Korecede edilgen çatı (피동)
피동
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Korece dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Korecede 피동, bir işi yapandan çok o işten etkilenen kişiyi veya şeyi öne çıkaran edilgen anlatımdır: 문이 열렸어요. “Kapı açıldı.” Yaygın yollar, fiile -이/히/리/기 eklerinden uygun olanını getirmek ve -아/어지다 kullanmaktır; ancak her fiile aynı yöntem uygulanmaz. Eylemi yapan kişi gerektiğinde 에게 veya konuşma dilinde 한테 ile belirtilir, fakat çoğu cümlede söylenmez.
Genel bakış
“Görevli kapıyı açtı” dediğimizde görevlinin yaptığı işi anlatırız. “Kapı açıldı” dediğimizde ise kapının başına geleni anlatırız. Korecede de bu bakış açısı değişimi önemlidir. 직원이 문을 열었어요. “Görevli kapıyı açtı” cümlesinin odağı işi yapan kişi olabilirken, 문이 열렸어요. “Kapı açıldı” cümlesinde kapıyla ilgili gelişmeyi bildiririz. İkinci cümle, kapıyı kimin açtığını tek başına söylemez.
B1 düzeyinde bu yapıyı öğrenmek; günlük olayları, kaybolan eşyaları, yapılan duyuruları ve bir işin sonucunu anlatmayı kolaylaştırır. Türkçedeki “çözülmek, okunmak, yakalanmak” gibi fiiller iyi bir başlangıç noktasıdır. 문제가 풀렸어요. “Sorun çözüldü” derken Korece de Türkçe gibi yapanı geri planda bırakabilir.
Yine de Türkçedeki her edilgen fiilin Korecede bire bir karşılığı yoktur. Ayrıca “Kapı açıldı” veya “Cam kırıldı” gibi cümleler, bir kişinin müdahalesini de kendiliğinden olan bir olayı da anlatabilir. Bu yüzden yalnızca ek ezberlemek yetmez: fiilin yerleşik biçimini, cümledeki kişilerin rollerini ve anlatılan durumu birlikte değerlendirmek gerekir.
Nasıl kurulur?
1. Önce cümledeki bakış açısını değiştirin
Etken cümlede işi yapan kişi öne çıkar; edilgen cümlede işten etkilenen kişi veya şey öne çıkar. Burada iki terim işimize yarar:
- Özne, cümlenin bildirdiği işi yapan veya durumu yaşayan öğedir. Edilgen cümlede işi yapan olmak zorunda değildir.
- Nesne, etken cümlede yapılan işten doğrudan etkilenen öğedir; örneğin “kapıyı açtı” ifadesindeki “kapıyı”.
Korecede nesne çoğunlukla 을/를, özne ise 이/가 ile işaretlenir. Nesne edilgen cümlenin öznesi olduğunda ek de değişir.
| Korece | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| 직원이 문을 열었어요. | Görevli kapıyı açtı. | İşi yapan görevli; etkilenen şey kapı. |
| 문이 열렸어요. | Kapı açıldı. | Kapı artık özne konumunda. |
| 경찰이 도둑을 잡았어요. | Polis hırsızı yakaladı. | Hırsız, yakalama eyleminin nesnesi. |
| 도둑이 경찰에게 잡혔어요. | Hırsız polis tarafından yakalandı. | Hırsız özne; yakalayan kişi ayrıca belirtilmiş. |
이/가 seçimi, kelimenin son sesine bağlıdır: ünsüzden sonra 이, ünlüden sonra 가 gelir. Bu nedenle 문이 “kapı” ve 도둑이 “hırsız”, ama 차가 “araba” kullanılır. Bir şeyin cümlenin konusu olduğunu belirten 은/는 de kullanılabilir: 문은 열렸어요. “Kapı açıldı / Kapıya gelince, açıldı.” Edilgen cümlede her zaman görünür bir 이/가 bulunması şart değildir.
Türkçe açısından en yararlı kontrol şudur: “Kapıyı açıldı” değil, “Kapı açıldı” deriz. Korecede de aynı rol değişimini 문을 → 문이 üzerinden takip edebilirsiniz.
2. Fiile eklenen -이/히/리/기
Fiil, bir işi veya oluşu anlatan kelimedir. Korece sözlüklerde fiiller genellikle -다 ile biter. Bu son kısmı çıkardığımızda kalan bölüme gövde denir: 잡다 “yakalamak” fiilinin gövdesi 잡- olur. Bazı fiillerde bu gövdeye -이-, -히-, -리-, -기- eklerinden biri gelir.
Bu dört ek, serbestçe birbirinin yerine kullanılamaz. Türkçede “okunmak” yerine rastgele bir edilgen ek seçemediğimiz gibi, Korecede de yerleşik biçimi öğrenmeliyiz. Bazı ses örüntüleri olsa da yalnızca son harfe bakarak güvenilir bir seçim yapmak mümkün değildir.
| Etken fiil | Türkçe anlamı | Edilgen fiil | Türkçe anlamı |
|---|---|---|---|
| 보다 | görmek | 보이다 | görünmek, görülmek |
| 놓다 | koymak | 놓이다 | konulmak, yerleştirilmiş olmak |
| 닫다 | kapatmak | 닫히다 | kapanmak, kapatılmak |
| 읽다 | okumak | 읽히다 | okunmak |
| 잡다 | yakalamak | 잡히다 | yakalanmak |
| 열다 | açmak | 열리다 | açılmak |
| 풀다 | çözmek | 풀리다 | çözülmek |
| 듣다 | duymak, dinlemek | 들리다 | duyulmak, kulağa gelmek |
| 쫓다 | kovalamak | 쫓기다 | kovalanmak |
| 안다 | kucaklamak | 안기다 | kucaklanmak, birinin kucağına alınmak |
Tablodaki 열다 → 열리다 ve 풀다 → 풀리다 biçimlerinde, etken fiilin sonundaki ㄹ ile edilgen ek birleşirken sözlük biçimi bu şekilde oluşur. Bunları harfleri üst üste ekleyerek değil, birer fiil çifti olarak öğrenin.
Ayrıca Türkçe karşılık her zaman “-ılmak” ya da “-inmek” ile bitmez. 보이다 çoğu bağlamda “görünmek”, 들리다 ise “duyulmak” anlamındadır. 산이 보여요. “Dağ görünüyor” ve 음악이 들려요. “Müzik sesi duyuluyor” cümlelerinde belirli bir yapan kişiyi aramayız.
3. Edilgen fiili zaman ve nezakete göre çekin
Edilgen fiili bulduktan sonra bildiğiniz -아/어요 kibar bitişini kullanırsınız. Edilgenlik ayrı bir zaman değildir: aynı fiil şimdiye, geçmişe veya geleceğe ilişkin olabilir.
| Biçim | Türkçe karşılığı | Açıklama |
|---|---|---|
| 열리다 | açılmak | Sözlük biçimi. |
| 열려요 | açılıyor / açılır | Bağlama göre şimdiki veya genel zaman. |
| 열렸어요 | açıldı | Geçmişteki olay. |
| 열릴 거예요 | açılacak | Geleceğe ilişkin beklenti. |
| 닫혀요 | kapanıyor / kapanır | Kibar bitişle kullanım. |
| 닫혔어요 | kapandı | Geçmişteki olay. |
| 읽혀요 | okunuyor / okunur | Okuma eylemi kitaba veya yazıya yönelir. |
| 읽혔어요 | okundu | Okuma gerçekleşmiş. |
Örneğin 열리- + -어요 → 열려요, 읽히- + -었어요 → 읽혔어요 olur. Kibar bitiş, dinleyiciye yönelik anlatım biçimidir; cümlenin edilgen olmasıyla aynı şey değildir. Yani “edilgen” ile “kibar” iki ayrı özelliktir.
4. -아/어지다 ile oluşan yapılar
İkinci önemli yol, fiilin -아/어 biçimine 지다 eklemektir. Gövdenin son ünlüsü ㅏ veya ㅗ ise genellikle -아지다, diğer ünlülerde -어지다 kullanılır; 하다 ile biten uygun fiillerde -해지다 görülür. Ancak bu biçim kurma kuralı, yapının her fiille doğal olacağı anlamına gelmez.
쓰다 “yazmak” fiilinde ㅡ düşer ve 써지다 biçimi ortaya çıkar. 만들다 “yapmak, üretmek” ile 만들어지다 “yapılmak, üretilmek” oluşur. 깨다 “kırmak” fiilinin yaygın karşılığı 깨지다 “kırılmak”tır. 깨지다 biçimini ayrıca ezberlemek yararlıdır; buraya fazladan bir edilgen ek getirmeniz gerekmez.
| Korece | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| 이 가방은 가죽으로 만들어졌어요. | Bu çanta deriden yapılmış. | Üretimin sonucu öne çıkıyor. |
| 이 펜은 글씨가 잘 써져요. | Bu kalemle rahat yazılıyor. | Yazan kişiden çok yazmanın kolaylığı anlatılıyor. |
| 창문이 깨졌어요. | Pencerenin camı kırıldı. | Kırılma bildiriliyor; sebep belirtilmiyor. |
Özellikle 잘 “iyi, kolayca” ve olumsuzlukla birlikte, -아/어지다 bir işin yapılabilirliğini de anlatabilir. “Yazıldı” ile “kolay yazılıyor” aynı anlam değildir; çevredeki kelimeler yorumu belirler.
5. Eylemi yapanı gerektiğinde ekleyin
Korecede edilgen cümlede yapan kişinin belirtilmemesi son derece yaygındır. Yapan önemliyse kişi adından sonra 에게, günlük konuşmada 한테 getirilebilir:
- 도둑이 경찰에게 잡혔어요. — Hırsız polis tarafından yakalandı.
- 저는 친구한테 속았어요. — Arkadaşım tarafından kandırıldım.
İkinci örnekteki 속다 “aldanmak, kandırılmak” anlamıyla öğrenilen bir fiildir. Edilgen anlamın her zaman görünür bir ekle kurulmadığını da gösterir.
에게/한테, her yerde “tarafından” demek değildir; başka cümlelerde eylemin yöneldiği kişiyi de gösterebilir. 친구에게 책을 줬어요. “Arkadaşıma kitap verdim” cümlesinde arkadaş işi yapan değil, kitabı alan kişidir. Türkçeye bakarak tek bir karşılık ezberlemek yerine fiille birlikte yorumlayın.
İnsan olmayan bir etken veya sebep için çoğu zaman 에 kullanılır: 문이 바람에 닫혔어요. “Kapı rüzgârla kapandı.” 바람에게 demek, rüzgârı insan gibi işaretleyeceği için bu sıradan anlatımda uygun değildir.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde bazen doğrudan edilgen bir Türkçe karşılık, bazen de “açıldı, göründü” gibi daha doğal bir anlatım kullanılmıştır. Amaç, her Korece eki tek bir Türkçe eke bağlamak değil, cümlenin odağını anlamaktır.
| Korece | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| 문이 열렸어요. | Kapı açıldı. | Açan kişi belirtilmiyor. |
| 책이 읽혔어요. | Kitap okundu. | Kısa cümle; okuyanın kim olduğu bağlamdan anlaşılabilir. |
| 문제가 풀렸어요. | Sorun çözüldü. | Sonuç önemli. |
| 창문이 깨졌어요. | Pencerenin camı kırıldı. | Kazayı da dışarıdan bir müdahaleyi de anlatabilir. |
| 문이 바람에 닫혔어요. | Kapı rüzgârla kapandı. | İnsan olmayan sebep belirtilmiş. |
| 도둑이 경찰에게 잡혔어요. | Hırsız polis tarafından yakalandı. | Yapan kişi açıkça söylenmiş. |
| 밖에서 이상한 소리가 들려요. | Dışarıdan tuhaf bir ses geliyor. | Türkçede “ses geliyor” doğal karşılık. |
| 여기서는 바다가 잘 보여요. | Buradan deniz rahatça görünüyor. | Görüş imkânı anlatılıyor. |
| 이 소설은 많은 사람들에게 읽혔어요. | Bu roman pek çok kişi tarafından okundu. | Okuyan kişiler belirtilmiş. |
| 이 의자는 나무로 만들어졌어요. | Bu sandalye ahşaptan yapılmış. | Malzeme ve üretim sonucu. |
| 이름이 잘못 쓰였어요. | İsim yanlış yazılmış. | Yazanın kimliği önemli değil. |
| 고양이가 개에게 쫓기고 있어요. | Kedi köpek tarafından kovalanıyor. | Eylem şu anda sürüyor. |
Son örnekte -고 있어요, devam eden eylemi anlatır. Aynı edilgen fiil hem tamamlanmış bir olayı hem de sürmekte olan bir işi anlatan yapılara girebilir. Edilgenliği tanıdıktan sonra zaman ve görünüş bilgisine ayrıca bakın.
Sık yapılan hatalar
1. Nesne ekini değiştirmemek
- Yanlış: 문을 열렸어요.
- Doğru: 문이 열렸어요. — Kapı açıldı.
- Neden? 열리다 ile kapı artık işi doğrudan alan nesne değil, açılma durumunu yaşayan öznedir. “Kapıyı açtım” demek istiyorsanız 문을 열었어요. kullanın.
2. Edilgen eki rastgele seçmek
- Yanlış: 책이 읽렸어요.
- Doğru: 책이 읽혔어요. — Kitap okundu.
- Neden? 읽다 fiilinin bu edilgen biçimi 읽히다 olarak yazılır. -히- yerine -리- seçilemez. Yeni fiili tek başına değil, 읽다–읽히다 çiftiyle not edin.
3. Zaten edilgen olan biçime gereksiz yere bir ek daha eklemek
- Kaçınılacak biçim: 문이 열려졌어요.
- Tercih edilen: 문이 열렸어요. — Kapı açıldı.
- Neden? 열리다 zaten gereken anlamı verir. Üzerine -어지다 eklemek bu cümlede gereksizdir. Böyle üst üste kurulmuş biçimler gerçek kullanımda görülebilir; ancak öğrenirken yalın ve yerleşik biçimi tercih edin.
4. Etken fiille edilgen anlam beklemek
- Yanlış, “kitap okundu” anlamında: 책이 읽었어요.
- Doğru: 책이 읽혔어요. — Kitap okundu.
- Neden? 읽었어요 “okudu” demektir; bu cümlede kitabı okuyan konumuna getirir. “Kitabı okudum” demek içinse 책을 읽었어요. kullanılır; “ben” bağlamdan anlaşılabilir.
5. İnsan olmayan sebebe 에게 getirmek
- Bu anlamda uygun değil: 문이 바람에게 닫혔어요.
- Doğru: 문이 바람에 닫혔어요. — Kapı rüzgârla kapandı.
- Neden? Burada rüzgârı bir kişi gibi işaretlemeyiz. 에게/한테 çoğunlukla kişilerle, bu tür sebep bildiriminde 에 kullanılır.
6. Her “-지다” biçimini edilgen saymak
- Yanlış yorum: 날씨가 추워졌어요. cümlesini “Hava soğutuldu” diye anlamak.
- Doğru yorum: 날씨가 추워졌어요. — Hava soğudu.
- Neden? 춥다 “soğuk olmak” bir özellik bildirir. Burada -어지다, başkasının yaptığı bir işi değil, o özelliğe doğru değişimi anlatır. Edilgen anlamla durum değişimini ayırmak gerekir.
Kullanım notları
Türkçede edilgen, Korecede etken anlatım daha doğal olabilir
Türkçedeki “Bu yemek burada çok yenir” gibi bir cümleyi mutlaka edilgen bir Korece fiille kurmak gerekmez. 여기서는 사람들이 이 음식을 많이 먹어요. “Burada insanlar bu yemeği çok yer” açık ve doğaldır. “İnsanlar” bilgisi gerekmediğinde, bağlam uygunsa 여기서는 이 음식을 많이 먹어요. “Burada bu yemek çok yenir / Bu yemeği burada çok yerler” de denebilir. Korece cümle biçim olarak etkendir, fakat doğal Türkçe çevirisi edilgen olabilir.
Bu durum özellikle Türkçedeki “denir, yapılır, kullanılır” gibi genel anlatımlarda önemlidir. Çevirideki edilgen eke değil, Korece konuşanın hangi anlatımı tercih edeceğine odaklanın.
Görünmek ve duyulmak günlük dilin parçasıdır
보이다 ve 들리다, resmî metinlerle sınırlı değildir. 잘 안 보여요. “Pek görünmüyor / İyi göremiyorum” ve 잘 안 들려요. “İyi duyulmuyor / İyi duyamıyorum” günlük konuşmada çok işe yarar. Bu cümlelerde gözlemleyen kişi bağlamdan anlaşılır; Türkçede “ben” merkezli bir çeviri daha doğal olabilir.
Yapanı belirtmek zorunlu değildir
창문이 깨졌어요. “Cam kırıldı” cümlesi, tek başına kimin sorumlu olduğunu söylemez. Konuşan kişi sebebi bilmiyor olabilir ya da yalnızca hasarı bildiriyor olabilir. Buradan otomatik olarak sorumluluktan kaçınma niyeti çıkarmayın; dil bilgisi bunu tek başına göstermez.
Yapanın önemli olduğu bir anlatımda etken cümle daha açık olabilir: 아이가 창문을 깼어요. “Çocuk camı kırdı.” Edilgen kullanmak, cümleyi kendiliğinden daha kibar yapmaz.
Resmî metinlerde 에 의해
Haberlerde, raporlarda ve açıklamalarda 에 의해 “tarafından, etkisiyle” ifadesiyle karşılaşabilirsiniz: 이 건물은 유명한 건축가에 의해 설계되었어요. “Bu bina ünlü bir mimar tarafından tasarlandı.” Günlük bir olay için sürekli bu yapıyı kullanmak ağır gelebilir. Konuşmada yapanı hiç söylememek, uygun fiille 에게/한테 kullanmak veya etken cümle kurmak çoğu zaman daha doğaldır.
Bir adım ötesi: önemli ayrımlar
Olayın gerçekleşmesi ile sonuç durumunu ayırın
문이 열렸어요. “Kapı açıldı” bir olayı bildirir. 문이 열려 있어요. “Kapı açık” ise o olayın sonucunda sürmekte olan durumu bildirir. İkinci yapıda -아/어 있다, gerçekleşmiş bir değişimin devam eden sonucunu anlatır.
| Korece | Türkçe | Odak |
|---|---|---|
| 문이 열렸어요. | Kapı açıldı. | Açılma olayı gerçekleşti. |
| 문이 열리고 있어요. | Kapı açılıyor. | Açılma hareketi sürüyor. |
| 문이 열려 있어요. | Kapı açık. | Açık olma durumu sürüyor. |
| 문이 닫혀 있어요. | Kapı kapalı. | Kapanmanın sonucu sürüyor. |
Geçmişte açılmış bir kapı sonradan kapanmış olabilir. Bu yüzden 열렸어요 ile 열려 있어요 aynı bilgiyi vermez. Türkçede “açıldı” ile “açık” ayrımı, Korecedeki bu farkı anlamak için iyi bir dayanak sağlar.
-아/어지다 her zaman dışarıdan yapılan bir işi göstermez
방이 조용해졌어요. “Oda sessizleşti” cümlesinde 조용하다 “sessiz olmak” bir özellik bildirir. 날씨가 따뜻해졌어요. “Hava ısındı” cümlesinde de 따뜻하다 “ılık, sıcak olmak” özelliğinin değişmesi anlatılır. Bunları birinin odayı “sessizleştirmesi” veya havayı “ısıtması” diye yorumlamak gerekmez.
Öte yandan bir eylem fiiliyle kullanılan -아/어지다, bazen tamamlanmış bir işi, bazen de bir işi yapmanın kolaylığını anlatır:
- 이 펜은 글씨가 잘 써져요. — Bu kalemle rahat yazılıyor.
- 오늘은 글이 잘 안 써져요. — Bugün bir türlü rahat yazamıyorum.
İkinci cümle, bir yazının başkası tarafından yazılmadığını değil, konuşanın yazmakta zorlandığını anlatabilir. Bağlam ve 잘 안 “iyi olmama, kolay gerçekleşmeme” ifadesi burada belirleyicidir.
하다 fiillerinde 되다 ve başka karşılıklar
하다 ile biten her fiile aynı edilgen ek getirilmez. İşlem, karar ve sonuç bildiren birçok fiilde 되다 karşılığı yaygındır:
| Etken biçim | Türkçe | Yaygın karşılık | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 결정하다 | karar vermek, kararlaştırmak | 결정되다 | kararlaştırılmak |
| 취소하다 | iptal etmek | 취소되다 | iptal edilmek |
| 사용하다 | kullanmak | 사용되다 | kullanılmak |
| 발표하다 | duyurmak, açıklamak | 발표되다 | duyurulmak, açıklanmak |
회의가 취소되었어요. “Toplantı iptal edildi” ve kısalmış biçimi 회의가 취소됐어요. aynı temel anlamı taşır. Ancak “Bütün 하다 fiilleri 되다 olur” diye bir kural çıkarmayın.
Bazı kelimelerde 받다 “almak” veya 당하다 “maruz kalmak” ile kurulmuş yerleşik karşılıklar vardır. 칭찬을 받았어요. “Övgü aldım / Övüldüm” ve 공격을 당했어요. “Saldırıya uğradım” buna örnektir. 당하다 çoğunlukla olumsuz bir deneyimi anlatır; her edilgen cümleye eklenebilen tarafsız bir yardımcı fiil değildir. Bu ifadeleri kelime grubu olarak öğrenmek daha güvenlidir.
Edilgen ve ettirgen biçimler birbirine benzeyebilir
Ettirgen, bir işi başkasına yaptırmayı veya birinin bir duruma girmesini sağlamayı anlatır. Korecede 사동 denen bu yapının bazı ekleri edilgen eklerle aynı görünebilir. Özellikle 읽히다 hem “okunmak” hem de “okutmak” anlamına gelebilir:
- 이 책은 많은 사람들에게 읽혔어요. — Bu kitap pek çok kişi tarafından okundu.
- 선생님이 학생들에게 책을 읽혔어요. — Öğretmen öğrencilere kitabı okuttu.
İlk cümlede kitap, okuma eyleminden etkilenen şeydir. İkincide öğretmen, okuma işini öğrencilere yaptırır; 책을 hâlâ nesnedir. Eki tek başına görmek anlamı belirlemek için yeterli değildir. Kimin işi başlattığına, kimin etkilendiğine ve 을/를 ile işaretlenen öğeye bakın.
Bu ayrım, “Her -히다 fiili edilgendir” veya “에게 varsa kesin yapan kişidir” gibi kestirme kuralların neden güvenilir olmadığını gösterir.
Çalışma önerileri
- Fiilleri cümle çiftleriyle öğrenin. Bir kartın önüne 직원이 문을 열었어요. “Görevli kapıyı açtı”, arkasına 문이 열렸어요. “Kapı açıldı” yazın. Aynı çalışmayı 닫다–닫히다, 잡다–잡히다, 풀다–풀리다 çiftleriyle yapın. Her seferinde hem fiili hem 을/를 → 이/가 değişimini kontrol edin.
- Olay ve durum için ayrı cümle kurun. Evde gördüğünüz bir kapı için “Kapı açıldı”, “Kapı açılıyor” ve “Kapı açık” cümlelerini sırasıyla 문이 열렸어요, 문이 열리고 있어요, 문이 열려 있어요 ile söyleyin. Böylece edilgenliği, zaman ve sonuç durumuyla karıştırmazsınız.
- Çeviriyi değil, bağlamı sınayın. Bir konuşmada 보여요 veya 들려요 duyduğunuzda “Ne görünüyor, ne duyuluyor?” diye sorun. Yeni bir edilgen fiil öğrendiğinizde sözlükten bir örnek cümle de alın; sadece gövdeye tahminî bir ek eklemeyin. Yapan kişi önemli değilse onu cümleye zorla yerleştirmeyin.
İlgili konular
- Ön bilgi: Kibar bitiş -아/어요 — edilgen fiilleri günlük konuşmada çekmek için gereken temel bitişler.
- Karşılaştırma: Ettirgen çatı — bir işi yaptırmak ile o işten etkilenmek arasındaki fark.
- Daha ileri çalışma: Ettirgen ve edilgen fiiller — benzer görünen biçimleri cümledeki roller üzerinden ayırt etmek.