Japoncada temel parçacıklar: は・が・を・に
基本助詞(は・が・を・に)
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Japonca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Japoncada は konuşulan konuyu, が özneyi, を eylemin doğrudan etkilediği nesneyi belirtir; に ise kullanılan fiile göre varış yerini, bulunulan yeri, alıcıyı veya zamanı gösterebilir. Bu küçük sözcükler, ilgili oldukları sözcük ya da sözcük grubunun arkasına gelir. Türkçedeki hâl ekleri bazı işlevleri anlamayı kolaylaştırır; ancak özellikle は ile が arasındaki ayrımın Türkçede bire bir karşılığı yoktur.
Genel bakış
“Kitabı Ayşe'ye verdim” cümlesinde kitabı veren kişinin kim olduğunu fiilin sonundan, verilen şeyin ve alıcının görevini de eklerden anlarız. Japoncada da cümle içindeki görevleri gösteren işaretler vardır: parçacıklar, yani bir sözcüğün cümledeki görevini veya diğer sözcüklerle ilişkisini belirten küçük sözcükler. Bunlar isimden (bir kişi, yer, şey veya kavramın adından) sonra gelir. Türkçedeki ekler gibi sözcüğün yazılışını değiştirmezler; ama Japonca genellikle boşluksuz yazıldığı için sözcüğe bitişik görünürler.
A1 düzeyinde bu dört parçacığı öğrenmek, basit bir Japonca cümleyi çözmenin en yararlı yollarından biridir. Cümledeki her sözcüğü bilmeseniz de “kimden söz ediliyor?”, “ne okunuyor?”, “nereye gidiliyor?” gibi sorulara cevap bulabilirsiniz. Fiilin, yani yapılan işi veya içinde bulunulan durumu anlatan sözcüğün, çoğunlukla sonda yer alması Türkçe konuşanlar için tanıdık bir düzendir.
Bununla birlikte parçacıkları yalnızca Türkçe eklerin yerine koyarak öğrenmek yanıltıcı olur. Türkçede “kitap okuyorum” derken nesnenin eki olmayabilir; Japoncada temel öğrenme örneği 本を読みます olur. Aynı şekilde Türkçede “ben” diye çevrilen bir öğe Japoncada bağlama göre 私は veya 私が olabilir. Önce aşağıdaki temel işlevleri öğrenin; vurgu ve daha ileri kullanımlar sonraki bölümlerde ayrı ele alınıyor.
Nasıl kullanılır?
Parçacık, ilgili sözcük grubunun sonuna gelir
Temel düzen sözcük grubu + parçacık biçimindedir. Parçacık yalnızca hemen önündeki tek sözcükle değil, bütün grupla ilişki kurabilir: 新しい本を読みます。 “Yeni bir kitap okuyorum.” Burada を, 新しい本 “yeni kitap” grubunu nesne yapar.
Aşağıdaki tablo başlangıç için bir yol haritasıdır. は ile が ayrımını yalnızca “ikisi de ben demeye yarar” diye düşünmeyin; aynı kişiyi farklı biçimde sunarlar.
| Parçacık | Temel görev | Türkçe düşünme ipucu |
|---|---|---|
| は | Konu: hakkında konuşulan kişi veya şey | “... gelince”, “... hakkında” çerçevesi |
| が | Özne: eylemi yapan veya durumu taşıyan kişi ya da şey | “Kim?”, “Ne?” sorusuna verilen bilgi |
| を | Doğrudan nesne: eylemin yöneldiği, okunan, içilen veya alınan şey | “Neyi?”; bazen Türkçede eksiz nesne |
| に | Fiile göre hedef, alıcı, bulunulan yer veya zaman | “Nereye?”, “kime?”, “nerede?”, “ne zaman?” |
Okunuşu yazılıştan ayrı öğrenin. Parçacık olarak は, Latin harfli gösterimde wa diye yazılır; normal hece okunuşu olan ha ile okunmaz. を parçacığı standart dilde o diye okunur. が ve に ise sırasıyla ga ve ni olarak okunur. Bu Latin harfli biçimler yalnızca okunuş yardımcısıdır; Japonca cümleyi yazarken は ve を yazılışını koruyun.
は: cümlenin konuşma çerçevesi
Konu, cümlede hakkında bir şey söylediğimiz kişi, nesne veya durumdur. は bu çerçeveyi kurar; ardından konu hakkında bilgi verilir:
- 私は日本人です。 — Ben Japonum.
- この本は面白いです。 — Bu kitap ilginç.
İlk cümleyi düşünürken “Bana gelince, Japonum” açıklaması は işlevini görünür kılar. Fakat doğal Türkçe çeviride her seferinde “bana gelince” demek gerekmez. は için kullanılabilecek böyle bir düşünme ipucu, zorunlu bir çeviri kalıbı değildir.
İkinci örnekte この本 “bu kitap” konuşmanın konusudur. は fiilin yaptığı işi göstermez; cümlenin geri kalanının ne hakkında anlaşılması gerektiğini gösterir. Bu yüzden onu otomatik olarak “özne eki” diye adlandırmak doğru olmaz. Konu ile özne sık sık aynı kişi veya şey olabilir, ama her zaman aynı görev değildir.
が: kim veya ne olduğunu belirtmek
Özne, eylemi yapan ya da cümlede anlatılan durumu taşıyan kişi veya şeydir. が özellikle yeni bir kişi veya şeyin varlığını bildirirken ve “kim?” ya da “ne?” sorusunu cevaplarken önemlidir:
- 猫がいます。 — Bir kedi var.
- 雨が降っています。 — Yağmur yağıyor.
猫がいます cümlesi, bir kedinin varlığını bildirir. 猫 “kedi”, が ile işaretlenir. Burada kediyi önceden konuşmanın konusu yapmış olmak gerekmez.
Soru-cevapta ayrım daha kolay görülebilir:
- 誰が来ますか。 — Kim gelecek?
- 田中さんが来ます。 — Tanaka gelecek.
Cevapta gerekli yeni bilgi “Tanaka”dır. Bu nedenle が doğal seçimdir. 田中さんは来ます cümlesi de başka bir bağlamda kullanılabilir; örneğin “Tanaka'ya gelince, o gelecek” veya “Tanaka gelecek; diğerleri için durum farklı olabilir” çerçevesi oluşturabilir. Demek ki parçacık değişikliği her zaman bir dil bilgisi hatası değil, bazen anlatmak istediğiniz şeyin değişmesidir.
Başlangıç için şu ayrım yeterlidir: bir kişi hakkında tanıtıcı bilgi verirken は; bir şeyin varlığını veya kimin yaptığını bildirirken が sık kullanılır. Bunun bütün cümlelere uygulanan değişmez bir kural olmadığını aklınızda tutun.
を: eylemin nesnesi
Doğrudan nesne, eylemin doğrudan yöneldiği şeydir: okuduğunuz kitap, içtiğiniz su, satın aldığınız bilet. Japoncada birçok fiille bu öğe を alır:
- 本を読みます。 — Kitap okuyorum.
- 水を飲みます。 — Su içiyorum.
- 切符を買います。 — Bilet alıyorum.
Türkçedeki “kitap okuyorum” ile “kitabı okuyorum” ayrımı Japoncada を kullanılıp kullanılmamasıyla yapılmaz. を, tek başına nesnenin belirli veya belirsiz olduğunu göstermez. 本を読みます bağlama göre “kitap okuyorum”, “bir kitap okuyorum” veya “kitabı okuyorum” diye çevrilebilir.
Konuyu da eklemek isterseniz 私は本を読みます。 “Ben kitap okuyorum” diyebilirsiniz. は beni konuşmanın konusu, を ise kitabı okuma eyleminin nesnesi yapar. Kimin okuduğu zaten belliyse 私は söylemeden 本を読みます demek doğaldır.
に: tek bir Türkçe eke indirgenemeyen ilişki
に işlevini anlamak için fiile bakın. Aynı parçacık gitme fiiliyle hedefi, verme fiiliyle alıcıyı, varlık bildiren fiille yeri işaretleyebilir.
Varış yeri veya hedef:
- 学校に行きます。 — Okula gidiyorum.
- 家に帰ります。 — Eve dönüyorum.
Burada に, hareketin yöneldiği yeri gösterir. Türkçedeki “-e/-a” eki iyi bir başlangıç karşılaştırmasıdır.
Alıcı, yani bir şeyin verildiği kişi:
- 友達に本をあげます。 — Arkadaşıma bir kitap veriyorum.
友達に “arkadaşıma”, 本を “bir kitap” öğeleridir. Alıcıya bazen dolaylı nesne denir: eyleme doğrudan nesne gibi değil, alan kişi olarak katılan öğe. Terimi ezberlemekten çok “verilen şey hangisi, alan kişi kim?” sorularını kullanmak işinizi kolaylaştırır.
Bulunulan yer:
- 部屋に猫がいます。 — Odada bir kedi var.
- 机の上に本があります。 — Masanın üstünde bir kitap var.
いる canlıların, ある ise genel olarak cansız şeylerin varlığını anlatır. Bu tür cümlelerde に, varlığın bulunduğu yeri gösterir. Dolayısıyla に her zaman “-e/-a” diye çevrilemez; burada Türkçede “-de/-da” kullanıyoruz.
Belirli zaman noktası:
- 七時に起きます。 — Saat yedide kalkıyorum.
- 月曜日に会います。 — Pazartesi görüşeceğiz.
Saat ve tarih gibi zamanı bir noktaya bağlayan ifadelerle に sık kullanılır. Ancak her zaman ifadesinin arkasına に eklenmez: 今日 “bugün”, 明日 “yarın”, 毎日 “her gün” gibi ifadeler temel kullanımda に almadan kullanılır. 明日学校に行きます。 “Yarın okula gideceğim” örneğinde 明日 eksiz, 学校 ise hedef olduğu için に ile kullanılmıştır.
Yer için に mi, で mi?
で bu dersin ana parçacıklarından biri değildir; yine de に kullanımını doğru öğrenmek için karşılaştırma gereklidir. Varlığın bulunduğu yer ile bir etkinliğin yapıldığı yer farklı işaretlenir:
- 図書館にいます。 — Kütüphanedeyim.
- 図書館で勉強します。 — Kütüphanede ders çalışıyorum.
İki cümlede de Türkçe “kütüphanede” deriz. Japoncada ilkinde orada bulunma, ikincisinde orada bir iş yapma anlatılır. “Nerede?” sorusunun Türkçede aynı olması, Japonca parçacığın da aynı olacağı anlamına gelmez.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde fiillerin çoğu nazik biçimdedir. Türkçe çeviride eklenen “ben” veya “biz” gibi kişiler, Japonca cümlede açıkça yazılmamışsa bağlamdan anlaşılmıştır. Japoncadaki bu fiil biçimleri tek başına konuşanın kişi bilgisini vermez; bağlama göre şimdiki alışkanlığı veya geleceği anlatabilir.
| Japonca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| 私は日本人です。 | Ben Japonum. | Kendini tanıtırken kişi konu yapılıyor. |
| 今日は休みです。 | Bugün izinliyim. | Konu bir kişi değil, bugün. |
| 猫がいます。 | Bir kedi var. | Bir canlının varlığı bildiriliyor. |
| 誰が来ますか。 | Kim gelecek? | Sorulan öğe özne. |
| 田中さんが来ます。 | Tanaka gelecek. | Kimin geleceği bilgisi veriliyor. |
| 本を読みます。 | Kitap okuyorum. | Kitap, okuma eyleminin nesnesi. |
| 朝ご飯を食べます。 | Kahvaltı yapıyorum. | Türkçede farklı kurulsa da Japoncada yenilen şey nesne. |
| 学校に行きます。 | Okula gidiyorum. | Okul hareketin hedefi. |
| 友達に写真を送ります。 | Arkadaşıma fotoğraf gönderiyorum. | Arkadaş alıcı, fotoğraf gönderilen şey. |
| 駅に友達がいます。 | İstasyonda bir arkadaşım var. | Yer ile orada bulunan kişi ayrı işaretleniyor. |
| 七時に起きます。 | Saat yedide kalkıyorum. | Belirli saat に alıyor. |
| 明日学校に行きます。 | Yarın okula gideceğim. | Yarın sözcüğünden sonra に yok. |
| 公園で本を読みます。 | Parkta kitap okuyorum. | Etkinlik yeri で, nesne を alıyor. |
| この店はコーヒーがおいしいです。 | Bu dükkânın kahvesi lezzetli. | Dükkân konu, lezzetli olduğu söylenen şey kahve. |
Son örnekte は ve が aynı cümlede birlikte bulunur. “Bu dükkân hakkında söyleyeceğim şey şu: kahvesi lezzetli.” Böyle düşünmek, ikisini birbirinin yerine kullanılan iki özne işareti gibi görmeyi önler.
Sık yapılan hatalar
1. Kimin yaptığı sorulurken は seçmek
- Bu soru için uygun değil: 誰が来ますか。 — 私は来ます。
- Uygun cevap: 誰が来ますか。 — 私が来ます。
- Anlam: “Kim gelecek?” — “Ben geleceğim.”
Soru, gelecek kişiyi belirlemeyi istiyor. 私が bu bilgiyi verir. 私は来ます kendi başına yanlış bir cümle değildir; ancak konuşmayı “bana gelince” çerçevesine veya karşılaştırmaya kaydırabilir. Buradaki sorun biçimden çok bağlama uygunluktur.
2. Türkçedeki eksiz nesneyi Japoncaya aynen taşımak
- Temel yazılı cümlede eksik: 本読みます。
- Doğru: 本を読みます。
- Anlam: Kitap okuyorum.
Türkçede “kitap” sözcüğünde ek bulunmaması, Japoncada を gereksiz yapmaz. Samimi konuşmada parçacık düşebilir; ama başlangıçta tam cümleyi を ile öğrenmek hem okuma hem yazma için daha güvenlidir.
3. Eylemin yapıldığı yere に koymak
- Yanlış: 図書館に勉強します。
- Doğru: 図書館で勉強します。
- Anlam: Kütüphanede ders çalışıyorum.
Ders çalışmak bir etkinliktir; yapıldığı yer で alır. Buna karşılık 図書館にいます。 “Kütüphanedeyim” doğrudur. Parçacığı yalnızca “kütüphane” sözcüğüne göre değil, fiille kurduğu ilişkiye göre seçin.
4. Bütün zaman ifadelerine に eklemek
- Bu anlamda doğal değil: 毎日に日本語を勉強します。
- Doğru: 毎日日本語を勉強します。
- Anlam: Her gün Japonca çalışıyorum.
毎日 zaten tekrarlanan zamanı bildirir. Saat belirten 七時に “saat yedide” kalıbını, bütün zaman sözcüklerine uygulamayın. Başlangıçta 今日, 明日 ve 毎日 ifadelerini に olmadan öğrenin.
5. Varlığı bildirilen şeyi を ile işaretlemek
- Yanlış: 部屋に猫をいます。
- Doğru: 部屋に猫がいます。
- Anlam: Odada bir kedi var.
いる, kedinin üzerinde yapılan bir işi değil, kedinin varlığını anlatır. 猫 burada nesne değildir; が ile işaretlenir. ある ile de aynı temel kalıp geçerlidir: 机の上に本があります。 “Masanın üstünde bir kitap var.”
6. は parçacığını okunuşuna göre yazmak
- Yanlış: 私わ学生です。
- Doğru: 私は学生です。
- Anlam: Ben öğrenciyim.
Konu parçacığının yazılışı は olarak kalır. Okunuş değişikliğini yazım değişikliği sanmayın. Benzer biçimde, nesne parçacığı söylerken o duyulsa da を yazılır.
Kullanım notları
Her cümlede 私は söylemek gerekmez
Japoncada konuşmadan belli olan kişi veya konu sık sık söylenmez. 本を読みます “kitap okuyorum” cümlesi, konuşanın kendisinden söz ettiği bir bağlamda yeterlidir. Türkçede de “ben” demeden “okuyorum” diyebilirsiniz; fark şu ki Türkçe fiil eki kişiyi gösterir, Japoncadaki 読みます ise tek başına “ben”, “sen” veya “o” bilgisini vermez.
Bir kişinin ya da bütün bir sözcük grubunun söylenmemesi ile yalnızca parçacığın düşmesi farklı şeylerdir. “Ben” zaten anlaşılıyor diye 私は grubunu söylememek çok yaygındır. Söylenen 本 grubundan を düşürmek ise daha çok konuşma üslubuyla ilgilidir.
Parçacıklar resmiyet eki değildir
は, が, を ve に hem günlük hem resmî dilde kullanılır. Bir cümleyi nazik yapan esas unsurlardan biri sonda kullanılan biçimdir: 読む “okumak/okur” temel biçim, 読みます ise nazik biçimdir. Temel biçim, sözlükte gördüğünüz ve samimi konuşmada kullanılan fiil biçimidir. Parçacığın görevi bu değişiklikten dolayı ortadan kalkmaz.
Samimi konuşmada özellikle は ve を bazen söylenmeyebilir: コーヒー飲む? “Kahve içer misin?” Buna karşılık bir hedefi veya alıcıyı belirten に her ortamda aynı kolaylıkla düşürülemez. Başlangıçta “konuşmada hepsi gereksiz” sonucu çıkarmayın. Tam biçimi öğrenin, kısalmaları daha sonra bağlam içinde tanıyın.
Sözcük sırası yardımcıdır, tek belirleyici değildir
私は友達に本をあげます。 “Arkadaşıma bir kitap veriyorum” cümlesinde görevleri parçacıklar gösterir. Bazı öğelerin sırası vurguya göre değişebilir; ancak bundan Japoncada sözcük sırasının önemsiz olduğu sonucu çıkmaz. Yeni öğrenirken konu + alıcı veya yer/zaman + nesne + fiil gibi sade kalıpları kullanmak daha kolaydır.
Temelin ötesinde: daha sonra karşılaşacağınız kullanımlar
Bu bölümü ilk çalışmada ezberlemek gerekmez. Ama gerçek metinlerde temel tablonun neden bazen yetersiz kaldığını bilmek, yanlış genellemeleri önler.
は karşılaştırma ve karşıtlık kurabilir
は yalnızca “konumuz bu” demekle kalmaz; bir öğeyi diğerlerinden ayırabilir:
- コーヒーは飲みますが、お酒は飲みません。 — Kahve içerim ama alkol içmem.
Burada karşıtlık, yani iki şeyin farklı durumlarını yan yana koyma vardır. Kahve ve alkol normalde içme fiilinin nesnesi olabilir; fakat karşılaştırma için を yerine は kullanılmıştır. Böyle bir cümlede kahvenin nesne olması ortadan kalkmaz, yalnızca anlatımın odağı değişir.
は, konu veya karşıtlık kurarken を ya da が yerine geçebilir. に ve で ise çoğunlukla korunur ve arkalarına は eklenir:
- 学校には行きます。 — Okula ise giderim.
- 家では勉強しません。 — Evde ders çalışmam.
İlk örnekte に hedef ilişkisini korur, は buna karşılaştırma çerçevesi ekler. İkinci örnekte で etkinlik yerini gösterir. Bu ifadelerin ima ettiği karşılaştırmanın tam anlamı önceki konuşmaya bağlıdır; her は için zorunlu olarak “ise” çevirisi aramayın.
が yalnızca “yeni bilgi” demek değildir
“Eski bilgi は, yeni bilgi が” yararlı bir başlangıç ipucudur, ama tam kural değildir. Kimin yaptığını özellikle belirlemek için tanıdık bir kişiyle de が kullanabilirsiniz:
- 私がやります。 — Ben yaparım; bu işi ben üstlenirim.
が, burada işi üstlenen kişiyi belirginleştirir. Bunun her zaman “yalnızca ben, başka hiç kimse değil” anlamını zorunlu kıldığını düşünmeyin; vurgunun gücü bağlama bağlıdır.
Daha sonra yan cümlelerle, yani daha büyük bir cümlenin içinde başka bir öğeyi açıklayan küçük cümlelerle karşılaşırsınız:
- 私が買った本です。 — Benim aldığım kitap.
私が買った “benim aldığım” grubu 本 “kitap” sözcüğünü açıklar. Bu yapıdaki が seçimini, ana cümlede birini tanıtırken kullandığınız 私は kalıbıyla otomatik olarak değiştirmemek gerekir. Burada satın alan kişi, kitabı açıklayan grubun öznesidir.
Bazı durum bildiren ifadeler が ile kurulur
Türkçede “Kahveyi seviyorum” cümlesinde kahve nesne gibi görünür. Japoncada yaygın karşılık şöyledir:
- 私はコーヒーが好きです。 — Kahveyi severim.
- 私は日本語が分かります。 — Japonca anlıyorum.
好き, Türkçedeki “sevmek” fiiliyle bire bir aynı yapıda değildir; beğenilen şeye ilişkin bir durum bildirir. 分かる ile de anlaşılan şey が alır. Bu örnekler, Türkçede “neyi?” sorusuna cevap veren her öğenin Japoncada mutlaka を almadığını gösterir. Parçacık seçimini sık kullanılan ifadeyle birlikte öğrenmek gerekir. Daha ileri yapılarda başka seçeneklerle karşılaşsanız da başlangıç için bu iki kalıp güvenlidir.
を yol veya ayrılma yeri gösterebilir
を her zaman doğrudan nesne değildir. Hareket fiilleriyle geçilen alanı veya ayrılınan yeri gösterebilir:
- 公園を歩きます。 — Parkta yürüyüş yapıyorum.
- 家を出ます。 — Evden çıkıyorum.
İlk örnekte park yürüyüşün geçtiği alandır; okunup içilen bir nesne değildir. İkinci örnekte ev, ayrılınan yerdir. を bu nedenle her örnekte Türkçedeki “-i” ekiyle çevrilemez. 公園で歩きます gibi bir ifade etkinliğin yapıldığı yeri öne çıkarabilir; を ise hareketin geçtiği alan olarak parkı sunar. Fiilin anlamı ve seçilen anlatım önemlidir.
に hedefe veya sonuca bağlanabilir
に, fiziksel bir yere gitmenin dışında bir eylemin amacını ve bir değişimin sonucunu da gösterebilir:
- 買い物に行きます。 — Alışverişe gidiyorum.
- 先生になります。 — Öğretmen olacağım.
İlkinde alışveriş gitmenin amacı, ikincisinde öğretmenlik değişimin ulaştığı durumdur. Daha ileri seviyelerde に ile kurulan başka kalıplar da vardır. Hepsini ayrı Türkçe ek eşleştirmeleriyle ezberlemek yerine, に önündeki öğenin fiile nasıl bağlandığını inceleyin: hedef mi, alıcı mı, zaman mı, yer mi, sonuç mu?
Çalışma önerileri
Fiille birlikte küçük kalıplar oluşturun. Bir gün 本を読みます “kitap okuyorum”, ertesi gün 水を飲みます “su içiyorum” üzerinde çalışın. に için 学校に行きます “okula gidiyorum”, 友達に送ります “arkadaşıma gönderiyorum”, 七時に起きます “saat yedide kalkıyorum” kalıplarını ayrı tutun. Parçacığın yanına yalnızca Türkçe ek değil, ilişkiyi de yazın: hedef, alıcı, zaman.
Tek sözcüğü değiştirip bağlamı karşılaştırın. “Kim gelecek?” sorusuna 私が来ます “ben geleceğim” diye cevap verin. Ardından kendinizi tanıtırken 私は学生です “ben öğrenciyim” deyin. Amaç rastgele は ve が değiştirmek değil, hangi bilgiyi vermeye çalıştığınızı fark etmektir. Yer için de 図書館にいます “kütüphanedeyim” ve 図書館で勉強します “kütüphanede ders çalışıyorum” çiftini sesli söyleyin.
Günlük cümleleri görevlerine ayırın. “Yarın saat yedide arkadaşıma bir fotoğraf göndereceğim” cümlesinden başlayın: 明日 “yarın”, 七時に “saat yedide”, 友達に “arkadaşıma”, 写真を “fotoğraf”, 送ります “göndereceğim”. Tam cümle 明日七時に友達に写真を送ります olur. İki に bulunduğunu görünce bunların aynı görevi üstlendiğini sanmayın; biri zamanı, diğeri alıcıyı gösterir.
İlgili konular
- Yer parçacıkları で・に・へ — Bulunulan yer, etkinlik yeri ve yön ayrımını ayrıntılandırır.
- Varlık bildiren fiiller いる・ある — “Bir yerde bir şey var” kalıbında に ve が kullanımını pekiştirir.
- Soru sözcükleri — Kimin, neyin, nereye veya ne zaman sorulduğunu ayırt etmeyi sağlar.
- も parçacığı: de/da anlamı — Bir öğeyi önceki bilgiye eklerken は, が ve を ile kurulan ilişkileri tamamlar.
- から・まで: başlangıç ve bitiş — Yer ve zamanda “-den” ve “-e kadar” ilişkilerini öğrenmek için sonraki adımdır.
- Beş sıralı fiiller ve Tek sıralı fiiller — Parçacıklarla kurduğunuz cümlelerde fiillerin biçimlerini değiştirmeyi öğrenirsiniz.