A1

Romencede Vücut Bölümleri

Corpul Uman

Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Rumence dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.

Kısaca

Romencede vücut bölümlerini adlarıyla birlikte cinsiyetleri ve çoğullarıyla öğrenmek gerekir: un cap – două capete (bir baş – iki baş), o mână – două mâini (bir el – iki el). Ağrı anlatırken tek bir bölge için Mă doare capul. (Başım ağrıyor.), birden fazla bölge için Mă dor picioarele. (Bacaklarım ağrıyor.) denir. Bu cümlelerde mă ağrıyı yaşayan kişiyi, doare / dor ise ağrıyan şeyin tekil veya çoğul oluşunu gösterir.

Genel bakış

Vücut bölümleri, A1 düzeyinde hem günlük konuşmada hem de bir rahatsızlığı anlatırken hemen işe yarar. Ancak yalnızca “baş”, “el”, “göz” karşılıklarını bilmek yeterli değildir. Romencede bir sözcüğün cümlede aldığı biçim, onun cinsiyetine, sayısına ve belirli olup olmamasına göre değişir. Bu nedenle cap sözcüğünü öğrenirken capul biçimini de tanımak önemlidir.

Türkçede “başım”, “elim”, “gözlerim” diyerek vücut bölümünün kime ait olduğunu çoğunlukla bir ekle belirtiriz. Romencede ise bu bilgi sık sık cümlenin başka bir yerindedir: Mă doare capul. cümlesindeki capul tek başına “başım” demek değildir. Ağrıyı yaşayan kişinin ben olduğunu mă gösterir; bütün cümlenin doğal Türkçesi “Başım ağrıyor.” olur.

Bu konuda üç beceriyi birlikte geliştirmek yararlıdır: vücut bölümlerini doğru çoğul biçimleriyle söylemek, ağrıyan yere göre doare veya dor seçmek ve görünüş anlatırken sözcükleri birbirine uygun biçimde kullanmak. Önce bu temel kalıpları öğrenmek yeterlidir; daha ileride karşılaşılacak sahiplik ve deyim kullanımları ayrı bir bölümde ele alınmıştır.

Yapı nasıl işliyor?

1. Adları cinsiyetleriyle birlikte öğrenin

İsim, bir varlığı veya kavramı adlandıran sözcüktür. Romence isimlerin dilbilgisel cinsiyeti, yani sözcüklerin aldığı ekleri ve yanındaki bazı sözcükleri etkileyen bir sınıfı vardır. Bu sınıflar eril, dişil ve nötr olarak adlandırılır. Bunlar gerçek hayattaki cinsiyetle aynı şey değildir: herkesin eli için mână dişildir, herkesin başı için cap nötrdür.

Türkçede böyle bir sınıflama bulunmadığından sözcüğü “bir” ve “iki” ile birlikte ezberlemek işe yarar:

  • Eril sözcüklerde un – doi kullanılır: un ochi – doi ochi (bir göz – iki göz).
  • Dişil sözcüklerde o – două kullanılır: o mână – două mâini (bir el – iki el).
  • Nötr sözcüklerde un – două kullanılır: un picior – două picioare (bir bacak – iki bacak).

Nötr isimler tekilde eril, çoğulda dişil sözcüklerle aynı uyum örüntüsünü izler. Başlangıçta bu tanımı ezberlemek yerine un picior – două picioare çiftini hatırlamak daha kolaydır.

Romence tekil ve çoğul Türkçesi Cinsiyet ve kullanım
un cap – două capete bir baş – iki baş Nötr
o mână – două mâini bir el – iki el Dişil; çoğulda kök değişir.
un picior – două picioare bir bacak/ayak – iki bacak/ayak Nötr; anlamı bağlam belirler.
un ochi – doi ochi bir göz – iki göz Eril; tekil ve çoğul aynı yazılır.
o gură – două guri bir ağız – iki ağız Dişil
o ureche – două urechi bir kulak – iki kulak Dişil
un nas – două nasuri bir burun – iki burun Nötr
un braț – două brațe bir kol – iki kol Nötr
un deget – două degete bir parmak – iki parmak Nötr; el veya ayak parmağı olabilir.
un dinte – doi dinți bir diş – iki diş Eril
un umăr – doi umeri bir omuz – iki omuz Eril
un genunchi – doi genunchi bir diz – iki diz Eril; tekil ve çoğul aynı yazılır.

Tablodaki “iki baş” gibi ifadeler gündelik ihtiyaç sırasına göre değil, sözcüğün çoğulunu ve cinsiyetini görünür kılmak için verilmiştir. Bütün nötr isimler aynı çoğul ekiyle bitmez: capete, picioare ve brațe biçimlerini ayrı ayrı öğrenmek gerekir.

2. Belirli biçimi tanıyın

Romencede belirli tanımlık, hangi varlıktan söz edildiğini belli eden ve çoğunlukla ismin sonuna eklenen bir parçadır. Türkçede bunun bire bir karşılığı yoktur. Cap genel sözlük biçimiyken capul, bağlamda belli olan başı anlatır. Bu ek, Türkçedeki “başım” sözcüğünün “-ım” eki değildir; tek başına sahip bildirmez.

Vücut bölümleriyle kurulan birçok günlük cümlede bu belirli biçimler kullanılır. Özellikle ağrı kalıplarında aşağıdaki biçimlere sık rastlanır.

Sözlük biçimi Belirli tekil ve çoğul Türkçesi
cap capul – capetele baş – başlar
mână mâna – mâinile el – eller
picior piciorul – picioarele bacak/ayak – bacaklar/ayaklar
ochi ochiul – ochii göz – gözler
gură gura – gurile ağız – ağızlar
ureche urechea – urechile kulak – kulaklar
dinte dintele – dinții diş – dişler
braț brațul – brațele kol – kollar

Özellikle ochi – ochiul – ochii dizisine dikkat edin. Ochi hem belirsiz tekil hem belirsiz çoğul olabilir; ochiul belirli tekildir, ochii belirli çoğuldur. Yazıda ochii sözcüğünün sonundaki iki i gereksiz tekrar değildir.

Belirli biçimi her yerde kullanmak da doğru olmaz. Am două mâini. “İki elim var.” cümlesinde sayıdan sonra mâini kullanılır; două mâinile denmez. Biçimi tek başına değil, içinde bulunduğu kalıpla birlikte öğrenin.

3. Ağrı anlatırken tekil ve çoğulu ayırın

A durea, “ağrımak, acı vermek” anlamındaki fiilin sözlük biçimidir. Fiil, bir işi veya durumu bildiren sözcüktür. Bu konuda en gerekli iki biçimi şunlardır:

  • Mă doare + tekil vücut bölümü: Mă doare mâna. — Elim ağrıyor.
  • Mă dor + çoğul vücut bölümü: Mă dor mâinile. — Ellerim ağrıyor.

Burada özne, yani fiilin kendisine göre biçim aldığı cümle ögesi, ağrıyan vücut bölümüdür. Tek bir el ağrıyorsa doare, iki el ağrıyorsa dor kullanılır. Ağrıyı yaşayan kişi aynı kalsa da fiil değişir.

Türkçede “ellerim ağrıyor” derken fiili çoğullaştırmak zorunda değiliz. Bu alışkanlık Romencede Mă doare mâinile demeye yol açabilir. Romence kalıbı kurarken “Kaç kişi ağrı çekiyor?” değil, “Ağrıyan şey tekil mi, çoğul mu?” diye düşünün.

4. Ağrıyı yaşayan kişiyi değiştirin

Mă, zamir, yani burada kişinin adı yerine kullanılan kısa bir sözcüktür. Kimin canının yandığını gösterir. Aşağıdaki kalıplarda değişen ilk sözcük kişiyi, doare / dor ise yine vücut bölümünün sayısını belirtir.

Ağrıyı yaşayan kişi Tekil bölge Çoğul bölgeler
Ben Mă doare capul. Mă dor picioarele.
Sen Te doare capul. Te dor picioarele.
O, erkek Îl doare capul. Îl dor picioarele.
O, kadın O doare capul. O dor picioarele.
Biz Ne doare capul. Ne dor picioarele.
Siz Vă doare capul. Vă dor picioarele.
Onlar, erkekler veya karma grup Îi doare capul. Îi dor picioarele.
Onlar, kadınlar Le doare capul. Le dor picioarele.

Örneğin Te doare capul? “Başın ağrıyor mu?”, Vă dor picioarele? ise “Bacaklarınız ağrıyor mu?” demektir. Vă birden fazla kişiye veya tek kişiye kibarca seslenirken kullanılabilir.

Olumsuzluk için nu eklenir: Nu mă doare capul. — Başım ağrımıyor. Soruda Türkçedeki “mı” gibi ayrı bir parçaya ihtiyaç yoktur; konuşmada soru tonlaması, yazıda soru işareti yeterli olabilir: Te doare mâna? — Elin ağrıyor mu?

5. Görünüş anlatırken uyuma dikkat edin

Sıfat, bir varlığın nasıl olduğunu anlatan sözcüktür; “mavi”, “uzun” ve “büyük” gibi. Romencede sıfatın biçimi, anlattığı isimle cinsiyet ve sayı bakımından uyum gösterir; yani o isme göre değişebilir.

Am ochii albaștri. — Gözlerim mavi.

Bu cümlede ochii eril çoğuldur; “mavi” anlamındaki sıfat da eril çoğul albaștri biçimindedir. Aynı gözden tekil olarak söz ederken un ochi albastru (mavi bir göz) denir. Dişil çoğul mâini ile ise mâini mici (küçük eller) gibi uygun bir biçim kullanılır.

Bütün sıfat çekimlerini bu konuyla birlikte ezberlemek gerekmez. Ancak bir vücut bölümünü çoğullaştırırken yanındaki sıfatın da değişebileceğini fark etmek önemlidir.

Cümle içinde örnekler

Aşağıdaki örnekler ağrı, görünüş ve günlük yönergeleri birlikte gösterir. Çeviriler sözcük sırasını değil, Türkçede doğal olarak söyleyeceğimiz anlamı izler.

Romence Türkçesi Açıklama
Mă doare capul. Başım ağrıyor. Tekil bölgeyle doare.
Mă dor picioarele. Bacaklarım ağrıyor. Çoğul bölgeyle dor.
Am ochii albaștri. Gözlerim mavi. Eril çoğul sıfat uyumu.
Ridică mâna! Elini kaldır! Tek kişiye verilen yönerge.
Mă doare un dinte. Bir dişim ağrıyor. Hangi diş olduğu belirtilmiyor.
Te dor urechile? Kulakların ağrıyor mu? Soruda da çoğul dor kullanılır.
Nu mă doare brațul. Kolum ağrımıyor. Nu ile olumsuzluk.
O doare mâna dreaptă. Onun sağ eli ağrıyor. O ağrıyı yaşayan kadını gösterir.
Vă doare spatele? Sırtınız ağrıyor mu? Kibar hitapta kullanılabilir.
Deschide gura, te rog. Lütfen ağzını aç. Tek kişiye yöneltilen rica.
Închide ochii! Gözlerini kapat! Belirli çoğul ochii.
Are mâinile reci. Elleri soğuk. Reci, ellerin durumunu belirtir.
Mă spăl pe mâini înainte de masă. Yemekten önce ellerimi yıkarım. Vücut bakımı için ayrı bir yapı.
Mi-am rupt un deget. Bir parmağımı kırdım. Sahipliği kısa zamirle anlatan ileri yapı.

Spate (sırt) sözcüğünün bu kalıptaki belirli biçimi spatele olur. Sonu -le ile bittiği için onu otomatik olarak çoğul sanmayın: standart ağrı kalıbı Mă doare spatele. — Sırtım ağrıyor.

Sık yapılan hatalar

1. Çoğul bir bölgeyle doare kullanmak

  • Yanlış: Mă doare picioarele.
  • Doğru: Mă dor picioarele. — Bacaklarım ağrıyor.
  • Neden? Fiilin biçimini mă değil, çoğul olan picioarele belirler. Tek bir bacak için Mă doare piciorul. denir.

2. Türkçedeki “başım” ekini her cümlede ayrıca karşılamak

  • Doğal olmayan: Mă doare capul meu. — Tarafsız bir “Başım ağrıyor.” demek isterken.
  • Doğal: Mă doare capul.
  • Neden? Bu kalıpta kimin başından söz edildiği zaten anlaşılır. Meu “benim” demektir; özel bir karşılaştırma dışında gereksiz vurgu yaratır. Bu nedenle ilk cümle her bağlamda dilbilgisi hatası değil, sıradan bir şikâyet için uygun olmayan bir seçimdir.

3. Mână sözcüğünün çoğulunu düzenli sanmak

  • Yanlış: două mâne
  • Doğru: două mâini — iki el
  • Neden? Çoğul biçim yalnızca sona bir ek getirmekle oluşmaz; sözcüğün içinde de değişiklik vardır. Mână – mâini – mâinile dizisini birlikte çalışın.

4. Gözlerin rengini tekil sıfatla anlatmak

  • Yanlış: Am ochii albastru.
  • Doğru: Am ochii albaștri. — Gözlerim mavi.
  • Neden? Ochii eril çoğul olduğundan sıfat da eril çoğul biçimdedir. Türkçede “mavi” değişmez; Romencede bu alışkanlığı aynen sürdüremeyiz.

5. Ağrı kalıbında ismi sözlük biçiminde bırakmak

  • Yanlış: Mă doare cap.
  • Doğru: Mă doare capul. — Başım ağrıyor.
  • Neden? Bu yaygın kalıpta bağlamda belli olan vücut bölümü belirli biçimiyle kullanılır. Belirsiz bir şeyden söz edilecekse Mă doare un dinte. (Bir dişim ağrıyor.) gibi bir yapı kurulabilir; isim çıplak biçimde bırakılmaz.

Kullanım notları

Bacak mı, ayak mı?

Picior, bağlama göre bacak veya ayak anlamına gelebilir. Türkçedeki iki sözcüğün sınırlarını Romenceye doğrudan taşımayın. Mă doare piciorul. tek başına söylendiğinde tam bölgeyi anlamak için devamını dinlemek veya kişiye sormak gerekebilir. Daha kesin konuşmak gerektiğinde diz için genunchi, ayak bileği için gleznă gibi bölge adları kullanılır.

Mână temel olarak el, braț ise kol demektir. Bununla birlikte günlük konuşmada mână bazen daha geniş bir bölgeyi anlatabilir. Bir sağlık görüşmesinde yalnızca sözcüğe güvenmek yerine ağrının yerini göstermek veya ayrıntılandırmak yararlıdır.

Rica ile emir arasındaki fark

Ridică mâna! — Elini kaldır! ve Deschide gura! — Ağzını aç! cümleleri emir kipindedir, yani birine bir şey yapmasını söyleyen fiil biçimleri içerir. Bu biçimler tek kişiye samimi hitap içindir. Te rog (lütfen) eklemek ifadeyi yumuşatır.

Tek kişiye kibarca veya bir gruba seslenirken Ridicați mâna, vă rog. (Lütfen elinizi kaldırın.) ve Deschideți gura, vă rog. (Lütfen ağzınızı açın.) kullanılabilir. “Lütfen” eklemek, tek başına samimi fiil biçimini kibar çoğul biçime dönüştürmez; fiil de değişir.

Ağrının ne zaman ve ne kadar olduğunu söylemek

Temel cümleyi kısa eklemelerle genişletebilirsiniz: Mă doare capul de ieri. — Dünden beri başım ağrıyor. Mă doare foarte tare. — Çok ağrıyor. İkinci cümlede ağrıyan yer konuşmadan belliyse yeniden söylenmez.

Doare yalnızca uzun süren bir sızıyı anlatmaz; dokununca veya hareket edince hissedilen acı için de kullanılabilir. Türkçede bağlama göre “ağrımak”, “acımak” veya “canını yakmak” daha doğal karşılık olabilir.

Temelin ötesi: daha sonra karşılaşacağınız yapılar

Bu bölümdeki kalıpları hemen üretmek zorunda değilsiniz. Önce Mă doare… ve Mă dor… ayrımını rahatça kullanabilmek yeterlidir.

Sahiplik her zaman meu ile anlatılmaz

Romence, vücutla ilgili eylemlerde sahipliği çoğu zaman kısa zamirlerle gösterir. Mi-am rupt un deget. cümlesinin doğal Türkçesi “Bir parmağımı kırdım.”dır. Buradaki mi- kişinin kendisiyle ilgili sahiplik bağını kurar; am rupt ise geçmişte gerçekleşen “kırdım” eylemini anlatır. Dolayısıyla “benim” anlamındaki ayrı bir sözcüğü her vücut bölümünün yanına koymak gerekmez.

Buna karşılık, vücut bölümünün kendisini özellikle tanımlarken açık sahiplik kullanılabilir: Mâna mea este mai mică decât a ta. — Benim elim seninkinden daha küçük. Burada eller karşılaştırıldığı için mea anlamlıdır. Mea, dişil tekil mână ile kullanılan “benim” biçimidir.

Yıkanma kalıbını ağrı kalıbıyla karıştırmayın

Mă spăl pe mâini. — Ellerimi yıkıyorum.

Burada dönüşlü yapı, yani eylemi yapan kişinin aynı zamanda eylemden kendisiyle ilgili olarak etkilendiğini gösteren bir anlatım vardır. Mă yine cümlede bulunur, fakat yapı Mă doare mâna. ile aynı değildir: spăl yıkayan kişiye göre biçim alır. Ayrıca pe mâini ifadesinde isim belirli ek almaz.

Îmi spăl mâinile. de “Ellerimi yıkıyorum.” anlamına gelir. İki yapıyı karıştırıp birinden zamiri, diğerinden isim biçimini rastgele almak yerine her birini bütün olarak öğrenmek daha güvenlidir.

Geçmişteki ağrı

Şimdiki ağrı için öğrendiğiniz tekil–çoğul ayrımı geçmişte de önemlidir:

  • M-a durut capul. — Başım ağrıdı.
  • M-au durut picioarele. — Bacaklarım ağrıdı.

Bunlar tamamlanmış bir geçmiş durumu anlatan biçimlerdir. M-a ile m-au arasındaki fark da ağrıyan şeyin tekil veya çoğul oluşuyla bağlantılıdır. Geçmiş zamanı öğrenirken bu iki cümleyi bir çift olarak yeniden çalışabilirsiniz.

Vücut adlarıyla kurulan deyimler

Vücut bölümleri her zaman gerçek anlamda kullanılmaz. Deyim, anlamı sözcüklerin tek tek anlamından tam olarak çıkarılamayan kalıplaşmış ifadedir.

  • Dă-mi o mână de ajutor. — Bana yardım et. Burada gerçekten bir el istenmez.
  • Cu capul în nori — Aklı bir karış havada. Sözcüğü sözcüğüne “başı bulutlarda” anlamına gelen bu ifade, dalgın birini anlatır.
  • Mă doare sufletul. — İçim acıyor. Suflet “ruh” anlamındadır; a durea burada fiziksel olmayan bir acıyı anlatır.

Deyimlerde bire bir çeviri yerine bütün ifadenin kullanımını öğrenmek gerekir. Başlangıçtaki fiziksel ağrı kuralı sağlam bir temel sağlar, ancak her mecazı tek başına açıklamaz.

Çalışma önerileri

  1. Sözcükleri üçlü dizilerle çalışın. Örneğin o mână – două mâini – mâinile (bir el – iki el – belirli eller) ve un ochi – doi ochi – ochii (bir göz – iki göz – belirli gözler). Önce anlamını söyleyin, ardından çoğulunu ve belirli biçimini hatırlamayı deneyin. Böylece yalnızca sözlük karşılığını değil, cümlede ihtiyaç duyacağınız biçimi öğrenirsiniz.
  2. Ağrı cümlesinde tek bir parçayı değiştirin. Mă doare mâna. (Elim ağrıyor.) ile başlayın; önce Mă dor mâinile. (Ellerim ağrıyor.), sonra Te dor mâinile? (Ellerin ağrıyor mu?) ve Nu mă dor mâinile. (Ellerim ağrımıyor.) kurun. Her değişiklikten sonra fiili vücut bölümünün sayısına göre kontrol edin.
  3. Kısa bir günlük durum canlandırın. Bir gün doktora iki şikâyet anlatın, başka bir gün aynadaki görünüşünüzü tarif edin. Örneğin Mă doare capul, dar nu mă dor urechile. (Başım ağrıyor ama kulaklarım ağrımıyor.) cümlesini sesli söyleyin. Sonra göz renginizi anlatan bir cümle ekleyin. Ağrı kalıbıyla görünüş kalıbının farklı çalıştığını özellikle fark edin.

İlgili konular

  • Önce öğrenilmesi yararlı: İsimlerin cinsiyeti — Eril, dişil ve nötr ayrımını; özellikle un – doi, o – două ve un – două örüntülerini anlamayı sağlar.

Ön koşul

Rumencede İsimlerin CinsiyetiA1

Diğer A1 kavramları

Bu kavram diğer dillerde

Tüm dillerde karşılaştır