Fransızcada savoir ve connaître farkı
Savoir et Connaître
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Fransızcada savoir, bir bilgiyi bilmeyi veya bir işi yapmayı bilmeyi; connaître ise birini tanımayı, bir yeri ya da şeyi tanıyor olmayı anlatır. Je sais nager “Yüzme biliyorum”, Je connais Marie “Marie’yi tanıyorum” demektir. Türkçedeki “bilmek” her iki fiilin yerine de geçebildiği için yalnızca Türkçe karşılığa değil, ne tür bir bilgiden söz edildiğine bakmak gerekir.
Genel bakış
“Adresi biliyorum”, “Bu semti biliyorum” ve “Yemek yapmayı biliyorum” cümlelerinde Türkçede aynı fiili kullanabiliriz. Fransızca ise bir bilgiyi zihninde tutmakla bir kişi, yer veya eser hakkında tanışıklık sahibi olmayı çoğu zaman farklı fiillerle anlatır. Bu nedenle savoir ve connaître arasındaki ayrım, tek tek sözcükleri çevirmekten çok, anlatılmak isteneni seçme meselesidir.
A1 düzeyinde işe yarayan başlangıç kuralı şudur: Bir şeyin nasıl yapıldığını veya bir olayın gerçekleştiğini biliyorsanız önce savoir düşünün. Birini tanıyorsanız ya da bir yere, kitaba, yemeğe aşinaysanız önce connaître düşünün. Örneğin Je sais où est la gare “Garı nerede bulacağımı biliyorum” anlamındayken, Je connais ce quartier “Bu semti biliyorum, buraya yabancı değilim” anlamındadır.
İki fiil de günlük konuşmada çok sık kullanılır ve çekimleri düzenli değildir. Önce şimdiki zaman biçimlerini ve temel cümle yapılarını öğrenmek yeterlidir. İsimlerle kullanılabildikleri ortak alanlar ve geçmiş zamanda ortaya çıkan anlam farkları aşağıda ayrıca ele alınmıştır; başlangıçta bütün ayrıntıları aynı anda ezberlemek gerekmez.
Nasıl kullanılır?
Şimdiki zaman çekimleri
Çekim, fiilin kimin hakkında konuşulduğuna göre biçim değiştirmesidir. Fransızcadaki présent, bağlama göre Türkçede hem “biliyorum” hem “bilirim” gibi karşılanabilir. Özne, cümlenin kimden veya neden söz ettiğini gösteren sözcüktür; aşağıdaki je, tu, nous gibi biçimler özne olarak kullanılan kişi sözcükleridir.
| Kişi | Savoir | Connaître |
|---|---|---|
| Ben | je sais | je connais |
| Sen | tu sais | tu connais |
| O | il / elle / on sait | il / elle / on connaît |
| Biz | nous savons | nous connaissons |
| Siz | vous savez | vous connaissez |
| Onlar | ils / elles savent | ils / elles connaissent |
On, günlük konuşmada sık sık “biz” anlamında kullanılır, fakat fiili tabloda gösterildiği gibi tekil biçimde kalır: On connaît ce restaurant — “Bu restoranı biliyoruz.” Vous ise hem birden fazla kişiye hitap ederken hem de tek kişiye saygılı biçimde “siz” derken kullanılır.
Türkçede “Biliyorum” diyerek kişiyi fiilin sonundan anlayabiliriz. Fransızcada normal bir bildirme cümlesinde kişi sözcüğünü de söylemek gerekir: Je sais — “Biliyorum.” Tek başına sais, bunun olağan karşılığı değildir.
Telaffuz açısından sais ve sait aynı duyulur; connais ve connaît da aynı duyulur. Yazılışları öğrenirken yalnızca kulağa güvenmeyin. Savent ve connaissent biçimlerinde sondaki -ent ayrı bir hece olarak okunmaz.
Savoir ile bilgi bildirmek
Savoir sonrasında, bilinen şey bir cümleyle açıklanabilir. Yan cümle, daha büyük bir cümle içinde “neyi biliyorum?” gibi bir soruyu açıklayan küçük cümledir.
- Je sais que Marie travaille ici. — Marie’nin burada çalıştığını biliyorum.
- Nous savons où il habite. — Nerede oturduğunu biliyoruz.
- Tu sais quand le magasin ferme ? — Mağazanın ne zaman kapandığını biliyor musun?
- Je ne sais pas si elle vient. — Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.
Que, bu kullanımda Türkçedeki “-dığını” yapısına benzer bir bağlantı kurar. Où “nerede”, quand “ne zaman”, si ise buradaki gibi dolaylı sorularda “olup olmadığını” anlamına gelir. Bu sözcüklerden sonra bilgi veren bir cümle geliyorsa temel seçim savoir olur.
Burada Türkçeyle bir sözcük sırası farkı da vardır. Türkçede “Marie’nin burada çalıştığını biliyorum” deriz; Fransızcada bilme fiili önce gelir: Je sais que… Ardından neyin bilindiği açıklanır. Cümleyi Türkçedeki sırayı koruyarak kurmaya çalışmak işi zorlaştırır.
Savoir ile beceri anlatmak
Bir işi yapmayı bilmek için savoir + mastar kullanılır. Mastar, fiilin kişiye göre çekilmemiş temel biçimidir; Türkçedeki “yüzmek, okumak” gibi düşünülebilir. Fransızcada nager, lire, conduire bu tür biçimlerdir.
- Je sais nager. — Yüzme biliyorum.
- Elle sait conduire. — Araba kullanmayı biliyor.
- Nous savons faire du pain. — Ekmek yapmayı biliyoruz.
Savoir ile sonraki fiil arasına bu yapıda à veya de eklenmez. Türkçedeki “yüzmeyi” sözcüğünün aldığı eki Fransızcada ayrı bir sözcükle karşılamaya çalışmayın: savoir nager yeterlidir.
Türkçedeki “Yüzebilirim” de bazen beceri anlatır. Ancak “-ebilmek” her zaman savoir değildir. Bir beceriye sahip olmakla o anda bir şeyi yapabilecek durumda olmak arasındaki ayrım, ileri bölümde pouvoir ile karşılaştırılmıştır.
Connaître ile tanışıklık ve aşinalık anlatmak
Connaître çoğunlukla bir isimle, yani bir kişinin, yerin, nesnenin veya kavramın adıyla kullanılır. Burada amaç bir bilgiyi cümleyle aktarmak değil, söz konusu kişi ya da şey hakkında tanışıklık bulunduğunu söylemektir.
- Je connais Marie. — Marie’yi tanıyorum.
- Tu connais Lyon ? — Lyon’u biliyor musun?
- Elle connaît ce livre. — Bu kitabı biliyor.
- Nous connaissons bien ce problème. — Bu sorunu iyi biliyoruz.
Bir insan için connaître, çoğu durumda onu şahsen tanımayı anlatır. Bir kitap için kitabı biliyor veya içeriğine aşina olmak anlamına gelebilir; mutlaka baştan sona okumuş olmayı garanti etmez. Bir şehir için de şehri tanımak, yollarını veya özelliklerini bilmek söz konusudur. Bien, “iyi” demektir ve aşinalığın derecesini artırır: Je connais bien Paris — “Paris’i iyi bilirim.”
Soru ve olumsuz cümle kurmak
Günlük konuşmada soru, çoğu zaman düz cümlenin soru tonuyla söylenmesiyle kurulur: Tu sais nager ? — “Yüzme biliyor musun?” Daha açık bir soru kalıbı olan est-ce que da kullanılabilir: Est-ce que vous connaissez ce quartier ? — “Bu semti biliyor musunuz?”
Olumsuzluk, yani bir şeyin olmadığını veya yapılmadığını bildirme, yazı dilinde genellikle çekimli fiilin çevresine ne… pas getirilerek kurulur:
- Je ne sais pas. — Bilmiyorum.
- Elle ne connaît pas Paul. — Paul’ü tanımıyor.
- Nous ne savons pas nager. — Yüzme bilmiyoruz.
Son örnekte ne… pas, savons çevresindedir; nager değişmez. Türkçede “bilmiyorum” içindeki olumsuzluk ekiyle yaptığımız işi Fransızcada bu iki parçalı yapı üstlenir.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde yalnızca fiile değil, fiilden sonra ne geldiğine de bakın. Bilgi veren bir cümle mi, yapılacak bir iş mi, yoksa tanınan bir kişi veya yer mi var?
| Fransızca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Tu sais nager ? | Yüzme biliyor musun? | Öğrenilmiş bir beceri soruluyor. |
| Je ne sais pas la réponse. | Cevabı bilmiyorum. | Belirli bir bilgi söz konusu. |
| Tu connais Marie ? | Marie’yi tanıyor musun? | Bir kişiyi tanıma soruluyor. |
| Je connais bien Paris. | Paris’i iyi bilirim. | Şehre aşinalık anlatılıyor. |
| Vous savez où est la pharmacie ? | Eczanenin nerede olduğunu biliyor musunuz? | Yerle ilgili bilgi soruluyor. |
| Je sais que le train part à huit heures. | Trenin saat sekizde kalktığını biliyorum. | Bilinen bilgi bir cümleyle açıklanıyor. |
| Elle ne sait pas si le musée est ouvert. | Müzenin açık olup olmadığını bilmiyor. | Dolaylı bir soru var. |
| Mon père sait réparer les vélos. | Babam bisiklet tamir etmeyi bilir. | Bir işi yapma becerisi anlatılıyor. |
| Nous connaissons un bon restaurant près d’ici. | Buralarda iyi bir restoran biliyoruz. | Bilinen bir yerden söz ediliyor. |
| Je connais cette chanson, mais je ne sais pas la chanter. | Bu şarkıyı biliyorum ama söylemeyi bilmiyorum. | Aşinalık ile beceri ayrılıyor. |
| Tu sais comment utiliser cette machine ? | Bu makinenin nasıl kullanıldığını biliyor musun? | Nasıl yapılacağına ilişkin bilgi soruluyor. |
| Ils connaissent bien leurs voisins. | Komşularını iyi tanıyorlar. | Kişisel tanışıklık anlatılıyor. |
Özellikle şarkı örneği önemlidir: Bir şeyi tanımak, onunla ilgili bir işi yapabilmek anlamına gelmez. Bir melodiyi duyunca tanıyabilir, fakat sözlerini veya nasıl söyleneceğini bilmeyebilirsiniz. Aynı şekilde bir aşçıyı tanımak ile yemek yapmayı bilmek de birbirinden bağımsızdır.
Sık yapılan hatalar
1. Bir kişiyi tanımak için savoir kullanmak
- Yanlış: Je sais Marie.
- Doğru: Je connais Marie. — Marie’yi tanıyorum.
- Neden? Bir kişiyi tanımaktan söz ederken connaître gerekir. “Marie’nin nerede olduğunu biliyorum” demek istenirse yapı değişir: Je sais où est Marie.
2. Beceriyi connaître ile anlatmak
- Yanlış: Je connais nager.
- Doğru: Je sais nager. — Yüzme biliyorum.
- Neden? Bir işi yapmayı bilmek için savoir ve ardından mastar kullanılır. Türkçede “Bu işi tanıyorum” ile “Bu işi yapmayı biliyorum” arasındaki farkı düşünmek seçimi kolaylaştırır.
3. Savoir sonrasında gereksiz bir sözcük eklemek
- Yanlış: Elle sait de conduire.
- Doğru: Elle sait conduire. — Araba kullanmayı biliyor.
- Neden? Beceri anlatan bu yapıda ikinci fiil doğrudan gelir. Başka Fransızca fiillerin ardından à veya de görülmesi, aynı bağlantının savoir için de geçerli olduğu anlamına gelmez.
4. Bir bilgiyi connaître que ile aktarmak
- Yanlış: Je connais que le magasin est fermé.
- Doğru: Je sais que le magasin est fermé. — Mağazanın kapalı olduğunu biliyorum.
- Neden? Burada mağazayı tanımak değil, mağaza hakkında bir gerçeği bilmek anlatılıyor. Je connais ce magasin ise “Bu mağazayı biliyorum” demektir ve ayrı bir anlam taşır.
5. İki fiilin çekimlerini birbirine karıştırmak
- Yanlış: Nous connaîtons ce quartier.
- Doğru: Nous connaissons ce quartier. — Bu semti biliyoruz.
- Neden? Fiiller düzenli bir örneğe göre bütünüyle tahmin edilemez. Özellikle nous savons, vous savez, ils savent ile nous connaissons, vous connaissez, ils connaissent biçimlerini birer bütün olarak çalışın.
Kullanım notları
Konuşma dili ve hitap
Gündelik konuşmada ne sık sık söylenmez: Je sais pas — “Bilmiyorum.” Bu biçimi duymaya hazırlıklı olmak yararlıdır; ancak temel yazılı biçim Je ne sais pas olarak öğrenilmelidir. Tu sais… “Biliyor musun…” ve Vous savez… “Biliyorsunuz…” bazen yeni bir bilgi sormak yerine konuşmayı sürdürmek için de kullanılır.
Daha resmî bir soruda Savez-vous où est la gare ? — “Garın nerede olduğunu biliyor musunuz?” denebilir. Burada kişi sözcüğü fiilden sonra gelir. Başlangıçta hem nazik hem kolay olan Est-ce que vous savez où est la gare ? kalıbını kullanmak da uygundur.
Yazımda connaître ve connaitre
Geleneksel yazım connaître, 1990 yazım düzenlemesinin kabul ettiği biçim ise connaitre şeklindedir. Benzer biçimde il connaît yanında il connait da görülebilir. Bunlar farklı fiiller değildir; bu yazıda yaygın geleneksel yazım kullanılmıştır. Bir metin yazarken aynı yazım anlayışını tutarlı biçimde sürdürmek iyi olur.
Bir dili bilmek nasıl söylenir?
Türkçedeki “Fransızca biliyorum” cümlesini tek bir fiile bağlamak yanıltıcı olabilir. Dil becerisini günlük ve açık biçimde anlatmak için Je parle français — “Fransızca konuşuyorum” çok kullanışlıdır. Je sais parler français — “Fransızca konuşmayı biliyorum” ise özellikle konuşma becerisini vurgular.
Connaître le français de mümkündür ve Fransızca bilgisine sahip olmayı anlatır. Ancak bunu her beceri için uygulanacak bir örnek saymayın: “Yüzme biliyorum” yine Je sais nager olur. Fransızcada dil adlarının hangi yapıyla kullanıldığı ayrıca önemlidir; parler français ile connaître le français aynı sözcük dizilişine sahip değildir.
Temelin ötesinde: anlamın inceldiği durumlar
Bu bölümdeki ayrıntılar daha ileri düzeylerde önem kazanır. Yeni başlayan biri için önce “bilgi veya beceri → savoir; tanışıklık → connaître” ayrımını yerleştirmek yeterlidir.
Savoir yalnızca fiil veya cümle önünde kullanılmaz
“Savoir sonrasında mutlaka bir fiil gelir” kuralı doğru değildir. Savoir bazı isimlerle de kullanılır: savoir la réponse — “cevabı bilmek”, savoir une leçon par cœur — “bir dersi ezbere bilmek”. Dolayısıyla seçim yalnızca sonraki sözcüğün türüne bakılarak yapılamaz.
Bazı bilgiler her iki fiille de anlatılabilir:
- Je sais la réponse. — Cevabı biliyorum.
- Je connais la réponse. — Cevabı biliyorum.
Bu örnekte fark çoğu bağlamda küçüktür. İkinci cümle de tamamen doğaldır; connaître yalnızca insanlar ve şehirler için kullanılmaz. Başlangıç kuralını katı bir yasak gibi değil, çoğu günlük durumda doğru seçime götüren bir rehber gibi düşünün.
Buna karşılık Je connais bien cette chanson — “Bu şarkıyı iyi biliyorum” şarkıya aşinalığı; Je sais cette chanson par cœur — “Bu şarkıyı ezbere biliyorum” ise şarkının ezberde olmasını öne çıkarır.
Savoir ile pouvoir aynı şey değildir
Pouvoir, bir şeyi yapabilmeyi, buna imkân veya izin bulunmasını anlatabilir. Savoir ise beceriyi öne çıkarır:
- Je sais nager, mais je ne peux pas nager aujourd’hui. — Yüzme biliyorum ama bugün yüzemem.
Kişi yüzmeyi öğrenmiştir; fakat bugün sağlık, zaman veya başka bir engel yüzünden yüzemiyordur. Türkçede her iki anlam için de “yapabilmek” kullanılabildiğinden bağlama dikkat etmek gerekir. Bununla birlikte Je peux nager bağlama göre kişinin yüzebildiğini de belirtebilir; ayrım, her cümlenin tek ve değişmez bir çevirisi olduğu anlamına gelmez.
Geçmiş zamanda bilmek, öğrenmek ve tanışmak
Fransızcada imparfait, geçmişte süren bir durumu veya alışkanlığı anlatmakta kullanılır. Bu fiillerle je savais “biliyordum”, je connaissais ise “tanıyordum, biliyordum” anlamına gelir.
Passé composé, geçmişte gerçekleşen bir olayı anlatan yaygın bir zamandır. Bu zamanda iki fiil avoir yardımıyla kurulur: j’ai su, j’ai connu. Buradaki su ve connu, fiilin bu birleşik zamanda kullanılan geçmiş biçimleridir.
| Fransızca | Türkçe | Anlam farkı |
|---|---|---|
| Je savais qu’il était malade. | Hasta olduğunu biliyordum. | Geçmişte mevcut olan bilgi. |
| J’ai su hier qu’il était malade. | Hasta olduğunu dün öğrendim. | Bilginin edinildiği an. |
| Je connaissais déjà Léa. | Léa’yı zaten tanıyordum. | Önceden süren tanışıklık. |
| J’ai connu Léa à l’université. | Léa’yla üniversitede tanıştım. | Tanışıklığın başladığı dönem. |
J’ai su her zaman “öğrendim”, j’ai connu da her zaman “tanıştım” diye çevrilmez. Bağlam belirleyicidir. Örneğin Elle a su garder son calme — “Sakinliğini korumayı başardı” cümlesinde savoir, belli bir durumda uygun davranabilmiş olmayı anlatır. J’ai connu des moments difficiles ise “Zor zamanlar yaşadım” demektir; burada connaître bir deneyimden geçme anlamı kazanmıştır.
Tanımak ile ilk kez tanışmak
Şimdiki zamanda Je connais Paul — “Paul’ü tanıyorum” denir; bu cümle bir tanışma olayını anlatmaz. İlk kez tanışmayı açıkça söylemek için faire la connaissance de quelqu’un kalıbı kullanılabilir: J’ai fait la connaissance de Paul hier — “Paul’le dün tanıştım.” Birisiyle karşılaşmayı anlatan rencontrer de bağlama göre tanışmayı ifade edebilir.
Bu ayrım Türkçedeki “tanımak” ve “tanışmak” farkına benzer. Geçmiş zamanda connaître bazen tanışmanın başlangıcını anlatabilse de her “tanışmak” cümlesini mekanik olarak onunla çevirmeyin.
Daha nazik veya yazılı anlatımdaki savoir
Je ne saurais vous répondre — “Size cevap veremem” ifadesi, özellikle resmî bağlamlarda daha ölçülü bir cevap verememe anlatımıdır. Saurais, koşul kipinin, yani bağlama göre varsayım veya nezaket bildiren fiil biçiminin bir örneğidir. Bu kalıbı anlamak yeterlidir; günlük bir durumda Je ne sais pas daha basit ve doğaldır.
Sachez que… — “Bilin ki…” biçimi de duyuru veya vurgulu açıklamalarda görülür. Bu, savoir fiilinin emir biçimidir, yani birinden bir şeyi yapmasını isteyen biçimidir; burada çoğunlukla dikkat çekmeye yarar. Ayrıca à ma connaissance — “bildiğim kadarıyla” ifadesindeki connaissance, connaître ile ilişkili bir isimdir. Bu tür kalıpları temel kurala zorla uydurmak yerine anlamlarıyla birlikte öğrenmek daha verimlidir.
Çalışma önerileri
Türkçe cümleyi çevirmeden önce anlamını sınıflandırın. “Adını biliyorum”, “Adının ne olduğunu biliyorum”, “Kendisini tanıyorum” ve “Yüzme biliyorum” gibi cümleler yazın. Her birinde bilgi, tanışıklık veya beceri olup olmadığını belirleyin. Ardından Fransızca yapıyı seçin; özellikle Je connais son nom — “Adını biliyorum” ile Je sais comment il s’appelle — “Adının ne olduğunu biliyorum” karşılaştırmasını kullanın.
Aynı konu hakkında iki farklı cümle kurun. Bir şehir seçip Je connais Istanbul — “İstanbul’u biliyorum” ve Je sais où est Istanbul — “İstanbul’un nerede olduğunu biliyorum” deyin. İkincisinin şehri iyi tanımayı gerektirmediğini açıklayın. Sonra bunu bir insan, restoran ve şarkı için tekrarlayın.
Çekimi soru ve cevapla çalışın. Yalnızca tabloyu okumak yerine Vous savez cuisiner ? — “Yemek yapmayı biliyor musunuz?” sorusuna Oui, je sais cuisiner — “Evet, yemek yapmayı biliyorum” diye cevap verin. Ardından aynı çalışmayı Vous connaissez ce restaurant ? — “Bu restoranı biliyor musunuz?” sorusuyla yapın. Böylece hem anlam seçimini hem de vous biçiminden je biçimine geçişi çalışmış olursunuz.
İlgili konular
- Ön bilgi: Düzenli -ER fiilleri — Fransızcada kişiyle birlikte fiilin nasıl değiştiğini anlamayı kolaylaştırır. Ancak savoir ve connaître bu düzenli gruba girmez; kendi çekimleriyle öğrenilmelidir.