kelimenin söylenişini de değiştirir.
| Yalın derece | Karşılaştırma biçimi | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| alt | älter | yaşlı veya eski → daha yaşlı veya daha eski |
| jung | jünger | genç → daha genç |
| groß | größer | büyük veya uzun boylu → daha büyük veya daha uzun boylu |
| klein | kleiner | küçük → daha küçük |
| kurz | kürzer | kısa → daha kısa |
| lang | länger | uzun → daha uzun |
| warm | wärmer | sıcak → daha sıcak |
| kalt | kälter | soğuk → daha soğuk |
| stark | stärker | güçlü → daha güçlü |
Bu tabloya bakarak “Her kısa kelimede ünlü değişir” sonucuna varmayın. Klein değişmeden kleiner olur; jung kelimesinin aksine bunt → bunter (renkli → daha renkli) biçiminde ünlü değişmez. Çok kullanılan kelimeleri ikili olarak öğrenmek, tek bir genel kurala güvenmekten daha sağlamdır.
Groß → größer biçiminde yazıma da dikkat edin. Buradaki doğru biçim größer olur; ünlü değişimini unutup großer yazmak karşılaştırma anlamını doğru vermez.
3. -el ve -er ile biten bazı kelimeler
Bazı kelimelerde ek gelirken aradaki e düşer. Özellikle -el ile biten sıfatlarda bu durum yaygındır:
| Yalın derece | Karşılaştırma biçimi | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| dunkel | dunkler | karanlık → daha karanlık |
| teuer | teurer | pahalı → daha pahalı |
| sauer | saurer | ekşi → daha ekşi |
| sicher | sicherer | güvenli veya kesin → daha güvenli veya daha kesin |
Teurer kelimesini üç ayrı parçaya bölüp gereksiz bir e eklemeyin. Ancak -er ile biten her kelimede e düşmez: sicherer doğru ve normal biçimdir. Bu nedenle dunkler, teurer ve sicherer biçimlerini ayrı ayrı sesli söyleyerek çalışmak yararlıdır.
4. Sık kullanılan düzensiz biçimler
Düzensiz biçim, genel ekleme kuralıyla elde edemediğiniz, ayrıca öğrenmeniz gereken biçimdir. Özellikle aşağıdaki kelimeler günlük konuşmada çok sık geçer.
| Yalın derece | Karşılaştırma biçimi | Türkçe anlamı |
|---|---|---|
| gut | besser | iyi → daha iyi |
| viel | mehr | çok → daha çok veya daha fazla |
| gern | lieber | severek → daha çok severek, tercih ederek |
| hoch | höher | yüksek → daha yüksek |
| nah | näher | yakın → daha yakın |
| bald | eher | yakında → daha erken |
| wenig | weniger | az → daha az |
Weniger düzenli görünümlü olsa da “daha az” anlatmak için önemlidir. Mehr ise bir özelliği değil, çoğunlukla miktarı artırır: Ich brauche mehr Zeit. — “Daha fazla zamana ihtiyacım var.”
Gern bir işi severek yaptığınızı anlatır; karşılaştırmada lieber tercih bildirir: Ich trinke lieber Tee als Kaffee. — “Kahve yerine çay içmeyi tercih ederim.” Türkçede “daha severek içerim” diye düşünmek yapıyı anlamaya yardımcı olabilir, fakat doğal çeviri çoğu zaman “tercih ederim” olur.
Bald → eher biçimini ise belirli bir zaman karşılaştırması içinde öğrenin: Kannst du etwas eher kommen? — “Biraz daha erken gelebilir misin?” Eher kelimesinin başka anlamları da vardır; bunları ilerideki bölümde ayıracağız.
5. Karşılaştırmanın ikinci tarafı: als
İki kişi, nesne veya durum arasındaki farkı belirtmek için şu kalıbı kullanın:
Karşılaştırma biçimi + als + karşılaştırılan kişi veya şey
Diese Tasche ist leichter als mein Koffer. — “Bu çanta valizimden daha hafif.”
Türkçede “valizimden” kelimesi daha önce gelir; Almancada als mein Koffer çoğunlukla karşılaştırmalı kelimeden sonra gelir. Als burada “-den/-dan” anlamını taşır; ancak arkasındaki kelimeye Türkçedeki gibi otomatik bir ayrılma anlamı veya belirli bir Almanca isim eki yüklemez.
Kişiler karşılaştırılırken başlangıç için şu örnek yeterlidir:
Er ist größer als ich. — “O benden daha uzun.”
Buradaki ich biçimini Türkçedeki “benden”e bakıp değiştirmeyin. Cümlenin açılmış hali Er ist größer, als ich bin. — “O, benim olduğumdan daha uzun.” biçimindedir. İkinci bölümde de boyu anlatılan kişi “ben” olduğundan ich kullanılır.
Karşılaştırmanın ikinci tarafını her zaman söylemek gerekmez. Das ist besser. — “Bu daha iyi.” ifadesinde neye göre daha iyi olduğu önceki konuşmadan anlaşılabilir. Türkçede de “Bu daha iyi” dediğimizde “öteki seçenekten” kısmını açıkça söylemeyebiliriz.
6. Farklılık ile eşitliği ayırın
Als, daha fazla veya daha az derecede bir özelliği karşılaştırır. Eşitlikte ise so … wie kullanılır: “... kadar”.
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Der Zug ist schneller als der Bus. | Tren otobüsten daha hızlı. | Dereceler farklıdır. |
| Der Zug ist so schnell wie der Bus. | Tren otobüs kadar hızlı. | Dereceler eşittir. |
| Der Zug ist nicht so schnell wie der Bus. | Tren otobüs kadar hızlı değil. | Aynı hıza ulaşmadığı söylenir. |
| Der Zug ist langsamer als der Bus. | Tren otobüsten daha yavaş. | Fark doğrudan belirtilir. |
Eşitlik cümlesinde schnell yalın biçimde kalır. So schneller wie diye birleştirmeyin. Özellikle Türkçedeki “kadar” ile “-den daha” ayrımını düşünmek, wie ile als arasında doğru seçim yapmayı kolaylaştırır.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümleler ev arama, ulaşım, iş ve günlük tercihler gibi durumlarda kullanılabilir. Almancadaki er ve sie kişi zamirleri (kişinin adı yerine kullanılan kelimeler) Türkçeye ikisi de “o” diye çevrilebilir; örnekte kimin kimle karşılaştırıldığı bağlamdan anlaşılır.
| Almanca | Türkçe | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Er ist größer als ich. | O benden daha uzun. | Boy karşılaştırması; ünlü değişir. |
| Das ist besser. | Bu daha iyi. | İkinci seçenek bağlamdan anlaşılır. |
| Sie läuft schneller als er. | O, diğerinden daha hızlı koşuyor. | Koşma biçimi karşılaştırılır. |
| Diese Wohnung ist billiger als unsere alte Wohnung. | Bu daire eski dairemizden daha ucuz. | İki dairenin fiyatı karşılaştırılır. |
| Heute ist es wärmer als gestern. | Bugün hava dünden daha sıcak. | İki zaman karşılaştırılır. |
| Mit dem Fahrrad bin ich schneller als zu Fuß. | Bisikletle, yürüyerek gittiğimden daha hızlı gidiyorum. | İki ulaşım biçimi karşılaştırılır. |
| Kannst du bitte langsamer sprechen? | Lütfen daha yavaş konuşabilir misin? | Karşılaştırmanın ikinci tarafı söylenmez. |
| Meine Schwester ist drei Jahre älter als ich. | Kız kardeşim benden üç yaş büyük. | Farkın miktarı belirtilir. |
| Der neue Vertrag ist viel besser. | Yeni sözleşme çok daha iyi. | Fark güçlendirilir. |
| Ich brauche mehr Zeit für diese Aufgabe. | Bu iş için daha fazla zamana ihtiyacım var. | Miktar karşılaştırması yapılır. |
| Ich trinke lieber Tee als Kaffee. | Kahve yerine çay içmeyi tercih ederim. | Tercih bildirilir. |
| Die Haltestelle ist näher als der Bahnhof. | Durak, tren istasyonundan daha yakın. | Düzensiz biçim kullanılır. |
| Wir suchen eine größere Wohnung. | Daha büyük bir daire arıyoruz. | Sıfat isimden önce ek alır. |
| Heute habe ich weniger Arbeit als gestern. | Bugün düne göre daha az işim var. | Azalan miktar anlatılır. |
Sık yapılan hatalar
1. Türkçedeki “daha”yı ayrı bir kelimeyle karşılamaya çalışmak
- Yanlış: Diese Wohnung ist mehr billig.
- Doğru: Diese Wohnung ist billiger. — Bu daire daha ucuz.
- Neden? Olağan sıfat karşılaştırmasında -er kullanılır. Mehr “daha fazla” miktarı için gereklidir: mehr Geld — daha fazla para. Mehr billig bu anlamı vermez.
2. Farklılıkta wie kullanmak
- Standart dilde yanlış: Der Zug ist schneller wie der Bus.
- Doğru: Der Zug ist schneller als der Bus. — Tren otobüsten daha hızlı.
- Neden? Derece farklıysa als, eşitlik varsa so … wie kullanılır. Bazı bölgelerde ilk biçimi duyabilirsiniz, ama yazıda ve sınavda als tercih edilmelidir.
3. Ünlü değişimini veya düzensiz biçimi unutmak
- Yanlış: Mein Bruder ist alter als ich.
- Doğru: Mein Bruder ist älter als ich. — Erkek kardeşim benden daha büyük.
- Yanlış: Der neue Plan ist guter.
- Doğru: Der neue Plan ist besser. — Yeni plan daha iyi.
- Neden? Alt → älter ünlü değişimiyle, gut → besser ise farklı bir biçimle karşılaştırılır. Yalnızca ek getirmek yetmez.
4. Yüklem sıfatına isim önündeki eki taşımak
- Yanlış: Die Wohnung ist größere.
- Doğru: Die Wohnung ist größer. — Daire daha büyük.
- Neden? Ist sonrasında özelliği bildiren sıfat burada ek almaz. Buna karşılık eine größere Wohnung — “daha büyük bir daire” söz grubunda sıfat isimden önce geldiği için ek alır. Kelimenin cümledeki yerini kontrol edin.
5. Her -er sonunu karşılaştırma sanmak
- Yanlış: “Daha küçük bir oda” demek için ein kleiner Raum kullanmak.
- Doğru: ein kleinerer Raum — daha küçük bir oda.
- Neden? Ein kleiner Raum yalnızca “küçük bir oda” demektir. Buradaki -er, karşılaştırma değil, sıfatın isimden önce aldığı ektir. Kleinerer biçiminde ilk -er karşılaştırmayı, ikinci -er ise isimle kullanılan sıfatın ekini gösterir.
6. “Çok daha” için sehr kullanmak
- Yanlış: Diese Lösung ist sehr besser.
- Doğru: Diese Lösung ist viel besser. — Bu çözüm çok daha iyi.
- Neden? Sehr gut “çok iyi”, viel besser ise “çok daha iyi” demektir. Karşılaştırmayı güçlendirirken viel, deutlich veya wesentlich gibi kelimeler kullanılır.
Kullanım notları
Farkı büyütmek, küçültmek veya ölçmek
Karşılaştırma yalnızca “daha” demek değildir; farkın ne kadar olduğunu da anlatabilirsiniz:
| Almanca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Das ist viel besser. | Bu çok daha iyi. | Büyük fark belirtilir. |
| Das ist deutlich teurer. | Bu belirgin biçimde daha pahalı. | Farkın açık olduğu vurgulanır. |
| Das ist etwas günstiger. | Bu biraz daha hesaplı. | Küçük fark belirtilir. |
| Das ist noch einfacher. | Bu daha da kolay. | Önceki dereceye göre artış vardır. |
| Die Fahrt dauert zehn Minuten länger. | Yolculuk on dakika daha uzun sürüyor. | Süre farkı ölçülür. |
| Das Zimmer ist um fünfzig Euro billiger. | Oda elli avro daha ucuz. | Fiyat farkı açıkça söylenir. |
Fiyat farkı için Das Zimmer ist fünfzig Euro billiger. — “Oda elli avro daha ucuz.” biçimi de kullanılabilir. Um, bu örnekte değişimin veya farkın miktarını öne çıkarır; karşılaştırılan şey için kullanılan als yerine geçmez.
Noch ile immer arasındaki ayrım da önemlidir: noch besser “daha da iyi” demektir; immer besser ise “giderek daha iyi” anlamındadır. Mein Deutsch wird immer besser. — “Almancam giderek daha iyi oluyor.”
Konuşma dili ve standart dil
Bazı bölgesel konuşmalarda karşılaştırmadan sonra wie veya als wie duyulabilir. Bunları duyduğunuzda anlamanız yararlıdır; ancak genel standart Almancada größer als — “...den daha büyük” kullanın. Özellikle resmî yazılarda, iş başvurularında ve dil sınavlarında bu ayrımı koruyun.
Karşılaştırma biçimi bir isteği yumuşatmaya da yardımcı olur: Könnten Sie bitte etwas langsamer sprechen? — “Lütfen biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?” Burada daha yavaş konuşmak istemek, “çok hızlı konuşuyorsunuz” diye doğrudan eleştirmekten daha nazik gelebilir.
Bağlam, karşılaştırılan tarafı tamamlayabilir
Ich nehme die billigere Tasche. — “Daha ucuz çantayı alacağım.” dediğinizde iki çanta zaten önünüzde olabilir. Bu durumda als eklemek şart değildir. Ancak bağlam yoksa “Neye göre daha ucuz?” sorusu doğar. Karşılaştırmanın ikinci tarafını söylememek bir dilbilgisi hatası değildir; önemli olan dinleyenin hangi seçenekleri karşılaştırdığınızı anlayabilmesidir.
Temelin ötesinde: ileri kullanım
A2 düzeyinde önce -er, sık kullanılan düzensiz biçimler ve als ayrımını sağlamlaştırın. Aşağıdaki yapıları hemen eksiksiz kullanmanız gerekmez; okurken tanımanız ve zamanla kendi cümlelerinize katmanız yeterlidir.
İsimden önce karşılaştırmalı sıfatlar
Almancada sıfat bir isimden (bir kişiyi, şeyi veya kavramı adlandıran kelimeden) önce gelirse, çoğu zaman ayrıca bir ek alır. Bu ek, artikel denen isim belirleyicisine, ismin tekil-çoğul oluşuna, dilbilgisel cinsiyetine ve hâline (cümlenin içinde hangi görevi üstlendiğine) bağlıdır. Türkçedeki sıfatlar bu şekilde değişmediği için iki ayrı ekin yan yana gelişi ilk başta şaşırtıcı olabilir.
İşlem sırası şöyledir: önce karşılaştırma biçimi, sonra normal sıfat eki.
| Almanca | Türkçe | Biçimin açıklaması |
|---|---|---|
| Die Wohnung ist größer. | Daire daha büyük. | İsimden önce kullanılmadığı için ek yoktur. |
| Wir suchen eine größere Wohnung. | Daha büyük bir daire arıyoruz. | Karşılaştırma biçimine -e eklenir. |
| Wir suchen einen größeren Raum. | Daha büyük bir oda arıyoruz. | Karşılaştırma biçimine -en eklenir. |
| Das ist ein besseres Angebot. | Bu daha iyi bir teklif. | Düzensiz biçime -es eklenir. |
| Mit einem kleineren Auto ist Parken leichter. | Daha küçük bir arabayla park etmek daha kolay. | İlk sıfat -en alır; ikinci sıfat ek almaz. |
Bu tablo bütün sıfat eklerini ezberletmek için değil, besser gibi karşılaştırmalı bir biçimin de isimden önce normal sıfat kurallarına uyduğunu göstermek içindir. Uzun görünen größeren veya kleineren kelimelerini yeni bir düzensiz biçim sanmayın.
Als sonrasında kişi biçimi: cümledeki göreve bakın
Als tek başına ardından gelen kişinin biçimini belirlemez. Kısa karşılaştırmayı zihninizde tam bir cümleye açın:
- Er ist größer als ich. — O benden daha uzun. Açılmış hali: Er ist größer, als ich bin. Burada ich, ikinci cümlenin öznesidir; yani cümlede boyu anlatılan kişidir.
- Sie hilft dir öfter als mir. — Sana, bana yardım ettiğinden daha sık yardım ediyor. Açılmış hali: Sie hilft dir öfter, als sie mir hilft. Mir, yardımın yöneldiği kişidir ve helfen fiilinin istediği biçimde kalır.
Bu ayrım anlamı değiştirebilir. Ich mag ihn lieber als du. — “Ben onu, senin onu sevdiğinden daha çok seviyorum.” ile Ich mag ihn lieber als dich. — “Ben onu senden daha çok seviyorum; yani seni sevdiğimden daha çok.” aynı şey değildir. Dich, sevilen kişi olarak yer alır; du, sevme eylemini yapan kişidir. Bir yanlış anlaşılma ihtimali varsa ikinci kısmı tam cümle olarak söylemek daha açıktır.
Tam cümleyle karşılaştırma ve virgül
Das Ticket ist teurer als gestern. — “Bilet düne göre daha pahalı.” cümlesinde als sonrası yalnızca kısa bir ifade olduğundan önüne virgül gelmez.
Karşılaştırmanın ikinci tarafı çekimli bir fiil içerirse, yani kişi veya zamana göre biçimlenmiş bir fiille tam bir cümle olursa virgül kullanılır:
Das Ticket ist teurer, als ich gedacht habe. — “Bilet düşündüğümden daha pahalı.”
Buradaki bölüm bir yan cümledir: tek başına ana mesajı vermek yerine ana cümleyi tamamlar. Almancada bu yapının çekimli fiili sonda durur; örnekte bu fiil habe olur. Karşılaştırmanın ikinci tarafı her zaman tek bir isim olmak zorunda değildir.
Birlikte artan veya azalan durumlar: je … desto
Türkçedeki “ne kadar … o kadar …” anlamı Almancada je … desto … ile kurulabilir. İki tarafta da karşılaştırma biçimi vardır:
Je früher wir losfahren, desto schneller kommen wir an. — “Ne kadar erken yola çıkarsak o kadar çabuk varırız.”
Je mehr ich übe, desto sicherer spreche ich. — “Ne kadar çok pratik yaparsam o kadar kendimden emin konuşurum.”
İlk bölümde fiil sonda yer alır: wir losfahren. İkinci bölüm desto + karşılaştırma biçimi ile başlar, ardından çekimli fiil gelir: desto sicherer spreche ich. Desto yerine umso da kullanılabilir; anlam yine “o kadar”dır. Bu yapı yalnızca kelime değişimi değil, cümle sırası bilgisi de gerektirdiği için temel karşılaştırmadan sonra öğrenilmelidir.
Her karşılaştırma biçimi açık bir “daha” anlamına gelmez
Eine ältere Frau ifadesi, bağlama göre “daha yaşlı bir kadın” olabileceği gibi “yaşını almış bir kadın” anlamına da gelebilir. İkinci kullanımda belirli iki kişi karşılaştırılmaz; yaşlılık daha yumuşak ve yaklaşık biçimde anlatılır.
Benzer şekilde eine größere Summe — “oldukça büyük bir meblağ” ifadesi bazen belirli başka bir meblağdan büyük olmayı değil, küçümsenemeyecek bir miktarı anlatır. Bu tür kullanımlarda karşılaştırma biçimini otomatik olarak “daha” ile çevirmeyin; bağlama bakın. Bunlar başlangıç kuralını ortadan kaldırmaz, yalnızca kelimenin kullanım alanını genişletir.
Lieber ve eher arasındaki fark
Lieber, özellikle isteyerek yapılan bir tercih için kullanılır: Ich würde lieber zu Hause bleiben. — “Evde kalmayı tercih ederim.”
Eher zaman bakımından “daha erken” olmanın yanında “daha çok, daha ziyade” anlamı da taşıyabilir: Das ist eher ein Problem der Planung. — “Bu daha çok planlamayla ilgili bir sorun.” Burada erken bir zamandan söz edilmez; sorunun hangi türden olduğu değerlendirilir. Dolayısıyla eher gördüğünüz her yerde “daha erken” çevirisini kullanmayın.
Karşılaştırmanın sınırları ve en üstün derece
Bazı özellikler normal anlamlarında derece kabul etmez: tot “ölü”, einzig “tek, biricik” demektir. Sıradan ve kesin anlamlarıyla bunlardan rutin bir “daha” biçimi üretmek uygun değildir. Mizah veya abartı içeren kullanımlar duyulabilir; bunlar günlük temel kuralın örnekleri sayılmaz.
Ayrıca “daha iyi” ile “en iyi” farklıdır: besser karşılaştırmadır, am besten en üstün derecedir. Diese Lösung ist besser. — “Bu çözüm daha iyi.” yalnızca bir başka seçeneğe göre üstünlük belirtir; Diese Lösung ist am besten. — “Bu çözüm en iyi.” ise ilgili seçenekler arasında en üst dereceyi bildirir. Bu ikinci yapı Superlativ adıyla ayrı bir konudur.
Çalışma önerileri
- İki gerçek seçenek seçin. İki marketi, iki otobüs hattını veya iki kiralık evi düşünün. Fiyat, uzaklık ve rahatlık bakımından üç cümle kurun. Her cümleyi önce kısa söyleyin, sonra als ile tamamlayın: Der Bus ist billiger. — “Otobüs daha ucuz.” Ardından Der Bus ist billiger als ein Taxi. — “Otobüs taksiden daha ucuz.”
- Kelime çiftlerini sesli çalışın. Alt–älter (yaşlı–daha yaşlı), groß–größer (büyük–daha büyük), gut–besser (iyi–daha iyi), viel–mehr (çok–daha çok) çiftlerini yalnızca yazmayın, söyleyin. Sonra her çifti farklı bir günlük durumla ilişkilendirin. Ünlü değişimini duymak, yazımda iki noktayı unutma riskini azaltır.
- Eşitlik, farklılık ve isim önündeki kullanımı dönüştürün. “Bu oda öteki kadar büyük” ile “Bu oda ötekinden daha büyük” cümlelerini ayrı ayrı kurun. Ardından “Daha büyük bir oda istiyorum” deyin. Böylece so … wie, -er … als ve ek alan sıfatı birbirinden ayırırsınız. Cümlelerinizi kontrol ederken sırayla biçime, bağlayıcı kelimeye ve sıfatın cümledeki yerine bakın.
İlgili konular
- Önce öğrenin: Yüklem sıfatları — Das Zimmer ist klein. gibi “Oda küçük” cümlelerini ve sıfatın bu konumda neden ek almadığını açıklar.
- Sonraki adım: En üstün derece biçimleri — “daha hızlı”dan “en hızlı”ya geçişi, am …-sten ve isimden önce kullanılan biçimleri ele alır.