Fransızcada pouvoir: yapabilmek ve izin istemek
Le Verbe Pouvoir
Bu makale, Settemila Lingue üzerindeki Fransızca dil bilgisi ağacının bir parçasıdır.
Kısaca
Fransızcada pouvoir, bir şeyi yapabilmeyi, bir olanağı veya izni anlatır; Türkçedeki -ebilmek / -abilmek yapısına çoğu zaman karşılık gelir. Şimdiki zaman biçimleri je peux, tu peux, il/elle peut, nous pouvons, vous pouvez, ils/elles peuvent şeklindedir. Arkasından gelen fiil mastar, yani Türkçedeki gelmek, yapmak gibi kişi eki almamış sözlük biçiminde kalır: Tu peux venir ? — “Gelebilir misin?”
Genel bakış
Bir kafede sandalyeyi alıp alamayacağınızı sormak, iş arkadaşınıza yardım teklif etmek veya bugün bir yere gidemeyeceğinizi söylemek için pouvoir gerekir. A1 düzeyinde öğrenilen bu fiil, yalnızca fiziksel gücü anlatmaz. Zamanınızın olması, koşulların uygunluğu ve birine izin verilmesi de aynı fiille ifade edilebilir.
Türkçede “gelebilirim” tek sözcüktür. Fransızcada aynı düşünce genellikle üç parçayla kurulur: je peux venir. Burada je, özne zamiridir; yani işi kimin yaptığını gösteren “ben” sözcüğüdür. Peux, kişiye göre değişen fiildir; venir ise “gelmek” anlamındaki mastardır. Türkçede “Gelebilirim” derken “ben” demeyebiliriz; Fransızcada normal bir bildirme cümlesinde özneyi genellikle belirtmek gerekir.
Bu yazının ilk bölümlerinde şimdiki zaman, olumsuzluk ve günlük sorular üzerinde duracağız. Sonraki ileri bölümde ise daha nazik istekleri, geçmiş zaman ayrımlarını ve bazı özel kullanımları göreceksiniz. Yeni başlıyorsanız önce kişi + pouvoir + mastar düzenini rahatça kullanmanız yeterlidir.
Yapı nasıl kurulur?
Şimdiki zaman çekimi
Pouvoir düzensiz bir fiildir: Düzenli fiillerdeki tek bir kalıbı uygulayarak bütün biçimlerini çıkaramazsınız. Aşağıdaki biçimleri, birlikte kullanıldıkları kişi sözcükleriyle öğrenin. Fransızcadaki bu zaman, bağlama göre Türkçede hem “yapabilirim” hem de “yapabiliyorum” ile karşılanabilir.
| Fransızca | Türkçe karşılığı |
|---|---|
| je peux | ben yapabilirim |
| tu peux | sen yapabilirsin |
| il peut | o yapabilir |
| elle peut | o yapabilir |
| on peut | yapılabilir / biz yapabiliriz |
| nous pouvons | biz yapabiliriz |
| vous pouvez | siz yapabilirsiniz |
| ils peuvent | onlar yapabilir |
| elles peuvent | onlar yapabilir |
Il erkek, elle kadın bir kişiden söz ederken kullanılabilir; cansız varlıklar için seçim sözcüğün dilbilgisel cinsiyetine, yani Fransızcanın o sözcüğü eril veya dişil saymasına bağlıdır. Ils erkeklerden ya da karma bir gruptan, elles yalnız kadınlardan oluşan bir gruptan söz ederken kullanılır.
On, günlük konuşmada çok sık “biz” anlamındadır; bazen de “insan”, “birileri” gibi genel bir anlam verir. Anlamı çoğul olsa bile fiil biçimi on peut olur. Vous ise hem birden fazla kişiye hem de tek kişiye saygılı veya mesafeli biçimde seslenmek için kullanılır.
Yazım ve söyleyiş birbirinden farklı ipuçları verir. Peux ile peut aynı söylenir; sondaki x ve t duyulmaz. Peuvent sözcüğünde son -ent okunmaz, fakat v sesi duyulur. Bu yüzden il peut ile ils peuvent yalnızca yazıda farklı değildir. Telaffuzu Türkçe harflerle ezberlemek yerine bu kısa grupları ses kaydından dinleyin.
Ardından mastar gelir
Temel düzen şöyledir: özne + çekimli pouvoir + mastar. Çekim, fiilin kişiye göre biçim değiştirmesidir. Yalnızca pouvoir çekilir; asıl eylemi bildiren ikinci fiil mastarda kalır.
- Je peux travailler demain. — Yarın çalışabilirim.
- Nous pouvons attendre ici. — Burada bekleyebiliriz.
- Elle peut ouvrir la fenêtre. — Pencereyi açabilir.
Bu yapıda pouvoir ile mastar arasına à veya de eklenmez. Türkçedeki “yapmaya”, “yapmaktan” gibi biçimlerden hareketle Fransızcaya fazladan bir sözcük taşımayın. Je peux venir doğrudan “Gelebilirim” demektir.
İkinci fiilin düzenli olması gerekmez: travailler “çalışmak”, venir “gelmek”, faire “yapmak” ve être “olmak” aynı yere gelebilir. Mastardan sonra da gerekli bilgiler eklenir: Je peux être là à huit heures. — “Saat sekizde orada olabilirim.”
Olumsuz cümle
Standart olumsuzluk, ne ... pas ile çekimli fiilin çevresine kurulur. Mastar bu iki parçanın dışında kalır:
- Je ne peux pas venir. — Gelemem / Gelemiyorum.
- Nous ne pouvons pas entrer. — İçeri giremeyiz.
- Ils ne peuvent pas rester. — Kalamazlar.
Türkçede “gelemiyorum” içinde olumsuzluk asıl eylemin parçasıdır. Fransızcada burada olumsuz yapılan bölüm peux olur; venir değişmez. Bu farkı görmek, sözcük sırasını doğru kurmayı kolaylaştırır.
Günlük konuşmada ne sıkça düşer: Je peux pas venir. — “Gelemiyorum.” Bu biçimi duyduğunuzda tanıyın; standart yazıda ve başlangıç alıştırmalarında Je ne peux pas venir kullanın.
Soru sorma
Aynı soruyu farklı biçimlerde kurabilirsiniz:
| Fransızca | Türkçe | Kullanım |
|---|---|---|
| Tu peux venir ? | Gelebilir misin? | Günlük konuşmada, soru tonlamasıyla |
| Est-ce que tu peux venir ? | Gelebilir misin? | Yaygın ve açık soru kalıbı |
| Pouvez-vous venir ? | Gelebilir misiniz? | Daha özenli veya resmî anlatım |
| Puis-je entrer ? | İçeri girebilir miyim? | Resmî biçimde izin isteme |
Est-ce que, cümlenin başına gelen bir soru kalıbıdır; ardından normal sözcük sırası korunur. Pouvez-vous biçiminde ise fiil ile kişi sözcüğü yer değiştirir. Bu yer değiştirmeyle “ben” sorusu kurulduğunda puis-je kullanılır; standart biçim peux-je değildir. Günlük hayatta Est-ce que je peux entrer ? — “İçeri girebilir miyim?” demek gayet doğaldır.
Bağlam içinde örnekler
Aşağıdaki cümlelerde aynı fiilin bazen olanak, bazen izin, bazen de rica anlattığına dikkat edin. Türkçe karşılığı seçerken yalnızca fiile değil, konuşanın o anda ne yapmak istediğine bakın.
| Fransızca | Türkçe | Açıklama |
|---|---|---|
| Je peux t'aider ? | Sana yardım edebilir miyim? | Yardım teklifi |
| Tu peux venir ? | Gelebilir misin? | Uygunluğu sorma; bağlama göre davet |
| Nous pouvons entrer ? | İçeri girebilir miyiz? | İzin isteme |
| Ils ne peuvent pas rester. | Kalamazlar. | Olanaksızlık veya uygun olmama |
| Je peux porter cette valise. | Bu bavulu taşıyabilirim. | Fiziksel güç |
| Elle peut vous recevoir à quinze heures. | Sizi saat on beşte kabul edebilir. | Programın uygun olması |
| Vous pouvez payer par carte. | Kartla ödeyebilirsiniz. | Sunulan olanak |
| On peut prendre le bus. | Otobüse binebiliriz. | Bir seçenek önerme |
| Tu peux fermer la porte, s'il te plaît ? | Kapıyı kapatabilir misin, lütfen? | Birinden bir şey yapmasını isteme |
| Vous ne pouvez pas vous garer ici. | Buraya park edemezsiniz. | Kural veya yasak |
| Elles peuvent travailler à distance. | Uzaktan çalışabilirler. | Çalışma koşullarının elvermesi |
| Je ne peux pas répondre maintenant. | Şimdi cevap veremem. | O anki durumun uygun olmaması |
İlk cümledeki t', “sana” anlamını verir; çünkü aider, burada yardım edilen kişiyi gösteren bir sözcükle kullanılır. Bu tür kısa kişi sözcüklerinin yeri, Türkçeden farklı olabilir. Şimdilik Je peux t'aider ? ifadesini bütün olarak öğrenmek de işe yarar.
Sık yapılan hatalar
1. İkinci fiili de çekmek
- Yanlış: Je peux viens demain.
- Doğru: Je peux venir demain. — Yarın gelebilirim.
- Neden? Kişi bilgisini peux taşır. “Gelmek” fiili venir olarak, mastarda kalır; viens ise bu cümlede gereken biçim değildir.
2. Araya gereksiz bir sözcük koymak
- Yanlış: Nous pouvons de partir.
- Doğru: Nous pouvons partir. — Gidebiliriz.
- Neden? Pouvoir doğrudan mastara bağlanır. Başka Fransızca fiillerle öğrendiğiniz de veya à kalıbını buraya taşımayın.
3. Aynı duyulan biçimleri aynı yazmak
- Yanlış: Il peux attendre.
- Doğru: Il peut attendre. — Bekleyebilir.
- Neden? Je peux, tu peux, fakat il peut yazılır. Ses aynı olsa da yazıda kişiyle uyum aranır. Benzer biçimde “onlar” için ils peuvent gerekir.
4. Türkçedeki gibi özneyi düşürmek
- Yanlış: Peux venir demain. — “Yarın gelebilirim” demek isterken.
- Doğru: Je peux venir demain. — Yarın gelebilirim.
- Neden? Türkçede kişi eki yeterli olabilir. Fransızcada bu tür tam bir cümlede je gerekir. Ayrıca pouvoir fiilinin olağan bir emir çekimi yoktur; bu eksik yapıyı bir emir gibi de kullanmayın.
5. Öğrenilmiş beceriyi her zaman pouvoir ile anlatmak
- Bu anlam için uygun değil: Je peux nager. — Yalnızca “Yüzme biliyorum” demek istiyorsanız.
- Daha uygun: Je sais nager. — Yüzme biliyorum.
- Neden? Savoir, burada öğrenilmiş bir beceriyi bilmek demektir. Je peux nager dilbilgisel olarak doğrudur, fakat koşullarım veya sağlığım yüzmeye elveriyor gibi bir anlam verebilir. Türkçedeki “yüzebilirim” her iki düşünceyi de taşıyabildiği için Fransızcada seçim yapmanız gerekir.
6. Kısa kişi sözcüğünü yanlış yere koymak
- Yanlış: Je te peux aider.
- Doğru: Je peux t'aider. — Sana yardım edebilirim.
- Neden? Te, nesne zamiridir; yani burada yardım edilen kişinin “sen” olduğunu gösterir. Normal pouvoir + mastar yapısında mastarla ilgili bu kısa sözcük mastarın önüne gelir. Aider sesli harfle başladığı için te, t' olur.
Kullanım notları
Yeterlilik mi, izin mi?
Tu peux sortir. cümlesi bağlama göre “Dışarı çıkabilirsin” diye izin verebilir veya koşulların uygun olduğunu bildirebilir. Fransızca fiilin kendisi bu iki anlamı kesin olarak ayırmaz. Bir doktor söylüyorsa sağlık açısından uygunluk, bir ebeveyn söylüyorsa izin öne çıkabilir. Türkçedeki “çıkabilirsin” de benzer şekilde iki yoruma açıktır.
Olumsuz cümlede de aynı durum vardır. Vous ne pouvez pas entrer. — “İçeri giremezsiniz” sözü, kapının kapalı olmasını da girişe izin verilmemesini de anlatabilir. Vous n'avez pas le droit d'entrer. — “İçeri girmeye hakkınız/izniniz yok” ifadesi ise özellikle izin bulunmadığını belirtir.
Rica ederken yalnızca fiil yetmez
Vous pouvez m'aider ? — “Bana yardım edebilir misiniz?” günlük hayatta kullanılabilir. S'il vous plaît — “lütfen” eklemek ve uygun bir ses tonu kullanmak, isteği daha nazik kılar. Türkçedeki “sen/siz” ayrımına benzer biçimde tu/vous seçimi de ilişkiye göre yapılır. Tanımadığınız birine veya resmî bir ortamda vous genellikle daha güvenli bir seçimdir.
Bununla birlikte pouvoir içeren her soru gerçek bir yeterlilik sınaması değildir. Tu peux fermer la porte ? — “Kapıyı kapatabilir misin?” çoğu durumda “Gücün yeter mi?” değil, “Lütfen kapatır mısın?” anlamındadır. Türkçede de aynı dolaylı rica yolu kullanılır.
Kısa cevapta mastar söylenmeyebilir
Eylem zaten konuşmadan anlaşılıyorsa ikinci fiili yeniden söylemek zorunlu değildir:
- Tu peux venir ce soir ? — Oui, je peux. — Bu akşam gelebilir misin? — Evet, gelebilirim.
- Vous pouvez attendre ? — Non, je ne peux pas. — Bekleyebilir misiniz? — Hayır, bekleyemem.
Bu, mastarın unutulduğu bir hata değildir; önceki soruda bulunan eylem anlaşılır. Türkçede olduğu gibi kısa bir oui veya non cevabı da bağlama göre yeterlidir.
Temelin ötesinde: sonraki düzeylerde karşılaşacaklarınız
Bu bölümü hemen ezberlemeniz gerekmez. Şimdiki zaman yapısını öğrendikten sonra aşağıdaki ayrımlar, duyduğunuz ve okuduğunuz cümleleri anlamanızı kolaylaştırır.
Daha nazik istekler: pourrais ve pourriez
Je pourrais ve vous pourriez, koşul kipinin biçimleridir; bu kip, burada bir isteği daha dolaylı ve yumuşak sunar. Türkçeye çoğu zaman yine “-ebilir miyim?” veya “-ebilir misiniz?” diye çevrilir. Adında “koşul” geçse de böyle bir ricada mutlaka “eğer” cümlesi bulunmaz.
- Pourriez-vous parler moins vite, s'il vous plaît ? — Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen?
- Est-ce que je pourrais utiliser votre téléphone ? — Telefonunuzu kullanabilir miyim?
- Tu pourrais m'envoyer l'adresse ? — Adresi bana gönderebilir misin?
Son örnek, samimi hitapla da isteğin yumuşatılabileceğini gösterir. Tu kullanmak mutlaka kaba, vous kullanmak da her durumda yeterince nazik olmak demek değildir; kalıp, ses tonu ve bağlam birlikte önem taşır.
Genel olasılık ve bir olay hakkında tahmin
Pouvoir, bir şeyin mümkün olduğunu da anlatabilir:
- Il peut faire très froid ici en hiver. — Burada kışın hava çok soğuk olabilir.
- Ce médicament peut provoquer de la fatigue. — Bu ilaç yorgunluğa yol açabilir.
Bunlar genel bir ihtimali veya olası sonucu bildirir. Belirli bir olay hakkında “Belki ...” diye tahmin yürütürken peut-être çok kullanışlıdır. Il est peut-être chez lui. — “Belki evindedir.” Buradaki peut-être, kısa çizgiyle yazılan ve “belki” anlamına gelen ayrı bir sözcüktür.
Il peut être chez lui de “Evde olabilir” anlamında mümkündür; ancak peut-être, cümlenin açıkça bir tahmin olarak anlaşılmasını sağlar. Türkçedeki her “olabilir” ifadesini düşünmeden aynı Fransızca kalıba çevirmemek gerekir.
Geçmişte olanak ile gerçekleşen sonuç
İlerleyen düzeylerde iki geçmiş zamanla karşılaşırsınız. Imparfait, geçmişte süren bir durumu veya alışkanlığı anlatan zamandır; passé composé ise burada tamamlanmış bir olayı öne çıkaran birleşik geçmiş zamandır.
- Avant, je pouvais travailler le soir. — Eskiden akşamları çalışabiliyordum.
- Hier, j'ai pu terminer le dossier. — Dün dosyayı bitirebildim.
İlk cümle geçmişteki olanağı anlatır; belirli bir akşam çalışmanın gerçekleştiğini tek başına söylemez. İkinci cümle ise olağan yorumunda, dosyayı bitirmenin gerçekten başarıldığını bildirir. J'ai pu yapısındaki pu, fiilin geçmiş zaman ortacıdır; yani birleşik zamanda kullanılan özel biçimidir. Olumsuz Je n'ai pas pu venir — “Gelemedim” de çok sık duyulur.
Özel kalıplar ve daha resmî biçimler
- Je n'en peux plus. — Artık dayanamıyorum / Tükendim.
- Ça se peut. — Olabilir.
- Il se peut qu'elle soit en retard. — Gecikmiş olabilir.
İlk ifadeyi parçalarını tek tek çevirerek anlamaya çalışmayın; güçlü bir yorgunluk veya bıkkınlık bildirir. Son örnekte soit, dilek-istek kipinin bir biçimidir; Fransızcada bu kip, bazı kalıplardan sonra kullanılan özel fiil biçimleri demektir. Il se peut que bu kipi gerektirir. Başlangıçta bunu üretmeniz değil, gördüğünüzde tanımanız yeterlidir.
Puis-je... ? biçimini resmî izin sorularında görürsünüz. Normal bildirme cümlesinde ise günlük ve tarafsız biçim je peux olur. Ayrıca pouvoir fiilinin olağan emir biçimi yoktur: Birine doğrudan bir şey yaptırmak için başka bir fiilin emri veya Tu peux... ? gibi bir rica kullanılır.
Çalışma önerileri
- Bir eylemi bütün kişilerle söyleyin. “Gelmek” için je peux venir, tu peux venir diye başlayıp bütün çekim tablosunu tamamlayın. Ardından aynı çalışmayı attendre “beklemek” ile yapın. İkinci fiilin hiç değişmediğini özellikle izleyin.
- Üç gerçek durum yazın. Bugün yapabileceğiniz bir şey, yapamayacağınız bir şey ve izin isteyeceğiniz bir durum seçin. Örneğin Je peux travailler ce soir — “Bu akşam çalışabilirim”; Je ne peux pas sortir — “Dışarı çıkamam”; Est-ce que je peux ouvrir la fenêtre ? — “Pencereyi açabilir miyim?” Cümleleri kendi yaşamınıza göre değiştirin.
- Türkçe anlamı ikiye ayırın. Bir beceriyi bilmekle o anda yapabilecek durumda olmayı karşılaştırın: Je sais conduire — “Araba kullanmayı biliyorum”; Je peux conduire aujourd'hui — “Bugün arabayı kullanabilirim.” Her örnekte “Bilgiden mi, koşullardan mı söz ediyorum?” diye sorun.
İlgili konular
- Önce öğrenmek için: Düzenli -er fiilleri — Mastar ile kişiye göre çekilmiş fiil arasındaki farkı pekiştirir. Bu düzenli fiiller, pouvoir sonrasında mastar biçimleriyle kullanılabilir.